1) 8.Sınıf - Fen Bilimleri - Mevsimler ve iklim 1 - Barış ALTUNTAŞ - 2026

Kısa Özet

Bu videoda, mevsimler ve iklim ile ilgili temel bilgiler sunulmaktadır. Dünya'nın şekli, hareketleri ve eksen eğikliği gibi kavramlar ele alınarak, bu unsurların mevsim değişikliklerine etkisi açıklanmaktadır.

  • Dünya'nın şekli geoit olup, kuzey ve güney yarımküre olarak ikiye ayrılmıştır.
  • Dünya'nın dönme ve dolanma hareketleri mevsimlerin oluşumuna etki eder.

Mevsimler ve İklim Üniteleri

Video, mevsimler ve iklim konusunu ele alarak başlamakta ve öncelikle dünya şeklinin, yani geoit olarak adlandırılan yapısının açıklanmasıyla devam etmektedir. Geoit, kutuplardan basık, ekvatordan ise şişkin bir forma sahip olmasıyla tanımlanmaktadır. İki ana yarımküre olan kuzey yarımküre (KYK) ve güney yarımküre (GK) de burada tanıtılmaktadır.

Dünya'nın Hareketleri

Dünyamızın yaptığı iki temel hareket ayrıntılı olarak açıklanmaktadır. İlk olarak, dünya kendi ekseni etrafında dönerken 24 saatte bir döngü tamamlar. Bu hareket, gündüz ve gece uzunluklarını etkiler. İkinci olarak, dünya güneşin etrafında dolanma hareketi yapar ve bu işlem 365 gün 6 saatte tamamlansır. Dolanma hareketi, mevsimlerin farklı olmasında önemli bir rol oynar.

Eksen Eğikliği ve Mevsimler

Eksen eğikliği kavramı, dünyanın güneş etrafında dolanırken boynu bükük bir şekilde hareket etmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu eğiklik, geline güneş ışınlarının geliş açısını değiştirmekte, böylece mevsimlerin oluşumu üzerinde önemli etkileri olmaktadır. Örneğin, güneş ışınlarının daha dik geldiği bölgelere yaz, daha dik gelmediği bölgelere ise kış yaşatmaktadır.

Dönence Kavramı

Yengeç ve Oğlak dönenceleri, güneş ışınlarının en dik geldiği noktalar olarak belirlenmektedir. Yengeç dönencesi, kuzey yarımkürede güneş ışınlarının en dik geldiği en uç noktadır. Oğlak dönencesi ise güney yarımkürede benzer bir rol oynar. Ayrıca, güneş ışınlarının bu dönencelere hangi tarihlerde dik geleceği de açıklanmaktadır. Türkiye, Yengeç ve Oğlak dönenceleri arasında yer almadığı için güneş ışınlarını dik olarak alamamaktadır.

Summarize any YouTube video in seconds

Get summaries like this one for any video, in your language, with the free Summ app.

Download on the Apple Store
Get it on Google Play

Transkript

YouTube Transcript Generator

0:00 Selam genç arkadaşım. Fen Bilimleri dersine tam gaz başlıyoruz. İstersen birinci üniteyi ele alarak başlayalım. Mevsimler ve iklim ünitesi ile karşındayım. [Müzik] Öncelikle mevsimler ve iklim ünitesini ele almadan önce dünyamızın şeklini ve dünyamızın hareketlerini hatırlamamız gerektiğini düşünüyorum. Dünyamız biliyorsun ki evet dışarıdan bakınca yuvarlak küresel bir cisme her ne kadar benziyor olsa da dünyamızın şekli geoit olarak adlandırılıyor. Peki ne demektir geoit? Kutuplardan basık, ekvatordan

0:47 şişkin bir şekle sahibiz. Yani biraz yukarıdan basılmış, orta bölümden şişmiş bir halimiz var. Peki dünyamızı tanırken bilmemiz gereken şeyler ne? Öncelikle dünyamızın ortasından geçtiğini hayal ettiğimiz ama gerçekte var olmayan bir çizgimiz var. Bu çizgi ekvator çizgisi olarak adlandırılıyor. Ekvator çizgisinin üst kısmı bizim için kuzey yarımküre. Ben bundan sonra KYK olarak adlandıracağım. Alt kısmı ise güney yarımküre. Ben bundan sonra GK olarak adlandıracağım daha kısa olması adına. Peki hocam tamam. Ekvator bizi ortadan ikiye bölüyor. Üst kısmımız kuzey yarımküre,

1:33 alt kısmımız güney yarımküre. Peki biz neredeyiz? Türkiye çocuklar kuzey yarımkürede yer alan bir ülke. Peki ben her ülkenin hangi yarımkürede olduğunu bilmek zorunda mıyım? Hayır böyle bir zorunluluğumuz yok. Türkiye'nin hangi yarımkürede olduğunu bilmek zorundayız ama diğer ülkeler hakkında bilgi sahibi olmamıza gerek yok. Ya soruda bir ipucuyla ya da direkt söyleyerek bunu bize verecektir. Bu konuda kaygılanmana gerek yok. Peki hocam geoit şeklindeyiz. Tamam. Güzel. Ekvator'un üst kısmı kuzey yarımküre, alt kısmı güney yarımküre. Ama dünyamız hangi hareketleri yapıyor çocuklar? Dünyamız tam olarak iki hareket yapıyor. Bunlardan birincisi dünyanın dönme hareketi. Dönme hareketi

2:20 dediğimiz hareket kendi ekseni etrafında yapmış olduğu harekettir ve bu hareketi tam olarak 24 saatte tamamlar. O yüzden bu hareket sırasında gerçekleşecek olan her şey bir günle ilişkilidir. Yani evet sabah saatlerinde biraz daha serin olur. Öğlen saatlerinde daha sıcak oluruz. Sabah saatlerinde ve akşam saatlerinde gölge boyumuz uzun. Öğle saatlerinde gölge boyumuz kısa olur. Ama dikkat et hep söylediğim şeyler 24 saatlik zaman dilimi içerisinde gerçekleşip olup biten şeyler. Yani mevsimle alakalı hiçbir şey yok. Sadece bir gün içerisinde meydana gelen yani 24 saat içerisinde meydana

3:06 gelen olaylarla karşılaşıyoruz. İkinci hareketimiz ise dünyanın dolanma hareketi. Peki hocam dolanma hareketi nedir? Çocuklar biz güneşin etrafında bir dolanma hareketi yapıyoruz. Aslında sadece biz de yapmıyoruz şu an. Evet, bizi ilgilendirdiği için bu hareketten bahsediyoruz ama içerisinde güneş sistemi içerisinde yer alan tüm gezegenler aslında güneş etrafında bir dolanma hareketi yapıyor. Farklı zaman dilimlerinde gerçekleşiyor bu dolanma süreleri. Bizim yapmış olduğumuz dolanma süresi çocuklar 365 gün 6 saatte tamamlanıyor. Yani 1 yıl olarak adlandırdığımız bu zaman diliminde biz güneşin etrafında tam bir tur atıyoruz. Peki bu dolanma hareketi sırasında neler

3:53 değişiyor? Çocuklar bizim yıl içerisinde yaşadığımız tüm mevsimler yani yazımız, kışımız ilkbaharımız sonbaharımız yazın daha sıcak, kışın daha soğuk oluşumuz ya da yazın gölge boyumuzun kısa, kışın uzun olması. Bunların tamamı bu hareketle ilişkili diyebilirim. Ama hocam yaşadığımız tüm mevsimler sadece dünyanın dolanma hareketiyile mi ilişkili dersen tabii ki hayır. Burada çok önemli bir kavram karşımıza çıkıyor. Nedir o? Dünyanın eksen eğikliği. Hocam eksen eğikliği ne demektir? Ben bunu akılda kalıcı olsun diye sınıfta hep şöyle anlatırım. Dünyamızın boynu bükük çocuklar. Yani biraz boynu bükük bir

4:41 şekilde dolanıyoruz güneşin etrafında. Ne demek hocam bu? Biliyorsunuz ki çocuklar, tabii ki bu bir teori ama henüz %100 gerçek olduğunu kabul etmiyoruz. Ama gerçeğe en yakın teori olan Big Bang teorisine göre aslında güneş sistemi yekpe bir parçaydı. Sebebini tam olarak bilmediğimiz büyük bir patlamayla ki buna big bang dememizin sebebi bu. Büyük bir patlamayla gezegenler ve birçok gök cismini oluşturdu. Ama bu patlamayla beraber gezegen adını verdiğimiz gök cisimleri birbirinden uzaklaşırken belli konumlarda sabit kaldılar. Çünkü aralarında bir çekim kuvveti vardı. Ha bazılarının başımı bir gezegen gibi düşünürseniz eğer bazılarının çok büyük bir eksen

5:28 eğikliği yok. Düz gibi duruyorlar. Bazıları dünyamız gibi hafif bir eksen eğikliğine sahip. Yine başımı düşünerek konuşalım. Ama öyle gezegenler var ki konumuz değil ama yeri gelmişken söyleyeyim o kadar büyük eksenikliğine sahipler ki yan yatmış bir varil gibi dönüyorlar. O yüzden eksen eğikliği dediğimiz durum aslında dünyamızın bir portakal gibi düşünelim. Tepeden bir kürdan geçirdiğimizi düşünelim. Düz bir şekilde değil. Dersin başında da söylediğim gibi hafif boynu bükük şekilde hareket etmesidir. Peki hocam boynumuz ne kadar bükük? Hemen onu anlatmak için şu şekle dönüyoruz çocuklar. Bakın bu şekli ele aldığımızda

6:14 dönme eksenimizin aslında olması gereken nokta burası. Ama eğer eksenimiz olmasaydı burada olurdu. Peki şu an nerede? Bakın dönme ekseni ki dönme ekseni dediğimiz şey dünyanın kendi ekseni etrafında döndüğü çizgi sapmış durumda. Peki ne kadarlık bir sapma hocam? Tam olarak 23° 27 dakikalık bir sapmaya sahibiz. Hocam peki bu rakamı ezberlemek zorunda mıyız? Aslında değiliz. Yani kimse bize dünyanın eksen ekliği kaçtır diye bir soru sormayacak. Ama o kadar fazla bunu söyleyip duracağız ki istemeden de olsa sen bu rakamı ezberlemiş olacaksın. 23°

6:59 27 dakikalık bir eksen eğikliğine sahibiz. Ve bu eksen eğikliğine sahip olduğumuz için çocuklar yörünge düzlemimiz ne yazık ki dönme ekseniyle çakışık değil. Ne demek bu? Yani güneşin etrafında dönerken kullandığımız şuradaki kesikli çizgi ile gösterilen yörünge düzlemi normalde eksen eğikliğimiz olmasa şu çizgi şu eksenimiz buna tam çakışık olacak ken şu an eksen eğikliğinden dolayı biraz eğik durduğumuz için yörünge düzlemiyile dönme ekseni kesinlikle çakışık değildir. Bu da önemli bilgi. Lütfen unutma. Peki hocam tamam eksenimiz eğik.

7:45 Yani dünyamızın boynu bükük ama bu boynumuzun bükük olması ne gibi durumlara sebep oluyor? Yani bizi etkileyecek bir durum var mı? Evet var. Biz güneşin etrafında dolanırken çocuklar eksenimiz eğik olduğu için güneşin geliş açısı sürekli değişiyor. Yani şöyle düşünelim. Farz edin ki çocuklar şurada bir ısıtıcı var. Güneş falan olmasın. Başımı bir gezegen gibi düşün. Şunu da bir ısıtıcı olarak düşünün. Boynumu büktüm. Şimdi güneş ya da o ısıtıcı olarak kabul ettiğim nesne buradan çarptığında boynum bükük olduğu için sence bu alt tarafın mı daha çok ısınması gerekir, üst tarafın mı? Dikkat et ısıtıcı buradan vurduğu için alt

8:31 taraf güneş ışınlarını daha dik, daha küçük bir alanda toplayacaktır. E bu yüzden de daha çok ısınacaktır. Bak buradaki şekli beraber ele alalım. eksenimize ilk gördüğünüz üzere güneş ışınları şu şekilde gelmiş. Alt kısım dünyamızın eksen ekliğinden dolayı güneşe daha yatık baktığı için güneş ışınlarını daha dik alıyor. Yani A görselinde yer aldığı gibi küçük bir alanda toplanıyorlar. Ama üst kısma baktığımızda üst kısım daha eğik, daha kaba tabirle söylersek yalayıp geçiyor. Geniş bir alana dağılıyor. İşte bu geniş bir alana dağıldığı için çocuklar ne

9:17 yazık ki B görselindeki gibi oluyor. Gerçi ne yazık ki dediğime bakma kış da güzel bir mevsimdir ve geniş bir alana dağıldığı için az ısıtıyor bizi. He o zaman şöyle diyebiliriz. Güneş ışınları dik olarak gelip A görselindeki gibi belirli bir alanda toplanırsa temsil olarak bize yazı yaşatmış olur. Eğer gelen ışınlar geniş bir alana dağılır, belli bir alanda toplanamazsa bize kışı yaşatmış olur. Ha bu durumda ben şunu anlıyorum. Biz hani ekvator çizgisi bizi ikiye ayırdı. Üst kısma kuzey yarımküre, alt kısıma güney yarımküre dedik ya. O

10:03 zaman şunu söyleyebilirim ben. Eğik geldiği bölge kuzey yarımküre yani bu görsel esnasında kışı yaşarken alt kısım diye tabir ettiğimiz zaman aslında güney yarımküre olan alan daha dik açılarla güneşi aldığı için yazı yaşıyor olur. Ha o zaman şunu söyleyebilirim ben. Dünya güneşin etrafında dolanırken eksen eğikliği sebebiyle farklı mevsimler yaşarız. Ve biz kuzey yarımkürede olanlar, Türkiye kuzeyde olduğu için hep biz dediğimde kuzey yarımküreyi anla. Kuzey yarımkürede olanlar, güney yarımkürede olanlarla hep farklı mevsimler yaşayacağız. Yani biz kış yaşarken kuzeydekiler onlar yaz yaşayacak ya da

10:51 biz yaz yaşarken onlar kış yaşayacak. İşte bizim aynı anda kuzey ve güney yarımküre olarak farklı mevsim yaşamamızın sebepleri bir eksenimizin eğik yani boynumuzun bükük olması. İkincisi ise dünyanın güneş etrafında dolanması. O halde şunları söyleyebilirim. Yani eksen eğikliği sayesinde biz mevsim yaşıyoruz. İyi güzel hocam anladım. Eksen eğikliği sayesinde biz mevsim yaşıyoruz. Peki eksen eklerinin sonuçlarını toparlarsanız neler söyleyebilirsiniz? Bir yıl içerisinde mevsimler değiştiği için gerçekleşen her şey aslında

11:36 eksenlinin sonucudur. Ne demek istiyorum? Yani mevsimlerin oluşumu, yazımız kışımız ilkbaharımız sonbaharımız bunların hepsi eksen eklenin sonucu. Aynı anda az önce söylediğim gibi kuzey ve güney yarımkürede farklı mevsim yaşamamız eksen eğikliğinin sonucu. yıl içerisinde bazen ışınların küçük bir alanda toplanması, bazen geniş bir alana dağılması kesinlikle ekseninin sonucu ki burada çok önemli bir ipucu vereceğim. Bazen alçak soru tarzı dediğimiz bizi düşürmeye çalışacak soru tarzlarında şöyle yapar. Yazın güneşten daha çok ışın geldiğini, kışın ise güneşten daha az ışın geldiğini iddia eder. Aman buna

12:24 düşme. Böyle bir şey yok. Yani güneşimizin bir power off tuşu ya da kadem ayarı yok. Güneş bize yazında, kışında eşit miktarda ışın yolluyor. Ama önemli bir farkla yazın küçük bir alana toplanırken kışın geniş bir alana dağılıyor. Bu yüzden yazın daha çok ısınıp kışın soğuk kalıyoruz. Devam edelim. Yıl içerisinde biliyorsun ki gece gündüz süremiz değişecek. Bunu ilerleyen dakikalarda daha detaylı ele alacağız. Yani yaz aylarında gündüzler uzun, geceler kısa. Kış aylarında ise geceler uzun, gündüzler kısa yaşanacak. Bunun da nedeni eksenekliği. Hatta bu durum güneşin doğuş ve batış saatini de

13:11 değiştirecek. Yani örneğin yazın güneş daha erken doğup daha geç batarken kışın çok daha geç doğup çok daha erken batacak. Yani gece gündüz süreleri aynı zamanda geliş açısından dolayı gölge boyları kesinlikle ama kesinlikle eksenlinin birer sonucudur diyebilirim. Peki bir de şunu konuşalım istiyorum. Bazen bu da soru olarak karşına çıkacak çünkü hocam eksenimiz 23° 27 dakika değil de daha büyük bir değer olsaydı ne olurdu? Bak bu da çok önemli bir nokta. Hemen konuşmak istiyorum. Eğer eksenin şöyle aklında kalırsa

13:58 buradan soru kaçırmazsın. 23° 27 dakika yerine daha büyük bir değer olsaydı şöyle aklında kalsın her şey daha da sert geçerdi. Ne demek hocam bu? Yani yaz mı yaşıyoruz? Eyvah çok daha sıcak olurdu. Gündüzüm çok daha uzun olurdu. Gölgem çok daha kısa olurdu. Yani ne oluyorsa daha da sert olurdu. Daha da iddialı hale gelirdi. Mesela kışın normalde ne yapıyoruz? Soğuk aylarımız, gecelerimiz bizim uzun. Gölge boyumuz uzun. Değil mi? Eğer eksen ekliğim çok daha fazlası olsaydı bu durumda yaşayacağım şey daha da sertleşirdi. Yani kış daha soğuk olurdu. Gölge boyum

14:45 daha uzun olurdu. Gece sürem daha uzun olurdu. Yani gördüğün gibi eksen eğikliği var olandan daha büyük olursa her şey daha da sert gerçekleşiyor. Aa o zaman hocam eksen eğikliğim olmasaydı ne olurdu? İşte bu sert geçecek olan kışın yaşanmazdı. Sıcak geçecek olan yazın yaşanmazdı. Yani yıl içerisinde biz mevsimleri değiştirip durmazdık. Hatta kuzey yarımküre ile güney yarımküre aynı anda farklı mevsimler bile yaşamazdı. Yani eksen ekliği olmasaydı az önce sonuç olarak söylediğimiz hiçbir şeyi yaşamazdık diyebilirim. Şimdi gel bir kavramı daha ele alalım. Nedir hocam o

15:32 kavram? Dönence kavramı. Şimdi dön dediğimde aslında şunları okulda öğrendiğini biliyorum. Hocam bizim bir ekvator çizgimiz vardı hayali olarak. Bu ekvator çizgisinin üstünde yani kuzey yarımkürede bir yengeç dönencesi var. Şu çizgimiz bizim için yengeç dönencesi. Hemen altında güney yarımkürede ise Oğlak dönencesi var. Ben açıkçası çocuklar öğrenciyken bu ikilisini çok karıştırırdım. Ya yengeç mi yukarıdaydı, Oğlak mı yukarıdaydı? Böyle ikilemleri çok karıştırdığım için görsel hafızamı kullanırdım. Bir resim hayal ederdim. Oğla kafasında bir yengeç olduğunu düşünürdüm. Bu benim için bir ipucu olurdu. Ha sen karıştırmıyorsan sorun

16:17 yok ama karıştırıyorsan bu şekilde aklında kalabilir. Oğla üstünde yengeç. Yani yengeç kuzeyde, Oğlak güneyde. Ama burada esas soru şu hocam. Tamam burası Yengeçti. Niye burası ya? biraz üstü ya da biraz altı yengeç olsaydı ya olamaz mıydı? Bunun bir sebebi var çocuklar. Güneş ışınları hani az önce dedik ya bazen daha dik gelip küçük bir alanda yaz yaşatıyor. Bazen eğik gelip kış yaşatıyor. İşte tam bu noktada Yengeç ve Oğlak dönencesini belirliyoruz biz. Güneş ışınlarının kuzey yarımkürede dik gelebileceği en uç nokta yengeç dönencesi. Yani yengeç dönencesinin

17:04 daha üstündeki bir noktaya güneş ışınları asla dik gelemez. Aynı şekilde güney yarımkürede de ancak ve ancak en uç nokta olarak Oğlak dönencesine güneş ışınları dik gelebilir. Bu yüzden Oğlak dönencesinin yerini burası olarak belirliyoruz. Yani altındaki diyeceğim ama kutuplara doğru olan bölge aslında şuraya ya da Yengecin üstündeki şu bölgeye asla ama asla güneş ışınları dik gelmez. Peki hocam, Oğlak ve Yengeç dönencesine güneş ışınarı ne zaman dik gelir? Aslında mevsimlerin önemli tarihlerini verirken bunları tekrar ele alacağız ama şimdiden söyleyeyim. Mesela 21 Haziran tarihinde çocuklar güneş

17:50 ınarı yengeç dönencesine dik gelir. 21 Aralık tarihinde Güneş ışınları Oğlak dönencesine dik gelir. Ha 21 Mart ve 23 Eylül tarihlerinde ise bu iki tarihte de ekvator dediğimiz şu alana dik gelir. Yani o zaman ben şunu söyleyebilirim. Yengeç güneş ışınlarını yılda bir kere dik alıyor. Oğlak dönencesi güneş ışınlarını yılda bir kere dik alıyor. Ama bu gidiş geliş sırasında çocuklar şurada daha da güzel bir görselle isterseniz gösterelim. Şu aradaki şu taralı alan daha açık renkle gösterilen şu alanda çocuklar yıl içerisinde iki kez güneş ışınları dik açıyla geliyor.

18:37 Yani tekrar ediyorum Yengeç bir kere dik aldı. 21 Haziran. Oğlak bir kere dik aldı. 21 Aralık. Ama bu iki tarih arasında farklı tarihlerde şu iki bölgenin arası yani Yengeçle Oğlak arası güneş ışınlarını yılda iki kez dik alır. Şimdi kulaklarını aç beni iyi dinle. Buradan çok seni avlamaya çalışacak sorular. Peki hocam Türkiye'ye güneş ışınları hiç dik gelir mi? Asla. Türkiye Yengeç dönencesi ile Oğlak dönencesi arasında değil. Yengecin biraz daha üstünde kutuplara doğru olan bir bölgede. Ha çok kutuplara gitmiyoruz ama Yengeçle Oğlak arasında da değiliz. Bu

19:24 yüzden Türkiye yıl boyunca güneş ışınlarını hiçbir zaman dik alamaz. Lütfen bunu unutma. Buradan seni avlamaya çalışacak sorular. Asla ama asla Türkiye'ye güneş ışınları dik gelemez. Hocam gelse daha mı iyiydi? Bence gelmemesi de fena değil. Çünkü çocuklar ciddi bir sıcaklık oluştururdu. Yengeç dönencesine yakın olan bölgemiz, özellikle Adana'dakiler bunu iyi bilir. Gerçekten yazın ciddi anlamda sıcak oluyor. Yani ben Yengeç ve Oğlak arasında bu sıcacık bölgede olmak yerine ülkemiz gibi ılıman bir kuşakta olmayı açıkçası tercih ederim diyebilirim. O halde şimdi önemli bir noktayı daha ele

20:09 almamız gerekiyor. Yani hocam güneş ışınları bazen dik ya da dike yakın geldi. Bazen ise eğik geldi. Peki dik ya da dike yakın geldiğinde ne olur? Özetlersek bir tabloyla eğik açıyla geldiğinde ne olur çocuklar? Dik geldiğinde küçük bir alana geliyor. E küçücük bir alana aynı miktarda ışın ne yapar? daha çok ısı verir. Yani dar bir alan daha çok ısınır. Dik geldiği için gölge boyum kısa olur ve gündüzlerim uzun olur. Bu durumda bana yazı yaşatır. Eğik geldiğinde ise geniş bir alana ışınlar dağıldığı için çok fazla ısıtamaz. E

20:56 geniş bir alanda beni az ısıtırsan e dolayısıyla kış yaşarım. E kışında gölgen uzun olur. Gecelerin uzun, gündüzlerin kısa olur. Yani dik ya da eğik gelme durumunu eğer bir tabloyla özetleyecek olursam bunları söyleyebilirim. Bir de yine dikkat edersen hep bir avcılık üzerinden gidiyorum. Yani hocam bizi soru nerede avlar, nasıl avlar? İşimiz bu. Yani konuyu az çok bildiğini ben de biliyorum. Çünkü sen bu konuyu öğretmenlerin sayesinde iyi öğrendin. Ben sadece burada senin için şunu yapıyorum. Bak lütfen şuraya dikkat et. En çok buraya düşülüyor diyerek bazı noktalara dikkatini çekmeye çalışıyorum. Şimdi yine önemli bir noktaya geliyoruz.

21:43 Mevsim oluşum nedenlerini gördük. İki ana sebebimiz var. Bir ben güneşin etrafında dolanıyorum arkadaşım. İki eksenimi yani boynum bükük. Ama bu iki sebebi bildiğini bilen soru yazarı seni düşürmeye çalışacak. Peki hocam neye? E öğrenciye ben şöyle sorayım. Güneşe yakın olduğumuz tarihlerde yaz yaşarız. Uzak olduğumuz tarihlerde kış yaşarız. Doğru mu hocam bu? Değil. Çok mantıklı geldiğini biliyorum. E hocam yakınız ya. Bu soba gibi bir şey değil mi? Yakınsam çok ısınırım. Hayır arkadaşım, dünyayı güneş soba gibi ısıtmıyor. Eğer öyle olsaydı bak şuraya dikkat et. Güneşe en

22:28 yakın olduğumuz tarih 3 Ocak. E biz 3 Ocak'ta kış yaşıyoruz. En uzak olduğumuz tarihte 4 Temmuz. E ben 4 Temmuz'da da yaz yaşıyorum. Ha demek ki mevzu yakın ya da uzak olmak değil. Lütfen buna düşme. Güneşe yakın olduk, uzak olduk. Bu durumda yakınsam yaz yaşadım. Hayır. Eksen eğikliğinden dolayı geliş açısı önemli. Yakın ya da uzak olmamız değil. Bu da önemli. Birçok kaynak bunu da sana soracak. Bugünlük burada kalalım istiyorum. Bu söylediklerimi muhakkak tekrarla. Hatta bu videoyu tekrar tekrar da izleyebilirsin. Kafana takılan bir şey olursa muhakkak yorumlara yaz. Senin

23:15 için cevaplarım. Önümüzdeki ders mevsim başlangıcı tarihleriyle devam edeceğiz. Hoşça kal genç arkadaşım. [Müzik]

Share

YouTube Video Özetleri