0:00 Bu hafta istifade ettiren fikirlerde 19 yaşında bir konuğum var. İsmi Serhat. 16 yaşında e-ticaretle tanışıyor. Türkiye'de kendi tekstil markasını kuruyor. Ve son 2 yılda 45 milyon TL ciroya kadar ulaşmayı başarıyor. Sadece kendi ürünlerini satıyor, kendi tasarımlarını pazarlıyor. Aslında herhangi bir pazar yeri de kullanmıyor. Kendi çabasıyla kendi internet sitesi üzerinden satış yapmayı başarmış ve işlerini de büyütüyor. Yani çok erken yaşlarda e-ticaretle tanışan ve bu işe merak sanan çok insan vardır elbette aramızda. yok değildir ki ben görüyorum. Eee ve Serhat gibi aslında birçok insanın da var olduğunu bildiğim için de Serhat'ın hikayesi birçok kişiye ilham olacak diye düşünüyorum. Hoş geldin. Teşekkürler. Hoş buldum. Önce bir seni tanıyalım. Serhat kimdir? Ben 2005 doğumluyum. İstanbul'da doğdum. 15 yaşında ilk e-ticaretle tanıştım. İlk
0:46 trendy yolda bir girişim denedim. Babam tekstilciydi. İşte kadın ürünleri falan üretiyorlardı. Konfeksiyon otelemiz vardı. O zamanlar oradan kalan ürünleri Trend Yoldan satmaya çalışıyordum. 15 yaşındayken. Aynen. Tam 15 yaşındaydım. O zaman annemin üstüne bir şahıs şirketi açmıştım. Oradan deniyordum. Bir tane, ik tane, 10 tane. Ama sonra işte kargo gecikiyordu, bir şey oluyordu. Hiç hiçbir şey bilmiyordum bu işe dair. Çünkü 15 yaşına kadar hep bilgisayar başında oyun oynayan bir insandım. 15 yaşındaki bir insan yani okulu vardır. Hani uğraşıları vardır vesaire. Yani ticaret çok böyle aklımda olmaz. Ya kişi eee doğuştan böyle ticaretle alakalı hani yoğrulmuştur. Hani öyle insanlar var. eee ya da işte ailesi maddi sıkıntıdadır. Hani bir çalışayım, para kazanayım da destek olayım kafasındadır ama eee neden nasıl böyle bir meraköle ya? Ailem hiçbir zaman beni aç ve açıkta
1:33 bırakmadı ama hep bir hayalim vardı. Seviyordum yani istiyordum bazı şeyleri. Mesela iyi bir arabaya binmeyi, iyi bir evde oturmayı yani tatil yapmayı, ülke gezmeyi çok istiyordum. Yani hep bunun hayaliyle yatıp kalkıyordum ve bir şekilde denedim, denedim ve oldu. İşte trend yoldan başladım, deniyorum ve zorlandım ve hiçbir şey anlamıyorum bu işten. Ne vergisi, faturası hiç bilmediğim şeylerdi. Sonra o işi bıraktım bir anda. Sonra sosyal medyayla hep işli dışlıydım. Hep takip ediyorum ne var gündemde ve o zamanlarda Türkçeler hep çok meşhurdu. İnsanlar şöyle oldu tam olarak aslında bir maske vardı. İnsanların hep satın almak istediği ama bulamadığı. Ben buradan başladım aslında işe. Bir gün o maskeyi ben de almak için araştırıyordum. Dolaba bakıyordum ikinci el yerlere falan. Ama nasıl bir maske? Yani örneğini
2:18 gösterebilirim telefondan ama ya böyle yüzü kapatan ekranda paylaşırız ya. Mesela yüzü kapatan şöyle o zamanlar rap'in biraz meşhur ettiği bir maskeydi. Ha anladım. Tamam gördüm. Aynen o tarz bir maskeydi. Ondan sonra dedim ki ben bu maskeden satın almalıyım. O zaman dinliyordum ve seviyordum. Bakıyorum o zaman 500 lira maske. Yıl 2021 iyi bir rakam. Bir maske için o kadar gücüm yok. Babama gösteriyorum. Diyorum baba bu maskeden yapabilir miyiz? O da konfeksiyoncu olduğumuz için yaparız. Dedi. Çok basit dedi. Sonra iki gün 3 gün 4 gün bir hafta boyunca bu maskeyi üretmekle uğraştık. Çünkü elimizde sadece fotoğrafları var. Yani kendisi bile yok. Sonra bu maskeyi ürettik. Baktım güzel oldu. Sonra başladım sosyal medyada işte rap sayfalarına yazıyorum. İşte rapçilere yazıyorum. İşte böyle bir maske var elimde üretebiliyoruz falan
3:04 diye. Oradan sayfayı kurdum. Saat gece böyle 1011 suları falandı. Hiçbir şey yapmadan bir iki sayfaya çekiliş verdim. 200 300 T falan verdim ona da. Pardon. Sayfadayken Facebook'ta sayfa açtın. Instagram'da açtım. Instagram profili açtım. Instagram profili açtım ve sadece bu maskeyi koydum. İki ü tane sayfaya reklam verdim. 200-300 T'den çekiliş olarak. Fotoğrafları nasıl çektin? Fotoğrafları da tamamen Shop'tan. Photoshop'tan yaptık. Bir de e maske ürettik ya. Kendi yüzüme koyup bildiğiniz sokakta çektim. Yani direkt böyle başladım. Sonra ilk gece 5 tane sipariş geldi. Bu bile çok iyi bir şeydi. Çünkü trend yolda denedim. Bir ayda 5 tane yapıyordum. Çok iyi falan oluyordu. Sonra bir gecede yani 11'de açıyorum. Sabaha kadar bir bakıyorum 5 tane sipariş gelmiş. Bu çok büyük bir şeydi o zaman benim için. Sonrasında
3:50 babamla konuşuyorum. Sipşan dün diye ses geldi. Evet. O yüzden bir sessiz olayım da sipariş sesleri gelmeye devam ediyor. Yani yalan değil. Doğru. İnandım şu an. Sağ olun. İşte ondan sonra babam şaşırıyor. Annem kavga ediyoruz. Annem hep okuyup doktor olmamı falan bekliyordu ama öyle bir becerim hiçbir zaman olmadı. Annemle bayağı büyük bir kavga ettik. Ondan sonra ertesi gün oldu. Elimizde bir tane maske var. Ürün yok başka. Gidip kumaş almamız lazım. Üretime geçirmemiz lazım. Babam arkamda ama her zaman diyor. Yap ne olursa olsun yap. Çünkü babam çöpçü de olsan ben senin arkandayım diyor. Sonra maskeyle devam ettim. Ya ilk gün 5 siparişti. Ertesi gün 15 oldu. Öbür gün 45 oldu. Böyle böyle ilerledi. 2 ay boyunca sadece maske sattım. Yaklaşık 10.000 1000 tane maske sattım. Hadi ya. Karlık
4:35 nasıldı? Ve maskede şöyle bir şey var. 30 liraya üretip 150 liraya satıyorduk. Kar marjı çok yüksekti. Havaleyle alıyorsun ödemeleri de. Yook. Shopier'den yapıyordum. Shopier'den yapıyorsun. Evet. Direkt Shopier'de iki tane maske modeli vardı. Herkes ondan sipariş veriyordu. Pardon bana Shoper şey gibi geliyor ya böyle çoğu fatura kesmiyor. Vergi ona da değineceğim zaten. Vergi kaçırıyor falan böyle. Tabii üstün alınma da. Yok. Şimdi ben o zamanlar zaten vergiye dair hiçbir şey anlamıyorum. Bilmiyorum. Sen de bilmiyordun onu. Evet. Ben şey zannediyorum otomatik kesiliyor falan. Hiç bilmiyorum ve yaşım zaten 15 16 yani çok yeni tanışıyorum. 2 ay geçti çok iyi paralar kazanmaya başladık. Baktım sadece maske var ya maskeyle nereye kadar ilerleyebiliriz? Bir yere kadar diye düşündüm ve kıyafet yapmayı düşündüm. Bir tane de Sweet tasarladık. Sonra Sweet'i sundum. O zamanlar Sweet'i
5:22 de 200 T'ye falan koymuştum. Ondan da bir yaklaşık mesela hiçbir beklentim yoktu ilk yaparken ya. O o da güzel bir talep aldı. Reflektörlü yapıyordum bir de o zamanlar. O zamanın modası tamamen reflektördü aslında. Reflektörlü ürünler çok kü sen modayı takip ettin aslında. Evet. O swit'le başladık. Yaklaşık o da bir ay içinde 100 tane sattık. Bu da çok iyi bir rakamdı. Maskeyi zaten, maskeden gelen sermayeyi her zaman tuttum. Çünkü aklımda artık bir swit yaptım ve güzel bir koleksiyon çıkartayım. 1520 model olsun oradan ilerlerim diye düşündüm. Bu sırada da işte yapıyorum. Hep rapçilerle tanışıyorum. O zamanın dinlenen. Mesela bir gün Uzi bana mesaj atmıştı tebrik etmek için. abi sağ olsun çok örnek oldu bana çok yardımcı oldu. Çok destek oldu. Bir maske istedi benden. Ben de işte
6:08 bunu yap işte ben senin arkandayım sen yaparsın gibisinden yaptım. O da çok güzel bir proje oldu. Oradan zaten hep Instagram'a kitle geliyor. İnsanlar daha çok tanıyor. Sana yönlendirdi yani. A çok iyi. Oradan zaten bayağı bir yönlendirme geliyor. Herkes artık yavaş yavaş tanımaya başladı. Maske sürecini artık birazcık dönemi de kapandı ve o zamanlar korona yeni bitmişti. İnsanlar hala maske takıyordu aslında. Birazcık da tarz olarak güzel geliyordu insanlara. Şu an bitti ama değil mi? Biteli 3 yıl oldu o serivüveniven işte 2021 2022'de bitti tamamen. İş başladıktan bir sene sonra. Bir sene şe baskı söyleyi. Böyle yani yani izleyenlere söylüyorum yani şu ticari zekaya bakın. Yani düşünüyor, izliyor sektörde yani ya da işte popüler olan ne var mesela onları takip ediyor. Diyor ki ya diyor bak diyor bu ürün gider diyor.
6:54 Düşünüyor ve onu yapıyor. Ya bunu çok az insan yapar. Birçok insan ne yapar biliyor musun? Ya bu satıyor mu? Tamam ben de bunu satayım. Yani yapılmışı yapmaya çalışırlar. Daha başkasının yaptığı pastadan pay almaya çalışır. Sen kendi pazarını yaratmışsın aslında. Çok fazla imitasyonumuzu ürettiler. Çok fazla. İşin 2inci yılında, 3 yılında çıktı. Sonra işte ilk Sweet'ten sonra ben bir koleksiyon hazırladım. 1520 model vardı. İşte ne yapıyorum? Gidiyorum TikTok'taki o zaman izlenen kişilere ürün gönderiyorum. Onlar ürünü giyiyor, video çekiyor. Oradan ürün yayılıyor da yayılıyor. Influencerlarla çalışıyorum. Onlara ürün yolluyorum. Onlar da giyiyor, yayılıyor. Sonra kendi kendine birazcık böyle bayağı bayağı ilerledi. Para da vermiyorsun onlara. Yook. Genelde ürün karşılığı ve çevremi de kullanıyorum. Ya bayağı da bir çevre
7:39 yaptım bir sene boyunca. Y influencer olsun, TikTokçu olsun bir sürü çevrem var. O konuda. Koleksiyon yapa yapa öyle ilerlettim. Mesela ikinci koleksiyonumda çakmalar çıkmaya başladı. Bir eşoman yaptım ve eşoman o kadar tuttu ki yani haftada 1000 tane satıyoruz. Eşomandan yaptım derken tasarımını kendi yap. Nasıl oluyor? Yani yurt dışından ilham alıyorum aslında. Yurt dışı markalarından kendi fikirlerimi de katıyorum. Öyle tasarlıyoruz. Kim dikiyor onu? Babam direkt tüm üretimde babamda bu sürede. Her şeyi. Tamamen bir aile şirketiyiz. Annemle kavga etmiştik. Annemle barıştık. Artık boş durunca hadi işine bak oğlum falan böyle oldu. Örnek veriyorum şimdi tişört yapacaksın şurada kanguru bir cep olsun. Sallıyorum şu an. Öyle bir tişört yapacaksın. Babana diyorsun ki, "Bak böyle bir model var." E bir de buna şöyle bir şey yapalım. Baban ona bakarak o tasarımı yapıyor.
8:25 Evet. Tabii. Yani şöyle ilerliyor. Eee, babama koleksiyonu sunuyorum. Diyorum, "Baba elimizde bu 15 tane model var. Üretmemiz lazım. İşte şundan şu kadar, şundan şu kadar ve çok az riskle yapıyoruz. Çünkü babam direkt babam olduğu için üretimin başında. Çünkü tekstilde şu var. Bir üreticiye gidersiniz o derkie 1000 taneden kar da geçirir. Sıkıntı. O yüzden babam mesela 50 tane de istesem yapıyor, 100 tane istesem de yapıyor. O yüzden kar pardon risk çok düşük. Yani 100 tane yaptırıyorum ya satmasa bile o model dağıtıyorum reklam oluyor da. Yani genel olarak zaten sistemi şu şekilde ilerletiyorum. Her modelden yüzer tane yapıyorum. Bir model zaten her modelin de tutması imkansız. Çok zor bir şey. Aralarından bir iki model çok tutuyor. Onlar işte 1000 b000 satınca devamını yapıyoruz, üretiyoruz. O şekilde ilerletiyoruz. Peki e şimdi 2023-2024
9:11 yılında 45 milyon ciroyla kapatmışsın. Şimdi 2025 yılı da şu an zaten devam ediyor. Şu an nasıl satışlar? Yükseldi mi? Şu an stabil hala stabil. Evet. Yani böyle bir yükselme, düşme yok. Tamamen stabil gidiyor aslında biraz. Aynen. Hatta 2023 ile 2024'e bakarsak 2023 çok iyi bir seneydi. O zaman birazcık daha 25 milyonun değeri vardı. Çünkü 2023'te 25 milyon sattıysanız 2024'te de 25 satınca bir enflasyon farkı olduğu için. Peki bir fikir vereyim. Hani konfeksiyonu kendiniz yaptığınız için. E mesela Trend Yol biliyorsun yurt dışına satış yapıyor. Mikro ihracat işte Arabistan'a mesela satış yapıyor. Orada mesela tutulan, sevilen işte erkeklerin giymeyi sevdiği tişörtler ya da ne kadınların giymek istediği elbiseler. O modelleri mesela yine örnek alıp hatta örnek alıp derken belki kendinden bir
9:57 şeyler katıp eee müşteri yorumlarını okuyup ya şöyle olsaydı daha iyi olurdu gibi yorumları da yakalayıp onun üzerine gidebilir misin yurt dışına satışına? Şöyle yurt dışına satışta bizim asıl yani satış yapmak istediğimiz yer Avrupa. Çünkü bu iş tamamen Avrupa'dan geliyor. Yani tarz tarzımız çok. İngiltere, Almanya, Hollanda bu tarz o ülkelere çok uygun. Tasarım olarak bakılınca da ilhamı oradan alıyoruz. Hep tamamen orayla çalışmam lazım. Çünkü oraya gidip gelmek bile sıkıntı. Yok yaparsın ya. Onlar tabii birazcık da zamanı var çünkü 19 yaşındayım ve çok da sabırsız ilerlemek istemiyorum. Yani sabrediyorum. Acelesi yok bence hiçbir şeyin. Çünkü bugüne kadar çokça şey yaptım. 20 tane ülke gezdim. Yani siparişlerle uğraştım ve ekip kurmak konusunda mesela çok geç kaldım ben. Ben ekip kurduğumda bir abim vardı. Ona
10:42 danıştım. O biraz anlıyordu bu işlerden. Yaklaşık bir 6.000 tane açık sipariş vardı. Yani ben artık ne yapacağımı şaşırmıştım. Yetişemiyorum. Tek başıma kargo yazıyorum. Kargoyu bile dijital makineden değil elimle yazıyordum. Hepsi Shopyer'den geliyor değil mi? Evet. Hepsi Shopyar. Ve onun yanına gidince dedik ki Shopyard'de siz fatura kesiyor musunuz? Abi ne faturası bilmiyoruz yani hiç bilmediğim şeylerdi. Oradan da güzel bir ceza yedim zaten. Onları da vergi dairesi mi ceza kesik gelir idaresi? Geriye dönük değil mi? Ne kadar ne kadar ceza dönü? Geri dönük çok mesela bir rakam merak ettim. O 10 milyon bantları. Yapma ya. Anladım. Güzel yani güzel bir ceza yazdılar. Şimdi ne yapıyorsun peki? Şimdi işte 2023'ün sonunda ICAS'a geçtim. Biraz rahatlıktı o zaman. İşte İKAS'a geçirdik tüm sistemi. Paraşüt sisteminden falan otomatik fatura
11:27 kesiliyor. Muhasebeci, limited şirket açtım. 18 yaşıma girdim bu sürede de. Tabii 2023'te direkt kendi üstüme bir şirket açtım. Zaten tüm vergi borçları anneme kaldı. Onun üstünden ödedik. Tamamen işi kendi üstüme geçirdim ve web sitesi kurduk işte IKAS'la beraber. Oradan başladık satmaya. İşte bir ekip kurduk. Ofis açtım. Müşterilerle ilgilenen olarak yani yaklaşık bir 10 kişi olduk bir anda. Kargoyla ilgilenen ayrı, depo ayrı, ofis ayrı. Peki, eee, seni nasıl yakaladılar vergi cezası kesmek için? Yani nasıl o, o dönemi anlatsana nasıl başarı? Şimdi şöyle bana ceza 2022 için geldi ve biz 2023'ün sonundaydık. 2024'e giriyorduk bir anda. Bir sabah bir uyandım vergi, vergi dairesinden yok direkt e-tebikat olarak yolladılar cezayı. Günden güne faize bindi tabii. Sadece 2022 için
12:13 yolladılar. E onun öncesi ya da 2023? Onun öncesinde zaten çok bir satışımız yoktu. 2021'in sonunda başladığımız için yani çok cüzi miktarlardı ama 2023 için de daha bir şey gelmedi ya. Geriye dönük yolluyorlar zaten. 2022'nin hepsini yolladılar. 2023'te gelir o zaman. Onu da bekliyoruz. Oynan gelir gelecek. Ya Shoper bizi hiç uyarmadı yani. Bayağı mağdur olduk o konuda aslında. Ve ben hiç işten anlamıyorum ve çevremde de işten anlayan kimse yok. Benim babam ticaret yapan biri değildi. Çevremde ticaret yapan bir arkadaşım yoktu ki. Ben lise okuyordum zaten. İşlerin 3. ayında liseyi komple bıraktım zaten. Açığa aldım. Açıktan mezun oldum. Üniversiteye de hiç gitmedim. Tamamen aslında bu tekstil ticaretle uğraşıyorum. Tamamen güzel yol yolun iyi tabii ama üniversiteyi tabii bir ara
12:59 bence şey yap açıktan bile olsa oku. Düşünüyorum ya. Yurt dışına gidip öyle okumayı düşünüyorum bu ara. Yani hep aklıma öyle şeyler geliyor. Çünkü bir yerde de artık şey oluyor. Hep iş, hep iş. Hayatım çünkü hep işle geçiyor. 15 yaşımdan beri sadece iş düşünüyorum. İşin içindeyim. Babamla birlikteyiz ama hep ondaki stres, bendeki stres bazen çok yoğun geçiyor. Çok yoruyor ve artık biraz diyorum okuyup normal bir sıradan okula gitsem birazcık da kafa dağıtmış gibi olurum aslında. Bazen gerekli oluyor. Normal. Bence de. Eee şimdi vergi konusuna tekrar geleyim. Bu çok tehlikeli bir şey gerçekten. Yani Shoper'da mesela çok mağaza var öyle satış yapan. Şöyle şahit oluyorum. Benim eşim işte alışveriş yapıyor bazen bir şeyler alıyor. Ben Instagram'da beğendiği butiklerden vesaire. Bazen bana linkini atıyor. Bir ödeme yapar mısın diye. Bakıyorum Shoper. E şimdi ürünü alıyoruz bakıyorum fatura falan
13:45 yok. Hepsi böyle bu arada. Evet hepsi öyle. Yani istisnasız Shoper'de satış yapan kimse fatura kesmiyor. 1000 mağaza varsa 10 tanesi kesiyordur. Kimse kesmiyor. Diyor ki ya bir şey olmuyor ki diyor. Ne olacak diyor. İşte örneği burada. Nasıl bir şey olmuyor yani? 5 sene bile geçse aradan bilgin olsun bu arada. 5 sene bile geçse geriye dönük mutlaka yakalıyorlar. Hele ki şu dönemde şu dönemde devlet affetmez çok sıkı tutuyorlar. İnanılmaz. Yani her kuruşun vergisi ödenecek. Yoksa ödemezsen diyor ben fazla fazla geri alırım. Şimdi sen normalde geriye dönüp baktığında 2 milyon ödeyecekken vergi örnek veriyorum 10 milyon ödedin mesela. Aynen. Bir de o zamanlar faturasız çalışmışız. Hep kumaş alıyoruz fatura almamışız yani. Yani bir adamlara bir şey de gösteremiyoruz. Tamamen kar gözüküyor. O zamanki yaptığımız ciro tamamen kar gözüküyor. Çok sıkıntıya girdik aslında. Yani bizi geriye atan çok durumlar oldu. Belki de işleri en başından bilgili olarak
14:31 başlasaydık şu anki durumumun 10 katını ulaşabilir. Baban ticaret yapan adam o. Bilmiyor muydu ya? Yok yani ticarette yok. Tamamen üretim yok ama şu an her şeyi yasala döktün. Üretim maliyetleri 2023'ün sonundan beri her şey çok çok yasal yani fazlasıyla vergiyi ödüyoruz. Güzel. Ya ben açıkçası buraya sen gelmeden önce bu mesajını bize yolladığın mesajı okurken işte dedim ki kesin dedim böyle Adidas, Nike, Puma bunların çakma ürünlerini yapıyor. Tişört, mişört, tekstil neyse eee çok var piyasada çünkü böyle yapan. Hatta biz video bile çektik öyle insanlarla. Çıkıp anlattı. Ben de çakma yapıyorum dedi. Sonra başına geldi bilmiyorum tabii ki de. O da ayrı bir cesaret bu arada ki uyardım ben ya dedim bak çakma satış yaptığını anlatıyorsun yapma falan. Öyle zannettim. Mes biz bu konuda çok mağdur olduk. Mert'deki toplancıların hepsi benim modellerimi ürettiler. Binlerce yani ben sıfırdan
15:18 kurulan bir Türk markasıyım ve globale rahat açılabilecek bir markayım. Türkiye'de zaten çok sınırlı markalar var. Yani kendi tasarımlarını satan. Ya çok önümüze taş koyuyorlar. Çok yani ben daha 19 yaşındayım. Benim hevesim bile kırılıyor. Her şeyim kırılıyor. Ama mecbur yine çabalıyoruz. Yani bir model yapıyorum tutuyor 5.000 10.000 tane satıyor bir tane sweet shirt. Bir bakıyorum önüne farklı bir yazı yazmış. Arka tasarım bizim ya da direkt bizim yani. Ne videolar var sana da göstereceğim abi. Yani dayı 70 yaşında butikte satıyor. Üstüne giymiş bizim takımı. Yani çok komik şeyler de var yani. Bana Van'ın bir köyünden bile bizim ürünün çakmasını attılar. Yani burada da fotoğraf çekmişler burada bile var diye. Yani bir ara o kadar modaydı ki yani her yere yayıldı yani. Bir Nike'ın çakması her yerde var ya bizimki de aynı öyleydi yani. Ben 50.000 tane
16:04 sattıysam 150.000 tane de çakmam satıldı. Hep zarar olarak dönüyor ama yani bu özellik tişört sana mı ait? Yok bana ait değil. Evet. Bunun tasarım da güzelmiş çünkü o yüzden dedim. Evet beğeniyorum sana. Valla tebrik ederim e Serhat. Çok güzel bir iş. Yani ben seni konuk ettiğim için çok mutlu oldum. Başka böyle bahsetmek istediğim tavsiyen varsa özellikle genç yaşta e-ticarete başlayanlara hani kulağına küpe olsun. Bence sen tavsiye verecek seviyedesin şu an. Sağ olun. Teşekkür ederim. Ya bence bir işe başlayacaklarsa hemen başlasınlar ve kimseyi dinlemesinler ve risk almaktan kimse korkmasın. Çünkü ben bu işe başladığımda cebimde 5.000 L ve bir kırık telefonum vardı. Nerelere gitti iş? Yani öyle bir şey olmuyorsa da çok zorlamaya gerek yok ama hiçbir zaman hayatta korkmaya da hiç gerek yok. Çünkü kaybedecek hiçbir şey olmuyor insanın bazen. Yani ne kaybedebilirim ki? Cebimde 5.000 L para var. Bir tane kırık
16:51 telefon var. Hiçbir şey yok aslında bakarsanız. Bence de kaybet yani. Ve kimseyi de kulak asmaya gerek yok. Yani bir iş aklında varsa o işi yapacaksın mecbursun. Ben hiç fikir almadım çünkü bu işi yaparken hep kendi fikirlerimle başladım. oldu yani bir şekilde. Tebrik ederim buraya geldiğin için. Sağ ol. Çok memnun oldum gerçekten de tanıştığıma. Birçok insan bence senden ilham almıştır diye düşünüyorum. Videoyu izleyenler için de şunu söyleyeyim. Eee, merak ettiğiniz böyle sorularınız varsa özellikle işte Serhat'la ilgili olabilir. Eee, ben kendisinden rica ederim. Hani video yayınlanınca takip eder, cevap da verir zaten. E, YouTube üzerinden. Yorumlarınıza o yüzden yazmayı unutmayın. Paylaşmayı, beğenmeyi de unutmayın lütfen. Kendinize çok iyi bakın. Hoşça kalın. [Müzik]