0:00 Selamlar, sevgiler. Hepiniz hoş geldiniz sevgili arkadaşlarım. 36 günde Türkçe kampında bugün 7. gün diyoruz ve bugünün konusu sözcükte yapı. Temel bir konu. Bu konuyu ne kadar iyi anlarsanız dil bilgisine o kadar hakim olacaksınız anlamına geliyor. Çünkü gerçekten birçok şeyin temelinde bu konu olacak. Bu konu bu kadar önemli. Sonuna kadar izlemenizi ve anlamanızı tavsiye ediyorum. Anlamanız için de kitabınız önünüzde olsun. Sayfa kaç? Hemen belirteyim. 16'yı açıyoruz arkadaşlar. Ve bugünün konusuna bir çarpı atabilirsin. Bir gün daha ilerlemiş olacağız. Sözcükte yapı dediğim gibi çok çok önemli. Hemen bunun ardından burada etkinlik var. Bu kitap içerisinde konunun devamında mutlaka o etkinliğe de katılmanı istiyorum. Etkinlik yapmadan soru çözmeye geçme. Çünkü öncelikle konu sonra etkinlik sonra soru çözümü ile birlikte gerçekten Türkçeyi bu kampla halledeceksin.
0:47 Paragrafı zaten öncesinde halletmiştik. Paragraf kitabımız burada. İncirmek istersen. Ama arkadaşlar biz bu kitaptan beş tane örnek soruyu çözeceğiz. Devamında da şu anda ekranda gördüğünüz dil bilgisi meşakkat soru bankasından soruları çözeceğiz ki çok çok önemli bir kitap. O kitabı aldığında aslında dil bilgisi ile ilgili tüm çalışmaları bitirmiş olacaksın. Başka bir soru bankasına adeta ihtiyacın olmayacak ama yıl içerisinde şuradan soru çözmeye devam edeceksin. Meşakkatli, zorludur ama sana dilbisini öğretir. Bunu da net olarak söylüyorum. O zaman hazırsan, bu videoyu beğendiysen ekran değişsin ve dersimiz başlasın bakalım. Arkadaşlar sözcükte yapının aslında şöyle dör tane alt başlığı var. Öncelikle köke bakacağız. Kökten başlayacağız. En küçük parçadır dildeki kelimenin. Ve onu kendi içerisinde inceledikten sonra eklere geçeceğiz. Çünkü bir kök vardır.
1:33 Atıyorum ne olsun? Göz olsun. Kaç senedir hep aynı örneği veriyorum. Göz bu bir köktür. Tamam mı? Sonra yapım eki gelir. Mesela gözlük oldu. İşte bu bir gövdeye dönmüş oldu. Yani öncelikle kökü ele aldık. Mesela göz isim köktür. Tabii pil kök olabilirdi, sesteş kök olabilirdi, ortak kök olabilirdi, yansıma kök olabilirdi ki bunu da soru ÖSM. Sonra buna gelen eklere bakıyoruz. Mesela yapım eki gelmiş. Sonra gövdeye bakıyoruz. Gözlük bir isim gövdedir. Birazdan ne olduğunu söyleyeceğim. Sonra diyeceğiz ki bu bir basit sözcük mü, türemiş mi, birleşik mi? Tabii ki yapım eki aldığı için de türemiş sözcüktür. Ne demek istiyorsunuz Deniz hocam? Ne anlatıyorsun? Ne konuşuyorsun kendi kendine diyorsun. Biliyorum. E o zaman ben kendi kendime konuşmayayım. Bu söylediklerim daha anlamlı gelsin. Ekranı şöyle biraz sizlere göre
2:20 ayarlamış olalım. Kök nedir sorusuyla başlıyoruz. Bir dilin parçalanamayan ve anlam taşıyan en küçük söz birimine biz kök diyoruz. Kök işte en küçük parçadır ve bir kök sözcüğün başında bulunur. Çünkü arkadaşlar Türkçemiz sondan eklemeli bir dildir. Yani bir tane kök geldi. Az önce gösterdiğim gibi gözlük oldu. Devamında mesela gözlük sonra gözlükçü. Yani kelimenin hep sağına sağına yeni ekler eklenerek yeni anlamlar türetilebilir. Yeni kelimeler oluşturulabilir. Ama kök bir sözcüğün başında bulunur. Türkçenin özelliği budur. Ama mesela eee Farsça nasıldır? Başa eklenen ekler vardır. Mesela hoş diyoruz. E bir de hoş olmayan manasında nahoş. Mert diyoruz. Değil mi? Mesela
3:08 namert diyoruz. Bu da Farsçanın mantığı. Mesela o da dikkat ederseniz kelimenin başına ekliyor ekleri ama biz sonuna ekliyoruz. Kök sözcükle anlamsal bir ilişki taşımalıdır arkadaşlar. Yani bazen soruyorum çok alakasız şeyler gelebiliyor, cevaplar gelebiliyor. Mesela zamansız sözcüğünü ele aldık. Ya bunun kökü ne olabilir? Tabii ki zaman olabilir, değil mi? Çünkü zamanla zamansız arasında bir bağlantı vardır. Fakat yani sen buna zam olarak bakacak olursan hiç alakası yok. Yani zamanla zamın bir alakası yok. Dolayısıyla bu bunun kökü olamaz. Yani bir kökle sözcük arasında, kelime arasında o anlamsal yapıyı mutlaka bağlantı ya da kurmamız gerekiyor. Bu arada kökler isim, fiil, sesteş, ortak, yansıma olmak üzere beşe ayrılmakta. Konunun en önemli
3:54 yerlerinden bir tanesi. Lütfen dikkatlice dinle. Şimdi öncelikle isim köke bakalım. Her türlü canlı ya da cansız varlığı kavramı ya da duyguyu kök halinde karşılayan köklere ya da sözcüklere diyelim. Biz isim kökü diyoruz arkadaşlar. Mesela şuraya dikkat ettiniz mi? Çiçek, masa, defter, kalp, bulut, ip, göz, ayak. Bunların hepsi parçalanamayan en küçük birimdir. Mesela masa gibi, çiçek gibi, defter gibi. Sonuçta defter deften gelmez. Kalp, bak, bulut, ip, göz, ayak en küçük parçadır. Bunlar köktür. Ve bunlar bir fiil midir? Hayır, bir fiil değildir. Bunlar isimdir. Dolayısıyla biz bunları isim kökü olarak ele alıyoruz. Ancak bir de fiil kökü vardır. Yani iş, oluş, hareket bildiren yani eylem bildiren, hareket
4:40 anlamı katan sözcüklerde ya da köklerde fiil kökü olarak geçer. Mesela bil, al, del, düş, iç, ol, say, sön. Bak, sönmek, saymak olmak içmek düşmek delmek almak, bilmek. Bak bu da hep bir hareketin adıdır. İşte bu da fiil köküdür. Kelime değildir. Fiil demiyorum. Fiil kökü diyorum. Çünkü kök halde dikkat ederseniz. Şimdi tamam bu ikisi en basit temel zaten ortaokulda bunları gördük. Bunlara hazırız biz. Fakat arkadaşlar biraz işimizi zorlaştıran kısımlara geleceğiz. Aslında çok eğlenceli, çok mantıklı. Dinlerseniz hiçbir sıkıntı yaşamayacaksınız. Sesteş bir diğer adıyla eş sesli kökler. Yani yazılışları aynı ama anlamları ve
5:25 görevleri farklı olan sözcükler eş sesli olarak tanımlanmaktadır. Eş sesli tekrar söylüyorum. Okunuşlar, yazılışlar aynı olabilir fakat görevleri, anlamları farklı olacaktır. Dolayısıyla bunlar kullanıldıkları yere göre anlam kazanır aslında ve isim de olabilir, fiil de olabilir. Ve kesinlikle bu sesteş kökler arasında en önemli noktalardan bir tanesi. O yüzden farklı bir kalemle de çizmek istiyorum. Sesteş kökler arasında herhangi bir anlam bağlantısı olmayacaktır. Şimdi dikkat et. Ya da şunu söyleyeyim ben önce size. Mesela var. Şimdi varın iki anlamı vardır değil mi? Bak. Şimdi mesela elma var evde. Tamam var. Yüklemdir burada. Şimdi burada var. Yokun zıttı olan isim olan vardır. Yani isim köktür aslında ama sen
6:11 işte akşam oraya var. Burada varmak anlamı vardır. Fiildir. Yani bu bir isim. Bu ise fiildir. Gördüğünüz gibi kullanıldığı yere göre bu değişiyor. Ama varmakla var zıttı olan var arasında bir anlamsal bağlantı var mı? Asla yok. Olması da mümkün değildir. Örneklerimizi inceleyelim. Kazada kırılan tek kemik dizdi. Şimdi diz. Diz değil mi? Bak şöyle dizimi göstermek istiyorum. Ekrana sığarsa diz. Yani şu parçadan bahsediyoruz. Ayakla işte bacak arasındaki o bağlantı kısmı değil mi? Diz. Şimdi ikincisine bak. Ali boncukları masaya dizdi. Burada dizmek eylem olan dizmektir. Yani hareketlilik var. Eylemin adı olmuş. Mesela bu da fiil köktür. Ama bunlar yazılışları
6:56 bakımından aynı olduğu için eş sesli. Yani sesteş kök olarak isimlendiriliyor. Fakat anlamsal bağlantı yok. Gördüğünüz gibi savaş bitinde mevsim yazdı. Yaz mevsim olan yazdan bahsediyorum. İsim işte nokta nokta çıkarıp notunu yazdı. Yazmak gördüğün gibi burada da eylem olan bir kök var. Yani yazmakla yaz arasında bir bağlantı var mı? Asla yoktur. Dolayısıyla sadece okunuşlar denk gelmiş. Aynı olmuş ama anlamlar farklıdır. Buna da ne diyoruz biz? Tekrar söylüyorum. Sesteş kök diyoruz. Şimdi geldik güzel kısma arkadaşlar. O da D. Ortak kök. Şimdi aralarında bir anlam ilişkisi bulunan ortak bir şekilde cümleye göre hem isim hem de fiil kökü olarak kullanılan sözcüklere ortak kök
7:42 denir. Yani ne demek istiyoruz? Şuradaki sesteş kök gibi yazılışlar aynı olacak ama sesteş yani eş sesli köklerde ne vardı? Anlamlar birbirinden farklıydı. Fakat ortak kökte anlamlar birbiriyle ilişkili olacak arkadaşlar. Çok güzel örnekler var. Hemen gelsin. Nerede? Ekrana sıdıramadık. Mesela boyamak sözcüğünü ele alalım. Şimdi arkadaşlar düşünsenize tüm sınıfı tek başına boyadım. Bak burada boya boyamak anlamında kullanmıştır. Fiildir değil mi? Fiil kök. Peki hızlıca fırçayı boyaya daldırdı. Burada boyaya daldırmak. Boya burada isim köktür. Şimdi bakın. Boya boya bir tanesini fiil olarak kullanmış. Bir diğerini ise isim kök olarak kalmış. Dikkat ediyor
8:28 musunuz? Bunlar yazılışları aynı ama tabii türü farklı. Bir tanesi fiil, bir tanesi isim. Fakat anlamsal bağlantı var. Çünkü duvarı neyle boyarsın? Boyayla boyarsın. Yani boya boyanır. Böyle bir anlamsal bağlantı vardı. Bu güzeldi. Mesela güven. Güvenmek. Bak güven duydu. Güven. Bir de güvendi. E güvenmek burada eylemdir ama güven duydu. Buradaki güven isimdir. Fakat anlamsal bağlantı vardır. Güven ve güven duymak. Yarış yarışmakla yine aynı şekilde eski ve eskimek. Mesela eski bir pantolon giiyordu ya da bu pantolon eskiydi. Şimdi bu pantolon eski derken fiil köktür. Ancak eski pantolon derken isim köktür. Ama aralarında bağlantı var. Eskmek eski. Yarış yarışmak. Gördüğün gibi buna dikkat et. Savaş
9:15 savaşmak gibi. İşte barış. Barışmak gibi. Verdik mi öne? Vermemişiz. Bak çok güzel örnekler var. Çok güzel bir başlıklı. Bunu unutmayacaksın. Ve arkadaşlar şimdi ortak kökler kökteş olarak geçer. Bunu da unutma. Bu çok çok önemli bir detay. Hemen şöyle farklı bir renkle de çizmiş olalım. Hangisi kökteştir diye sorarsam ortak köke bakacaksın. Mesela şıklarda ne vardı diyelim. Vardı, dizdi, kırdı vesaire vardı. Bir de diyelim ki barıştı var bak. Ya da güreş güreşmek var. O da ortak köktür. Çünkü güreş güreşmek birbiriyle bağlantısı var. O zaman sen ne yapacaksın? Hemen güreşli seçeceksin. Çünkü bu kökteştir. Unutma. Kökleştir derken ortak kökü soruyor. Aman aman
10:02 dikkat diyorum. Sorulabilir mi? Sorulabilir ki daha önce ÖSYM bunu başka sınavlarda da olsa sormuştu. Benden uyarmasın. Gelelim şimdi yansıma köke. Doğada bazı canlı ya da cansız varlıkların çıkardıkları seslerin taklidi yoluyla oluşmuş sözcüklere yansıma kök denir arkadaşlar. Yansıma sözcükler de isim kök olarak kabul edilir. Yani yansıma sözcükler isim soylu olarak kabul görür. Bunu unutma. Örnek verelim. Cız, çat, fıs, güm, pat, şar, vız gibi sözcükler. Mesela arı vız, vız, vız, vız, vız. O sivri sinek takliti yapan bir adam vardı. Bu aralar çok sosyal medyada viral oldu. Oradaki vız acaba sevinek vız diye mi
10:48 ses çıkarıyordu yoksa arı mı çıkarıyordu? Arı vız vız vız. nesi karıştı da işte arkadaşlar doğadan taklit yoluyla işte vızıldamak işte patlamak gümlemek fıslamak çatlamak cızlamak falan vesaire sonuç itibariyle bunlar doğadan alınmış seslerdir ama yani bu noktada da ki şunu söyleyeyim bunlar çıkarsa zaten yansıma kök olarak ama şıklarda isim fiil varsa tabii ki ismi seçeceksin bunu da söyleyeyim çünkü ne dedik isim kök olarak kabul görür ama arkadaşlar az önce söyleyecektim şimdi böyle bir yanlış genelleme yapıyoruz ve diyoruz ki yani Yani mesela kişiyor. Kiş demlemeyi biz yansıma kök olarak alıyoruz. Hayır arkadaşlar kişu eşek anırır ama kişi. Kişne kişne kişne diye çıkarmaz. Ötüşmek kuşlar öt öt öt diye
11:35 çıkarmaz. O ötüşün adı ötüşmek olmuştur. Kükremek aslan. Kük kürk. Kükremez ki. Ya da anırmak işte parlamak mesela par diye bir ses mi var doğada? Ya da ışıltı diye bir ses mi var? Hayır arkadaşlar bunlar yansıma değildir arkadaşlar. Bunun da altını çizmiş olalım. Hadi gel tam önden de vuralım. Bu not seni öne geçirecek. Kökü bakımından hangisi farklıdır derse sözcüğün kökünün isim ya da fiil olup olmamasına bakacaksın. Mesela örnekler var. Görüntülerinden seçilmiş bilgiler eserlerin kurallarıyla. Şimdi arkadaşlar görüntüler nereden gelir? Görmekten gelir. Görmek nedir? Fiildir. İşaretledik. Seçilmiş nereden gelir? Seçmekten gelir. Nedir? fiildir. Bilgiler nereden gelir? Bilmekten gelir. Nedir? Fiil köktür. Eserlerin kalsın
12:22 kurallarıyla nereden gelir? Kurmaktan kural olur, değil mi? Çünkü kuralları kurarsın. Bu da fiil köktür. Fakat eserlerin arkadaşlar esmek değildir. Bu eser Arapça bir kelimedir. Eser yapıt anlamında kök eserdir. Dolayısıyla bu isim köktür. Farklı olan hangisi? Gördüğün gibi 4. Bu tarzda bir soru geliyor mu? Geliyor. Buna dikkat edeceksin. Yani tekrar söylüyoruz. Ne dedik? kökü bakımından hangisi farklıdır derse sözcüğün kökünün isim ya da fiil olup olmamasına bakman gerekiyor. Şimdi gelelim ekler kısmına. Evet, kök kısmını halletmiş olduk. Şimdi o köke gelen bazı ekler var. Fakat ekler kendi içerisinde bir çekim eki, 2 yapım eki olarak ayrılır. Şimdi onu inceleyelim. Sözcük kök ve gövdelerine gelerek onlara cümle
13:08 içerisinde değişik görevler yükleyen ya da onlardan yeni sözcükler türeten seslere biz ek diyoruz. Arkadaşlar tekrar söylüyorum. Köklere ya da gövdelere gelerek o kelimelere cümle içerisinde değişik görevler yükleyen ya da yeni anlamlar kazandıran eklere daha doğrusu o parçalara, seslere biz ek diyoruz. Şimdi az önce söyledik. ekler. Çekim eki ve yapım eki olmak üzere ikiye ayrılır. Çekim eki arkadaşlar kelimenin anlamını değiştirmez. Tünü de değiştirmez. Yani istediğin kadar çekim eki getir. Beş tane çekim eki getir. O yine basit bir sözcüktür. Fakat yapım eki ne yapar? Kelimenin anlamını değiştirir. Birazdan göstereceğim. Ve Türkçede bir kök ya da gövdeye ek gelirken öncelik yapım ekindedir. Yani ne demek istiyorum? Şunu demek
13:53 istiyorum. Hemen ifade edeyim arkadaşlar. Öncelikle mesela gözlükçüden dedim ya. Gözlük çü. Lük ve çü nedir? Yapım ekidir ikisi de. Ancak den burada çekim ekidir. Yani çekim eki sonra gelir. Önce gelen nedir? Yapım ekidir. Fakat bunu bozan istisnalar tabii ki vardır. Mesela gelirken bana dondurma al. Gelirken dedim ya buradaki ir nedir? Geniş zamandır. Yani fiil çekim ekidir. Ken ise bir zarf fiildir. Unutma. Filimsi ekleri yani isim fiil, sıfat fiil, zarf fiil ekleri bir yapım eki olarak geçer. Bu da yapım ekidir. Mesela burada istisna olarak gördüğün gibi sıralama bozulmuş oldu. Yani birkaç tane istisna vardır. Ama onun dışında önce yapım eki gelir. Sonra ne gelir? Çekim eki gelir. Devam edelim. Türkçede ekler
14:39 birleşerek yeni bir ek meydana getirebilir. Mesela arkadaşlar m olumsuzluk eki ile den ayrılma eki gelir ve ortaya meden madan şeklinde bir zarf fiili çıkabilir. Mesela gelmeden telefon açmayı unutma dedim. Bak normalde m olumsuzlukten ayrılma ama artık ne zaman telefon açmayı unutma gelmeden. Bu zarf fiil olmuştur. Böyle bir durum da söz konusu. Yani ekler kendi arasında kalıplaşarak yeni bir ek oluşturabilir. Ve bildiğiniz gibi arkadaşlar ekler bitişik yazılır. Sadece tek bir istisnamız var. O da şurada görüyorsunuz. Mı soru ekidir. Soru eki arkadaşlar mı ayrı yazılır ama onun dışındaki bütün ekler bitişik yazılır. Şimdi burada eklerin genel bilgilerini sana aktarmış oldum ama tabii ki önemli olan örnekler değil mi? Hemen yapım
15:24 ekleriyle başlayalım. En önemli ekler diyebiliriz. Çok dikkatlice dinliyorsun. Aman dikkat. Gerçekten ne kadar dikkatli dinlersen bu işi o kadar çabuk bitirirsin diyorum. Şimdi yapım eki geldikleri kök, gövde ya da sözcüklerin anlatım gücünü geliştiren ve onlara farklı anlamlar kazandıran eklerdir. Yani yapım eki denildiği zaman aklına farklı anlamlar gelecek. Eğer bir sözcük farklı bir anlam kazandıysa tamam o ek nedir? yapım ekidir. Fakat farklı anlam kazanmayıp da cümlede bir görev değişikliği ya da bir görev edinme durumu kazandıysa o da çekmekidir. Zaten buna bakmana gerek yok. Anlam değişmiş mi değişmemiş mi buna bakacaksın. Değiştiyse yapım eki değişmediyse çekme ekidir. Zaten başka bir ek. Hemen özelliklerimize bakalım. Yapım eki
16:10 sözcüğün anlamını, yapısını ve türünü değiştiren eklerdir. Ne yapar? Sözcüğün anlamını değiştirir. Yapısını değiştirir. Yani mesela göz basitti. Ama gözlük derken artık ne oldu? Türemiş oldu. Dolayısıyla ne oldu? Yapısı değişti. Türü de değiştirebilir arkadaşlar. Mesela ne diyelim? Top isimdir, değil mi? Peki toplamak derken toplamak bak yeni bir anlam oldu. La burada yapım ekidir. Ama nasıl bir yapım eki? İsimden fiil yapan bir yapım eki. Şimdi top isimdi ama toplamak ne oldu? Bir fiile dönüştü. Yani gördüğün gibi türünü de değiştirmiş oldu. İsmi fiil yaptı. Yani demek ki 1 anlamı değişir, 2 yapısı değişir, 3 türü de değişebilir.
16:56 Arkadaşlar her zaman değişecek şeklinde bir tabii ki mantık yok. Tusunda konuşuyorum ama gördüğünüz gibi burada değiştirdi. Bir diğer özelimiz yapım ekleri geldikleri kökü gövdeye dönüştürür. Birazdan gövdeden bahsedeceğim arkadaşlar. Çok önemli çünkü orada da tuzağa düşürmeye çalışıyorlar bizi. Yine gözlükçü örneğinden vereyim. Hatta tuzluk örneğinden vereyim. Tuz isim köktür. Değil mi? tuz isim köktür. Bir tane eğer kök yapım eki alırsa artık bu yapım eki almış haline biz ne diyoruz? Kök demiyoruz arkadaşlar. Artık gövde diyoruz. Yani gövde nedir? Bir sözcüğün en az bir tane yapım eki almış halidir. Bunu da unutma. Ve yapım ekleri de ayrılır. Nasıl 4de ayrılır? 1. İsimden isim yapan ekler. Burada görüyorsunuz. 2. Aslında isimden gidelim. Kafamız karışmasın. Şimdi isimden isim yapan
17:42 ekler. 2. İsimden fiil yapan ekler. Sonra geliyoruz fiil kısmına. fiilden isim yapan ekler. 4 fiilden fiil yapan ekler şeklinde 4e ayrılır arkadaşlar. Yani bir isme sen yapım eki getirirsin yine isim yapmaya devam edersin. Bu isimden isimdir. Ama yukarıdaki toplamak örneğinde olduğu gibi bir ismi fiil yapabilirsin. Bu isimden fiil yapma ekidir. 3. Fiile bir ek getirirsin. Yine fiil olmaya devam eder. Bu fiilden fiil yapım ekidir. Ya da fiilden isim yapabilirsin. Bu da 4.üncü çeşidimiz oldu. Şimdi birincisinden başlayalım. Mesela isimden isim yapan ekler. Şimdi kalem neydi? Kalem isimdi. Peki kalemlik derken ne oldu? Yine isim oldu. O zaman lik nedir arkadaşlar? İsimden isim yapan ektir. Nasıl gösteririm ben? İsimden isim yapan yapım eki şeklinde gösteririm. Huysuz. Huy nedir? İsim.
18:29 Husuz nedir? O da arkadaşlar isimden isim yapan bir ektir. Çünkü huy farklı bir şey, huysuz farklı bir şey. Gördüğünüz gibi anlam değişti ama yine isim olmaya devam etti. Kitap isimdi. Kitapçıktı isim. Demek ki çık nedir? İsimden isim yapan ektir. Anlam değişti. Çünkü kitap farklıdır, kitapçık farklıdır. 100 farklıdır. 100 olmak farklıdır arkadaşlar. Bak 100 sayıdır. 100 sırasıdır. Anlam değişti. Duymaktan duygu olmuştur. Bak dikkat et. Şimdi burada şöyle bir durum var. Duymak fiildir. Sonra duygu gu eki gelmiştir. İsimleşmiştir. Sonra sal isimden isim yapan eki gelmiştir. Duygusal isim olmaya devam etmiştir. Yani gördüğünüz gibi iki tane yapım eki var. Sonuç itile sal nedir? İsimden isim yapan ektir. Gözcü. Göz neydi? isimdi. Gözcü yine ism oldu. Yani cü nedir o zaman? Anlamı değiştirdi. Bu arada dikkat et. Göz
19:15 gözcü oldu. İsimden isim yapan ektir. Şehirli. Şehir isim köktür. Şehirli derken gördüğünüz gibi ne oldu? Yine isim oldu ama anlam değişti. Yani li yapım ekidir. Ama nasıl yapım eki? İsimden isim yapan yapım ekidir. Evcil. Ev isimdi. Evcil de isim ama anlam değişti dikkat ederseniz. Cil nedir o zaman? İsimden isim yapan bir ektir. Vatan. Tamam isimdi. Vatandaş anlam değişti. Demek ki daş isimden isim yapan bir ektir. Acı köktür, isimdir. Acımsı derken anlam değişti. İmsı nedir? İsimden isim yapan bir ektir. Fısıltı. Bak dikkat et. Fıs sonra fısıltı. Fıs isim köktü. Sonra fısıltı. Yine isim olmaya devam etti. Demek ki ılıtı burada nedir? İsimden isim yapan ektir. Gördüğün gibi bu ek bu işe yarar. Bir de
20:00 arkadaşlar fiillere getirilen isim yapılan eklere bakalım. İsimden devam ediyoruz. Yani fiile gelecek ama onu isimleştirecek. Yani türünü de değiştirmiş olacak. Mesela gitmekten gider. Bunu sakın ha şöyle düşünme. Mesela o yarın gider. Onu birazdan anlatacağım. O yarın gider derken buradaki r geniş zaman çekim ekidir. Yani bu bir yapım eki değildir. Fakat buradaki gider şudur. Hani mesela banyonun gideri. Bak gitmekten gider. Artık orası gider bir isimdir. Ya da işte bu ayki gider gelir. Oradaki gider gelir de artık isimleşmiştir. Gitmekten gider. Aylık gider. aylık gelir şeklinde. Tamam mı? Bunu kastediyorum. Kaçak kaçmaktan kaçak olmuştur. Bak kaçmak fiildi. Kaçak ne oldu? İsimleşti. Sürünmekten sürüngen olmuş. Genli olduğu
20:46 zaman fiili isim yaptı. Demek ki gen fiilden isim yapan ektir. Dizmekten dizin oldu. Kitabın dizini vardır ya hani işte en sonda bulunur vesaire. Ne oldu? Fiildi ama artık gördüğün gibi isimleşti. Demek ki in fiilden isim yapan bir ektir. Görmekten görsel. görmek fiildi. Sel artık onu isimleştirdi. Demek ki sel fiilden isim yapan ektir. Ya da aynı şekilde unutma mesela selin salın isimden isim yapan hali de olabilir. Yani bir ek sadece fiilden isim yapan ek olmak zorunda değildir. Mesela kumsal dedim. E o zaman ne oldu? Ya da kamusal dedim. Kamu ve kum isimdir. Kamusal dedim. Gördüğün gibi buradaki sal buçlar isimden isim yapan ektir. Ama burada görmekten görsel olmuş ne oldu? fiilden ismi yapan bir ek oldu. Yani sadece tek görevi olacak diye bir kaide yok. Dikmekten dikiş. Bak
21:33 dikmek neydi? Fildi. Dikiş artık isimleşti. Gördüğünüz gibi iş nedir? Fiilden ism yapan ektir. Belirmekten, bak belirmekten belirti olmuştur. Ti nedir o zaman? İsim yapan ektir fiilden. Batık. Batmaktan batık. Gördüğün gibi fiilden ism oldu. Bilmekten bilge. Gördüğün gibi fiilden isim yapan bir eki oldu. Dalmaktan dalgıç yine aynı şekilde. Bulmaktan bulmaca yine aynı şekilde. Gelmekten gelenek bak gelmek gelenek. Enek o zaman nedir? Dilden ismi yapan bir ektir. Tamam. Ya da yetenek de olabilir. Neden? Çünkü yetmekten yetenek şeklinde yazabilirsem ayrık olacak tabii ki. Şeklinde bir değişiklik var. Yani fiilken ismi oldu. Enek ekine dikkat et. Yakmaktan yakıt yine fiilden isimleştirmiş oldum. Tamam bunları gördük ama arkadaşlar burada bir kısmını
22:20 görüyoruz. Burada aslında onlarca hatta yüzlerce ek var. Onun da altını çizeyim. Öğrenmenize gerek yok. Tek tek ezberlemenize gerek yok ama mantığını kavramak yeterli olacaktır. Ama en önemlilerini burada gösteriyorum. İzlemek arkadaşlar iz nedir? İz isimdir. Şimdi ismen fiil yapan eklere geldik. İz isimdi ama L geldi. İzlemek artık fiil oldu. Demek ki L nedir? İsimden fiil yapan ektir. Sonra sivri isimdi ama sivrilmek ne oldu? fiilleşti. Yani isimden fiil yapan ek oldu. Fısıl neydi? Daha doğrusu fıs neydi? İsimdi. Fısıldamak ne oldu? Fiile dönüştü gördüğün gibi. He demek ki isimden fiil yapan bir ek var. Ev isimdi ama evlenmek fiile döndü. Mor isimdi, morarmak fiile döndü. Küçük isimdi, küçümsemek ne oldu? Fiile döndü. Kan mesela arkadaşlar
23:06 isimdi. Kan ama aini getirdim. Kanamak şeklinde fiile dönüştürmüş oldum. A nedir? İsimden fiil yapan bir ektir. Göz isimdi. Gözetmek fiil oldu. Yani et o zaman burada isimden fiil yapan ektir. Şaka isimdi ama şakalaşmak ne oldu? Fiile döndü. Demek ki laş nedir? İsimden fiil yapan ekler. Önem nedir? İsimdir. Önemsemek fiile döndü. Gördüğün gibi s isimden fiil yapan bir ektir ama aynı zamanda şart kipidir. Aynı zamanda ek fiildir. Yani farklı farklı görevler olabilir. Bir de arkadaşlar fiilden fiil yapan eklere bakalım. Fiile gelecek. Fiil yapmaya devam edecek. Mesela anlamak, anlatmak. Anlamak, anlatmak. Yine fiil, yine fiil kalmaya devam etti. Yazmak, yazdırmak. Gördüğün gibi fiil kalmaya devam etti. Görmek fiildir. Görülmek demek ki fiilden fiil yapan ektir. Kopmaktan koparmak arz nedir
23:52 burada? Fiilden fiil yapan ektir. Ama yerine göre değişir. Mesela işte o e kopardı çiçeğim dersem burada tamam. Ama şöyle desem sonbaharda yapraklar kopar. Buradaki ar nedir? Geniş zaman ekidir. Yani çekim ekidir. Yerine göre değişiyor. Yazmaktan yazılmak. Bak ikisi de fiildir. Kovmaktan kovalamak yine fiil kalmaya devam etti. Bu da fiilden fiil yapan eklerdir. Gördüğünüz gibi dör tane isimden isim, isimden fiil, fiilden fiil, fiilden fiil, pardon fiilden isim şeklinde dört farklı yapım ekimiz var. Yapım eki bunu buna yarar. Yani bir kelimenin anlamını değiştirir, yapısını değiştirir, yeri gelir türünü değiştirir. Gördüğünüz gibi yani fiilden isim yapar ya da isimden fiil yapabilir. Her zaman yapmak zorunda değil. Şimdi gelelim çekim eklerine. Çekim ekleri ise arkadaşlar yeni sözcükler türetmeyen
24:38 ancak sözcükler arasında ilgiler kuran ve sözcüklere yeni görevler veren eklere çekim eki denir. Yani anlamını değiştirmiyor, türünü değiştirmiyor ama ne yapıyor? Ona cümle içerisinde yeni bir görev kazandırıyor. Ve unutma eklendikleri sözcükleri yeni bir anlam kazandırmaz. Bunu asla unutmuyorsun. Ve çekim ekleri de kendi içerisinde ikiye ayrılır. İsim çekim ekleri ve fiil çekim ekleri. Bu da kendi içerisinde ikiye ayrılıyormuş demek ki. İsimlere gelen çekim ekleri bir de fiillere gelen çekim ekleri olmak üzere. Şimdi isim çekim eklerine bakalım. İsim soylu sözcüklere gelerek onların cümledeki görevini ve çeşitli durumunu belirten eklerdir. Arkadaşlar çekim ekleri birçok ektir. Yapım eki gibi maalesef dört başlıkta sınıflandırılmıyor. Şimdi öncelikle bunlara tek tek bakalım. İsim çekim eklerinin başlarında mutlaka bilmeniz
25:24 gereken ismin hal ekleri vardır. İsmin hal eki ne yapar? ismin halini yani durumunu bildirir. Halin türkçesi nedir arkadaşlar? Hal Arapçadır. Türkçesi ise durumdur. Dolayısıyla durum ekleri olarak da geçer bu. Yani bir isminin ne dur düzeltiyorum bir sözcüğün bir ismin ne durumda olduğunu bize gösterir bu ekler. Bu da kendi içerisinde dörde ayrılır. 1. Belirtme eki altını çizelim. 2. Yönelme eki. 3. Bulunma hal eki. 4. ayrılma hal ekidir. Hemen baktık. belirtme hal eki ı, i, u, üdür arkadaşlar. Tabii bunu yelik ekiyle karıştırabiliriz. O da çekim ekidir. Ama karıştırmamanız için birazdan çok önemli bir detay aktaracağım sizlere. Buna da
26:10 dikkat edeceksiniz. İsmi fiile bağlayan ve fiilin nesnesi yapan eklerdir arkadaşlar. Belirtme eki. Yani bir nesne yapmak için kullanılır. Mesela şöyle düşünün. Ali yıkadı. Neyi yıkadı? İşte örnek veriyorum. Bulaşıkları yıkadı. İşte burada işten etkilenen varlığı gösteren bir eke dönüşmüş oldu. Daha doğrusu ek bu işe yaramış oldu. Mesela tüm yıl boyunca tarlaya kazdılar. Neyi kazdılar? Tarlayı. Gördüğün gibi buradaki belirtme ekidir. Bir de yönelme hal eki vardı. O da d dağdır. Yani eylemin ne tarafa doğru yapıldığını gösteren eklerdir. E aa olacak arkadaşlar. Fiillerin yerini gösteren eklerdir. Ne tarafa doğru yapıldığını gösteren. Mesela tüm tüm hafta çalışınca tatile gitti. Şimdi gitti yüklem. Peki nereye gitti? Tatile gitti. Yani gitme eylemi ne tarafa doğru yapıldı? Yönünü
26:56 yöneliyorsun ya. Yaklaşma, yönelme yönünü göstermiş olduğunuz. Tatile gitti. Gitme eylemi tatile doğru şekilde yapıldı anlamı katar. Bulunma hal eki ise eylemin gerçekleştiği yeri gösteren eklerdir. Mesela güneş gözlüğümü arabada unuttum. Unuttuğum yüklem değil mi? Peki unutma eylemi nerede yapıldı? Arabada yapıldı. İşte arabada yapıldı demek burada bulunma halik eki oluyor. Çünkü unutma eylemi nerede yapıldı? Nerede? Nerede? arabada şeklinde ayrılma hal iki de arkadaşlar dandendir. Eylemin nereden ayrılarak yapıldığını gösteren eklerdir. Yani eklendiği ada eylemin kendisinden uzaklaştığını, ayrıldığını gösteren eklerdir diyoruz. Uzaklardan davul sesleri geliyordu. Nereden geliyordu bu sesler? Nereden ayrılıp da geliyor? Nereden ayrılıp da geliyor? İşte uzaklardan. Buradaki dan nedir? Ayrılma
27:42 halkidir. İşte arkadaşlar ismin i hali, e hali, d hali, den hali de denir aynı zamanda buna. Bunlar nedir? bir hal ekidir ve aynı zamanda çekim eki olarak geçer. Şimdi buraya ek bilgi eklemek istiyorum. Çok çok önemli. Yine dikkatlice dinliyorsun. İsmin yalın hali. Arkadaşlar eğer böyle bir kavram karşınıza çıkarsa, bu sorulursa ismin yalın hali nedir diye bir soru karşınıza gelirse o zaman unutmayacaksınız. Bir ismin ya da sözcüğün hal eki almamış durumudur. Yani mesela kitabı dedin almış mı? Almış. O zaman bu yalın hal değildir. Kitaba dedin almış mı? Almış. Yalın hal değildir. Kitapta dedin almış mı? almış yalın hal değildir. Kitaptan
28:27 dedin almış mı? Almış yalın hal değildir. Fakat kitap şeklinde kullanırsam hiçbir şekilde gördüğün gibi ismin hal ekini almazsa artık bu ismin yalın hali olmuş oluyor. Bazen bu da soruluyor. Aşağıdaki ya da alt çizili sözcüklerden hangisi yalın haldedir vesaire yalın halde kullanmıştır şeklinde soru gelebilir. O zaman diyeceksin ki belirtme, yönelme, bulunma, ayrılma hal eki almamış olan benim için o sözcük yalındır diyeceksin. Şimdi arkadaşlar bir de iyelik ekleri var. Şimdi hal eklerini gördük. isme çeşitli görevler yapıyordu, belirtiyordu ya da yüklüyordu. İyelik ekleri ise eklendikleri isim soylu sözcüklerin kime ait olduğunu yani varlıkların sahiplerini gösteren eklerdir. Sonuçta bir sürü isim kullanıyoruz cümle içerisinde ama öyle bir ek getiriyoruz ki bu ismin, bu varlığın, bu kavramın kime ait olduğunu anlayabiliyoruz.
29:14 Mesela arabam diyoruz bana ait. Araban diyoruz sana ait. Arabası diyoruz ona ait. Arabamız diyoruz bize ait. Arabanız diyoruz size ait. Arabaları diyoruz onlara ait. İşte burada aitlik eki iyelik ekidir. Bir diğer ismi aitlik ekidir. Unutma. Hemen bakalım. Mesela arkadaşlar eğer bir varlık bana aitse yani birinci tekil kişiye aitse o zaman burada im iki devreye girer. Kalemim, arabam, evim şeklinde. Eğer sana aitse yani ikinci tekil şahsa aitse o zaman ın, in, un, ün eki kullanılır. Mesela senin araban, senin kalemin şeklinde. Dikkat et. Eğer 3ün tekil şahsa aitse o zaman ı, i, u, ü, iyelik, eki kullanılır. İsim tamlamalarında ki çoğunlukla biz bunu görüyoruz. Mesela onun kalemi şeklinde düşünebilirsiniz. Onun arabası şeklinde düşünebilirsiniz.
30:00 Eğer bu varlık, bu kavramlar bize aitse o zaman birinci çoğul şahs iyelik ekini kullanacağız. Yani mız kalemimiz ya da arabamız gibi. Eğer size aitse o zaman nızı kullanacağız. Mesela sizin kaleminiz şeklinde olması gerekiyor. Eğer onlara aitse o zaman Larry Larry'yı kullanacağız. Mesela onların arabaları, onların kalemleri. Eğer onun kalemleri dersem birazdan bununla ilgili çok önemli bir ayrıntı söyleyeceğim. Onun kalemleri dersem bu kalem kime ait? Tek bir kişiye ait. O zaman arkadaşlar buradakiler çokluk ekidir. Ie 3ünc tekil iyeliktir. Fakat onların kalemleri dersem yani kalemler onlara aitse unutmay birden fazla kişiye aitse o zaman buradakiler nedir? Komple 3üncü çoğul iyelik ekidir. Bu çok önemli bir
30:47 ayrıntıdır. ÖSM de zaten bunu tuzak olarak sorar. Sormaya da devam eder. Hatta ben belirtme eki iyelik eki. Sonra bu şekilde işte 3ünc tekil 3üncü şahıs eki ya da iyelik eklerinin ayrımını sürekli yapmaya çalışıyorum. ÖSM sorar diyorum. Nitekim 2026 TYT'de de sordu malumunuz üzre. Evet. Şimdi bir de çokluk ekine bakalım arkadaşlar. Çokluk eki ne yapar? Bir isme gelip de ya da bir varlığa gelip de ondan birden fazla olduğunu gösteren eklerdir arkadaşlar. Mesela öğrenci dedik bir öğrenci var ama öğrenciler dersen birden fazla öğrenci. Evler birden fazla evler birden fazla arabalar birden fazla ağaçlar birden fazla kediler, birden fazla masalar anlamına gelmekte. Ler, lar, çokluk eki de bunu sağlar. Fakat bunu bilmekle
31:33 birlikte arkadaşlar lerlar çokluk eki cümleye farklı anlamlar katabilir ki bu da sorulur. Yani açıkçası güzel de bir soru olur. Denemelerde, soru bankalarında mutlaka karşımıza çıkıyor. Mesela diyor ki Mustafa Kemaler bitmez bu topraklarda. Şimdi burada bu arada unutma lerlar. Şöyle bir düzeltme yapalım arkadaşlar. Önemli bir şey söyleyeceğim. Çok çok önemli gerçekten. Unutma yazım kurallarında bunu söylemiştik. Yapım ekleri kesinlikle çek kesme işaretiyle ayrılmaz arkadaşlar. Tekrar söylüyorum. Yapım ekleri kesme işaretiyle ayrılmaz. Kesme işareti ile ayrılan yani özel isme geldiğinde kesme işareti ile ayrılan ekler çekim ekleridir. Fakat çekim ekleri içerisinde unutma öyle bir ek var ki hiçbir şekilde o da aynen yapım eki gibi kesmeyle
32:20 ayrılmaz. O da lerlar çokluk ekidir. Yani özel isme gelse dahi ki burada görüyorsunuz Mustafa Kemaler derken gelmiş. Hiçbir şekilde ayrılmıyor. Dikkatinizi çekmek istiyorum. Burada arkadaşlar benzeri anlamı katmıştır. Mesela Mustafa Kemal onun benzerleri bitmez bu topraklarda diyorum. Bir abartma anlamı katabilir. Mesela memleketi seller aldı. Ya burada abartma anlamı katıyor. Seller, fırtınalar abartmış oluyoruz. Yaklaşıklık anlamı katabilir. Mesela 30 yaşlarındaydım. Buradaki lar neyi kattı? yaklaşık olarak 30 yaşlarındaydım, 30'larındaydım ya da mesela 30'larındaydım da diyebilirsiniz. O zaman yaklaşıklık anlamı katar. Ya da bir alay küçümseme anlamı katabilir arkadaşlar. Mesela Ahmet Efendiler bugün buraya geldiler. Hani mesela deriz ya, "Oo, Deniz beyler siz buraya gelir
33:05 miydiniz? Ya da telefon açarsınız. Yıllarca konuşmadığınız bir dostunuza der ki, "Oo, Ayşe Hanımlar sizler yaşıyor musunuz?" falan. Orada küçümseme anlamı vardır. Bir de arkadaşlar aile anlamı katar. Mesela Ayşeliler bugün bize gelecekti şeklinde Ayşelilerin ailesini kastetmiş oluyorum. Dolayısıyla çeşitli anlamları var gördüğünüz üzere. Ve bir de eşitlik ekine bakalım arkadaşlar. Eşitlik benzerlik karşılaştırma anlamı katan ektir. Bu da C'dir. Mesela maaşlarımızın artması insanca yaşamamız için gerekliydi. İnsanca yani insan gibi değil mi? Bir eşitlik kuruyorsun. Yani insana yakışır, yaraşır bir şekilde bu anlamı veriyorsun. Dolayısıyla burada benzerlik, eşitlik anlamı katmış. Eşitlik eki Clinde aklınızda kalsın
33:51 arkadaşlar. Bir de vasıta eki vardır. O da la L''dir arkadaşlar. Aslında iledir ama birleştiği için düşer. La L şeklinde kullanılır. Mesela ayakla topa vurdu. Mesela ne ile vurdu? Vastta hangi araçta? Mesela ayakla, elle mesela neyle? Elle hisleriyle işte buradaki vasıtısı kalemle, silgiyle tahtayı sildi ya da yazdı. Mesela kalemle yazdı. Neyle yazdı? Oradaki vasıta anlamını görmüş oluyorsunuz. Bir de ek fiil arkadaşlar. Ek fiil hem isim çekim ekimde hem de fiil çekim ekinde var. Tekrar söylüyorum. Ek fiil hem isim çekim eklerinde var hem de fiil çekim eklerinde var. Bunu asla unutmuyorsun. Şimdi ek fiilin birinci görevine bakıyoruz. Daha sonra zaten müstakil olarak ek fiilleri işleyeceğiz. Birinci görevi şudur. İsim soylu ya da isime
34:36 gelerek onu yüklem yapmak. Mesela sevdiğim bir kitaptı. Kitaptı burada yüklem değil mi? Normalde isim yüklem olur mu? Olmaz. Fakat nasıl olur? Ek fiil alırsa olur arkadaşlar. İşte burada the ek fiildir. Gelmiş ve yüklem olmuş. Buradaki tı nedir? Tekrar söylüyorum. Ek fiildir ve çekim eki olarak geçer. Şimdi burada sana isim çekim eklerini göstermiş oldum. Çok çok önemliydi. En önemli noktalardan bir tanesiydi. Fakat arkadaşlar burada çok önemli bir tablomuz var. Gerçekten bu hayat kurtarır ama devam edecek. Bununla ilgili birçok örneğimiz, birçok detayımız olacak. Burayı çok dikkatlice dinle. Tekrar tekrar dinle. Anlamazsan yorumlarda sormayı unutma. Hadi gel şimdi bakalım. İlk uyarımız şu: Sakın iyelik ekiyle belirtme ekini birbiriyle
35:21 karıştırma. İyelik eki aitlik bildirir. Belirtme eki adı gibi ne yapar? Gösterir. Az önce anlatmıştık. Mesela rüzgar sesi hepimizi fırtına konusunda korkutuyordu. Burada arkadaşlar ses, s ses sözcükleri üzerinde duracağız. Şimdi bir i ekinin ya da ı olabilir, u olabilir, ü olabilir. Bunun iyelik mi, belirtme mi olup olmadığını anlamak için isim tamlaması var mı yok mu ona bakacağız. Neden? Çünkü bahçenin kapısı. Hemen bu örnekle başlayalım. Bahçenin kapısı diyorum. Şimdi burada bir isim tamlaması kurmuş olduk. Belirtili isim tamlaması. Unutma birinci sözcük bizim için tamlayandır. İkinci sözcük ise
36:10 tamlanandır. Arkadaşlar tamlanan her durumda iyelik ekini alır. Yani buradaki ı 3üncü tekil iyeliktir. Çünkü onun kapısı anlamı vardır. 3üncü tekil iyelik ekidir. İsim tamlaması kurabiliyorsam bahçenin derken de buradaki yarın bu konuyu ele alacağız. Buradaki i ilgi ekidir. İlgi eki de yine bir çekim ekidir. Unutma yanına yazalım. Bir çekim ekidir. Aklınızda kalsın. Bunu da bu vesileyle söylemiş olalım. Şimdi bizim için şu anda önemli olan şu kapısındaki iyelik eki. Yani ne demek istiyorum? İsim tamlaması varsa tamlanana eğer ı geldiyse o iyeliktir. Ancak yoksa ve tamlama kuramıyorsanız mesela isim tamlaması yok ama sen yapay tamlama
36:56 kurmaya çalışacaksın. Kuramadın mı? O zaman oradaki ı, üzgünüm belirtme harekedir. Şimdi baktık rüzgar sesi. Arkadaşım buradaki rüzgar nedir? Tamlayandır. Ancak tamlayan eki yani ın, in, ilgi eki var ya her zaman olmak zorunda değil ki burada yok. Rüzgar sesi derken burada bir isim tamlaması var. Bu tamlanandır. O zaman buradaki i ne olacaktır? Çok güzel iyelik eki olacaktır. Ne iyelik eki olacaktır? 3üncü tekil iyelik eki olacaktır. Devam edelim. Sesi duyar duymaz fırtınanın geleceğini hissetmiştik. Tamam. Şimdi ben hatta bunu yapmadan önce üçüncüsüne bakalım. Sesi oldukça güzel ve dinlendiriciydi. Şimdi sesi sesi iyi de başında bir sözcük yok ki ben burada isim tamlaması olup olmadığını anlayayım. O zaman yapma bir isim
37:43 tamlaması kurmaya çalışacağım. Sesi diyorsam i varsa o zaman onun olacaktır. Eğer mesela sesim deseydim im olsaydı o zaman benim. Sesin olsaydı in olsaydı o zaman senin şeklinde bir tamlama kuracaktım. Ama sesi iyi olduğuna göre 3ün tekil iyelik ya da belirtme eki olabilir. O yüzden başına olsa olsa 10un tamlayanı gelebilir. Hemen ekleyelim. 10un ve 10un ikisine de ekledim. Fakat üçüncüsüne baktığımız zaman onun sesi oldukça güzel ve dinlendiriciydi. Bak oluyor mu? Oluyor. Demek ki bu ses kime ait? Ona ait. Yani onun sesi. O zaman arkadaşlar bu tamlayandır ki düşmüştür. Bu da tamlanandır. O zaman isim tamlaması kurabiliyorsam buradaki i nedir? 3üncü tekil iyelik ekidir. Şimdi iki'ye dikkat et. Onun sesi duyar duymaz fırtınanın geleceğini hissetmiştik.
38:28 Oluyor mu? Olmuyor. Olmuyorsa o zaman buradaki i nedir? Demek ki sesi daha doğrusu tamlanan değildir ve dolayısıyla i de iyelik değildir. Nedir? Belirtme hal ekidir. Gördüğün gibi bak. Sesi iyelik. Buradaki sesi belirtme. Buradaki sesi ise ne? İyelik eki. Nasıl anladım? Takdimi anladınız. Şimdi yukarı döndüm. Ne diyor? İlgi eki, iyelik eki, kaynaştırma sesini birbiriyle karıştırma. İlgi ekini öğrendik az önce. Burada sana göstermiştim. Hemen bakalım. Sınıfın kapısını geçen hafta takmıştık. Burada sınıfın sözcüklerini ele alacağız. Sınıfın, sınıfın, sınıfın. Tamam. Bakıyoruz şimdi. Sınıfın kapısı. Şimdi arkadaşlar burada bir isim tamlaması var mı? Var. Bu tamlayandır. Bu da tamlanandır. Kapısı derken ı
39:15 nedir? Unutma. iyeliktir. Eğer iki tane ı, i, u, üste geldiyse birincisi iyelik. İkincisi ise hiçbir zaman unutmayacaksın belirtmedir. Sıralama böyle. Öncelikle iyelik sonra belirtme. Yani iki tane üste böyle ı, u, ü geldiyse o zaman birincisi yelik ikincisi belirtme. Direkt buna ulaşabilirsiniz. Şimdi sınıfın kapısı derken buradaki ın nedir? Buradaki ın ise ilgi ekidir. Yani tamlayan eki olarak da geçer. Tamam mıyız? Tamamız. Şimdi gelelim ikincisine. Onun sınıfının bu aralar sesi çok çıkıyor. Onun sınıfı derken bak tamlama kurdum. 10un sınıfı. Demek ki buradaki ı nedir? Biraz da yaklaşalım. İyeliktir. Tamam. Ama devam ediyor. Sınıfının o zaman buradaki ın ve sesi derken yine bir tamlama kurmuş oldum.
40:01 Onu yarın anlatacağım. Zincirleme bir isim tamlaması oldu. Buradaki ın nedir? İlgi ekidir. Peki o zaman burada n kaldı arada. Fark ettiniz mi? O da nedir? Şimdi sınıfının diyemem. sınıfının olması lazım. Araya bir tane n sesi geldi. Bu da kaynaştırma sesi olacaktır. Devam edelim. Sınıfın çok kalabalık. Kimin sınıfı? Gizli bir isim tamlaması var. Senin sınıfın. Şimdi senin sınıfınsa burada bir belirti isim tamlaması varsa demek ki tamlanan ikincisi ve tamlanan iyelik ekini almak zorunda. Almış mı? Almış. Buradaki ın nedir? İkinci tekil iyelik ekidir. Eğer benim deseydim o zaman benim sınıfım olacaktı. Az önce söyledim. Onun sınıfı deseydim ı olacaktı. Bizim sınıfımız deseydim ımız olacaktı. Sizin sınıfınız deseydim nız olacaktı. Onların sınıfları
40:47 deseydim ları olacaktı. Ama burada senin sınıfın dediğine göre ın iyelik eki gördüğünüz gibi. Dolayısıyla bu ekleri sakın ha birbiriyle karıştırma. Çok önemli bir detaydı. Lütfen bunu başa alar diyorum. Ve şimdi gelelim fiil çekim eklerine. Yani arkadaşlar fiillere gelen çekim ekleri. Fiillere gelen çekim ekleri ise kip ve şahs ekleri olmak üzere ikiye ayrılır. Kip eklerine bakalım. Kip ekleri ne yapar? Eylemin ne zaman ne şekilde gerçekleştiğini ortaya koyar ve kendi içerisinde çok önemli burası daha sonra işleyeceğiz. Bildirme ve tasarlama kipleri olmak üzere ikiye ayrılır. Bildirme kipleri arkadaşlar eylemin zamanı bildirir. Tasarlama kipleri ise adından da anlaşılabileceği gibi eylemin henüz gerçekleşmediğini ancak tasarlandığını bildirmektedir. Şimdi bildirme kipleri ve tasarlama
41:34 kipleri dediğim gibi fiil konusunda bunlar daha detaylı olarak karşımıza çıkacak. Şimdi ben sadece ekin mantığını anlatmak adına gösteriyorum. Daha sonra detaylıca ele alacağız. Tekrar altını çiziyorum. Sonra değil mi hocam? Yarım yamalarak anlattın. Çünkü buranın konusu değil ama bilmen gerekiyor. Arkadaşlar bildirme yani zaman ekleri görülen geçmiş zaman, duyulan geçmiş zaman, geniş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman şeklinde kendi içerisinde beşe ayrılır. Görülen geçmiş zaman kipiğdır. Duyulanmıştır. Tabii sen bunun diğer versiyonunu düşün. Yani the diyorsam d de olabilir, do da olabilir, d olabilir. Mış diyorsam mş, muş, müş olabilir. Geniş zaman erdır arkadaşlar. Şimdiki zaman yordur. Tek versiyonu var zaten. Gelecek zaman ise ecek, acaktır. Bunlar fiillere gelirse bir zaman kipi olur ve aynı zamanda çekim eki olarak geçer.
42:19 Tasarlama kipleri ise şart kipi ss'dır. İstek kipi EA'dır. Gereklilik kipi meli malıdır. Emir kipi ise sın, sin, sun, sündür arkadaşlar. Dolayısıyla bu şekilde tasarlama kiplerini de görmüş olduk. Ama tabii emir ekine şunu da eklemem gerekiyor. Bu 3üncü tekildi arkadaşlar. Fakat mesela 3üncü çoğul olursa nasıl olur bu? Ben size söyleyeyim. 3üncü çoğul olursa mesela gelsinler mesela bak burada ne var? Gelsin baksın yürüsün. Burada 3üncü tekil var. Fakat 3ün çoğulu gelsinler gitsinler şeklinde olması gerekiyor. Bunu da unutma. Eğer eee sana emir veriyorsam gel git şeklinde emir veririm ama size veriyorsam gelin gidin şeklinde olması gerekiyor. Yani inlerde burada emir kipi
43:06 olur. Ama önemli değil. Önemli olan bunun bir tasarlama kipi olduğunu unutmaman. Ve şahıs ekline bakalım. Fiillerde belirtilen eylemin kim tarafından yapıldığını gösteren eklerdir. Şimdi burada çok önemli bir detay var. Bakalım eklemiş miyiz? Eklemişiz. Birazdan söyleyeceğim arkadaşlar. Şimdi bir fiilin kim tarafından yapıldığını gösteren ek varsa biz buna şahıs eki diyoruz. Her zaman olmak zorunda değil. Mesela geldim yürüdüm. Geldin yürüdün. İşte 3ün tekil yalın halde gördüğünüz gibi. Eğer birinci tekilse m kullanılır. Geldim şeklinde. İkinci tekilse ın kullanılır. Birinci çoğulsa ıs ya da k olarak kullanılır. Mesela geldik yürüyoruz. Bu eylemi kim yaptı? Biz yaptık. Kim geldi? Biz geldik şeklinde. Dikkat edersen eylemin kim tarafından yapıldığını gösteriyor. Peki geldik dersem kim gelmiş? Biz gelmişiz. Yani birinci çoğul
43:51 gelmiş. Geldim dersem kim gelmiş? Ben gelmişim. Yani birinci tekil gelmiş. Eğer ikinci çoğulsa o zaman nız niz kullanılır. Yani geldiniz yürüdünüz. Kim geldi? Kim yürüdünüz? Gördüğünüz gibi siz geldiniz siz yürüdünüz şeklinde. Eğer 3üncü çoğul olsaydı o zaman lerler olacaktı. Geldiler, yürüdüler şeklinde. Kimler geldiler? Onlar geldiler şeklinde bunu anlayabilirsiniz arkadaşlar. Yani ne yapar? Elemin kim tarafından yapıldığını gösteren eklerdir. Fakat burada bir sıkıntı var. Mesela geldim diyorum, yürüdüm diyorum. Genellikle öğrenciler buradaki m ile iyelik ekini karıştırıyorlar. Unutma eğer yükleme geldiyse buradaki ekler unutma şahs ekidir. Fakat isme gelirse ki hepsi gelmez zaten ama gelirse mesela m gibi
44:37 ya da n gibi o zaman bu iyelik eki olur. Bunu sakın ha unutma. Yani ne diyoruz? İyelik ekleriyle şahs eklerini sakın ha birbiriyle karıştırma. Ne demek istiyorum? Hemen örneklere bakalım. Bu benim sınıfım arkadaşlar. Bu benim sınıfım dediğim zaman buradaki ım ne olacaktır? Bu sınıf kime ait? Bana ait. Yani benim sınıfım. Buradaki ım iyelik ekidir. Bunu unutma. Fakat bu tatilde otelde kalacağım. Buradaki ım nedir bu sefer? Buradaki ım ise şahıs ekidir. Nereden anladım? Çünkü burada isme gelmişti. Burada fiile gelmiş durumda. Bunu unutma. Dolayısıyla bu ı şahs eki. Bu senin paran. Bak bu senin paran dedim. Buradaki n nedir? İyelik ekidir. Bu para kime ait? Sana ait. Peki sen bunu başardın. Ne geldi bu sefer? Burada
45:23 da ne vardır? Unutma. Bir şahıs eki vardır. Çünkü gördüğün gibi fiile gelmiş durumda. Bu da aklımızda kalsın. Tamam bu kısım anlaşıldı. Fakat arkadaşlar çokluk eki ile şahıs eki de karıştırabilir. Unutmayın arkadaşlar eğer isme gelirse ler larluk eki olur. Eğer bir yükleme gelirse o zaman ne olur? Şahıs eki olur. Mesela dikkat et. Çocuklar çok şirinde. Çocuk burada isimdir. İsme gelmiş. Bu nedir? Bu çokluk ekidir. Fakat onlar bu akşam geliyorlar dediğim an buradaki lar artık şahıs eki olur. Kaçıncı şahıs eki olur? 3ünc çoğul şahıs eki olur. Bu yine ince bir ayrıntıydı. Bununla birlikte yine karıştırılan ve ÖSM'nin de açıkçası sormaya niyeti olabilecek bir ayrıntı var. Çokluk eki ile iyelik ekini
46:08 karıştırma. Çünkü kullanıldığı yere göre gördüğün gibi çokluk eki oluyor, şahıs eki olabiliyor ya da iyelik eki olabiliyor. Nasıl ayırt edeceğiz şimdi? Eğer isme gelirse gördüğünüz gibi yukarıda çocuklar dedim. Evet burada bir çokluk ekidir. Fakat fiile gelirse burada olduğu gibi şahıs eki olur. Ama şimdi arkadaşlar iki tane örnek vereceğim. Masanın ayakları, masaların ayakları. Şimdi burada ları ları yani ikisi de ayakları ayakları ama buradaki ekler farklıdır. Yukarıda arkadaşlar ları derken lar çokluk ekidir. Unutma ı ise iyeliktir. Ne iyeliktir? 3üncü tekil iyeliktir. Ancak altta komple ları nedir? 3üncü çoğul iyeliktir. Bunu nasıl anladım? Şöyle anladım. Şimdi bak dikkat
46:53 et. Masanın ayakları derken bu ayaklar kime ait? Masaya ait. Yani bir tane masaya ait. O zaman arkadaşlar 3üncü çoğul olamaz. 3üncü tekil olmalı. Demek ki iyelik ekimiz ı. Lar ise burada ayakların çokça olduğunu gösteren bir çokluk ekidir. Fakat masaların ayakları derken ikinci örneğe dikkat et. Burada ayaklar kime ait? Burada ayaklar masalara ait. Yani 3ün tekil olamaz. 3ün çoğul iyelik olmalı. 3ün çoğul iyelik 2 de ı değildir, larıdır. İşte böyle ayırt ediyoruz. Umarım anlatabildim. Burada çok önemli detaylar vardı. Sakın ha gözünüzden kaçmasın. Zaten kitabımızda, denememizde ve soru bankımızda bununla ilgili bolca sorular karşımıza çıkacak. Bir de arkadaşlar fiillere gelen ek fiillere bakalım. Bu da ne yapar? Basit zamanlı bir fiile gelerek. Yani mesela
47:38 geliyor arkadaşlar unutma bir fiilde bir tane kip varsa biz buna basit zamanlı deriz. Fakat geliyordu dersem kabaca söylüyorum. Daha sonra detayını anlatacağım. İki tane kip üstte geliyorsa o zaman bu birleşik zamanlı olur. Bunu unutma. İşte ek fiiller bunu yapar. Yani basit zamanlı fiillere gelerek onları birleşik zamanlı yapan eklerdir. Geliyor deseydim basit olacaktı. Geliyormuş dediğim zaman iki tane kip üstte gibi. Gördüğünüz gibi aslında bu ikinci kip nedir? Bir ek fildir. Yani şimdiki zamanın rivayeti olur arkadaşlar. Dolayısıyla böyle bir görevi vardır ama sonuç itibariyle ek fiiller demek ki fiillere gelerek de bir çekim eki olarak kullanılıyormuş. Bakacaktı derken acak ecek burada gelecek zaman kipi. Tı ise gelecek zamanın hikayesi olmakta. Dediğim gibi şimdilik bu kadar bilmeniz yeterli. Daha sonra detaylarıyla ele alacağız arkadaşlar. Şimdi geldik gövdeye. Bu
48:26 kafa karıştırıcı bir nokta aslında. Basit. Yani bir kere öğreneceğiz bir de artık aklına takılmayacak zaten. Ama seni tuzağa çekebilirler. Nasıl çekebilirler? Söyleyeceğim. Bir sözcüğün en az bir yapım eki almış haline biz gövde diyoruz. Az önce söylemiştim değil mi dersin başında? Mesela göz vardı. Göz arkadaşlar köktür. Buna hemen kök diye yazalım. Fakat gözlük dersem bir tane yapım eki almış ya artık ben buna kök demiyorum. Buna ne diyeceğim? Bu sefer kökün gelişmiş hali olacak. Yani gövde olacak arkadaşlar. İşte gövde budur. Yani bir sözcüğün en az bir tane yapım eki almış haline biz gövde diyoruz. Ve bununla birlikte unutmaman gereken bir diğer nokta, e tabii ki doğal bir sonuç olarak yapım eki almış sözcükler yani
49:14 gövdeler aynı zamanda türemiş sözcükler olarak da değerlendirilmektedir. Direkt hemen bu sonuca da ulaşabilirsiniz. Çünkü gözlük eğer bir gövdeyse demek ki bir tane yapım eki almıştır. Yapım eki alan sözcük de artık basit değildir. Nedir? Türemiş bir sözcüktür. Otomatik olarak bu sonuca da ulaşmak mümkündür. Fakat gövdelerde nasıl ki biz kökleri kendi içerisinde en başta isim ve fiil kök olarak aldıysak gövdeler de kendi içerisinde isim gövdesi ve fiil gövdesi olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Şimdi isim gövdesine bakalım. Gözlük, simitçi, kalemlik. Şimdi arkadaşlar, gözlük isim gövdedir. Simitçi isim gövdedir. Kalemlik isim gövdedir. Ama bir de fiil
50:00 gövdesi vardır. Mesela gezdirmek fiil değil midir? Kızdırmak, bölüşmek. Bak, gözlük bir tane yapım eki almış. Simitçi bir tane yapım eki almış. Kalemlik bir tane yapım eki almış. Fakat fiil gövdesi yine aynı şekilde gezdirmek, kızdırmak, bölüşmek. Sonuçta bölmekmiş, bölüşmek anlam değişti. Kızmakmış, kızdırmak. Anlam değişti. Gezmekmiş gezdirmek. Anlam değişti. Bir tane pimek aldı. Artık bu bir gövdedir. Şimdi seni öne geçirecek olan notumuza geldik. Hangisinde gövdeden türemiş bir sözcük vardır? yoktur şeklinde bir soru gelirse unutma ki gövde zaten yapım eki almış bir sözcük olduğundan aslında soru hangisinde iki tane yapım eki almış sözcük vardır diye soruyordur. Ne demek istiyorum? Tekrar okumak istiyorum. Dikkatlice dinle ve anlamaya çalış.
50:48 Hangisinde gövdeden türemiş bir sözcük vardır yoktur şeklinde bir soru gelirse şimdi gövdeden türemiş diyorsa gövde zaten neydi? En az bir tane yapım eki alan sözcük demekti. Şimdi gövdeden türemiş diyorsa demek ki bir tane yapım eki aldı gövde oldu ve gövdeden de türedi. Yani ikinci bir yapım eki aldı. Yani özetle neyi soruyor böyle sorular? İki tane yapım eki almış sözcük vardır yoktur. Bunu soruyor. Şimdi döndük. Mesela diyor ki hangisinde gövdeden türemiş bir sözcük bulunmamaktadır? Şimdi ağaçlandırma, kollukçular, güzelleştiricileri, anlamlandırma, kitaplıklar örneğine dikkat edelim. Mesela bunların altını çizdik. Şimdi arkadaşlar ağaçlandırma ağaç köktü. Ağaçlandırmak, ağaçlanmak.
51:36 Bak bunlara ne oldu? Bir gövde vardır. Şimdi sonra ağaçlandır oldu. Bu nedir? Yapım ekidir. Sonra ağaçlandırma dedim. Bu sefer de bu isim fiildir. Yani yine yapım ekidir. Gördüğünüz gibi 3 tane almış. Zaten şuraya kadar alması yeterliydi. Çünkü iki tane yapım eki var. Açandır. Bir de ma gelmiş. Ü tane gelmiş ama iki tanesi bile yeterliydi. Kol köktü. Kolluk dersem artık ne olur arkadaşlar? Mesela kolluk kuvvetleri vesaire. Kolluk burada gövdedir. Şimdi kollukçu dersem buna bir tane daha yapım ek geldi. Yani gövdeye bak buraya kadar gövdeydi. Gövde de bir tane yapım ek geldi. Uyudu mu? Uyudu. O zaman bulunmaktadır. Artı verdik. Güzelleştiricileri güzel köktür arkadaşlar. Güzelleşmek ise burada gövdedir. Tamam. Sonra güzelleştirmek. Sonra güzelleştirici. Bak iki tane daha
52:22 yapım eki almış ama bir tane bile alması şurada yeterli. Şuraya kadar gövdedi. Bir tane de aldı mı? Zaten bu da gövdeden türemiş bir sözcük olmakta. Bir köşede anlamlandırma. Şimdi anlamak sonra anlam sonra anlam lan sonradır. Sonra ma. Yani arkadaşlar anla burada köktür. Anlam burada ise nedir? İsim gövdesidir. Gövdedir. Sonra anlamlandırmak burada artık yapım eklerini almış. Burası arkadaşlar gövdeden türeyen bölümdür gördüğünüz gibi. Fakat kitaplıklar örneğine baktığımız zaman kitap köktür burada. Sonra lık gelmiştir. Bu yapım ekidir. Kitaplık burada nedir? Gövdedir. Sonra lar gelmiştir. Lar çokluk ekidir. Dolayısıyla çokluk eki yapım eki olmadığına göre burada arkadaşlar
53:09 herhangi bir ne yoktur? İki tane yapım eki üstte yoktur. bir tane vardır. Yani gövde olarak kalmıştır. Gövdeden türeyememiştir. O yüzden doğru cevap E seçeneği olacaktır. Buradaki ince detayı umarım yakalayabildin diyorum ve devam ediyoruz. Şimdi geldik arkadaşlar yapısına göre sözcüklere. Yavaş yavaş sona doğru geliyoruz. Şimdi yapısına göre sözcükler kendi içerisinde üçe ayrılır. Az önce tabloda da bakmıştık. Basit sözcükler, türemiş sözcükler ve son olarak da bileşik sözcükler. Fakat bileşik sözcüklerin de kendi içerisinde alt başlıklara ayrıldığını burada görüyoruz. Hemen döndük bakıyoruz. Yapılarına göre basit türemiş bileşik olarak üç ayrılır dedik. Basit sözcük nedir arkadaşlar? Yapım eki almamış ve kök halinde bulunan kelimelere yani yapım eki almamış gövde olabilir, kelime
53:54 olabilir ya da kök halinde bulunan kelime olabilir. Biz bunlara basit sözcükler diyoruz. Ancak basit sözcükler unutma çekmeklerini alabilirler. Mesela kalem bak kök halde, masa kök halde, şarkı kök halde. Evdeyiz. Ev + d bulunma hal eki. Sonra gördüğün gibi yes burada başka ek gelmiş ama bu da çekim ekidir arkadaşlar. Yani yapım eki değildir gördüğünüz gibi. Dolayısıyla bu da basittir. Geliyor bak gelmek. Sonra your çekim ekidir. Şimdiki zaman biliyorsunuz kipler çekim eki olarak geçer. Dolayısıyla çekim eki var yapım eki yok. Bu da basittir. Fakat türemiş sözcük nedir? Bir sözcüğün en az bir yapım eki almış haline yani eee gövde haline aslında biz ne deriz? Türemiş sözcük deriz. En az bir tane yapım eki vardır ve bu sözcükler aynı zamanda gövdede olmakta. Mesela silgi arkadaşlar. Silmek
54:40 köktür. Sonra silgi olmuştur. Anlam değişti. Artık bu bir nedir? Türemiş sözcüktür. Yarıladı. Bak yarı isimdir. Yarılamak artık bir yapım ekidir. Ve anlam değişti. Bu da türemiştir. Oyunlaştırdı. Oyun arkadaşlar köktür. İsim köktür. Oyunlaşmak. Oyunlaştırmak. Oyunlaştırdı. Dı da gerçi çekimidir. Olmaz ama oyunlaştır artık bir türemiş sözcük oldu. Kumsal kum köktür. Sonra sal yapım ekmiş. Kumsal nedir? Türemiş bir sözcüktür. Türkçe arkadaşlar. Türk burada köktü. Ancak Ç yapım eki gelmiş. Yeni bir kelime türetmişiz. Çünkü Türk farklı bir şeydir. Türkçe bir dildir. O milletin konuştuğu dil anlamında düşünebilirsiniz. Bu dil isimlerine gelen C C2 bunu yapar. Dolayısıyla burada da Türkçe bir türemiş sözcüktür. Şimdi gelelim bileşik sözcüklere. Şimdi
55:25 neydi basit sözcük? Herhangi bir yapım eki almayacak. Eğer herhangi bir yapım eki olan sözcük varsa ve birleşik değil ise o türemiş bir sözcüktür. Biraz yorulduk arkadaşlar. Müsaadenizi istiyorum. Şimdi gelelim bileşik sözcüklere. Birden fazla sözcüğün bir kavramı karşılamak üzere bir araya gelmesiyle oluşturmuş olduğu yeni sözcüklere biz birleşik sözcük diyoruz. Tekrar söylüyorum. Bir yeni anlam türetmek amacıyla iki sözcüğün bir araya gelerek oluşturmuş olduğu yeni kelimeye sözcüğe biz birleşik sözcükler diyoruz. Mesela biçer düver. Bilgisayar birkaç. Mesela bir kaç kelimes oluşmuştur? Bilgi sayar kelimesiyle oluşmuştur. Biçer döver kelimesiyle oluşmuştur. Bunlar bileşik sözcüklerdir. Şimdi birleşik sözcüklerin çeşitlerine bakacağız arkadaşlar. Çünkü birileşik sözcükler kendi içerisinde birleşik isimler
56:12 gördüğünüz gibi birleşik sıfatlar ve bununla birlikte birleşik fiiller olmak üzere üçe ayrılıyor. Hemen birleşik isme bakalım arkadaşlar. En basiti bu. İki tane isim yan yana gelecek. Yeryüzü, büyük baba, bilgisayar, biçer döver. Bunlar birleşik isimdir. Fakat birleşik sıfat öyle değildir. Anlamca ve biçimce kaynaşmış birleşik sıfat olması gerekiyor. Yani arkadaşlar sıfatlar sıfat görevinde kullanılması gerekiyor. Birleşik sıfatlar. Şimdi isim isim olarak kullanılıyordu. Tamam bu basitti. Fakat buradaki sıfatlar bir sıfat olarak kullanılmalı. Ama bu sıfatlar da kendi içerisinde ikiye ayrılıyor. Mesela birincisi anlamca ve biçimce kaynaşmış birleşik sıfatlardır. Standart arkadaşlar eğer sıfat birleşik bir sözcükse biz buna genel olarak birleşik sıfat diyoruz. Mesela vatansever insanlar. İnsan burada isimdir, değil
56:57 mi? Soruyorum. Nasıl isim? Ya daha doğrusu nasıl insan? Vatansever insan. Peki vatansever burada sıfat mı? Sıfat. Peki sıfat türemiş mi? Basit mi? Hayır. Bileşik çünkü vatan sevmek. Kahverengi kupa. Kupa isimdir. Tamam. Soruyorum. Nasıl kupa? Kahverengi kahve artı renginden oluşmuş. Yani bileşik yapılı bir sıfattır. Gördüğünüz gibi cin göz rayai. Cin artı göz. Gördüğünüz gibi bu da yine anlamca ve biçimce kaynaşmış birleşik bir sıfattır. Tamam bu basit. Fakat arkadaşlar kafamızı karıştıran yer şurası. kurallı bileşik sıfat. Yani tekrar söylüyorum mesela kırmızı araba dedim ya burada araba isimdir. Kırmızı sıfattır. Ne sıfatı? Niteleme sıfatı olmakta. Tamam yazdım. Ama kırmızı burada gördüğün gibi bileşik değil arkadaşlar. Normal sıfat. Ama mesela nasıl araba? Ne diyoruz? Kahverengi
57:43 araba dediğim an kahverengi. Yine arkadaşlar bu niteleme sıfatıdır. Fakat bu bileşik bir sözcük olduğu için aynı zamanda bileşik sıfat olarak da geçmekte. Detay bir bilgi. Fakat şimdi sıfatların bir de kurallı hali vardır. Yani kurallı, bileşik sıfat şeklinde bir başlık da var. Karşına çıkabilir. Burada da iki durum karşılına çıkıyor. Burada farklı bir durum var. Diğerinden kurallı birleşik sıfat iki şekilde yapılır arkadaşlar. Bir, sıfat tamlamının sonundan liliksiz eki getirerek yapılır. İki, sıfat tamlamasında sıfatla isim yer değiştirilip isme iyilik ekini getirerek bir bileşik sıfat yapılabilir. Bunlara kurallı bileşik sıfat diyoruz. Ne demek istiyorum? Mesela kırmızı başlıklı kız. Şimdi arkadaşlar şöyle olmuş. Mesela kırmızı başlık. Hemen şuraya yazayım. Normalde aslında şöyleymiş bu kırmızı
58:31 başlık. Nasıl başlık? Kırmızı başlık. Bu niteleme sıfatıdır. Fakat sonra ne demiştik? Lılı lıksız eki getirerek. Mesela kırmızı başlıklı kız dedim. Bak bir de önüne isim getirdim. Kırmızı başlıklı kız. Kız bu sefer isim oldu. Nasıl kız? Kırmızı başlıklı kız. İşte bu kurallı bileşik sıfat oldu. Tamam mı? Bu birinci versiyon. İkinci versiyon ise ne diyoruz? İsimle sıfat yer değiştirecek. İsim öne geçecek ve aynı zamanda isme iyelik ekini getireceksin. Bu şekilde bir sıfat oluşturuyorsan bu da kurallı birleşik sıfattır. Mesela diksiyonu güzel insan. Ne diyelim? Güzel diksiyon diyelim buna da. Mesela bir boş yer aramaya çalışıyorum. Şöyle buldum mesela arkadaşlar. Hemen yazalım. Güzel diksiyon. Nasıl diksiyon? Güzel diksiyon. Ama bu sefer ne yaptım? Yer
59:16 değiştirdim. Diksiyonu başa koydum. Sonra sıfatı sağına yazdım. Ve önüne bir isim getirmem lazım. Tabii ki insan dedim ama yetmez. Bir de isme ne getirmem lazımdı? Burada söylemiştik. İyelik eki getirmem lazım. O zaman diksiyonu güzel insan. Ne oldu? Bu da kurallı birleşik sıfattır. Anladık mı? Anladık. Umarım ekranı kırık telefon. Normalde nasılmış? Kırık ekranmış. Peki yer değiştirdik. Ekran kırık telefon dedim ya da ekran kırık telefon ama olmaz. Dolayısıyla iyilik ekin getireceğim. Ekranı kırık telefon şeklinde ne yapmış oldum? Yine kural bileşik sıfat yapmış oldum. Unutma 3 günlük dünya da böyle. 3 gün dedim. Sonralık getirdim. 3 günlük dünya dedim. 5 para dedim. Nasıl para? 5 para. Sonra
1:00:02 sız getirdim. 5 parasız adam. Bu da kurallıdır. Bunlarda yine detaylı bilgi sorulursa böyle genellikle öğrenciler kar görmüş, ışık görmüş, tavşan gibi kalıyor. Kalmamanız için iyice anlamanız gerekiyor. Biraz karışık ama bir kez daha seyredin. Umarım zihninize net bir şekilde oturacaktır. Şimdi geldik en önemli kısma. Bileşik fiiller arkadaşlar. Çünkü bileşik fiiller daha çok karşımıza çıkıyor. Ancak bileşik fiillerde kendi içerisinde üçe ayrılır. Hemen onları da yazalım. 1. Yardımcı fiille oluşan bileşik fiiller. 2. Kurallı bileşik fiiller. 3. Anlamca oluşmuş birleşik fiillerdir. Hemen arkadaşlar 1'e bakalım. Yardımcı fiil yapılan birleşik fiiller. Bir isme at all. Yardımcı eylem getirilerek yapılan arkadaşlar birleşik fiillerdir. Yani bir isme sen et ol ya da bazen buyur eyle kıl gibi eylemleri getirirsen yardımcı
1:00:48 eylemleri bu şekilde oluşturulmuş bileşik fiillere yardımcı fiille oluşturan bileşik fiil denir. Mesela yardım etmek. Dikkat et bak. Yardım etmek isme etmek gelmiştir. Yardım etmek sonuç itibariyle artık ne oldu? Yardımcı fiille oluşturulmuş bileşik fiil oldu. Maçta tek şutumuz gol olmuştu. Gol ismine olu getirdim. Gol olmak, gol atmak. Ne oldu arkadaşlar? Bu da yine birleşik fiile dönmüş oldu. Rahmet eylemek, etkili kılmak gibi düşünebilirsiniz. Bunlar da arkadaşlar normalde bir isimdi ama kıl, ol, eyle, et gibi özellikle etle ol bolca kullanılıyor. Bunları getirerek yardımcı eylemle oluşmuş bir birleşik fiil oluşmuş oldum. Daha sonrasında zaten fiil konusunda bunu detaylayacağım ele alacağız. Ama bu kadar bilmeniz yeterli.
1:01:33 Demek ki birleşik bilerin birincisi at all yardımcı eylemle oluşturulan birleşik bilillerdir. Peki ikincisi ne? Kurallı bileşiklerdir arkadaşlar. Burada artık kural devreye giriyor. Bu da bitişik yazılıyor. Fakat burada yardım etmek gol olmuştu. rahmet eylesin. Etkili kılmak bu bitişik yazılacak diye bir ya da ayrı yazılacak diye bir kural yok arkadaşlar. Hatırlarsanız bunu ses bilgisinde de söylemiştim iki gün önceki derste. Mesela yardım etmek. Bak burada ses olayı yok. Ne oldu? Ayrı yazıldı. Yazım kurallarından anlatmıştım. Fakat mesela his etti dersem ses olayı var. Bak türedi. Ne oldu? Bitişik yazıldı. Ya da kayboldu. Bak ses olayı var. Ne oldu? Bitişik yazıldı. Bunu unutma. Fakat kural, bileşik, fiil, her türlü bitişik yazılır. Bu da kendi içerisinde gördüğünüz gibi dörde ayrılıyor. Yeterlilik fiili, tezlik fiili, süreklilik fiili ve yaklaşma fiili.
1:02:18 Arkadaşlar burada da mantığımız, kuralımız şu: Fiile e nokta nokta getirerek yapılan bir fiil çeşidir. Mesela sen bir fiile ebili getirirsen o zaman bu yeterlik fiil oluyor. Çünkü yapabilmeye yetmek manasında. Mesela camı biraz açabilir misin? İşte açmaya yetebilir misin anlamında. Böyle çalışırsam sınıfı geçebilirim. Yani sınıfı geçmeye yetebilirim. gelemezsin. Bu da olumsuz. Olumsuz nasıl yapılır? Mesela eee sen bizimle gelemezsin. Mesela gelmezsin dersem bunun olumsuzu ne olur? Gelirsin olur. Fakat gelemezsin dersem, gelemezsin dersem buradaki E'den anlıyoruz ki bu bir yeterlilik fiilidir. Dolayısıyla gelebilirsin bunun olumlusu olacaktır. Bunu da unutma. Yani arkadaşlar fiil artı e bilmek. Biz buna yeterlilik fiili diyoruz. Üst başlık olarak bu da nedir? Kurallı birleşik fiildir. Peki bir fiile e getirirsem bu
1:03:06 da tezliktir. Tez nedir? Acele anlamında. Mesela işte hemen bırakıver, kımıldayıver, çabuk hareket et anlamı katar. Bunlarda arkadaşlar ever varsa, ıver varsa bu da tezlik fiil oluyor. Bir de süreklilik fiili vardır. Bu da sürekli hareket ettiği anlamında yani devam eden bir süreci ifade eder. Bu da arkadaşlar bir fiile getirilen e dur, e kal, e gelmekle yapılır. Mesela sen
…