Radyo Tiyatrosu: Güneş Doğarken | Dram

TRT Dinle www.youtube.com

Kısa Özet

Bu radyo tiyatrosu, dürüstlük, aile sırları, hastalık ve umut temalarını işliyor. Bir doktorun hastalarına karşı dürüstlüğü ve bunun sonuçları, bir genç kızın ailesindeki sorunlarla başa çıkma çabası ve bir adamın ölümcül bir hastalıkla yüzleşirken ailesine yardım etme arzusu gibi konular ele alınıyor.

  • Doktor Nihat'ın dürüstlük ilkesi ve bunun sonuçları
  • Meral'in aile sırları ve evlilik kararı
  • Metin'in hastalığı ve ailesine yardım etme çabası

Giriş

Radyo tiyatrosunun künyesi sunuluyor. Yapım Ankara Radyosu tarafından gerçekleştirilmiş, Hidayet Sayın tarafından yazılmış ve Dinçer Sümer tarafından yönetilmiştir. Oyunda yer alan sanatçılar ve teknik ekip tanıtılıyor.

İlk Hasta

Bir hasta, Doktor Nihat'a hastalığı hakkında gerçeği öğrenmek istediğini söylüyor. Doktor, hastaya 6-8 ay ömrü kaldığını, ancak tedaviyle bu sürenin bir yıla kadar uzatılabileceğini belirtiyor. Hasta, eşi ve çocukları olduğunu, ancak çocuklarının yaşamdan kopuk olduğunu ifade ediyor.

Dürüstlüğün Bedeli

Doktor Nihat, meslektaşı Osman ile hastalarına gerçeği söylemenin doğruluğu üzerine tartışıyor. Nihat, gerçeği söylemekten pişman olmadığını savunurken, Osman, hastaların umutlarını korumanın önemini vurguluyor. Nihat ayrıca evlenmek istediğini ve ailesiyle tanıştırmaktan kaçınan bir kız arkadaşı olduğunu anlatıyor.

Yanlış Teşhis

Doktor Nihat, bir hasta raporunda yanlışlık olduğunu fark ediyor. Sağlam bir adama yakında öleceğini söylemiş olduğunu anlıyor ve bu hatayı düzeltmek için endişeleniyor. Osman, hastanın başka bir doktora gideceğini ve gerçeği öğreneceğini söylüyor.

Yarışma Havası

Bir hemşire, Doktor Nihat'ı ablasının düğününe davet ediyor. Hemşire ve doktor arasında bir diyalog gelişiyor ve hemşire, ablasının zengin bir iş adamıyla evlendiğini anlatıyor. Doktor, hemşirenin zeki olduğunu söylüyor ve daveti kabul ediyor.

Aile Sırları

Nihat, kız arkadaşı Meral ile evlilik hakkında konuşuyor. Meral, ailesiyle tanışmasını istemiyor ve sürekli bahaneler üretiyor. Nihat, Meral'in bir şeyler sakladığını düşünüyor ve bu durumu çözmek istiyor. Meral sonunda ailesindeki sorunları anlatıyor: babası alkolik, annesi ruh hastası, ablasının çocukları sakat ve erkek kardeşi zihinsel engelli.

Engelleri Aşmak

Meral, ailesindeki sorunlar nedeniyle Nihat ile evlenmekten çekiniyor. Kalıtımsal hastalıkların çocuklarına geçme olasılığından korkuyor. Nihat, Meral'i seviyor ve bu engelleri birlikte aşabileceklerini söylüyor.

Ablanın Endişeleri

Meral, ablası ile evlilik konusunu konuşuyor. Ablası, Meral'in Nihat ile evlenerek kendini kurtarmasını tavsiye ediyor, ancak Meral, Nihat'ın hayatını zehirlemekten korkuyor. Ablası, eşinin çocuklarının hastalığı nedeniyle tükendiğini anlatıyor.

Aile Dramı

Meral'in babası sarhoş bir şekilde eve geliyor ve aileye hakaretler ediyor. Meral, babasının bu davranışlarından utanıyor ve Nihat'ı ailesiyle tanıştırmaktan çekiniyor.

Yüzleşme

Nihat, Meral'in evine geliyor ve ailesiyle tanışıyor. Meral'in babası sarhoş ve saygısız davranıyor. Nihat, Meral'in ailesindeki sorunlara rağmen onu sevdiğini ve evlenmek istediğini söylüyor.

Gerçekler ve Kaygılar

Meral'in babası, Nihat'a Meral'in ailesindeki sorunları anlatıyor. Meral, Nihat'ın ailesiyle tanıştıktan sonra hala kendisini isteyip istemediğini soruyor. Nihat, Meral'i sevdiğini ve birlikte her şeyin üstesinden gelebileceklerini söylüyor.

Ablanın Desteği

Meral'in ablası, eşi Metin ile Meral'in evliliği hakkında konuşuyor. Metin, Meral'in bir doktorla evlenmesinin iyi olacağını söylüyor. Ablası, Metin'in bir şeyler sakladığını düşünüyor ve ona gerçeği söylemesi için yalvarıyor.

Umut ve Karamsarlık

Nihat, Osman'a Meral'in ailesindeki sorunları anlatıyor. Osman, Nihat'a hem aklının hem de yüreğinin sesini dinlemesini tavsiye ediyor. Nihat, Meral'i çok sevdiğini söylüyor.

Düğün Hazırlıkları

Hemşire, Nihat'ı ablasının düğününe davet ediyor ve yarını iple çektiğini söylüyor.

Çaresizlik ve Umut Arayışı

Metin, hastalığıyla yüzleşirken ailesine yardım etme yolları arıyor. Hayat sigortası yaptırmak istiyor, ancak artık çok geç olduğunu düşünüyor. Ölümünün bir işe yaramasını ve karısına sadece üzüntü bırakmak istemiyor.

Tesadüf

Metin, Nihat ile görüşüyor ve çocuklarının sağlık durumu hakkında bilgi almak istiyor. Metin, aceleci davranmasının nedenini açıklıyor: kendisi ölümcül bir hastalığa yakalanmış ve zamanı kalmamış. Nihat, Metin'in doktoru olan Osman'ı tanıyor ve Metin'i hemen ona götürmeye karar veriyor.

Gerçeğin Ortaya Çıkışı

Nihat ve Metin, Doktor Osman'a gidiyor. Osman, Metin'in aslında sağlıklı olduğunu ve yanlış teşhis konulduğunu açıklıyor. Nihat, Metin'e yanlış teşhis koyan doktor olduğunu itiraf ediyor.

Kurtuluş ve Umut

Meral'in babası, Nihat ile konuşuyor ve alkol bağımlılığından kurtulmak istediğini söylüyor. Çocuklarının gözünde eski saygınlığını kazanmak istediğini belirtiyor. Nihat, babasının bu isteğinin kendilerini mutlu ettiğini söylüyor.

Mutlu Son

Nihat, Meral'in babasını çocuklarıyla barıştırıyor. Meral, Nihat'ın babasını nasıl değiştirdiğine şaşırıyor ve onunla evlenmeye karar veriyor.

Kapanış

Oyunun künyesi tekrar sunuluyor ve emeği geçen sanatçılar anılıyor.

Summarize any YouTube video in seconds

Get summaries like this one for any video, in your language, with the free Summ app.

Download on the Apple Store
Get it on Google Play

Transkript

YouTube Transcript Generator

0:08 Radyo Tiyatrosu. Yapım Ankara Radyosu. [Müzik] [Alkış] [Müzik] Güneş doğarken radyo için yazan Hidayet Sayın yöneten

0:54 Dinçer Sümer. Efekt Cankut Ünal. [Müzik] Oynayan sanatçılar Nihat Kerim Afşar, Osman Baykal Saran, Meral Olcay Poyraz, Nimet Tomris Oğuzalp, Metin Aykut Sözeri, Filiz Gülseren Mordan, Murat İstemi Betil. [Müzik] Nasıl doktor? Sizin her şeyi dost doğru söylediğinizi

1:40 öğrendim. Yalanla oyalanmak istemiyorum. Gerçeği yalnız gerçeği bilmek istiyorum. Bunu göğüsleyecek cesaretim var. Daha önce neden gelmediniz? Artık çok mu geç? Eğer gerçeğin her türlüsünü göğüsleyecek cesaretiniz gerçekten varsa daha sonra da ocak bazı sorunlarınızı çözebiliriz. Anlıyorum. Acaba sorabilir miyim? Önümde ne kadar zamanım var? Hayat süresini uzatacak ilaçlar var elimizde. Kesin olmasa bile şöyle böyle ne kadar yaşarım? 6 ya da 8 ay. Bunu bir yıla kadar uzatmak sizin

2:27 elinizde. Hı. Teşekkür ederim. Evet. Bu reçetedeki ilaçlardan günde üçer tane alırsınız. Haftada bir de iğne. Ağrılarınız artarsa gene gelin. Sağ olun. Elimden daha fazlası gelmediği için üzgünüm. Hazırdım zaten. Aldırmayın. Tehlikeli bir hastalığım olduğunu sezmiştim. Ağrılar derinden burkuyordu içimi. Gün günden hassizliğim artıyordu. Daha önce gittiğim doktorlar hiçbir şeyim olmadığını söyleyip oyaladılar beni. Belki daha önce. Her neyse artık yolun sonu göründü. Cesur olduğunuzu söylediniz. Ona göre davranın.

3:12 Merak etmeyin. Merak etmeyin. Yolun sonu göründü diye koşar adım varacak değilim oraya. Her şey olağan ve her şey ölümlüdür. Bunu bilince iş kolaylaşır. Sadece soluk alıp vermek değildir yaşam. Ne demek istediğinizi anlıyorum doktor. Eşiniz, çocuklarınız var mı? Var ya. Bilmelere bir yarar sağlamayacaksa bir süre gizleyebilirsiniz. Çocuklarımın ikisi de yaşamdan kopuk doktor. Onlar nasıl olsa hiçbir şeyin farkında olmayacaklar. Ama eşim anlamadım hiç. Hiç hiç. Hı. İlginize teşekkürler. Yaşamdan kopuk demekle ne demek

3:59 istediniz? Eğer bir yardımım dokunacaksa. Sağ olun. Allahasmardık doktor. Güle güle. İlginç bir hasta. İçim kemiren bir şeyler var ama ne? Günaydın dostum. Hoş geldin Nihatcığım. Nasılsın? Berbat bir ameliyattan çıktım. Yorgunum. Yorgunluğunu nasıl giderelim senin? H? Kahve içer misin ya? Teşekkür ederim. Mide mi? Evet. Geniş bir ülser epeyce uğraştırdı. H biraz önce ilginç bir hasta aklımı karıştırdı. Klinik araştırmalar pek tutmuyor ama

4:44 filmler çok tipik. Bak bak işte burada. Hı hı. Evet. Eskimiş bir vaka. Yapılacak bir şey yok. Hı. Ben de öyle söyledim. Kendisine mi? Yalnız gelmişti. Hem gerçeği gizlesemle değişecekti. Değişmese bile yıkılan morali önündeki zamanı daha da kısaltabilir. Fakat yaşamak için önünde az bir süresi kalmış olan hastaya hiçbir şeyi olmadığını söylemek yani yalan söylemek pek dürüstçe bir davranış olmasa gerek. Fakat hastalar o acı gerçeğin önünde birden yıkılmaz mı? Hepsi değil. O kısa süreyi değerlendirme gücünü yüzde kaç hastada bulabilirsin? Gerçeği söylediğim için hiç pişman olmadım şimdiye kadar dostum. Hatta hastalarım git gide arttığına göre benim

5:31 bu konudaki davranışım genellikle onaylandı bile diyebilirim. Bu hastaların gerçekten korkmadıklarını göstermez ki. Söyler misin? Korku neyi çözebilmiş şimdiye kadar? Korku değil. Yaşama özlemi konumuz. Tek gerçek yaşamaktır insan için. Onu uzatmak ister herkes elinden geldiğince. Daha biraz daha yaşamaktır tek gerçek. Senin yüzüne karşı söylediğin gerçek içinde yanan yaşama özlemini, o titrek mum ışığını korkunç suluyla üfler, söndürür bir anda. Konuya değişik açılardan bakıyoruz dostum. Bazı hastaların gerçeği kabullenmesi güç olabilir ama herkes gibi onlar da ölümsüz olmadıkları gerçeğine kısa zamanda varırlar. Kararsızlık, korku çok geçmeden yerini sabra ve coşkuya bırakır.

6:17 Aslında insanlar ölümden değil, ölümün gerçeğinden, birdenbire ölü vermekten korkarlar. Bence insan son saatini rahat beklemek istiyorsa doğduğu günden beri ölmekte olduğunu bilmelidir. Ben hastanın duygularını değil, mantığını harekete geçiriyorum. O halde korkunç olan ne? Fakat şunu unutma ki insanlardan hayat ve ölümden birini seçmeleri istenirse hemen herkes olabilir olabilir olabilir. Fakat sonunda ne olur? Bence insanın en büyük hatası diyebiliriz buna. Hayatın hep tamamlanmamış olması, boyuna geriye atılması hatadır bence. Ölüm korkusu gelecek özleminden doğar. Gelecekse hep bizden kaçar. Öyleyse neden yalan söyleyerek insanı bu gerçeğin dışına atalım? Bu yalan ona bir şey

7:03 kazandırmayacaksa neden savunalım? Fakat unutuyorsun dostum biz hekimiz, filozof değil. Bizim amacımız ümidi ayakta tutup biraz daha fazla yaşatmaktır. Sen hastaya gerçeği söylemekle elindeki tek ümidi de almış olmuyor musun? Ha, anlaşacağımız yok galiba. İyisi mi? Sen yalanlarını sürdür. Ben de gerçeği söylemeye devam edeyim. Bu sözünü duyan da beni yalancının biri sanacak. Oysa bilirsin günlük yaşantımda yalan söylemekten hoşlanmam. Bilirim, bilirim. Hatta biraz fazla doğrucusundur. Bırakalım bunları da başka şeylerden konuşalım canım. He ben de başka şeylerden konuşmak için geldim. Sen başka bir tartışma sürdürdün önüme. Başka şeyden mi konuşacaktım? E durma konuş öyleysen. Yaş 28. Hava inadına güzel ve ben de

7:48 sabırsızım artık. Oho. Bu bilmece gibi sözün altında bekarlığa baş kaldıran bir adamın çırpınışlarını duyar gibiyim. Yanılıyor muyum? He sen kolay kolay yanılmazsın. Ne diyorsun? Demek evleniyorsun. He. E bu şanslı kız yalan söylemesini becerebiliyor mu bari? İnce eleyip sık dokuma uyum yoktur bilirsin. Asıl dürüstlüğüne vurgunum onun. Ötesini aldırmam. Diş macununu alt ucundan sıksın yeter. Yeter mi? Kızdan bu kadar çok şey istersen nasıl anlaşırsınız kardeşim? E peki kimmiş bakalım bu başına devlet kuşu konacak olan güzel? Bir yıldır tanışıyoruz. Tam aradığım kız. Ne zaman? Yakında. Yalnız bir şey var. Neymiş o?

8:33 Nedense ailesiyle tanıştırmaktan kaçınıyor boyuna. Soys delisi değilim ama her şeyle tanımak istiyorum onu. Sen ne dersin buna? E kolayı var kardeşim. Bir gün evine baskın yaparsın. Tamam. Ben sizinle tanışmaya geldim millet dersin. Dalgayı bırak da hastalarımla konuştuğun gibi konuş benimle. Ha bak bu doğru. Artık sen de bir hasta olduğuna göre istediğiniz filmleri getirdim efendim. Hangi filmleri? Hastanız Metin Tara'nın filmlerini. Raporu da içinde. He. A gördüm o hastanın filmlerini ben. Bak işte burada. Nasıl olur efendim? Banyodan yeni çıktı filmler. Daha filmleri hasta kendisi getirdi. Fakat bu filmler hasta Metin Tan'a ait. Oysa bunlar Metin Tara'ın. Ne diyorsun? Demin sözünü ettiğin hasta mı?

9:20 Evet. Rondgen'deki memur isim benzerliğinden vermiş olmalı yanlışlıkla. Bu filmler temiz. Bu hastanın hiçbir şey yok. İnanır mısın? Hoşuma gitti bu yanlışlık. İlk kez başıma geliyor böyle. Ne olacak şimdi? Sapa sağlam bir adama yakında öleceğini söyledim. Aldırma. Böyle hastalar mutlaka başka bir doktora görünürler. O zaman da yanlışlık ortaya çıkar. Ya gitmezse bana güvenir de gitmezse. Git gide kötüleşmediğine göre gerçeğe kendisi varır o zaman. Ya dönüşü olmayan bir hata yaparsa o zaman hiç bağışlamam kendimi. Geldin mi sözüme? Ben de bunu demek istemiştim. Onun için bulmalıyım onu. Nereye gidiyorsun? Belki hastane bahçesindedir hala. Biraz bekle beni. Hemen dönerim. Biraz fazla heyecanlı değil misin? Onu bulmalıyım.

10:06 Ben de şaşırdım doğrusu. Doktoru hiç bu kadar heyecanlı görmemiştim. Hastasına yalan söyleyememenin küçük bir faturasını ödüyor galiba. Ne demek o? Siz yalanı mı savunuyorsunuz? Bir doktor hastasına gerektiğinde yalan söyleyebilmeli. Bence gene başladık galiba. Gene mi? Ne demek istediniz? Bu konuda onunla demin biraz tartıştık da. Öyleyse bu kadar telaş etmesinin nedeni bu. Bir an yenilik düşmüş gibi oldu size. Oo siz kadınlar hep böylesinizdir. Nasıl? İlle de bir yenen, bir yenilen ararsınız. Hep böyle olmuyor mu? Bence olmuyor. Öyle olsaydı her şey bir yarışma havası içinde olurdu. Herkes koşuşup durduğuna göre bu koşuşmanın bir önde gideni bir de geride kalanı olmaz

10:51 mı? Bakın bu sözünüz yabana atılmaz. Çok zeki bir kızsınız. Öyle mi? Yarışı kazanmamda bir yarar olursa bu yardımınıza çok sevinirim. Anlamadım. Bakın ablam bu hafta evleniyor. Zengin bir iş adamıyla. Çok zeki değildir ama güzeldir. Yarışmada öbür koşucuları güzelliğinin verdiği güçle geçti. Fakat bütün güçler yarışta başarı kazanmak için zeka ister. Sizi ablamın düğününe çağırsam gelir misiniz? Bilmem. Sanmıyorum. Böyle ayaküstü söylediğim için mi? Yook. Hayır. İşim çok demek istedim. Özür dilerim. O neden? E ben hemşireyim. Siz doktorsunuz. Bir an unutmuştum da. Yo yook. Böyle düşünmekle hata edersiniz. Doğrusu böyle bir izlenim

11:37 bırakmışsam üzülürüm. Zarar yok. Gücenmediğinizi nereden bileyim? Gücelmeye hakkım yok ki. Düğüne geleceğim desem. Teşekkür ederim. Çok teşekkür ederim. Bir şey söyleyeyim mi size? Çok iyi bir yarışmacısınız. Eh, ben gidiyorum. Güle güle. [Müzik] Ama neden? Nedeni, medeni yok hayatım. Kendimi bu konuda hazırlıklı bulmuyorum. Hepsi bu. Ne demek bu? Evlenmenin ne hazırlığı olabilir ki? Eğer paradan söz edip Y onu demek istemedim. Öyleyse hem dünkü konuşmamızda

12:23 olur dememiştim ki. Olur demeye gelen sözler söylemiştin. Senin içinde bir şeyler var ama ne? Bazen gözlerimin içine bakıyor. Bazen beni aşıp uzaklarda kayboluyor bakışların. Bazen can kulağıyla dinliyorsun. Bazen dalıp gidiyorsun. Hani seni tanımasam, seni sevmesem. Meral, açık konuşalım. Benden gizlediğin bir şey var senin. İnan ki yok. Var. Varsa da yoksa da bu gece evinize gelip babanla görüşeceğim. Yook, olmaz. Neden? Bu gece olmaz. Ne zaman? Yarın mı? Daha sonra. Daha sonra ne demek? Bir engel mi var? Annen mi, baban mı? Kim? Yook. Evlenmemi ister ikisi de. Hile seninle olduktan sonra. Sen neden

13:09 istemiyorsun? İstemediğimi kim söyledi şekerim? Bilmece gibisin. Seni tanıyamıyorum. Ne olur biraz zaman bırak bana. Düşünmek için mi? Bilmiyorum. Lütfen. Neden ailenle tanışmamı istemiyorsun? Birkaç gün daha beklesen ne olur sanki? Bekleyemem. İnatçılardan korkarım ben. Benden kork öyleyse. Tatlım. Şekerim benim. Şekerim demekle tatlıya mı bağladığını sanıyorsun? Bu akşam geleceğim haberin olsun. Yook daha gelme. Ben sana söylerim. Peki peki öyle olsun. Gelmem. Kıyamam. Ne olur gücenme bana. Neden güceneyim? Zorla eve gelmek isteyen denizin gücenmeye hakkı mı olur? Daha neler. Bugünlerde babam biraz hasta. Anla işte.

13:56 Ben doktorum ama. Bir de annem evde yok bu akşam. Yalan söylemek sana hiç yakışmıyor. Daha demin annenle akşam. Doğru öyle demiştim. Bağışla beni. Annem bugünlerde. Bugünlerde mi? O da mı hasta gibi bir şey. Seni tanımak istedikçe sen benden kaçıyorsun. Bir yıldır tanıştığımız halde ailenden kimseyi tanımıyorum daha. Oysa ben seni annemle tanıştıralı çok oldu. Gizlilik toprağında sevgi ortu yaşamaz derler. Neden aileni benden uzakta tutuyorsun Meral? Görüyorsun işte. Rahat değilim. Ne olur biraz zaman ver bana. Sana yardımcı olmak istiyorum ben. Neden zaman istiyorsun? Rahatın neden yok?

14:41 Birlikte çözelim bir sorunun varsa. Peki. Dinle öyleyse. Galiba bunu açıkça söylemenin zamanı geldi. Ailemden hiç kimse senin karşına çıkacak durumda değil. Ne demek o? Babam tam bir alkol ki. Evimiz her zaman alkol kokar. Kime nasıl davranacağını kimse bilmez evimizde. Annem ruh hastası. Her yıl birkaç kez psikiyatri kliniğinde yatar çıkar. Günü gününe uymaz. Hepimiz onu kendi haline bıraktık. O da bizi bıraktı. Ne yaptığımız umrunda değil. Üç kardeşiz. Ablam evlendi. İki çocuğu oldu. Biri 9 yaşında. Ne yürümesini beceriyor ne

15:27 konuşabiliyor. Daha küçüğü ise doğuştan kalbi delik. Hele en kötüsü bir erkek kardeşim var. Sırıl sıklama aptal. O hastalıklı gülüşüne katlanmak bazen öyle zor oluyor ki. İşte böyle bir aileyiz biz. Bunları şimdiye kadar sana anlatmadığım için beni suçlama sakın. İnsan konuşmadığı sürece gerçeklerden kaçabildiğini sanıyor. Anlıyorum. Her şeyi olduğu gibi anlatabildiğimi sanmıyorum. Fakat rahatladın şimdi. Bu yükün ağırlığını birlikte taşıyacağız artık. Yook olmaz. Ne demek olmaz? Durup dururken seni bu havaya sokamam. Ne biçim konuşuyorsun? Benim dostluğumu iyi gün dostu olarak mı

16:14 biliyorsun yoksa? Dostluk, arkadaşlık evet ama evlenmek anlamıyor musun? Ablamın durumu ortada. Kendisi gibi kocası da tükendi. Neden seni de doktorsun? Ne demek istediğimi anlarsın. Anlıyorum. Seni artık daha iyi anlıyorum ve daha çok seviyorum. Bu engelleri birlikte aşacağız sevgilim. Fakat anlattım sana bir gün yani bir gün çocuk kalıtımda hiçbir zaman %100 yoktur. Sende bir karakter hatası olmayabilir. Olabilir de ablamda da yok ama çocukları kalbi delik çocuğun kalıtımla ilgisi yok. Sende bir kalıtım hatası yoksa çocuklarında da olmaz. Bilinebilir mi bu?

16:59 Dedim ya %100 kesinlik yoktur tıpta. Gördün mü? Ya varsa en iyimser görüşle %50 desek bile bu kuşku hayatımızı zehir etmez mi bizim? Seni çok sevdiğim için seninle evlenemem Nihat. Böyle kestirip atma. Yook. Yakamam seni. Kanımdaki illet bir gün hem beni kurutacak hem koluna girdiğim adamı. Ne olur uzak dur benden. Bu kadar karamsar olma Meral. Ablanın durumunu erkek kardeşini çıkar kafandan. Kendinle, kendi yüreğinde büyüttüğün şeytanla hesaplaşıp durma. Nasıl atarım kafamdan? Evleninceye kadar canlı hayat doluydu ablam. Düşün iki hasta çocuk her an gözünün önünde. Üzüntüsünden o iyi kalpli kocası da

17:45 hastalandı sonunda. Düşünsene hayatım, ablam, annem, kardeşim. Yalnız ben mi? Bu korkunç salgından yalnız ben mi yakamı kurtarabileceğim? Hayır. Bencil değilim ben. Hele sevdiklerime karşı. Onun için lütfen bırak beni. [Müzik] Onu bunu bırak. Evlen de kurtar kendini bu havada. Neden böyle söylüyorsun abla? Evlenmekle sen kurtarabildin mi kendini? Ama senin için bir ümit ışığı var şekerim. Ben şansımı kullandım olmadı.

18:33 Kumar da olsa senin kazanma ümidin var. Üstelik bir doktorla evleneceksin. Her şeyi anlatmışsın. Gene de seninle evlenmek istediğine göre. Kendimizi aldatmayalım abla. Bizim kanımızdaki derde doktor ne yapsın? Neden durup dururken onun da hayatını zehir edeyim? %100 böyle olini nereden bilebilirsin? Bak şuraya yazıyorum. Böyle bir kısmeti tepersen sonunda pişman olursun. Benden söylemesi. Hem dürüstlüğün bu kadarı da fazla doğrusu. Neden her şeyi birbiri ortaya dökersin? Dürüst davranmak zorundayım ben. Çok sevdiğim birine iki yüzlü davranamam. Üstelik kısa sürede öğrenecek olduktan sonra. Peki ne yapmayı düşünüyorsun? Ömrünü hep bu havada mı tüketeceksin? Bir kapı aralanmış aydınlığa doğru. Neden o kapıdan girip şansını denemiyorsun? Abla görsen o kadar iyi bir insan ki.

19:18 Şansımı deneyeyim derken onu yakacağımdan korkuyorum. Ay şekerim. Seninle evlenmek isteyen o. Her şeyi anlattıktan sonra ısrar ediyorsa neden düşüneceksin? Demek onun da bir bildiği var. Üstelik sen de seviyorsun. Evet, ben aradım buldum sayılmaz evlilikte. Çocukların durumu zehir etti hayatımızı. Ama Metin hep bana destek oldu. Başıma kalkmak aklına gelmedi. En umutsuz anlarında insan elini tutucuyu birini arıyor. Ama çocukların üzüntüsü sonunda onu da yedi bitirdi. Akşam eve gelmedi diyorsun. Demek ki evinden bile kaçıyor artık. Belki de kendinden kaçıyor. Kim bilir değiştiyse nedeni ben olmadım. Çok mutluyduk ilk günler. İlk çocuğumuzun durumu gölgeledi mutluluğumuzu. İkincisi de bir başka sakatlıkla doğ

20:04 ikimiz de. Ama yürüyecek şekerim. İster istemez yürüyecek. Yaşamaya çalışmak görevimiz. Hiç olmazsa çocuklarımız için. Küçük ameliyat olursa düzelirmiş. %90. O da bir şeydir. Metin'in tek kusuru içine atar her şeyi. Bu da çok yıpratıyor onu. Midesi, sırtı, her yanı ağrır oldu. Son günlerde. Doktora gitmedi mi? Bir iki kere gitti. Bir şeyin yok demişler. İnanmadı. Hastanede Doktor Osman Toygar'ı sağlık vermişler. Ona gitmiş bir de. Peki o ne demiş? Herhalde o da bir şey olmadığını söylemiş ki sinirleri yatıştı. Bambaşka bir insan oldu çıktı. Hiç yapmazken çocukları seviyor, kucaklıyor. Ara sıra yapardı. Bana da hiç bağırmıyor. Sesi titre, duygulu, gözleri dolu dolu. Sanki

20:50 uzak bir yolculuğa çıkacakmış gibi uysallaştı. Hiç yapmadığı şey eve de geç geliyor. Bütün bunların nedeni sence ne? Ben de anlayamadım. Hepsi doktordan geldikten sonra oldu. Doktorun ne dediğini açık açık söylemiyor mu? Hayır. Bilirsin içine kapanıktır. Bir şeyim yokmuş dedi. Sadece üzmemek için zorlamıyorum ben de. gidip doktorla görüşelim öyleyse. Ya da ben Nihat'a söyleyeyim. Doktorun aklında kalacaktı. Babam böyle baş başa ne yapıyorsunuz bakayım? Ha tutmayın beni ya. Bir şeyim yok. Yok bir şeyim. Kimi çekiştiriyorsunuz böyle? He sarhoşm

21:37 ben içerim anlaşıldı mı? Kimse karışmasın. Hey ne? Kocan nasıl? Baba beni sevmiyor biliyorum. Sevmezse sevmezsin. Kendi bilecek iş. Kızlarının sevmediği bir babayı damat sever mi? Baba rica ederim. Gönlün yazı var, kışı var. Gelir gelmez başlıyorsun. Neye başlıyorum ben? He? Ay üzüntümüz bize yetiyor zaten. Mutsuzluk yarışması açılsa bizim aile birinci gelir. Nasıl çıkarırım onu böyle bir babanın karşısına? Ne umurdan oturuyorsunuz orada? Yalan mı? Bana şu kadarcık saygınız kalmadı. Varım ha yokum yanında. Ay boğuluyorum sanki. Karşılık versem

22:23 bir türlü vermesem bir türlü. Yutkunacağız çaresi. İşte evlen kurtar kendini bu havadan derken bunu demek istedim. Hiçbir ana baba bazı şeylere katlandı diye madalya vermez kızına. Hele bizimkiler. Biraz isın kıarlar. Sanki paralarını kendileri veriyorlar. Onunla evlensem kurtulacağımı bilmiyorum ki. Belki daha be içerim. İçmem. Çime ne? H çime ne? Bir şeyler bu yaştan sonra izin mi alacağım sizlerden? Ben sanki hiçbir tasası yok. Sanki annem hastanede değil. Bekli maaşımın hepsini içkiye yatırıyormuşum. Kime bunlar? Baba sus artık. Ağır değilim. Bağırma. Yalan mı? Hangi baba böyle? Söyle söyle. Damarıma

23:10 basmayın da susayım. Ya beni kızdırmasınlar. Kuzu gibi adamımdır zaten. Bütün suç bendedir. Olsun. Olsun. Bende olsun. Hanginiz bana bir kahve yapacak? Ya kim bulanıyor ya? Bastırsın biraz. Demek kimse. Hey hizmetçiler, neredesiniz? Zırlar, getirin bana kahvemi. Kızlarım beni defterden silmişler. Artık dayanamayacağım. Ay canla yandı. Millet taşı tutar altın olur. Ben burama bir şeyler tıkanıyor. Sizin bir dediğinizi iki etmedim

23:56 çocukluğunuzda. Şimdi siz baba ülserin var. Kahve yasak sana. Kahve yasakmış. Alt etmiş onu yen. Kim acaba? Dur ben açayım. Nihat. Evet. Ben çok mu şaşırdın? Şey birden. Eee ne olacak? Hep böyle kapıda mı duracağım? Ah özür dilerim. Geçsene. İyi günler. Rahatsız ettim. Özür dilerim. Yo. Hayır. Hayır. Nasılsın? Teşekkür ederim. Hoş geldiniz. Dağınıklık için özür dileriz. Rica ederim. Tanıştırayım. Babam.

24:42 Memnun oldum. E kim bu ablam? Doktor Nihat Bey, çok sevindim tanıştığımıza. Doktor ne bey dedin? Nihat Bey? Baba Meral'in arkadaşı. Yoksa bir hasta mı var? Hayır baba. Annen mi? Annemin evde olmadığını biliyorsun baba. Kocan mı yoksa? Hayır. Hayır. O da değil. Hasta yok ki aramızda. Hayır efendim. Mesleğimle ilgili bir iş için gelmedim buraya. Eee konuk desem pek konuğa da benzemiyorum ya. Kusura bakmayın babam biraz şey de. Rica ederim efendim. Dursana oğlum. Şu zıpır kızlara bak. Oturtmadılar bile adamı. Otursana oğlum. Otur. Otur. S öyle ya. Neden ayaktayız? Şöyle şöyle şuraya oturun. Ay kusurumuza bakmayın. Evi toplayamamıştık.

25:27 Hiç önemi yok. Teşekkür ederim doktor. He. Oh. İlk defa böyle genç bir doktor çıkıyor karşıma. Şimdiye kadar karşıma çıkan bütün doktorlar göbekli, şişman, ne bileyim kellifli adamlardı hep. Öyle mi? Babamın böyle dediğine gücenmeyin sakın. Ne demek efendim? Hoşuma gidiyor üstelik. Zaten doktor dedin mi? Biraz da biz konuşalım baba. Öyle diyorlar işte. Biraz konuşacak olsam sustururlar. Kızlarımdan şikayetçiyim. Doktor Bey. İşte böyle. Ne? Annem de burada olsaydı tam not alacaktık değil mi? Rica ederim Meral. Gözünde büyütme her şeyi. Gözümde büyüttüğüm yok. Ortada her şey. Ah neden böyle söylüyorsun? Doğrusu ayıp oluyor biraz da. Doktor Bey evimize

26:14 kadar gelmiş. Ona daha ince davranmak zorunda değil miyiz? Abla her şeyi söyledim sana. Her şey dediğin ne? Siz söyleyin bari. Her şey dediğin ne? E bazı kuşkuları var size de söylemiş. Bana kalırsa gözünde büyütüyor. Neler konuşuyorsunuz siz aranızda? E beni neden insan yayına koymuyorsunuz? Ama insan serdi mindere otururmuş. Yaşlanınca sizi de göreceğiz. Sizi de be. Şimdi bunların ne gereği var? Hele şu küt suyu var ya. Doktor bey. Oğlum ne dilli cüdüktür o. Allah yardım etsin evleni. Aldırmayın rica ederim. Gördün mü? Hala beni istiyor musun? Evet istiyorum.

26:59 Rica ederim Nihat. Git doğru dürüst bir kız bul. Evlen. Mutlu olmanı istiyorum senin. Neler söylüyorsun sen? Lütfen bırak beni. Bizim kaderimiz bu. Bize dokunan gurur. O kadar değil. Öyle olmadığını sen de biliyorsun. Ne diyor? Ne diyor? Sen kendine işkence ediyorsun Meral. Kendi yarattığın kuşkularının altında eziliyorsun. Önce kendi kişiliğine güvenmen gerek. Heh. Ben de aynı şeyleri söylüyorum ama dinlemek istemiyor. E ne oluyor orada ya? Neler dönüyor? Ha? Kaygılarımı kendim yaratmadım Nihat. Sana karşı dürüst davranmaktan başka kaygım yok benim. Neden beni anlamıyorsun? Ablamın kocası canlı neşeli bir gençti evlendiğinde. Oysa şimdi bunun nedeni ben değilim. Çocuklarım. Ben de bunu demek istedim zaten. Belki

27:46 bir çocuğumuz daha olsa sapa sağlam doğacaktı. Kim bilir hepimiz aynı derecede şanssız olabilir miyiz? Bilmiyorum. Ne diyeceğimi bilmiyorum. Önümde uzanan karanlık korkutuyor beni. Karanlığı yaratan da sensin Meralil. Karanlık dediğin belirsiz bir sis üstelik. Güçlü bir iraden var. Fakat bu güçlü irade kaderine tuzak kuruyor. Dikkat et. Sen onlara bakma doktor bey. Oğlum sen bana söyle söyleyeceğini. Önemli bir şey yok efendim. Akıllarına bir kahve yapmak bile gelmiyor. Söyleyince de çenen düşük yaşlısın diyorlar. Gel de söyleme şimdi. Hiç olmazsa misafire ne içersin diye sorulmaz mı? Hep böyle işte. Ama bunda haklı. Ne içersin diye soralım

28:33 artık. H teşekkür ederim. Fazla vaktim yok. Az şekerli olsun. He. Annenin hastaneden ne zaman çıkacak? Kesin değil ama bu hafta sonu belki. Ya neden sırtınızı bana dönüp konuşuyorsunuz? Ben bu evin nesiyim ha? Ne oluyor? Mırıldanıp duracağınıza bana da söylesenize. Bir şey yok baba. Yok. Bal gibi bir şey var işte. Beni kulak arkası etmeye utanmıyor musunuz? Baba. Baba sen hala kendini bizim dünyamızda mı sanıyorsun? Aramızda yaşıyorsun ama içimizde değilsin. Sen çoğu zaman bizim farkımızda bile olmuyorsun. Bak bak bak. Hemen kabarmasını da bilir. Densiz kız. Ben senin babanım be. Utanmıyor musun böyle konuşmaya? Oğlum uzatma baba.

29:19 Uzatırım beni. Sizden mi çekineceğimi? Şu yabancıdan utanın hiç olmazsa. Özür dilerim Nihat. Kendimi tutamadım. Aldırma. İçme diyorsunuz bana. İçmeyip de ne al dedyim? Oysa ben sizin için neler yaptım. Alt tarafı bir memur maaşıyla okuttum. Baba ne gereği var canım şimdi bunların? Sana içme diyen yok ki artık. Yok. Bizi ansızın bastırmakla her şeyimizi öğrendin. Şimdi anladın artık. Gerçek ben buyum işte. Biz buyuz. Böyle bir havadan çıkıp sana nasıl yeni bir dünya verebilirim? Ben senden yeni bir dünya istemiyorum Meral. Ben senden seni istiyorum. birlikte yaparız ne yapacaksak. Ama her

30:05 şeyden önce kaderim dediğin şeye direnmen gerek senin. Nasıl direneyim? Gerçek benden güçlü. Kanımdaki özelliği değiştiremem ki. Ne biliyorsun? Öyle ya ne biliyorsun? Okudum, gördüm, biliyorum. Ama bir doktor kadar bilir misin şekeri? Cenir romanında bir kadın vardır. Evlendiğinde sağlıklı, normal bir kadındır. Sonra birdenbire bırak romanları şimdi adı üstünde Roman. Hepsi hayal ürünüdür onların. Ayağını yere bas artık. Abla, Eliniştemle sen aynı sözlerle çıkmadınız mı yola? Sonuç ne oldu? Neden bende? Ay şekerim sen de iki sözün başı metin örnek veriyorsun. Hep zehir mi yuttuk biz? Hiç mutlu olmadık mı? Şunlara bak. Şimdi de birbirleriyle kapıştı. Zırlar. Sonunda dayanamayıp hastalandı ama. Siz söyleyin lütfen doktor bey.

30:50 Evlenirken kimin yüreği umutla dolu değildir? Söyleyin. İki kardeşin kaderi tıpat tıp aynı mıdır? Anlaşıldı. Anlaşıldı. Ben size hep batıyorum. Kalkayım ben düştü işte ya. Bıraktım. Tutmayın beni. Tutmayın. Anneniz gideceğim. O dinler beni. O dinler beni. Hadi gidelim Nihat. Yoksa boğulacağım burada. Lütfen götür beni. Ne olur götür. [Müzik]

31:37 Metin, neden benden gerçeği gizliyorsun? Gerçeği gizlediğimi nereden çıkarıyorsun? Ben seni iyi bilirim şekerim. 10 yıldır beraberiz. Ben seni tanırım. Eh, bir şeyim yok dedim ya. Gece sayıkladın. Ne dedim? Bana güvendiğini sanıyordum. Ne dedim gece? Gerçeği benden gizleme ne olur. Açıklanması gereken bir şey olursa senden başka kime söylerim ben? Bak ne diyeceğim. Merali bir doktor istiyor. Öyle mi? Evlensin hemen. Söylemesi kolay. Ben böyle inatçı kız görmedim. Evlenip de sevdiği bir kimseyi yakamazmış. İkide bir bizi örnek gösteriyor. Bizim durumumuza bak. E ne varmış bizim durumumuzda? Bizim mutsuz olduğumuzu kim söylemiş ona?

32:23 söylemek istediği çocuklarımızın durumu, senin durumun. Gözünün önünde her şey. E çocuklarımız evet ama bende ne varmış? Ne annem ne babam onun durumuyla ilgilenecek halde değiller. Bu da onun sinirlerini bozuyor ister istemez. Söyle evlensin. Bir dürüstlük tutturmuş. Burnunun doğrusuna gidiyor. Oysa çok iyi bir çocuk isteyen. Dün eve kadar geldi. Ben de söylerim aptallığı bıraksın. Babam da körkütüktü üstelik. Ne dediğini bilmez görsen. Başımdan kaynar sular döküldü sanki. Aldırma. Doktor olduğuna göre anlayışla karşılamıştır onu. Sana söylemeden açamadım. Hastanede çalışıyormuş. Doktorların hepsini tanır. Meral'in hatırına seni dipten tepeye güzelce bir muayene ettirsek diyorum. Yok yok istemem

33:08 ama. Neden? Gerek yok. İyiyim. Öyleyse neden dalıp dalıp gidiyorsun? Yo saklama öylesin. Çocukları düşünüyorum ben. Onlar yeni konularımız değil ki. Anlaşıldı artık. Birinden ümidimizi kestik. Düzelmeyecek biliyoruz. Ama ötekinin yalnız kalbi sakat. Onu düzeltme ve sağlığına kavuşturma ümidi var hiç olmazsa. Evet. Ama e bak ben diyorum ki hemen tedavi ettirelim onu. İyi ama şekerim bu hem bizim bileceğimiz bir iş değil hem de ha de yyince olacak şey değil. Üstelik biliyorsun para mı? Onun da çaresini buluruz. Hemen mi? Olabilir. Beni korkutuyorsun Metin.

33:54 O neden? Bak Metin, içimizde bir doktor var sayılır artık. Anladığıma göre Merali'i çok seviyor. Ona açılırsak hem sana hem çocuklarımıza yardımcı olur diye düşünüyorum. Oh. Çocuğu o zaman kaçırırsınız işte. Ana baba, çocuklar, enişte, şu bu. Doktorsa doktor. Adam evlenmek için çıkmış ortaya. Dert babası olmaya değil. Ne diyeceğimi şaşırdım. Ne sen ne Meral beni hiç dinlemiyorsunuz. Ne desem bir karşılık buluyorsunuz. Bu duruma bir gün benim sinirlerimde pesleyecek haberin olsun. Yok hayır sen iyi olmalısın. Hem de çok iyi olmalısın sen. Sen neden dilinin altından baklayı çıkarmıyorsun? Biliyorum. Benden gizlediğin bir şey var

34:40 mutlaka. Seni ve çocukları düşünüyorum. Hepsi bu kadar. Benden sonra sıkıntı çekmemenizi istiyorum. Ne demek senden sonra? Metin korkutuyorsun beni. Korkacak bir şey yok. Senden sonra ne demek? Ben yakında o doktorla yani Merali'i isteyen o doktorla bir fırsatını bulur konuşurum. Sonra da sana anlatırım her şeyi. Rica ederim fazla sıkıştırma beni. Şimdi ne olmalı biliyor musun? İnsan çocuğuna kalbini verebilmeli. Neyi? Yani bu onu saba sağlam yapacaksa ölmeye değmez mi sence? Yani [Müzik] [Alkış] [Müzik]

35:31 [Alkış] sorma kardeşim. Kız bunalım içinde. Ailede birçok kişi hasta. Kalıtımın rolü olduğu belli. Anne sık sık sinir krizleri geçeriyor. Baba alkolik, aileden kopmuş sanki. Ablası kocasının hastalığı ve çocukları yüzünden bambaşka bir sıkıntı içinde. İki çocukları da doğuştan sakat. İşte böyle bir havanın ezikliği içinde Meral onun için tanıştırmak istemezmiş beni onlarla ve onun için evlenmek istemiyor benimle. A bak bu davranışını çok beğendim. Doğrusu dürüst kızmış. Beni de bu yanı etkiliyor ya onun. İnsan ona sonuna kadar inanabilir.

36:18 Bana bu güveni verdi. Ne yapacaksın şimdi? Ne yapmamı öğütlersin? Benimki pek beylik bir cevap olacak ama hem yüreğinin sesini dinle bence hem de aklının. Şunu da söyleyeyim. Bugün başka bir kız bu uyarıyı yapamazdı sana. Bunun için ona daha çok yaklaşıyorum ya. Öyleyse mantığına söz geçiremiyorsun. Bilmiyorum. Yalnız onu çok seviyorum. Doktor Osman Toygar, acil bir hasta için lütfen ameliyat odasına. Doktor Osman Toygar, lütfen ameliyat odasına. He, beni çağırıyorlar. Önemli olmalı. Durma git. Ha, aklıma gelmişken sorayım. O film yanlışlığı yaptığın hastadan ne haber? Bir daha göremedim onu. Benim de hep aklımı kurcalıyor doğrusu. Hadi ben gidiyorum. Güle güle.

37:05 Günaydın. Oo, günaydın hemşire hanım. Nereden çıktınız böyle birdenbire? Doktor çıkınca yalnız bırakmak istemedim sizi. Düğün yarın unutmadınız değil mi? Hayır unutmadım. Çok sevindim buna. Yarını iple çekiyorum. Heh. İnsanın kardeşinin mutluluğunu paylaşması kadar doğal bir şey olamaz. Haklısınız. [Müzik] Genç yaşta ölümü beklemek. Hem de arkada üç çaresiz insan bırakarak bir şeyler yapmalıyım.

37:50 Temelli elden ayaktan kesilmeden, son an yaklaşmadan bir şeyler yapmalıyım. Ama ne? Nasıl? Of! Kafamın içi karmakarışık. Ah! Daha önce hayat sigortası olsaydım keşke. Şimdi kim sigorta eder beni?" Pisi pisine ölümü beklemek deli ediyor. Ölüm bir işe yarasın istiyorum. Ölümle bir şeyler yapmak istiyorum. Karıma sadece üzüntü bırakmak hiç işime gelmiyor. Fakat ne yapmalı? Ne yapmalı?

38:37 [Müzik] Doktor Nihat Bey. Evet benim. Zamanınız varsa sizinle birkaç dakika görüşmek istiyordum da. Buyurun. Eee, ben Meral'in ablasının eşiyim. Öyle mi? Çok sevindim. Buyurun, buyurun oturun. Ah, teşekkür ederim. Eee, şey, nasıl başlayacağımı bilmiyorum. Belki biliyorsunuz yani çocuklarımın durumu. Biliyorum. Meral'in söylediğine göre doğuştan sağlıksızmış ikisi de. Evet öyle. Kendi sorunlarımızla sizi uğraştırmak

39:23 değil amacım. Sadece bir konuda bilginize başvurmak için geldim. Ne demek rahatça konuşabilirsiniz? Bu benim görevim her şeyden önce. Sağ olun. Benim öğrenmek istediğim hani durumları bildiğinize göre en kısa zamanda onlara bir şey yapamaz mıyım acaba? En kısa zamanda mı? Evet. Zamanım yok çünkü. Anlayamadım. Kalp ameliyatı için ne kadar para gerekli bize acaba? Bu en son düşünülecek konu bence. Önce çocuğun durumu incelenir. Sonra ne zaman ameliyat olacağına karar verilir. Acele edilemez mi? Neden acele? Bu telaşınızın nedenini anlayamadım doğrusu. Söyledim size. Zamanım yok.

40:10 Neden bana her şeyi açıkça söylemiyorsunuz? Geçen yıl 20.000 1000 lira gerektiğini söylemişlerdi. Söyledim ya. Bundan önce yapılacak şeyler var. Ayrıca bu konuda çok yetenekli bir arkadaşım var benim. Ona en kısa zamanda gösterelim çocuğu. Sağ olun. Eee, acaba yarın? Peki yarın. Fakat neden bu kadar acele ettiğinizi öğrenmek istiyorum? İyileştiğini bir an önce görmek istiyorum da ondan. E, uzun bir yolculuğa çıkacağım sonra. Çok heyecanlısınız. Hasta mısınız yoksa? Evet. Ne? Çaresiz. Çaresiz olduğunu kim söyledi? Sözüne güvenilir bir doktor. Adını söyleyin. Osman Toygar.

40:56 Ya benim arkadaşımdır. Ne zaman? Ne? Ne zaman? Ne zaman gördü sizi? Eee, bir hafta kadar önce. Adınız? Metin Tarı. Ne diyorsunuz? Galiba çok mutlu bir rastlantı bu. Eee, anlamadım. Gelin gidiyoruz. Nereye? Doktor Toygar'a. Hemen. [Müzik] Anlamadım yani ben. Evet. Evet. Bir şeyiniz yok sizin. Bir film yanlışlığı, bir isim benzerliği. Hepsi o kadar. Yollarda hep sizi aradı gözlerim o günden beri. E ne diyeceğimi bilemiyorum. Eee düşte

41:41 gibiyim sanki. Her şey bitti sandığım anda. Bir bakıyorum ortalık günlük güneşlik. Çevremi de çok üzdüm hiç yoktan. En başta eşinizi. Bana da ders oldu bu. Eee, peki siz nasıl tanıştınız? Sana muayeneye mi geldi hasta? Hayır. Bambaşka bir nedeni var bunun. Meral'den söz etmiştim sana. Evet. İşte onun eniştesi. Şu işe bak. Dünya ne kadar küçük değil mi? İnanılmayacak gibi hem de. Şimdi bu güzel rastlantının getirdiği mutluluğu tamamlamak gerek. Artık fazla uzatmak gereksiz. Ne dersiniz? Ben mi geç bile kaldık derim. [Müzik]

42:29 İsteyerek mi içiyordum sanıyorsun doktor? Kırkına gelinceye kadar ağzıma içki koymuş adam değilim ben. Ama olaylar üst üste gelince. Fakat bunun çözüm yolu olmadığını bilmeniz gerek. Biliyordum ama her şey insanın elinde değil ki. Daha doğrusu ister istemez kaçıyor ipin ucu bazı. Ben de kaçırdım işte. İşleri daha da karıştırdım böylece. Çocuklarım benden tik sinir oldular. Haklılar. Haklılar. Onlarla ilgilenemedim gerçekten. Oysa babaların görevi hiç bitmez. Bu dertten kurtulmak isteyişiniz bizim de işimizi kolaylaştıracak. Sanırım kısa zamanda her şey yoluna girecek. Sağ olun. İlk karşılaşmamızda olgun bir baba

43:15 olarak çıkamadım karşınıza ama dedim ya yo düşünmeyin bunları artık. Hastanemize yattığınıza göre geride kaldı bunlar. Şimdi yeni bir düzen kuracaksınız kendinize. Çocuklarımın gözünde eski saygınlığımı kazanayım yeter. Aynı hataları işlememekle kararlıyım doktor. Gerekli olan da bu direnç zaten. En kötüsü kendilerini sevmiyorum sanıyor çocuklarım. Oysa belki belki düşündüğünüz gibi değil. Sizin bu irade gücünüzü daha önce gösteremediğiniz için kırgınlar belki. Bu irade gücünü siz kazandırdınız bana. Yoksa kolay çıkamazdım o bataktan. Artık bitti. Gene eskisi gibi göğüslerini gerecekler bana. Sıkıntı başladı mı gene?

44:00 Evet. Fırtınalar esiyor kafamın içinde sanki. Ama duraklamak yok. Sonuna kadar gideceğim. Sizin ve çocuklarımın karşısına yüz akıyla çıkabileceğim. Buyurun. Ah! Hoş geldiniz. Bakın kimler geldi sizler? Ha çocuklarım hoş geldiniz. Nasılsın baba? İyiyim yavrum. Ya sizler? Biz de iyiyiz. Ben yani yo ağlamak yok anlaşmamızda. Ne konuşmuştuk sizinle? İçim hafifleverdi birden. Çocuklar gibi ağlamak istiyorum. Niyetim bizi de mi ağlatmak baba?

44:47 Anneniz nasıl? Yarın çıkaracağız onu hasten. Çok iyi gördük. Doktorlar da iyi olduğunu söylediler. Eskiden ne iyiydik doktor. Ben çocuklarım, annelerim. İyi günler gene geri gelecek. Hadi yalnız bırakalım sizi artık. Ara sıra yoklayın beni olmaz mı? Sık sık gelirim. Merak etmeyin. Çocuklar bu doktor var ya bu doktor şeytan tüyü var bu çocukta. Onun bir dediğini iki etmeyin sakın. Oho. Teşekkür ederim. Alaslık. Asm. Güle güle yavrularım. Nasıl ettin de kuzu gibi yaptın babamı anlamıyorum. Benim anlamak istediğim bir şey var önce. Neymiş o? Babanın dediğini duydun değil mi? Evet. Ne olmuş? Benim bir dediğimi ik

45:32 edersen artık elimden kurtulamazsın. Artık elinden kurtulmak istediğimi ne biliyorsun? Oldu bu iş. En kısa zamanda evleniyoruz. En kısa zamanda. Gerçekten şeytan tüyü var sende. Gidelim. [Müzik] [Alkış] [Müzik] [Alkış] [Müzik] Hidayet Sayın'ın radyo için yazdığı Güneş Doğarken adlı oyunu dinlediniz. [Müzik] [Alkış] [Müzik]

46:24 Yöneten Dinçer Sümer. Efekt Cankut Ünal. [Müzik] Oynayan sanatçılar Nihat Kerim Avşar, Osman Baykal Saran, Meral Olcay Poyraz, Nimet Tomris Oğuzal, Metin Aykut Sözeri, Filiz Gülseren Morgan, Murat İstemi Betil [Müzik] He. [Müzik] [Alkış]

47:11 [Müzik] [Alkış] [Müzik]

Share

YouTube Video Özetleri