Nöroatipik Olmak Hayatınızı Nasıl Etkiliyor? Çoğu Kişi Bunu Bilmiyor? #nöroatipik

Nöroatipik Olmak Hayatınızı Nasıl Etkiliyor? Çoğu Kişi Bunu Bilmiyor? #nöroatipik

Kısa Özet

Dr. Emel Gökmen, nöroloji uzmanı olarak kendi nörodiverjan deneyimlerini ve bu durumun mesleki hayatına etkilerini anlatıyor. Nörodiverjan bireylerin, doğru çalışma alanlarını bulduklarında başarılı olsalar da içsel olarak yaşadıkları zorluklara değiniyor. Toplumun %20'sini oluşturan bu bireylerin, "huysuz, uyumsuz, dik kafalı" gibi etiketlere maruz kaldıklarını ve sıklıkla yanlış teşhislerle karşılaştıklarını belirtiyor. Kendi hayat hikayesi üzerinden, nörodiverjan bireylerin neden farklı olduklarını ve anlaşılmaları gerektiğini vurguluyor.

  • Nörodiverjan bireylerin karşılaştığı zorluklar ve yanlış anlaşılmalar
  • Yüksek hassasiyetin (highly sensitive person) nörodiverjans ile ilişkisi
  • Toplumsal uyum ve maskeleme çabalarının birey üzerindeki etkileri
  • Nörodiverjan bireylerin güçlü yönleri ve potansiyelleri

Giriş

Dr. Emel Gökmen, nöroloji uzmanı olarak mesleki başarılarının ardındaki kişisel farklılıkları, yani nörodiverjan olmasını anlatıyor. Zeki olarak nitelendirilmesine rağmen, bu durumun getirdiği zorlukları ve "ama"larla dolu bir kariyer sürecini yaşadığını belirtiyor. Nörodiverjan olmanın, doğru alanda çalışıldığında başarı getirse de içsel olarak birçok zorluğun yaşanmasına neden olduğunu ifade ediyor.

Nörodiverjans ve Tanılar

Asperger sendromu, otistik spektrum bozukluğu, DEHB, disleksi, anksiyete gibi çeşitli tanılar alan kişilerin aslında aynı grupta yer aldığını belirtiyor. Aile ve çevre tarafından "huysuz, uyumsuz, dik kafalı" gibi yorumlara maruz kalan bu bireylerin, tıbbi çözümler bulunamadığında psikolojik sorunları olduğu düşünülerek psikiyatriste yönlendirildiklerini, ancak yine de tam olarak iyileşemediklerini ifade ediyor.

Kendi Hikayesi

Çocukluğunun Muğla'da geçtiğini, sessiz, içine kapanık ve kitap okuyan bir çocuk olduğunu anlatıyor. Komşularının annesine "garip" olduğunu söylediklerini, kalabalık ortamlardan ve düğünlerdeki seslerden rahatsız olduğunu belirtiyor. Evde misafir olduğunda huzursuzlandığını ve düzeninin bozulmasından hoşlanmadığını ifade ediyor. Lisede parasız yatılı okula gitmekten mutlu olduğunu, çünkü orada düzenli bir yaşamın olduğunu ve kimseden bir şey istenmediğini söylüyor. Çocukluk çağı migreni nedeniyle eleştirilere karşı aşırı hassas olduğunu ve bu nedenle sessiz ve uyumlu bir çocuk olduğunu anlatıyor.

Üniversite ve Kariyer

Üniversitede derslere gitmekte zorlandığını, teorik derslerde uyuduğunu ancak yine de başarılı bir şekilde tıp fakültesini bitirdiğini belirtiyor. Mecburi hizmette çalıştıktan sonra İstanbul'a gelmek için nöroloji ihtisasına başladığını ve bir şeye karar verdiğinde hızlıca yapabildiğini söylüyor. TUS sınavına az çalışmasına rağmen kazanmasına rağmen kolunun kırıldığını ve sınavda başkasının yerine işaretlediğini anlatıyor. İhtisasta da zeki bulunmasına rağmen akademisyen olmak istemediğini ve uzmanlık sınavında yaşadığı bir haksızlık nedeniyle kitlendiğini ifade ediyor.

Almanya ve Arayışlar

Almanya'da çalıştığını, genç yaşta departman sorumluluğu verildiğini ancak kendi migrenini bile çözemediği için arayışa girdiğini belirtiyor. İlaç dışı tıp alanındaki araştırmalara başladığını, ancak kongrede fikirlerinin çalındığını gördükten sonra bu alanda da işi olmadığını anladığını söylüyor. Yıllarca kendi kendine çalışıp eğitimler aldığını ve hastalarını çözmek için çabaladığını ifade ediyor.

Yurt Dışı ve Eğitimler

Oğlunun eğitim sistemi nedeniyle yurt dışına taşındığını, Covid'de Türkiye'ye döndüğünü ve yanlış bilgilerle mücadele etmek için eğitim vermeye başladığını anlatıyor. Şu anda birçok öğrenciyle devam ettiğini ve "Gökmen Yaklaşımı" adını verdiği bir tedavi yöntemini geliştirdiğini belirtiyor. Bu yaklaşımın, tedaviye dirençli vakaları çözme hikayesi olduğunu ve meslektaşlarına bu vakaları nasıl çözeceklerini öğretmeye çalıştığını ifade ediyor.

Nöroçeşitlilik ve Koyun Metaforu

Asperger tanısının artık olmadığını, nöroçeşitlilik olarak kabul edildiğini ve bir hastalık olmadığını vurguluyor. Hastalarına anlattığı "koyun metaforu" ile nörodiverjan bireylerin sürüden farklı olduğunu, ancak kendilerini sürüden zannettikleri için sorun yaşadıklarını anlatıyor. Bu bireylerin dürüst ve doğrudan olduklarını, gri alanlarda oynamak istemediklerini ve bu nedenle "kazık gibi laf" söylediklerini belirtiyor.

Sosyal İlişkiler ve Gözlem Yeteneği

Başkalarının kendiliğinden yaptığı sosyal ilişkileri hayatı boyunca gözlemleyerek ve öğrenerek yaptığını, bu nedenle çok iyi bir gözlemci olduğunu ifade ediyor. Bu gözlem yeteneğinin mesleki başarısında çok etkili olduğunu, vakaları kapıdan girerken teşhis edebildiğini söylüyor. "Nasılsın" sorusundan hoşlanmadığını, çünkü bu sorunun beyninde bir sürü dosya açılmasına ve analiz yapmasına neden olduğunu anlatıyor.

Güçlü Yönler ve Beklentiler

Nörodiverjan bireylerin farklı fikirler ortaya çıkarabildiğini, hızlı analiz yapabildiğini ve aynı anda birçok işi yapabildiğini belirtiyor. Mükemmeliyetçilik olarak algılanan bu durumun aslında yüksek kapasiteden kaynaklandığını, bu nedenle herkesten aynı hızda sonuç beklemenin yanlış olduğunu ifade ediyor. Herkesin kendine göre hızı ve değeri olduğunu, bu beklentiden vazgeçmek gerektiğini vurguluyor.

Yüksek Hassasiyet ve Çevresel Uyaranlar

Nörodiverjan bireylerin yüksek hassasiyete sahip olduğunu, sesler, kokular ve uyaranları daha fazla algıladığını anlatıyor. Bu durumun günlük hayatta sorunlara neden olabileceğini, örneğin eğitim verirken uzaktaki bir fısıltıyı bile duyabildiğini ve dikkatini dağıttığını belirtiyor. Kıyafet etiketlerine veya dikiş yerlerindeki sertleşmelere dayanamamanın huysuzluk olarak algılanabileceğini, ancak bunun gerçek bir rahatsızlık olduğunu ifade ediyor.

Beyin Yapısı ve Sistemik Hastalıklar

Nörodiverjan bireylerin beyin yapısının anne karnındayken farklılaştığını, nöronların dallanmalarının daha fazla olduğunu ve bu nedenle beyinlerinin farklı çalıştığını anlatıyor. Otistiklerin beyin hastalığı olmadığı, aynı zamanda bağ dokusu esnekliği ve sistemik hastalıklarla bağlantıları olduğunu belirtiyor. Migren ve fibromiyaljinin de bu durumla ilişkili olduğunu, yüksek hassasiyet ve maskeleme çabalarının diş sıkma, postürel sendromlar ve diğer birçok sağlık sorununa yol açabileceğini ifade ediyor.

Sonuç ve Farkındalık

22 yıldır tanı koyup ilaç yazmayı bırakıp bu bağlantıları çözmeye çalıştığını, öğrencilerinin hastalarındaki sonuçları görmeye başladığını anlatıyor. Muayenehanesini laboratuvar gibi kullanıp tedavi yöntemleri geliştirdiğini, bazen kıskanılma ve anlaşılmamaya maruz kaldığını ancak bunu umursamadığını söylüyor. İnsanın üç dönemi olduğunu, çocukluk döneminin en zor dönem olduğunu, gençlik döneminde maskeleme çabalarının olduğunu ve belli bir yaştan sonra sürüden ayrılmanın tehlikeli olduğunu anladığını ifade ediyor. Hastalarına farklı bir bakış açısı kazandırmaya çalıştığını, birçoğunun nörodiverjan olduğunun farkında olmadığını ve bu nedenle YouTube'a video yaparak farkındalık yaratmak istediğini belirtiyor. Huysuz, sorunlu, uyumsuz, dislektik, DEHB'li veya otistik olmadığımızı, sadece zihinsel sistemimizin farklı olduğunu ve yalan söyleyemediğimizi, kıskanç olamadığımızı vurguluyor. Bu durumun bir hediye olduğunu, çünkü haset olmamanın büyük bir mutluluk olduğunu ve hırsının kimseye karşı değil, vakayı çözmek ve daha iyi yapabilmek için olduğunu ifade ediyor. Herkes gibi olmak yerine farklı olalım ama farklılığımızın değerini bilelim diyerek sözlerini bitiriyor.

Share

Summarize Anything ! Download Summ App

Download on the Apple Store
Get it on Google Play
© 2024 Summ