İddia Ediyorum İran'da Olanları Hiç Böyle Dinlemediniz! - Yılmaz Özdil

İddia Ediyorum İran'da Olanları Hiç Böyle Dinlemediniz! - Yılmaz Özdil

Kısa Özet

Bu video, İran'da yaşanan olayların perde arkasını ve Ayetullah Humeyni'nin Türkiye'deki sürgün günlerini ele alıyor. 1950'lerden günümüze uzanan süreçte, İran'ın petrol politikaları, ABD ve İngiltere'nin müdahaleleri, Şah Rıza Pehlevi'nin yaşam tarzı ve Humeyni'nin yükselişi detaylı bir şekilde inceleniyor. Humeyni'nin Türkiye'ye getirilişi, MİT tarafından ağırlanması ve Bursa'daki yaşamı gibi konular, çeşitli kaynaklardan elde edilen bilgilerle aydınlatılıyor.

  • İran'daki rejim değişikliklerinde dış güçlerin rolü
  • Humeyni'nin Türkiye'deki sürgün hayatı ve MİT ile ilişkileri
  • İran ve ABD arasındaki karmaşık ilişkiler

İran’da neler oluyor?

İran'da dini lider Hamaney ve diğer üst düzey yetkililerin öldürülmesiyle başlayan olaylar zinciri anlatılıyor. İran'ın kendini savunma çabaları ve bölgedeki diğer ülkelere yönelik füze saldırıları değerlendiriliyor. Yılmaz Özdil, bu olayların perde arkasını ve daha önce hiç anlatılmamış detayları aktaracağını belirtiyor.

1950’li yıllarda İran…

1950'lerde İran'da demokrasi girişimleri ve Başbakan Musaddık'ın milliyetçi politikaları ele alınıyor. Musaddık'ın İngiliz ve Amerikan petrol şirketlerine el koyması ve İran petrol endüstrisini kamulaştırması anlatılıyor. Şah Pehlevi'nin bu gelişmeler üzerine Irak'a kaçması ve ardından Roma'ya geçmesi aktarılıyor. Ayrıca, I. Dünya Savaşı sırasında İran'ın İngiltere ve Sovyetler Birliği tarafından işgal edilmesi ve Şah'ın babasının tahttan indirilmesi gibi tarihi olaylara değiniliyor.

Şah Rıza Pehlevi…

Başbakan Musaddık'ın petrol şirketlerini millileştirmesi üzerine CIA ve MI6'in Ajax Operasyonu'nu devreye soktuğu anlatılıyor. Bu operasyonla Musaddık'ın darbeyle devrilmesi ve hapse atılması süreci detaylandırılıyor. Şah Rıza Pehlevi'nin Roma'dan İran'a dönerek tahtına yeniden oturması ve İngiltere ile Petrol Konsorsiyumu Anlaşması imzalaması aktarılıyor. Şah'ın lüks yaşamı, partileri ve israfı detaylı bir şekilde anlatılıyor. Farah Diba ile evliliği ve eşine taktığı dünyanın en pahalı elmasının bulunduğu taçtan bahsediliyor. Şah'ın 1967'de kendini imparator ilan etmesi ve eşini imparatoriçe yapması da vurgulanıyor. Şah'ın mal varlığı ve ülkedeki şirketlerinin sayısı hakkında bilgiler veriliyor.

1960’lı yıllarda İran’da Humeyni…

Şah Rıza Pehlevi'nin CIA ve MI6 tarafından 1953'te yeniden tahta oturtulduktan sonra, benzer durumların yaşanmaması için 1957'de Savak adlı istihbarat teşkilatının kurulduğu belirtiliyor. Savak'ın CIA ve MI6 tarafından yönetildiği ve 100.000'e yakın İranlıyı ajan olarak yetiştirdiği ifade ediliyor. 1960'ların başında Humeyni'nin ortaya çıkışı ve devletin İslami kurallarla yönetilmesini istemesi anlatılıyor. Şah'ın lüks yaşamının Humeyni'nin halk arasındaki destekçilerini artırdığı ve yoksul kitleleri etrafında topladığı vurgulanıyor. Şah'ın sosyal reformları (Beyaz Devrim) ve toprak reformu kararı, Humeyni'nin elini güçlendiren faktörler olarak değerlendiriliyor.

İran’da toprak reformu…

Toprak reformu kararının dinci yapıların kontrol ettiği arazilere el koyması nedeniyle Humeyni'nin bu durumu fırsat bildiği anlatılıyor. Kadınların özgürleşmesinden rahatsız olan ulemaların harekete geçirilerek "din elden gidiyor" sloganıyla halkın sokağa döküldüğü belirtiliyor. Şah karşıtı eylemlerin başlaması ve Humeyni'nin tutuklanması süreci aktarılıyor.

Humeyni 1962 yılında tutuklandı…

Humeyni'nin 1962'de tutuklanması ve 1,5 yıl hapis yatması anlatılıyor. CIA'in Humeyni'yi ortadan kaldırmak yerine, o dönemin ilkel iletişim şartlarında kimsenin ruhu duymayacakken sürgüne göndermeyi tercih ettiği belirtiliyor.

1964 yılında Humeyni Türkiye’de…

4 Kasım 1964'te Humeyni'nin Türkiye'ye, Ankara'ya getirildiği açıklanıyor. Tahran'daki cezaevinden çıkarılarak askeri araçla havalimanına götürüldüğü, CIA ekipleri tarafından pasaport verildiği ve İran hava kuvvetlerine ait bir uçakla Ankara'ya gönderildiği anlatılıyor. Esenboğa Havalimanı'nda MİT görevlileri tarafından karşılandığı ve Çankaya'daki Bulvar Palas Oteli'ne yerleştirildiği belirtiliyor.

Humeyni Bulvar Palas Oteli’nde…

Humeyni'nin Ankara'ya getirildiği dönemde Cumhurbaşkanı'nın Cemal Gürsel olduğu ve MİT müsteşarlarının Fuat Doğu ve Ziya Selışık olduğu belirtiliyor. Fuat Doğu'nun MİT'in CIA'den para aldığını söyleyen kişi olduğu vurgulanıyor. Humeyni'nin Bulvar Palas Oteli'nin 514 numaralı odasına yerleştirildiği ve bu otelin o dönemde Ankara'nın en modern oteli olduğu anlatılıyor. Otelin büyütülmesi için gereken kredinin Pan Amerikan Hava Yolu şirketi tarafından verildiği ve bu durumun enteresan olduğu ifade ediliyor. Bulvar Palas Oteli'nin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin karşısında bulunduğu ve siyasi toplantılar için sıkça kullanıldığı belirtiliyor. Otelin 1993'te kapatıldığı ve yıkıldığı bilgisi veriliyor.

Humeyni’nin oğluna yazdığı mektup…

Humeyni'nin Bulvar Palas Oteli'ndeki 514 numaralı odadan oğluna yazdığı mektupta, Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulan ve laiklikle yönetilen Türkiye Cumhuriyeti'nden nefret ettiğini belirttiği aktarılıyor. Ancak kendisine iyi davranıldığı ve rahatsız edici bir davranışta bulunulmadığı da mektupta yer alıyor. Humeyni'nin neden Türkiye'ye gönderildiğini bilmediği ve sabırla neler olacağını beklediği ifade ediliyor.

Baqer Moin’in “Son Devrimci Ayetullah Humeyni” kitabı…

Humeyni'nin Türkiye'deki sürgün günlerinin detaylarının İranlı yazar Bakır Muin tarafından kaleme alındığı ve "Son Devrimci Ayetullah Humeyni" adıyla kitaplaştırıldığı belirtiliyor. Bakır Muin'in BBC'nin İran servisi şefi ve Oxford Üniversitesi öğretim üyesi olduğu bilgisi veriliyor. Kitapta, Humeyni'nin politik görüşlerinden nefret ettiği Mustafa Kemal Atatürk'ün ülkesinde bulunmasının kendisi için incitici olduğu ve İran'ın ikinci bir Türkiye olmasını engellemek için savaştığı ifadeleri yer alıyor.

Humeyni Bursa’da…

Humeyni'nin Ankara'dan Bursa'ya getirildiği ve MİT mensubu Albay Ali Çetiner'in evine yerleştirildiği anlatılıyor. Bu evin seçilme nedenleri arasında Bursa'nın basından uzak bir şehir olması ve Albay Çetiner'in Farsça bilmesi sayılıyor. İranlı yazar Bakır Muin'in kitabında, Humeyni ile laik bir asker ailesi arasındaki kültür çatışmasının şiddetli olduğu belirtiliyor. Humeyni'nin Albay Çetiner'in eşinin ve kızının başörtüsü takmıyor olmasına sert tepki gösterdiği aktarılıyor.

Ali Çetiner ve Melahat Hanım’ın Humeyni röportajı…

Albay Ali Çetiner ve eşi Melahat Hanım'ın 1987 yılında Milliyet Gazetesi'ne Humeyni ile birlikte yaşadıklarını anlattıkları bir röportaj verdikleri belirtiliyor. Melahat Hanım'ın Humeyni ile ilk karşılaşma anını ve Humeyni'nin evde kadın bulunmasını istemediğini söylediği aktarılıyor. Melahat Hanım'ın bu duruma tepki gösterdiği ve başını örterek jest yaptığı anlatılıyor.

Humeyni’nin Bursa Ulu Cami gezisi…

Humeyni'nin Bursa'yı gezmek istediği ve Albay Çetiner'in kendisine pantolon ve pardösü getirdiği anlatılıyor. Ankara'da bu kıyafetleri kabul etmeyen Humeyni'nin Bursa'da bu kıyafetleri giydiği ve Bursa Ulu Camii'ni gezdiği belirtiliyor. Fotoğraflarının çekilmesine tepki gösterdiği ve fotoğrafların imha edilmesini istediği aktarılıyor.

Humeyni’nin İstanbul ve İzmir gezisi…

Humeyni'nin Bursa'da kaldığı dönemde İstanbul'a da gezmeye getirildiği ve Florya sahilinde denize girdiği anlatılıyor. Taksim'de kendisi için özel olarak alkolsüz bir lokanta ayarlandığı belirtiliyor. İzmir'e de gezmeye getirildiği ve Kemeraltı'nda içkili ve müzikli Şükran lokantasına götürüldüğü aktarılıyor.

Humeyni’nin Bursa’daki 2. Evi...

Humeyni'nin Albay Çetiner'in Bursa'daki evinde 3 ay kaldıktan sonra, konu komşunun meraklı soruları artınca adres değiştirmeye karar verildiği anlatılıyor. Çekirge semtinde aynı bahçe içinde iki ev kiralandığı ve Humeyni'nin bir evde, Çetiner ailesinin diğer evde oturmaya başladığı belirtiliyor. İran'dan gelen gidenlerin arttığı ve İstanbul'da onlar için bir ev kiralandığı aktarılıyor.

Humeyni Türkiye’den götürüldü…

Humeyni'nin Bursa'da 11 ay kaldıktan sonra Türkiye'den alındığı ve Irak'a, Necef şehrine götürüldüğü belirtiliyor. Oradan da Fransa'ya, Paris'e yerleştirildiği ve örgütlenmesine burada devam ettiği aktarılıyor. İran'da kitlesel halk hareketlerinin başlaması ve Şah Rıza Pehlevi'nin kaçması üzerine Humeyni'nin Fransa'dan İran'a gelerek devrim yaptığı anlatılıyor.

Bugüne bakalım….

İran petrollerini millileştiren Musaddık'ı CIA operasyonuyla deviren, İran petrollerini Amerikan ve İngiliz şirketleriyle ortak eden Şah'ı CIA operasyonuyla İran'ın başına oturtan, hapisteki Humeyni'yi imha etmek yerine CIA operasyonuyla Türkiye'ye gönderen, CIA operasyonuyla Türkiye'den Fransa'ya götüren ve CIA operasyonuyla İran'da yönetime gelene kadar koruyup kollayan Amerika Birleşik Devletleri'nin şimdi İran halkını kurtarmak için molla rejimini bombaladığı ifade ediliyor.

Günün çekilişi…

Yılmaz Özdil, aboneleri arasında çekiliş yapacağını ve dört taliheli izleyicisine Bulvar Palas Oteli'nin fotoğrafını hediye edeceğini duyuruyor.

Share

Summarize Anything ! Download Summ App

Download on the Apple Store
Get it on Google Play
© 2024 Summ