0:00 Canlarım selamlar. 39 günde AYT tarih kampımızın 6. günündeyiz. İslam medeniyetinin doğuşunu anlatacağız. Biliyorsunuz bir iki günlük ara vermiştik. AYT soru bankam geciktiği için yeni çıkmıştı. Eee, temin edenler için kargo süresini hesapladık. Bir ik gün içerisinde bizim öğrencilerin ellerine masalarına gelir diye iki gün bekledik. Şimdi AYT kampımıza devam ediyoruz. Bugün İslam medeniyetinin doğuşunu anlatalım. Hemen ardından ödev testimiz AYT soru bankası'ndan 15, 16 ve 17 testler olacak. Birlikte o soruları çözeceğiz ve soruları çözdükten sonra canlarım göreceksiniz konuyu da ya da karşınıza gelebilecek diğer seçenekleri, olasılıkları, soru tarzlarında çok rahatlıkla halledeceksiniz. Lütfen konudan sonra soruya geçmeyi ihmal etmeyin. Bizim için gerçekten soru kampı
0:47 çok çok değerli AYT kısmında. Şimdi zaman kaybetmeden başlayalım canlarım. Bakın 2023 yılında İslam medeniyetinin doğuşunda SOS 1 kısmından soru geldi ve Habeşistan cevap olmuştu. Müslümanların ilk göç ettikleri yer sorulmuştu. Daha sonra 2024'e baktığımızda evet eee Tebük seferi ile ilgili bir sınav sorumuz vardı. 2025 yılına baktığımızda da Mekke'li müşriklerle Medineli Müslümanlar arasında yapılan mücadeleler arasında hangisi bulunmaz gibisinden bir soru vardı. O da canlarım neydi biliyor musunuz? Bakın, e, Hayber'in fethini koymuştu. Hyber Yahudilerden alınan bir kale olduğu için Mekke'li müşriklerle yapılan bir mücadele değildi. Dolayısıyla burası ÖSYM'nin önemsediği AYT'de sürekli soru gelen yerlerden bir
1:34 tanesi. Sen de ona göre çalış. Tamam mı? Hemen başlayalım. Şimdi canlarım, 571 yılında Hz. Muhammed dünyaya geldi. Mekke kentinde doğdu ve Hz. Muhammed zaten 632 yılında Medine kentinde vefat edecek. Veda hutbesini yayınladıktan sonra. Şimdi ben diyorum ki 610 yılında Hz. Muhammed'in peygamberliği geldi. E ne oldu? 5 yıl sonra Müslümanlar ilk göç hareketini gerçekleştirdi. Habeşistan'a hicret ettiler. Canlarım 615 yılında Habeşistan yani günümüzdeki Etiyopya topraklarına göç etmişler. Ama daha sonra asıl göç hareketi olan hicret gerçekleşmiş. Ne zaman? 622 yılında. Bir kronolojisini çıkaralım olayın. Ondan sonra anlatıma başlayacağım. Bakın
2:20 hicrette şuna dikkat edin canlarım. Mekke müşrikler Mekke'de Müslümanları barındırmamışlar. Müslümanlar da ne yapmış? Medine'ye göç etmek zorunda kalmış. Buna dikkat edersiniz. Daha sonra Medine sözleşmesi imzalanmış. Bedir Savaşı, Uhud Savaşı, Hendek savaşı ve daha sonra Hudeybiye barışı imzalanmış. Yahudilerden Hayber Kalesi alınmış. Muteferi Doğu Roma üzerine bak Tebük Seferi Doğu Roma. Bu şekilde bir sıralamayla Hz. Muhammed vefat etmiş. Biz bunların şimdi hepsini göreceğiz. Ayrıntılı inceleyeceğiz. Şimdi canlarım burada güzel bir harita var. Bu haritaya göre ne söyleyebilirim? Arap Yarımadasını görüyorsunuz. Arabistan coğrafyası, Arap Yarımadası dediğim coğrafya Sasani İmparatorluğuyla Mısır medeniyeti yani Doğu Roma İmparatorluğu arasında sıkışmış bir medeniyet. Ve
3:06 burası canlarım böyle bereketli, verimli topraklar değil. O yüzden başka toplumlar için böyle cezbedici bir alan değil. O yüzden istilaya uğramamış, ilgi çekmemiş bir coğrafyadır. Aklımızda olsun. Üç kıta arasında yer almasına rağmen yani Asya, Avrupa, Afrika kıtasının ortasında yer almasına rağmen ilgi çekici değil. Çünkü verimli bir coğrafya değil. İklim şartları. Etrafındaki coğrafi şartlara baktığımız zaman çöllerle kaplı filan ilgi çekmemiş. Canlarım, Arap toplumunda çöllerde yaşayan göçebeler bedevi olarak ifade edilirken köylerde ve şehirlerde yerleşik yaşam tarzına sahip olanlara hadari denilmiş. Bedevi neymiş? Çölde yaşayan göçebe hayat sürenler. Hadari neymiş? Köylerde, şehirlerde yaşayan
3:53 yerleşik hayat sürenler. Tamam mı? Bedevi ve hadariyilere dikkat. Toplumda da canlarım üç tane ana başlık, ana unsur toplumsal sınıf varmış. Hürler, köleler ve mevaliler. Bu mevalii Arap olmayan Müslümanları ifade ediyor. Şimdi sen Müslümansın, ben de Müslümanım. Ben Türküm, sen eee Arap bir Müslümansın. Canlarım böyle bir durumda Arap Müslümanlar daha değerli oluyor. Yani senin Türk olman, Müslüman olduk, Müslümansın ama Türk, Sırp, Bulgar ya da başka bir kavimden oluyorsan, Arap değilsen dışlanıyorsun. Daha aşağıda görülüyorsun. Mevali politikası bu anlamda bir ırkçılığı ifade ediyor. Arap üstünlüğünü ifade ediyor. Arap olmayanların Müslüman olsa bile dışlandığı bir politika oluyor. O yüzden
4:39 bu mevaliler deyince aklımıza gerçekten dışlanan kesim gelebilir canlarım. Bunun dışında Arap toplumunda İslamiyetten önce özellikle biz kabilecilik görüyoruz. Yani soy üstünlüğü var. Kabileler arasında çatışmalar var. kan davaları yaşanıyor. Bu da Arap toplumunda siyasi birliğin oluşmasına engel olmuş. Yani birlikte mutlu mesut yaşayamıyorlar. Sürekli çatışma halindeler. Kan davaları ve kadına değer verilmeyen bir yapıdalar. Kadına günümüzde de değer vermiyorlar. Böyle bir anlayış içerisindeler. Araplar arasında canlarım haram aylar var. Yani haram aylardan kastımız şu. Zilkade, Zilhicce, Muharrem, Recep gibi aylar haram aylar sayılmış ve bu aylarda savaş yapmak yasakmış. Ya buralarda bari bu
5:26 dönemlerde savaşmayalım demişler ama buna rağmen haram aylarında da savaşlar çıkmış ve bu haram aylarında yapılan savaşlara Ficar savaşları adı verilmiş. ÖSYM bunu önemser canlarım. Ficar savaşlarını herkes bilmek zorunda. Demek ki Arap toplumunda haram aylarda yapılan savaşlara Ficar savaşları deniliyor. Sakın sakın unutma. Arabistan genelinde canlarım putperestlik çok hakimmiş. Hristiyanlık Musevilik haniflik. Haneflik de Hazreti İbrahim'in dini. Yani tek tanrılı bir inanış ve bu şekilde farklı farklı inanışta olan insanlar var. Ama burada tabii putperestlik Mekke'de hakim olan dini görüştür. dini düşüncedir ve gerçekten puta tapma anlayışı o dönemde mevcutmuş.
6:12 Arabistan'ın en önemli geçim kaynaklarından biri canlarım ticaret yapmak. Ticaretin gelişmesi için de zaten düzenli olarak panayırlar düzenleniyor. Aslında bu panayırların Arabistan coğrafyasında yapılması çok iyi. Hem alışveriş yapılıyor, hem ebedi sohbetler yapılıyor, hem şairler şiir filan okuyor. Aslında Arap toplumunu birbiriyle kaynaştıran bir şey bu panayırlar. Hatta bu panayırlar arasında en değerlisi, en bilineni Ukaz panayırlarıdır canlarım. Belki duymuşsunuzdur. Ukaz panayır deyince Arabistan topraklarında düzenlenen panayırlar gelsin aklımıza. İslamiyetten önce Arap Yarımadası'a cahiliye dönemi denilen bir dönem yaşanıyor. Eee, bu döneme neden cahiliye dönemi demişler? Çünkü canlarım insanların okuma yazma bilmemesi, bedeviliğin yani çöllerde
6:58 göçebe yaşamın hakim olması, medeniyet bakımından geri kalmış olmaları, kadınlara yönelik kötü muameleler ya da putlara tapılması, bilgisizliğin kutsanması, önemsenmesi. Bunlar bu toplumun bu dönemde cahiliye dönemi denilen bir dönemi yaşamasında etkili olmuş canlarım. Buna rağmen cahiliye döneminde Hilful Fudul denilen bir teşkilat kurulmuş. Hz. Muhammed'in de içinde bulunduğu bir teşkilatmış bu. Burayı çok önemseyelim. Bu teşkilatta bulunan gençler Mekke'de herhangi birine bir zarar geldiğinde, bir haksızlık olduğunda, o haksızlığı gidermek için faaliyet göstermiş bir teşkilattır. Hazreti Muhammed de bu teşkilat içerisinde yer almıştır. Şimdi canlarım geldik İslamiyet yayılıyor kısmına.
7:45 Burada ne diyeceğiz? Bakın Hz. Muhammed 610 yılında vahiyini alıyor. Hz. Muhammed'e peygamberlik 610 yılında geliyor. Bundan sonraki süreçte tabii Mekke'li müşrikler bundan çok rahatsız oluyorlar. Çünkü İslamiyet'in yayılmasını istemiyorlar. Baskılarını artırınca da Mekke'de Müslümanlar ne yapıyorlar? Tamam diyorlar. İlk göçlerini başlatıyorlar. Müslümanların ilk göç ettikleri yer Habeşistan toprakları oluyor. Yani günümüzde Etiyopya oluyor. Ne zaman gitmişler? 615 yılında. Daha sonra tabii Mekke'de Müslümanlar yaşamaya devam ediyor. Bir kısım Müslümanlar ve Müslümanlık Mekke'de yayılmaya devam ediyor. E baskılar artıyor bu süreçte. İyice olay, ortam sertleşiyor. Ve o dönemde Medine'den bazı insanlar geliyorlar ve
8:31 Hz. Muhammed'le görüşüyorlar. Hatta bu görüşmeler Akabe denilen bölgede yapıldığı için bu görüşmelere akabe biatları deniliyor. Ve Hz. Muhammed'le görüşen Medinelilerden Müslüman olanlar ne yapıyorlar? Medine'ye geri dönüyorlar. Hatta onlar da orada Medine'de İslamiyet'ti anlatıp yayılıyorlar, yayıyorlar. Bu çok önemli bir gelişme. O zaman akabebiyatları deyince aklımıza bu gelişme gelsin. Daha sonra Mekke'de Müslümanlar üzerindeki baskı artıl göç hareketi yani hicret yaşanacak. Hz. Muhammed yanına Hz. Ebubekir'i ve Müslümanları da alarak 622 yılında Mekke'den Medine'ye göç edecek. Ve bu hicret sırasında canlarım göç edenlere dikkat edin. Hicret sırasında
9:16 göç edenlere muhacir adı verilecek. Bu göç eden insanları Medine'de karşılayan, ağırlayan insanlara isa ensar ismi verilecek. O zaman muhacir ve Ensar kelimelerine özellikle dikkat etmeni istiyorum. Tamam mı? Hicret gerçekleşti. O zaman hicretin sonuçlarında ne olacak? Bak Medine İslam devleti artık kurulmuş olacak. Bunu asla unutmayacaksın. Demek ki Medine İslam devleti yani bizim bildiğimiz İslam devleti hangi gelişmeyle kurulmuş? Hicretle. Daha sonra İslamiyet'in daha artık rahat yayılma alanı bulduğunu görüyoruz. Müslümanlar en azından bir süreliğine Mekke'li müşriklerden kurtulmuş oldular. Ama biraz sonra göreceğiz artık ne olacak biliyor musunuz? Eee, Medine İslam Devleti'nin üzerine sürekli
10:02 sürekli Mekke'li müşriklerin saldırılar düzenlediğini göreceğiz. Biraz sonra onlara değineceğiz zaten. Medine'de Müslüman olmayanlarla Müslümanlar arasında Medine sözleşmesi imzalanacak. Canlarım şöyle düşünün. Müslümanlar Medine'ye gitti. Tabii Medine'ye gittiklerinde orada bir sürü insan vardı. Bir sürü inanç vardı. Şimdi Müslümanlar oraya gittikten sonra artık ortak bir şehirde yaşayacaklar ve ortak bir şekilde yaşayabilmek amacıyla birlikte ne yaptılar? Medine sözleşmesi denilen bir sözleşme imzaladılar. İşte bu Medine Sözleşmesi deyince aklımıza ne gelecek? İslam devletinin anayasası gelecek. Bu sözleşmeyle Medine'de düzen sağlanmış olacak. Şimdi canlarım geldim asıl savaşlara. Bedir Savaşı Mekke'li müşriklerle Müslümanlar arasında yapılan
10:47 ilk savaştır. Bu olayın mantığı çok basit. Şimdi Müslümanlar Mekke'den Medine'ye göç ettiler ya. Göç ederken kendi malları, malları, mülkleri hep Mekke'de kaldı. İşte Mekke ile müşrikler Müslümanların Mekke'de kalan mallarını satıyorlar, yağmalıyorlar. Müslümanlar da ne yapıyor? Buna dayanamıyor ve saldırıya geçiyorlar. Müslümanlar bu savaşı Mekke'li müşriklere karşı kazanmışlar. O zaman Bedir Savaşı'nda Müslümanlar ne yapmış? Savaşı kazanmış. Bunu asla unutmayın. Şimdi Müslümanlar savaşı kazandıktan sonra canlarım tabii savaşta elde edilen ganimetler savaşa katılanlar arasında ne yapılıyor? Pay ediliyor. Zaten İslam geleneğinde böyle bir şey var. Savaşta elde edilen mallar ganimet olarak görülür ve savaşa katılanlar arasında pay edilir. Bu da
11:33 tabii ne oldu? Bu ganimet paylaşımı İslam savaş hukukunun temelini atmış oldu. Buna dikkat edersiniz. Burada canlarım tam böyle AYT'lik çok kritik bir nokta var. Sakince anlatıyorum. Güzelce dinleyin. Bakın Bedir Savaşı kazanıldıktan sonra tabii savaşta elde edilen esirler var. Müslümanların elinde bir sürü esir var. Ve Hz. Muhammed şöyle düşünmüş. Savaş esirlerinden fidye yani para ödeyecek durumda olmayanlar Müslümanlara okuma yazma öğretirlerse onları serbest bırakacağız." demiş Hazreti Muhammed. Dolayısıyla burada okuma yazma bilenlerin 10 tane Müslümanı okuma yazma öğretmesi karşılığında serbest bırakılması çok önemli bir karardır. Eğitime de verilen önemi gösterir. Bunun Bedir Savaşı'nda yapılan
12:19 bir anlaşma, alınan bir karar olduğunu lütfen unutma. Tamam mı? Bedir Savaşı'nda savaş esirlerinin Müslümanlara okuma yazma öğretmesinin eğitime verilen önemi gösterdiğini unutmayacağız. Gelelim Uhud Savaşı'na canlarım. Biraz önce Mekke'li müşrikler yenilmişti. Bunun öcünü almak istediler ve Mekke'li müşrikler Bedir Savaşı'nın intikamını almak için Müslümanların denetimine geçen Suriye Mısır ticaret yolunu yeniden ele geçirmek için saldırıya geçiyorlar. Hz. Muhammed'le tabii savaş olacağını görüyor. Ve o dönem bir tepe var canlarım. Aynin tepesi. Bu tepeye e Hz. Muhammed okçu yerleştiriyor ve okçulara diyor ki, "Her ne olursa olsun bu bölgeden bu tepeden ayrılmayacaksınız. Çünkü siz hakim bir konumda yüksektesiniz. Siz buradan
13:05 ayrılmazsanız bu savaşı kazanırız di" diyor ve gerçekten de okçuları çok kilit bir noktaya yerleştiriyor. Savaş sırasında canlarım sert bir savaş ama sakın böyle bu savaşları işte 50.000 100.000 000 kişinin yaptığı savaşlar olarak düşünmeyin. 300 500 kişi, 1000 kişinin katıldığı bir savaş olarak düşünün. Ve mesela bu okçuların yerleştiği bölgedeki asker sayısı 4050 civarı. Öyle düşün. Yani çok böyle devasa sayılar yok o dönemlerde. Neyse şimdi aynayın tepesinde okçular bekliyor. Savaş başlıyor. Hz. Haz. Muhammed bu savaşta yaralanıyor. Hatta Hazreti Hamza yani amcası Uhud Savaşı'nda şehit oluyor. Bunlar önemli gelişmeler. Buna rağmen savaş devam ediyor. Hatta Müslümanlar Mekke'li müşriklerin de önüne geçiyor. Yani iyi gidiyor savaş. Ama savaşın kazanıldığını
13:51 düşünen bu tepedeki okçular ganimet paylaşımı için aşağı iniyorlar. Ondan sonra Müslüman ordusu ne yapıyor? Mekke müşriklere savaşı kaybediyor. O zaman Uhud Savaşı Müslümanların kaybettiği savaş olmuş. Hatta büyük kayıp Hz. Hamza şehit olmuş. Haz Muhammed de bu savaşta yaralanmış. Buna dikkat edersiniz. Hendek savaşı. Mekke'li müşrikler geliyorlar. Medine'deki Müslümanların artık ipini çekmek, olayı bitirmek istiyorlar. Saldıracaklar. Ama burada Selmani Farisi diye bir adam var. Diyor ki Hz. Muhammed'e bir öneride bulunuyor. Diyor ki, "Medine şehrinin etrafını surlarla çevirirsek" diyor, "Mekkeli müşrikler bize saldıramaz, buradan geçemez" diyor. Ve gerçekten de Hendek Savaşı adından belli Medine şehrinin etrafının böyle hendeklerle, şeylerle,
14:37 çukurlarla kazıldığı, savunma yapıldığı bir savaştır. Mekke'li müşrikler gelmişler hiçbir şey yapamadan geri dönmek zorunda kalmışlar. Bu canlarım artık Mekke'li müşriklerin Medine'ye karşı başlattığı saldırıların sonu olmuş. Yani bundan sonra artık Mekke'li müşriklerin saldırdığını görmeyeceğiz. Medineli Müslümanların daha güçlü olduğunu ve saldırıya geçtiğini göreceğiz. Buraya kadar tamamız. Bedir Savaşı, Mekke'li müşriklerle Müslümanlar arasında yapılan ilk savaş. Uhud savaşı. Bedir Savaşı'nın intikamını almak isteyen Mekke müşrikler saldırdılar ve kazanmayı bir şekilde başardılar. Hendek Savaşı'nda Mekke'li müşrikler geri dönmek zorunda kaldı. Devam ediyorum. Geldim Hudeybiye anlaşmasına. Canlarım burada da ne bilelim? 628 yılında Hudeybiye anlaşması niye yapıldı? Şimdi
15:23 Mekke'den hicretle Medine'ye Müslümanlar göç etti ve Medine'deki Müslümanlar Mekke'ye ibadet etmek için geri dönmek istiyorlar. Yani ibadet için o tarafa bir geçmek istiyorlar. Ama Mekke'li müşrikler bunu istemiyor. İzin vermek istemiyorlar. Yapılan görüşmeler sonucunda canlarım şöyle bir karar alınıyor. Bakın Hudeybiye anlaşmasına göre tamam Müslümanlar o yıl Mekke'ye girmeyecek. umre eee hac ibadetini gerçekleştirmeyecek. Mekke bir kişi Hz. Muhammed'e sığınırsa Hz. Muhammed o kişiyi geri iade edecek. Ama Medineli bir Müslüman Mekkelilere sığınırsa yani Hzret Muhammed'in yanından birisi Mekke tarafına geçerse onlar o kişiyi teslim etmeyecek. Şimdi bakıldığında aslında
16:09 Medineli Müslümanlar için dezavantaj gibi görünen bir durum var değil mi? Hz. Muhammed'in yanındaki bir Müslüman Mekke'li müşriklere sığınırsa o tarafa geçerse Mekke'li müşrikler onu teslim etmeyecek. Ama o taraftan bu tarafa gelen biri olursa geri iade edilecek. Evet kötü gibi görünen bir anlaşma ama şöyle bir sonuç ortaya çıkarmış. O taraftan bu tarafa gelen kişiler kabul edilmediği için geri o tarafa da dönmüyor, bu tarafa da giremiyor ve orta yolda ticaret yollarında Mekke'li müşriklere zarar veriyorlar. Bu aslında sonuç itibariyla Medineli Müslümanların işine gelen bir anlaşma olmuş. Burada da Hz. Muhammed'in öngörüsü, Hz. Muhammed'in o dönemde yaptığı bu anlaşmanın aslında iyi bir anlaşma olduğunun da göstergesi olmuş. Burada canlarım AYT için en kritik nokta tabii
16:55 ki şudur. Mekke'li müşrikler Hudeybiye anlaşmasıyla Müslümanların varlığını resmen tanımış. Çünkü oturmuşlar Müslümanlarla bir anlaşma imzalamışlar. Bunu asla unutma. Bak şu ana kadar ne dedim? Hicrette çok önem verdiğimiz bir nokta vardı. Hicret Medine İslam devleti kurmuştu. Bu açıdan çok önemliydi. Hudeybiye anlaşması isa Müslümanların Mekke'li müşrikler tarafından resmen tanındığı gelişme. Bunlar ayrıca notlarında olsun. Kitap yoksa not defterinde bu cümle olmalı. Tamam mı? Çok önemli. Hemen devam ettim. Hayber'in fethi. Canlarım şu ana kadar yapılan şeyler hep Mekkeli müşriklerle Medineli Müslümanlar arasında yaşanan gelişmelerdi. Ve AYT'de ÖSYM bunu sordu. İşte hangisi Mekkeli müşriklerle yaşanan gelişmelerden biri değil. Şimdiye
17:41 kadarki hepsi Mekkeli müşriklerleydi. Ama Hyber bak Yahudilerle yaşanan bir gelişme. Yahudilerin elinden Hyber kalesi alınıyor. Hatta Hayber kaleleri orada bir sürü kale ele geçirilmiş. Ama biz ne diyoruz? Hayber'in fethi diyoruz. Hayber Kalesi Müslümanların eline geçince Şam ticaret yolunun güvenliği sağlanmış olduğu Mute seferi ya da savaşı deyince 629 yılında canlarım burada Müslümanlarla Bizans arasında bir mücadele yaşanıyor. Zaten Müslümanlarla Bizans arasında yapılan yani Doğu Roma İmparatorluğu arasında yapılan ilk savaş Mute savaşı ya da Mute seferi. Buna özellikle dikkat etmeni istiyorum. Böyle sorularda canlarım, AYT sorularında mesela şu cümleleri kullanabilir. Şimdi bu cümleler Milli Eğitim Bakanlığı dersi
18:27 kitabında yazdığı için ön bilgi olarak bu cümlelere bir göz atın. Tamam mı? Ben kafanızı karıştırmıyorum şu an ama bu cümleler de böyle ön bilgi olarak sorularda karşımıza gelebilir. Tabii ki en değerli bilgi burada nedir? Müslümanlarla Bizans arasında yaşanan bir gelişme olması. Geldim Mekke'nin fethine. Şimdi şöyle düşünün. 622 yılında Müslümanlar Mekke'den Medine'ye göç etti. 623, 624, 625, 626, 627, 628, 629, 630. Artık Medineli Müslümanlar anavatanlarına, İslamiyet'in yayılmaya başladığı yere geri dönecekler. Artık bu dönemde güçlendiler. İyice İslamiyet yayıldı, güç kazandılar ve ne yapıyorlar? 630 yılında Mekke'ye
19:13 geliyorlar. Mekke'yi fethediyorlar. Hatta Mekke'deki o putlardan Mekke'yi temizliyorlar. Bu çok önemli gelişme canlarım. Artık Mekke Müslümanların eline 630 yılında geçmiş oldu. Huneyn Seferi dersem şimdi Mekke Müslümanlar tarafından ele geçirildiği için Taifliler putperest olan diğer kabilelerle birleşmişler. Büyük bir ordu hazırlamışlar. Ama yapılan bu savaşta Medyine İslam Devleti savaşı kazanmış. Arap Yarımadası'ndaki son putperest tehdit de ortadan kalkmış oldu canlarım. Gelelim Taif seferine. Yeni 630 yılında yaşanan bir gelişme. Biraz önce Hunein Savaşı'nda Taifliler Mekke'li müşriklere yardım etmişti. Ya Hz. Muhammed Taif üzerine sefer düzenledi. Fakat burada surlar güçlü surlarla çevrili bir
20:00 bölgeden bahsediyoruz. O dönemin şartlarını düşünün imkanlarını, teknik imkanlarını. Bu sefer başarısız olacak. Yani şehir fethedilemeyecek. Ama ertesi yıl Taifliler ne yapmışlar? Hz. Muhammed'e elçi göndermişler. Müslüman olmak istediklerini belirtmişler. Gelelim Tebük seferine canlarım. Bizans'la yani Doğu Roma İmparatorluğuyla Medine İslam Devleti arasında yaşanan bir gelişmedir. Burada aslında bir savaş olmuyor. Asılsız bir haber ortaya çıktığı için eee savaş olacakmış gibi düşünülüyor ama herhangi bir savaş gerçekleşmiyor. Ama bu yaşanan gelişme hangi devletler arasında? Medine İslam Devleti ile Bizans yani Doğu Roma arasında. Daha sonra canlarım bakın 632 yılında Hz. Muhammed veda hutbesini yayınlayacak ve ne yapacak? Vefat edecek. Hz. Muhammed'in Medine'de vefat
20:45 etmesi üzerine cenazesi kendi evine defnedilmiş ve burası günümüzde Mescid-i Nebevi'nin içerisindeki Ravza-i Mutahhara olarak ifade edilmiş. Gelelim dört halife dönemine. Şimdi canlarım Haz. Muhammed vefat ettikten sonra dört halife dönemi başlar. 4 halife deyince de aklımıza evinin önünde oturan adam kodlaması gelsin. Bilmiyorsanız böyle kodlayabilirsiniz. Evinin önünde oturan adam yani Hzreti Ebubekir, Haz Ömer, Haz Osman, Haz Ali dör tane halife var. Hz. Muhammed'in halefleri. Haz Muhammed'ten sonra gelen kişiler ve İslam devletiin liderliğini yapacaklar canlarım. Özellikle dört halife deyince aklımıza en başta şunu gel şu gelmeli. Şimdi halifeler seçimle iş başına geldiği ve
21:32 Müslümanların sevdiği insanların seçilmesiyle yönetime geldikleri için bu döneme cumhuriyet devri denmiş, cumhuriyet dönemi denmiş. İslam tarihinde cumhuriyet devri halifelerin seçimle sevilerek iş başına getirilmesiyle alakalı bir durummuş. Şimdi Hz. Ebubekir dönemi gelişmeleri. Bunlar doğrudan soru oluyor bize. Bakın Hz. Ebubekir döneminde riddet savaşları yapılmış. Bu çok önemli. Bir kere ridde dini reddedenle yapılan bir savaş. Ne demek istiyorum? Hz. Muhammed döneminde Müslüman olup da Hz. Muhammed'ten sonra hemen ölümünden sonra dinden dönenler sıkıntı çıkarmışlar. Hzreti Ebubekir de dinden dönenleri dini reddedenlerle ridde savaşlarını yapmışlar ve düzeni sağlamış. Daha sonra bakıyoruz Bizans'la
22:19 Ecnade savaşı yapılıyor. Bu savaşı Medine İslam Devleti kazanıyor canlarım. Bu savaşın kazanılmasıyla Suriye kapıları artık Müslümanlara açılmış oldu. Demek ki Ecnade savaşı hangi dönem gelişmesi? Hazreti Ebubekir dönemi. Kimle yapılmış bu savaş? Doğu Roma. Yani Bizans'la yapılmış ve kazanılmış bir savaş. Dönemin en önemli gelişmelerinden biri Kur'an-ı Kerim kitap haline getirilecek. Buradaki amaç şöyle düşünün. Savaşlarda birçok hafız şehit oluyor. Ayetler unutuluyor. Karışıklıklar olmasın diye Kur'an ayetleri toplanmış. ve kitap haline getirilmiş. O zaman Kur'an'ın günümüze kadar eksiksiz ya da bozulmadan gelebilmesinde tabii ki kitap haline getirilmesi etkili bir unsurdur. Buna
23:05 dikkat. Daha sonrasında Hz. Ömer dönemi başlayacak. Hz. Ömer döneminin en önemli gelişmelerinden bir tanesi Yermük savaşı canlarım. Bizans'la yapılan bir savaştır. Hz. Ömer döneminde Bizans yenilgiye uğratıldı. Suriye, Filistin toprakları bu dönemler, bu bölgedeki şehirler ele geçirildi. Kudüs alındı. Kudüs'ün alınması gerçekten önemli. Çünkü Kudüs üç din içinde kutsal bir topraktı. Müslümanlar, Yahudiler ve Hristiyanlar için kutsal sayılan bir bölgeydi. Kudüs'ün ele geçirilmesi gerçekten önemli. Hz. Ömer döneminin diğer bir önemli gelişmesi Mısır toprakları canlarım. Kudüs kadar önemli bir yer. Mısır Kuzey Afrika'daki çok kritik kilit noktalardan biri. O Süveş kanalının olduğu bölgeyi biliyorsunuz. O bölge yine Hz. Ömer döneminde ele
23:50 geçirilmiş. Demek ki Haz. Ömer döneminde Kudüs'te alınmış. Mısır toprakları da ele geçirilmiş. Bunun dışında inanılmaz önemli bir nokta. Şimdi Sasani diye bir devlet vardı. Sasaniler İran topraklarından Kafkasya'ya, Mavi Raun Nehir bölgesine yayılan çok güçlü bir devletti. Ve Hz. Ömer döneminde Sasanilerle dör tane önemli savaş yapılıyor. Bunlar hangileri? Kadisiye, Celula, Nihavent ve Köprüs savaşları. Burada Sasanileri kaybedilen savaş Köprüs savaşı olmuş. Yani Müslümanlar bu savaşı kaybetmiş. Ama diğer üç savaşı ne yapmış? Hz. Ömer döneminde Müslümanlar Sasanilere karşı kazanmış. Ve sen şunu unutamazsın. Nihavent Savaşıyla artık İran, Irak toprakları ele geçiriliyor ve
24:37 Nihavent Savaşıyla Sasani devleti yıkılıyor. Sasaniler ortadan kalktıktan sonra bak Hz. Ömer döneminde Müslümanlarla Türkler Orta Asya'da sınır komşusu oldu. Niye? Çünkü İran Irak topraklarına geldi Müslümanlar. Dolayısıyla Orta Asya'daki o tampon bölge olan o Sasaniler kalkınca sınır olundu, komşu olundu. Bunu asla unutma. Demek ki Nihavent Savaşıyla varlığı son bulan devlet Sasaniler. Kim döneminde? Hazreti Ömer döneminde. Sakın sakın unutma canlarım. Hazreti Ömer döneminde teşkilatlanma alanında neler yapıldı? Bir kere ülkenin sınırları genişliyor. Sınırlar genişleyince de canlarım ülkeyi yönetmek zorlaşır. Yönetimi kolaylaştırmak için ne yapılır? Ülke idari birimlere ayrılır. O yüzden
25:23 yönetim birimleri bu dönemde kurulmuş. Ülke illere yani belirli bölgelere ayrılmış ve buralarda valiler ve kadılar tarafından yönetilmiş. Kadılar tabii hukuki işlemleri gerçekleştiriyor. Yani mahkemelerde davalara bakıyorlar. Yani adaleti sağlıyorlar. Valilerde idari düzeni sağlıyorlar. Canlarım bu dönemde beytül mal kuruluyor. Asla unutmayın. Devlet hazinesi Hz. Ömer döneminde kurulmuştur. Buna da ne deniliyor? Beytül mal deniliyor. Eğer ben sana beytül mal dersem Haz. Ömer döneminde hazine akla gelecek. Ama ben sana Beytül Hikme dersem Abbasiler döneminde bilgelik evi yani eğitim kurumu akla gelecek. İstersen not al. Çünkü yan yana gelme ihtimali çok yüksek bu kavramların. Beytül Mal devlet Hazinesi,
26:11 Hazreti Ömer dönemi, Beytül Hikme Abbasiler dönemi, bir eğitim kurumu. Sakın unutma. Bu dönemde ilk düzenli ordu ordugah şehirler kurulmuş. Askeri ikdistinin temelleri atılmış. Canlarım bakın ikda sistemi dediğimiz sistem Hz. Ömer döneminde ortaya çıkmış ama ilerleyen süreçte işte Büyük Selçuklu Devleti, Osmanlı Devleti gibi devletler bu sistemi geliştirmiş, ilerletmişler. Demek ki bu sistemin temelde çıkış noktası Hazreti Ömer dönemiymiş. Bu bizim için önemli. Bunun dışında merkezle taşra arasında irtibatı sağlamak, devlet otoritesini güçlendirmek amacıyla posta evleri kurulmuş. Zaten posta evi kurmak, posta teşkilatı kurmak ya da posta işleriyle ilgilenmek hep amaç nedir burada?
26:56 Merkezi idareyi güçlendirmektir. Bir şeylerden devletin haberinin olması devletin neyini arttırır? Otoritesini arttırır. Buna dikkat edersiniz canlarım. Hicri takvim bu dönemde düzenlenmiş. Buna da dikkat edersiniz. Demek ki hicri takvim, ikda sistemi, beytülmal. Bunlar çok kritikmiş. Bunlar ÖSYM tarafından sorulabilirmiş. Lütfen bunlara dikkat edin. Özellikle Nihabent Savaşı'nı çok önemsediğimi unutma. Hz. Ömer deyince Kudüs'ün alınması, Mısır'ın alınması. Bunlar çok çok önemli gelişmeler. Gelelim Hazreti Osman dönemine canlarım. Haz Osman döneminde pazarlarla bir mücadele söz konusu. Hazreti Osman İslamiyet'ti Kafkasya topraklarında yaymak istiyor. O
27:41 bölgelere yaymak istiyorsa kimle savaşmak zorunda? Orada kim var? Hazarlar ve Hazarlar İslamiyet'in yayılmasına o bölgelerde Kafkasya'da engel olmuşlar. Buna dikkat edersiniz. Bu dönemde Kıbrıs ele geçirilmiş. Hatta İslam Devleti'nin ilk donanmasını Hazreti Osman kurmuş. Bu donanmayla Doğu Roma'yla savaşmışlar. Zatü Savariş Savaşı denilen bu savaşı Müslüman orduları kazanmayı başarmış. Bu ilk deniz zaferiymiş. Demek ki İslam donanması ilk kez hangi dönemde ortaya çıkmış? Hazreti Osman dönemi hangi savaş? Zatü Savari Savaşı. Zatü Savari Savaşı'nda İslam orduları hangi devleti yenmeyi başarmışlar? Doğu Roma yani Bizans'ı yenmeyi başarmışlar. Bak Kıbrıs
28:26 alınmış. Daha sonra Tunus toprakları Kuzey Afrika'da ele geçirilmiş. E Hazreti Osman'ın yaptığı en önemli işlerden birisi de zaten Kur'an-ı Kerim'i çoğaltmaktı. Unutma Hz. Ebubekir kitap haline getirdi. Hz. Osman çoğalttı ve ne yaptı? Fethedilen yerlere eee Kur'an-ı Kerim'in nüshalarını gönderdi. Bu da aslında İslamiyetin yayılmasına, Kur'an'ın anlaşılmasına olanak sağlamış oldu. Evet canlarım geldim Hazreti Ali dönemine. Haz Ali dönemi ciddi anlamda iç karışıklıkların yaşandığı bir dönem olacak. Çünkü Hz. Osman öldürüldükten sonra Hz. Osman'ı öldüren katillerin bulunmaması tepkiye sebep olmuştu. Hz. Ali dönemindeki iç karışıklıkların en önemli sebeplerinden bir tanesi bu olmuş ve İslam devleti bu noktada parçalanmanın eşiğine gelmiş. Hatta
29:13 Hazreti Ali'yi istemeyen ciddi bir grup, bir muhalif grup oluşmuş. Hz. Ayşe de yani Hz. Muhammed'in eşi bu gruba öncülük etmiş. Hatta Hz. Ali'nin ordusuyla Haz Ayşe bir savaşa tutuşmuş. Bu savaşta Cemal olayı ya da Cemal vakası olarak tarihe geçmiş. Burada canlarım Hz. Ayşe'nin devesinin etrafında bir savaş, bir çatışma cereyan ettiği için bu olaya bu yüzden cemel ya da deve olayı demişler. Hz. Ali'nin ordusu Hz. Ayşe'nin ordusunu yenmeyi başarmış. Tabii Hz. Ayşe sağlıklı bir şekilde geri gönderilmiş. Bundan sonra Hz. Ali şunu anlıyor. Ben yönetimde bu şekilde ayakta kalamam. Çok baskı var ve beni istemeyen bir grup. Ciddi anlamda Muaviye ve Hz. Ayşe'nin başını çektiği
29:58 bir grup var. Dolayısıyla diyor ben diyor başkenti değiştiriyorum diyor. Şu ana kadar bak Medine İslam Devleti kurulduğundan beri Medine İslam devletinin başkentiydi. Bak Hazreti Muhammed döneminde Hzreti Ebubekir, Hazreti Ömer Hazreti Osman hepsinin döneminde başkent Medineydi. Ama Hazreti Ali başkenti ne yaptı? Kufe kentine taşıdı. Çünkü Kufe Hazreti Ali'yi sevenlerin taraftarlarının olduğu bölgeydi. O yüzden merkezi otoritesini artırmak için başkent değişikliği yaptığını sakın sakın unutma. Daha sonra Muaviye ortaya çıkıyor. Muaviye yine Hz. Osman'ın katillerinin bulunamamasını gerekçe göstererek ayaklanıyor. Taraftarlarıyla birlikte yanına alıyor herkesi ve Hazreti Ali ile Sıffi'in
30:44 savaşına tutuşuyorlar. Bu savaşta Muavi'ye baktığı olmuyor. Hemen ordusuna savaş sırasında Kur'an-ı Kerim'in sayfalarını mızraklarının ucuna takmalarını istiyor ve bir oyun yapıyor. Savaş bir anda duruyor. Çünkü Hzreti Ali'nin ordusu Kur'an-ı Kerim sayfalarını gördüğünde savaşmak istemiyor ve bir hakem tayin edilmesi isteniyor. Sıffin savaşı'ndan sonra belirlenen hakem de Amr bin As. Bu adam da ne yapıyor? Muaviye'yi, halifeliği ne yapıyor? teslim ediyor. Bir anda oldu bittiyle Hz. Ali'nin elinden halifelik alınıp Muaviye'ye bırakılıyor. İşte bu da İslam dünyasındaki ayrılıkları derinleştiriyor, sertleştiriyor. Bu sıffin savaşı ve hakem olayı dediğimiz olay ciddi anlamda sıkıntıya sebep
31:30 olmuş. Bundan sonraki süreçte canlarım Sıfin Savaşı'ndan ve hakem olayından sonra burayı lütfen iyi dinle. Sıffin savaşı ve hakem olayından sonra Hazreti Ali'nin ordusundan ayrılanlar ve hariciler şeklinde üçüncü bir grup olmuş. Yani Muaviye taraftarları var, Hzreti Ali taraftarları var. Bir de Haz Ali'nin ordusundan ayrılıp da ben iki taraftan da değilim diyen hariciler var. Yani İslam dünyasında çok sert ve net bir ayrılık yaşanmış. Buna dikkat edersiniz. Haricilerden bir tanesi Hz. Ali'yi şehit etmiş ve dört halife dönemi sona ermiş. Canlarım o zaman siyasi ayrılıkların sertleşmesi ve bu dönemde büyümesi özellikle Haz Ali dönemine denk gelmesini unutmayın. Cemal Vakasına, Sıffin Savaşı'na çok dikkat edelim.
32:16 Hakem olayını asla unutmayalım. Bunlar İslam dünyasındaki ayrılıkları gösteren savaşlar ya da olaylar. Gelelim Emeviler dönemine canlarım. Emeviler artık İslam dünyasının temsilcisi oldu. Yani Hz. Muhammed'ten sonra dört halife dönemi. Dört halifeden sonra da Emeviler İslam devletini ne yaptı? Temsil etti. İslam devleti deyince akla artık Emeviler gelecek. Sonrasında da ne olacak? Abbasiler gelecek. Peki Hz. Ali'nin şehit edilmesinden sonra Muaviye güçlü bir ordu kurup bu bölgelere hakim oldu ve Emevi hanedanlığını yani ailesini İslam dünyasının liderliğine taşımış oldu. Muaviye Kureyş kabilesinin Ümeyye oğulları veya Emeviler koluna mensup olduğu için devletin ismi Emevi olarak geçmiş. Merkez bu dönemde Şam oluyor.
33:03 Bunu sakın unutma. Bak tekrar söylüyorum. Burası önemli. Hz. Muhammed dönemi, Hz. Ebubekir, Haz. Ömer, Haz. Osmanlı döneminde başkent Medine'ydi. Hz. Ali döneminde başkent Kufe oldu. Ama Emeviler döneminde başkent Şam. Ama Abbasiler döneminde başkent Bağdat olacak İslam devleti bu önemli. Muaviye döneminde canlarım sınırlar genişlemeye başlıyor. İstanbul kuşatılıyor. Ancak İstanbul bu dönemde ele geçirilememiş. O dönemde sahabelerden Eyüp Elnsari bu kuşatmada hastalanmış ve vefat etmiştir. Bunu da bir duymuş olun. Burada şimdi sıkıntı asıl nerede başlayacak? Muaviye normalde şimdi halifelik hani seçimle oluyor. Halkın, Müslümanların sevdiği kişiler halife oluyordu ya. Burada Muaviye ne yapmış biliyor musunuz?
33:48 Halifeliği babadan oğula aktarmış. Yani kendi oğlu Yezid'i veliah tayin etmiş. Bu da İslam dünyasında çok ciddi tepkiye sebep olmuş. Çünkü halifelik e İslamiyet'ti temsil edecek bir kurumdur. Halife olacak kişinin, İslam dünyasında temiz, Müslümanlara örnek olacak birinin olması gerekir. Burada babadan oğula bir yönetime geçmesi artık eee aslında İslam dünyasına da yapılmış bir zulme dönebilir. Çünkü her babanın oğlu iyi olacak diye bir şey yoktur. O yüzden bu halifeliğin artık saltanata dönüşmesi, babadan oğula geçmesi deyince aklımıza Muaviye yani Emeviler gelsin. Tamam mı? Bu çok önemli bir gelişme. Daha sonra ne olmuş? Muaviye'den sonra Yezid'in halife olmasına karşı çıkan Hzreti Ali'nin oğlu
34:33 Hz. Hüseyin Yezid'e bağlılık bildirmemiş. Yani Muaviye'nin oğlunu tanımamış, kabul etmemiş. Ve sonuçta ne oldu? Kerbela denilen olayda Hz. Hüseyin ve ailesi şehit edildi, öldürüldü. Bu zaten Kerbela olayı deyince artık İslam dünyasının toparlanma şansı kalmıyor. Çünkü Hzreti Muhammed'in soyunu katletmiş oluyorsun. Hz. Muhammed'in torunlarını öldürmüş oluyorsun. Hz. Ali'nin evlatlarını öldürmüş oluyorsun. O yüzden Kerbela olayının ötesinde bir olay yaşanamazdı İslam dünyasında. En fazla hani bu olabilirdi ve bu olmuş. Bundan sonra zaten İslam dünyasındaki ayrılıklar artık kesinleşti. Canlarım, Kerbela olayından sonra tabii halifelik yani değişiyor artık. Hani birileri geliyor halife oluyor. Sürekli halifeler
35:20 değişiyor. Halife Abdülmelik diye bir isim var. O yönetime geldiği zaman çok önemli bir gelişme yaşanıyor. O da nedir biliyor musunuz? İlk İslam parasının bastırılması ve Arapçanın resmi dil olarak kabul edilmesi. Yani halife Emevilerde halife Abdülmelik döneminin en önemli iki gelişmesini saydı bana. Ben hemen sana derim ki ilk İslam parasının bastırılması ve Arapçanın resmi dil olarak belirlenmesi. Bunu asla unutmayın. Emeviler döneminde artık Müslümanlar sınırlarını genişletiyorlar. İspanya'ya kadar gidiyorlar. Avrupa'ya topraklarına geçiyorlar. Ve burada Tarık bin Ziyad çok ünlü bir kumandır. Tarık bin Ziyad 1711 yılında Kadix savaşıyla Gotları yeniyor ve İspanya'yı fethediyor. Bu inanılmaz önemli bir gelişme canlarım. Kadi Savaşı'nda Tarık
36:06 bin Ziyad'ı unutmayın. İspanya'nın fethedilmesini asla unutmayın. Hangi savaş? Kad savaşı sakın sakın unutma. Daha sonra tabii Emeviler bu süreçte sınırlarını genişletiyorlar. İlerliyorlar, ilerliyorlar ama Puvatya savaşıyla Franklar Emevileri ne yapıyor? Avrupa'da durdurmayı başarıyor. Demek ki İspanya'nın fethedilmesi Kadx savaşı. Bak, Müslümanların bu bölgede durdurulması 732 Puatya savaşıyla gerçekleşiyor. Bak Hz. Muhammed'ten tam 100 yıl sonra yaşanan gelişmelerden bahsediyorum. Hz. Muhammed 632'de vefat etmişti. Bak 732'de artık Müslümanlar e İspanya'ya, Avrupa'ya geçmişler ve durdurulmuşlar orada. Kim tarafından? Franklar tarafından. Buna dikkat edersiniz. Peki Emeviler neden yıkıldı?
36:53 Emevilerden yönetim neden Abbasilere geçti? Çünkü canlarım Emevilerin izlemiş olduğu bir Mevali politikası var. İnanılmaz önemli bir gelişme bu. Mevali politikası deyince aklınıza ne gelsin? Arap olmayan kimliklerin, Arap olmayan insanların dışlanması gelsin. Yani şöyle düşünün. Sen Müslümansın, ben de Müslümanım. Sen Arapsın, ben Müslümanım ama Türküm. Burada işte hemen ayrım başlıyor. Sen daha değerli oluyorsun. Çünkü Müslümansın hem de Arapsın. O zaman sen üstün görülüyorsun. Bu anlayış da tabii yani Müslüman olmak isteyen diğer kimliklerin İslamiyet'i sıcak bakmasına engel oluyor. İslamiyet bu şekilde yayılmıyor. O yüzden bu Mevali politikasının ırkçılığının uygulanması, Emevilerin yıkılmasında da İslamiyet'in yayılmasına engel olmasında da etkili
37:40 olmuş. Unutma Kerbela olayı tabii ki Emevilerin yıkılmasında etkili. Dönüm noktası. E Emevilerde kabilecilik devam ediyor ve halifelerin son dönemlerdeki özellikle kötü yönetimi Emevilerin yıkılmasında etkili olmuş. Canlarım vali politikasını lütfen lütfen unutmayın. Bizim için olmazsa olmaz noktalardan biri. Şimdi dört halife dönemiyle Emeviler dönemini bir kıyaslayalım. Dört halife döneminde bir kere halifeler Müslümanların sevdiği, güvendiği, inandığı isimlerin seçilmesiyle yönetime gelmişti. Emeviler döneminde öyle olmadı. Babadan oğlak kim denk gelirse ne yaptı? Yönetime geldi. Bak dört halife döneminde devlete ait merkez binası yok. Emeviler döneminde teşkilatlanma çalışmaları güçlü. Merkez binaları ne yapıyor? Yaptırılıyor. Dört halife döneminde bütün Müslümanlar eşit
38:27 kabul ediliyor. Ama Emeviler döneminde Arap milliyetçiliği yani mevali politikası izleniyor. Bu kötü bir şey. Bakıyorum dört halife döneminde devlete ait resmi bir dil yok. Resmi bir para yoktu. Ama Emeviler ilk İslam parasını ve Arapçanın resmi dil olmasını sağladı. Bu da halife kim dönemine denk geliyordu? Abdülmelik dönemi. Notlarımızda olsun. Tamam mı? Avrupa'da İslamiyet'in yayılması. Şimdi canlarım, Emeviler İspanya'ya gittikten sonra orada Endülüs Emevileri kuruldu. Artık Emeviler var. Bir de İspanya'da Avrupa'da Endülüs Emevileri var. Ve Endülüs Emevileri sınırlarını genişletti. Ama bir süre sonra tabii İspanya'ya Portekiz toprakları ele geçirildi. Buralara hakim olundu. Buralarda böyle imar faaliyetleri yani
39:13 binalar yapılar camiler medreseler böyle yapılıyor sürekli. Bu çok önemli dönemler canlarım. Yani o dönemlerde oraların gelişmesinde Endülüs Emevilerinin inanılmaz katkısı vardı. Ve Endülüs Emevileri deyince aklımıza zaten Kurtuba kenti gelsin. Yani Kordoba dediğimiz var ya İspanya'daki o bölge. Endülüs Emevileri deyince Kurtuba kenti aklımıza gelsin. Ama bir süre sonra tabii Emevilerde de iç karışıklıklar filan yaşandı ve Avrupa'da ne yaptı? Daha fazla dayanamadı. Ne oldu? Sonra Endülüs Emevileri yıkıldı. Sonrasında işte İspanya'da bağımsız emirlikler dönemi, murabıtlar dönemi, muvahitler dönemi ve en sonunda Beni Ahmer Devleti dönemi denilen bir dönem yaşandı. O zaman Beni Ahmer Devleti deyince de aklımıza ne gelsin? Endülüs Emevilerinin
39:59 yani İspanya'nın, Avrupa'nın o toprakları gelsin. Daha sonrasında çıkmış devletlerden bir tanesi. Bu dönemlerden günümüze kalan çok önemli eserler var. Kurtuba Cami, Elhamra Sarayı. Bu eserleri bir duymuş olun en azından. Tamam mı canlarım? Bu dönemlerde özellikle şimdi Müslümanlar artık hani devletsiz kalınca Avrupa'da ne yapılıyor? Baskı altına alınıyor. Özellikle o bölgede yaşayan Yahudiler, Müslümanlar Hristiyanlar tarafından sıkıştırılıyor. İşte o dönemde de Osmanlı Devleti bu insanların imdadına koşuyor. Özellikle ik bayazıt döneminde böyle İspanya'da sıkıştırılan, baskı altına alınan Yahudileri ve Müslümanları ikinci bayazı oraya gönderdiği gemilerle, gemilere bindirip kaçırıyor ve kurtarıyor. Buna da dikkat etmekte fayda var. Abbasiler gelsin. Abbasiler Emeviler gibi değil. Böyle Türklere daha değer veren, daha böyle hoşgörülü bir
40:46 anlayışa sahip bir devlet. Çünkü mevali politikasını uygulamıyor Abbasiler. Özellikle de Türkleri ordularında, idari kadrolarında kullanıyor. Türklerden faydalanmaya çalışıyor. Özellikle askeri özelliklerinin farkında. Abbasiler bu noktada gerçekten zekice davranmış. Devletin yönetimi tabii ki merkezi Bağdat. Başkent Bağdat. Abbasiler Sasani Devleti'nin yani o İran topraklarındaki çok eski kültürel anlamda güçlü bir devletti Sasaniler. Onları böyle örnek alan e bir yapısı var ve vezirlik kurumunu kurmuşlar. Bu yüzden bu süreçte asayişleri asayişi sağlamak, güvenliği sağlamak amacıyla Şurta adı verilen bir teşkilat kurulmuş. Abbasilerde eee kadıl kudatlık yani başkadılık makamı kurulmuş. Kim döneminde? Harun Reşit döneminde Abbasiler deyince de canlarım
41:33 hani Emevilerde nasıl Muaviye, Yezit akla geliyorsa, Abdülmelik akla geliyorsa Abbasilerde de Harun Reşit akla gelmeli. Çünkü devleti en güçlü dönemini yaşatan Harun Reşitmiş. Bu dönemde de kadıl kudatlık yani başkadılık makamı kurulmuş. Bunun dışında canlarım Divan Zenadıka diye bir müessese kurulmuş. Sadece duymanız için söyledim. En önemli noktalardan biri neymiş? Halife Harun Reşid'in devlete en güçlü dönemini yaşatmasıymış. Daha sonra da tabii Abbasilerde de çözülmeler olacak ve Abbasi Devleti'nin sınırlarından böyle kopmalar olacak canlarım. Abbasi Devleti'nin merkezi otoritesini kaybetmesiyle ortaya çıkan küçük devletlere tavaif-i mülk devletleri demişler. Demek ki bu tavaif-i mülk devletlerinin ortaya çıkması için şuraya yazayım mı? Tavaifi
42:20 mülk ya da mülk. Şimdi bu devletlerin ortaya çıkması için hangi devletin merkezi otoritesinin kaybolması lazım? Abbasi devleti. Bunu sakın unutmayacaksın. Mesela bu tavafi-i mülk devletleri arasında iddisiler, alebiler, Mısır'da bizim tanıdığımız, bildiğimiz Tolunoğulları, Ihşitler gibi devletler ne yapmışlar? Tavafi mülk devletleri olarak ortaya çıkmışlar. Peki Abbasilere kim son vermiş? Cengiz'in torunu olan Hülagü yani İlhanlılar Bağdat'ı 1258 yılında ele geçirmişler ve Abbasi devletine son vermişler. Bu çok önemli. Şimdi halifelik Abbasilerdeydi ya ama Abbasiler artık yıkıldı. Ne olacak biliyor musunuz? Memlükler hemen o dönemde Abbasi halife soyundan o
43:05 kişileri alıp Mısır topraklarına getirecekler. Memlüklerde halifelik Abbasiyi soyundan yeniden yürütülecek. Yani Memlük sultanları. Şimdi ben Memlük sultanıyım ya. Ben hükümdarım ama yanımda Abbasi soyundan bir halife tutuyorum. Halifelik hangi devlette devam ediyor? Memlüklerdi. Ama sonra Osmanlı Devleti Yavuz Sultan Selim döneminde geliyor. Merci Dabık ve Ridaniye savaşlarıyla memlükler yıkıyor ve halifeliği Osmanlı üzerine alıyor. Buna da dikkat edersiniz. Şimdi heyecanlarım geldim. En önemli noktalardan biri Abbasi devletinde devlet teşkilatlanmasında Türkler. Şimdi Abbasiler hem idari kadrolarında hem askeri kadrolarında ne yapıyor? Türklerden faydalanıyor. Hatta halife mutassım zamanında bakın halife mutassım
43:50 zamanında Bağdat'ın kuzeyinde sadece Türklerin yaşadığı bir Samarra adı verilen bir kent kuruluyor. Buradaki amaç Türkler askeri özelliklerini kaybetmesin diye Türklere özel bir şehir kurulmuş. Bunun dışında Abbasilerde ne var? Avasım kentleri var. Bunu da unutmayacağız. Avasım kentleri de Abbasilerin bu Doğu Roma yani Bizans sınırında kurmuş oldukları ordugah kentlerdir. Onlara ne deniliyor? Avasım kentleri deniliyor. Yani canlarım bakın tam olarak burası Avasım kentleri. Bizans yani Doğu Roma Abbasiler arasındaki bu sınırda kurulan kentlere Avasım kentleri Türklerin askeri özellikleri kaybolmasın diye Bağdat'ın kuzeyinde kurulan kente Samarra kenti
44:37 deniliyor. ÖSYM yazalım canlarım. Ya da denemelerde soru bankalarında karşına hep bu Avas'ım ve Samarra kentleri gelecek. Lütfen bu söylediklerimi unutma. Şimdi canlarım Mısır'da kurulan Türk devletlerine geldim. Bakın burada dör tane devlet var. Görüyorsunuz ne var? Tolunoğulları, Akşitler, Eyyubiler ve Memlülükler yazıyor. Değil mi? Ben diyorum ki canlarım bunların hepsi tavaifi mülk devleti değil. Yani Abbasi devletinin merkezi otoritesinin zayıflamasıyla ortaya çıkan devletlere tavaifi, mülk devletleri dedim ya. İşte bunlardan sadece Tolunoğullarıyla, Akşitler Tavaifi Mülk diğerleri normal devlet olarak kurulmuşlar. Ben diyorum ki Tolunoğulları Mısır topraklarında kurulan ilk Türk devletidir. Mısır'ı böyle Türk İslam kültüründe imara açmış. Önemli böyle
45:23 imar faaliyetlerinde bulunmuşlar. Camiler, medreseler filan yapmışlar. Hatta Tuluniye Camii diye bir cami yapmışlar. Eczaneler açmışlar. Şimdi Tolunoğulları devletine kim son vermiş? Abbasiler son vermiş. Ya hocam bunlar zaten Abbasilerden kopup kurulmuştu. İşte o arada Abbasiler yeniden toparlanmış ve Tolunoğullarının varlığına Mısır'da son vermişler. Bakıyorum Akşitler Mısır topraklarında kurulan ik Türk devletidir. Ama en önemli özelliği bak Hicaza yani kutsal topraklara, Mekke'ye, Medine'ye hakim olan ilk Türk devletidir. Bu Akşitler Ihşidiler olarak da biliniyor ve Akşitlere canlarım kim son veriyor? Fatimiler son veriyor. Bu Akşitlerle Tolunoğullarının ortak bir noktası var. halkı. Arap, Mısır'ın yerli halkı ve
46:11 Farslar. Böyle farklı farklı unsurlar var. Bir de Türkler var. Yani halklarında Arap var, Fars var, Türkler var. Karışık bir halk ama yöneticileri Türk. Bu da tabii ki ne yapıyor? Uyum sorununa sebep oluyor. Demek ki yönetimler Türk, Türk devletleri ama halkının özellikle çoğunluğu Arap. Bu özelliğe dikkat edersiniz. İkisinin başka bir özelliği neymiş? Biraz önce söyledim ya. Tavaifi mülk devletleriymiş. Bu özelliğine de özellikle dikkat çekmek istedim. Tamam mı? Hemen devam ettim. Eyubiler. Eyubiler deyince Mısır'da kurulan 3. Türk devleti. Kurucusu zaten bizim hepimizin bildiği Selahaddin Eyyubi. Çok önemli bir iş yapıyor. Ne yapıyor? Hııd savaşıyla Haçlılardan Kudüs'ü alıyor, İslam dünyasına kazandırıyor. Hatta
46:57 canlarım Selahaddin Eyyubi'nin Hıdin savaşıyla Haçlılardan Kudüs'ü alması kaçıncı haçlı seferine sebep olacak? Bak 3. Haçlı seferine sebep olacak. Lütfen bunu da unutma. Bu sorulursa gerçekten eleyici sorulardan biri olur. Şimdi Kudüs'ü aldıktan sonra Selahaddin Eyyubi Kudüs Fati olarak geçiyor. Hadimül Harameyin unvanını alıyor. Yani Mekke ve Medine topraklarına hakim olduğu için Hadiül Harameyn unvanını almış. Hatta baksanıza İslam'ın en saf kahramanı unvanı olarak da biliniyor. E Mehmet Akif Ersoy da ne demiş? Şarkın en sevgili sultanı ifadesini kullanmış. Gelelim Memlüklere. Memlükler ya da Memlüklüler ya da kölemenler olarak
47:45 biliniyor canlarım. Bir kere Mısır'da kurulan bir Türk devletidir bu ve kurucu hükümdarı canlarım Aybek'tir. Bu Aybek Mısır topraklarına köle olarak getirilmiş bir adamdır. Ve ne yapmış? Adam gücü ele geçirmiş, yönetimi ele geçirmiş ve o süreçte Memlük Devleti'nin kurulmasına öncülük etmiş. O yüzden kölemenler ifadesi de memlükler için kullanılıyor. Memlüklerin tarihte yaptığı en önemli işlerden bir tanesi Aynut ve Elbistan savaşlarıyla e Moğolların ilerleyişini durdurmuşlar. O dönemde Moğolların ilerleyişini durdurmak filan bunlar büyük işler ve Memlüklerin tarih sahnesinde böyle tarihte yaptığı en önemli şeylerden biri Moğolları durdurmak olmuş. Bunun dışında canlarım halifeliği zaten memlükler elinde bulunduruyordu ve memlüklerde
48:30 normal Türk devletleri gibi, Müslüman Türk devletleri gibi geleneksel o veraset anlayışı ve kut anlayışı yok. Yani devlet yönetme etkisi hani kut dediğimiz kavram var ya devlet yönetme etkisi eee tanrı tarafından verildiğine inanılan bu kut anlayışı, devlet yönetme yetkisi Memlüklerde yok. Memlüklerde her aile, her kişi, her komutan, gücü eline geçiren her kişi gelip yönetime geçip sultan olabiliyor. Osmanlılarda, Büyük Selçuklulda, Anadolu Selçuklu'da böyle mi? Değil. Belirli bir aile var seçilmiş. O aileden gelen erkek bireyler ne yapıyor? Ülke yönetiyor. Memlüklerde böyle bir şey yok. Bu da tabii sürekli hükümdar değişikliğinin yaşanmasına sebep oluyor. Bu açıdan çok ilginçtir. Unutmayın. Gelelim bilim ve medeniyete. Burada canlarım Beytül Hikme kelimesini
49:16 unutmayacaksınız. Abbasilerde bilgelik evi anlamına geliyor. Hatta ben sana ne demiştim? Beytül mal dersem Haz. Ömer döneminde devlet hazinesi. Beytül Hikme dersem Abbasilerde Bilgelik ve hikmet evi yani bir eğitim kurumu. Bunun dışında canlarım eğitim kurumlarına bir bakalım. Mescit ve cami deyince evet ibadet edilen Kur'an öğretiminin yapıldığı yerler. Suffre dersem bir fikrimiz olsun Mescid-i Nebevi'de Hazreti Peygamberin gündelik hayatını ve faaliyetlerini sürdürdüğü bölüm. Daha sonra da eğitim öğretim faaliyetleri için kullanılmış kütüphaneyi zaten biliyoruz. Medrese zaten geleneksel İslam devletlerindeki eğitim kurumudur. Gelelim önemli bilim insanlarına. Farabi dersem canlarım pozitif bilimlerin kurucusu öncüsüdür. Çok önemli bir isim.
50:03 Batı dünyasında çok tanınan bir isimdir. Alfarabius Abu Nazar isimleriyle de biliniyor. Farabi deyince canlarım ikinci öğretmen akla gelsin. Bakın Aristo çok önemli bir felsefecidir, filozoftur. Aristo'nun mantığını, felsefesini en iyi açıklayan bilim insanlarından biri Farabid'ir ve Aristo 1. öğretmen. Farabi ise muallimi sani yani ikinci öğretmen olarak biliniyor. O yüzden Farabi deyince muallimi sani kelimesini lütfen unutmayın. Çok önemli. Farabi'nin en önemli eserlerinden bir tanesi İhsaül Ulum adlı eseridir. Bir diğeri de müzik kitabı olan Kitabül Musikidir. Dünyanın en eski müzik kitaplarından bir tanesi. Gelelim İbn Sina'ya. bilmeyenimiz yok zaten.
50:49 Batı dünyasında avisenina olarak biliniyor ama Müslüman dünyasında eşeyhür reis ismiyle bilinen bir isim. Tıp alanında uzmanlaşmış ama astronomi matematikte de ilerlemiş. Hatta Azimut halkası diye bir gözlem icadı, gözlem eee aleti icat etmiş. Bu noktada da astronomi ile ilgilendiğini görüyoruz. En değerli eseri de zaten El Kanunu Fit Tıp adlı eserdi. Bu çok önemli. İmam Gazali çok önemli bir tasavvufçudur canlarım. Nizamiye medreselerinde Büyük Selçuklu Devleti döneminde müderrislik öğretmenlik yapmıştır. Bu çok önemli. İbn Rüşt dersem de özellikle Avrupalıların çok sevip saydığı bir isimdir. Hatta Avrupa'da Rönesans'a böyle öncülük eden, fikir olarak Rönesans'a ortam hazırlayan düşünürlerden eee bilim insanlarından
51:36 bir tanesidir. İbn Rüştı dünyasında A Rues olarak biliniyor canlarım. Bunlar sorulabilir. Yani İbn Sina'nın batı dünyasında Avisenna ya da İbn Rüşt'ün batı dünyasında Averroes olarak bilindiğini sakın unutmayın. İbn Yüş canlarım günümüzden 1000 yıl önce gözün görme işlevini filan açıklamaya çalışmış. Çok önemli bir bilim insanıymış. Endülüslü bir Müslüman Arap bir bilim insanı. Geldim İslam medeniyetinde sanatlar. Hemen bunları anlatıyorum ve dersimi bitiriyorum. Canlarım hüsnü hat ya da hat dediğim sanat ne? Arap harfleriyle güzel yazı yazma sanatıdır. Bakın burada örneğini görüyorsunuz zaten. Hat sanatı mesela camilerde filan ya da mimarilerde böyle Arapça güzel bir şekilde sağdan sola
52:23 doğru güzel güzel Arapça yazılır. İşte biz o sanata hat sanatı, bu sanatla uğraşanlara da hattat diyoruz. Unutmayın teship sanatı dersem bakın bir kitap süsleme sanatıdır. Buradan tesip sanatını görüyorsunuz. yazma bir kitap olur ya bir levha olur. Bunu alırsın çeşitli renkler kullanırsın ve bunun üzerine uyguladığın bu renkli süsleme sanatına biz ne deriz? Tezhip sanatı. Hatta bu tezhip sanatıyla uğraşanlara da ne diyorlarmış biliyor musunuz? Müzeh diyorlarmış canlarım. Zaten mü kalıbı, mü kelimesi bir işi yapan anlamına geliyor. Mesela tedris eğitim demek müderris öğretmen eğitimi veren kişi demek. Mesela alim, muallim. Bu işi yapan kişi, bilen kişi anlamında. Ebru
53:09 sanatı su üzerine boya yapma sanatı. Minyatür sanatı genelde böyle el yazması, kitaplarda yer alan küçük boyutlu resimlerdir. Minyatür sanatıyla uğraşanlara da canlarım nakkaş deniliyor. Bakın bir minyatür eserinin örneği. Küçük resimler burada ifade edilmiş. Çinli sanatı canlarım seramik üzerine sırlama işlemiyle yani şöyle düşünün bir çamuru toprağa ıslatıyorsun. çamur haline getiriyorsun ve bunu fırında pişiriyorsun. Bunun sırlanmasıyla, süslenmesiyle oluşturulan bir sanattır. Mesela bu porselen tabağın mavi ve kırmızı tonlarıyla genelde süslendiğini düşünün. Çini sanatını zaten görmeyenimiz yok. Ciltikte aklımıza gelen ilk şey aslında kitapları ciltleme sanatı. Osmanlı Devleti'nde de ciltçilik
53:55 sanatı özellikle yükselme döneminde gelişme göstermiş bir sanatmış canlarım. Evet, biraz yorucu bir ders olmuş olabilir ama mümkün olduğu kadar her şeyden bahsetmeye çalıştım. Şimdi sağlam bir soru çözümü yapalım. Bu üniteyi halledelim. Bir daha da buraya dönmek zorunda kalmayalım. AYT soru bankamız sağlam bir şekilde benimle videolarla çözdükten sonra başka soru bankası almanı istemiyorum. Ne yaparsın? Ondan sonra denemelerle gidiyoruz. Bu soru çok geldiği için bunu özellikle söylemek istedim. Bir dahaki videomuzda ne yapacağız? Türk İslam tarihindeki siyasi gelişmelere geçeceğiz. Eee, buralarda aslında biraz daha böyle bu İslam tarihi ünitesinden daha yakın olduğunuz, daha bildiğiniz konular olduğunu düşünüyorum. O yüzden Karahanlı, Gazneli, Selçuklu devlet filan derken dersler daha güzel geçecektir. Canlarımız seviliyorsunuz.
54:40 Videodan çıkmadan önce beğenirseniz, abone olmadıysanız abone olursanız çok çok mutlu olurum. Yorumlarda böyle artı, nokta filan bir şeyler atarsanız bana çok büyük destek olmuş olursunuz. Görüşmek üzere. Kendinize çok çok iyi bakın.