Prof. Dr. İlber ORTAYLI "19.Yüzyılda Osmanlı-Avrupa İlişkileri"

Kısa Özet

Bu video, 19. yüzyıl Osmanlı hükümdarlarını ve Dolmabahçe Sarayı'nın tarihsel bağlamını ele alıyor. Sarayın inşası ve dönemin siyasi olayları, özellikle Kırım Savaşı ve Osmanlı İmparatorluğu'nun borçlanması üzerinde duruluyor. Ayrıca, Osmanlı'nın modernleşme çabaları, askeri reformlar ve Avrupa devletleriyle ilişkileri inceleniyor. Panislamizm, dış politika stratejileri ve dönemin diplomatik ilişkileri de değerlendiriliyor.

    1. yüzyıl Osmanlı hükümdarları ve Dolmabahçe Sarayı'nın tarihsel bağlamı
  • Kırım Savaşı ve Osmanlı İmparatorluğu'nun borçlanması
  • Osmanlı'nın modernleşme çabaları ve Avrupa devletleriyle ilişkileri
  • Panislamizm ve dış politika stratejileri
  • Dönemin diplomatik ilişkileri ve denge politikaları

Giriş ve Konu Tanıtımı

Video, doğrudan sarayla ilgili olmasa da, sarayın sahipleri olan 19. yüzyıl Osmanlı hükümdarları Abdülmecit Han, Abdülaziz Han, V. Murat Han, II. Abdülhamid Han ve Sultan Reşat'ı konu alıyor. V. Murat'ın kısa dönemi nedeniyle siyasi bir analiz yapmak mümkün değil. Sultan Abdülhamid Han'ın sarayı daha çok törenler için kullandığı, özellikle Bayram muayedesi ve Meclis-i Mebusan'ın açılışından önceki meşrutiyetin ilanı gibi önemli olaylara ev sahipliği yaptığı belirtiliyor. Son padişah Vahdettin'in ise sarayın önündeki zırhlılar nedeniyle huzursuz olduğu ve Yıldız Sarayı'na göçtüğü anlatılıyor.

Dolmabahçe Sarayı ve Tarihsel Bağlamı

Dolmabahçe Sarayı'nın büyük bir saray olmadığı, ancak devleti temsil ettiği için ihtişamlı ve zarif bir görünüme sahip olduğu vurgulanıyor. Tarih yazarlarının, Türk milletinin o dönemdeki refah imkanlarının kısıtlı olmasından dolayı sarayı israf olarak nitelendirdiği eleştiriliyor. Hazineyi asıl götüren harcamanın Kırım Savaşı olduğu, bu savaşla birlikte ilk borçlanmanın başladığı ifade ediliyor. Yeni bir ordu kurulması, Kurmay Akademisi'nin açılması ve ordunun yeniden düzenlenmesi gibi askeri yatırımların büyük maliyetlere yol açtığı belirtiliyor.

Osmanlı İmparatorluğu'nun İflası ve Düyun-u Umumiye

Osmanlı İmparatorluğu'nun 1875'te alacaklılara ödeme yapamayacağını duyurmasıyla iflas ettiği ve bunun üzerine Düyun-u Umumiye'nin kurulduğu anlatılıyor. Tanzimat reformları, Kırım Savaşı ve Islahat Fermanı ile başlayan sıkı ilişkilerin bu durumla sona erdiği belirtiliyor. Borcunu ödemeyen devletlerin sevilmediği, Avrupa'da Rusya'ya olan takdirin bile Rusya'nın borçları ödememesi üzerine sona erdiği ifade ediliyor. Düyun-u Umumiye'nin Osmanlı maliyesini öğretirken, aynı zamanda etnik çatışmaları da körüklediği belirtiliyor.

Osmanlı-Rus İlişkileri ve Avrupa Devletleri

Osmanlı-Rus Savaşı'nda Avrupa devletlerinin Kırım Savaşı'ndaki gibi destek vermediği, savaşın Türkiye'de yeterince tetkik edilmediği eleştiriliyor. Gazi Osman Paşa ve Gazi Ahmet Muhtar Paşa gibi kahramanların ortaya çıkmasına rağmen, yenilginin nedenleri üzerinde durulmuyor. Osmanlı padişahlarının savaşı yönetmediği, seferi hümayun ananesinin sona erdiği belirtiliyor. 18. yüzyılda Osmanlı'nın sürekli yenilmediği, askeri ve Bahriye modernleşmesine giriştiği, tıpta, cerrahide, veterinerlikte ve mühendislikte önemli adımlar attığı vurgulanıyor.

18. Yüzyıl Osmanlı'sında Denge Politikaları ve Düşmanlar

  1. yüzyılda Osmanlı'nın iki düşmanı olduğu, bunlardan biri Avusturya (Alman İmparatorluğu) diğeri ise Rusya olduğu belirtiliyor. Bu iki devletin askeri tarihlerinde en iyi komutanlarının olduğu, ancak 19. yüzyılda bu tür komutanların yetişmediği ifade ediliyor. Plevne'de ve Rus Savaşı boyunca karşılaşılan askeri mühendislerin ve istihkamların önemi vurgulanıyor. 19. yüzyıldaki reformların ve Kurmay eğitiminin sonuçlarının alındığı belirtiliyor.

Osmanlı Ordusu ve Gönüllüler

Rus ve Türk askerlerinin birbirleriyle kahramanca ve fedakarca çarpıştığı, bunun Avrupa için yeni bir görünüm olduğu ifade ediliyor. 1848'de Polonya ve Macaristan gönüllülerinin birleşerek Rusya ve Avusturya'ya karşı savaştığı, Cumhuriyetin kurulduğu ancak daha sonra ezildiği anlatılıyor. Bu komutanların Türkiye'ye sığınması ve Türklerin onları geri vermemesi büyük bir etki yaratmıştır. Gelenlerin dinlerini ve isimlerini değiştirdiği, General Bem'in Murat Paşa olduğu ve Karadağ'da şehit düştüğü belirtiliyor.

Ansiklopedik Yanılgılar ve Düzeltmeler

Türkiye'deki bazı ansiklopedik bilgilerin yanlış olduğu, özellikle Nazım Hikmet'in dedesiyle ilgili bilgilerin düzeltilmesi gerektiği vurgulanıyor. Saffet Rıza Hanım'ın babası Rıza Paşa'nın Atatürk'le kapışmadığı, Balkan Harbi'nde şehit düştüğü belirtiliyor. Türkçe Wikipedia'nın güvenilir olmadığı, yabancı kaynaklara da bakılması gerektiği ifade ediliyor.

Düyun-u Umumiye'nin Etkileri ve Rusya'nın Durumu

Düyun-u Umumiye'nin kurulmasıyla Fransa, İngiltere, Almanya, Avusturya-Macaristan ve İtalya'nın komisyona üye olduğu, bu durumun Türkiye için ters bir olay olduğu anlatılıyor. Düyun-u Umumiye'nin maliyeyi öğretirken, aynı zamanda etnik çatışmaları da körüklediği belirtiliyor. Rusya'nın da alacaklı olduğunu iddia etmesi üzerine, Rusya'nın parasının konvertibl olmadığı ve bu nedenle komisyonda yer alamayacağı ifade ediliyor.

Dönemin Ülkeleri ve İngiliz İmparatorluğu

İran'ın bağımsız bir Müslüman ülke olduğu, ancak daha sonra Rusya ve İngiltere'nin kontrolü altına girdiği belirtiliyor. Avusturya-Macaristan'ın durumu, Almanya'nın birleşmesi ve Fransa'nın durumu değerlendiriliyor. İngiliz İmparatorluğu'nun 300 milyon Müslüman tebaası olduğu, bu imparatorluğun Müslümanları yönettiği ve onlara sözde dinlerine ve adetlerine hak tanıdığı ifade ediliyor.

Panislamizm ve Sultan Abdülhamid'in Politikaları

Osmanlı İmparatorluğu'nun Britanya İmparatorluğu için ciddi bir tehlike teşkil edemediği, ancak panislamizm gibi enteresan aygıtlar geliştirdiği anlatılıyor. Sultan Abdülhamid ve idaresinin birtakım Fransız ve İngiliz sömürgelerinde meşayih ve ehli Tarik ile temasa geçtiği belirtiliyor. Ağ Han'ın hatıratı okunarak, Hindistan Müslümanları ile diğer Müslümanlar arasındaki ilişkilerin iyi olmadığı ifade ediliyor. İsmail Bey Gaspıralı'nın tercüman gazetesindeki yazıları ve Sultan Abdülhamid'in panislamist ajanları olarak görülmesi değerlendiriliyor.

Diplomatik Canbazlıklar ve Devletler Arası İlişkiler

Türkiye'nin diplomatik canbazlıklarla ve istihbarat ağıyla olduğundan daha fazla büyütüldüğü, Kırım Savaşı ve Rusya Savaşı'ndan beri tanınan bir Türk ordusuyla iş yürütüldüğü anlatılıyor. Rus ordusunun Edirne'ye gelene kadar tükendiği, Ayastefanos Anlaşması'nın merhametten yapılmadığı ifade ediliyor. Berlin Kongresi'nde kurulan Bulgaristan'ın Rusya'ya kazık atmaya başladığı belirtiliyor. Abdülhamit Han'ın devletler arasında oynamayı tercih ettiği, İngiltere'den nefret etmesine rağmen Almanya'yı tercih ettiği anlatılıyor.

Avrupa Devletlerinin Durumu ve Rusya'nın Reformları

Avusturya-Macaristan'ın gerilediği, ülkenin içindeki işçi sınıfının durumunun iyi olmadığı belirtiliyor. Rusya'nın Berlin Anlaşması'ndan sonra sulh dönemine girdiği, fabrikalaşmaya ve demir yoluna önem verdiği anlatılıyor. Türkiye'nin de paralel reformlarla ilerlediği, 1880 ve 1908-12 döneminin büyük atılımlarla dolu olduğu ifade ediliyor.

Osmanlı'nın Modernleşmesi ve Savaşlardan Kaçınması

Osmanlı İmparatorluğu'nun modernleştiği, bürokrasinin ihtisaslaştığı, eğitimde ve tıpta gelişmeler olduğu belirtiliyor. Ancak ülkenin haciz altında olduğu ve hazinenin büyük sıkıntıları olduğu unutulmamalıdır. Türkiye'nin savaştan kaçınan bir ülke olduğu, 1. Cihan Harbi'ne istemeden girdiği ifade ediliyor. Savaşın sonunda büyük federasyonların (Osmanlı, Avusturya-Macaristan, Rusya) bittiği, İngiltere ve Fransa'nın bile bitkin çıktığı anlatılıyor.

Tanzimat ve Osmanlı Toplumu

Tanzimat'ın bir ihanet veya soytarılık olmadığı, Tanzimat döneminin büyüklerinin de muhafazakar ve milliyetperver olduğu vurgulanıyor. Tam manasıyla bir endüstriyel reformun yapılmadığı, İngiltere ve Fransa'nın sefil işçi kalabalıklarından korkulduğu belirtiliyor. Türkiye'de büyük açlık ve kıtlık yılları olmadığı, insanların geleneksel hayatlarını sürdürebildiği ifade ediliyor. Muhafazakar bir milletin fakirlik ve yoksullukla kendisini çözüp götürebildiği anlatılıyor.

Osmanlı Ordusu ve Değerler

Alman işçi sınıfının refahına sahip olmadığı halde, Osmanlı ordusunun 1. Cihan Harbi'nde sonuna kadar dayandığı ve çözülmediği belirtiliyor. Bu imparatorluğun Müslüman bir imparatorluk olduğu, bazı şeyleri kabul etmenin mümkün olmadığı ifade ediliyor. Beyoğlu'nda sefaret balolarına gidenlerin İranlılar ve Türkler tarafından alay edildiği, kadril gibi dansların komik göründüğü anlatılıyor.

Diplomatlar ve Protokol

Mehmet Emin Ali Paşa gibi Fransızcayı çok iyi bilen diplomatların yetiştiği, ancak bazılarının Fransa'yı hiç görmediği belirtiliyor. Keçecizade Fuat Paşa'nın zekası ve protokol bilgisi anlatılıyor. Ahmet Vefik Paşa'nın beyaz kayıkla gezmesi ve Paris'te arabasını beyaza boyatması gibi olaylar örneklerle anlatılıyor.

Sultan Abdülaziz'in Avrupa Gezisi ve Kraliçe Victoria

Sultan Abdülaziz'in Avrupa gezisinde kendi bestelediği marşlarla karşılandığı, Kraliçe Victoria'nın Veliaht Murat Efendi'yi çok beğendiği ve torunlarından birini evlendirmek istediği anlatılıyor. Kraliçe Victoria'nın "protector of the faith" (kilisenin başı) unvanı olduğu ve torununu bir Müslümana vermek istemesi enteresan bir durum olarak değerlendiriliyor.

Avrupa Hanedanları ve Osmanlı İmparatorluğu

Avrupa'daki hanedanların Alman kökenli olduğu, İngiltere Kraliçesi ve Alman İmparatoru'nun kuzen olduğu belirtiliyor. Osmanlı sultanlarının devletler ailesinde bir yeri olduğu, büyükelçilik düzeyinde ilişkilerin önemli olduğu anlatılıyor. Denge politikalarına dikkat edildiği ve bu sayede 1908 hatta 11-12 Balkan Savaşı'na kadar gelindiği ifade ediliyor.

Sonuç ve Modernleşme Dönemi

Bugün dünyada Ortadoğu'da İslam dünyasında sağlam hariciye bürokrasisi, ordusu, polisi ve bazı kurumlarıyla ayakta durulabiliyorsa, bilimin ve tekniğin bazı dallarında önde gidilebiliyorsa, bunların uzun bir tarihin ve modernleşme döneminin ürünleri olduğu vurgulanıyor.

Summarize any YouTube video in seconds

Get summaries like this one for any video, in your language, with the free Summ app.

Download on the Apple Store
Get it on Google Play

Transkript

YouTube Transcript Generator

0:00 [Müzik] [Alkış] bugünkü konumuz doğrudan doğruya sarayla ilgili değildir e sarayın sahipleriyle ilgilidir yani 19 yüzyıl Osmanlı hükümdarları Bun Abdülmecit Han Abdülaziz Han çok kısa bir dönem olduğu için 3 ayı ancak buluyor 5 Murat Han onun dönemi için eee bir siyasi Panorama bir

0:46 dünya analizi yapmak mümkün değil maalesef e kendi turası ve imzasını Taşıyan Berat ve fermanlar falan bile antikacılarda çok pahalı gidiyor çünkü Nadir 3 aylık olduğu için Eee Sultan Abdülhamid Han Tabii ik Abdülhamid Han ve Eee Sultan Reşat Nihayet sarayda Sultan Abdülhamit Han çok oturmadı çok oturmadı burayı sadece muayyen törenler için kullandı en önemlisi biliyorsunuz doğrudan doğruya Eee Bayram muayed desidir her zaman

1:33 olmamak şartıyla fakat meclis-i mebusan'ın açılışından evvelki meşrutiyeti ilan eden hattı Hümayun dur Eee burada Mebusan ve huzzar Kiram arasında rüesa ruhaniye cemaat Ruhani reisleri Eee ve süfera ve vükela tabii vüzera ve ilgili memurlar vardı muayede salonunda bu ilan edildi O bakımdan önemli Vahdettin son padişahımız 6 Mehmet burada huzursuz olmuştur Çünkü zırhlılar sarayın önündeydi toplarını çevirmişler

2:21 ve bu manzara toptan korktuğundan değil ama bu Manzara çok huzur bozucu çok vericidir O da yıldıza göçmüştür ve Oradan da Terki Diyar etti sonunda Topkapı sarayında anlatacak şeyler vardır burada da vardır fakat siz şunu kesinlikle bilmek zorundasınız bu güzel görünümlü bir binadır denizden görünüşü daha da güzeldir eee bir İhtişam bir Zarafet vermektedir Çünkü Devleti temsil ediyor Eee Fakat burası büyük bir saray değildir ileride gezeceksiniz

3:06 göreceksiniz Maalesef Türk milletinin maz bu kadar refah imkanları olmadığı için tarih yazarları bile bilgisiz hiç herhalde Saray görmemişler ki Burayı böyle sonsuz uçsuz bucaksız bir bina ve yapımını da bir israf olarak niteler Hatta ciddi bütçe tetkikleri yapmadıkları için de Dolmabahçe Sarayı Hazineyi götürdü derler Hazineyi götüren harcamayı Ben size söyleyeyim doğrudan doğruya Kırım savaşıdır yani Kırım Savaşı ile birlikte ilk borçlanma başladı kolay bir iş değil yeni bir Ordu

3:55 kurmuşuz Kurmay akademisini açmışız çok önemli bir şey orduyu yeniden düzenliyoruz düzenlediğimiz ordunun giyimini yani ayakkabısını palaskası Eee işte üzerindeki şeyini e Kabalı veya üniformasını fesini hepsini temin ediyoruz ciddi yatırımların Hepsi askeri alandaki yatırımlardır tüfeğini temin edebiliyoruz İlk Anda fakat maalesef modern silahlara geçişimiz modern silahlara geçişimiz

4:40 ve donanımım zaten bir masrafta şıla bu büyümüş gitmiştir bunu karşılamak mümkün değildir ve tam iflas ettik memorandum ilan ettik bu memor ın üzerine 1875 tarihlidir Osmanlılar alacaklara ödeme yapamayacağını duyuruyor bu az buz bir şey değil yani ev sahibine söylesem bunu adam kalp krizi geçirir Tabii bütün dünya Türkiye'nin aleyhine döndü yani Tanzimat reformları la Kırım savaşıyla ıslahat fermanıyla

5:26 başlayan Sıkı fıkı lık bunu biraz sonra Sultan Abdülaziz Han'ın gezisi sırasında anlatacağım sona erdi bir anda üstüne bir perde indi Borcunu ödemeyen adamı ve Devleti sevmezler insanlar Avrupa'da Rusya'ya bir takdirleri vardı hatta edebiyat müziklerine bir hayranlıkları vardı çar ailesine yapılanlara çok üzülüyor lardı İlk Anda göçmenlere kucak açtılar da 1917 devriminden sonra hepsi bitti bir anda Yani gördükleri rus'a hakaret etmeye başladılar Paris'te Berlin'de

6:13 Çünkü Rusya borçları ödemeyeceğiz dedi Lenin rusya'sı Lenin rusya'sı borçları ödemeyince de Komünizmin ie de başlarız Bool şev İkiniz de aynı şey Siz de aynı şeysiniz mendebur bir ırkınız diye Ondan sonra Rus düşmanlığı başladı Eee arttı bu Türkiye'de de böyle oldu Çok hazim bir olaydır borçların memorandumu iflasın ilanıdır bu eee üstüne birkaç sene sonra duyunu Umumiye kuruldu ve bu arada girdiğimiz harpte Rus Türk harbinde Tabii kimse bizi artık Kırım Savaşı gibi tutmadı

6:59 Paşa'nın ve o zamanki hükümetin e Saffet Paşa'nın kusuru bu zannettiler ki biz eskisi gibi 1853 56 gibi büyük Avrupa devletleriyle rahat rahat gideceğiz Rusya'nın taleplerine karşı koyacağız hiçbiri yok ortada görünmedi Adamlar hiçbir destek yok ve savaşa girdik bu savaş unutmayın e tarif edildiği gibi değil Türkiye'de savaş tarihleri tetkik edilmiyor ve herkes kendine göre destan yazıyor bu kolay bir iş değil Bunu bilmek lazım yenildiğimiz bir

7:46 harpte Nasıl oluyor da bir Gazi Osmanpaşa ortaya çıkıyor yani sırf bizim met ettiğimiz biri değil marsal bütün Avrupa tarihinde Hatta düşman olan Balkanlar tarihinde bile yeri ve Mevkii takdir edilen biri bunu izah etmek lazım yani okul çocuklarına bu şekilde tarih yazılmaz bir Gazi Osmanpaşa var bir Gazi Ahmet Muhtar Paşa var Ondan sonra da acayip bir yenilgi var arasında koordinasyon olmayan işte padişahın talepleri dinlemediği padişah Genelkurmay başkan değil yani savaşı O yönetmiyor öyle bir

8:33 şey yok yani onu size söyleyeyim yani Osmanlı padişahları Sultan ı Mustafa'nın bizati komuta ettiği Viyana Kuşatması harplerin son safhası olan 1698 zenta Savaşı ve zenta yenilgisinden sonra sadrazam orada biliyorsunuz köprüyü geçemedi şehit düştü Sultan ı Mustafa da az kalsın aynı akibete uğruyordu bir daha seferi hümayun'a çıkmadılar yani o anane bitti yani kimse de ondan sonra Serdar olarak başta padişahı aramadı Ondan sonraki savaşları

9:19 eee asker olanlar ordu komutanı olanlar Vezir azamlar veya başka hüküm şeyler p Paşalar ettiler Serdar olarak tayin edilenler ve İyi de yaptılar yani biz 18 asırda sürekli yenilmiş değiliz okul kitaplarına bakarsanız Böyle bir manzara çiziliyor gerileme Devri deniyor ona devamlı yanlış o gerileme Devri falan değil Osmanlı'nın bir zaruret le çok büyük işler başardığı askeri modernleşmesine Bahriye modernleşmesine giriştiği ve devrin askeri teknolojisinin icabat andan

10:05 olarak tıpta cerrahide veterinerlikte Eczacılık ve kimyagerlik de ve tabii en başta topçuluğu inkisaf Dolayısıyla mühendislikte kademeler katettiği modern dünyaya adım atmaya başladığı giderayak devlet idaresini ve maliyeyi düzenlemek zorunda kaldığı ve kısmen Buna da başladığı bir devirdir 18 asırda bizim iki tane düşmanımız vardır biriyle harp ediyoruz Avusturya yani Alman İmparatorluğu tarihi Alman dostluğu boş laftır onun için öyle bir şey yok Alman İmparatorluğu avusturyalılar şeyde İmparator

10:50 Tahtında Onan savaşa başlıyoruz Rusya hemen Katılıyor yahut Ruslarla savaşa başlıyoruz Öbürü de katılıyor ikisi ve bu ikisinin askeri tarihinde en iyi komutanlarının olduğu bir asır yani işte Avusturya'nın meşhur bir komutanı vardır Prens jen ogen diyorlar ama jen fransızdan Avusturya'ya ithal gelmiştir Eee General laudon vardır bunlar yani Birkaç Bir iki böyle komutanları vardır en iyilerdir yani ondan sonra Avusturya pek öyle görmedi onlar gibi Rusların da aynı şekilde işte swarov gibi falan

11:35 böyle birkaç Generali var Bunlar fevkalade komutanlar o devir için 19 asırda falan yok öyle komutanlar onu size söyleyeyim kutuzov o tipte biri değil zaten kutuz of'tan sonra da o tipte bir adam çıkmadı Biz plevne'de ve bütün o Rus savaşı boyunca karşımızda eği sevk eden komutanlardan çok büyük askeri Mühendisler gördük General totleben gibi ve Osman Paşa bunlara karşı istihkamlar son derece iyi Kuran fenli askeriyeyi iyi tanıyan yani 19 asırdaki reformlar mızın Kurmay eğitiminin

12:21 neticesini topladığımız bir General Eee Cesur Zaten yabancı gözlemci okursanız Rusların ve Türklerin birbirleriyle kahramanca çarpıştığını fedakarca çarpıştığını dayanıklı askerler olduklarını söylüyorlar Yani bu Avrupa için yeni bir görünüm böyle bir savaş yok çünkü Avrupa'daki savaşlar 50'li yıllarda Fransa İtalya Avusturya arasında cereyan edenler bir kepazelik yani o solferino magenta falan yani Hem İkbal bakımından hem askerin hem komutanların Eee sevki İdaresi bakımından fevkalade kötü şeydir

13:10 1848 de Polonya ve Macaristan Gönüllüleri birleştiler Rusya ve Avusturya'ya karşı savaştılar Cumhuriyet kuruldu Macaristan'da bir müddet sonra maalesef ezildiler dağıldılar ve geldiler yani bize sığındı bütün bu komutanlar biliyorsunuz Bu komutanların Türkiye'ye sığınması ve Türklerin onları tutması Türklerin onları tutması vermemesi geri vermemesi Avusturya ve Rusya'ya biliyorsunuz çok büyük bir aksül amele sebep oldu Rusya ve Avusturya'da Eee gelenlerin bir sorusu dinlerini

13:58 değiştirdiler isimlerini değiştirdiler başkomutan General bem dahil Polonyalı Murat Paşa oldu işte Kont borj eski Albay Mustafa celaletdin oldu ve Tuğ General rütbesiyle karadağ'da şehit düştü yani Nazım Hikmet'in dedesi böyle bazı ansiklopedilerde yazılan şeyler çok yanlış mesela Türkiye'de böyle bir lav ballik var bunun dedesi Polonya yahudisi ydi diyor Hayır efendim katoliktir Yahudi değildir askerdir Bize döndü ihtida etti ve şehit düştü Şehitler için daha terbiyeli konuşulur veya bir Saffet

14:43 Rıza Hanım vardı Eee Rektörü Trabzon'un Efendim diyorlar Saffet Hanım karşı karşıya geliyor sağ sol çatışmasında gitmişlerdi Efendim diyorlar Babası da zaten diyorlar Rıza Paşa Atatürk'le kapışmalı görmemiştir bile hayatında Çünkü Rıza Paşa tenzili rütbeye uğrayan yani ittihatçılar 1912'de tenzili rütbe uyguladılar Bir takım insanlar sizin rütbeniz çok fazla verilmiş o hak ettiğiniz değil mesela Generali Yarbay Binbaşı falan yapıyor öyle düşürüyor

15:29 bunların bazıları yeniden terfi ettiler O zamanki bir alm Kurmay heyetinden Alman Kurmay heyetinden Biri demişti ki enteresan bir şey Herkes hayatında bir kere General olmak saadetini tadabilir fakat Sizler iki kere o saadeti tattınız falan işte böyle hiç Ali Cevat falan Ahmet Cevat Paşa Pardon e ve bu arada tabii şey Saffet r babası Rıza Paşa o Balkan harbinde iskodra savunuyordu iskodra Balkan Savaşı'nda 100 artan büyük bir savunmadır orada da şehit düştü kendisine harp madalyası kılıcı ve

16:15 Tuğ generallik yeniden gönderildiği zaman orada şehit düştü o anda iki kere oldu ama öyle demek ki bu ansiklopedilere yazılan bilgiler labar liktir onun için Türkçe WhatsApp okumayın diyorum size Türkçe o kullandığınız aleti okumayın onu okuyorsunuz çıkıyorsunuz okumayın öyle bir şey olmaz onu okuduktan sonra bir de ecnebi Dildeki bakacaksınız Eğer ecnebi şeyi nedir o Eee wikipedia'yı nın ihtiva etmeyeceği bir bilgi ise ansiklopedilere bakacaksınız Yani bugün hep var İslam ansiklopedisi de var artık şeyde bunlara

17:03 dikkat edilecek şimdi böyle bir dünyanın ortasındayız ve biz e alacakların hücumuna uğradık Tabii duyun Umumiye kuruldu Fransa İngiltere Almanya Avusturya Macaristan ve Sonraları galiba İtalya'da komisyon üyesi oldular bu bu duyun Umumiye Türkiye'ye çok ters bir olay maliyeyi öğreten bir kuruluştur modern maliyeyi Yani nasıl vergi tarih edilir nasıl toplanır alacaklı olduğu için bize bunu öğretiyor ve tatbik ediyor Tabii bunun sonunda çok kötü şeyler de oluyor mesela

17:50 kolcuları tütün şirketi hep bir yerde ahaliye bakıyor Kim kime zıt gidebilir mesela gayrimüslimleri tayin ediyor Kolcu diye Haydi Müslüman Tütüncüler le kavga çıkıyor aralarında kanlı kavga o tarihten sonra Türkiye'de etnik çatışmalar büyüdü Birden biri yani O vakte kadar aralarında öyle problem olmayan Osmanlı tebaasının durumu değişmeye başladı öte taraftan maliye öğretti Bunlar Cavit Bey orada öğrendi maliyeyi Bir takım insanlar orada öğrendi Direktör Ali Bey falan şimdi böyle bir ortamda Rusya diyor ki biz de

18:36 alacaklıyız diyor Osmanlı Rus Savaşı'nda Biz de bu komisyona girelim diyorlar ki Rusya'ya nereden Sen kendini alacaklı mı zannediyorsun sen bize borçlusun sen borçlu Sefil bir memleketsiz demeye getiriyor böyle bir komisyonda Sizin yeriniz olamaz Burası paralı pullu bütçesi pozitifte olan memleketlerin gireceği bir yerdir Bunu size şunun için anlatıyorum etrafımızdaki başlıca rakibimiz Rusya'nın parası konvertible değildir parası konvertible değildir Rusça bankot vardır ortada bu banknot dolaşır fakat banknotlar konvertible olmadığı için insanlar

19:24 ceplerinde altın rubleyle gezerler bu çok açık bir şeydir Yani tıpkı bizim gibi bizim banknot convertible değildir zaten ahali de çok kullanmaz çok az bulunur millet cebinde altın parayla Gezer lirayla yahut Gümüş Mecidiye ile Gezer yani Fransa'ya gidip Gümüş Mecidiye verip ekmek alabilirsin Ama banknotla kimse sana ne banka değiştirir onu Ne insanlar bir şey yapar Bunlar bizim etrafımızdaki ülkelerdir İran vardır tek Müslüman ülkedir bağımsızdır Sözüm Ona bir müddet sonra biliyorsunuz Rusya ve

20:10 ingiltere'nin müşterek istilasına ve müşterek kontrolü altına girecektir Allah göstermesin bütün gelir kaynakları kontrol altındadır ama uyanık bir cemiyettir reji kurulduğu zaman yani tütün Tekel altına ığı zaman ayetullahlar dedi ki mesela Bir tanesi çok önemlidir Şirazi bu tütünü içmek haramdır dedi İçtihat çıkardı Millet de içmedi Şirket iflas etti yani tre böyle bir yapı var Çünkü bu enteresan bir memleket tarihi var bürokrasisi var kültür Var Bin böyle ülkelerde her

20:58 herhangi bir kolonyal idare ve zihniyet çabuk çabuk yerleşemiyorum sonra tabii etrafımızda devletler var Avusturya Macaristan bu işte eski Alman İmparatorluğu Napolyon sonra bu Alman İmparatorluğu faslı bitti Alman Devletleri kendi Yollarına gittiler zamanla Gümrük Birliği Yani bugünkü Almanya içindeki devletler zamanla Gümrük Birliği Ondan sonra da 1800 70'te Fransa'yı sedan' yendikten sonra Versay da imparatorluk ilan ettiler Avusturya Macaristan ayrı bir devlet oldu adı Avusturya İmparatorluğu 1860'ta macarların ayaklanması üzerine

21:46 onlara da bir eşitlik verdiler Avusturya Macaristan oldu ve Fransa var tabii ve Britanya İmparatorluğu var İngiltere İmparatorluğunun 9 asırda Tamam 300 milyon müslüman tabası vardı bütün Hindistan kıtası onundu bütün hindi içindeki Müslüman kesimler onundu Yani bugünkü Taylan falan Endonezya hollandalıların da fakat Afrika'da bir takım Müslüman memleketler onların elindeydi ve mesela İsmaili mezhebi en dağınık olanı çok azı bunların Rusya ve Fransa

22:31 kolonilerinde eydi külli İngiltere'ye bağlıydı bu mezhep mensuplarının Dolayısıyla İngiliz İmparatorluğu dünyada hem Müslümanları yöneten ve onlara Sözde dinlerine ve adetlerine hak tanıyan boyun eğen bir durumdaydı Fakat unutmayın bunların çoğunun atı Osmanlı imparatorluğudur Çünkü Osmanlı İmparatorluğu ne ordusu hele hele ne de donanması itibarıyla Britanya İmparatorluğu için ciddi bir tehlike teşkil edemez 19 asırda fakat

23:17 enteresan aygıtlar geliştirmiştir Bunlardan birisi panislamizm böyle bir Pan yok idi böyle bir Pan islamizm Sultan Abdülhamit ve İdaresi birtakım Fransız ve İngiliz sömürgelerinde meşayih ile ehli Tarik ile birtakım gruplar ile temasa geçerlerdi o kadar ki bunların bazıları bunların bazıları yerli Müslümanların öbürküler le hiç hoş ilişkiler içinde değil mesela ağanın hatı ını okuyunuz bu müslümanların bizim bildiğimiz Hindistan

24:04 Müslümanları la bugünkü Pakistan ve Bangladeş'teki ve Hindistan'daki Müslümanlarla aralarının iyi olması mümkün değil çünkü camilerine başka mespen adamları sokmayan herifler Bunlar aşırı nizari Kolan ismailiyye biliyorsunuz başlarında da ahan var hatıratını okuyun hiç duyduğunuz Ahan değil cin gibi bir adam fevkalade bilgili dünyayı çok iyi tahlil ediyor Mesela biz ağ hanlara iyiydik ve ağanlar Türkiye'yi kollayan bir şeydi yani kendi dağınık tebas mensupları nezdinde konuyor Ondan sonra bir takım böyle

24:52 matbuat var Rusya'da falan çıkıyor tercüman gibi tercüman gazetesini Okuduğunuz zaman İsmail Bey ne öyle Nakşibendi ne Mevlevi ne de hatta çok mutaassıp bir Sünni olduğunu göremezsiniz Yok bir şey İlla bir yere yanacaksan babili me edip duruyor her sayıda Babilik yani bahili her sayıda babillerden biri gelmiş böyle böyle demiş falan fazla bir şey de söylemiyor orada bırakıyor Yani bir bit atıyor Fakat tabii ki ki böyle bir İslam adı altında Türk adı altında 20 senenin içinde 5000 tane okul açmış ta Kaşkar şeye kadar yani İstanbul

25:40 sınırına kadar burada yoktu usulü Cedit mektepleri ve bir Tabii müthiş bir yayın var 1911'de İstanbul'daki büyükelçi zinovyev raporunu okudum Rusya'ya yazdığı arşivde diyor ki bu İsmail Bey'in Marif revolüsyon ve basının yayılması çıkardığı tercüman çok geniş okunuyor her yerde sonra diyor bu Sultan Abdülhamid'in panislamist ajanları her yerde diyor bu büyük bir tehlike Rusya mız için diyor bes Belli ki padişah bir karaltı kullanıyor karaltı yani şu kadarcık bir şeyi kıvılcımı var yok böle

26:29 yangına çeviriyor etrafa gösterirken Aslında İsmail Bey gaspı buradaki hükümdara buradaki adetlere Tabii ki saygılı görünüşte geçtiyse işte Bilmem 40 ay Saadet törenini her sene büyük şeylerle anlatıyor gazetede falan ama bazen gazetesi yasaklanıyor bile buraya ne Sultan Hamit onun Çok muhabbet içinde de o da Sultan hamit'le ama böyle bir mekanizma işliyor bu çok enteresan Dolayısıyla devletler arasında Türkiye gibi diplomatik canbazlı varla Eee olduğundan daha fazla büyütülen bir

27:16 istihbarat ağıyla ve her şeye rağmen hiç şüphesiz ki Tabii Kırım Savaşı'ndan ve Rusya Savaşı'ndan beri tanınan bir Türk ordu la iş yürütülüyor yensek de yenilsek de yenilme diye bir şey yok çünkü bizi yenen Rus ordusu Edirne'ye gelene kadar döküldü Hastalıktan ve açlıktan ayastefanos'taki anlaşmayı bize merhametten yapmadılar tükendiler oradan buraya gelecek halleri yok bu şehrin içine girseler burayı nasıl tutarlar belli değildi zaten Avrupa'da müsaade etmedi Rusya'nın Balkan haritasını öyle düzelt mesine Yok öyle şey Bulgarlar bile istemiyordu O kadarını hemen

28:04 Berlin'de kongre topladılar Ondan sonra kurulan yarı müstakil Bulgaristan'da Başbakan Bizim ifademiz de reisi müdür stanbul gayet güzel kazık atmaya başladı Rusya'ya bunun için büyük Komiser yani Rusya'nın yüksek komiseri konay raporlarını kitaplarını okuyabilirsiniz çok enteresan bilgiler vardır oradan onun kızı biliyorsunuz Alexandra kollontay komünist oldu Sonra Sözde ve sovyetlerin ilk kadın Büyükelçisi aynı zamanda bütün dünyadaki ilk kadın büyükelçi oluyor yani o enteresan bir yapılanmadır Eee Babası da

28:51 öyleydi yüksek Komiser di çar adına Bulgaristan'ı çok seviyor fakat Eee bütün oradaki başarısızlıkları anlatıyor Abdülhamit Han devletler arasında oynamayı tercih etmiştir bu çok önemlidir İngiltere'den nefret eder Fakat İngiltere'nin en kalabalık en zengin leading industrial Country dedikleri Öncü Sanayi Devleti olduğunu tasdik eder Bunun üzerinde durur ama derhal alternatifini Arar İngiltere'nin karşısında almanya'dır yükselen kuvvet Almanya'yı tesir etmiş bu çok

29:37 açık Avusturya macaristanla hiçbir şekilde öyle fazla bir ilişkisi yok olmasına da lüzum yok çünkü Avusturya geriliyor kiks antlaşmasından beri şile'yi zaten bıraktı şeye Eee Almanya'ya Sanayi sadece da var ülkenin içindeki işçi sınıfının durumu hiç iyi değil yani bütün Avrupa'da sefalette Rusya'dan sonra gelirdi şeyler eee Avusturya işçi sınıfı birinci harbe hiç güveneceği bir işçi tabakasıyla girmedi Almanya'dan çok farklı bir de Rusya var tabii

30:25 Rusya Berlin Anlaşması sonra akıllı gorçakov da işare ettiği gibi işaret ettiği gibi boşuna darb ettik dedi ve 3 Aleksandr 2 abdülhamitle gayet gizli gayet örtülü Fakat artık kesince kesinlikle düşmanca olmayan bir sulh dönemine girdi zaten adı sar mirit Savaş arayan his dedikleri sulh arayan sulçu sulh sever Çağdır Rusya'nın savaştan çok yapacağı şeyler vardı fabrikalaşak attı Demir yoluna o başladı

31:13 trans sibirya'ya hemen hemen de o bitirdi Eee işte Ziraat düzeltmeye çalışıyor çok zor Rusya çok acayip bir makinayı düzeltilmesi çok zordu ve bu dönem hem de tabii paralel reformlarla da Türkiye yürüyordu Osmanlı İmparatorluğunun bu 1880 ve [Müzik] 190812 dönemi büyük atılımlarla doludur Bürokrasi modernleşmiş ihtisaslaşmış eğitimde gelişmeler vardır tıpta gelişmeler vardır ziraatta gelişmeler vardır ama ülke haciz

32:00 altındaydı Bunu hiçbir zaman unutmayalım hazinemiz büyük sıkıntıları vardı Bunlar maliyeden anlayan bir idare ve padişahın zamanında kısmen düzelmiştir ama Türkiye artık savaştan kaçınan bir ülkeydi 1 Cihan harbine hiç istemeden giren tek devlet biziz yani büyük devletler arasında çok büyük bir orduyla girdik 1 milyon asker topladık ilk defa en kalabalık Ordu Almanya'nın iydi 9 milyon Rusya 5 milyon topladı 5 milyon topladı ama 3 askere bir tüfek

32:45 hesabıyla üç askere bir tüfek hesabıyla e bizim teçhizat daha iyiydi e Fakat bu 1 Cihan Harbi bu şekilde bitmiş oldu bu çok önemli 4 Sene boyu Britanya İmparatorluğu'nu tuttuk şimdi manzara açıkçı ortadadır 1 harbin sonunda büyük bir federasyon gerçek anlamda bir imparatorluk olan Bizimki ve Avusturya Macaristan bitti Rusya da bitti ama onu komünizm tekrar diriltti bir müddet daha ayakta tuttu Eee Almanya yenildi milli bir devlet etti bildiği maceraya devam etti İngiltere ve Fransa bile pirus

33:33 zaferiyle çıktılar yani yargun bitkin çıktılar ve bir daha Eski dünya yerini alamadı sözümü bitirmeden evvel şu konuda duracağım 1 Cihan harbinden ve Abdülhamit evvelde Neydi Osmanlı İmparatorluğu giriş Osmanlı İmparatorluğu modernleşen bir imparatorluk Bizde bir ara moda olan hem muhafazakar hem solcu çevrelerde tanzimatın bir ihanet bir soytarılık bir maskaralık olduğu tipindeki yorumun geçerli yanı yoktur zannediyor musunuz ki Tanzimat döneminin büyükleri sizlerden daha a

34:21 muhafazakar sizlerden daha az milliyetperver sizlerden daha az fakir fukarayı gözeten vicdansız adamlardır böyle bir şey söz konusu değil bunlar hepsi yanlış abartmalar Tam manasıyla bir endüstriyel reformu yapmadılar Çünkü korktular İngiltere'nin ve Fransa'nın Sefil işçi kalabalıkları sefille Şen ve aç kalan köylüleri onları korkuttu istemediler loncaları Dağı atmadılar onun için türkiye' işçi tabakası alt tabakası hakikaten fakirdi ama açlıktan ölecek kadar sefil olmadı bizde büyük açlık ve

35:07 kıtlık yılları olmadı ve insanlar geleneksel hayatlarını geleneksel fakir hayatlarını sürdürebildiği Fransız romanını İngiliz romanını dostoyevski'yi okursanız Rusya'yı O tip bir hayat bir çöküntünün bu topraklarda pek olmadığını görürsünüz muhafazakar bir millet söz konusudur o değerler içerisinde kendisini fakirlik ve yoksullukla yoksullukla yokluk değil yoksullukla çözüp götürebilmek dedir bu en önemli şeydir böyle bir toplum Alman işçi sınıfının refahına sahip olmadığı

35:54 halde göreli refahına 1 harpte Aynen onlar gibi savaşa girmiştir ve savaşın sonuna kadar dayanmıştır bu Ordu çözülmemiş mesela Rusya ordusu gibi çözülmemiş bu çok önemli bir şeydir bunların üzerinde tahlilimi yapmak zorundayız bu imparatorluk Müslüman bir imparatorluktur bazı şeyleri kabul etmemiz mümkün değildir modernleşmeye rağmen Mesela bizim beyoğlunda sefaret balolara gidenler çok fena alay ediyorlar İranlılar ve Türkler y diyorlar koca koca devletli sefirler Madam larıyla hop hop zıplayıp oturuyor

36:41 ne Z zıpırlık bu diyorlar yani o zaman kadril vardı Hiç seyrettiniz mi kadril böyle partneriyle birisi erkek böyle de biri geliyor dörtlü ellerini böyle yapıyorlar hop hop zıplıyorlar yani şey gibi Rock and rollan daha komik bir şey baktığın zaman yakışmıyor Tabii devrin şeyine falan e bunlara bu komik görünüyor yani komik göründüğü adamlar da Fransızca Fransızca çok iyi biliyorlar Yani sefaretler bulunmuşlar bir Mehmet Emin Ali paşamız var Fransızcayı burada sökmüş muhteşem bir sil Martin diyor ki tabii diyor Elif Fransa'da okuduğu için benim kadar

37:26 düzgün Fransız var diyor Fransa'yı görmemiş bile Fukara kapıcının oğlu Mısır çarşısında kalemde çözmüş yani ve ilerletmeli de Viyana'da ha Paris'te değil göremedi ki Fransa'ya adam harici Nazır olduğu zaman da Sultan aziz'le gidemedi vekaleten burada kaldı geziye Yani bu çok enteresan bir şey yani ne kadar o kalemde insanlar yetişiyor ve sıkıntı çekiyor mesela dern hayran Türk diplomatlarına ziyaretçi defterine portresini çizdirdiği adamlar o para yani öyle Şimdiki gibi defter imzalatmaya benzemiyor genellikle Bizimkiler Ben Viyana sefare imizde bir

38:13 ara duvarda ismi var sadece Aa dedim Onun resmi var mı Et'in misafir defterinde gidin bakın hakikaten çıkardılar oradan duvara resmini koydular Çünkü itibar ettiği adam zeki insanlar mesela keçecizade Fuat Paşa geldiği zaman o bir genellikle yaltaya çar tatile geldiği zaman hoş geldiniz giderler Mücavir ülke çar çekinir miş ondan gidiyor mesela Bir keresinde çay ikram ediyor çar içe bu çayı alıyor böyle başlıyor içmeye şeker istemez misiniz Paşa diyor şeker O zaman çok pahalı bir şey ve böyle sorulabilir

38:58 Şekerin adı Fransızca sükür kandiye Girit şekeri ha isterim severim ama Girit şekeri olmasın diyor Girit meselesini kurcalamayın demeye getiriyor Aman diyor çok çekiyor Paşa rica ederiz falan o konu konuşulmayacak burada falan diyorlar yani böyle bir şey adam mesela çok meşhur şeyi var protokol müdürü olduğu için ABD geç sırasında işte önden gidiyor Tabii geliyor padişah Sultan geliyor diye e geldiyse geldi diyor şimdi o tesle mi uğraşacağız falan 3 Napolyon çok ağzı bozuk avami bir herif Fransızcası da çok

39:44 iyi değildir yani mesela meten çok daha iyi bir dikte vardır meşhur merime diktesi 40 tane hata yapmış 3 Napolyon bir sayfada met bir çok yeni kelimeler olduğu halde böyle kaba bir herif böyle işte diyor beklesin yani şimdi Onla mı uğraşacağız gibi laflar ediyor sonra bizden uyanıyor ki herif orada keçecizade keçecizade duyduğu için Aman diyor Paşa bunlardan bahsetme diyor Majeste Sultana diyor Ha etmem etmem Onun size söylediklerini hiç anlatıyor diyor Böyle cin gibi bir adam yani şey bunlar son derece Zeki fransızcayla oynayan falan insanlar

40:31 Ahmet Vefik Paşa mesela boğazda beyaz kayıkla gezmeye başlıyor sefir beyaz kayık saltanat kayığı dır padişah İhtar ediyorlar terbiyesiz adam Hiç aldırış bile etmiyor ha öyle mi bizimki de arabasını beyaza boyatıp gezmeye başlıyor Paris'te O da İmparatorun arabası Ortalık birbirine giriyor Par gelirken bunu değiştireceksiniz atun rengi diyor Sizinki kayıkla gezerken kalıyor da ben niye değiştireceğim diyor karşılıklı değiştiriliyor böyle şeyleri Biliyorlar yani öyle karşımızda Budala işte Tanzimat paşası marputçu sefir falan yok Bunlar açık Fakat bu devletin Tabii Hem

41:18 bir çekincesi var o medeniyete girme karşısında hem onların var Buna rağmen duvarlar yıkılmıştır suan Abdülaziz Avrupa gezisine çıktığı zaman Marsilya'da kendi bestelediği marşlarla karşılanıyor Nasyonal emperyal amen Yok henüz Dover da İngiltere toprağına adım attığında aynı şey ve kraliçe Victoria O gezide Veliaht Murat Efendi'yi çok beğeniyor boylu bosslu bir adam piyano çalıyor güzel Fransızca konuşuyor çok güzel dans ediyor torunların bir kızcağızı kakalamak kalkıyor çok enteresan bir şey bu dikkat edelim bak yani sizin Victoria dediğiniz

42:06 nedir durumu neydir unvanı ne Efendim Britanya imparatoriçesi İngiltere skoya kraliçesi falan filan ama asıl bir unvanı var onu bilmek lazım protector of the fai kilisenin başı Yani bir nevi halife böyle gidecek de torununu E şeye elin efendime söyleyeyim Müslümana dayayacak ama oluyor bu istiyor Tabii keçecizade çok seviniyor padişahımız da geliyor Çık çık çık Tövbe estağfurullah cevap çok isabetli bir seçim Çünkü kızı Alman imparatorundan yani wilhelm'in

42:52 babasıyla evliydi hiç iyi bir evlilik olmadı yani Britanya şeyini pek sokmak istemezler saraylara mesela Ruslar her zaman için Almanya'daki hanedanları tercih ederler son çarın bile aldığı prenses hess darmstad prensesi Tabii bütün Avrupa Bütün Avrupa aslında bir Alman hanedanı olan İngiltere ile akrabayı çar da Alman İmparatoru da İngiltere Kralı da kuzendir kardeş gibi birbirlerine benzerler Eee çarın karısı da aslında torunu victoria'nın düğüne geldi

43:38 bunlar bir tarafta padişahla Şah öbür tarafta aradakiler sayması da olur bir takım krallar falan bizim bu sergi albümü çıkıyor Orada bir tablo var devrin hükümdarları diye o size bu manzarayı yani fr yf Rus Çarı ve ortalarında da şey e doğrudan doğruya çarın kendisi Bunlar hepsi bir üç Grup Alman İmparatoru bir köşede şeyle Sultan Abdülhamid ön tarafta yanında biraz arka planda şe şey

44:25 Şah tahmas diyeceğim son kaçar hanedanından Eee o İstanbul'a da geldi Onun şeysi var portresi var bu bu şekilde gidiyor E çok enteresan bir görünümdeki Osmanlı sultanları Majeste emperyal Sultan tahtları itibarıyla devletler ailesinde bir yerleri vardır protokolda bir yerleri vardır o zaman herkes büyükelçi değildi Türkiye Rusya

45:11 avusturya-macaristan 1870 sonra Almanya 61'de sonra birleşik İtalya ve tabii britanya'nın büyükelçileri vardı İspanya'da vardı fakat biz İspanya ile birbirimizi büyükelçilik düzeyinde tanımadık Rusya'yla da büyükelçilik seviyesinde tanımamız Berlin kongresinden sonra oldu bu önemli ama büyükelçi bunlardı birbirleriyle büyükelçi teati ederler konuşup kararlar alırlar ortak öbürlerinin hepsinin elçileri vardı İsveç'in Belçika'nın Hollanda'nın bile onlara tebliğ edilirdi kimse bir şey sormaz

45:58 bu yeni eski bir dünyaydı Bugün artık öylesi yok bu dünyanın içerisinde Bizim tek dikkat edeceğimiz şey dengeyi dengeye dikkat ederdik ve kaçınılmaz olarak da bu böyle olmuştur Bu dengenin sayesinde Biz 1908 Hatta 11 12 Balkan Savaşı'na kadar geldik şu olsaydı bu olsaydı diye tarih yapılmaz her zaman yöntem olarak bilgi olarak insanı batırabilir fakat şurası bir gerçek ki Eğer bugün bütün dünyada Ortadoğu'da İslam dünyasında sağlam hariciye bürokrasisi

46:45 ordusu polisi ve bazı kurumlarıyla ayakta durabiliyorsa bilimin ve tekniğin bazı dallarında çok önde gidebiliyorsan bunlar hiç şüphesiz ki hepsi uzun bir tarihin ve bilhassa modernleşme dönemimizin son 3 Asrın ürünleridir Ben burada sözü kesmek isterim sabırla Dinlediğiniz ayakta kaldığınız için bu havada saygılarımı sunuyorum Eee Çok teşekkür ediyorum dinlediğiniz için sağ olun ah

47:31 [Müzik]

Share

YouTube Video Özetleri