0:07 Herkese merhabalar. Geldik çok önemli bir konu başlığına. Detay kavramlar var. Bol tekrarlı bir şekilde anlatacağım. Hiç merak etmeyin. Önemli çıkmış sorular ve çıkması muhtemel soruları da beraber çözeceğiz. Konu başlığımızın adı nedir? Nedir diye merak ediyorsanız ekosistemden bahsedeceğim. Ve burada tabii ki sadece ekosistemden değil aynı zamanda madde döngüleri bizim için çok önemli bir başlık olarak karşımıza çıkacak. Doğamızda ekosistem için şu kavram bizim için çok önemli oluyor. Canlı ve cansız unsurlar karşılıklı olarak etkileşim halindedir ve bir süreklilik vardır. O etkileşim ve sürekli biz beraber değerlendireceğiz. Ama lütfen unutmayın canlılar. Yani biz çevremizdeki cansız unsurlar ve canlı unsurlarla ilişki içerisindeyiz ve bu
0:53 ilişkiyle birlikte ortaya çıkan genellemeleri ortaya çıkaracağız. Kiosistem dediğimiz şeyin hiçbiri diğerinden bağımsız değildir. Tüm ekosistemler birbirine bağlantılı olarak karşımıza çıkar. Küçük bir eee gölden kocaman okyanuslara kadar ekosistemler birbirine bağlantılı boyutları değse de ve bizim için önemli kavramdır bu diyoruz. Ve asıl soruların geleceği yer ise bu tabloyla birlikte karşımıza çıkmaya başlıyor. Ekosistemin unsurları var. Canlı ve cansız unsurlardan bahsettim. Birbiri arasında etkileşim var dedik ve nedir o canlı unsurlar sorusunun cevabı bitkiler. Elinizde bulunan video ders notunda bu tablonun aynısı var. Altını çizin. Hayvanların kendisi ve ayrıştırıcılar var. Burası benim için çok önemli olacak. Aynı zamanda enerji akışından da bahsedeceğim
1:40 birazdan. Oradan da gelen çok önemli soru kalıpları var. Bir de cansız unsurlar var dedik ki birbiri arasındaki etkileşimden hep bahsediyorum. Cansız unsurlar içerisinde fiziki olanlar ve kimyasal olanlar olarak karşımıza çıkıyor. Fiziki unsurlar içerisinde ışık, rüzgar, yağış, sıcaklık demin kendisini görüyorum. Şimdi geldik daha önemli yere. Kimyasal unsurlara ki bunlar içerisinde organik ve inorganik olanlar var ki burası aslında bizim için olayın özü. Yani madde döngüleri dediğimiz şey aslında burada karşımıza çıkıyor. Baktığımız zaman inorganik maddeler su, oksijen, azot ve karbondioksitin kendisi organik maddelere dönüşecek. Tabii ki bitkilerin katkılarıyla birlikte olacak bu. Yağ, protein, vitamin ve karbonhidratlar
2:26 karşımıza çıkacak. Bunları böyle tek soru olarak da karşınıza çıkarabilirler. Aşağıdakilerden hangisi ekosistemin canlı unsurlarıdır ya da cansız unsurlarından değildir tarzına soru daha mantıklı olabilir. Fiziki olanlar ve kimyasal olanlar diye ayırdık. Bu tabloyu karşınıza bir daha çıkaracağım merak etmeyin ama lütfen unutmayın. Yine organik maddelerin organik maddelere dönüşmesi madde döngüsü hikayesini ortaya çıkaracak ki burada bitkilerin çok önemli bir görev içerisinde olduğunu hatırlatmak istiyorum size. Ve canlı ve cansız unsurların kavramsal isimlerini hatırlatayım size. Hatırlıyor musunuz? Biyotik neydi? Canlı unsurlar. Abiyotiğin kendisi. Teste karşınıza çıkarsa söylüyorum. O da cansız unsurların kendisini karşılığında çıkarıyordu. Bunlar arasında sıkı bir ilişki var diyoruz. Ekosistem bunlarla birlikte ortaya çıkıyor ve bitkilerin
3:13 katkılarıyla birlikte bizim için inorganik maddelerin kendisi organik maddelere dönüşüyor. Bu dönüşüm bizim için hayatın devamlılığı için de çok önemli oluyor. Doğada hiçbir zaman çöp yoktur. Her zaman bir geri dönüşüm vardır. Aslında o geri dönüşümün temel faktörlerini ön plana çıkarmaya çalışıyoruz. Enerjisini güneşten alan tüm ekosistemler, burası çok önemli. Canlı ve cansız unsurların düzenli çalışması ile birlikte iş yerini sürdürüyor. Yani ekosistem içerisinde özellikle madde dolaşımı sayesinde, burası çok önemli, altını çizin, üreme, gelişme ve ölme olayları ile birlikte o enerji akışının devamlılığını görebiliyoruz. Aslında sonuç olarak canlı ve cansız unsurların karşılıklı iletişim var dedik ve bunlar arasında
3:59 bir enerji akışı ortaya çıkıyor ve bu enerji akışı besin zincirinin kesintisiz devam etmesiyle birlikte de ortaya çıkar ki bunların kendisi çok önemlidir. Şunu tekrar göstermek istiyorum size. Çok önemli şurası. Fiziki ve kimyasal unsurlar var dedim. Bunlar içerisinde fiziki unsurlar içerisinde ışık, rüzgar, yağış, sıcaklık demin kendisinden bahsettim. Kimyasal unsurlar içerisinde organik ve inorganik olanlar var. Dedik ki bunlar arasında bir etkileşim varmış ve tekrar söylüyorum inorganik maddelerin organik maddelere dönüşmesi bizim için madde döngüsü hikayesini ortaya çıkaracak. Ama bunlar arasında bir enerji akışı var diyoruz ve kesintisiz devam ediyor. O enerji aksının detaylarını görelim. Burada bir soru var. Dikkat. Güneş olmazsa olmaz enerji kaynağıdır. Güneş enerjisini
4:45 üretenlere üreticilere bitkilere aktarır. Tekrar söylüyorum. Kimmiş üretenlerin kendisi? Bitkiler. Bitkilerin kendisini kim yiyecek? Otçular. Birincil tüketiciler olarak karşımıza çıkar. Ki tavşanın kendisini görüyorsunuz. Otla besleniyor kendisi. Otçul mantığı buradan geliyor. Birincil tüketici tüketiyor. Neyi tüketiyor? Ot kendisini tüketti. Peki hayatına devam ediyor. Hayat bu kadar kolay mı? Değil. Bunu etcillerin kendisi, ikinci tüketici avlamaya çalışacak. Kimi avlamaya çalışacak? Otçulun kendisini, tavşanın kendisini avlamaya çalışacak. Ne oldu? Buradaki enerji otçula geçti. Buradaki enerji etçile ikincil tüketiciye geçti. Peki hayatına devam eder mi? Rahat rahat
5:31 edemez. Çünkü onu da yiyecek olan üst etcillenin kendisi var. Üçüncül tüketici olarak da karşınıza çıkar kendisi. Ve sonuç olarak enerji akışı nereden nereye doğru geldi? Bak güneşten geldi. Otlara, üretenlere üreticilere otçullara geldi, etcillere geldi. Bir de bunların hepsini yiyenler var. Onlara da hepçil diyoruz bu arada. Sonra üst etcillerin kendisi tam yırtıcılar yani o piramidin zirvesinde olanlarda ne oldu? O tabii ki eee enerjiyi tamamen aldı. Ama enerji tabii ki buradan yukarıya doğru gittikçe azalarak devam ediyor. Bunu söyleyeyim. Tek yönlü olduğunu söyleyeyim. madde döngülerinde bir dolaşım vardır. Burada tek yönlü bir enerji akışından bahsediyoruz ki bunların hepsi aslında
6:16 şuradan itibaren bakarsak üretenler ayrıştıcılara mutlaka ayrıştıracak bir şey veriyor. Otçulların kendisi, etcillerin kendisi, üst etçilerin kendisi ya da üçüncü ülke etcçilerin kendisi de ayrıştırcıları mutlaka bir atık veriyorlar. Hepsi tek tek atık veriyor ama sonuç olarak böyle bir enerji akışını kendisinden bahsediyoruz. Bunu lütfen unutmayın. Bizim için önemlidir. Tekrar söylüyorum. üretenler var. Tüketicilerin kendisi var, ayrıştırıcılar var. Ama baktığımız zaman da mutlaka enerji %10 kuralıyla birlikte yukarıya doğru azalarak devam ediyor. Karşınıza nasıl çıkacak sorusunun cevabı için biraz daha netleştireceğim. Merak etmeyin. Üreticilerin kendisi bakın enerji oranı %10 kuralını unutmayın. Azaldı. Azaldı. Üst etçilere geldiğim
7:04 zaman enerji tamamen azaldı. Hocam çok detay var. Soru nasıl gelir? Böyle gelecek. Piramidin kendisini görüyorsunuz. Nereden başladık? Öğretenlerden. Tabii güneş olmazsa olmazlar içerisine karşımıza çıktı. Ürettiler. Birincil tüketiciyi beslediler. Birincil tüketiciyle kim beslendi? İkincil tüketiciler beslendi. Ondan sonra da 3üncü tüketici yani o piramidin her zirvesindekiler de bunlarla beslendiler. Sonuçta bunların hepsi ayrıştıcılara mutlaka bir şeyler veriyorlar. Genellemesini unutmayın. %10 kuralı da bizim için burada önemli olacak. Tekrar söylüyorum. Piramidin en alt kısmından en üst kısmına doğru gittikçe enerji azalacak. Enerjiyi asıl üretenler burada otçuların ya otların kendisi üreticilerden bahsediyorum.
7:49 Yukarı doğru gittikçe birey sayısı gördüğünüz gibi azalıyor. Zirveler her zaman tek kişiler içindir. Sonra yukarı doğru gidiyorum. Biyokitle azalıyor genellemesi var. Sonra geldik aktarılan enerji. Tekrar söylüyorum %10 %10 %10 kralına bağlı olarak azalacaktır. Önemlidir bu. Enerji kaybı artacaktır. Tabii ki enerji kaybının artması zirvede daha fazla olarak karşımıza çıkıyor. Toksit madde, zehirli madde oranı da burada artacaktır. Besin piramidinin kendisini lütfen unutmayın. Bir kez daha söylüyorum çok önemli. Siz de elinizde olan kitapta bunun aynısı var. Altın çizin üreticiler var. Birincil tüketicilere enerjiyi aktardılar. Beslendiler. Hayatlarına devam ediyorlar ama geldiler. İkinci tükettiler. Bunu yedi. Enerjiyi aldı ama enerji azalarak
8:35 devam ediyor. Piramiden en üst kısmındaki üçüncül tüketici yırtıcıların kendisi de ne yaptı? Onu yedi. Enerjiyi daha da azalan enerjinin %10'unu aldı. Hayatına devam etti. Ama devamlı beslenmesi gerektiği de böyle ortaya çıkıyor. Yani sonuç olarak bol enerjiyi alsa çok fazla avlanmak zorunda kalmayacak. Sonuçta doğanın da bir dengesi var. Bu denge bu şekilde sağlanmış oluyor. Hep ne diyoruz? İşte biz bunlardan bir tanesini buradan yok ettiğimiz zaman bu dengeyi de aslında bozmuş oluyoruz. Doğanın dengesini bozmuş oluyoruz. Bunu yapmamız gerekiyor. Hocam buradan soru nasıl gelir? Böyle gelir. Sorunun kendisi ilk önce sizin için karşınızda böyle videoyu durdurup hemen bir dakikada çözebilirsiniz ama ben hani okudunuz ve devam ediyor musunuz gibi soruyu sizle
9:22 birlikte değerlendireyim. Aşağıdaki besin zincirinin diyagramı gösterilmiştir. Bu arada bu aynı zamanda soru bankasından AYT soru bankasından aldığım sorular hem çıkmış soruları hem de çıkma ihtimali olan soruları bu şekilde size göstermeye devam edeceğim. Bakın birincil seviyedeki bitkilerin kendisini vermişiz. İkincil seviyedeki bitkilerden beslenenleri verdik. Eee ve sonra üçüncül seviyedekileri ve diğerlerinden beslenenleri böyle bir piramitte göstermişiz. Burada bir yanlış var ama onu bulacağız size birlikte. Buna göre aşağıda verilen yorumlardan hangisi yanlıştır dedik. Piramidin tavanına çıktıkça tüketilen enerji azalıyor. Yukarı doğru çıktıkça enerji azalacaktır mantığı vardır. Evet. Doğru ifadelerden bir tanesi. En çok enerji tüketimi
10:09 üretici gruptadır. Üretenlerin kendisi enerjiyi üretiyor ve tüketiyor hikayesini unutmayacağız. Bizim için önemli olacak tabii ki. Bu enerji akışının tek yönlü olduğunu söylemiştim. yukarıya doğru tavana doğru azalacak tabii ki 3üncü besin seviyesindeki enerjiyi üreticiden alır. 3üncü besin seviyesindeki enerjiyi kimden alacak? Üreticiden. Yani bitkilerden mi yoksa ikinci besin seviyesinden mi alacak? Bir altından mı alacak? Yani kural böyle sırayla devam ediyor. Evet. Elbette ikinciden alması gerekiyor. Sonuçta eee bunlar etçiller diğer etçilleri yemesi gerekiyor genellemesi var. O zaman yanlış olan ifadeyi D seçeneğini yakaladık. E seçeneğine bakalım. Tabii ki ikinci basamaktaki enerjinin %10'u 3 basamağa aktarılır. %10 kuralını lütfen unutmayın. Ve piramidin kendisi için de
10:56 tekrar tekrar söylüyorum. En altta kim varmış? Üretenler. Bunları bunlar bir şekilde besleniyor. Birincil tüketiciler beslendi. Enerjiyi aldı. Sonra atçularını kendisini etçiler yemeye başladı. Enerjiye aldılar. %10 kuralı var. Ve zirveye geldiğim zaman üçüncül tüketicilerin kendisi de etcilleri yiyelerek bununla otla beslenenleri yiyerek tabii ki ne oldu? Bizim için 3ün şirketi zirveye gelmiş oldu. Ve sonuç olarak da ayrışıcılar da mutlaka her basamakta bunlardan mutlaka bir şey alıyorlar. Genellisinde yapmış olduğin devamlılığı için ortaya çıkan durumu şuradan bir kez daha göstereceğim. Üretenler otçullar etciller üst
11:41 etcillerin kendisi var. Hem otla yiyenleri hem et yiyenleri yiyenler de hepçiller mantığıyla birlikte ortaya çıkıyor. Belki testlerde karşınıza çıkarsa mantığıyla birlikte bunu da sizin için değerlendirmiş olduk. Enerji akışı ile ilgili anlaşılmayan bir şey var mı? Güzel. Sorular da karşınıza çıkacak. Bunları bol bol değerlendireceğiz. Hiç merak etmeyin. Şimdi geldik biraz daha madde döngüsü hikayesini netleştirelim sizle birlikte. Özellikle bizim için önemli cümle şöyle karşımıza çıkıyor. Ekosistem içerisinde tüketilen cansız maddelerin yeniden mutlaka üretime katkı sağlaması gerekiyor. Ve sonuç olarak baktığımız zaman da inorganik kimyasal unsurların bitkilerin katkılarıyla organik maddelere dönüştürülmesi madde döngüsü
12:27 mantığını karşımıza çıkarıyor. Tek değerlendireceğim. Bakalım hangi madde döngüleri varmış diyorum ve ilki karşımızda karbon döngüsü. Karbon atomlarının kendisi canlını yapı taşını oluşturan en önemli unsurlardan bir tanesi olarak karşımıza çıkıyor. Karbonun yeryüzündeki depo alanlarını beraber değerlendireceğiz. Altını çizelim. Soru nasıl gelir hepsini merak etmeyin. Netleştireceğim. Fazla bilgi var burada. Karbon yeryüzünde dör tane önemli büyük deposu vardır. Atmosferde aklınıza ne geldi? Hava içerisinde güzel. Hidrosferde, suyun içerisinde, litosferde, yer şekillerinin içerisinde güzel yerde ve canlılarda dört önemli depo varmış. Bunları değerlendireceğiz. Atmosferde karbondioksit gazı olarak karşımıza çıkıyor. CO2 mantığıyla
13:13 birlikte değerlendirilir. Yani belki coğrafya sorusu olarak çok ön plana çıkmaz ama belki diğer dersler için işinize yarar diye söylüyorum. sular içerisinde CO2 ve bir kararbonat olarak karşımıza çıkıyor ve daha önemlisi litosferde kömür, doğalgaz, petrol, kireç taşı halinde bulunuyor. Karbonların kendisi bizim için önemli. Hocam buradan soru nasıl gelir? Soru şöyle gelecek. Karbondioksit tüketimi depolaması nasıl olur? Üretimi nasıl olur? Yani karbon salınımı diye bir şey vardı bizim için önemli kavramlardan bir tanesi. Bunları değerlendirelim. Şimdi depolama yani hapsetme olayı için karbonun kendisi fazlası dediğim için zarar olarak karşımıza çıkıyor. Fotosentez olayının kullanımı karbonu
13:58 depolayacak yani tüketimini sağlayacak yani doğadaki varlığını azaltacak etken gibi düşünebilirsiniz bunu. Sonra deniz canlıların kabuk oluşumu, denizin içerisindeki canlıların kabuk oluşumu sırasında ne olacak? E karbonun kendisinin depolanma hikayesi ortaya çıkacak. Bunun da altını çizdik. Önemli sorular birazdan karşımıza çıkacak. Kalker hatırlıyor muyuz? Karstik arazide kalker diye bir kayaç var. Özellikle Antalya içerisinde karşına çıkıyor. Kalker oluşumu sırasında da karbon kendisinin depolanması hikayesini görüyoruz. Bunun da altını çizdik ve fosil yakıtların oluşumu. Bakın oluşumu diyorum. Nasıl oluyor? Bitki ve hayvan kalıntılarının kendisi toprağın içerisinde kalıyor. Günümüze kadar geliyor. 1 yık zamanından itibaren toprağın altından kalıp günümüze kadar gelirse taş kömü oluyor. 3ün zamandan itibaren lin yatakları oluyordu.
14:45 Hatırlıyor muyuz? İşte o oluşum sırasında fosil yakıtlarının oluşumu sırasında karbonun kendisinin depolandığını görüyoruz. Tabii tam tersi de ortaya çıkma hikayesini ortaya çıkaracak ve kutuplardaki bozulların oluşumu yine karbonun depolanması yani tüketimini sağlayan önemli unsurlar. Bir kez daha tekrar diyorum. Çok önemli çünkü sorular buradan gelecek. Karbonun kendisi bizim için önemliymiş. Nasıl tüketiriz? doğadaki varlığını azaltırız, saklarız, depolarız gibi düşünün. Fotosentez olayıyla birlikte. Yani bitkinin kendisi ne yapacak? Karbondioksitin kendisini alıyor. Ne yapıyor? Oksijen veriyor. Genelde biz yapıyoruz ki oksijen döngüsünde tekrar hatırlatacağım bunu size. Deniz canlıların kabuk oluşumundan bahsettim. Önemledim. Kalker oluşumu. Karsik
15:32 kayaçlar. Kalker en fazla Antalya içerisinde onun oluşumundan bahsediyoruz. Fosil yakıtların oluşumu. Bitki ve hayvan kanıtları toprağın altında kalıyor. Taş kömürü leit olurken bunun oluşumu sırasında yine karbon depolanıyor ve buzulların oluşumuyla birlikte karbonların kendisi tüketiliyor yani depolanıyor. Anlaştık mı? Güzel. Şimdi bir görselle birlikte bu anlattıklarımı sizin için tekrar tekrar söylemek istiyorum. Fotosentez dedilik bitkiler yapıyor tabii ki. Karbondioksitin kendisini aldı havanın içerisinden. Ne yaptı? Onu depoladı. oksijeni kendisini vermiş oldu. Yine baktığımız zaman fosil yakıtlar yerin altında oluşacak. Tabii ki oluşumla birlikte karbon depolandı. Kalker yine tabii ki zeminde oluşacak. Kalker oluşumuyla birlikte karbon kendisi
16:18 depolandı ve tabii ki kabuk oluşumu, deniz canlıların kabuk oluşumuyla birlikte karbonun kendisi depolandı, kitlendi gibi düşünebilirsiniz. Anlaştık mı? Peki karbonun kendisi salınımını ne ortaya çıkarır? açığa çıkaran şey, üreten şey gibi düşüneceksiniz bunu da. Şimdi biraz önce bahsettiklerimin tam tersini düşünmeniz gerekiyor tabii ki. Solunum olayı. Yani ben solunum olayı yaptım. Ne yaptım? Fotosentezle birlikte ortaya çıkan oksijenin kendisini aldım ve karbondioksitin kendisini verdim. Yani ne yaptım? Açığa çıkardım. Buzullar erirse depolanan karbonun kendisi açığa çıkar. buzulların erimesi ki buzulların erimesi ile birlikte ortaya çıkan küresel ısınma etkisi karbondioksit alının artmasından ne bahsediyoruz?
17:05 Bakın etkiyi artıran önemli bir unsur olarak karşımıza çıkıyor. Kalker kayaşların su etkisiyle bir de çözülmesi ki kalkerin şöyle bir özelliği var Antalya içerisinde. Suya inanılmaz dayanıksız ve hemen çözülüyor. Kalkerle birlikte oluşan kayaçlardan bahsetmiştik. Hatırlıyor musun? Lapya dolinapolye karşısı şekiller oluşuyordu. O şekiller daha kolay olabiliyor mesela. Çünkü suda çok kolay bir şekilde eee aşınarak ortaya çıkan şekiller oluyor. Kalker kayaçların su etkisiyle çözülmesi karbon salınımını tetikliyor. Ve bakalım fosil yakıtlar. Fosil yakıtları toprağın altından aldık. Onun içerisinde karbon var ama bana enerji gerekiyor. Ne yaptım? Yaktım onu. Ve ortaya ne çıktı? Tabii ki bacalardan karbondioksitin kendisi çıktı. Fosil yakıt kullanımın kendisi orman yangınları. Aynı mantıkta
17:51 yine karbondioksit alanı tetikleyen önemli bir unsur olarak karşımıza çıkmış oluyor. Ve ölen canlıların çürümesi ile birlikte yine karbondioksit üretimi açığa çıkıyor mantığı ortaya çıkar. Anlaştık mı? Soru gelse yapar mıyız? Bence yaparsınız. Detaylı bir şekilde anlattım. Hemen soru üzerinde görelim. Merak etmeyin. Olayı çözeceksiniz. Sondum dedik. Çürümeden bahsettik. Bayılardan çıkan dumanlardan bahsettik. Yanma dedik. Oluşan e kabukların tekrar ayrışmasından buna bahsedebiliriz. Bunların hepsi ne yaptı? Sanayi artışıyla birlikte küresel ısınmayla birlikte karbonlar açığa çıktı. Soruda 2017'de böyle gelmiş. Bakın.
18:36 Aşağıdakilerden hangisi yeryüzündeki karbondioksitin açığa çıkmasına neden olan etkenlerden biri değildir? Bakalım. Karbondioksitin ortaya çıkmasında fosil yakıtların kullanımı etken midir? Evet hocam diyorsunuz. Volkanizma. Bakın bir patlama var. Yani volkanizmayı duymadım. Genellemesi yapmayın. Bir patlamadan bahsediyoruz. Sanayisel faaliyetlerle ortaya çıkan duman gibi düşünebilirsiniz. Karbondioksit tetikler bunlar. İnsan ve hayvanların solunumu. Karbondioksit ortaya çıkarıyoruz. Orman yangınları bakın yanma, patlama bunlar hepsi karbondioksit alınmını tetikleyen şeyler. Bitkilerin fotosentez yapması ise ne yapıyordu? Karbonu depolayan şeyi, tüketen şey olarak karşımıza çıkıyor. Genellemesini yapıyoruz. Sorunun cevabı E seçeneğinde karşımıza
19:21 çıkıyor. Uzun yıllardır sorunun gelmediği bir nokta. Buradan bu senenin özelinde soru gelir. Gelirse lütfen karbon özellikle üretenler ve tüketenler ayrımını yaparsanız hiç problem yaşamazsınız. Anlaştık mı? Bir de soru bankasından soru gelsin sizin için. Hemen durdurun, okuyun ve çözmeye başlayalım. Canlılar ihtiyacı olan maddeleri yaşadıkları ortamdan alır ve gerekli kullanım sonrasında bu maddeler ortama geri verir. Maddelerin ekosistemdeki bu dolaşımına madde döngüsü deniyor. Buna göre ekosistem için önemli olan karbon döngüsü içinde aşağıdakilerden hangisi karbon tüketimine örnektir? Bakalım. Karbonu ne tüketir? Buzulların erimesi tüketir mi üretir mi? Üretir. Fosil
20:08 kayaçların oluşumu ne yapacaktır? karbonu tüketir. Sorunun cevabını yakaladım. Fosil yakıtların kullanımı üretir. Solunum olayı üretir. Volkanik patlama üretir. Hikaye bu. Buradan bir soru gelirse yapar mısınız? Size güveniyorum. Güzel. O zaman ilerliyoruz. Geldik su döngüsüne. Bizim için hayatı önem taşıyan suyun nasıl bir döngüsü var? İlk önce okyanuslarımızdaki ya da göllerimizdeki suyun kendisi atmosfere geçecek. Atmosferden yeryüzüne, yeryüzünden tekrar nereye? Okyanuslara ya da göllere ulaşacak bir döngü var. İşte bu su döngüsü mantığını karşımıza çıkarıyor. Mutlaka olması gerekiyor. Bizim için çok kritik öneme sahip ve
20:53 olmazsa olmaz tabii ki güneş. Güneşin kendisi gelsin suyu görsün buharlaşsın. Terleme olayı. Buharlaşma olayı. Hatırlıyorsun değil mi? Güneş geldi. Suyu gördü. Buharlaştı, terledi. Isınan hava yükseldi. Yükseldi, yükseldi. Hava soğudu. Hava soğunca hatırlıyor musun? Maksimum nemlem düştü. Bağın nem arttı. Havada yoğaşın olma ihtimali arttı. Yoğunlaştı. Yoğuşma meydana geldi yani. Ve yoğuşmayla birlikte yağmurlar başladı. Eğer sıcaklık sıfırın altına düşerse de bu yeryüzüne kar olarak düştü. Sonuç olarak yağmur ya da karın kendisi düştü. Yağmurun kendisi genellikle yüze yakışıyla birlikte direkt yeryüzünden tekrar okyanus ve denizlere gidiyor. Ama kar yağdığı zaman genelde karın kendisi ne yapıyor? Yeraltı suyunu ortaya çıkarıyor. Neden?
21:39 Çünkü yavaş yavaş eriyecek. Yağdıktan sonra mesela sıcaklığın arttığı dönemde yavaş yavaş eriyince yüzey suyu olmuyor. Direkt yerin altına sızıyor. Yeral sularını ortaya çıkarıyor. Bizim için çok kıymetli olduğunu söyleyebilirim. Özellikle son dönemde Türkiye'de uzun yıllar kar yağışının olmaması sebebiyle birlikte yerel su seviyesi çok azaldı. Büyük şehirlerimizde su problemleri olmaya başladı. Eee bunun temel noktasında kar yağışlarının az olması hikayesi var. Hocam yağmur yağıyor ama yağmur yağmasıyla birlikte oluşan yüzey suyunun kendisi direkt ne yapıyor? geldiği yere geri gidiyor. Yani bizim kullanmamız için zeminde kalmıyor. Yeral suyunu ortaya çıkarmıyor. Dolayısıyla kar yağışı çok önemlidir. Kar yağdığı zaman yavaş yavaş eridiği için yerin altına daha rahatsızdığı için bizim için kullanma suyunu, içme suyunu daha rahat
22:25 ortaya çıkaran bir etken olarak karşımıza çıkar. Su döngüsünün hikayesini tekrar söylüyorum. Birincisi güneşin katkıları ısınma ve buharlaşma var. Bunlar sorulacak. Su döngüsü eee etkenleri içerisinde hangisi vardır yoktur gibi sorular gelecek. Dikkat edin lütfen. Bu ağırlaştı. Eee, terledi. Aynı mantığı düşünebilirsiniz. Sonra yukarı çıktı, soğudu. Yoğuşma meydana geldi. Yoğuşmanın kendisi, nemin kendisi yukarı doğru çıktıktan sonra bulut oluyor, yağmur oluyor. Yoğuşma hikayesi böyle karşımıza çıkar. Ve bulutların kendisi oluştu. Yağış meydana geldi. Yağmur ya da kar. Sonra yüzey akışı meydana geldi. Yerin altına sızdı. Sızmadan kastım bu. Yerin altına sızdı. Yeralt sularını ortaya çıkardı. ve yeraltı akışı yeryüzündeki akışla birlikte tekrar
23:11 nereye gitti? Okyanus'a ya da göle ulaştı akarsusların katkılarıyla birlikte ve su döngüsü hikayesi böyle karşımıza çıkar. Doğanın ne kadar muhteşem bir dengesi var değil mi? Yani biz burada insanoğlu hiçbir yerdeyiz ve denge sağlanıyor. Ama şimdi insanoğlu devreye girsin. Ne yapsın? Buradaki suyun yolunu değiştirsin. Öyle yapanlar var çünkü. Ya da burada gölde biriken suyu tarlasında aşırı derecede kullansın ya da şuradaki bitkileri yok etsin. Bitkiyi yok edince ne olacak? Yüze yakışı daha da hızlanacak. Yani bitki olmazsa burada suyun önünde engel de teşkil etmiyor. Ya akış hızlanıyor. Akış hızlanınca işte ne oluyor? Buradaki toprağı alıyor. Akarsuyun kendisi direkt gideceği yere götürüyor. Erozyon, heylan
23:56 gibi şeylerde tetikleniyor aslında. Yani bu doğal dengeye bozan bir şey var. O da canlının kendisi. Ondan sonra sel olayları niye arttı diyoruz. Mesela iki Anadolu'da ilkbahar döneminde Ankara'da neden olmuş olabilir? Mesela sen dere yatağının içerisine ev yaparsan normal akış içerisinde olması gereken suyun kendisi senin evini götürür. Ondan sonra doğal afet oldu. Doğal afet olmadı aslında. Normal dere yatağının içerisine ev yapan insanın kendisi. Yani bile bile lades hikayesi devreye girmiş oluyor diyebiliriz. Bir kez daha söylüyorum. Güneş gelsin suyu görsün. Buharlaşsın, terlesin, gitsin, yoğunlaşsın. Yağmur kar olsun, yüzey suyu olsun, tekrarı geri gelsin. Hikaye bu. Anlaştık mı? Hemen soruya bakalım. Yeryüzünde bulunan sular hidrosfer,
24:43 litosfer, atmosfer ve biyosfer arasında sürekli yer değiştirir. Suyun sıvı, katı ve gaz halde yeryüzü ile atmosfer arasında sürekli yer değiştirmesine hidrolojik döngü. Şimdi bakın hidrolojik döngü yani su döngüsü de hidrosu demek zaten. Bu kavramlar karşınıza çıktığı zaman ben bunu öğrenmedim, yapamıyorum gibi düşüncelere varıyorsunuz. Özellikle soru bankasıdan aldığım bir soru gösteriyorum ki aynı şey olduğunu söylemek için. Buna göre aşağıdakilerden hangisi hidrolojik yani su döngüsünün aşamalarından biri değil? Bakalım. Terleme önemli. Birinci aşama. Sonra eee volkanik faaliyetler daha doğrusu sızma olayı. Yani terledi, yoğunlaştı, yağmur yağdı, yerin altına sızdı. Sızma olayını aldı. Volkanik faaliyetler. Bu olayla hiçbir alakası yok. Sorunun cevabı yüzey
25:30 akışı gerçekleşti. Yoğunlaşma oldu. Bunlar yine su döngüsünün önemli aşamaları içerisinde karşımıza çıkar. Soru gelirse böyle gelir. Gelirse yapar mısınız? Lütfen yapın. Su döngüsü hikayesini net hale getirdik. Geldik azot döngüsünün kendisine. Bakalım burada neler var diyoruz. Atmosfer içerisinde bol bol var. Atmosferin %78'ini oluşturuyor azot. Ama biz canlılar özellikle azotu direkt olarak kullanamıyoruz. Peki azotun kendisini nasıl kullanacağız sorusunun cevabı için birinci aşamayı söylüyorum. Mutlaka yıldırım düşmesi lazım. Ya bu yıldırım neden düşüyor ki acaba? Ne gereği var sorusunun cevabı için aslında önemli. Ya da şimşek çakması, yıldırım düşmesi. Bunların hepsini beraber düşünebilirsiniz. Ve volkanizma
26:17 olayları. Bakın volkanizma olayları ile birlikte atmosfer içerisinde %78'e oranında bulunan azotun kendisi toprağa geçecek. Çok önemli sorular buradan gelecek. Bunların altını çizin. Şimşek çakması, yıldırım düşmesi, volkanizma olayları ile birlikte atmosfer içerisinde %78 oranında bulunan Azus'un kendisi toprağa geçti mi? Geçti. Ama hikaye burada bitmiyor. Şimdi bakalım neler olacak. Azot toprağa geç dedik. Bir kez daha söylüyorum. Ve toprağa geçtikten sonra nitratta dönüşmesi gerekiyor. Bunu kim yapacak? Altını çizin. Nitritikasyon bakterileri önemli bir görevdeler. İlk önce ne yapıyorlar? Azotu amonyağa çeviriyorlar. Çok detaylı bir coğrafya sorusu olacağını düşünmüyorum ama hatırlayalım biyoloji
27:03 derslerini. Sonra nitrite, ondan sonra da nitrata dönüştürüyorlar. Sonuç olarak azotin kendisi nitrata dönüşüyor. Bu bakteriler sayesinde. Önemlidir. Nitrada dönüştü mü? dönüştü. İş bitti mi? Bitmedi. Hikaye devam ediyor. Nasıl hikaye devam ediyor? Bakalım. Sonra ne olacak? Toprağın içerisindeki bitkiler özellikle nitratı fotosentezle birlikte besin maddesine dönüştürecekler. Besin oldu mu oldu? Kim kullanacak bunu? Canlılar kullandı. Güzel bir şekilde yaşadı. Öldü. Doğdu, büyüdü, öldü. Öldükten sonra ne olacak? Tabii ki bunlar özellikle atık olarak toprağın içerisine karıştı mı? Karıştı. ayrıştırıcılar gelecek. O tabii ki besin
27:48 maddesini tekrar nitrata dönüştürecek. Önemli. Bir de geri kalan kısmı atmosfere tekrar salınması gerekiyor. Değil mi? Serbest azot olarak atmosfere geri salınacak. Bunu kim yapacak? Dentrifikasyon bakterileri yapacak. Sonuç olarak da döngü bu şekilde sağlanmış olacak. Bir kez daha söylüyorum. Lütfen bakın atmosferimize bol bol var. %78 oranında doğru odan kullanamıyoruz. Bunun bir şekilde toprağa geçmesi gerekiyor. Yıllarım düşmesi, şimşek çakması ya da volkanik patlamayla birlikte. Düştü mü? Evet. Toprağa geçti mi? Geçti. Ondan sonra bizim bakteriler geldi. Azotu nitrata çevirdi. Kim yaptı bunu? Nitritikasyon bakterileri yaptı. Sonra ne oldu?
28:35 Bitkiler bunu aldı. Sonra eee tabii ki canlıların bunu kullanması için canlıya geçmiş oldu. Canlılar öldü. tekrar toprağa karıştı. Toprağa karışınca tekrar nitrata çevrildi. Ama geri kalan kısmı dentrifikasyon bakterileri sayesinde azot olarak tekrar atmosfere gitmesini sağladı. Döngü muhteşem. Önemli ve buradan bir soru gelebilir. Çok az soru geliyor ama gelirse nasıl yapacaksınız? Nasıl gelir? Hemen bakalım. Aşağıdaki olayların hangisi atmosferdeki serbest azotun toprağa geçmesini sağlayan ilk süreçtir? Bu böyle böyle temel düzeyde bir soru kalıbı gelecektir bence. Tektonizma, yıldırım düşmesi, eprojenez neydi?
29:20 Toplam yükselme hareketi, sel sularının hareketi, canlıların solunum yapması. Cevap elbette yıldırım düşmesi olarak karşımıza çıkar. Yani çok detaylı bir soru gelecekse yani topraktaki eee nitratın tekrar eee bir şekilde azota dönüşmesini sağlayacak olan şey hangi bakteriler gibi denentripikasyon bakterileri çok detay bir soru olur ama biraz biyoloji sorusu olarak karşımıza çıkar. Bizim için böyle daha net yalın sorular gelecektir. En azından döngünün bantını hatırlamanız benim için yeterli olacak. Anlaştık mı? Güzel. Şimdi geldik bizim için yine hayatı önemdeki oksijen döngüsüne. Çok önemli. Nasıl oluyormuş bu oksijen döngüsü? Kimler var başrolde bakalım? Bitkiler var, insanlar var.
30:06 Güneşimiz olmazsa olmazlar içerisinde. Güneş zaten her şeyi sağlıyor. Sadece bizim ısınmamızı sağlamıyor. Bakalım neler yapıyormuş. Bu arada oksijenin kendisi atmosfer düğ şekilde bulunuyor. Eee, atomik oksijeni kendisi O ile gösterili biliyorsunuz. Moleküler oksijen ki bizim kullandığımız bu O2 ile gösteriliyor ve ozon mantığıyla o da O3 mantığıyla gösteriliyor. Yeşil bitkiler ve fitoplanonların kendisi fotosentez sırasında oksijeni üretiyor. Tabii üretirken karbondioksiti tüketiyor. Yani karbonların depolanmasını sağlıyordu. Hatırladık mı? Çok önemli bu. Sonuç olarak baktığımız zaman neden bitkiler bizim için çok önemli sorusunun cevabı hayati bir önem taşıyor nefes bizim için. Değil mi? Bakın nefes alıp veriyoruz. Şu anda söyleyene kadar nefes alıp verme işleminden haberiniz yoktu.
30:53 Yani doğal olarak alıp veriyordunuz, değil mi? Ama nefes almadığını düşünün. Suyun altına girdiğiniz zaman belli bir yere kadar böyle bir ik dakika dayanabiliyorsunuz. Sonuç olarak nefes almak bizim için ne kadar önemli değil mi? O nefes aldığımız şey ne? Oksijen. Aldık ve nefes verdik. Verdiğimiz şey ne? Karbondioksitin kendisi. Karbondioksit. Karbon salınımı ortaya çıktı. Bunun dengesini kim sağlar? Bitkiler aldı karbondioksitin kendisini tekrar oksijen verdi ve sonuç olarak da fotosentez olayı gerçekleşmiş oldu ve oksijen döngüsü bu şekilde oluyor. Bir de fotoliz diye bir olay var. Suyun ışıkla parçalanması diyoruz kısaca ama fotolizin hikayesinde şöyle bir olay var. atmosferde bulunan, bunun altını
31:39 çizin, su buharı güneş ışınlarıyla reaksiyona giriyor ve oksijen ve hidrojen aşağı çıkıyor. Bu da tabii ki fotoliz mantığını ortaya çıkarıyor. Sonuçta oksijenin yerine gelmesindeki önemli bir etken oluyor. Bu da bizim için eee önemli olarak karşımıza çıkar. Oksijen döngesinin kendisi. Şunun şunların altını çizin. Oksijen tüketimini ne sağlar? Solluğum. Tükettim oksijeni. Fosil yakıtların yanması. Hani yangın meydana geldiği zaman mesela her şeyi her yangını suyla söndüremiyoruz, değil mi? Bazı yangınların eee havayla temasını kesmemiz gerekiyor diyoruz. Havayla temasını kesmemiz için mesela battaniye atın falan deriz. Mesela mesela yağ. Allah korusun mutfağa girdiniz ocakta bir yağ var ve ateş aldı. Üstüne su
32:24 döktüğünüz zaman daha çok patlamasına neden olursunuz. Ne yapacaksınız? Havayla temasını kesecek bir hareket yapmanız gerekiyor. Sonuçta oksijenle temasını kesiyorsunuz aslında ve sonuçta yanma olayının her türlüsü oksijen tüketimini sağlıyor. Hikaye gerçekleşiyor. Anlaştık mı? Önemli bu. Önemli. Tekrar söylüyorum. Güneşin kendisiyle birlikte ortaya çıkan bir ısı var. Oksijenin kendisi var. canlıları aldı, karbondioksit verdi ve güneşin katkısıyla birlikte bitki aldı onu karbondioksiti oksijene çevirdi. Yine güneş fotoliz mantığıyla birlikte eee bir şekilde oksijenin ortaya çıkmasına katkı sağladı. 2016'da gelmiş bir soru. Beraber değerlendirelim. Ekosistemlerin işleyişi enerji akışı ve
33:11 madde döngüleri olmak üzere iki süreci kapsar. Bu süreçte gerçekleşen olayların hangilerin hangileriyle atmosfere oksijen verilir? Bakalım. Eee, klorofili canlıların fotosentez yapması, fotosentez yapması hikayesinde oksijen ortaya çıkıyor. Bunu aldım. Ölü organizma ve atıkların ayrışması ile birlikte karbondioksit ortaya çıkar. Canlıların solunum yapmasıyla birlikte karbondioksit ortaya çıkar. Oksijeni ortaya çıkaran sadece bir A seçeneği olarak karşımıza çıkıyor. Genellemesini yapabiliriz. Böyle önemli temel düzeyde gelen sorular içerisinde olduğunu söyleyebiliriz. Anlaştık mı? Madde döngüleri için karbon, su, azot ve oksijen döngüsünden bahsettim. Tekrar tekrar söylüyorum. Doğada çöp yoktur.
33:58 Canlı ve cansız şey arasındaki etkileşimden bahsettik. İnorganik maddelerin bitkilerin katkılarıyla organik maddelere dönüşmesi bizim için önemli oldu diyoruz. Ama tabii ki bu işleyişi bozan bir şey varsa maalesef insan etkisi olduğunu tekrar tekrar hatırlatmak istiyoruz. O yüzden zaten doğayı yeşili koruyalım diyoruz. Yani neden koruyalım sorusunun cevabı aslında madde döngüleriyle biraz daha teknik olarak karşımıza çıkmış olduğu aşırı eee karbon salınımı ki fosil yakıtların kullanılmasıyla birlikte ortaya çıkıyor. Ormansızlaştırmayla birlikte yine oksijen döngüsüne örneğin zarar verebiliyoruz. Sulara müdahale ediyoruz. Su döngüsüne zarar verebiliyoruz. Sonuçta doğada her şeyin bir sistemi var ve maalesef sistemi bozan biziz. Bunu da önlediğimiz zaman daha güzel bir doğa ortaya çıkabiliyor. Genelleme bu. Şöyle
34:46 kısa notlarla birlikte özetleyeyim isterseniz. Ne öğrendik bu derste sorusunun cevabı? Enerji akışı tek yönlüdür. Bunu lütfen unutmayın. ve madde döngüseldir. Ama enerji akışında tek yön vardır. Zirveye doğru gittikçe de o enerjinin miktarının azaldığını hatırlatayım size. Ve besin piramidinin tepesine çıktıkça enerji azalıyor. Eee, zehir toksik madde birikimi artıyor. Genellemizini yapabiliriz. Kalker oluşumu karbonları depoluyor. Sadece kalker oluşumu değil. Fosil yakıt oluşumu karbon depolamasını sağlıyor. Fotosentez olayı karbon depolanmasını sağlıyor. Lütfen unutmayın. Tam tersine karbon salınımı ortaya çıkıyor. Bir soru olarak karşımıza çıkabilir. Özellikle azot döngüsünde azotun toprağa geçmesini sağlayan yıldırım düşmesi hikayesini lütfen unutmayın. Ve bakterilerin burada
35:32 çok önemli görevi var. Tabii ki azotu nitrata dönüştürmede ya da tekrar toprağın içerisinden atmosfere azot olarak sağlamada bakterilerin önemli bir görevde olduğunu söyleyeyim. Su döngüsü hikayesinde de güneşin çok önemli bir etkisi olduğunu hatırlatmak istiyorum size. Önemli bir konuydu aslında ve sonuç olarak eee doğada herkesin bir görevi var. Siz de kendi görevinizi yaptığınız zaman inşallah güzel yerlerde olacaksınız genellemesini yapıyorum ama gönlüm rahat etmiyor. Bir kez daha söylemek istiyorum. Piramidin özellikle zirvesine doğru çıktıkça enerji azalıyor. Unutmayın. Birey sayısı azalıyor, biyokütle azalıyor, aktarılan enerji azalıyor, enerji kaybı artıyor, toksit madde oranın artıyor genellemesini yaptı ki bizim için
36:19 önemli. İlk döngü karbon döngüsü olarak karşımıza çıkıyordu. Depolama görevinde ne var sorusunun cevabı fotosentez. Unutmayın. fosil yakıtların oluşumu, kalkerin oluşumu, deniz canlıların kabuk oluşumu, depolama görevinde olduğunu hatırlatıyorum size. Sonra baktığım zaman ne ortaya çıkıyor? Karbondioksitin kendisini, solunum olayı, sanayileşme faaliyetleri çürüme ayrışma yanma. Bunlar da tekrar tekrar söylüyorum karbonların açığa çıkmasındaki temel etkeni ortaya çıkarıyor. Su döngüsünde bizim için önemli hikaye şöyle karşımıza çıkar. Güneşle birlikte başlıyor buharlaşma. terleme, yoğuşma, e, bulut oluşumu, yağış, yüzey suları, sızma, yerel suları ve oradan da e bir şekilde
37:05 denizlere ya da göllere giden su döngüsü hikayesini ortaya çıkardı. Biraz size karışık gelebilir. Şurası azot döngüsü hikayesinde atmosfer de var. Canlılar direkt olarak kullanamıyorlar. Şimşek çakması volkanizmayla birlikte serbest azusun kendisi toprağa geçiyor. Toprakta özellikle bakteriler sayesinde nitrata dönüşüyor. Sonra tekrar serbest azota geçerken de dentrifikasyon bakterileri devreye giriyor. Genellemesi bizim için önemli olabilir. Ve son olarak oksijen döngüsü içerisinde bizim için şöyle bir hikaye var. Bitkilerin kendisi üretti. Canlılar tüketti diyoruz ama güneşin de fotolizin katkısıyla birlikte ki tabii ki fotosentezin de çok önemli etkisi var. Bu döngüyü sağlamasında önemli bir görevde olduğunu hatırlatmak istiyorum.
37:50 Detay konulardan bir tanesiydi. Bol tekrarlı bir şekilde anlatmaya çalıştım. Umarım yardımcı olabilmişimdir. Var problem, anlaşılmayan bir şey var mı? Bu konuyla ilgili soru çözeceğiz. Çok kısa bir dersim daha kaldı. Onu da değerlendirdikten sonra hemen AYT soru bankasıan soru çözümlerine gideceğiz. Bu konuyu burada bitireceğiz. Bir sonraki derste görüşmek üzere. Allah