Muhteşem Zikir Sohbeti - Abdulbaki Keskin Serhendi Sohbetleri

HU SOHBET www.youtube.com

Kısa Özet

Bu sohbette zikrin önemi ve insan hayatındaki yeri derinlemesine inceleniyor. Zikrin sadece dil ile değil, kalp ile yapılması gerektiği, Allah'ı sürekli hatırlamanın ve O'na yönelmenin önemine vurgu yapılıyor. Ayrıca, zikrin nefsi terbiye ettiği, kalbi temizlediği ve insanı Allah'a yakınlaştırdığı anlatılıyor.

  • Zikrin kulluk ve Allah'ı tanımak anlamına geldiği
  • Zikrin her an Allah'ı hatırlamak olduğu
  • Zikrin nefsi ve şeytanı felç ettiği
  • Zikrin kalbi temizlediği ve Allah'a yakınlaştırdığı

Giriş

Hoca, Allah'ın rahmeti ve Peygamber Efendimiz'in şefaati ile söze başlıyor. Zikrin geniş bir konu olduğunu ve yaşayarak anlaşılabileceğini belirtiyor. Allah'ın insanları ve cinleri kendisine kulluk etmeleri için yarattığını, kulluğun ise Allah'ı tanımak olduğunu vurguluyor.

Zikrin Önemi ve Kalp İle İlişkisi

İnsanın her nefeste Allah'ı anması gerektiği, Hazreti Ali'nin Hazreti Fatıma'ya yemek yaparken bile zikri hatırlattığı anlatılıyor. Kalbin çocuk gibi olduğu, ne öğretilirse onu söyleyeceği ve dış etkenlerden kolayca etkilenebileceği belirtiliyor. Kalbin sünger gibi olduğu, iyi veya kötü şeyleri içine çektiği ve son nefeste kalpte ne varsa onun ortaya çıkacağı ifade ediliyor.

Hüsnü Hatime ve Zikrin Rolü

Hüsnü hatimenin, yani son nefeste imanlı bir şekilde ölmenin önemine değiniliyor. Bunun alametinin son nefeste "La ilahe illallah" demek veya Allah'ı zikretmek olduğu belirtiliyor. Kalbin temiz tutulması ve sürekli Allah'ı anarak kirlerden arındırılması gerektiği vurgulanıyor.

Zikrin Hayattaki Yeri ve Örnekler

Zikrin sadece ibadetlerle sınırlı olmadığı, Allah'ı hatırlatan her şeyin zikir olduğu anlatılıyor. Duvar ustasının sürekli "harç, firket" demesi ve son nefesinde de aynı kelimeleri tekrar etmesi örneğiyle, insanın sevdiği şeyin son nefesinde ortaya çıkacağı ifade ediliyor. Bu nedenle zikri sevmek ve sürekli yapmak gerektiği vurgulanıyor.

Sadat-ı Kiram'ın Zikir Telkini ve Sünnet-i Seniyye

Sadat-ı Kiram'ın zikri sürekli telkin etmesinin nedenleri açıklanıyor. Peygamber Efendimiz'in hicret sırasında Hazreti Ebubekir'e zikri telkin etmesi ve bu silsilenin günümüze kadar devam ettiği anlatılıyor. Zikrin cehri (açık) ve gizli çeşitleri olduğu, Nakşibendi tarikatının sessiz zikri metot olarak aldığı belirtiliyor.

Zikrin Tedavi Edici Özelliği ve Kapsamı

Zikrin sadece namazdan ibaret olmadığı, namazın en büyük zikir olduğu ancak zikrin kapsamının daha geniş olduğu ifade ediliyor. Kur'an okumak, ibadet etmek ve Allah'ı hatırlatan her şeyin zikir olduğu vurgulanıyor. Allah'ın, kendisini ananları anacağı ve O'nu neyle anarsak O'nun da bizi o şekilde anacağı belirtiliyor.

Günlük Hayatta Zikir ve Besmelenin Önemi

Her işe besmele ile başlamanın önemi anlatılıyor. Besmelesiz başlanan işlerin bereketsiz olacağı ifade ediliyor. Su içerken, elbise giyerken ve tuvalete girip çıkarken bile zikretmenin, Allah'ı hatırlamanın önemi vurgulanıyor.

Zikrin Nefs ve Şeytan Üzerindeki Etkisi

Zikrin nefsi ve şeytanı felç ettiği, zikir yapılmadığında nelerin kaybedileceği anlatılıyor. Bir gün zikri aksatmanın, insanı üç ay geriye götüreceği ve zikrin ehemmiyetinin bilinmesi gerektiği vurgulanıyor. Kalbin zikirle dirildiği, zikirsiz kalbin ise öleceği ifade ediliyor.

Tasavvufun Güzellikleri ve Zikrin Umman Oluşu

Tasavvufun güzelliklerine değiniliyor ve zikrin başlı başına bir umman olduğu, Allah'a yakınlaşmak için bir vesile olduğu anlatılıyor. Zikrin insanı ateşten kurtarma endişesi taşıyan zatların eteğine getirdiği ifade ediliyor.

Zikrin İnsan Hayatındaki Aşamaları ve Tövbe

Zikrin insan hayatındaki aşamalarına değiniliyor. Tövbe etmenin, günahlardan temizlenmek anlamına geldiği ve Allah dostlarının şahitliğinde yapılan tövbenin önemine vurgu yapılıyor. Tövbenin pişmanlık, nedamet ve bir daha yapmamaya söz vermek olduğu anlatılıyor.

Biat ve Mürşid-i Kamilin Rehberliği

Biatın, mürşid-i kamili rehber edinerek Allah'a vuslata ermek olduğu anlatılıyor. Mürşidin, Allah'ın emirlerini anlatmak ve insanı doğru yola sevk etmekle görevli olduğu ifade ediliyor. Sadıklarla beraber olmanın ilahi bir ferman olduğu ve zikrin insan hayatındaki aşamalarına tekrar dönülüyor.

Lataif ve Nefsin Temizlenmesi

Sadat-ı Kiram'ın lataiflere geçirmeden zikir vermesinin hikmeti açıklanıyor. Zikrin bir temizleyici, bir ateş olduğu ve nefsin kirlerini, günahlarını yaktığı anlatılıyor. Zikir çekildikçe nefsin ayaklarının yanacağı ve zikrin nefsi ve şeytanı felç edeceği vurgulanıyor.

Gafletsiz Zikir ve Sultan-ı Zikir

Gafletsiz zikrin nasıl yapılacağı anlatılıyor. Zikrin dille söylenirken kalbe akması ve kalbin sultan-ı zikre gitmesi gerektiği ifade ediliyor. Sultan-ı zikrin, bütün lataiflerin zikretmeye başlaması ve vücudun Allah demeye başlaması olduğu belirtiliyor. Kainattaki bütün varlıkların Allah'ı zikrettiği ancak insanların bunu duymadığı, Allah'ın istediği kimselerin ise duyabileceği anlatılıyor.

Zikrin Cezbe Ehli Üzerindeki Etkisi ve Sonuç

Zikrin cezbe ehli üzerindeki etkisine dair bir örnek veriliyor. Hacı Piran'ın eşinin zikir ehli olduğu ve soğuk havada havuza girmesine rağmen etkilenmediği anlatılıyor. Zikrin bir ateş olduğu ve her şeyi yaktığı, bu nedenle zikir ehlinin her türlü zorluğa dayanabileceği ifade ediliyor.

Summarize any YouTube video in seconds

Get summaries like this one for any video, in your language, with the free Summ app.

Download on the Apple Store
Get it on Google Play

Transkript

YouTube Transcript Generator

0:00 Sözü size bırakıyorum. >> Euzu billahi mineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillahi rabbil alemin. Vessalatü vesselamü ala resulina Muhammedin ve alihi ve sahbihi ecmeîn. Allahu Teala Celle Celalühün rahmeti, bereketi, Peygamber Efendimiz Aleyhissalatu Vesselam'ın şefaati, büyüklerimizin himmeti ve nazarı hepimizin üzerine olsun inşallah. >> Amin. Kıymetli olsun. Rabbim celle celalühu bu mübarek beldede Rabbim celle cel yaptığımız ve yapacağımız amellerin hayırlısına kabul eylesin. >> Amin. Allah razı olsun. >> Kıymetli dostlar malum zikir konusu çok geniş bir konudur. >> Beli

0:46 >> insan günlerdir ya da ömrü boyunca anlatmak istese mümkün değil. H >> bu sadece insan yaşayarak ancak anlayabilir. >> Evet. >> Bundan dolayı Allahu Teala Celle C ayeti kerimede buyurur ki bismillahirrahmanirrahim. Ve halakt cinne vel inse illudun. Amin. >> Ben insanları ve cinleri sadece bana kulluk etsinler diye yarattım. İşte buradaki kulluk. Tefsir İbn Abbas'te de geçiyor. >> Evet. diyor ki buradaki kulluk Allahu Teala Celle Celalüuü tanımaktır. >> B >> bir insan Allahu Teala'yı tanıdı mı

1:31 zaten unutmazdır. >> Evet. >> Bundan dolayı insanoğlu her nefesi burada da biraz önce Bahride de geçtiği gibi >> Evet. Her nefeste insan Allahu Teala'yı anması lazımdır. Şöyle rivayet ediliyor. Hzreti Ali radıyallahu teala anhu Hazreti Fatıma annemize diyor ki bizlere bizlere sulu yemek yap, kuru yemek yapma. Neden? Çünkü diyor >> çiğnemesi kolay olsun. çiğnemesi kolay olur. Bunların her ikisinin arasında 50 sefer zikir etmek vardır. >> Sühanallah. >> Ya düşünün bir her nefeste Allahu

2:16 Teala'yı anmak vardır. Bundan dolayı insanoğlu Allahu Teala'dan bir an dahi kafil olmaması lazımdır. Farkındaysanız sadat-ı kiram kuddüsü sürhum bizlere zikri her daim telkin ediyorlardır. >> Neden? Çünkü burada Allahu Teala'yı tanımak vardır. Şüphesiz. >> Hatta şöyle rivayet ediliyor. Bir gün Ahmed ibn Hanbel rahmetullahi aleyhi kendisi talebelere ders verirken dedi Şeybanı Rai rahmetullah aleyhli gitmek isterdi. >> Evet. >> O esnada talebenin birisi dedi ki üstadım siz ondan daha büyük bir alimsiniz. Niye o sizin yanınıza gelmiyor ki? Siz niye gidiyorsunuz? >> Evet >> diyor. Evladım. Zahiri ilim doğrudur.

3:02 İlmim çok. >> Hı hı. >> Ama o Allahu Teala'yı benden daha iyi tanıyor. >> Ya Rabbi >> ben Allahu Teala'yı tanımak için onun yanına giderim. Şimdi Allah dostlarının yanına gitmek Allahu Teala'yı hatırlatıyorlardır. Bundan dolayı insanoğlu ne onu Allahu Teala'ya hatırlatıyorsa ona yapışması lazımdır. >> Evet. >> Allahu Teala Celle Celalüu ayeti kerimede şöyle buyurur. Bismillahirrahmanirrahim. Bakın Allahu Teala Celle Celu bizleri onun huzuruna çıkartmak istediği zaman >> Hı hı. >> takva üzerinde ve Müslüman olarak ölmektir. >> Evet. >> Ve bak hüsnü hatime de Resulullah aleyhissalatu vesselam duasında da yani

3:48 hüsnü hatimeyi istiyor Resulullah aleyhisselam. >> Ne demek hocam? Hüsnü hatime. >> Hüsnü hatime son nefesinde imanlı bir şekilde ölmektir. >> Ve bunun da alameti son nefeste la ilahe illallah muhammedur resulullah ya da son nefesinde Allah demektir. Diyor ki kalp çocuk gibidir. >> Onu neyi öğretirsen onu söyler. >> Hı hı. E şimdi baktığımızda kalp gerçekten gözden, kulaktan, dilden hatta ve hatta iniltiden, histen dahi etkilenir. >> Hı hı. >> Bundan dolayı kalbe gelen iniltiler dahi

4:34 Allahu Teala'nın içerisinde o şekilde kalbi ancak o olması lazımdır. Eğer farklı bir şeyler girdi mi zaten şöyle örnek gösterebiliriz. >> Buyurun hocam. Kalp sünger gibidir. >> İçine çok şeyler çeker. >> Ta ne zaman anlarsın ki bu içinde iyi veya kötü? Onu sıktığımız zaman >> insanın ruhu da melekler onu sıkmaya başlayıp kalbini sıktıkları zaman o çıkar. Bundan dolayı hüsnat ve suel hatime son nefeste belli olur. Orada kalp sıkıldığında çünkü insanoğlu >> aklı gider o vefat edeceği sekarat anında kalbiyle başa kalır. Kalbinde ne var? O sıkıldığında eğer Allah dedin mi e

5:19 zaten elhamdülillah hüsnatime olmuş olur. >> Beli >> Allah muhafaza günlük hayatında yaptığı kötülükler veya kalbi kirlettirdiği zaman >> o dediğimiz son nefesinde o olur. >> Şöyle bir Sof'nin birisi eşine şunu diyor. Diyor, "Hanım ben uyuyacağım zaman sen kalbime bu şekilde vur uyumuşken." >> Evet. Ama en son ne dediğimi bana söyle. O da şu şekilde diyor ki hanımına o şekilde geceleyin kalkar. Bakıyor ki güzel mışıl mışıl uyuyor. Kalbine vurunca bu şekilde direktmen Allah deyip kalkıyor. >> Azze ve cah. >> Şimdi >> maşallah >> diyor ki esine diyor ki esine hanım ben ne dedim en sona? diyor. Allah dedin.

6:07 Elhamdülillah diyor. Demek ki diyor ki ben burada bir bomba patlasa ve ben o esnada demek ki son nefesle bunu söyleyeceğim. Şöyle anlatılıyor bir hikaye bir kimsede. >> Hocam sözünüzü balla kesyim. Bir parantez açayım. Şu an gönlüme geldi. >> Estağfurullah. Buyurun. >> Hani o uyanınca Allah demiş ya. >> Rahmetli eee Gavsı Sane Hazretleri bir eee ameliyatında şimdi narkozun etkisi geçince >> Evet. eee sultanımız şahit olaya gözünü açtığında la ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minzalimin diye açıyor. Elhamdülillah >> ya o kalbe vurunca Allah diyor o eee o aklıma geldi. O gönlüme düştü yani. >> Elhamdülillah elhamdülillah. Bak sultanımız şu anda >> sultanımız kaddasallah işte bu zikri

6:53 bizlere telkin etmenin bir anlamını artık buradan da öğrenmiş olduk. >> Elhamdülillah. Ve insan da son nefesinde de vaki bu şekilde söylenir. Elhamdülillah. >> Çok şükür. >> Çünkü bizler elhamdülillah sultanımız bizlere bunu tavsiye ettikten sonra >> Evet. >> nereye gidersek bu aklımıza geliyor. >> Vi. >> Her dayımda bunu zikrediyoruz. >> Evet. >> Sofilerden o şekilde çok dönüşler de bunlar o şekilde etkilenmişler. Elhamdülillah. >> Rabbim sadıklarından razı olsun. Rabbim onlara başlarını eylesin. Amin. >> Evet hocam. >> Şimdi >> parantezi kapattık. >> Evet. Şöyle o dediğimiz hekay anlatılırdı. >> Buyursunlar. ın birisinde bir eee duvar ören kimse vardır. >> Duvar ören >> mimar mimardır o şekilde. O esnada çok hızlı bir şekilde iki kişi eline yetişemiyorlar. Her daim şunu söylüyor.

7:39 Harç firket. Harç firket. Bunu günlük olarak haykırıyordu. Çünkü neden? İşi icabıyla. Bir harç diyor, bir firket diyordu. >> Evet. >> Diyor. Vefat ettiği sırada. Vefat ettiği sırada son nefesinde bunu söylüyor. Harç firket. Hariç firket. >> Allah Allah. Şimdi bir anlatıldılar. Bunun aynı misalıdır. Bir kimse o şekilde eee fakirdir bu kimsede. >> Hı hı. >> Eşi daha diyor kendisi hastaydı. >> Evet. >> Vefat etmeden birkaç dakika önce hanımına şunu diyor. Diyor hanım arabayı ata bağla. Ne yapacaksın diyor. Diyor tarlaya gideceğim. Şimdi burada bir insanın sevdiği şey son nefesinde gelecektir. Ondan dolayı bizler de zikri

8:26 sevmemiz lazımdır. >> İmdadımıza yetişir. O zaman >> insan zikir ettikçe zikir ettikçe o sevgi kalbine işte bizler de her ne yapıp yapıyorsak >> Hı hı. >> son dediğimiz rıza-iı bari o şekilde yakalamaktır. >> Belli >> o da Allahu Teala bizden razı oldu mu zaten bizlere telkin eder. >> Hı hı. Ve bundan dolayı saadat-ı kiram farkındaysanız bizlere zikri telkin ediyorlardı. >> Evet. >> Şöyle anlatılırdı zaten bu sadatın usullerine baktığımızda evveli peygamber efendimizden gelir. >> Muhakkak hepsi sünnet-i seniyedir. Bir şekilde bir yerde. >> illaki. >> Evet. >> Peygamber efendimiz aleyhissalatu vesselam hicret emri geldiği zaman >> biliyorsunuz ki Sevir Mağarasına gitti

9:12 >> ve Sevir Mağarasında ben çok detayını anlatmayacağım. Sadece konumuzla ilgili konuyu anlatacağım. >> Buyursunlar hocam. >> Peygamber efendimiz aleyhissalatu vesselam mağaraya Hzreti Ebubekir ile birlikte müşrikler gelip mağaraya kadar gittikten sonra Peygamber efendimiz aleyhissalatu vesselam Hazreti Ebubekir'e dönüp şöyle dedi. Dedi ya Ebubekir adap üzerine otur dedi. Oturdu. Gözlerini yum. Dedi. Gözlerini yumdu. Dilini damağa yapıştırıp Allah de. dedi. >> Böyle >> işte Resulullah aleyhissalatu vesselam Hazre Ebubekir'e telkin ettiği zikri bugün Sadat-ı Nakşevendi'nin de oradan mesela piri olarak Hzre Ebubekir'e o şekilde devam ediyordu.

9:59 >> Beli >> Hzreti Ebubekir radıyallahu teala anh Medine-i Münevvere'ye gittikten sonra bir grup sahabelere aynısını telkin etti. >> Evet. >> Ve bugün elhamdülillah günümüze kadar silsile yoluyla vasıl olmuştur. >> Ve saadat-ı kiram. Elhamdülillah kendileri yaşadığı gibi bizler yaşatıyorlar. Hani hazreti kadın bir sözü vardır. >> Evet >> diyor sadat-ı kiram sünnet-i seniye kalle değil halle yaşadılar ve yediler. >> Zaten önemli olan kendiler yaşadığı için biz bugün mesela zikredebiliyoruz. >> Hı hı. >> Yaşadıkları için biz de belki bir nebze dahi olsa yaşayabiliyoruz. Elhamdülillah. >> İnşallah. İnşallah. Kırık dökük de olsa >> yani kendim için söylüyorum. >> Hepimiz için o şekilde. >> Eyvallah hocam. Yine Peygamber efendimiz aleyhissalatu vesselam hani zikir cehri

10:46 de vardır gizli de vardır. İşte tarikat nakşad Hazreti Ebubekir'den gelmenin sebeplerinden bir tanesi budur işte. >> Evet. >> Sessiz zikri metot olarak almış. >> Aynen öyledir. >> Peygamber efendimiz Medine-i Münevvere'e geçtikten sonra bir müddet bir gün Hazreti Ali radıyallahu teala zikri telkin etti. >> Hı hı. >> Ve ona o şekilde aynı telkin ederken şöyle buyurdu. Ona dedi ki aynen ahdabı üzerine oturmasını ve cehri olarak Allah dedilmeye başladı. >> Ona zikri o şekilde tedkin etti. >> Farkında mısınız dostlar? Hocam üçüncüyü demedi. Evet hocam devam. >> Evet. Ve >> siz atabiliyorsunuz onu.

11:31 >> Eyvallah. >> Ondan sonra Hazreti Ali radıyallahu teala anın metoduyla dediğimiz bu şekilde bu zikre >> Hı hı. Hani ve diğer mesela cehri zikir olan tarikatlarda o şekilde o zikri telkin ettiriliyor. >> Evet. >> Ve bu şekilde devam ettiriyor. Eee, şimdi baktığımızda bu bir tedavidir >> muhakkak. >> İnsan sadece zikir namazdan ibaret olarak dememesi lazımdır. >> Hı hı. >> Bu Allah dostları bunları anlatıyorlar. >> Namaz en büyük zikir. >> Tabii >> bunda şüphe yok. >> Ama sadece o onunla münhasır değildir. >> Değil. Evet. Hah. Şimdi baktığımızda namaz da bir zikirdir. Kur'an da bir zikirdir. >> Eee, ibadet bir zikirdir. Kısacası

12:16 Allahu Teala'yı hatırlatan ne ise bir zikirdir. Allahu Teala'yı hatırlatan ne ise bir zikirdir. >> Evet. >> Şimdi başta da biraz önce söylediğimiz Allahu Teala'yı hatırlatan ne ise dedik. >> Hı hı. >> Şimdi ayeti kerimelerde de geçiyor bu. Allahu Teala celle celalü mesela siz beni anın ki ben de sizi anayım. >> Evet. >> E şimdi Allahu Teala'yı neyle anamız lazımdır? Şimdi Allahu Teala Celle Celalüu hatırlatan neyse >> nice zikirler vardır. >> Zikir dediğimiz sadece namaz değil. Namaz onlardan bir tanesidir ve büyük bir ibadettir. Bununla başta da okuduğumuz ayeti kerimede de aynıdır. >> Evet. >> Şimdi bir insan bir şeyle başladı. Bakın biraz önce sohbetimizi de istihaze besmeleyle başladık yani. Elhamdülillah. >> Elhamdülillah. Bak besmeleyle hani bir

13:02 hadis-i şerifte geçiyor ki bismillah eğer bir besmeleyle eğer başlanılmazsa o ebterdir. Nedir ebter? Eee bereketten kesilmiştir. Yani >> Allah >> bundan dolayı bak ehli sünnet hepsi elhamdülillah kitaplarının başlarında, sohbetlerinin başlarında neyle başlıyorsa bununla başlarlar. >> Farkındaysanız bir su içersek bismillahirrahmanirrahim diyoruz. >> Evet. Elbisemizi giyerken bu şekilde zikirle başlıyoruz. >> Bediüzzaman Said Nurs hazretleri miydi? Bismillah her hayrın başıdır. >> Başıdır. >> Onun ifadesiyle Allah öyledir. Hadis-i şeriften an o şekilde aynıdır. >> Doğrudur hocam. >> Şimdi baktığımızda zikirlere baktığımızda çok zikir vardır.

13:47 >> Evet. Zikrin çeşitleri çoktur. >> Çeşitleri çoktur. Misal örnek olarak bir insan eve girince mesela bak besmeleyle girer. Bismillahirrahmanirrahim. >> Evet. girerken bak bismillahi >> Allah'ım pis ve pis şlerden sana sığınırım. >> Hı hı. Mesela bak şöyle bir dua vardır. Affedersiniz halade dahi bunu bilerek söylemek isterim ki >> çünkü istifade edileceği bir konu olduğu için >> insan eee ihtiyacını giderdikten sonra >> bak muhtaçta da geçiyor bu şöyle diyor: "Allahümike Allah'ım kalbimi nifaktan ve edep yerimi zinadan

14:33 koru." Şimdi insan kendini hem temizlediği anında bunu söylerken bak Allahu Teala anıyor >> ve dili damağa yapıştırıp zikirle öyle olur. >> Hı hı. >> Diliyle değildir. Ve çıktı anında bak gufraneke diyor. Allah'ım beni bağışla. Elhamdülillah bak arkasında da şükrediyor. Neden? Üzerimizdeki azeye giden rabbimize hamd hamdü seneler olsun. Bak hem hamdedip hem şükür ediyoruz. >> Çünkü üzerimizdeki bir eza gider. E burada Allahu Teala hatırlıyor. Bak girişte de çıkışta da hepsi Allahu Teala hatırlıyor. >> Yani af buyurun eee tuvalette o ihtiyacı gidermek bile ne kadar büyük bir nimet olduğunun da farkına varıyoruz. >> Farkına varıyor. O esnada bak Allahu Teala'dan kafil değildir.

15:20 >> Evet. >> Farkındaysanız insanoğlu eee elbiseyi bile giyerken >> Hı hı. veya elbisesini indirirken onunla Allah'ın adıyla bu şekilde bismillahi bismillahellezi la ilahe illu der. Dikkat edecek olursak >> programdan sonra biz bunları not alacağız hocam öğreneceğiz >> inşallah. İnşallah bunlar çok lazımdır. Şimdi bir gün sultanımız kaddasallah ala bizlere >> eee seminer veren kimseler o şekilde sohbet etmişti ve sohbetin içerisinde de >> zikir semineri verenlere mi? >> Tabii. >> Eyvallah. Bunu o zaman da şöyle buyurmuştur. Sultanımız kaddasallah ala >> dedi. Eee zikir zikir nefsi ve şeytanı felç eder.

16:06 Dedi. Kur'an'dır, namazdır, zikirdir. Dedi, "Kelime-i tevhittir. Bunlar hepsi" dedi, "Nefsi ve şeytanı felc eder." Şimdi bir bakalım kendimize. Zikir etmediğimizde nelere zarar? Neyi kaybettiğimizi anlamamız lazımdır. >> Hı hı. >> Şöyle bir gün Kavsane Hazretleri Kaddes Bir Sofi abimiz eğer bizi de izliyorsa Allah ondan razı olsun. Buradan da selamımızı da iletiriz inşallah. >> Aleykümselam ve rahmetullah. >> Şöyle buyurmuştu. Dedi, "Ben biraz eee virdimi aksatmaya başladım ve Kavsan hazretlerinin yanına geldim. Dedim sultanım eee zikrimi yapıyorum ama böyle böyle bir durum." dedi ki, "Bir gün zikri yapmadığınız zaman

16:52 yapmadığın zaman 3 ay önce o hale dönersin. >> Sühanallah. 3 ay geriye gidiyor insan. >> Öyle. Bundan dolayı eee zikrin ehemmiyetini bilmediğimizden dolayı sanki normal bir işmiş gibi hareket ediyoruz. Halbuki öyle değildir. İnsan düşünün, mimar düşünün. Hı hı. güzel bir şekilde duvarı bir gün içerisinde nereye kadar getirdiğini bir düşünün. Birisi gelip onu birden yıkar. İkinci gün aynısını yaparsınız. Aynısını o şekilde. Bundan dolayı bizler bakın 3 ay olarak bu kadar yaptığımıza birisi gelip hemen yok ediyor. Biz de bir gün zikretmediğimizden ol. >> Peki bu >> madem ki bir gün öyle geriye 23 gün

17:39 çekmediği zaman ne olur? 23 ay geçtiği zaman ne olur peki? Hiç çekmediğini düşünün. Kalp ölür. >> Belli. >> Seyid Ahmed Rüfay Kadar burada mesela keşke zamanımız olsaydı onların hepsini anlatabilsek. >> Evet >> diyor. Kalp ölür. >> E bir insan kalbi öldü mü neyi görmez? Hiçbir hakikati görmez. >> Hiçbir görmez. Evet hocam. Çünkü dünyada körse ahirette de kör olacaktır. >> Allah muhafaza. Allah muhafaza. >> Ve burada saadat-ı ikram niye bizlere Allah'ı anmamızı istenildiğini aslında burada anlamamız lazımdır. >> Beli >> böyle gerçekten eee vermemiz lazımdır. >> Yani hocam şöyle bir düşündüğümüzde tasavvufun çok güzellikleri var. Hatmesi var, rabıtası var. Bütün hepsi hizmet var. Bir tarafa bırakalım. Sadece şu

18:27 zikir öğretisi bile başlı başına bir umman yani. >> Aynen. Aynen öyle. >> Niye? Rabbül alemin kul yaklaşsın diye. Bunun ötesi yok yani. >> Yok. >> Ve diğer güzellikleri de yanına ekleyince işte bir kişiyi daha ateşten nasıl kurtarabilirizin endişesinde olan zatların eteğine geliyoruz. Elhamdülillah. >> Elhamdülillah. >> Şimdi şöyle de bir şey vardır. Yine sultanımız kad o zaman da sohbetinde bizlere anlatmıştı. Yani bu zikir aslında eee şuna benziyor. İnsana benziyor. >> Bir insan küçüklüğünde 5 yaşına kadar geldiğin zaman ne yapılıyor? Anne babası onu öğretmeye başlar. >> Tabii >> 7 yaşında emrediyor. >> Hı hı. >> Hatta dedik ki sultanımız 21 yaşında olgunlaşıp kendisi halka açılmaya

19:12 başlar. Orada sancılar başlar. >> Evet. >> Sancılar başlar. >> Hakikat arayışı. >> Tabii sancılar başlar. Ondan sonra diyor 60 70 mesela artık ötesi artık zor. Yaşlandıkça mesela zor diyor ve hatta ve hatta diyor ölüm de bir nimettir dedi. O zaman da sultanım söylemişti. >> Şimdi zikr bir daha gelmek istersem buna hani benzer diyoruz ya. >> Saadet-i kiram ilk olarak Sofya'ya ne verildi? dedi sultanımız. Dedi önce tövbe beraber edilir. >> Beli >> e tövbe ediyor aldığı zaman insan temizleniyor. >> Hı hı. Ondan sonra isteyene bak zikir verirler. >> Tövbeyi geçmeden hocam onu da açıklayalım da. >> Allah dostunun şahitliğinde biz Rabbül alemine tövbe ediyoruz.

19:58 >> Tövbe ediyoruz. >> Haşa o zata tövbe etmiyoruz. >> Haşa. >> Sosyal medyada bir sürü af buyurun çirkef sözler var bu konuda. Yok şeyhe tövbe ediyorlar yok bilmem ne. Gelip burada hakikati görsünler. >> O zaman şöyle bir onu izah edeyim >> lütfen. Lütfen hocam. Tövbe ve inabe. Biat >> biat. Hı hı. >> Şimdi ben çoku anlatmayacağım. Sadece o lafızlara bir bakalım. >> Evet. >> Hep beraber şöyle diyor sultan yani Allah dostları. Mürşid-i kamiller şöyle derler. Ya Rabbi >> o da bak tövbe ediyor. >> Evet. >> Hatta Seyid Abdülhakim Kaddas soruyorlar. Siz niye ne kadar bunu o şekilde elde ettiniz mertebeyi? Diyor her defasında ben tövbe ediyorum. >> Ya sadece sözle sözden ibaret değil. >> Değil. Bak orada mesela beraber ve şahitlik olduğu zaman ya Rabbi diyor.

20:45 Peki bu kelime bak Allahu Teala'yı anıyoruz. Ya Rabbi diyoruz. >> Hı hı. >> Kime hitap ettiğimizi unutmamaz. >> Ama niye? Niye? Ya Rabbi bütün yapmış olduğum günahlardan bak insan geçmişine gitti. Ergenlik dönemine ve o ana kadar işlediği tüm günahlardan ben pişmanım dedi. >> Evet. >> Bitti mi? Yok. Keşke yapmasaydı. İnsan burada bak bir nedamettir zaten. Asıl tövbe nedamettir. Bak burada nedamet. Pişman oldu kimse >> keşke yapmasaydın. İnşallah Allah'ın yardımıyla, isteğiyle inşallah bir daha yapmayacağım. >> Evet. >> Dikkat diyecek bak bir daha yapmayacağım diyor insan. >> Söz veriyor orada. >> Söz veriyor burak >> ve inşallah diyor rabbül aleminin

21:31 yardımıyla desteğ >> yardımıyla desteğiyle bir daha yapmayacağım. >> Bak insan burada artık bitti. Hı hı. Buradan şeyhle ya da Allah dostlarıyla yani ona o şekilde bir şey var mı? Yok. >> Ve Resulullah aleyhissalatu vesselam zamanında da bu biat mesele çok vardır. >> Hı. >> Gelip de bu şekilde ona peygamber olarak e burada da mesela >> akabebiyatı, Rıdvan Bey yatağı >> hepsinde vardı. >> Evet. Evet. >> Ve kadınları ayrı, erkekler ayrı, çocukları ayrı. >> Evet. >> Bu çok keşke imkanımız var. O şekilde onlar. >> Eyvallah hocam. Son dakikalarımız. >> Şimdi şöyle anlatmak isterim. eee o dediğimiz ondan sonra biattir. Biat dediğimiz o şekilde aslında mürşid-i kamille eee onu kendine rehber edinip Allahu Teala'yı vuslata erdirmektir.

22:19 >> Ama neyle? >> İnsan Allahu Teala'nın emrettiği bak Allah dostunun Allah'ın emrettiğini anlatmak orada. >> Evet. >> Ve burada mesela farkındaysanız bak >> biz yine Rabbül aleminin emrini işliyoruz aslında. Sadıklarla beraber olun ilahi fermanı var ortada. Aynen farkındaysanız burada mesela birazdan anlattım ya insana benziyor. Konumuza tekrar dönecek. >> Evet. Zikir insana benzer değil. >> Ben size dedim. Evet bak 5.000 veriyorlar sadet >> bak Sadatlar mesela ve anne baba bizlere 5 yaşındayken öğretmeye başlıyor. İşte burada bir öğretidir. >> Hı hı. >> Ondan sonra bak farkındaysanız 21 dedik sancılar bu lataiftir. >> Hı hı. Bak neden sadat-ı ikram lataife geçirmeden o sancılar oluyor. İşte insan da bak o 21 yaşına geldiği zaman, 20 yaşlarında geldiği zaman o sancılar başlar. >> Onun bile bir hikmeti var. Sühanallah.

23:06 >> Tabii bak bitmedi. Ta şeye devam eder. Eee 50 yaşlarında, 60 yaşlarında o dediğimiz konulara girdiği zaman perişan oluyor ama oturmuş zikir hali. >> Ondan sonra sahat-ı kiram eee nefi ispat dersi veriyorlar. Neden? Çünkü evet aslında o dediğimiz lataifte eee nefsin bütün lataifleri yaptığı zaman ve şunu vurgulamak isterim. Bu zikir hepsi bir temizleyicidir. Bir ateştir. >> Evet. >> Ve nefsin ayakların hepsini yakıyor. >> Evet. >> Kirleri yakıyor, günahları yakıyor. >> Dün hocam bahsetmişti. Abdullah hocam konuktu. Gavs Hazretleri Allahu alem medresede eee sohbet ederken nefsi 40

23:54 ayağa benzetmiş. >> Aynen öyledir. >> Ve siz ziki çektikçe onun ayakları yanar yanar yanar çekilir burada toplanır demiş. >> Toplan ha dedim ya biraz önce sultanımın dediği yani nefsi ve şeytanı felc eder. >> Bütün her şeyini anından alıyor. İşte burada da aynen zikir öyle. >> Peki bunun gafletsizi nasıl olacak hocam? >> Hah işte ona da gelmek isterim. O mezzu >> şimdi bir gün Avsani hazretleri Kaddasallah yanına gelen bir Sofi. Hatta diyor ki biz oturmuştuk Kavsan hazretleri dedi ki zikir sorusu olan varsa gelsin. >> Evet >> dedi. Ben de hızlı geldim de onun tam sağ tarafında oturayım. >> Evet. önce bana söylesin. Baktım ki hepimiz hilal şeklinde otururken birden baktım ki bir Sofiye dedi, "Buyurun" dedi. O Sofi elindeki tesbihi getirdi.

24:41 Dedi "Sultanım buyurun. Sofi bu nedir dedi. >> Sühanallah." >> Sofi bir şekilde dedi kurban ben bu dün gelmiştim 5.000'den 7.000'e o şekilde artırdılar ve siz de buyurdunuz gafletiz çekin dediniz. >> Evet. E şimdi ben bugün sürekli dolaştım, dolaştım, dolaştım ama bir türlü ben gafletsiz yapamıyorum. Hep gafletle yapıyorum. >> O zaman şu tesbihi sizler bir sofie verin ki onun hakkını versin diyor. Biz de o zaman bakıyorum ki kavsumuz diyecek ki bu kadar değil daha fazla verecektir ya da fark kızacaktır. Olur mu öyle şey? >> Yok. Tesbih aldı >> cebine koydu. >> Cebine koydu. >> Sühanallah. cebine diyor koyduktan sonra

25:27 e başka Sofiyi ne istiyorsun? E dedi kurban benim işlerim rast gelmiyor sıkıntılarım vardır bilmem ne diyor. Yine taaccüp ettik cebinden çıkarttı ve indirdi bize döndü hepimize. >> Subhanallah. >> Dedi ki sofiler eğer huzur bulmak isterseniz bu 7.000'i çekeceksiniz. >> Allah Allah. >> Eğer eee sıkıntılarınızın gidermesini istiyorsanız bu 7.000'i çekeceksiniz. Eğer mutlu olmak istiyorsanız eğer ahiret kısacası bu zikri yapacaksınız. >> İşte burada da >> eee gafletiz dediğiniz mesela insan Allahu Teala'yı dille söylediği zaman kalbe akıyor. Kalbe aktıktan sonra insan bak Saadet-ı kiram niye 5.000 21.000

26:15 nefis battersine kadar veriyorlar. Bu dediğimiz insanın kalbi sultan-ı zikre gitmektir. >> Hım. Sultan-ı zikir dediğimiz ne? >> Sultan-ı zikir şudur. Bütün lataifler zikretmeye başlayınca onları duymaya başlar. >> Allah Allah. >> Çünkü vücudu ister istemez hepsi Allah demeye başlar. Çünkü bak bütün varlıklara bir bakın. Buradaki ne görüyorsak dahi bütün kainatı gördüğümüz görmediğimiz onlar Allahu Teala'yı anarlar. Ayeti kerimeler zikrederler. >> Zikirler >> ama bizler duymuyoruz. Ama Allah istediği kimseler de duyarlar. H >> bazı kimseler mesela taşların Resulullah aleyhissalatu vesselam'dır dedi. Ben doğmadan önce yıllar önce Mekke'de taşlar vardır. Bana selam veriyorlardı

27:01 ama ben bugün o taşları duymuyorum. E bilmiyorum. >> Evet. >> E şimdi Allahu Teala Celle bildirdi mi bilir insan. >> Amen. >> Hah. Bildirdi mi? Şimdi buradaki zikirlerden hatta bir gün yine aklıma gelmişken söyleyeyim. Sultanımız o zaman da söylemiştin. >> Buyursunlar. dedi. Hacı Piran'ın eşi eee dedi ki cezbe ehliydi dedi. O kadar zikir ehli ki e diyor bir gün eee Kasrik'te o kadar soğuk ki her taraf dondur >> böyle. >> Hatta diyor eee buzlar sarkıyor. Çok uzundur oluyor. >> Evet. Bu diyor havuzu kırıyor şeyi buzu kırıyor. Havuza giriyor diyor dada annemiz o şekilde gelip kavs

27:46 Abdülhakim'e diyor. Diyor ki hacı Piran eşi havuza girdi. Dedi kalsın dedi. >> Sühanallah. >> Zikir ehliydi çünkü o. >> Evet. >> Dedi kalsın diyor. Ona demiş olsaydık çık yanacaktı. >> Allah Allah. Çünkü zikir bir ateştir. Her şey yakıyor. Orada da bile bak o buzda dahi ona etkisi kalmıyor. >> O rahmetli teyzenin de ateş artık >> Evet. >> her yanı kaplamış ki kışın ortasında buzu kırıp o suya giriyor. >> O suya giriyor. Şimdi insan yandıkça >> Evet. >> tat verir. >> Eyvallah hocam. Çok teşekkür ediyoruz. >> Allah razı olsun. >> Yani bu sohbeti hiç bitirmek istemezdik ama vakit de daraldı. Ah.

Share

YouTube Video Özetleri