31) KPSS / AGS Tarih - XX.Yüzyıl Başlarında Osmanlı Devleti I - Ramazan YETGİN - 2026

Kısa Özet

Bu video, Trablus Karp Savaşı ve 1. Balkan Savaşı'na dair önemli bilgileri içermektedir. Trablus Karp Savaşı'nın, Mustafa Kemal Atatürk'ün yiğitlikleri açısından önemi ve inkılap tarihi bakış açısıyla gelen muhtemel sınav soruları üzerinde durulmaktadır. Ayrıca, Balkan Savaşları'nın sonucu olarak Türkiye'nin kaybettiği topraklar ve dönemin siyasi atmosferi detaylandırılmaktadır.

  • Trablus Karp Savaşı, Osmanlı Devleti'nin Kuzey Afrika'daki tek toprak parçasını kaybetmesiyle sonuçlandı.
    1. Balkan Savaşı, Osmanlı'nın Balkanlar'daki topraklarını kaybetmesine ve devletin iç yapısında önemli değişikliklere yol açtı.

Trablus Karp Savaşı

Trablus Karp Savaşı, İtalya'nın 1911'de Osmanlı topraklarına saldırmasıyla başlamıştır. Bu savaş, Mustafa Kemal Atatürk'ün askerlik kariyerindeki ilk canlı mücadelesidir. Osmanlı Devleti, bölgede zayıf düşmüş ve Trablus Karp, İtalya tarafından işgal edilmiştir. İtalya'nın, bölgedeki ekonomik çıkarları nedeniyle saldırdığı, ayrıca İngiltere ve Fransa'nın da bu süreçte sessiz kaldığı belirtilmektedir. İtalyan bankalarının burada kredi temin ederek yerel halkın mülklerine el koyması, savaşın patlak vermesine sebep olmuştur. Savaş sonunda imzalanan Uşak Antlaşması ile Trablus Karp, İtalya'nın kontrolüne geçmiştir.

1. Balkan Savaşı

  1. Balkan Savaşı, 4 Balkan devleti (Karadağ, Sırbistan, Yunanistan ve Bulgaristan) tarafından Osmanlı'ya karşı yapılan bir mücadeledir. Bu savaştan sonra Osmanlı, Balkanlar'daki önemli topraklarını kaybetmiş; Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Selanik ve Makedonya gibi stratejik noktalar Yunanistan ve Bulgaristan'a geçmiştir. Savaşın nedenleri arasında ulusçuluk fikirlerinin yayılması ve Rusya'nın panslavizm politikası bulunmaktadır. Savaştan sonra imzalanan Bükreş Antlaşması ile Osmanlı toprakları daha da küçülmüş, Arnavutluk bağımsızlık ilan etmiştir. Balkan Savaşları, Osmanlı'nın Balkanlar üzerindeki hakimiyetini sonlandırmış ve Türk milletinin milli bilinçlenme sürecine zemin hazırlamıştır.
Summarize any YouTube video in seconds

Get summaries like this one for any video, in your language, with the free Summ app.

Download on the Apple Store
Get it on Google Play

Transkript

YouTube Transcript Generator

0:07 Değerli arkadaşlarım hepinize merhabalar. Bugün inkılap tarihimizin ilk konusu olan Trablus Karp Savaşı 1 ve 2. Balkan savaşlarını işleyeceğiz. Şöyle anlatayım size. KPSS'nin anlatımının %60'ı bitmiş vaziyette. Sorusal anlamda 12 soru. Buradan kalan anlatım yani inkılap tarihçi konuşuyorum. Çağdaş katmıyorum. İnkılap tarihi anlatımın %40'ı ama gelen sınav sorusu gene 12. Yani Osmanlı'nın sonuna kadar 12, inkılap sadece 12. 24 3 tane de ne kalıyor? Çağdaş Türk ve dünya tarihi kalıyor. Yine kameramanımız Murat ve İsveçre. İsveçre İsveçre çakımız Nazım'la e devam ediyoruz. Nasılsın Nazım? Nean yok? Nasıl gidiyor? İyi misin? Murat sen nasılsın?

0:53 >> İyiyim hocam. >> YouTube'dakiler sizler nasılsınız? Bundan sonra özellikle Trabz 1. Bakan ayadan beri gelmiyor. Büyük ihtimal gelme ihtimali yüksek olan bir yeri anlatacağım. Ben bu tahtada bir tane soru eee olduğunu düşünüyorum. Lisans, ön lisans veya ortaöğretim veya tabii ki neyden gelebilir? Eee şeye IGS'ye de gelebilir. Hatta hakimlik, kaymakamlık fark etmiyor. Orada da inkılap tarihi yoğun ya. Nazım onlarda da gelebiliyor. Tabii Trablus Kap Savaşı'nın bizim için bir önemi daha var. Mustafa Kemal'in de ilk defa tarih sahnesine çıktığı olay değil. O ta 31 Mart'ta çıktı. İlk savaş fiilen katıldı. İlk savaş. Eee tabii bunu anlatacağız ama tabii önce bir Kuzey Afrika'nın neresi olduğuna bakacağız. Bir ona bakacağız. Trablus Garp niye bu kadar önemli? Aslında önemli mi? Osmanlı Devleti'nin bile

1:38 belli bir dönem çok gözden çıkarttı bir yere başkalarının bu kadar önem vermesinin nedenlerini anlatacağız. Eee tabii bunları anlatırken buradan sınav sorusu geleceğini unutmayın. Trabluskarp 1 ve 2. Balkan'dan bir tane soru gelecek. üçünüzden ya da dördünüzden birinize gelecek. Ortalama kaç senede bir geliyor? 4 yılda bir geliyor. Genellikle hep genellikle bir daha söylüyorum hep gazeteci Mustafa Şerif Bey Mustafa Kemal'in oraya katıldığı şeyi soruyorlar ama artık öyle gelmeyecek. Diyaloglar gelebilir. Orada yaşanan olaylar gelebilir. Artık KPS değişti. Yani eski mantıkla ders anlatımı ve soru yazımı aynı olmayacak. Şimdi ben bunları anlatırken Trablus Karp Savaşı'nı yıllarca duymuşsunuzdur ama tabii burada anlatım yaparken bir şey daha dikkat edeceğiz. O da ne?

2:24 İçerideki diyaloglar, yaşanan gelişmeler. Yoksa klasik anlatımın elbette ki dışına çıkacağız artık. Çünkü sorular artık inkılap tarihinde. Özellikle inkılap tarihini çözecekler. Muhakkak ki diyalog sorularını bilmeniz lazım. Mustafa Kemal'in Sakarya Meydan Muharebesi öncesi konuşması, Sakarya'daki konuşması. Sonra konuşması, yıllar sonra yıl dönümündeki konuşmaları işte böyle gelecek. 5 gün 5 gece sürdü. 21 gün 21 gece sürdü. Hep böyle gelecek. O yüzden bizim önceleri ve sonralarındaki diyalogları bilmemiz ve yaşanan gelişmeleri içeride bilmemiz hem hikayesel anlamda bunları güçlendirecek hem de sizin daha rahat anlanmanızı sağlayacak. Önce Afrika'yı bir çizelim bakalım. Osmanlı Devleti Afrika'da neydi? Ne olmuştu? Şuradan bir harita alanı belirleyelim. Doğru mu Nazımcığım? Şurasını şöyle. Şurası Afrika. Buranın

3:14 şu kısmı Mısır. Mısır'ı biliyoruz değerli arkadaşlarım. Mısır 1882 yılından itibaren hangi devletin egemenliğinde? İngiltere'nin egemenliğinde. Güzel. Güzel değil de yani o anlatmak için söylüyorum. Şurası Trablus Karp. Burayı bizim yapalım lazım. Bura bizim Trablus Garp yapalım. Tamam. Aslında Trabluskarp Osmanlı Devleti'nin bu tarafında kalan ve Trablus Garp biliyorsunuz Tunus, Cezayir, Fas gibi bu Kuzey Afrika'nın son dönemlerindeki olan garp ocaklarını bilir misiniz? Garp ocakları kim? Neydi? Garp ocaklarızım. Tamam. Garp ocakları diye Osmanlı Devlet'in tabir ettiği üç ülke hangisi? >> He [kahkaha] >> ben bilmem. Bir araştır bak. Ben bunu

3:59 anlattım sana. Şu bölgede Tunus var. Doğru mu Nazım? Ancak Tunus hangi ülkenin egemenliği altına girecek? Hemen şuraya da Tunus diye yazalım. Bu bölgede yine Fransız egemenliği altında olduğunu göreceğiz. Devam edelim. Mesela yine burada bir başka bilmemiz gereken ise burada hangisi var? Cezayir var. Cezayir de bizim elimizden biliyorsun ki hatırlar mısın? İlk Osmanlı Devleti'nin çıktığı, elinden çıktığı >> ilk toprak parçası 1830 tarihindeki Cezayir'dir. Ve en sona gelelim. En sonda da burada Fas diye bir ülke var. Fas 1900 yani 188182'lerde işte Fransızlar tarafından ilk işgale yavaş yavaş alınmıştır ve en sonunda

4:46 1907 tarihine gelindiği zaman artık FAS'ı da hangi devletin aldığını görüyoruz. Fransa. Dikkat ettiniz mi? Üç ülke Fransa, bir ülke İngiltere. Aradaki tek ülke eyalet olan hatırlayın Trablus Kart değerli arkadaşlar bize aittir. Şimdi o zaman Osmanlı Devletinin Afrika'nın kuzeyindeki tek toprak parçası Trablusp başka var mı? Yok. Başka herhangi bir şey yok. Değerli arkadaşlar şimdi bu Trablus Karp niye bu kadar önemli? Onu da anlatalım. Trablus Karp. Evet buradan İstanbul'dan baktığınız zaman çok uzak bir yerdir. Ama burada bir tane şöyle bir devlet var. Bu devlet 1870'lerde kendi siyasi birliğini tamamlamış.

5:31 Piomente krallığı olarak diğer krallıklara da son vererek İtalya devletini oluşturmuş. Ve İtalya sizler de gördüğünüz üzere 1870'lerde oluştuğu için sömürgecilik hareketlerine geç kalmış. Ve sömürgecilikle dünyada iki devlet ön plana çıkmış. İngiltere ve Fransa. Peki İngiltere ve Fransa'ya savaş ilan etmen demek otomatikmen değerli arkadaşlar onların sömürgelerine saldırman demek. Onlarla savaşman demek. Yeni kurulmuş ve sanayileşmek isteyen İtalya muhakkak ki zengin hammadde yataklarına sahip olan bir bölge işgal etmek zorunda. Artı bu bölge savunmasız ve güçsüz olmak zorunda. Artı bu bölge İngiltere Fransa'nın egemenli olmamak zorunda. Dikkat ederseniz burada tek kalan yer biraz da yakınlık sebebiyle Trablus Karp'tır. Ancak Trablus kalpleren bölge aslında

6:18 eee Afrika kıtasının Osmanlı Devleti yönetmesi için eskiden dayı adı verilen bir yönetici gönderir. Dayı dayılar veya Karamanlı dayılar derler. Bu bölgelerde genellikle dayılar var. Ve bir de askeri bir teşkilat var. Kuloğulları diye geçiyor bunlar. Osmanlı Devleti'nin özellikle bölgede Kuzey Afrika'daki egemenliğin sağlanmasında önemli rolleri olmuşlardır. Ancak Trablus Garp denilen bölge eee İngiltere özellikle İtalya'nın radarına girdikten sonra İtalya bakın ilk ne yapacak. Buraya bir tane banka açıyor arkadaşlar. Bankodi Roma yani diğer adıyla Roma Bankası. Bir İtalyan bankası olan günümüzdeki Merkez Bankası gibi düşünebilirsiniz veya işte Ziraat Bankası olarak düşünebilirsiniz. Bu bölgeye geliyor. Elbette ki bu bölgede banka açtıktan sonra insanlara ne vermeye başlıyor? lazım. Kredi. Peki bu

7:04 kredilerle insanlar o kredileri geliyor diyemeyince ne oluyor? Evleri ve arabaları hani öyle anlatayım. Ev, araba, arsa hepsini ipotek gösterdikler için zamanla banka zaten otomatikman buraları topluyor. Bak otomatikman buraları toplamaya başlıyor. Bu banka var ya bu banka savaşa sebep oldu. Bunun bir başkanı var pakelli diye. Bu zamanla ne dedi biliyor musuz? Mu? Burayı Almanlar gözlük acilen işgal edelim dedikten sonra Trablus Karp işgale uğramıştır. Demek ki bir banka deyip geçme. O banka oraya girdikten sonra Trablus Karp'taki ve mevcut Arapların eee mevcut topraklarını alarak bir genişleme siyasetiy bunun aynısını İsrail Filistin'e yapmıştır. İşte zamanla hangi devlet nereye çökmek isterse ekonomik imtiyazları önce elde etmeye başlamıştır. Bu önemli. İşte bizim milletimizde işte görüyorsunuz

7:50 bankalardan yakasını kurtaramıyor bir türlü. Akraba ilişkisi, borç ilişkisi bitince ne olacak kardeşim? İnsanlar ne diyor artık borç almak is kardeşim git bankadan kredi çek diyor. E böyle böyle nereye kadar gider? İşte bir düşünün bakayım. Şimdi Trablus Garb'ın bütün meselesi bu. Trablus Garp Savaşı'ndan önce bir olay anlatayım. Şimdi tabii ki İtalya şunu ve şunu kızdırmamak zorunda. İkisini de kızdırırsa ne olur? Başına bela olur. O yüzden Mısır'a diyor ki, "Gel seninle bir anlaşma yapalım. Sen bak zatençe İngiltere'ye. Sen zaten buradasın. Ben sana karışmayacağım ama sen de bim benim bu işgalime karışmayacaksın. Tamam mı? Tamam. İkisi de birbirinin haklarını s Fransa'ya gidiyor. Fransa'yla bir anlaşma yapıyor. Ancak Fransa'yla yaptığı anlaşma çok ilginç bir anlaşma. Fransa aslında Fas'ı

8:37 zamanla almıştır. Böyle tek tek gıdım gıdım derler ya böyle böyle. Dedi ki bir daha Fas'la ilgili bir hareket yaparsan sen de benim Trablus Karp'taki işgalimi tanıyacaksın. Tamam mı? Tamam. Sene 1907'ye geldi. Fas'la ikinci kız Fransa krizi çıktı. Bunun üzerine Trablus Karp değerli arkadaşlar İtalya ile Fransa'nın yapmış olduğu anlaşma gereği artık İtalya'yı işgal haline hazır haline getirdi. Demek ki ikisi de sesini çıkarıyor mu? Çıkarmıyor. Bir tane daha var ama Akdeniz'e egemen olmak isteyen İngiltere ve Fransa'nın düşmanı da olan Rusya. E Rusay diyeceksin 1909'da da Rajonigi diye bir anlaşma yapıyorlar ve Rusya İtalyanların Trablus Garp işgaline onay verirken ileriki zamanlarda ben de boğazları işgal edeceğim sen de benimkini tanıyacaksın diyerek Rajonigi diye bir anlaşma yapıyorlar. Her şey tamam mı? Her şey müsait. Niye müsait

9:24 biliyor musun? Bir İtalya Trablus Garb'a Osmanlı Devleti'nden daha yakın. 2. Trablus Garb'ın zengin hammadde yatakları var. 3. Zaten burada kurmuş oldukları ekonomik imtiyazla beraber Trablus Korp topraklarını ele geçirmişler. 4. Buradaki Araplar kabilecilik anlayışları yetiştiklerinden dolayı öyle birçok bir birliktelikleri yok. Yok. Eee ne yapacaklardı arkadaşlar? Ültimatom veriyorlar Osmanlı Devleti'ne. Diyorlar ki Osmanlı sen buranın halkını buranın halkını buradaki diğer halklara göre geride bıraktın. Medeni açıdan geride bıraktın. İki, buradaki İtalyan bankerlere, şunlara bunlara sen ne yapıyorsun? Kötü davranıyorsun. Hristiyanlara kötü davranıyorsun. Haclar haca gitmelerini

10:11 engelliyorsun diyerek bir ultimatom veriyor ki ultimatoma bak hiç alakası yok. Adamları biz ultimatuma 24 saat süre vermişler. 24 saat daha bitmeden bize savaş ilan ettiler. Zaten ultimatomun amacı neydi? Osman Devleti güya cevap verecekti resmi kanallarda. Vermeye bile lüzum görmedi. Adamlar bu Trablus Garp hareket düzenlediler. Bir şey söyleyeceğim. Trablus Garp Savaşı'ta bir yanlış anlaşılma var arkadaşlar. Trablus Garb'ın ilk saldırdığında İtalyanlar hepimizin bildiği Derne, Tobruk, Holmes ve Trablus diye dört tane bölge var. Dördünü de alıyorlar zaten. Hatta İtalyanlar bunun için buraya askeri bir gezinti yapıyoruz diyorlar. Yani o kadar hafife alıyorlar. Bakalım biz o kadar hafif alacak mıyız? O zaman şuradaki yerleri de bir yazalım. Haritaya göre. Burada ne var kardeşim?

10:59 Burası Tobruk. Doğru mu? Sonra dernek bak y şurası Bingazi. Şurası da Trablus olması lazım. Doğru mu? Dör tane bölge var. Bir daha söyleyelim. Tobruk, Derne, Bingazi ve Trablus. Dikkat. Bu dördü de kıyıda mı kardeşim? Kıyıda. O zaman İtalyanlar buradan buraya akınlarına başladılar mı kardeşim? Dört bölgeye. Dört bölgeye başladılar. Dikkat. Dördünü de aldılar. Demek ki dördünü aldıktan sonra özellikle şu kıyı şeridi artık kimlerin oldu? İtalyanlar. Şimdi asıl mesele bundan sonra başlıyor. Osmanlı Devleti bölgeye asker gönderecek durumda değil. Bir, 2, bölgeye anca gönüllü subay gönderebileceğini, gönüllü subayların da buradaki mevcut Arapları İtalyanlara

11:44 karşı ayaklandıracak. Şimdi buraya tamam da bu gönüllü subaylar kim? Birincisi bu. İki, bu gönüllü subaylar nasıl geçecek? Adamlar tarafsızlığını ilan etmiş. Senin gönüllü subayın geçmesi için mantıken şu bölgeden başlayarak doğru mu Nazım? Buradan buraya. Buradan da nereye geçmesi lazım? Buraya. Çok meşakatli bir yolculuk arkadaşlar. Öyle kolay mı? Fuat Bulcalar, Enver Paşalar. Efendim bu tarafta bakıyorsun şey neydi onun ismi? Nuri Jonker, Ali Fetih Oker. Bak bu dediğim adamlar ileride milli mücadelen önemli kişileri veya bir Dünya Savaşı'nda önemli kişiler. Ya bunlar nasıl geçecek ya? Hepsi mecburiyetten önce Mısır üzerine gelecekler ve Mısır üzerinden bu tarafa doğru geçecekler. Bir

12:30 kimliklerini değiştirecekler. İki, pasaportlarını değiştirecekler. Arkadaşlar bu bir devlet operasyonudur. Bu bir devlet operasyonu. 25'e yakın gönüllü subay hepsi kimliklerini değiştirecek. Mustafa Kemal gazeteci Mustafa Şerif adını alacak. Enver Paşa, Kuyumcu Hamdi veya tüccar Hamdi olacak. Hepsinin bir kimliği var. Ve Mustafa Kemal buraya geliyor. İyi dinleyin. Öyle kolay mıymış? Hani böyle anlatılıyor. O zamanın ulaşım şartları o kadar zor ki buradan geldi. Mısır'a geldi. Her neyse Arap kıyafeti giyeceksin mecbur tanmamak için. Ya Mustafa Kemal'in tarihte bir tane sakallı fotoğrafı var ya. Hangi fotoğraf o ya? Hangi fotoğraf? Bana bir söyleyin bakayım. Trablus kattaki

13:15 fotoğrafı. Sonra adam oraya yazmış. Arkadaşlar Mustafa Kemal öldü Trablus Kapta. E bu yerine geçen başka Mustafa Kemal. [kahkaha] Adam tarihten bir haber olduğu için lan arkadaş öyle olur mu? Mustafa Kemal Araplara benzemek zorundaydı. Çünkü Mısır'ın üzerinden geçmek zorunda. Evet. Mısır yıllarca bize bağlı olsa da Fransız ihtilalinden sonra eylemen milliyetçilik akımından dolayı etkilenmiş ve Mısır sizler de biliyorsunuz ki Mehmet Ali Paşa'nın ölümünden sonra burada Süveç kanalında açılmasıyla beraber zenginleşmiş ve İngiltere buraya çökmüş. 82'de dikkat Mustafa Kemal Arap gibi davranmak için ne yapmak zorunda? Arap kıyafetleri giydi. Sakalı uzattı. Onun zaten tek sakal fotoğrafının Trablus kartlı olmasının sebepleri var. Neyse istasyona geldiler.

14:00 İskenderiye'de. Bir tane Mısırlı subay yakaladı. Nasıl subay yakaladı? Yani adam anladı bunların o tarafa doğru geçmek istediğini, niyetini anladı. Çünkü Mısır'da tarafsız ya. Ne yapması lazım? Mısır subay tutuklayacak. Savaş bittikten sonra verecek. Normali bu. Taras kalan bu devlet bunu yapar. Mısırlı subayla Mustafa Kemal bir başladı konuşmaya. Mustafa Kemal durumu anlattı. Sen Müslüman değil misin? Dedi. Buradaki insanlar buraya gidiyor. Bize insanlarımız oradaki Araplar senin ırktaşların şunlar bunlar diye diye subayı ikna etti. Bak subayı ikna etti. Neyse bir hafta deve yolculuğu. Mustafa Kemal arkadaşlar bir hafta deve yolculuğu yapıyor buradan buraya geçmek için. Neyse geldiler en sona tam

14:46 sınıra geldiler. Arap kıyafetlerini çıkarttılar. Üniformalarını girdiler Mustafa Kemal'ler arkadaşlarıyla beraber işte Fuat Burcalar şunlar bunlar. Çık Mustafa Kemal oraya seyahatinde zaten bir rahatsızlandı. Bir 15 gün İskenderiye'ye yatmıştı. Diğer arkadaşlar ona yetiştiği için beraber geçiyorlar. Bir hafta deve yolculuğu lan bir hafta şurada deveye turistik deve biniyoruz da şurada Kızgalesle falan arveye iki biniyoruz da sıkılıyoruz. Bir hafta deve yolculuğu kardeşim. Kolay mı bu işler? Neyse tam sınıra geldiler. Mustafa Kemal Arap kıyafetlerini falan çıkarttı. Tak Mısırlı gene bir subayla İngiliz subay ortak işgal ya. İşte Mustafa Kemal'i gördü dedi. Nereye geçiyorsunuz dediler. Buraya. Mustafa Kemal dedi ki burası Osmanlı toprağı. Hayırdır dedi. Şimdi öyle bir atışma var ki arkadaşlar Mustafa Kemal'le İngiliz subay arasında.

15:32 Bu arada bizdeki sayı 6 adamlardaki sayı 100. Yani 100 kişi 6 kişiyi çevirmiş. Mustafa Kemal dedi ki, "Eğer bir daha adım atarsan sizi vururum" dedi. Tehdettim. Sizin dedi, "üşseninize ateş ederim. Beni" dedi, "Buradan geçireceksiniz." İngiliz subaylar Mustafa Kemal'e güldü. Neye güldü biliyor musun? Hani sayıya bak hani diyor İngiliz subay diyor ki bak sayıya kim kimi öldürür diyor. Ama ona rağmen geçişine izin verdiler. Ve Mustafa Kemal buraya geldi. Burada Miralay şey var. Neşet var. Normalde Trablus Karp bölgesinin şeyi kimmiş? Neşet Bey var. O bayağı bir mücadele ediyor. Mustafa Kemal ne yaptı kişi olarak? Tobruk'ta, Derne'de o bölgelerdeki özellikle Arapları İtalyanlara karşı kışkırtmak için dinden girdi,

16:17 milliyetten çıktı, oradan girdi, buradan girdi. Siz ne yapıyorsunuz? dedi. Bu topraklar bırakılır mı? Hatta hatta İtalyanlar o kadar şey ki bölgede sürekli olarak şunu yapıyorduk. Gördünüz mü oğlum padişahınızın sizi yalnız bıraktı. Hani bilmem ne. Enver Paşa geldi Bingazi'ye. Bingazi Enver Paşa'yı protesto ediyordu Araplar. Bingazi'ye gelen Enver Paşa ne dedi? Daha kim gelsin dedi ya? Padişahın damadı gelmiş. Daha sen kimi göndersin? Yani adam diyor ki buraya önem vermesek ben gelir miyim demeye getiriyor. Bunun üzerine tekrar Araplar özellikle Enver Paşa ile Mustafa Kemal'in etrafında birleştiler. Mustafa Kemal orada Şeyh Ahmet Südisi Hazretleri var. çok önemli bir adamdır. O bölgenin ileri gelen sülalelerinden. Bu bölgede o insanları savaşa teşvik etmiştir Mustafa

17:03 Kemal'le. Eee, şey Enver Paşa. Bunun faydası ne olacak Mustafa Kemal'e? Bir, gerilla Savaşı'na başlayacak. İki, kendinden az bir kuvvette büyük bir kuvvet yenecek. Bu ne demek? İleride de milli mücadelede az bir kuvveti olan milli mücadelede çok kuvvetli olanları yeneceğinin ilk müjdesi nerede olmuştur? Trablus Karp'ta. Trablus Karp'lı Arapları İtalyanlara karşı kışkırtıp aylarca günlerce savaştırdı Mustafa Kemal ve özellikle Enver Paşa. İkisi de dernede, Tobrukta Mustafa Kemal. Özellikle Bingazi'de de Enver Paşa büyük bir mücadele sonucunda şu kıyı bölgesinden bir türlü içeri doğru giremiyor. Haneler askeri gezintiydi sizler için. İtalyanlar sizi

17:50 bikolatacılar sizi. Ne oldu lan? Öyle oluyormuş? E orada biz yeneriz ne de olsa Arapların topraklarını aldınız ekonomik imtiyazlarla onları krediye boğdunuz. Kredilerini ödettirmediği için evlerine ipotek koydunuz. E ne oldu bak 25 tane gönüllü subay bu bölgeye geldi de gelir gelmez oradaki Arapları örgütledi. Örgütledikten sonra bakın şimdi hiç askeri gezinti oluyor mu? Büyük mücadeleler verdiler. Mustafa Kemal Derne muharebesi gözünden yaralandı. 15 gün tedavi sonra bir daha geldi. Bir daha o tekrar etti. Mustafa Kemal'in bir böyle şaşı gibi bir fotoğrafını yayınlar. Sevmeyenler biliyorsun değil mi? Nerede yaralanmış Mustafa Kemal? Ya

18:35 ta Trablus katta 1911'lerde 12'lerde dernek komutanı oluyor. Başarılarından dolayı hemen bin başı yapıyorlar orada. E nasıl oluyor bunlar? Bunların hepsi bu anlattıklarımız hikaye değil ki arkadaşlar. Hepsi gerçek yaşanmış olayı ve büyük mücadeleler. İtalyanlar tabii ki mücadelede başarılı olamayınca artık alternatif yol aramaya başlıyorlar. Şimdi nasıl arayacaklar? Şimdi mantık şu. İtalyanlar kıyıdan aşağı içeri doğru giremiyorlar ya. Diyorlar ki biz Osmanlı devletini barışa mecbur edelim. Ne yapalım o zaman? Savaşı geniş alanlara yayalım. Eğer diyorlar savaşı geniş alanlara yayarsak mecbur bizle masaya oturmak zorunda kalacak. Bakın ne yapıyorlar. Bir hemen bu bölgedeki değerli arkadaşlar şu bölgedeki Beyrut'u bombalıyorlar. Beyrut'u Lübnan'nın başkenti o zaman

19:22 bizim. Dönüyorlar değerli arkadaşlar ilerliyorlar. Şuradaki Rodos adasına alıyorlar. Rodos'u dönüyorlar. Buradaki 12 adayı alıyorlar. 12 ada. Rodos'la beraber sayılır bazen. Aslında 14 adadır ama biz 12 ada deriz. Sonra dönüyorlar. Dikkat Çanakkale'ye saldırıyorlar. Bakın değerli arkadaşlarım, hayatımızın en büyük kutlama alanlarından bir tanesi 18 Mart 1915 Çanakkale zaferidir. Ancak Çanakkale tarihimize ilk defa işgale uğramamıştır. Sürekli olarak sürekli olarak Çanakkale Osmanlı'nın özellikle İstanbul bölgesine ulaşabilmesi için en kısa yol olduğu için o bölge sürekli olarak şehrin biraz geriye kurulmasının bazı sebepleri var. İşte sürekli bomba at, bomba at, bomba at. E şehir 2'de bir yıkılıyor. Şehir

20:07 2de bir yıkılıyor. O yüzden o dar geçitlere müstahkem mevkiler kuruluyor. Şehirler gerilere kuruluyor. Yoksa şehir ikide bir yıkılıyor. O yüzden 1912'de bir İtalyan ablukası var Çanakkale'ye. Niye? Osmanlı Devleti denizden ne göndermesin? Donanma yardım gönderemezin. Osmanlı Devleti'ni anladınız mı? Bir, Osmanlı Devleti'nin bölgeye uzak olması. İki buradan da donanmasını çıkaramaması. Zaten Osmanlı Devleti'nin Trablus'ı savunamamasına sadece 25 gönüllü subayın buraya gelmesine sebeptir. Hatta çok ilginç bir olay anlatayım size. Abdülhamit işte ı Abdülhamid'in büyüklüğü burada ortaya çıkıyor. Abdülhamit Trablus Karp'ta İtalyan hemenini çok iyi biliyor. Onu bildiği için aslında bölgeye bir askeri kuvvet yerleştiriyor. İleride İtalyanların bu

20:52 hareketlerini seziyor. İkinci Abdülhamit bakın sezdikten sonra ishbaratta güçlüyor. Abdülamidin aslında 1880'lerde buraya bir şey kuruyor başkan. 10.000 kişilik, 20.000 kişilik ordular kuruyor. Ama bu ordular Yemen bölgesindeki İmam Yahya isyanı bastırmasından dolayı oraya gönderildiği için silah depoları da oraya gönderildiği için zamanla Osmanlı Devleti silahı tekrardan buraya getiremediğinden dolayı o yüzden savunması kalıyor. Yoksa Abdülhamit gördü. Hatta Abdülhamit gibi görenler arasından bir tanesi de ulan bu savaş kaçınılmaz. Biz buraya mantıken buradaki Arapları silahlandıralım diye Derne adındaki bir gemiyi gönderiyor. Savaş daha başlamamış arkadaşlar. İyi dinleyin. Savaşlar başlamadı ama başlamasına birkaç gün var. Derne vapurunu, derne gemisini gönderi içinde.

21:38 Silah, tüfek, un, her şey var. Anlatabiliyor mu? Bölgeye gönderiyorsun. Lazım. Derne gemisi İstanbul'dan ayrılıyor. İtalyanlar haberini alıyor. Şimdi İtalyanlar ne yapacak? Bu derne gemisinin Trablus Karbe ulaşmasını engelleyecek. Doğru mu? Bizimkiler o kadar akıllı ki bir hepsi Almanca konuşuyor şeyin içinde, geminin içinde bilerek. Çünkü gemi Trablus Garba'a doğru yanaşıyor ya. Artık bundan sonra kaçış yok. Ya batıracaklar gemiyi ya o bölgeye o istikamı verecekler. Arkadaşlar komutan yüzbaşı Rauf Orbay. Rauf Orbayı hep Balkan Savaşlarında Hamidiye kurvazöründe anlatıyoruz ama ilk meselesi buradadır. Yüzbaşı Rauf Orbay bölgedeki bütün herkese Almanca konuşturduğundan dolayı oradaki İtalyanlar bunun bir Alman gemisi

22:23 zannetti. E hocam üzerine derne yazıyor Türkçe. E zaten derne olduğunu da biliyorlar. Hayır aslında derneğin altında Almanya'dan alınan bir gemi olduğu için Hamburg yazıyor. O derneği siliyorlar. Hamburgu'u da Hamitz diye bir şey yazıyorlar. Böyle saçma bir şey. Uzaktan okulunda Hamitz diye yazılıyor. Ne oluyor biliyor musun? Allah işte bu Derne gemisini bekleyen İtalyanlar orada beklerken bizim gemimiz Trabzus Garbe'a gelip o bütün malzemeyi boşaltıyor. Gemi onların eline geçeceğini bildiği için gemiyi kendi mürettebatımız batırıyor. Batırıyor gemiyi. Yıllar sonra İtalyanlar bu bölgeyi işgal edince o batık gemiyi buluyorlar. Tekrar yüzeye çıkarıyorlar. Tamir ediyorlar. Biz de bize karşı kullanıyorlar. Dernek gemisinin hikayesinde Rauf Orbay var. O Rav Biden adam niye boş adam olmadığını bir sonraki savaşta olan

23:09 Balkan Savaşlarına göreceğiz. Öyle Trablus Garp oldu da nasıl oldu? O kadar önemli bir eee başlangıç ki Mustafa Kemal ve Enver Paşa gibi, Nuri Jker gibi, Fuat Bulca gibi adamların ilk savaşları neredeyse ve bu savaşlar onlara müthiş deneyimler kazandırmıştır. İtalyanlar burada ne yapacaklardı? Keşif uçakları. İlk defa savaş uçakları dünya tarihinde Trablus KP'ta kullanılacak. Ha bombardımandan ziyade halka şey atıyorlar. Sürekli bildiri atıyorlar. Var değil bizim seçim zamanları 1990'larda gökten kağıt yağardı arkadaşlar. Hatırlar mısın? Bilmiyorum ama böyle gökten kağıt yazdardı. O ANAP Partisi, Refah Partisi böyle hep düşerdi, bakardık falan. Aynısını atıyorlar. Türklerin sizi kurtarmayacağını, sizi kurtaranların İtalyanlar olacağını

23:54 sürekli pompalama var. Ama Şey Ahmet Sünisi helal olsun vallah Mustafa Kemal'in yanında herhalde. Hatta çok ilginç bir olay oldu. Vahdettin Kılıç kuşanma törenine şeyi çağırdı. Şey Ahmet Sünüsü'yi çağırdı. Neyse oraya gitti. Adam orada kalırken hop İstanbul işgal edildi. İstanbul işgal edilce de adama bir şey olmasın diye Bursa'ya naklettik. Şey Ahmet Sünisi Bursa'dan da Mustafa Kemal TBMM'yi açtıktan sonra Ankara'ya davet etti. Kendi onuruna yemek verdi. Dedi ki şu gördüğünüz adam var ya dedi adam gibi adam. Mustafa Kemal anlatıyor tepmede bu adam diyor Trablus Karp'la bizim yememizden, içmemizden tutta her şeyimizi karşıladı. Bu adam tam bir gerçek vatanseverdir dedi. Şeyh Ahmet Senüsi eğer halifelik kaldırılmasaydı Mustafa Kemal büyük bir ihtimal halife ilan edecekti. Ancak halifenin de şartı

24:40 Osmanları sülalesinden geleceği için mecburiyetten yapamadı. Yoksa Mustafa Kemal'in düşüncesinde kim varmış? Şey Ahmet Senüs Hazretleri var. Tabii. Ve biz bu bölgelerde düşünün savaş devam ederken nasıl mücadele ediyoruz. Can siperane top dör tane Balkan ülkesi Osmanlı Devlet'ten savaş ilan etme kararını alınca mecbur kalıyoruz. İtalyanlarla masaya oturup UI diye bir anlaşma imzalıyoruz. İsviçre'nin Lozan kentine bağlı olan bir kasabada Uşlaşma 1912'de yapıldı. Anlaşmanın 1. maddesi Trablus Garp ve Bingazi İtalyanlara bırakılacak. Hadi buyur. O kadar mücadele et et. Zorluklarla, yokluklarla, Araplarla anlaşmak kolay değil. Kabilecilik anlayışları çok yoğun. Öbürküsü öbürküsüne küsmüş. Öbür

25:27 öbürüne küsmüş. Öbürüle öbürünü kan davası var. Yine de ortada buluşturmuş vatan sevdası. İki Trablus Karp'ta padişah adına bir adam gelecek. Naip Sultan diye. Yani sultanın yardımcısı, Sultan'ı vekalet eden kişi dini günlerde, bayramlarda padişah metnini okuyacak. Naibi Sultan diye geçer. Bu amacımız de Trablus Kap'la kültürel bağlarımızı ve dini bağlarımızı koparmamak. 3. Eee hocam bu 12 ada Rodos ne olacak bunlara? Yunanistan da istiyor buraları. E şimdi Yunanistan girse savaşa belki de Yunanlılar olacak. O zaman diyoruz ki Balkan Savaşlarının sonuna kadar geçici olarak İtalya'da kalsın. Lan geçici vatan toprağı verilip geri alındığını gören var mı? Osmanlı'nin düştüğü duruma bakın.

26:15 Yani İtalya almış buraları da Yunan korkusundan Yunan alır buraları diye İtalya'da bıraktık. 4. E Trablus Carb'ın düğün Umumiye borcu var. İtalya dedi ki ben ödeyeceğim. E kapitülasyonlar ileride Osmanlı sen kapitülasyonları kaldırmaya karar verirsen ben de sana yardımcı olacağım seni destekleyeceğim diye kararlar alındı ve Osmanlı Devleti Afrika'daki son toprak parçasında kime kaybetmek zorunda kaldı arkadaşlarım? Şu bölge artık kimin olduğu Nazım? İtalyanların oldu. Bakın o zaman şunu söyleyebilir miyiz? Bakın buraya. Burada artık Osmanlı Devleti'nin bir toprağı kaldı mı? O zaman Osmanlı Devleti'in Kuzey Afrika'daki son toprak parçası da 20. yüzyıl başlarında elinden çıkan Trablus

27:00 Garp olacaktır arkadaşlar. Bütün Trablus Garp meselesi budur. Var mı sıkıntımız? Hadi bakalım. Bir şimdi yazıyoruz. Nedenleriyle başlayalım. Hadi bakalım. 1. Trablus Karbon neden saldırı ithal? Bölgenin İtalya'ya yakın olması. İtalya'ya yakın olması. Evet. Osmanlı savunma yakın. >> Osmanlı'nın bölgeyi savun savunamayacak güçlü ya da savunamayacak durumda olması. Savunamayacak durumda olması. Savunamayacak durumda olması. Evet. İtalya'nın siyasi birliğini tamamlayıp >> İtalya'nın siyasi birliğini geç tamamlayıp Evet.

27:45 >> geç tamamlayıp sömürgecilik yarışına girmesi. Evet. >> Trablus Garbon zengin hammadde yataklarına sahip olması. Hammadde yataklarına sahip olması. İşte bu sebeplerden dolayı İtalyanlar bölgeye saldırmışlardı. Devam edelim. Not >> savaş öncesi savaş öncesi. Özellikle bu anlaşma önemli. Çünkü Rusya da izin veriyor en sonunda. 1909 yılında Rusya ile İtalya arasında Rusya ile İtalya arasında arkadaşlar Rajonigi diye

28:31 bir anlaşma var. Radyo Nigi antlaşması imzalanmıştır. Böylece İtalyan işgaline İtalyan işgaline Rusya da onay vermiştir. İşgaline Rusya da onay vermiştir. Evet. Söyle bakalım. Nazım savaşın gelişimi Osmaniyetin durumu siyasi tamam. >> Devam et. O kadar uzatmış. >> Eee, bu mu? >> İtalya Trablus Garba saldırmıştır. Onlar için neydi bu? Onların gazetelerine ne yazıyordu bunun için?

29:18 Askeri bir gezinti. Yıllarca bunu kullandılar İtalyan gazetedir. Sonuç şöyle askeri bir gezinti olmadı. Evet. İtalya'nın Çanakkale Boğazı Abluka altına alması. >> İtalya'nın Çanakkale Boğazını Abluka altına alması. Abluka altına alması. Evet. işgal >> ve Mısır'ın İngiliz işgali altında olması sebebiyle işgali altında olması sebebiyle >> Osmanlı Devleti bölgeye >> bölgeye karadan ve denizden asker gönderememiştir. Karadan ve denizden asker

30:04 gönderememiştir. Evet. Nazım. >> Evet. >> Bölgeye gönüllü subaylar gönderilmiştir. Gönüllü subayların temel amacı ne? Bölgedeki Arapları İtalyanlara karşı kışkırtmak. Gönüllü subaylar gönderilmiştir. Evet. Falar >> tabii burada takma isimler kullanılıyor zaten. Sürekli yazışma var. Enver Paşa, Fuat Paşa ve Mustafa Kemal arasında. Mustafa Kemal Fuat Bulca'ya bakın ne diyor. >> Fuat Bulca'ya takma atlarımızla gideceğiz. Doğru mu? >> Takma atlarımız ile gideceğiz. Yani genel manada bu isim. Arkadaşlar bunu ısrarla söylüyorum.

30:51 Sınavda takma atlarla gidilen savaş neymiş? Uzak Gemal sen hiç başkada takma atlarla savaştığını gördün mü? Ama nerede var? Trablus Karp'ı var. Orada gazeteci Mustafa gazeteci Şerif Bey ya da gazeteci Mustafa Şerif Bey adıyla gidiyor. Evet şuraya bir gelelim. Savaşa katlan gönlü subayları bir yazalım bakalım kimlermiş Nazım. Söyle. Kemal >> Mustafa Kemal savaşa hangi isimle katıldı? En çok gelen sınav sorusu. 12 defa sorulmuş. Sürekli çünkü hep aynı şeyi soruyorlar. Gazeteci Mustafa Şerif Bey genelde Mustafa'yı kullanmışlar kullanmazlar. Gazeteci Şerif Bey yani gazeteci Şerif Bey ismine katıldı. En çok gelen sınav sorusu bu olur. Çıkarsa herkes

31:37 yapar haberiniz olsun. Devam edelim. Enver Paşa. >> Evet Enver. Bu arada Mustafa Kemal nerede savaşıyor onu da söyleyeyim. Derne ve Tobruk. Enver Paşa, Tüccar Hamdi veya Kuyumcu Hamdi diyorlar. Burada da Enver Paşa'nın savaştığı yer Bingazi bölgesi. Evet. >> Nuri Conker gitmiş mesela. Bunlar çok önemli insanlar. Fuat Bulca gitmiş. >> Ali Çetinkaya, Ali Fethi Okyar. Bak ne kadar çok tanlık isim var değil mi? İşte milli mücadelenin kadroları ilk staj yeridir Trablus Karp. O yüzden çok kıymetli. Savaş görüyor adamlar ilk defa. Evet, notumuza gelelim lazım. >> Uzun bir not var burada. Ne notu?

32:24 >> Evet. Dur şimdi. Üç sınavda gelmiştir. Mustafa Kemal'in fiilen katıldığı ilk savaş hangisi? Cevap Trabluskar. Mustafa Kemal hangi işte işimle katıldı? 12 defa sormuş gazeteci Mustafa Şerif Bey. Ama burada gelmeyen bir soru var. Dikkat. Mustafa Kemal'in kendinden üst be kuvvetlerle yapmış olduğu ilk savaş sebebiyle bu ileride milli mücadelenin de kazanılacağının ilk müzesi olmuştur. Bak bir daha söylüyorum. O yüzden şu not çok kıymetlidir. Söyle Nazım. Mustafa Kemal pardon Mustafa ilk savaştır. >> Mustafa Kemal'in katıldığı ilk savaştır. Evet. >> Onu yazdık zaten. Devam. kendisinden çok

33:09 fazla askeri olabilir. >> Kendisinden çok daha fazla Bir saniye fazla askeri bir gücü yenmesi. Askeri bir gücü yenmesi ileride değil mi? Kurtuluş >> Kurtuluş Savaşı'nın >> kazanılacağını müjdelemiştir. Kazanılacağını müjdelemiştir. Bu yönüyle çok önemli. >> Lazım sesli. Oğlum ne yapıyorsun? Hadi >> savaş sonu >> he bir konuş. >> Savaş sonu binbaşı almıştır. >> Savaş sırası sonunda da değil aslında. Savaş sırasında hangi rütbeye ulaşmış? Binbaşı rütbesine ulaşmış. Evet.

33:54 >> Mustafa Kemal bu Anadolu ilk defa tanınmaya başlanmıştı. >> Rütbesine ulaştı ve Anadolu'da ilk defa tanınmaya başlandı. Anadolu'da ilk defa tanınmaya başlandı. Çok ilginç şeyler de oluyor burada da. Anlatmayayım. Şu anlamda söylüyorum. Yani hatta çoğu yerde Mustafa Kemal'in ismini bile yer vermiyorlar. Özellikle İttihat Terakkçi subaylar Mustafa Kemal 1909 kongresinden sonra ayrıldı ya İttihat Terakken. İttihat terakkçilerin adını sayıyorlar. Başarıları hiç Mustafa Kemal'in adı yok. Sonradan sonradan tekrardan eee bu binbaşı rütbesi oldu, oldu bu oldu falan derken en sona saymaya başlıyorlar. İttihat Terakkiciler burada özellikle İttihat Terakki subaylarını sayarken 1909 Kongresi'e Mustafa Kemal asker siyasete katılmasın dediğinden dolayı

34:40 çıktığı için İttihat Terakkiden. Ondan sonra biraz İttihat Terakkilerle arası bozuldu tabii ki isterseniz. Evet, iki tane not var arkadaşlar. >> Dünya tarihinde ilk savaş uçağı, >> dünya tarihinde ilk savaş uçağı. >> İlk savaş uçağı nerede kullanmış? Trablus Garp Savaşı'a kullan. Genelde keşif amaçlı var. Trablus Garp Savaşı'a kullanı. Hatta ne kullanır biliyor musun? Balon. Balon. Balon yok mu? Balon deyince akla ne geliyor? Kapadokya'daki Nevşehir'deki şey geliyor. Nerede kullanmış kardeşim? >> Heh. Artık Nevşehir'e gidince gençler balona baktığımızda ne diyeceğiz? Trablus Karp Savaşı. İşte tarih bilinci nasıl gerçekleştiriyormuş böyle böyle böyle olacak işte bir bakacaksın bir yere hemen aklına başka bir şey gel zaten geliyordur. Bugün K la S harfini

35:26 yan yana koyun ortada hemen KPSS diye okuyorum. Hiç alakası yok halbuki. >> Kastamonu diye okuyor. >> Kastamonu diye okumuyor. Öğrencilerdeki bakış açısı buna dönüyor işte. Nazım ufacık bir şeyde bile artık onu görmeye başlıyorlar. Evet bu böyle burası. Tamam mı? Trablus CP'la savaş. Devam edelim. İkinci not. İtalya amacına ulaşamayınca >> İtalya amacına ulaşamayınca bakın nereleri bombalıyordu. >> Beyrut, >> Çanakkale. >> Çanakkale, >> Anadolu kıyıları, >> Anadolu kıyıları özellikle eee şeye doğru geliyorlar. Antalya'ya doğru ve >> Kıldı saldırılar >> ve Kızıldeniz'e oradaki Osmanlı Birliği'ne saldırılar düzenlemiştir. Buradaki amaç söyleyelim. Ayrıca nereye de? Ayrıca Rodos

36:14 ve 12 adaya saldırmışlardır. Peki buradaki amaç ne? Bir daha söyleyelim. Osmanlı Devleti'ni barışa zorlamak. İki defa sınav sorusu oldu. 19112 yıllarında yaranan Trablus Karp Savaşı'nda İtalya'nın Rodos ve 12 adayı işgal etmesinin temel sebebi nedir? Cevap: Savaşı geniş alanlara yayarak Osmani Devletini barışa mecbur etmek. Anlaştık mı? Hep çıkan sınav soruları bunlar. Gelelim UI'ye. Bu arada dikkat. Ui antlaşması hangi ülkede imzalanmıştır? Bir defa sınav sorusu oldu işse. Uşin'nin orijinal yazılımı ise bu şekilde yazılır. Bir sınavda da böyle gelmiştir. Ama zaten bizim öğrencimiz Allah'a şükürler olsun ki düz okuduğu için zaten hemen kuş diyor.

37:00 Kuşiden de uşiyi buluyor. O yüzden çok sıkıntı yaşamıyoruz. İsterse filamentçe yazsın bize. Hiç önemi var mı kardeşim? Yok. Biz her dilde onu buluruz yani. Evet. >> Şimdi bir girişimizi yapalım. Başak >> Osmanlı Devleti >> İsviçre'de imzalandı. Evet. >> Osmanlı >> Osmanlı Devleti ile İtalya arasında imzalanmıştır. Evet. >> Madde başlayacağız. Sonra yorumunu yapacağız. Önce madde sonra yorum. Bir >> Trablusp Bingazi İtalya >> Trabluskarp ve Bingazi İtalya'ya bırakılacak. İtalya'ya bırakılacak. Evet devam. >> Osmanlı. >> Peki var mı Afrika'da toprağımız?

37:47 Kalmadı. O zaman benim de yorumum şu. Osmanlı Devleti'nin Afrika kıtasında toprağı kalmamıştır. Afrika kıtasında toprağı kalmadı. Devam. 2. madde >> Trabus Karp halkı dini açıdan >> Trablus Karp halkı dini halkı dini ve kültürel açıdan Osmanlı Devleti'ne bağlı kalacak. Osmanlı Devleti'ne bağlı kalacak. Yani halifeliğe. Halife de ne yapacak? Herhalde gidecek hali yoktur Abus Karba. O yüzden ne yapıyor? Kendisine bir naibi sultan belirliyor. Sultanın yardımcısı sultanı halif. Sultanın halefi yani oraya gidecek. O da ne zaman gidecek? Bayramlar, seyranlar, Kadir geceleri varsa cuma zaten ondan sonra da

38:34 gidemeyecek bir Dünya Savaşı falan. Yani Trablusp artık bundan sonra kendi kaderine gir. Birazdan orayı da anlatacağım. Devam. >> İlk yorumuz Trabalşar halkı ile kültel bağlar kopartmak istemedi. >> Tamam. Kültürel bağlar koparılmak istenmedi. Kültürel bağlar koparılmak istenmedi. Devam. Şimdi bölgeye halifeyi temsilen >> bölgeye halifeyi temsilen >> halifeyi temsilen kim atanmış? >> Naibü sultan atanmıştır. Kalem verin. Evet anlaştık. Devam lazım. Madde. >> Rodos ve 12 ada Balkan savaşın sonuna kadar. Rodos ve 12 ada Balkan

39:19 Savaşlarının sonuna kadar kime bırakılıyor? İtalya'ya. Sana bunu soracaklar. Niye? Niye ya? Biz bir savaşa girsek desek ki şeye Mısır'a ya şu bizim Mersin Antalya bir sende kalsın. Biz savaş sonunda senden geri alık desek Mısır bir daha o sana Antalya'nın Mersin'i geri verir. Ama buradaki temel korku ne? Yunanlılar. Çünkü Yunanlılar Ege adalarına saldıracaklar. Yani adalar denizdeki adalara her yeri alacaklar. Balkan Savaşlarında göreceksiniz. Ama buradaki neyi alamayacaklar? Rodos 12 adayı alamayacaklar. Çünkü kimin elinde? İtalya. İtalya bunları elinde tutacak. Tutacak tutacak tutacak. Ta bir Dünya

40:06 Savaşı geçecek. Lozan geçecek. Ta 1947 Paris Anlaşması kimlere bırakılacak bunlar? Yunanlılara bırakılacak. Evet. Şimdi bunları da söyledikten sonra yazalım kardeşim yorumunu. >> Osmanlı Devleti >> Balkan Savaşlarında buraları Yunanistan'a karşı koruyamayacağını düşündüğü için. Koruyamayacağını düşündüğü için. Evet. kabul etmiş >> düşündüğü için İtalya'da kalmasını kabul etmiş. >> Kalmasını kabul etmiş. Ancak Evet. >> Bu adaları bir daha geri alamamıştır. >> Ancak bu adaları bir daha geri

40:51 alamamıştır. Bu adaları bir daha geri alamamıştır. Onu da söyleyelim. Evet Nazım. diyelim. >> Bir başka madde. >> İtalya Osmanlı Devleti'nin kapitülasyonları kaldırmasına yardımcı olacak. Kaldırmasına yardımcı olacak. Evet. İtalya, Trabluskarp ve Bingazi'nin borçları için kime ödeme yapacakmış? Düğunu Umumiye idaresine ödeme yapacak.

41:37 İdaresine ödeme yapacak. Bu arada şunu da söyleyeyim. Tabii Uşaandına herkes oradaydı. Bu arada Uşak Anlaşması imzalanıyor ya. Herkes şeyde Trabz'da savaşmaya devam ediyor. Haber geldi Enver Paşa'ya. Anam Enver bir anda yere çöktü. Haber gelmiş. İtalya o kadar mücadele ettiğin yer bir anda yeniden çıkmış. Balkanlar daha önemlidir Osmanlı Devleti'ne göre. Çünkü tam değil mi? Her an her şey olabilir. Osmaniyeti Enver Paşa bayağı bir şeyler geçiriyor. Fenalıklar geçiriyor. Hükümete sövüyor. Bunu nasıl verdiniz diyor. Bizim buradaki mücadelemizi görmediniz diyor. Herkes o kadar üzgün ki Trablus Garb'ın gittiğine. Tabii bölgede seniler

42:23 veya sensi diyoruz da Sunisi aslında. Sunisiler mücadeleye devam edecekler. Daha sonra Ömer Muhtar diye bir adam geçecek. Lakabı çöl aslanıdır bu adam. Özellikle İtalyanlara karşı mücadelesine aralıksız devam edecektir. Ömer Muhtar diye bir film var. Muhakkak izleyin. Çok güzel bir film. Orada da zaten bu mücadelenin devamı yani biz buradan bölgeden çekiliyoruz ama İtalya'ya bıraksak da Uşac devam edecektir. Ya Trablus Karp bugün Libya o Muhammer Katdafiler falan hep İtalyan başbakanları geldikleri zaman elini sıkmamasının, İtalyanlar geldikleri zaman onlara posta koymasının bambaşka sebepleri var. O İtalya Libya ilişkileri

43:09 günümüzde de çok kötüdür. Araplar nefret ederler İtalyanlara. Neden? Siz İtalyanlar buraya gelip de hani ha çikolata falan mı dağıttı zannediyorsunuz? Arapların evlerine girip yağmaladılar. Küçük Arap çocuklarına tecavüz ettiler. Develere bindirip çocukları eee bu hazreti şey İslam'ın ilk geldiği zamanlarda da e şehit edilen kimdi ya? Haz Sümeyye diyeceğim de yani develere bağlayıp kız çocuklarını bacaklardan ayıran bu İtalyanlar. İşte o yüzden İtalyanların Arap dünyasına Fransızlar da aynı hiçbir ehemmiyetleri yoktur. Sevmezler, sevilmezler. Çünkü çok işkence yapmışlardır. Çok. Öyle söyleyeyim size. Esir aldıkların hepsine biliyorlardı onun müslümanın domuz eti yemediğini.

43:54 Bilerek domuz eti veriyorlar. Ya domuz etini yiyeceksin ya öreceksin. Aş baş çare yok. Girdikleri camilerde Kur'an-ı Kerimlere yakmalar, milletin gözünün önünde atmalar çalmalar. Çalma. Çalma batının işi. Her gittiği yerde çalmıştır. Her gittiği yerde. Tabii anlatılmayınca zannediliyor ki hep böyle gelecek. Bunlar 100 yıl son 100 bak 19122025'teyiz değil mi kardeşim? 26'ya gireceğiz. >> 113 yıl önce yaşanan olaylar zannediyoruz ki hiç başımıza bir daha gelmeyecek. Gene gelebilir. Sen güçlü olmasan gelir. Bak Trablus Karp'ta güçsüz başına geldi. Daha beteri Balkanlarda gelecek. Biraz sonra anlattığımda anlayacaksın katliamları. Ama bizim milletimizin bilinçlenmesi lazım. Özellikle Balkanlarda göreceğiz. Trablus

44:40 Karp halkı hala bizi çok sever. Libya'yla özellikle ilişkilerimiz çok yoğundur. Libya'da birçok iş adamımız oralara yatırımlar yapmışlardır. Tabii Libya'da da bu Arap baharından etkilendikten sonra Muhammer Kattafi hükümeti gitti. Sonra orada gene iki tane yerel güç çatışmaya devam ediyorlar. Ama Libya Osmanlı Devlet içinde Türkiye Cumhuriyeti için önemli bir yerdir. Hem kültürel bağlar açısından hem de yıllarca orada bulunan mücadele açısından da bunu da söyleyeyim. Birçok kişinin adı Enver'dir. Çocuklarına koydukları isim. Birçok kişinin adı Mustafa'dır, Kemaldir. Hala o anlayış devam ediyor. Filistin'de nasıl Abdülhamid ismi ne kadar yoğun konuluyorsa burada da aynı şekilde konulmaya devam ediyor. İki tane notumuz var. O iki notları yazalım kardeşim. Başlat. >> Uşe antlaşması. Evet.

45:27 Lozan şehrinin >> Leman Gölü kıyısındaki >> Uşi kentinde veya semtinde imzalanmıştır. Evet. >> Arap aşiretleri. >> İkinci not mu lazım onu söylesene. Söyle. >> Arap aşiretleri. >> Nazım biraz sesin çıksın. Aus Arap aşiretleri şey >> Arap aşiretleri. Şeyh Ahmet Sunisi veya Senüsi Sunisi. >> Hazretleri önderliğinde. >> Hazretleri önderliğinde. Evet. >> Uş antlaşmasından sonra >> ve Uşi antlaşmasından sonra ise Evet.

46:13 >> Çöl aslanı. >> Çöl aslanı. Bizde çöl kaplanı var. Kimdi o? Nazım Çoraplanı kim oğlum? Nazım >> Fahrettin Paşa. Nasıl unutuyorsun böyle bir adamı ya? Ömer >> Muhtar. Bizimki de adı Ömer. Ömer Fahrettin zaten. Ömer Muhtar önderliğinde >> İtalyanlarla savaş devam etmiştir. Var mı başka? Şükür bitirdik yani. Trablus Karb'ı seninle. Bravo abiciğim. Sen okuyorsun ya oradan. Sessiz okuyorsun. Halbuki o cızırtı gibi geliyor şeyde. Senin sesli okuman lazım. Kurban oldum. Sesin çıksın. Askerde bağıttırmadılar mı seni? >> Ver bir tekm bakayım.

46:58 >> Ne yap >> he. Böyle mi tekv? >> Ramazan yetkin versin. Emret komutanım. Ver >> da [kahkaha] >> bedelinin farkını görüyorsunuz değil mi arkadaşlar? Muradım. Kardeşim biz nasıl tekm verdik? 6 ay değil mi? O da bedelli. >> Sen de mi? [kahkaha] Ulan her yer bedelli. Vay şu adamlar da İstanbul'dan yola çık bin bir tane hale ruhiyete gir. Burada savaş et. Sonra bir de kaybet. En çok acı veren de bu. Balkan Savaşı'na geçiyoruz. Geldik Balkan Savaşlarına ki tarihimizin eee anlatırken böyle ilk katliamlar dediğimiz yaşanan ve Anadolu topraklarına sirayet eden ilk olaylar olduğu için biraz farklı bir yapısı var. Balkan Savaşlarının maalesef ki

47:45 kaybettik. Hem Balkanları az daha Edirne falan da gidiyor. Son anda tekrardan geri kurtarıldı. Ama Balkan Savaşları ülkemizde katliamsal anlamda çok az anlatılan yerlerden bir tanesidir. Bunu başta bilelim. Şimdi biz 400 yıl boyunca Selanik olsun, Yanya, İşkodra, Dimetoka o bölgelerin tamamında hüküm süren bir devletiz. Ama 1789 Fransızalinden sonra şöyle bir bakın. Sıplar ayaklandı mı? Ayaklandı. Sırbistan, Karadağ ve Romanya bağımsız oldu mu? Oldu. Ayrıca Yunanistan bağımsız oldu mu? Oldu. 1908'e 31 Mart'tan sonra Bulgaristan bağımsız oldum. E tamam da kardeşim 1909'larda da Bulgaristan bağımsız olunca ne kaldı geriye? Adam akılı bir

48:32 elimizde Makedonya var. Bir adalar bizim Ege'de yani Adalar Denizi'e Balkanlarda özellikle Arnavutluk bizim orada da 1910'da aslında Trablusp savaşı da isyan ediyorlar onu da söyleyeyim size. O da var abi. O isyan devam edecek. Balkan Savaşları sırasında son topraklarımız var artık. Selanik var, Batı Trakya var. Bir de Makedonya var. başa kalmadı. Hepsi gidiyor. Bir de isyan halindeki Arnavutluk. On isyanı bir bastırıyoruz, bir bastıramıyoruz. Adamlar isyan ediyor sürekli. %75'i Müslüman olan bir toprak Arnavutluk isyan ediyor. Düşünün yani Osmanlıcılık politikasını bırakın. İslamcılık politikası bile ilk darbe yiyor. Yani 175 Müslüman olan bir ülke daha su millet sana isyan ediyorsa ik Abdülhamit'ten beri uygulanan resmi dış politika olan İslamcılık da ilk defa

49:18 darbe alıyor demektir. O kadar ki hani Abdülhamid'in özellikle dehası denilen zekası ile alakalı adlandırılan en büyük gelişmelerden bir tanesi bir Trablus Karb'ı daha evvelden görmesi. İki istihbarat faaliyetleri sayesinde özellikle Balkan milletlerinin kendi aralarındaki birleşmesini engelleyeceği tutum içinde bulunması. Abdülhamit ne yapıyordu? Bulgarı Yunan'a, Yunan'a sıplara, sıpları kara hep böyleydi. Ve bir türlü birleşmelerini engelliyordu. Bir de onların kiliseler sorunu vardı Makedonya'da. O kilise benim, yok bu kilise senin. Yok o kilise benim, yok o ain benim. Yok yok şu eee şey mektep benim, yok. Yıllarca

50:04 Abdülhamit körükledi bunu. Ama Makedonya'da olanlar özellikle 31 Mart vakasından sonra Sultan ı, Abdülhamid'in işte tahttan indirilmesiyle başlayan Beşi Mehmet Reşat sürecini şöyle bir hatırla. Hemen kanuni esasi değişiklikleri, İttihat Terakk'in yönetimdeki üstünlüğü ki daha sonra onu baskınla da yapacaklar. Ama artık İttihat Terakki devlet yönetiyor desek yalan olmaz. Ve bu da özellikle oradaki subaylar, İttihat ve Terakki subaylar bölgenin belki de o hani karışıklık durumunda Balkan milletlerinin de bizden ayrılmasını engellemek amacıyla yıllardır Abdülhamid'in körüklemiş olduğu bu ihtilaflı meseleleri çözme yoluna girmiştir. Durup dururken gittik kiliseler kanunu

50:51 çıkartık, oturduk adamlarla masaya. Oğlum şu kilise kimin? Dediler ki burada kimin milleti daha fazla Makedonya'da? Diyelim ki Yunan'ın. O zaman Yunanlılar gelir. Bu kimin? Bulgarın. Bu kimin? Sırbın. Makedonya'da gilizeler meselesini çözdük mü? Çözdük. Yani olmayacak şeyi çözdük. Yani onun devam etmesi bizim leyimizdeydi. İki lan Sırplar silahlanıyor belli. Savaş ilan edecekler. Silahı da geçiremiyorlar. Nereden geçiriyorlar biliyor musun? Bizim kendi limanımızdan ya Selanik'ten. Selanik limanında Sırpların silahının geçişine izin vermişiz. Haberimiz yok. Balkanlardan hani şey vardı ya eee Asım Bey vardı ya Dışişleri Bakanı. Balkanlardan vicdanım kadar eminim diyordu. Baz kaynakları imanım

51:37 kadar. Ama niye yani Balkanlarda gelen bir tehlikeyi göremeyen de bir dışleri var. Bir de sıkıntı bu. Ne de olsa Balkanlarda çok askerimiz var diye düşünülüyor. Sırplar o biraz önceki Selanik'ten geçirdikleri silahları yanlarındaki o dört devlet var ya birbirlerine dağıtacaklar. Bize karşı kullanacaklar. Böyle bir şey olur mu ya? İşte oluyor. Tarih dediğin şey bu. Arkada Rusya var zaten. Sılavları gaza getirip duruyor. Amaç Osmanlı Devleti'ni Avrupa'dan atmak. Şark sorunu var ya 1815 Viyana Kongresi'ne. Önceki hedeflerini Osmanlı'yı önce bir Avrupa'dan atmak, sonra Anadolu'dan atıp tekrardan Orta

52:24 Asya'ya geri göndermek. Birinci aşamayı başardılar. Neyle? Ha bu 1. Balkan Savaşı'yla ve ı Balkan Savaşı'na savaş demiyorum çünkü orada. Ama en önemli şey 1 Balkan. Dört ülke. Hele bir denesi var ki Karada en ufak. Hani bugün Montenegro diye nitelendirilen yer var ya. Osmanlı Devleti'en 8 Ekim'de bütün diplomatik ilişkileri kesiyor ve Osmanlı Devleti'ne savaşı da başlatan devlet. E biz neredeyiz? Tam da o esnarda Uşan anlaşmasını imzalıyoruz. Oradaki gönüllü subayları hemen alıp nereye götürüyoruz? Balkanlara götürüyoruz. Niye? Çünkü Acele Balkanlar Trablus Garbe'a göre düşünüldüğü zaman hangisi İstanbul'a daha yakın? Hangisi daha fazla tehlike arz ediliyor kaybedilirse? Tabii ki Balkanlar. 400 yıl egemenlik kurmuşsun

53:09 kardeşim. Burada Selanik'te, Çkoda'da Dimetoka'da Yanya'da Kavala'da, Batıt ve Doğu Trakya'da. E şimdi ne olacak? Bulgarlar Yunanlılarla birleşti bir cephe. Sırplar Karadağlarla birleşti bir cephe. Her iki cephede birden savaşmaya çalışıyoruz. E nasıl olacak? Yunanlılar bir de adalara saldırdılar. O gördüğümüz Adalar Denizi'ndeki Ege Adaları var ya hepsi gitti. İtalyanlar, Rodos'la Me haricindeki ıvır zıvır o adalar dediğimiz o şeyleri aldıkları adalar 12 ada haricindeki hepsi Yunan'ın eline geçti. Balkan Savaşları Türkiye için bir yıkımdır. Türkiye'nin belki de 80 yıl Balkanlardan kopmasına neden olmuştur. Türkiye

53:56 Balkanları hatırlatan olay nedir biliyor musun? Sırp Bosna savaşıdır. Bir Sırp Bosna savaşı yani 1993'lere kadar Balkanlarla gene hiçbir şey yoktu. Tekrardan Türkiye Balkan politikasına yöneldi ve ki doğrusunu yaptı. Bugün Yunus Emre Enstitüleri. Onlar bunlar bir şeyler eğer düzgün yapılabilirse oralarda o milletlerle değil ve dini kullanarak tekrardan birliktelik sağlayabiliriz. Balkanlardan çok uzaklaştık. Onu öyle söyleyeyim size. Bugün o Balkan Savaşı'nın acıları hala Trakya topraklarımızda büyük acılardır. Çünkü Bulgarlar ön taraftan dolayı Meriç'i açtılar. Meriç nehrini ve önüne gelen her köyde katliam yaptılar. Ve bunu yaparlarken de sınır köyleri

54:43 Rumların olduğu için Rumlar yani Yunanlılar o tarafa geçtiler. Orada katliam yaptılar. Kimin gözetiminde? Bulgarların gözetiminde. Hiç kimse demiyor mu ya? Biz bu Bulgaristan'la . Dünya Savaşı'ta nasıl beraber olduk? Bu kadar katliam yaptılar. Çünkü katliamı hiçbir kimse üstlenmedi. Ne dedi Bulgarlar? Biz yapmadık ki dedi ya. Bak görüyorsunuz dedi. Yunanlılar yaptı. Merişlehrini açtılar. Kırklareli, Tekirdağ ve Edirne'ye geldiler. Tabii Edirne'de özellikle bir adam ki adam gibi adam. Ben her zaman bunu eee Edirne'ye giden her arkadaşımız şu an restore ediliyordu. Bitmek üzere. Muhakkak ki tabiara çıkması lazım. O kişiyi görmesi lazım. O kişinin olduğu ve Edirne tarihi alakalı müzeleri gezmesi lazım kardeşim.

55:29 Mehmet Şükrü Paşa büyük adam. Aynı Gazi Osman Paşa nasıl direnmişse Edirne'ye dediler ki ona 50 gün diren İstanbul'dan sana yardım gelecek. Ne yardımı ya? 50 gün diren denilen adam adam 5 ay 5 gün yani 160 gün Edirne'yi savundu. Savundu da ne oldu? 160 gün savun savun savun savun artık yok bitti. Hiçbir yerden yardım gelmiyor Şut Paşa'ya. En son teslim etmek zorunda kaldı. Teslim ederken de kılıçlarına kadar kırdılar. Çünkü biliyorsun o kılıç merasim yapılıyor, teslim ediliyor, esir oluyor. O ona iade ediyor gibi ya. Onlar itibarlı olmasın diye kılıcına kadar kırmışlardır. Bulgar Çağırı onu eser alırken kılıcını geri iade edince gittiler bir tane kılıç

56:14 pulular da geldiler bütün dünyaya. Çünkü biz zulüm yapmıyoruz. Bakın esir aldığımız paşaya nasıl davranıyoruz diye göstermek için lazım. YouTube'dakiler. Bulgarlar ne ya? Bulgarlar Edirne'ye girdikten sonra ne yaptı? Zaten 13.000 şehit verdik. Geriye kalan 45.000 kişilik oradan 32.000 esir aldılar. Bunun er ve erbaş dediğimiz alt düzeylerini başka bir yere diğerlerini başka bir yere gönderdiler. Sürgünlere, Pasköylülere, Zagralara nerelere sürgünlere gönderdiler. Çıplak ayaklarla yürüttüler. Yollarda tifo, kolera hepsi hastalık bizlerim. Askerlerimizi vurdu. Askerlerimizden geriye ne kaldı ya? Hiçbir şey. Saray içinde topladılar. Edirne'de

56:59 aç bıraktılar günlerce askerlerimizi. Ya ağaç kabuklarını yediler ya. Sen hiç ağaç kabuğu yedin mi? Sen ben yedin mi? Nazım Murat yedin mi ağaç kabuğu kardeşim? Yaprağı yemeye üşenen yap onu yemekten bile imtina eden insanlar ağaç kabuğu yedirdiler. Yedirdiler derken biz mecbur yemek zorunda kaldık. Onun resmini çizdiler. Yıllarca Ermeniler kullandı. Bakın Türkler millete Ermenilere şöyle yaptı, böyle yaptı diye. O resim halbuki Balkan savaşları sırasında saray içinde topladıkları askerlerimiz yedikleri ağaç kapılarıdır. Oturun bakın. E bu kadar insan şehit Balkan Savaşı'nda Edirne'ye kadar gelene kadar yani Çatalca'yı Edirne'ye aldılar.

57:45 Çatalca'ya geldiler. Artık Çatalca'dan sonrası ne var? >> İstanbul. Bunun üzerine hemen dünyanın altı büyük devleti Düveli Muazzama araya girdi. İki tane büyük konferans yaptılar. Bunlara Büyükelçiler Konferansı veya diğer adı Londra Konferansı denir. Londra Konferansıyla sınırı belirlediler. O sınır belirlendi de o sınırın gerisinde kalan Trakya ne oldu? Edirne gitti, Kırtareli gitti, Dimetoka gitti. Eee şey ne derler ona? Lüleburgaz gitti, Çorlu gitti, Keşan gitti. Öbür taraf her yer gitti. Elimizde bir şey kalmadı ki. Bulgarlar kendileri güya yapmadık imajı vererek öbür taraftan Rumları getirip o köylerde şeyler Edeköy ya Edeköy'de yaptıkları katliam kaç şehit verdik Nazım Edeköy'de

58:31 >> 2018 tane insanımızı yok ettiler ya Karşıköy'den geldiler de hepsi bu arada bizlerin yanında zamanda çalışan ticaret yaptığımız insan bizi yanımızdaki Rumlar Bulgarlar öldürdü yanımızda yanımızda beraber ticaret yaptığımız beraber mal alıp verdiğimiz Tuncan Ehri'nin kıyısında, Merici'in öbür tarafında hep bizi öldürenlerdi. Hep yanımızdakilerdi. Edeköy'de yaptı. Tekirdağ'da İnici köyüne geldiler. Oradan aşağı indiler. Üç tane Bulgar kas çaldılar. Kas. Kaz yok mu ya bildiğimiz? Kas. Kas çaldılar. İnsanların da gururuna gitti ya. Zoruna gitti. Adam geliyor senin malına çöküyor kardeşim. Yukarı Kılıçlıköyü

59:17 aldı. Bizimkiler tabii üç tane gazı hani böyle çalmalarına müsaade etmedi. Gitti yolda çevirdiler. Bulgar askerlerini dövdüler. Gazları da boynlarını astılar gittiler. E tabii Bulgarlar da kendi karakoluna gidince komutanları bir gördü ki ne oldu size? Bunlar böyle oldu. Biz gazı çaldık işte onlar da Türk köylülerde gelip bizi dövdü. Gazlar da bizim boynumuz attı. Vay demek öyle. 43 tane insanımızı kitleyip samanlıkta ateşe verdiler. 3 tane kas. öldürdüler, şehit ettiler. Tarihe Kaz vakası olarak geçti. Tekirdağ'da e şeyde sarı eee neydi onun ismi?

1:00:02 Karasatırda köyün asmı Kara Kara satır da yani onlar eski adı Kanarya. Daha sonra Kara satır. Satırın reisi gitmiş kara satır kalmış. E orada o köye girdiler. 46 kişiyi de orada öldürdüler. Orada 300, orada 500, orada 1000. Balkan Savaşlarında kayıp 130.000, göç eden neredeyse 400.000, 500. O da göç edebilen, Türkiye'ye gelebilen. E gelemeyen hani diyorsun ya muhacir, muhacir, macir. >> Ha işte o macirler onlar işte vakar savaşlarından sonra Anadolu'ya gelenler işte onlar hem de ne sefaletlerle, ne yollarla geldiler oraya. Çoğu zaten hastalıktan Bulgarlar esir el ettiklerini öyle

1:00:47 kamplara gönderdiler ki kamplardaki sistematik işkenceyi anlatmak istemiyorum ama o sistematik işkencelerde özellikle ilaca ihtiyaç duyan askerlerimize ilaç vermezken bugün Edirne'yi işgal eden Bulgarların eczanelere gidip de eczanelerde Bulgar parasının Türk lirası üzerindeki üstünlüğünden faydalanıp Kutu kutu ilaçlar alıp görünce insan bir duygulanmıyor değil. Yani bir ilaç alamayan insanımız varken Edirne'ye istila eden Bulgarları görünce insan üzülüyor. Kim ne derseniz. O yüzden Balkan Savaşları tarihimizin en acı olaylarından biridir. Tek bir moral kaynağı vardır. O da

1:01:34 hatırlayın Hamidiye Kurvazörünü kendisine verilip de sürekli olarak seferlere giden Trablus Karp'la da biliyorsunuz ki yardımı götüren oradaki Rauf Orbay'ın o özellikle Yunanlılar Çanakkale ablukasını yaptılar burada. O Ablukaı kırdıran, Sırbistan limanlarını bombalayan, birçok yere baskın yapan, aynı Barbaros Haydettin Paşa ile özdeşleştirilen kimdir? Rauf Orbay'dır. Hüseyin Rauf Orbay burada yapmış olduklarından dolayı tarihe Hamidiye kahramanı olarak geçmiştir. Hamidiye kahramanı her zaman sınavda da gelecek. Rauf Orbay kendisiyle herkes sizler de biliyorsunuz ki Bahriye bakanı olacak ve Mondros'u imzalayacaktır. O da

1:02:21 onun için ufaktan da olsa bileki olsa da ileride milli mücadeleye katılacak. Onun üstündeki bu şeyi silecektir. Elbet bir imza alacaktı o zaman. ona denk geldi. Ama şunu söylemek lazım ki Balkan Savaşı Türk milleti için müthiş bir hezimetle sonuçlanan ve bu sıkıntılar varken özellikle Edirne'nin eee elden düşmesi, Edirne'nin de bir de Bulgarlara verileceğinin söylentisi üzerine Enverlerin, Enver Paşaların, Cemal Paşaların, Tamat Palat Paşaların o üç askerin biliyorsunuz ki İthat Terak'in önde gelenlerinden e neye baskını var tarihte? Babali baskını var ya. Babali'ye gittiler. Hükümet toplantıken baskılar. Harbiye Nazırı Nazım Paşa'yı vurdular. Kamil Paşa hükümetini istifa ettiler.

1:03:07 Mahmut Şevket Paşa 31 Mart'ta gelmişti ya Selaneten hareket ed onu yaptılar. Tarihi Mahmut Şevket Paşa da vuruldu gitti. O da bir suikasteye gitti. İttihat Terakkin'in Bağ Bari baskısına yapmasına sebep olan olay ne biliyor musun? Edirne'nin Bulgarlara verileceği söylentisi. Peki en sona ne oldu? İttihat Terakki'nin eliyle gittik Bulgarlara Edirne'yi verdik. Ha daha sonra Edirne'yi aldık. O da ayrı konu. Enver Paşa gene aldı. O yüzden tarihte iki tane Edirne ile alakalı unvan verildi. Biri Edirne müdafii yani Edirne'yi savunan Mehmet Şükrü Paşa. Bir de tekrardan Edirne'yi kurtaran kim? Enver Paşa ama çok zor günler geçirmiştir Edirne öyle söyleyeyim size. Ya Edirne'de

1:03:55 camileri asıyorlardı Bulgar bayraklarını ya camileri hepimizin bildiği Selimiye camiler falan yok mu lazım? Bayrakları Selimiye Cami bütün şeyleri astlar her yer Bulgar zaten yakaladıklarını Merişle Tuncan atıyorlar. Nereye atacaklar? Günlerce cesetler yüzdü. Ne ya? Trakya katliamları çok az anlatılıyor bu ülkede. Biz biraz da bu katliamları devlet eliyle anlatmamamızın sebepleri yapılan anlaşmalar var, protokoller var, geçmişi unutma var. Daha sonra birliktelikler var. İşte mesela Bulgaristan'da bir Dünya Savaşı'da beraberiz. İki gün sonra sizler de biliyorsunuz şeyde Balkan paktında gene beraberiz. O yüzden bazı devletlerle aradaki bu katliamlar silinmiş anlatılmıyor. Ama hafızalardan

1:04:40 giderse aynı katliamı bir kere daha yaşamayacağımızın hiçbir garantisi yok. Tarih sana tekerrür ediyor da ona etmiyor mu? Bulgar gene girse Allah korusun sınırdan o yaptıkları katliamların aynı benzerini yaparlar. O katliama uğrayan millet eğer bu katliamı unutursa aynısını yaşar. Tarih tek sana tekerrür etmiyor. Sen burayı kaçırıyorsun işte. Aynı adamın aynı davranışını gerçekleştiriyor. O yüzden unutmayacaksın ki bir gün Bulgar geldiğinde köyüne onun seni öldürmek niyetiyle geldiğini bileceksin. Edeköy'de öyle oldu. Edeköy katliamında asıl Edeköy halkı anladı durumu katliam yapılacağını. Köy komple göç ediyordu. Durdurdular ya. Dediler ki kaçıncı yüzyıldayız ya? Ne Bulgar katliam mı yapar dediler. Köy adamları geri

1:05:27 gönderdiler. Öyle katledildi 2000 kişi. Anladın mı muhabbeti? Hani yapmıyordu bunlar? Avrupalıydı, Batılıydı. E anlattık da Yunan ta tripoliçiden başladı. >> E demek istediğim ne? Tarihin tekerrür noktasında en önemli savaşlardan bir tanesi Balkan. Ama Balkan'ın arkasına hemen Dünya Savaşı işlen sonra milli mücadele işlendiği için o arada kaynıyor. Yani aslında meselenin başlangıç yerleri buralardan itibaren alınması lazım. Türk milletinin hafızasının başlayacağı yerler buralar. Biz milli mücadelede sondan başlayıp geriyi unutuyoruz. Bunu hatırlarsan milli mücadelenin değeri oluyor. İşte Edirne olayı gerçekten çok farklı.

1:06:13 Mehmet Şükrü Paşa ya büyük adam ya. Vallahi bir Gazi Osman Paşa ile Mehmet Şükrü Paşa arasında ne fark var ya? Biri Plevne'de biri Edirne'de. Müthiş. Ama dediğimiz gibi az bilinen noktaları anlatmayı ya ve buradaki özellikte eee Balkan olaylarını iyi dinlemek lazım. Biz şimdi 8 Ekim'de Karadağ saldırısından önce aslında Türkiye'de mitingler yapılıyor. Artık savaş geliyor. Belli bağırıyordu bizim erkekler, gençler. Filipe'ye savaş, Sofya'ya savaş. Hep geri almak için yani. Ama öyle oluyor mu? Bak elindekinden de oldu. Asker kökenlinin yönetmesi bazı askeri başarıların kazanılacağı anlamına gelmiyor. Olmadı da zaten. Evet. Şimdi biz bunları hepsinin

1:06:59 nedenleri, savaşı kaybetme nedenlerimiz hepsini yazacağız. Peki biz bu savaşı niye kaybettik? Mantık düşün. Dör tane devletse dört farklı cephede iki farklı cephe açtık ama askeri 4e böldük. İki biz savaş öncesi neredeyse bazı kaynaklar 65.000 bazı kaynaklar 75.000 Orduyu gençleştirme politikası altında eee teris ettik. Hani imanım kadar vicdanım kadar eminim diyordu ya Balkanlardan. E bu kadar eminsen mantıken ne olur? Orduyu gençleştirelim. O yıllardan beri savaşta olan insanları gönder. Mantık doğru. Zamanı yanlış. Zamanı yanlış. Mustafa Kemal 1923 Lozan Konferansından sonra bekledi. Bekledi bekledi. Dünya hali bir daha savaş oldu diye baktı ki savaş ihtimali ortadan kalktıktan sonra askeri ters etti. Niye? E deneyimsiz deneyimli deneyimsize bir

1:07:44 olur mu? Tecrübeli, tecrübesizde bir olur mu? Birinci kıyaset Keyevde hatırla Kösedağ savaşı tecrübesizler diyordu ki buraya gidelim buraya. Tecrübeliler diyorduk yapmayın oğlum. Dağın bu tarafına gidilir mi dediler. O çılgın dediğimiz hani o savaşmaya isteği olan gençler o savaşın kaybedilmesine neden oldular. Tarih tekerden ibaret o işte. O niye ibaret? Bundan ibaret. Okuyacaksın ki aynısını yapmayacaksın. İşte bu meselelerde 75.000 askerin savaş öncesi ters edilmesi bir de var. E bir de ne var? İttihat Terakkili subaylar, Hürriyette itirafçı subaylar, Halaskaranın Zabitan diye bir tane grup var. Yani Ordu üçe bölünmüş kardeşim. Ordu subaylar arasında ihtilaf var. Düşünebiliyor musunuz? Düşünebiliyor musunuz? Bir tane subay var burada. Nazım bak subaya.

1:08:30 Bu tepeyi savunuyor. Tamam mı? Diğer bir subay var. Bu da bu tepeyi savunuyor. Aralarındaki mesafe 500 metre. Bu subay ittihat ve Terakkici. Bu subay hürriyet ve itilafçı diye birbirlerine yardım etmediler. Yardım. Yardım. Görüyor burada adamın zor durumda olduğunu. Bu yardım etmiyor. Görüyor buradaki bu yardım etmiyor. Böyle bir şey olur mu ya? Askerin içine siyaset girerse, particilik girerse ne olur? Askerin partisi olur mu ya? Askerin bir partisi vardır. O da vatandır kardeşim. Başka partisi olamaz. İşte bu sebep. Özellikle subaylar arasındaki itilaflı çekişme bizi perişan etmiştir. Bir hürriyet ve itirafçı subay kendi emrinde çalışan İttihat ve Terakki subaya söz geçirememiştir. Birbirlerini buralarda

1:09:17 vurmuşlardır. E bunların hepsi savaş kaybetmede ne yapacaksın? Tabii ki savaşı kaybedersin. Savaşı kaybetmemizin nedenleri bunlar. E savaş sonunda imzalanan anlaşmaya bakıyorsun. Londra Anlaşması. Şimdi ben o Londra anlaşması size haritada bizi nereye götürdüklerini göstereceğim. Ver bakalım kardeşim şu şeyi bana. Mavi şeyi ver. Bak buraya. Şimdi Balkanlarda biliyorsunuz her yerimiz var da tamam ama şimdi Balkanlarda artık 1913 Londra anlaşması var ve bu anlaşmaya göre yeniden çizilen bir sınır var. Baktık şöyle haritamızı çizdik. Şurada eskiden buralar bizim değil

1:10:03 miydi? Şurada bir ırmak var. Bu ırmağın adı ne kardeşim? Bu ırmağın adı Meriç. Tamam. Peki bu Meri çırmağı normalde bizim Bulgarlarla doğal sınırımız ve bu Bulgarlar burayı aşıp Kırklareli Edirne ve Tekirdağ' aldıklarına göre yani oranın adı Doğu Trakya diye geçer. O zaman bizim Doğu Trakya ve Batı Trakya ayrımızı belirleyen aslında bir nehirdir. Nehrin doğu kısmı İstanbul'a kadar olan nedir Nazım? Doğu Trakya. Nehrin bu tarafında kalan neymiş? Batı Trakya. Çok güzel. Peki bak buraya. Biz adamlar diyor ki bize, adamlar diyor ki 1913 Londra Anlaşması'ndan bahsediyorum. İngiltere'nin 6 tane büyük devlet biz bile yokuz. Ha bizim sınırımızı

1:10:49 başkaları belirledi. Dedi ki kardeşim şurada bir hat var. Bu hattın adı neymiş kardeşim? Midye. Şurada da bir hat var. Bu hattın da adı neymiş? Enes. Ben buradan dedi şöyle bir hat çiziyorum dedi. Eee bu biraz daha keskin. Şöyle dikine bu hattın Osmanlı batısında olmayacak dedi. Bak şimdi bu hattın batısında o zaman nere var? Doğu Trakya var. O zaman nere var? Batı Trakya var. Savaş esnasında zaten bağımsızlığını

…

Share

YouTube Video Özetleri