0:00 Gençler, ortalama bir YKS öğrencisi yani standart bir YKS öğrencisi bu sınava nasıl hazırlanıyor? Video izliyor. Videoyu izlerken sadece video izliyor. Başka hiçbir şey yapmıyor. Video izledikten sonra soru çözmeye başlıyor. Sorularda çözebildiği soruları çözüyor. Çözemediği sorularda da doğrudan gidiyor, video çözümünü izliyor. Video çözümünü izledikten sonra da hiçbir şey yapmıyor. Sonrasında da bunları tekrar ederek çalışmalarına devam ediyor. Bakın en kibar tabiriyle söylüyorum. Bu şekilde bu sınavda hiçbir gelişim gösteremezsiniz ve hiçbir şekilde refinize ulaşamazsınız. İnsan beyni yani bizim beynimiz yapısı gereği aktif öğreniyor. Yani bizim öğrenebilmemiz için denememiz lazım, yanılmamız lazım. tekrar denememiz lazım, uğraşmamız lazım, zorlanmamız lazım. Ancak bu şekilde biz bir şeyler öğrenebiliyoruz. Fakat benim az önce anlattığım sırada dikkat ettiysen sen sürekli pasifsin. Yani hiçbir şekilde aktif öğrenme gerçekleştirmiyorsun. Hiçbir şekilde beynini zorlamıyorsun. Ders dinlerken sadece dinliyorsun. Soru çözerken sadece basit soruları çözüyorsun. Çözemediğin
0:45 sorularda doğrudan video çözümü atlıyorsun. Ve video çözümlerde de sadece dinliyorsun. Yani vurguladığım kelimelere dikkat ederken sen aslında yaptığın çalışma aşamasında sadece dinliyorsun ki bu da inanılmaz pasif bir şey. Yani senin çalışma sistematiğinde aktif hiçbir şey yok. Beynini hiçbir şekilde zorlamıyorsun. Düşmüyorsun, kalkmıyorsun. Uğraşmıyorsun, debelenmiyorsun. Bak dediğim gibi zorlamıyorsun kendini, beynini zorlamıyorsun. Aktif bir öğrenme gerçekleştirmiyorsun. Ve sadece dinliyorsun. Ha bir de şöyle bir şey var. Zaten bu sistemin berbat olmasının yanında bir de dersin demek sadece yani sadece dinlemek çok kolay bir şey. Tamam mı? Çok kolay bir şey olduğu için birçoğunuz ders dinleyerek kendinizi ders çalışıyorum diye kandırıyorsunuz. Yani hiçbir gelişim göstermiyorsunuz. Hiçbir şey öğrenmiyorsunuz ya da düzgün efektif bir şekilde öğrenmiyorsunuz. Fakat arkada ders videosu açık olduğu için veyahut çözemediğiniz her soruda işte video çözüme koşup video çözümü dinlediğiniz için kendinizi iyi hissediyorsunuz. İşte kronometrede saatleriniz artıyor, ders çalışıyormuş
1:30 gibi hissediyorsunuz ve bu şekilde vicdanınızı rahatlatıyorsunuz. Ancak bizim buradaki amacımız vicdan rahatlatmak değil. Bizim buradaki amacımız iyi bir şekilde öğrenip netlerimizi yükseltip istediğimiz okulu kazanmak ve istediğimiz hayatı dolaylı olarak elde etmek. Değil mi? Bu yüzden senin burada gösterdiğin pasif öğrenme yani senin burada gösterdiğin kolaya kaçarak vicdanını rahatlatma bu metodu, bu sistematik berbat bir sistem. Zaten bak şunun berbatlığını buradan anlayabiliyorsun. Bana Türkiye'de şu anda sınava hazırlanıp video izlemeyen, soru çözüm izlemeyen bir tane genç söyleyebilir misin? Yok. Hepiniz zaten video izliyorsunuz. Herkes aynı kanalları izliyor ya da benzer kanalları izliyor. Hepiniz yapamadığınız soruların soru çözümlerini izliyorsunuz. Bak dikkat edersen herkes zaten aynı patikayı izliyor. Eğer ki bu patika sadece tek başına başarıya götürseydi bunu yapan herkesin belli bir şekilde bu sınavı yapabiliyor olması gerekirdi. Ancak elimizdeki senaryo bildiğiniz üzere bunun tam tersi. Yani buradan zaten şu sonuca varman gerekiyor. Sadece bunları yaparak pasif öğrenmeyle
2:16 dinlenmeyi öğrenme metodolojisinin temeline koyarak hiçbir yol kat edemezsin. Bunları yapacaksın, yapmayacaksın demiyorum ama bunların yanına beynini aktif öğrenmeye itecek şeyleri yapman gerekiyor. Yani çalışma sistemini kaba tabirle düzeltmen gerekiyor. Aksi takdirde video başlığında yazdığı üzere sadece ders dinleyerek asla ilerleme katedemeyeceksin. Peki eleştirdik. Eleştirmek kolay. Biraz da yapıcı olalım. Bu sistemi nasıl düzelteceğiz? Yani yanlışları söylemek kolay. Önemli olan zaten yanlışları doğruya çevirmeyi anlatmak. Başlayalım. Bir şimdi videoyu dinliyorsun, ders dinliyorsun ve dediğim gibi sadece dinliyorsun. Yani bir dizi izler gibi, bir film izler gibi oturuyorsun ve bu şekilde sadece dersi dinliyorsun. Bunu acilen terk etmen lazım ve buradan çok daha aktif bir öğrenme sistemine geçmen lazım. Bunu nasıl yapabilirsin? Ben sana en güzel yolunu söyleyeyim. Diyelim ki fizik dinliyorsun. Diyelim ki Özen Aykan açık işte bir konuyu anlatıyor. Hoca orada bir formülü türetti. Yani bir formülün nereden geldiğini sana anlattı. Hemen durduracaksın videoyu. Önüne bir kağıt
3:01 alacaksın veya tabletini alacaksın. Sen de aynı adımlarla o formülün nereden türetildiğini uygulayarak kendine göstereceksin. İki tane öğrenme şeklinin kalıcılığı arasında dağlar kadar fark var. Birinde sadece dinliyorsun, beynin komple pasif. Birinde hocayı dinledikten sonra durduruyorsun ve hocanın sana gösterdiği adımları uygulayarak formülün nereden türetildiğini kendi ellerinle, kendi işlemlerinle tekrardan yapıyorsun. Bir başka örnek mesela biyoloji dinliyorsun. Diyelim ki hani fizik kadar böyle işlem yaparak beynini aktifleştiremeyeceğin bir şey ya. Hocam sana orada bir alt başlığı bitirdi. Yani bir ders videosunda diyelim ki be tane alt başlık oluyor. Bir alt başlığı hocam bitirdi. Tamam mı? anlatmayı bitirdi. Durdur o videoyu ve hocanın oraya kadar anlattığı kısmı kendine bir daha anlat. Gerekirse bir ayna karşısına geç. Ayna karşısında anlatmak bu çok daha etkilidir. Hatta yapabiliyorsan git evden birine, yurttan birini al karşına onu anlat. Bu en etkilisidir. Yani bak sıralıyorum. Kendini anlatmak, ayna karşısına anlatmak, gidip birini anlatmak. Bunlardan herhangi bir
3:47 tanesini yapabilirsin. O alt başlığı öğrendin ya mesela dolaşım sisteminin bir alt başlığını öğrendin. Orayı hoca videoda bitirdi. Durdur. Aynanın karşısına da geçebilirsin. Masada da bakabilirsin. Deli gibi ya. Odanın içerisinde bildiğin kendine bunu anlat. Hocan sana nasıl anlatıyorsa sen de üzerine kendine bir daha anlat. Eğer zaten sen onu kendin anlatabilecek kadar öğrenmişsen yani bunu pratik yaparak onu kendini anlatabilecek kadar öğrenirsen bir daha onu unutma şansın yok. Ya da diğerine göre yani diğer sisteme sadece dinle geç sistemine göre çok daha zor unutacaksın ve de bu şekilde bilgileri öğrenirsen dediğim gibi çok çok daha kalıcı olacak. Bu anlattığım şekilde dersine göre aksiyonlar alarak ne yapman gerekiyor? Pasif öğrenmeyi aktif öğrenme haline getirmen gerekiyor. Ve de dediğim gibi sadece dinlemekten o sadece dinleme modundan beynini çıkarıp beynini zorlaman gerekiyor. Hırpalaman gerekiyor. Öğrenmesi için onu teşvik etmen gerekiyor. İkincisi oldukça basit. İlki kadar etkili değil ama bu da çok etkili. Not almak ya çok basit bir şey. Bak önüne bir tane bir kağıt al. Bir
4:33 tabletini al. Hocan anlatırken not al. Yani her dersten not alabilirsin. Önemli yerlere not alabilirsin. Bak illa bir böyle not modülü tutman gerekmiyor. Yani illa defter defter not tutup hani sonrasında tekrar etmeye yönelik bir şeyler yapman gerekmiyor. Sadece dersi dinlerken bir şeyler karalamak bile hocanın söylediklerini önemli yerleri yazıya dökmek bile beynini pasiften aktive döndürüyor. Öğrenmeni pasiften aktife döndürüyor ve bu şekilde çok daha iyi öğrenmiş oluyorsun. Hele sen bir de bunu birinciyle birleştirirsen yani not almayla o dediğim gibi anlatma metodunu ya da işte kağıt üzerinde formülleri tekrar tekrar türetme metodunu birleştirirsen inanılmaz kalıcı öğrenmeye başlayacaksın. Ha şimdi diyeceksin ki a bir tane ders videosu var. Örnek veriyorum 30 dakika. Ya ben zaten bunları yapsam o video olur bir saat. Ama bak sen onu bir kere öğreneceksin. Diğer türlü hem tekrar tekrar dinlemek zorunda kalıyorsun hem de tekrar tekrar dinlesen de net çıkaramıyorsun. E ne işe yaradı ki? Ne işe yaradı? 30 dakikalık videoyu 30 dakikada bitirsen de bitirmesen de net
5:18 çıkaramadıktan sonra benim sana anlattığım şekilde bir kere konuyu çalışırsan bak bir daha üzerine düzgün de tekrar yaparsan hiç unutmayacaksın. İçselleştirerek öğreneceksin. O yüzden zaten şu anda çok vaktin var. Yani çok erken bir noktadayız. Öğrenmeni buraya çevir. Bir kere dinlerken fazla zaman harca fakat bir kere sapa sağlam öğren. Bir daha da unutma. Bir üçüncüsü dersi anlattığım şekilde dinledin. Geldin sorulara. Sorularda kolay sorular için değil ama orta zor sorularda kendini anlatarak çöz veya bir kere çözdükten sonra kendini anlatarak bir daha tekrar et. Bak burada şundan bahsediyorum. Soruyla karşılaştın. soruyu çözdün ama çözerken şunu hissedersin ya bazen. Soru böyle orta seviye bir sorudur. Zor bir sorudur. Çözersin ama tam olarak böyle nereden geldi bu soru? Nasıl çözdüm? Hani sonuca ulaştım ama nasıl oldu? Tam böyle idrak edemezsin. Böyle belki %70'ini anlarsın ama birazcık bir kısmı böyle blurlu kalır ya. O tarz sorularda soruyu bir daha kendine anlat. Ha bak şöyle cümleler kurabilirsin. Ciddi söylüyorum. Bunu sesli bir şekilde yaparsan hatta çok daha iyi olur. Soruya
6:04 şuradan başladım. Buradan şu bilgiyi yakaladım. Böyle bir kural vardı. Bu kuralı kullandım. Buradan şuraya geldim. En son bu şekilde formülize ettim. Soruyu bitirdim. Anladın mı demek istediğimi? Bunu sesli yaparsan harika olur. Sesli yapabiliyorsan, sesli yapamıyorsan içinden yapsan o da kafi. Yani yeter ki orta ve zor sorularda soruyu bir kere çözdükten sonra tekrardan içinden de olur, dışından da olur. O soruyu kendin anlat. Kendini anlatarak bir daha çöz. Oradaki adımları kafandaki düşüncelerde bırakma. Sesinle somutlaştır. Yani bak böyle adımlar izledim. Bunları kullandım ve bu şekilde bu sorunun sonucuna gittim de kendine. Bunların hepsi bak verim meselesi. Böyle bir soru çözmen dümdüz belki bir kısmını anlayarak hani şansa bala çözdüğün üç soruya, dört soruya denk olacak ve bunların hepsi senin öğrenme kalıcılığını çok arttıracak. Bu şekilde öğrenirsen belki biraz daha yavaş ilerleyeceksin ama çok emin adımlarla ilerleyeceksin. Dördüncüsü ve bu anlattıklarım içerisinde bence birincisiyle beraber en önemlisi yani 2 ve 3 de güzel adımlar, güzel taktikler ama 1 ve 4 yani ilk anlattığım ve bu
6:51 anlatacağım inanılmaz önemli. Şimdi bak, bir soruyu çözemedin. Yani soruyu çözemedin demek şu demek. Senin önünde altın madeni var. Çünkü senin çözemediğin sorular geliştirecek. Çözdüğün soru senin için sadece bir pratik oldu. Zaten biliyor musun o soruyu? O soruyu sen çözdün. Asıl öğrenme ne zaman gerçekleşecek? Çözemediğin soruda. Çünkü çözemediğin soru sana bir şey öğretecek. Bir soruyu çözemedin. Video çözümünü açtın. Video çözümünü dinledin. Çözümü kapattın. Diğer soruya geçtin. Bak berbat. Berbat. Çözemediğin soruyu sadece bir kere video çözüm izleyerek öğrenemezsin. Sen ne yapman gerekiyor? Şunu yapman gerekiyor. Soruyu çözemedin. Video çözümünü açtın. Çözümü bir kere izledin. Çözüm izledikten sonra hemen kendin deneyeceksin. Bak hemen ardına çözümü kapattın, durdurdun. Kendin soruyu tekrar çözmeyi denedin. Burada iki senaryo var. Bir, soruyu çözdün. Soruyu çözdükten sonra da kendine bir daha sesten anlat soruyu. Çünkü bak çözemediğin bir soru. Oturması lazım. Zaten hızlı bir şekilde oturacak olsa çözemediğin bir soru haline gelmezdi. Anladın mı demek istediğimi? Çözemedin
7:36 ya. Videoyu izledin, durdurdun, çözdün. Bir de böyle üzerinden sesli 10 saniye, 15 saniye, 20 saniye geç sorunu. Yani aslında bir önceki adımı çözemediğin sorularda mutlaka uygula demek istiyorum. Çözemediğin soruyu kendin denedim. Bak çok iyi. Yani normalde oldu diye geçeceğin bir şeyin olmadığını fark etmiş oldun. Video çözümü aç. Bir daha dinle. Takıldığın yeri daha iyi dinle. Durdur tekrar kendine. Çözdükten sonra kendine 10 15 saniye anlat. Soruyu bitir. Tekrar burada diyeceksin ki yorumlara şu an yazıyor da olabilirsin. Sesli bir şekilde bana sövüyor da olabilirsin. Abi çözemediğim çok soru var. Ben her birine bunu yapsam kaç soru çözeceğim vesaire vesaire. Bak olay zaten verim. Olay zaten çözdüğün sorulardan maksimum verimi almak, bir kitaptan maksimum verimi almak, bir kitabın suyunu sıkmak. Sen bu şekilde çözdüğün zaman arkadaşın dört kitap çözerken bir kitapla, iki kitapla zaten aynı verimi yakalayacaksın. Ve bu sayede çok daha verimli bir şekilde çalışmış olacaksın. Çok daha iyi bir şekilde çalışmış olacaksın. Çalışmak demek, öğrenmek demek budur zaten. Çözemediğin
8:23 sorunun video çözümünü izledin, geçtin. Ben yarın o soruyu karşına koyduğumda sen onu zaten çözemeyeceksin. E sen çözemediğin bir soruyu yarın da çözemeyeceksen bu nasıl öğrenme? Bu nasıl ilerleme? Bu nasıl gelişme? Bizim zaten gelişim dediğimiz şey öğrenme, ilerleme nedir? Bugün yapamadığın şey yarın yapabilmektir. O yüzden senin burada aldığın aksiyonlar bugün yapamadığın şeyi yarın yapabilmek üzerine olmalı. Sadece vicdanını rahatlatıp geçmek üzerine olmamalı. Anladın mı demek istediğimi? Bunları yaparsan bak sınava herkes aynı şekilde hazırlanıyor. Tekrar söylüyorum. Eğer sen bunları yaparsan herkesin yaptığı benzer ve sabit şeylerin üzerine kimsenin yapmadığı şeyler ekleyeceksin ve bunlar birleştiği zaman kimsenin gelişmediği gibi gelişeceksin. Kimsenin ilerlemediği gibi ilerleyeceksin ve çok daha rahat bir şekilde hayallerine ulaşacaksın. Denklem bu kadar basit. Bak bu söylediklerimin doğruluğunu sen şuradan anlayabilirsin. Çevrendeki herkes aynı şeyi yapıyor değil mi? beni doğrula şimdi. Evet de, çevrendeki herkes video izliyor. Yapamadığı soruların soru çözümünü izliyor. Bunu
9:09 yapmayan bir kişi bile var mı çevrende? Yok. Peki realiteye dönersek hepiniz bu sınavı kazanabilecek misiniz? Hepiniz ilk 100.000'e ya da ilk 50.000'e, 20.000'e istediğiniz sıralamaya girebilecek misiniz? Hayır. Buradaki fark ne belirleyecek? Bariz bir şekilde herkesin yaptığı şeyler değil, değil mi? Buradaki farkı belirleyecek olanlar diğerlerinin yapmadığı, senin yaptığın ince detaylar. Ben de sana burada onları anlatıyorum. İşte eğer sen bunları uygularsan dediğim gibi hacme takılmazsan yani verimsiz niteliksiz hacim yerine kaliteyi ve verimi tercih edersen bunları uygularsan çok daha bak takır takır ilerleyeceksin ve de çok daha iyi gelişeceksin. Çok daha verimli bir şekilde hazırlanacaksın ve çok daha az hacimle çalışma hacmiyle demiyorum yani çok daha az soru bankası hacmiyle çok daha az soruyla çok daha yüksek etki göreceksin ve yoluna bakacaksın. Muhtemelen bunları dinleyenlerin çoğu da yapmayacak zaten. Bu bir klasik. Alıştık artık buna. Fakat dinleyenler zaten farkı görecektir. Ben bu videoların yorumlarına uzun süre sonra da bakıyorum. Ben 2 ay sonra, 3 ay sonra,
9:54 bir hafta sonra hatta çalışma metodolojisinin farklılığından dolayı o verimi artan öğrencileri göreceğim. Onlar zaten hani hedef kitle onlar. Fayda dokunmasını istediğimiz kişiler onlar. Sen de onlardan biri olabilirsin. Seviliyorsun. Görüş.