9.sınıf biyoloji 2.dönem 1.yazılı | Genel tekrar | Full Tekrar

9.sınıf biyoloji 2.dönem 1.yazılı | Genel tekrar | Full Tekrar

Kısa Özet

Bu video, 9. sınıf biyoloji 2. dönem 1. yazılı sınavına hazırlık için genel bir tekrar sunmaktadır. Video boyunca canlıların sınıflandırılması, canlıların temel bileşenleri (inorganik ve organik bileşikler), karbonhidratlar, lipitler, proteinler, vitaminler, enzimler ve nükleik asitler gibi konular özetlenmektedir.

  • Canlıların sınıflandırılması ve alemleri
  • İnorganik ve organik bileşiklerin özellikleri ve önemi
  • Karbonhidratlar, lipitler ve proteinlerin yapıları, görevleri ve özellikleri
  • Vitaminlerin çeşitleri, görevleri ve eksikliklerinin yol açtığı hastalıklar
  • Enzimlerin yapısı, çalışma mekanizması ve etkileyen faktörler
  • Nükleik asitlerin (DNA ve RNA) yapıları, görevleri ve özellikleri

Giriş

Bu video, 9. sınıf 2. dönem 1. yazılı sınavına yönelik genel bir tekrar sunmaktadır. Ayrıca, Zedul öğretmenlerinin de kendi kanallarında benzer içerikler paylaştığı belirtilmektedir. Görsellerle desteklenmiş bir biyoloji cep defterinin çıktığı duyurulmakta ve bu defterin konuları özetlemek ve tekrar etmek için kullanılabileceği vurgulanmaktadır.

Canlılar Alemi ve Domainler

Canlılar alemi üç domainden oluşur: Bakteriler, Arkeler ve Ökaryotlar. Ökaryotlar domaini Protista, Bitki, Mantar ve Hayvanlar alemlerini içerir. Bakteriler ve Arkeler prokaryot yapıda olup, tek hücreli ve çekirdeksizdirler. Bakterilerde hücre zarı kıvrımları sayesinde aerobik solunum yapılabilirken, bazıları fermantasyon da yapabilir. Arkelerde ve ökaryotlarda bulunan histon proteinleri bakterilerde bulunmaz. Bakteriler kötü koşullarda endospor oluşturarak korunabilirler ve bazıları kemosentez veya fotosentez yapabilir.

Bakteriler ve Arkeler Alemi

Bakteriler prokaryot hücre yapısına sahiptir ve hücre zarı kıvrımları sayesinde oksijenli solunum yapabilirler. Bazı bakteriler fermantasyon da yapabilir. Bakterilerde histon proteinleri bulunmaz ve genellikle tek hücrelidirler. Kötü koşullarda endospor oluşturarak korunabilirler. Kemosentez veya fotosentez yapabilen türleri vardır ve N kromozomludurlar. Hücre zarı, hücre duvarı, kapsül (bazılarında), halkasal DNA, plazmit, kamçı (bazılarında), glikojen ve ribozom gibi yapılar içerirler. Bütün bakterilerde ortak olarak hücre zarı, sitoplazma, DNA, RNA, glikojen ve ribozom bulunur. Bazıları parazit yaşayabilirken, bazıları ayrıştırıcıdır ve konjugasyon yoluyla gen aktarımı yapabilirler. Arkeler de prokaryot olup, bakterilere benzerler ancak antibiyotiklerden etkilenmezler. Ekstrem koşullarda yaşayabilirler (yüksek/düşük sıcaklık, metan gazı üretimi) ve rRNA'ları ile histon proteinleri bakımından ökaryotlara benzerlik gösterirler.

Protista Alemi

Protista alemi, ökaryot hücre yapısına sahip bir veya çok hücreli canlıları içerir. Bazıları ototrof (öglena gibi), bazıları heterotrof (amip, terliksi hayvan gibi) olabilir. Öglena hem üretici hem tüketici olabilir. Amip yalancı ayaklarla beslenir ve kontraktil kofula sahiptir. Öglena kamçısıyla hareket eder, stigma ile ışığı algılar ve kloroplastları sayesinde fotosentez yapar. Terliksi hayvan silleriyle hareket eder ve hücre ağzıyla besin alır. Plazmodyum sıtmaya sebep olan bir parazittir. Cıvık mantarlar hücre duvarı olmadığı için protista aleminde incelenir. Algler bir veya çok hücreli olabilir ve fotosentez yaparlar. Protista alemindeki canlılar hastalıklara sebep olabilirler (amipli dizanteri, sıtma). Her bir hücreli canlı prokaryot değildir; amip, öglena ve terliksi hayvan gibi canlılar ökaryot hücre yapısına sahiptir.

Bitkiler Alemi

Bitkiler alemi çok hücreli ve ökaryot canlılardan oluşur. Genellikle fotosentez yaparlar, ancak canavar otu gibi bazı bitkiler parazittir ve fotosentez yapmazlar. Depo polisakkaritleri nişastadır ve hücre duvarlarında selüloz bulunur. Toprak üstü kısımlarına sürgün sistemi, toprak altı kısımlarına kök sistemi denir. Tohumsuz bitkiler (karayosunları, eğrelti otu) sporla ürerken, tohumlu bitkiler tohumlarıyla ürerler.

Mantarlar Alemi

Mantarlar alemi bir veya çok hücreli, ökaryot ve heterotrof canlılardan oluşur. Vücutlarındaki uzantılara hif denir ve hifler kalınlaşarak miselyumu oluşturur. Maya mantarı bir hücreli olup hamurun mayalanmasında görev alır. Şapkalı mantar çok hücreli bir örnektir. Hücre duvarları kitinden oluşur ve glikojen depolarlar. İlaç sektöründe, gıda olaylarında ve alkollü içeceklerin üretiminde kullanılırlar.

Hayvanlar Alemi

Hayvanlar alemi omurgasızlar ve omurgalılar olmak üzere iki grupta incelenir. Tüm hayvanlar ökaryot, heterotrof ve çok hücrelidir. Glikojen depolarlar ve eşeyli veya eşeysiz üreyebilirler. Omurgasız hayvanlar "sosis yedi" şeklinde kodlanabilir: Sünger, Sölenter, Solucan, Yumuşakça, Eklem bacaklı ve Derisi dikenli. Omurgalı hayvanların tümünde kapalı kan dolaşımı bulunur, omurgaya sahiptirler ve kanlarında hemoglobin içeren alyuvarlar bulunur. İç iskeletleri kıkırdak ve kemikten oluşur ve boşaltım organları böbreklerdir. Beş sınıfta incelenirler: Balıklar, İki yaşamlılar, Sürüngenler, Kuşlar ve Memeliler.

Omurgasız Hayvanlar

Omurgasız hayvanlar "sosis yedi" şeklinde kodlanabilir: Sünger, Sölenter, Solucan, Yumuşakça, Eklem bacaklı ve Derisi dikenli. Süngerlerde sistem yoktur. Sölenterler (hidra, deniz anası) ilk defa sinir sisteminin geliştiği canlılardır. Solucanlar suda ve denizde yaşar, kapalı kan dolaşımı görülür ve rejenerasyon yetenekleri vardır. Yumuşakçalar (mürekkep balığı, ahtapot, salyangoz) dış iskelete sahip olabilirler. Eklem bacaklılar (yengeç, karides, istakoz, böcekler) açık dolaşıma sahiptir ve hızlı hareket ederler. Böceklerin hızlı hareket etmesinin sebebi çizgili kaslara sahip olmalarıdır. Derisi dikenliler (deniz yıldızı, deniz kestanesi, deniz hıyarı) tüp ayaklarıyla beslenir ve hareket ederler, su damar sistemleri vardır ve yenilenebilirler.

Omurgalı Hayvanlar

Omurgalı hayvanların tümünde kapalı kan dolaşımı bulunur, omurgaya sahiptirler ve kanlarında hemoglobin içeren alyuvarlar bulunur. İç iskeletleri kıkırdak ve kemikten oluşur ve boşaltım organları böbreklerdir. Beş sınıfta incelenirler: Balıklar, İki yaşamlılar, Sürüngenler, Kuşlar ve Memeliler. "Baksak mı" şeklinde kodlanabilirler: Balık, Kurbağa (iki yaşamlılar), Sürüngen, Kuş ve Memeli.

Omurgalılar Sınıfları: Balıklar ve İki Yaşamlılar

Balıkların kalbi iki odacıklıdır ve vücutları pullarla kaplıdır. Solungaç solunumu yaparlar, soğukkanlıdırlar ve kalplerinde kirli kan bulunur. Dış döllenme ve dış gelişme ile ürerler. Solungaçlarda temizlenen kan doğrudan vücuda gönderilir, bu nedenle küçük dolaşım yoktur. Boşaltım ürünleri amonyaktır. Köpek balığı ve lepistes gibi istisnalar iç döllenme ve iç gelişme gösterirler. İki yaşamlıların (kurbağalar) kalbi üç odacıklıdır ve vücutları nemli deriyle örtülüdür. Larva döneminde amonyak, ergin dönemde üre atarlar. Metamorfoz (başkalaşım) geçirirler. Dış döllenme ve dış gelişme ile ürerler. Soğukkanlıdırlar. Larva döneminde solungaç, ergin dönemde deri ve akciğer solunumu yaparlar. Semender kuyruklu bir kurbağadır ve sölenter grubundaki hidra ile karıştırılmamalıdır.

Omurgalılar Sınıfları: Sürüngenler ve Kuşlar

Sürüngenlerin kalbi genellikle üç odacıklıdır (timsah hariç, dört odacıklı). Vücutları keratin yapılı pul ve plaklarla örtülüdür. İç döllenme ve dış gelişme ile ürerler (yumurtlarlar). Soğukkanlıdırlar ve deri değiştirebilirler. Boşaltım ürünleri ürik asittir. Kuşların kalbi dört odacıklıdır ve vücutları tüylerle örtülüdür. Akciğer solunumu yaparlar ve akciğerlere bağlı hava keseleri sayesinde yükseklerde daha rahat uçabilirler. Dişleri yoktur, gagaları vardır. Sıcakkanlıdırlar. İç döllenme ve dış gelişme ile ürerler (yumurtlarlar) ve yavru bakımı vardır. Boşaltım ürünleri ürik asittir. Uçamayan kuşlar da vardır (deve kuşu). Kuşlarda uçmayı kolaylaştıran adaptasyonlar: hava keseleri, tüyler, içi boş kemikler, idrar kesesi olmaması ve gagaları.

Omurgalılar Sınıfları: Memeliler

Memelilerin kalbi dört odacıklıdır ve vücutları kıllarla örtülüdür. Sıcakkanlıdırlar ve akciğer solunumu yaparlar. Bazı memeliler kış uykusuna yatarlar. Boşaltım ürünleri üredir. Sadece memelilere özgü özellikler: ter bezi, süt bezi, kaslı diyafram, olgun alyuvarların çekirdeksiz olması, alveol ve kulak kepçesi.

Canlıların Temel Bileşenleri: Giriş

Canlıların temel bileşenleri inorganik ve organik yapılı bileşiklerden oluşur. İnorganik bileşikler: su, asitler, bazlar, tuzlar ve mineraller. Organik bileşikler: karbonhidratlar, yağlar, proteinler, enzimler, vitaminler, ATP, nükleik asitler ve hormonlar.

İnorganik ve Organik Bileşiklerin Karşılaştırılması

İnorganik bileşikler enerji vermezler, canlılar tarafından üretilmezler, dış ortamdan hazır alınırlar, sindirilmezler ve eksik alındıklarında hastalıklara yol açarlar. Organik bileşikler enerji verebilirler, canlılar tarafından üretilebilirler, yapılarında genellikle karbon, hidrojen ve oksijen bulunur (azot, kükürt ve fosfor da olabilir).

İnorganik Bileşikler: Su

Su inorganik yapıda bir bileşiktir ve enerji vermez. Canlılarda yüksek oranda bulunur (%70). Enzimlerin çalışabilmesi için ortamda en az %15 su bulunması gerekir. Bitkiler fotosentez yapmak için suya ihtiyaç duyarlar. +4°C'de su en yoğun haldedir ve donduğu zaman üzerinde bir katman oluşur, bu sayede altındaki canlılar yaşayabilir. Öz ısısı yüksektir, bu sayede denizler geç ısınıp geç soğur. Yüzey gerilimi yüksektir, bu sebeple bazı böcekler suyun üzerinde yürüyebilirler.

Dehidrasyon ve Hidroliz Tepkimeleri

Dehidrasyon tepkimesi küçük moleküllerin (monomerlerin) birleşerek daha büyük yapılı molekülleri (polimerleri) oluşturmasıdır. Bu tepkimede su açığa çıkar ve ATP harcanır. Hidroliz tepkimesi büyük yapılı moleküllerin su yardımıyla parçalanarak daha küçük moleküllere dönüşmesidir. Bu tepkimede ATP harcanmaz. Monomer küçük molekül, polimer büyük molekül anlamına gelir. Küçük moleküller hücre zarındaki porlardan rahatlıkla geçebilirken, büyük moleküller geçemezler. Bu nedenle büyük moleküller hidroliz tepkimesi yardımıyla parçalanarak küçük moleküllere çevrilirler.

Organik Bileşikler: Karbonhidratlar

Karbonhidratlar organik yapılı bileşiklerdir ve yapılarında karbon, hidrojen ve oksijen atomları bulunur. Yapı onarıcı ve enerji verici moleküllerdir. Açlık durumunda vücudumuz ilk olarak enerji kaynağı olarak karbonhidratları kullanır. Yapı taşı monosakkaritlerdir ve disakkarit ve polisakkaritlerin içerisinde glikozit bağı bulunur. Karbonhidratlar üç grupta incelenir: Monosakkaritler, Disakkaritler ve Polisakkaritler.

Karbonhidrat Çeşitleri: Monosakkaritler, Disakkaritler ve Polisakkaritler

Monosakkaritler küçük oldukları için hücre zarındaki porlardan rahatlıkla geçebilirler. Karbon sayılarına göre üç grupta incelenirler: 3 karbonlular, 5 karbonlular ve 6 karbonlular. 5 karbonlular (riboz ve deoksiriboz) RNA ve DNA'ya isim veren şekerlerdir ve enerji vermezler. 6 karbonlular (glikoz, fruktoz ve galaktoz) enerji verirler. Glikoz kan şekeri veya üzüm şekeri, fruktoz meyve şekeri ve galaktoz süt şekeridir. Disakkaritler iki monosakkaritin birleşmesiyle oluşur: glikoz + glikoz = maltoz (arpa şekeri), glikoz + fruktoz = sükroz (çay şekeri veya pancar şekeri), glikoz + galaktoz = laktoz (süt şekeri). Polisakkaritler çok sayıda glikozun birleşmesiyle oluşur: nişasta (bitkilerde depo), selüloz (bitkilerde yapı), glikojen (hayvanlarda, bakterilerde, arkelerde ve mantarlarda depo) ve kitin (böceklerin dış iskeletinde). Karbonhidratların sonunda genellikle "oz" eki bulunur.

Karbonhidratların Önemi ve Özellikleri

Riboz ve deoksiriboz enerji vermeyen şekerlerdir. Selüloz insanlar tarafından sindirilemez, ancak insan sağlığı için önemlidir. Glikojen bakteri, mantar ve hayvanlarda, nişasta bitkilerde depo polisakkaritidir. Kitin azot içerir ve mantarların duvarında ve eklem bacaklarının dış iskeletinde bulunur.

Organik Bileşikler: Lipitler (Yağlar)

Lipitler (yağlar) organik yapıda olup, karbon, hidrojen ve oksijen atomları içerirler. Enerji verici bileşiklerdir ve açlık durumunda ikinci sırada kullanılırlar. Suda çözünmezler ve A, D, E, K vitaminlerinin emilimini kolaylaştırırlar. Vücut sıcaklığının korunmasını sağlarlar ve solunumda yıkıldıklarında metabolik su açığa çıkartırlar. Yapı taşı yağ asiti ve gliseroldür. 3 yağ asiti ve 1 gliserol birleşerek trigliseriti oluşturur. Lipitler çok fazla hidrojen atomu içerdiği için çok enerji verirler. Yağlar polimer bileşik değil, makro moleküldür. Üç çeşidi vardır: nötral yağlar (depo), fosfolipitler (hücre zarı yapısı) ve steroidler (hormon yapısı).

Lipitlerin Enerji Verimi ve Çeşitleri

Lipitler, içerdikleri çok sayıda hidrojen atomu sayesinde yüksek enerji verirler. 1 gram lipit yakıldığında 9.5 kalori enerji açığa çıkar. Yağlar polimer bileşikler değildir, makro moleküllerdir. Üç çeşidi bulunur: nötral yağlar (vücutta depolanan yağlar), fosfolipitler (hücre zarının yapısına katılan yağlar) ve steroidler (hormonların yapısına katılan yağlar).

Organik Bileşikler: Proteinler

Proteinler organik yapıda olup, karbon, hidrojen, oksijen ve azot atomları içerirler. Enerji verebilirler, yapıcı onarıcıdırlar ve düzenleyici olarak görev yapabilirler. Enzimler genellikle protein yapılıdır. Protein molekülleri DNA'daki şifreye göre sentezlenir. Açlık durumunda en son tercih edilirler. Yapı birimleri amino asitlerdir ve amino asitler birbirine peptit bağı ile bağlanırlar.

Proteinlerin Yapısı ve Görevleri

Doğada 20 çeşit amino asit bulunur. Bitkiler 20 çeşidini de sentezleyebilirken, hayvanlar 12 çeşidini sentezleyebilir. Sadece bitkilerde sentezlenebilen 8 çeşit amino asite temel (esansiyel) amino asit denir. Bir amino asitin yapısında karbon atomu, karboksil grup, amino grubu, hidrojen ve radikal grup bulunur. Radikal grup değiştikçe amino asitin çeşidi değişir. İki amino asitin peptit bağıyla bağlanmasıyla dipeptit, üç amino asitin bağlanmasıyla tripeptit, çok sayıda amino asitin bağlanmasıyla polipeptit oluşur. Proteinler vücudumuzda çeşitli görevler yaparlar: antikor (savunma), hemoglobin (oksijen ve karbondioksit taşıma), aktin ve miyozin (kas kasılması), albümin ve globülin (kan ozmotik basıncını ayarlama), glikoprotein (hücre zarı yapısı) ve fibrinojen (kanın pıhtılaşması).

Proteinlerin Kullanım Sırası ve Önemi

Vücudumuzdaki besinlerin kullanım sırası: önce karbonhidratlar, sonra lipitler, en son proteinler. En kolay parçalanan karbonhidratlardır, en zor parçalanan yağlardır. Vücudumuza katılma oranına göre en fazla protein, sonra yağ, en az karbonhidrat bulunur.

Organik Bileşikler: Vitaminler

Vitaminler organik yapıda olup, enerji vermezler. Düzenleyici bileşiklerdir ve sindirilmezler. Enzim yapısına yardımcı olarak katılabilirler (koenzim). Bir vitaminin eksikliğini başka bir vitamin gideremez. İki grupta incelenirler: suda çözünen (B ve C) ve yağda çözünen (A, D, E, K). Suda çözünen vitaminler günlük olarak alınmalıdır, çünkü fazlası idrarla atılır. Yağda çözünen vitaminlerin fazlası karaciğerde depo edilir ve eksiklikleri daha geç ortaya çıkar. Kalın bağırsağımızda yaşayan mutalist bakteriler B ve K vitamini sentezlerler.

Enzimler ve Etkileyen Faktörler

Enzimler vücudumuzda çalışan biyolojik katalizörlerdir. Aktivasyon enerjisini düşürürler ve tepkimeleri hızlandırırlar. Tepkimelerden değişmeden çıkarlar ve tekrar tekrar kullanılabilirler. Genellikle substratlarına özgüdürler. Enzimin substrata bağlandığı yüzeye aktif bölge denir. Enzimler substratlarını ürünlere dönüştürürler. Enzimlerin isimleri genellikle substratlarının sonuna "az" eki getirilerek oluşturulur (maltaz, laktaz, amilaz gibi). Hidroliz tepkimelerinde ATP harcanmaz. Enzimleri etkileyen faktörler: sıcaklık (0°C'de çalışmazlar, optimum sıcaklıkta en hızlı çalışırlar, yüksek sıcaklıkta yapıları bozulur - denatürasyon), pH (her enzimin çalışabileceği belli bir pH aralığı vardır) ve su (%15'in altındaki su oranında çalışamazlar).

Enzim Reaksiyonları ve Nükleik Asitler

Enzim ve substratın sınırsız olduğu reaksiyonlarda ürün miktarı zamanla artar. Enzimin sabit olduğu reaksiyonlarda tepkime hızı bir yere kadar artar, sonra sabit kalır. İki tane nükleik asit vardır: DNA (deoksiribonükleik asit) ve RNA (ribonükleik asit). DNA'da deoksiriboz şekeri, RNA'da riboz şekeri bulunur. DNA çift zincirli, RNA tek zincirlidir. DNA'da adenin, guanin, sitozin ve timin nükleotitleri bulunurken, RNA'da adenin, guanin, sitozin ve urasil bulunur. DNA kendini eşleyebilir (replikasyon), RNA eşleyemez. DNA kalıtım ve hücre yönetimi gibi olaylardan sorumluyken, RNA protein sentezi olayında görev yapar.

Nükleik Asitlerin Yapısı ve Mineraller

DNA ve RNA'nın yapı taşı nükleotitlerdir. Nükleotitin yapısında azotlu organik baz, 5 karbonlu pentoz şekeri (riboz veya deoksiriboz) ve fosfat bulunur. Azotlu organik baz ile 5 karbonlu şeker arasındaki bağ glikozit bağı, 5 karbonlu şeker ile fosfat arasındaki bağ ester bağıdır. Azotlu organik bazlar pirimidinler (sitozin, urasil, timin) ve pürinler (adenin, guanin) olmak üzere ikiye ayrılır. DNA ve RNA nükleotitlerin polimeridir. Minerallerin eksikliğinde görülen hastalıklar: kalsiyum eksikliğinde raşitizm, osteomalazi ve tetani, demir eksikliğinde anemi, iyot eksikliğinde guatr, fosfor eksikliğinde büyüme bozukluğu ve zeka geriliği, sodyum ve potasyum eksikliğinde sinir sistemi hastalıkları.

Share

Summarize Anything ! Download Summ App

Download on the Apple Store
Get it on Google Play
© 2024 Summ