Haydutluğun zirvesi: ABD, Venezuela’ya el koyuyor… Latin Amerika’da korsanlığın tarihi

Kısa Özet

Bu video, Trump yönetiminin Venezuela'ya yönelik müdahaleci politikalarını ve bu politikaların tarihsel arka planını ele alıyor. Trump'ın Venezuela'ya karşı izlediği üç aşamalı operasyon, Maduro'nun kaçırılması ve ABD'nin bölgedeki emperyalist emelleri detaylı bir şekilde inceleniyor. Ayrıca, Monroe Doktrini'nin yeniden canlandırılması ve Latin Amerika'daki diğer ülkelere yönelik tehditler de vurgulanıyor.

  • Trump'ın Venezuela'ya yönelik askeri müdahalesi ve Maduro'nun kaçırılması
  • ABD'nin bölgedeki emperyalist emelleri ve Monroe Doktrini'nin yeniden canlandırılması
  • Venezuela'nın petrol zenginlikleri ve jeopolitik önemi
  • Çin ve Rusya'nın bölgedeki etkileri ve ABD'nin bu duruma tepkisi
  • Latin Amerika'daki diğer ülkelere yönelik tehditler ve sömürgeci geçmiş

Giriş

Trump yönetiminin Karayipler'deki Amerikan haydutluğu veya korsanlığı olarak nitelendirilebilecek Venezuela politikaları ele alınıyor. Trump'ın emperyalizmin eski yöntemleriyle hareket ettiği, Venezuela'ya askeri müdahale ve başkanın kaçırılması gibi olayların yaşandığı belirtiliyor. Eylül ayından beri Venezuela'ya karşı çok katmanlı bir operasyon yürütüldüğü, hedefinin rejim değişikliği ve ülkenin yeraltı zenginliklerine el koymak olduğu ifade ediliyor.

Venezuela'ya Yönelik Operasyon

Amerikan güçlerinin Karakas ve diğer yerlerdeki kritik askeri tesisleri bombaladığı, Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşinin kaçırıldığı belirtiliyor. Trump'ın sosyal medya hesabından zaferini duyurduğu, ABD'nin Venezuela'ya yönelik geniş çaplı bir operasyonu başarıyla gerçekleştirdiği ifade ediliyor. Maduro ve eşinin yakalanarak ülke dışına çıkarıldığı aktarılıyor.

Üç Aşamalı Operasyon

Trump'ın üç aşamalı bir operasyonla istediğini elde ettiği belirtiliyor. İlk olarak Venezuela ve liderine narkoterörist etiketi yapıştırıldığı, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele bahanesiyle ülkenin ablukaya alındığı ve denizlerde yargısız infazlara girişildiği ifade ediliyor. Trend Arakua ve Kartel the Los Soles gibi kartellere ait olduğu iddiasıyla çok sayıda tekne vurularak 100'ün üzerinde insanın öldürüldüğü aktarılıyor. Ardından Venezuela'nın petrol ihracatını tamamen kesmek için tankerlere el konulmaya başlandığı ve bu baskı stratejisiyle Maduro'dan iktidarı bırakıp teslim olması istendiği belirtiliyor. Üçüncü aşamada ise karadan işgali de içeren bir plan çerçevesinde operasyonun gerçekleştirildiği ifade ediliyor.

Maduro'nun Kaçırılması ve Sonrası

Yargısız infaz, korsanlık ve haydutluk olarak tanımlanabilecek üç aşamalı bir operasyonla Maduro ve eşinin yasa dışı olarak kaçırıldığı belirtiliyor. Bir helikopterle Ivo Jima adlı gemiye götürüldüğü, ardından Guantanamo üssüne veya New York'a götürüleceği söyleniyor. Amerika'nın küresel olarak yakaladığı fakat Amerikan yargısına götürmek istemediği kişileri genelde Guantanamo üssünde tuttuğu ifade ediliyor. Maduro'nun muhtemelen Amerikan yargısına teslim edileceği, hakkında uyuşturucu ticareti, yasa dışı silah gibi suçlamalar yöneltileceği aktarılıyor.

Tepkiler ve Değerlendirmeler

Venezuela hükümetinin ABD'nin saldırılarını lanetlediği, Başkan Yardımcısı Delsiye Rodriguez'in görevi devraldığı belirtiliyor. Maduro'nun hataları veya suçlarıyla bu haydutluğun mazur gösterilemeyeceği, bunun sömürgeci müdahalelerin güncel bir versiyonu olarak görülmesi gerektiği ifade ediliyor. ABD'nin Batı yarımküresinin güneyi ile ilişkilerinin askeri darbeler, darbe girişimleri, acımasız diktatörlerle ortaklıklar ve Amerikalı petrol kartellerinin ceplerini dolduran büyük yağma tarihi olduğu vurgulanıyor. Trump'ın bu tarihe yeni bir başlık eklediği, Venezuela'yı kimin yöneteceğine ABD'nin karar vereceğini söylediği ve ülkenin petrolüne el koyma niyetini gizlemediği belirtiliyor.

ABD-Venezuela İlişkilerinin Tarihi

ABD'nin Venezuela ile ilişkisinin, bu ülkede sömürü çarkına dur diyen Bolivarcı iktidara kadar müttefiklik ilişkisi olarak sunulduğu, ancak geçmişteki ilişkinin eşitler arası bir ilişki olmadığı, sadece sömürge ilişkisi olduğu ifade ediliyor. Venezuela'nın Amerikalı petrol devlerini beslediği sürece Washington'ın dostu olduğu, Washington'ın Amerika kıtasında komünizmin yayılmasına karşı mücadelesinde güvenilir bir işbirlikçi olduğu belirtiliyor. Standard Oil'in şirketlerinin Venezuela'dan memnun olduğu, Venezuela'ya düşen görevin ise onlarca yıl boyunca Exxon ve Chevron'u doyurmak olduğu aktarılıyor.

Chavez Dönemi ve Değişen İlişkiler

Hugo Chavez'in iktidara gelmesiyle ilişkilerin dramatik bir şekilde değiştiği, bugün Amerikan müdahaleciliğinin sömürgeci tarihe değil de Maduro'nun seçim hırsızlığına odaklanmamızı istediği belirtiliyor. Chavez'in Amerikan karşıtlığına seslendiği, darbeyle yapamadığını seçimlere girerek yaptığı, Bolivarcı bir gündemle yağma düzeninin merkezindeki şirketleri millileştirdiği ifade ediliyor. Küba ile yakın bağlar kurduğu, Rusya, Çin ve İran ile ortaklıklar geliştirdiği, Washington'ın o alandaki bağımlılığı azaltmak için silah tedarikçilerini çeşitlendirdiği aktarılıyor. 2001'de Amerikan güçlerini ülkeden gönderdiği, istihbarat ilişkisini kestiği, bütün bunları Amerikan emperyalizminden kurtulmanın adımları olarak sunduğu belirtiliyor.

Yaptırımlar, Darbe Girişimleri ve Ekonomik Kriz

Chavez'in politikalarının Amerika'nın yaptırımlarını ve darbe girişimlerini beraberinde getirdiği, 2002'de bir darbe girişimiyle iktidardan uzaklaştırıldığı, ancak halkın öfkesiyle geri getirildiği ifade ediliyor. Chavez'in stratejik hatalarından birinin petrol sektöründeki profesyonel kadroları kovması olduğu, bu adımın üretimin darbe almasına neden olduğu belirtiliyor. Maduro iş başına geldiğinde ise petrol fiyatlarındaki düşüşün ikinci bir darbe olduğu, kötü yönetim ve yaptırımların krizi iyice büyüttüğü aktarılıyor. Venezuela'nın en büyük sorununun ekonominin petrole bağımlı olması olduğu, ekonomik kriz, hiperenflasyon derken kitlesel göç yaşandığı, bir numaralı petrol rezervlerine sahip ülkenin neredeyse açlığın eşiğine geldiği ifade ediliyor.

Trump Dönemi ve Monroe Doktrini'ne Dönüş

ABD'nin baskı stresinin Trump döneminde iyice tırmandığı, 2019'da Trump'ın seçimlere adaylığını bile koymamış olan muhalefet lideri Guaido'yu Venezuela'nın meşru devlet başkanı olarak tanıdığı belirtiliyor. Maduro'nun Trump'la anlaşmanın yollarını aradığı, uyuşturucuyla mücadelede işbirliği önerdiği, ancak Trump'ın umursamadığı ifade ediliyor. Trump'ın bir numaralı önceliğinin Batı yarımküresini hasım ve rakip güçlere kapatmak olduğu, bunun için Monroe Doktrini'ne geri döndüğü aktarılıyor.

Monroe Doktrini ve Latin Amerika'nın Sömürgeleştirilmesi

Trump'ın Batı yarımkürenin kendisine ait olduğunu söyleyecek şekilde Monroe Doktrini'ne döndüğü, 19. yüzyılda Avrupalı sömürgeci güçlerinin Amerikan kıtasındaki yeni maceralarına son vermek için bu doktrinin geliştirildiği belirtiliyor. Trump'ın yeni ulusal güvenlik stratejisi belgesinde Monroe Doktrini'ne dönüşün şöyle yer aldığı ifade ediliyor: "Yıllarca süren ihmallerin ardından Amerika Birleşik Devletleri Batı yarımküresindeki Amerikan üstünlüğünü yeniden tesis etmek için Monroe Doktrinini tekrar uygulayacaktır." Trump'ın stratejik varlıkların ancak ve ancak Amerika'nın çıkarlarına hizmet edebileceğini, yoksa müdahale edeceklerini söylediği aktarılıyor.

Venezuela'nın Tarihi ve ABD'nin Rolü

Bugünü anlamak için tekrar geriye gidildiği, Batı yarımküresinde emperyalist doktrinin yazılmasında Venezuela'nın yerinin büyük olduğu belirtiliyor. 1902'de İngiltere, Almanya ve İtalya'nın Venezuela'yı denizden abluka altına aldığı, ABD Başkanı Roosevelt'in devreye girerek borç meselesinin Lahi Tahkim mahkemesinde çözülmesini sağladığı ifade ediliyor. Roosevelt'in Monro Doktrini'ni yeniden masaya koyduğu ve genişlettiği, doktrine meşhur Roosevelt eki ilave edildiği aktarılıyor.

Smedley Butler'ın İtirafları ve Latin Amerika'daki ABD Müdahaleleri

Amerikan Deniz Piyadeleri Komutanı Smedley Butler'ın anılarından alıntılar yapıldığı, Butler'ın zamanının çoğunu büyük işletmeler, Wall Street ve bankacılar için yüksek düzeyli bir kabadayı olarak geçirdiğini, kapitalizm için bir gangster olduğunu söylediği belirtiliyor. Butler'ın Meksika'yı Amerikan petrol çıkarları için güvenli hale getirmeye yardımcı olduğu, Haiti ve Küba'yı National City Bank için uygun bir yer yaptığı, Wall City'in çıkarı için yarım düzine Orta Amerika Cumhuriyeti'nin yağmalanmasına yardım ettiği ifade ediliyor.

Venezuela'daki Diktatörler ve ABD'nin Desteği

Venezuela'ya 1908'den 35'e kadar hükmeden Gomez'in koltuğunu Amerikan müdahalelerine borçlu olduğu, katıksız bir diktatör olduğu, ancak Amerikalı şirketlere imtiyazlar dağıtan biri olduğu için dokunulmaz olduğu belirtiliyor. 47'de ilk doğrudan seçimle iktidara gelen romancı Golgos'un yabancı petrol şirketlerinin karlarından alınan vergiyi artırdığı, Amerikan devlerinin bu kadarına bile tahammül edemediği, Gollegos'un görev süresinin 9. ayında Amerikan güdümlü bir askeri darbeyle indirildiği aktarılıyor.

Chavez Dönemi ve Millileştirme

Petrol endüstrisinin millileştirilmesinin Chavez döneminde olmadığı, 76'da Perez'in başkanlığı döneminde olduğu, ancak Amerikalı petrol şirketlerinin o zaman tazminat aldıkları belirtiliyor. Chavez'in onların imtiyazlarına dokunmasının asıl suç olduğu, Chavez'in yüksek petrol fiyatlarını fırsata çevirerek eğitim ve sağlık hizmetlerini iyileştirdiği, sosyal programları finanse ettiği ifade ediliyor.

Günümüzdeki Durum ve Trump'ın Niyetleri

Trump'ın başlattığı savaşı destekleyen muhalefet lideri Machado'nun son operasyona hak verdiği, Avrupa'daki faşist liderlere denk gelen bir anlayışa sahip olduğu belirtiliyor. Trump'ın operasyondan sonra düzenlediği basın toplantısında niyetlerini çok net bir şekilde ortaya koyduğu, bunun aslında Venezuela'ya el koymak olduğu ifade ediliyor. Trump'ın güvenli, uygun ve makul geçiş yapabileceğimiz bir zamana kadar ülkeyi yönetmeye devam edeceklerini söylediği, Venezolayı bir grupla yöneteceklerini, petrol sektörüne el atacaklarını, Amerikalı petrol şirketlerinin milyarlarca dolar yatırım yapacağını, karşılığını alacağını ve Venezuel halkını da memnun edeceklerini belirttiği aktarılıyor. Çin'in tepkisi hatırlatıldığında ise Çin'in petrol almaya devam edeceğini, Çin'le arasının iyi olduğunu söylediği ifade ediliyor. Türkiye'nin kınamamayı tercih ettiği, Trump'ı gözeten bir Erdoğan olduğu için bu tercihi yaptığı belirtiliyor.

Summarize any YouTube video in seconds

Get summaries like this one for any video, in your language, with the free Summ app.

Download on the Apple Store
Get it on Google Play

Transkript

YouTube Transcript Generator

0:02 Merhaba arkadaşlar, hoş geldiniz. Bugün Karayiplerdeki Amerikan haydutluğu ya da korsanlığı üzerine biraz durmak istiyorum. Malum Trump emperyalizmin en eski el kitabıyla hareket ediyor. Venezuela'ya askeri müdahale ve başkanın kaçırıldığı bir gün yaşadık. Trump eylülden beri Venezuela'ya karşı çok katmanlı bir operasyon yürütüyordu. Hedefi rejim değişikliği ve ülkenin yeraltı zenginliklerine çökmekti. Nihayetinde Amerikan güçleri bugün erken saatlerde başkent, Karakas ve başka yerlerde kritik askeri tesisleri, üstleri ve limanları bombaladı. Eş zamanlı olarak devlet başkanı Ncolas Madro ve First Lady'i kaçırıldı. Vurulan

0:49 yerlerin alev yerlerden alevler yükselirken, patlamalar izlenirken Trump sosyal medya hesabından zaferini duyurdu. ABD Venezuela'ya ve ülkenin lideri eee Madura'ya yönelik geniş çaplı bir operasyonu başarıyla gerçekleştirmiştir. Maduroh ve eee eşiyle birlikte yakalanarak ülke dışına çıkarılmıştır." dedi. Trump üç aşamalı bir operasyonla istediğini elde etmiş oldu. Önce Venezuela ve liderini narkoterörist etiketini liderine narkoterist etiketini yapıştırdı. uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele bahanesiyle ülkeyi abluk altına aldı ve denizlerde yargısız infazlara

1:35 girişti. Trend Arakua ve Kartel the Los Soles gibi kartellere ait olduğu iddiasıyla çok sayıda tekneyi vurarak 100'ün üzerinde insanı katletti. Bunların kimler olduğu sorulduğunda da bilmiyoruz yanıtını vermekten kaçınmadılar Amerikalı yöneticiler. Ardından Venezuela'nın petrol ihracatını tamamen kesmek ve belini kırmak için tankerlere el koymaya başladı Amerika ve bu baskı stratejisiyle Madura'dan iktidarı bırakıp teslim olması istendi. Üçüncü aşamada gerekirse karadan işgali de içeren bir plan çerçevesinde işte bu sabahki operasyon gerçekleştirildi. Yargısız infaz, korsanlık ve haydutluk

2:21 olarak tanımlanabilecek üç aşamalı bir operasyon bu şekilde karşımıza çıkıyor. Yasa dışı olarak kaçırılan Madura ve eşi bir helikopteri alındı. Ivo Jima adlı gemiye götürüldü. E belki Guantonoma üstüne oradan da New York'a gidecek. Önce New York'a gideceği söylendi ama Amerikan basını Guantonomo üssünü de dile getiriyor. Amerika küresel olarak yakaladığı fakat Amerikan yargısına da götürmek istemediği kişileri genelde Guantonoma üstünde tutuyor. Yasa dışı olarak tutuyor tabii. Çünkü Amerikan kıtasına gittiklerinde hukuki süreçler devreye girecek. Savunma hakkı, avukatlar vesaire. Amerikalılar bunu istemediği zaman böyle eee hayalet

3:09 cezaevleri yaratıp yeryüzünün çeşitli yerlerinde insanları tutabildikleri gibi Guantonoma üstünde de kendi kontrolleri altında tutabiliyorlar. Fakat Madora muhtemelen Amerikan yargısına teslim edilecek hakkında açılmış dosyalar var. uyuşturucu, uyuşturucu ticareti, yasa dışı silah vesaire gibi suçlamalar yöneltecekler. Venezuela hükümeti ABD'nin eee işte saldırılarını lanetledi, reddetti. Evet. Yani tepkiler geliyor, gelmeye devam ediyor. Başkan Yardımcısı Delsiye Rodriguez görevi devraldı denildi. Bakalım ne olacak? Maduro'nun hataları ya da suçlarıyla bu haydutluk mazur gösterilemez meşrurlaştırılamaz.

3:54 Çünkü yoğun bir tartışma var dünya genelinde bununla ilgili olarak. İyi adam değildi, demokrat değildi, hırsızdı vesaire. Çok şey söylenebilir. Söyleniyor. Eee, sömürgeci. Ancak bütün bunlar sömürgeci müdahalelerin eee güncel bir versiyonudur. Böyle görülmesi gerekiyor. ABD'nin batı yarımküresinin güneyi ile ilişkileri eee askeri darbeler, darbe girişimleri, acımasız diktatörlerle yağlı bağlı ortaklıklar ve Amerikalı petrol kartellerinin ceplerini dolduran büyük yağma tarihidir. Amerika'nın Latin Amerika'yla, Güney eee Amerika'yla ilişkilerine biraz buradan bakmak gerekiyor. Ve bu eee Trump bu tarihe

4:42 yeni bir başlık ekliyor. Olan bundan ibaret. Venezuela kimin yöneteceğini, ABD'nin karar vereceğini söylüyor. Ülkenin petrolüne el koyma niyetini de hiçbir şekilde gizlemedi. Şu anda bunu açıkça söylemekten de imtina etmiyor. ABD'nin bu türden bir eee işte lideri devirmek için yaptığı doğrudan askeri müdahale epey eski eskide kalmıştı. 89'da Panama'da yapılan müdahaleydi aslında. Cıin adamı, ortağı Manuel Noregga'ya yönelik bir operasyondu. Onu koltuğundan indirmek ve Amerikan adaletine teslim etmek için yapılmıştı bu müdahaleden yani kısa bir süre sonra o da teslim olmuştu. Amerikalılar

5:27 ABD'nin Venezuela, Venezuela ile ilişkisini bu ülkede işte eee sömürü çarkına dur diyen Bolivarcı iktidara kadar müttefiklik ilişkisi olarak sunuyor, sundu. Yani eskiden iyi müttefiklik sanki eşitler arası bir ilişki varmış gibi. Hayır, geçmişteki ilişki eşitler arası bir ilişki değildi. Bir ittifak ilişkisi değildi. Sadece sömürge ilişkisi denebilir buna. Venezuela Amerikalı petrol devlerini beslediği sürece Washington'ın dostuydu. Washington'ın Amerika kıtasında komünizmin yayılmasına karşı eee mücadelesinde Venezuela e güvenilir bir işbirlikçiydi. Sonuçta dünyanın bir numaralı petrol

6:13 zengini Amerikalı devleri memnun ediyordu. Politik olarak sorunları yoktu. Özellikle eee Rakaf ailesine ait Standard Oil'in şirketleri mutluydu. Bu Standard Oil ABD'de petrolün %90'ını tek başına kontrol ediyordu. Eee yani 20. yüzyıl başlarından bahsediyoruz. 1911'de rekabet yasası gereği 35 şirkete bölündü ve bu standart oil'den eee Exomobil, Chevron, Amako, Konaco ve Maraton Oil gibi devler doğdu. Venezuella'ya düşen görev ise onlarca yıl boyunca eee Ekson eee ve Chevron'u

7:00 doyurmaktadır. Evet. Bu ortaklığın sürdüğü dönemlerde Venezuel ordusunu işte Amerikalılar eğitti ve donattı. Bu ülkede Amerikalılar eee askeri olarak da varlık gösterdi. Uzun süre ABD, Venezuela'ya Latin Amerika'da işte ayrıcalıklı ülke muamelesi de yapıyordu. F16 satışı mesela bunun bir göstergesi olarak sunuldu. Elbette emperyalizm kendi hikayesini işte Venezuel ayrıcalıklı ortaktı diyerek pazarlıyor. Geçmişte olduğu gibi ayrıcalıklı olan aslında Amerikalılardı. Bu bir sömüren ve sömürülen ilişkisiydi. Ülkenin üstleri Amerikan ordusu ve Amerikan istihbarat servislerinin emrindeydi. Trump'ın büyük

7:45 bir hışımla dönmek istemesi kaybettikleri ayrıcalıkları geri alma hırsından ileri geliyor. Amerikan uçaklarının bu sabah bombaladığı yerlerden birisi eee Ferte eee Tuna eee Amerikan eee üssü. Burası daha önce Amerikan güçlerinin kullandığı ana karargahtı. Bu ülkenin en büyük askeri karargahı. Evet. Amerikalılar kaybettiklerini geri almanın peşinde. 98'de Hugo Chavez'in eee iktidara gelmesi bu ilişkileri dramatik bir şekilde değiştirmişti. Bugün Amerikan müdahaleciliği bize işte sömürgeci tarihe değil de eee Maduro'nun seçim hırsızlığına odaklanmamızı istiyor.

8:31 Tabii bu seçimlerle ilgili bu tartışmalar ne kadar objektif? Bunu da açıkçası bilmiyorum. Maduro Chavez'in mirasını çarçur ettiği için solcular tarafından çapsız ve beceriksiz diye belki taşa tutulabilir, eleştirilebilir. Fakat Amerikalılar açısından suçlu aslında bu değildi. Amerikan çıkarlarını garantileseydi eee işte seçim sonuçları hiç de sonuç sorun olmayacaktı. 2018 ve 2024'teki seçimler ya 2019'daki tartışmalar eee ve başına bunların hiçbirisi gelmeyecekti. Biraz geriye gidelim. Chavez orduda subayken 92'de başarısız bir darbe girişiminde bulunmuştu ve eee o dönem

9:20 Chavez kitlelerdeki öfkeye sesleniyordu. Amerikan karşıtlığına sesleniyordu. Darbeyle yapamadığını 6 yıl sonra seçimlere girerek yaptı. sandıktan zaferle çıktı. Bolivarcı bir gündemle yağma düzeninin merkezindeki şirketleri millileştirdi. Bir anda da olmadı. Yani mesela 2007'de epey epey sonra bir adım atmış oldu vesaire. Küba ile yakın bağlar kurdu. Rusya, e, Çin ve İran ile ortaklıklar geliştirdi. Washington o alan bağımlılığı azaltmak için silah tedarikçilerini de çeşitlendirdi ve bir dönem Latin Amerika'da silah ithal eden bir numaralı ülke konumuna geldi. Tabii Çin, Rusya vesaire

10:05 oralarda. 2001'de Amerikan güçlerini ülkeden gönderdi. İstihbarat ilişkisini de kesti. Bütün bunları Amerikan emperyalizmden kurtulmanın adımları olarak sundu Chavez. Bu politikalar Amerika'nın yaptırımlarını ve darbe girişimlerini beraberinde getirdi. Chavez hayattayken böyle uzun eee konuşmalar yapardı. Epey uzun konuşurdu. Soluksuz eee cı'ın 56 başarısız darbe girişimlerinden kurtulduğunu anlatırdı. Amerikan başkanlarına saydırırdı. Özellikle Buşa defalarca eşek adam, kafasız adam, ahmak adam demişliği vardır. 2002'de Chavez bir darbe girişimiyle iktidardan uzaklaştırıldı.

10:51 Arkasında yine Amerika vardı. Amerikalıların adamı Pedro Carmona koltuğa oturtuldu. Fakat halkın öfkesi sokaklara taştı. Chavezi geri getirmek zorunda kaldılar. Bu başarısız darbeden sonra Venezuela Amerikan askeri danışmanlarını da sınır dışı etti. uyuşturucuyla mücadele için kurulmuş istihbarat ortaklığını da bitirdi. Buna karşılık ABD'de Venezuela'daki Amerikan silahlarını atıl bırakacak şekilde ambargolar dayattı ve böyle hikaye uzadı, devam etti. Chavez'in stratejik hatalarından biri Grav sırasında petrol sektöründeki profesyonel kadroları kovmasıydı. Binlerce kişiyi kovmuştu. Bu adım üretimin darbe almasına, düşmesine

11:37 neden oldu. İşte Maduro iş başına geldiğinde de petrol fiyatlarındaki düşüş ikinci bir darbe oldu. Kötü yönetim ve yaptırımlar krizi iyice büyüttü. Chavez'den önceki dönemlerde de Venezuel'nın en büyük sorunu ekonominin petrole bağımlı olmasıydı. Gıda ürünleri ve ara mamullerin %80'i ya da daha fazlası dışarıdan geliyordu. Şimdi ekonomik kriz, hipereflasyon derken kitlesel göç de yaşandı. Yani bir numaralı petrol rezervlerine sahip ülke neredeyse açlığın eşiğine geldi. Şimdi yaptırımlar açlık, isyan ve yönetime karşı tabii kurgulanan isyan.

12:23 Amerika'nın oyun kitabında bunlar var. E bunu İran'da da denediler, deniyorlar. Geçen yayınımda bunun İran versiyonunu anlatmaya çalışmıştım. ABD'nin baskı stresi, Trump döneminde iyice tırmandı. 2019'da Trump seçimlere adaylığını bile koymamış olan muhalefet lideri eee işte Guadiio e'yu eee Venezuela'nın meşru devlet başkanı olarak tanıdı. Şimdi Evet. Yani eee bunlar çok konuşulmuyor ya. Nasıl olabiliyor vesaire. İşte Chave şeyin eee Maduro'nun eee meşruiyeti yok deniliyor. Birdenbire muhalif muhalefet lideri başkan ilan ediliyor. Amerika'da

13:08 bunu tanıyor. Trump ve Venezuela'nın petrol sektörüne ve üst düzey yetkililerine işte yaptırımlar da getirmişti. Maduro açıkça hedefe konulduktan sonra yani bu Eylül'deki eee Eylüld'den sonra başlayan süreçte Trump'la aslında anlaşmanın yollarını aradı. Yani doğrudan çatışmayacak bir strateji izledi. Belki işgali tetiklememesi için bu yolu denedi. Fakat işe yaramadı. Uyuşturucuyile mücadelede işbirliği önerdi. Hiç umursamadı Trump. Çünkü zaten derdi uyuşturucuya mücadele değil. olsa Amerika'ya giden uyuşturucun ana kaynağı işte Venezuela değil, işte Kolombiya başta olmak üzere Meksika, Kolombiya buralarla uğraşması gerekirken

13:56 eee petrol zengini bir ülkeye yönelmesinin nedeni ortada. Ama Maduro petrol konusunda da Amerikalı şirketlere kapıyı açabileceğini söyledi. Gelip yatırım yapabilirler vesaire dedi. Ama bu da işe yaramadı. Çünkü artık Maduro'nun verebileceğinden fazlasına göz dikmişti Trump. Bütün Venezuela'yı istiyordu. Ve tabii bu müdahalenin jeopolitik denklemle ilişkisi çok çok önemli. Sadece petrol ile izah edilebilecek bir mesele değil. Çavez'le birlikte ABD dışarı atıldı. Rusya ve Çin içeri dahil edildi. İçeri alındı. Bu batı yarımküresinde Amerikan hegemonyasında açılan önemli bir yarıktı. Çin şimdi ticarette Güney

14:44 Amerika'da ABD'yi sollamış durumda ve giderek eee şeyler eee işte rakamlar Amerika'nın, ABD'nin aleyhine gelişiyor. Eee ve Amerika'nın en büyük önceliği Çin'i durdurmak ve kendi eee arka bahçesi olarak gördüğü yerlerde eee işte Amerika dışı herhangi bir gücün ayağına yer açmasını önlemek ya da etkisini, nüfusunu kontrolünü büyütmesini önlemek. Çinli heyat bu saldırıdan birkaç saat önce Madura ile eee görüşmeye gitti. Anlaşmaların güncellenmesi meselesi ele alındı. yüzlerce anlaşmanın olduğu söyleniyor. Bu tabii Pekin'in açık bir desteği olarak algılandı ama Amerikalılar hiç de

15:31 umursamadılar. Çin şimdi kınamanın ötesine geçebilmiş değil. Yanıtı sınırlı. Rusya da öyle. Eee açıkçası ABD ile hesaplaşma eğer askeri bir boyut alacaksa bunu kesinlikle kendi eee periferisinde görmek ister bu hesaplaşmayı. Batı yarımküresinde kendi sınırlarından çok uzak yerlerde değil. Zaten Çin'in eee küresel eee hegemonya kurma eee strisinde askeri eee güç kullanma öne çıkan bir seçenek değil. anca kendi eee dediğim gibi kendi etrafında vesaire eee kas gücünü gösterebiliyor. Eee ancak Amerikalı endişesi Çin'in giderek askeri

16:18 eee eee Çin'in bu rekabete askeri boyut katarak daha fazla Amerika'yı zorlaması. Neyse ama şu an şu anki tepkiler herhangi bir şekilde Amerika'yı yolundan döndürecek tepkiler değil. Çin belki eee yanıtını başka yerlerden verebilir. Trump'ın bir numaralı önceliği batım batı yarım küresini hasım ve rakip güçlere kapatmak. Şimdi buradan başka bir yere gelmek istiyorum. Bunun çok önemli olduğu eee kanaatindeyim. O yüzden şimdi Batı yarımkür ilgili eee yeni değerlendirme oldukça saldırgan. Bunun için Monroe doktrinine geri döndü Trump. eee ve de dedi ki Trump eki ilave

17:03 ederek yapıyoruz bunu. Trump eki ne öngörüyor? Çünkü doktrin eee başka bir denklem üzerine kuruluydu. Şimdi bunu güncelliyoruz demek istiyor. 1823 tarihli bir doktrinden bahsediyoruz. Trump batı yarımkür benimdir diyecek şekilde bu doktrine döndü. 19. yüzyılda Avrupalı sömürgeci güçlerinin Amerikan kıtasındaki yeni maceralarına son vermek için bu doktrini geliştirmişlerdi. Trump'ın yeni ulusal e güvenlik stajişi belgesinde Monro doktrinine dönüş şöyle yer alıyor. Eee biraz özetleyerek aktarmak istiyorum. Yıllarca süren ihmallerin ardından Amerika Birleşik Devletleri batı yarımküresindeki

17:49 Amerikan üstünlüğünü yeniden tesis etmek için Monro doktrinini tekrar uygulayacaktır. Yarımküre dışı rakiplerin yarımküremizde güç veya diğer tehdit edici yetenekler konuçlandırma veya stratejik açıdan hayatı önem taşıyan varlıklara sahip olma yeteneğini reddedeceğiz. Yani Çin, Rusya ya da başka bir güç bu yarımkürede askeri güç kullanamaz. Stratejik yerleri kontrol edemez. Bu stratejik yerler petrol olabilir, yeraltı zenginlikleri olabilir, limanlar olabilir ya da başka şeyler olabilir. Trump buna artık son vereceğini söylüyor. Şimdi son operasyonun yağmacı emelini de burada gizlemiyor. Eee yani

18:37 eee stratejik varlıklar ancak ve ancak Amerika'nın çıkarlarına hizmet edebilir. Yoksa müdahale ederiz diyor. Şimdi Maduro'yu kaçırmadan önce de Trump saldırılar daha önce bizden çaldıkları tüm petrolü, toprakları ve diğer varlıkları Amerika Birleşik Devletleri'ne iade edene kadar artacak demişti. Şimdi Venezuela ABD'den petrol mü çalmış diyebilirsiniz. Toprak mı ele geçirmiş? Tabii hiç alakası yok. Trump Venezuela'nın yağmalandığı ve Karakas'ın Washington'dan emir aldığı dönemi arıyor. Tabii bu iş Venezuela'da da durmayacak. Biliyorsunuz Trump eki diyerek Monro doktrinle yaptıkları güncelleme Latin Amerika'nın

19:24 tamamının yeniden sömürgeleştirilmesi anlamına geliyor. Modern yöntemlerle, şirketler aracılığıyla vesaire. Sırada Kolombiya Devlet Başkanı eee Petro var. Petrol zaten açık bir şekilde tehdit ediliyor. Yine Meksika hedefte. Meksika'nın kadın liderini hedef alıyor. Eee yani eee tam bir eee cinsiyetçi yaklaşımla değerlendirmeler yapıyor Trump. Küba ile zaten uğraşıyorlar. Brezilya'da eski faşist başkan eee Bolsonaro'yu yeniden iktidara getirmenin hesapları var. Eee Brezilya'nın üzerine gidiyorlar. Bu çerçevede %50 gümrük vergisi vesaire koydular. Arjantin ve Honoras halklarına

20:10 sesleniyor Trump. Amerikan yalnızı adaylara oy oy vermezlerse başlarına gelecek kötü şeyleri hatırlatıyor. Bu şekilde kaba dayılık, küresel kabaadayılık devam ediyor. Fakat Venezuela niye öncelikli? İşte dediğimiz gibi petrol, değerli madenler ve nadir toprak elementleri. Bütün bunlar Trump'ın eee heveslerini köpürten şeyler. Bugünü anlamak için tekrar geriye gidelim. Batı yarımküresinde emperyalist doktrinin yazılmasında Venezuela'nın yeri büyük. Geçen yüzyılın başında Venezuela ile Avrupalı eski sömürgeciler arasında bir borç eee krizi patlak vermişti. Karakas İngiltere, Almanya ve İtalya'ya olan borçlarını ödeyememişti. Bunu reddetmişti. Bunun

20:57 üzerine 1902'de bu üç ülke Venezuela'yı denizden donanma gemileriyle abluka altına aldılar. Venezuel limanları bombalandı. Gemilerine el konuldu. Halbuki Avrupalıların bu müdahalesi Monro doktrinine aykırıydı. Dönemin ABD Başkanı Roosevelt devreye girdi. Borç meselesinin Lahi Tahkim mahkemesinde çözülmesini sağladı. Arabuluculuk yaptı. Avrupa eee donanma gemileri işte eee ertesi yıl 1903'te çekildi. Tabii bunun üzerine Roosevelt Monroinini yeniden masaya koydu ve genişletti. İşte doktrine meşhur Roosevelt eki ilave edildi. Trump da ondan kopya çekiyor. Şimdi Roosevelt'in mantığı şuydu. Eğer

21:43 bir Latin Amerika ülkesi borçlarını ödeyemezse buna kıta dışından herhangi bir güç değil sadece ABD müdahale edebilir. Latin Amerika ülkeleri cezalandırılacaksa limanları bombalanacaksa veya gümrükleri ele geçirecekse bu işi Avrupalı rakipler değil ABD yapar. Yani ABD kendisini Batı yarımkürenin uluslararası polisi ilan ediyordu. Bu güncellemeyle Roosevelt'e göre makul olan ya da nezaketle davranan Latin Amerika ülkelerinin korkmasına hiç de gerek yoktu. Tabii bunu tevil edersek şöyle diyebiliriz. ABD'nin eee kıtada müdahale, işgal, istilah, gasp yetkisini

22:28 eğer tanımıyorsan makul ve nazik olamazsın ve karşı bulursun. Bu doktrin emperyalistin el kitabıydı. İşe de yaradı. Şimdi Maduro şöyle lanet bir adamdı diyerek bu tür müdahaleleri meşru görenler için geçmişten bir alıntı da yapmak istiyorum. Niyetim Maduro'yu güzel Maduro'ya güzelleme yapmak değil. güzellemeyi hak ettiğini de sanmıyorum ayrıca. Fakat burada kabaca bir ulusal yönelik saldırı söz konusu ve bir Amerikan kuklasını getirip bu ulusun başına geçirecekler. Niyetleri böyle ulusal servetlerinin de üzerine çökecekler. Şimdi 30'larda Amerikan Deniz Piyadeleri Komutanı Smedley Butler eee anlatıyor, anılını

23:17 anlatıyor. Tüm general eee işte 33 yıllık kariyerini şöyle özetliyor. diyor ki: "Zamanımın çoğunu büyük işletmeler Wall Street ve bankacılar için yüksek düzeyli bir kaba dayayı olarak geçirdim. Kısacası bir gaspçıydım. Kapitalizm için bir gangsterdim. 14'te Meksika'yı Amerikan petrol çıkarları için güvenli hale getirmeye yardımcı oldum. Haiti ve Küba National City Bank Bank için uygun bir yerdi. Wall City'in çıkarı için yarım dizine Orta Amerika Cumhuriyeti'nin yağmalanmasına yardım ettim. 190212 yılları arasında Brown Brothers eee uluslararası bankacılık evi için

24:03 Nicaragua'yı arındırmaya gittim. 1916'da Amerikan şeker çıkarları için Dominik Cumhuriyeti'ne ışık getirdim. Şimdi nasıl ışık diyeceksiniz? 1903'te Amerikan meyve şirketleri için Honduras'ı düzeltmeye yardım ettim. 27'de Çin'de Standard Oil'in yoluna sorunsuz bir şekilde devam etmesini sağladım. Geriye baktığımda Alcapon'a birkaç ipucu vermiş olabilirim. Onun yapabileceği en iyi şey haraç çetesini üç bölgede işletmekti. Ben ise üç kıtada faaliyet gösterdim. Evet. Böyle Amerika, Latin Amerika'da Amerikan hikayesi böyle. Venezuela'ya 1908'den 35'e kadar hükmeden eee Gomez,

24:52 Joan Gomez koltuğunu Amerikan müdahalelerine borçluydu. Katıksız bir diktatördü. E basında kedi balığı lakabıyla Hitler ve Musuloni ile kıyaslanan bir liderdi. Onun döneminde muhalifler hapishaneler çürüdü. Açlıktan öldü. demir yollarında ölümüne çalıştırıldı ya da sürüldü. Dokunulmazdı çünkü Amerikalı şirketlere imtiyazlar dağıtan biriydi. Rockefeller ailesi ondan memnundu. Mesela Wall Street de memnundu. Gomez'in ölümünün ardından ardı ardına generaller koltuğa oturdu. Zamanla muhalefetin üzerindeki baskıyı azaltmak zorunda kaldılar. Sendikalaşmaya vesaire geçit vermek durumunda kaldılar. 47'de ilk doğrudan

25:39 seçimle iktidara gelen romancı e Golgos yabancı petrol şirketlerinin karlarından alınan vergiyi artırdı. 43'ten %43'ten %50'ye çıkardı. Öyle çok ahımşam bir artış değil. Amerikan devleri bu kadarına bile tahammül edemedi. Gollegos görev süresinin 9. ayında Amerikan güdümlü bir askeri darbeyle indirildi. Venezuela Albayı Marcus Perez Jimenez'in elinde bir 10 yıl daha acımasız bir diktatörlüğe maruz kaldı. Bu diktatör de ABD Başkanı Eisener'ın elinden liyakat nişanı aldı. Şimdi Latin Amerika'da eee ABD Birleşik

26:25 Devletleri nedir? İşte budur. Fakat bu sömürü çarkı solu büyüttü. 58'de Nixon başkan yardımcısıydı. Ziyaret etti Karakası fakat kaçmak zorunda kaldı. Çünkü halk konvoyunu taş ve eee işte çöp yağmuruna tuttu. Aslında petrol endüstrisinin millileştirilmesi Chavez döneminde değildi. Çok önceydi. Bu 76'da Perez'in başkanlığı döneminde olmuştu. Fakat Amerikalı petrol şirketleri o zaman eee tazminat aldılar. 1 milyar dolar ve üstünde bir tazminat aldılar. Çok iyi bir paraydı. Yani Trump'ın Venezuel ABD'den petrol ve toprak çaldı iddiasının temeli yok. toprak zaten Amerikan mülkiyetinde değildi. Fakat o tarihten sonra da Amerikalıların

27:12 ayrıcalıkları bitmedi. Yabancı petrol şirketleri ve ne yazıyla Devlet Petrol Şirketi, yeni kurulan Devlet Petrol Şirketinin yan kuruluşları olarak yeni isimlerle faaliyetlerine devam etti. Büyük karlar elde etmeye devam ettiler. Chavez'in onların imtiyazlarına dokunması asıl suç bu. Yani şimdi ve devamında Çavz yüksek petrol fiyatlarını fırsata çevirdi. Kendi döneminde eğitim ve sağlık hizmetlerini iyileştirdi. Eee, sosyal programları finanse etti. Önceki dönemlerde olmayan şeyleri yaptı. Çavez'in kısa süreliğine işte hapse gönderildi. 2002'deki eee darbeyi kimler destekledi derseniz mesela bugün sahnede olan eee muhalefet

27:59 lideri Mari Corino Maçado. O da bu darbeyi destekleyenler arasındaydı. Amerika hep darbe peşinde ve de muhalifleri bu şekilde finanse ederek iktidarı değiştirmeye çalıştı. Seçimlere müdahale eden aslında Amerikalılar oldu hep. Machado Trump'ın başlattığı savaşı da destekledi ve son operasyona da hak verdi. Yapılması gereken bir şeydi." dedi. Avrupa'daki faşist liderlere denk gelen bir anlayışa sahip. Yine de Nobel Barış Ödülünü bu sene ona verdiler. Trump'ın gözde gözdesi olan bir lider. O da bu ödülü Trump'a eee şey yaptı. Ne derler? Eee ithaf etti. Bu ödül Trump'ın yürüttüğü bu savaşa verilen destekti.

28:46 Avrupa'nın desteği ve de Avrupa Birliği bugün eee bu operasyona arka çıkan bir açıklama yaptı. Trump operasyondan sonra düzenli basın toplantısında işte niyetlerini çok net bir şekilde ortaya koydu. Bu aslında Venezuela'ya el koymaktır. Yani eee sadece işgal yok şu an ama işgal etmiş gibi hareket ediyor ve gerekirse de asker gönderme konusunda da eee bütün seçenekleri masada tutuyor. güvenli, uygun ve makul geçiş yapabileceğimiz bir zamana kadar ülkeyi yönetmeye devam edeceğiz diyor Trump. Ülkeden kastı Venezuela. Venezolayı bir grupla yöneteceklerini

29:31 söylüyor. Nasıl yöneteceksiniz diye sorulduğunda iyi yöneteceğiz bir grupla yöneteceğiz diyor. Çok güçlü şekilde de petrol sektörüne el atacaklarını söylüyor. Amerikalı petrol şirketlerinin milyarlarca dolar yatırım yapacağını, karşılığını alacağını ve Venezuel halkını da memnun edeceklerini belirtiyor. bir işgalci vali söylemiyle Çin'in tepkisi hatırlatıldığında kendisine eee Çin'in petrol almaya devam edeceğini söylüyor. Çin'le arasının iyi olduğunu belirtiyor vesaire. Yani patron biziz. Siz petrol istiyorsanız size de satarız. Ele geçirdiği ülkenin sahibi sahibi gibi konuşuyor. Tabii dediğim gibi Çin ve Rusya'dan kınamalar var.

30:16 Kınamanın gelmediği yerlerden birisi dikkat çeken birisi Türkiye. Erdoğan'la Maduro'nun ilişkisi, altın ilişkisi. Özellikle dillere destan bir ilişkiydi. Fakat Türkiye kınamamayı tercih etti. Tabii ki Trump'ı gözeten bir Erdoğan olduğu için. Evet bu mesele bakalım nereye gidecek. Eee Trump bundan sonra hangi adımları atacak? nasıl bir eee yani Venezuel'i nasıl ele geçirecekler, başka hangi müdahaleler gelecek bilmiyoruz. Henüz sadece Maduro'yu alıp çıktılar. Eee çok ilginç bir eee çarpıcı bir gün yaşandı. Bugünlük burada nokta koyalım. Devam edecek bu mesele. Biz de konuşacağız. İzleyen, dinleyen, yorum

31:03 yazan, paylaşan, abone olan ve katkıda bulunan herkese teşekkür ediyorum. Hoşça kalın. Yeah.

Share

YouTube Video Özetleri