9.sınıf Fizik Maarif Modeli 2.dönem 1.yazılı 2025-2026 | Genel tekrar

Kısa Özet

Bu video, basınç ve kaldırma kuvveti konularını ele alarak, akışkanlar ünitesini temelden başlayarak ayrıntılı bir şekilde anlatıyor. Katı, sıvı, gaz ve atmosfer basıncı gibi farklı basınç türleri açıklanırken, Pascal prensibi ve Bernolli ilkesi gibi önemli kavramlara değiniliyor. Ayrıca, kaldırma kuvveti ve bu kuvvetin cisimlerin yüzme, batma veya askıda kalma durumlarıyla ilişkisi detaylı bir şekilde inceleniyor.

  • Katı, sıvı, gaz ve akışkan basınçları
  • Pascal prensibi ve Bernolli ilkesi
  • Kaldırma kuvveti ve denge durumları

Giriş

Bu video, basınç ve kaldırma kuvveti konularını kapsayan bir yazılı sınavına hazırlık amacıyla hazırlanmıştır. Akışkanlar ünitesi baştan sona ele alınacak ve tüm kavramlar ayrıntılı bir şekilde açıklanacaktır. Amaç, öğrencilerin bu videoyu tamamladıklarında yazılı sınavdan yüksek notlar alabilmelerini sağlamaktır. Ayrıca, kanalda bu konularla ilgili daha ayrıntılı anlatımlar ve soru çözümleri de bulunmaktadır.

Katılarda Basınç

Katılarda basınç, katıların ağırlıklarından dolayı temas ettikleri yüzeye uyguladıkları dik kuvvet olarak tanımlanır. Basınç, birim yüzey alanına etki eden dik kuvvetlerin büyüklüğüdür ve Pascal (Pa) birimiyle ölçülür. Basınç, temel bir büyüklük olmayıp türetilmiş skaler bir niceliktir. Katılarda basınç kuvveti genellikle ağırlığa eşittir, ancak ek kuvvetler varsa toplam kuvvet dikkate alınır. Dengedeki katılar basınç kuvvetini aynen iletirler.

Sıvı Basıncı

Durgun sıvı basıncı, sıvının derinliği, öz kütlesi ve yer çekimi ivmesiyle doğru orantılıdır ve HDG formülüyle ifade edilir. Sıvı basıncı kabın şekline, taban yüzeyinin büyüklüğüne, sıvının kütlesine veya miktarına bağlı değildir. Sıvı basınç kuvveti ise sıvının basıncı ile yüzey alanının çarpımıdır (HDGS). Düzgün kaplarda sıvı basınç kuvveti sıvının ağırlığına eşitken, ağzı daralan kaplarda daha fazla, ağzı genişleyen kaplarda ise daha azdır. Sıvılar sıkıştırılamaz oldukları için basıncı her yöne aynen iletirler (Pascal prensibi). Bu prensip hidrolik sistemlerde, frenlerde ve şırıngalarda kullanılır. Bileşik kaplarda aynı yatay hizadaki noktalarda basınç aynıdır. Farklı yoğunluktaki sıvılar içeren U borularında, sıvıların yükseklikleri yoğunluklarıyla ters orantılıdır.

Atmosfer Basıncı

Atmosfer basıncı, atmosferdeki gazların ağırlığı ve hareketlerinden dolayı temas ettikleri yüzeylere uyguladığı basınçtır. Toriçelli, barometre düzeneğiyle deniz seviyesinde ve 0°C sıcaklıkta atmosfer basıncının 76 cm cıva yüksekliğine eşit olduğunu bulmuştur. Deniz seviyesinden yukarıya çıkıldıkça atmosfer basıncı azalır, çünkü gaz miktarı azalır. Sıcaklık arttığında da atmosfer basıncı azalır, çünkü moleküller birbirinden uzaklaşır ve yoğunluk azalır. Atmosferdeki havanın yetişkin bir insana uyguladığı basınç kuvveti yaklaşık 160.000 Newton'dır, ancak vücuttaki kanın oluşturduğu sıvı basınç kuvveti bu basıncı dengeler.

Akışkan Basıncı

Akışkan basıncı, hareket halindeki sıvı ve gazların uyguladığı basınçtır. Bernolli ilkesine göre, akışkanın hızının arttığı yerde basıncı azalır. Bu durum kesit alanıyla ilişkilidir; kesit alanı daraldıkça hız artar ve basınç azalır. Akışkanlar her zaman yüksek basınçtan alçak basınca doğru hareket ederler. Rüzgarlı havalarda şemsiyenin ters dönmesi, çatıların uçması, yan yana geçen araçların birbirine yaklaşması ve pipetle su içme gibi olaylar Bernolli ilkesiyle açıklanabilir. Manometre kapalı kaplardaki gaz basıncını ölçerken, altimetre ve batimetre sırasıyla yükseklik ve derinlik ölçümlerinde kullanılır.

Kaldırma Kuvveti

Kaldırma kuvveti, sıvı basınç kuvvetlerinin bileşkesi olarak tanımlanır ve Vbatan x Dsıvı x G formülüyle ifade edilir. Arşimet prensibine göre, kaldırma kuvveti yeri değişen sıvının ağırlığına eşittir. Bir cisim sıvının içinde yüzebilir, askıda kalabilir veya batabilir. Yüzen cisimlerde kaldırma kuvveti ağırlığa eşitken, cismin öz kütlesi sıvının öz kütlesinden küçüktür. Askıda kalan cisimlerde de kaldırma kuvveti ağırlığa eşittir ve cismin öz kütlesi sıvının öz kütlesine eşittir. Batan cisimlerde ise kaldırma kuvveti ağırlıktan daha küçüktür ve cismin öz kütlesi sıvının öz kütlesinden büyüktür. Tuzlu su gibi yoğunluğu artırılan sıvılarda cisimlerin batan hacmi azalır, ancak kaldırma kuvveti değişmez.

Summarize any YouTube video in seconds

Get summaries like this one for any video, in your language, with the free Summ app.

Download on the Apple Store
Get it on Google Play

Transkript

YouTube Transcript Generator

0:00 Bu yazılı da basınç ve kaldırma kuvvetinden sorumluyuz. Yani akışkanlar ünitesini baştan sona seninle sanki sen sıfırmışsın gibi tüm kavramları konuşacağız bu videoda. Bu videoyu tamamladığında artık bu yazılıdan istediğin gibi güzel notlar alabileceksin. Eğer aranızda hiç derslerimize katılmayanlarınız varsa sadece yazılılarda böyle kanallara uğrayanlar varsa tüm ayrıntılı anlatımları, soru çözümleri oynatma listesinden bulabilirler. Bunu da söylemiş olayım. Bu arada tüm Ze öğretmenlerimiz sizlere her zamanki gibi destek olmak adına yazılılarını, çalışmalarını yapmakta. O kanallara da gidip o derslerden de yazılıdan yüksek not alabilirsiniz. Eğer hazırsanız zedovu.com'dan PDF'inizi aldınız. Beni dikkatle dinleyerek özellikle bazı

0:47 yerlerde vurgulayacağım. Bak öğretmenim bunu sorar. Öğretmenin tam olarak şuraya değinecek diye seni bilgilendireceğim. Sen de bu gerekli notları alarak yazılıdan yüksek not alacaksın. Hazırsan yazılı genel tekrarız başlasın. Aslında bu derste gördüğün hiçbir kavram sana yabancı değil. Çünkü bir sene önce de ortaokulun son senesinde aynı konuları görmüştün. Sadece biraz daha ayrıntısına giriyoruz. Akışkanlar ünitemizde ilk olarak seninle basınç kavramını katılarda basınç kavramını konuşuyoruz. Her katı ağırlığından dolayı sadece ağırlığından dolayı bulunduğu, temas ettiği yüzeye bir basınç uygular. Eğer ki böyle yatay bir yüzeyde şöyle duran bir katım varsa sadece ağırlığından kaynaklı bu yüzeye bir baskı uyguluyor. Bu sadece ağırlıktan kaynaklı

1:32 olmayabilir. Üzerine ekstra kuvvetler uygulamış olabilirim. Yani ben buradaki bu temas yüzeyine etki eden dik basınç kuvvetini artırırsam benim basınç değerim artar. Yani basınç bizim için ne? Birim yüzey alanına etki eden dik kuvvetlerin büyüklüğü. Bu dik kuvvetlere, temas yüzeyine etki eden dik kuvvetlere de basınç kuvveti diyoruz arkadaşım. Bu başka herhangi bir kuvvet yoksa bir katı için, duran bir katı için sadece ağırlığıdır. O katının üstüne ekstra ağırlıklar eklersem toplam ağırlık benim basınç kuvvetimdir. Ağırlık eklemeyip sadece temas ederek daha yüksek bir kuvvet uygularsam basınç kuvvetim o cismin ağırlığı artı benim uyguladığım kuvvet kadardır diye yorumlayabilirsin. Biz basıncı P harfi ile gösteriyoruz. Sayda birimini Pascal olarak tanımlıyoruz. Basınç temel

2:19 büyüklüklerimizin arasında yok. Bu yüzden türetilmiş ve bir yön gerektirmediği için skaler bir niceliktir. Burada kuvveti görünce arkadaşlarımız genelde, "Ya hocam basınç nasıl skaler bir nicelik?" diyor. Basınç bir sayısal değer. O temas yüzey alanına etki eden dik kuvvetin büyüklüğü yani bir miktar, baskı değerini konuşmaya çalışıyoruz. O yüzden de basıncı yönden bağımsız olarak tanımlıyoruz. Basınç neymiş? Basınç kuvveti bölü yüzey alanı demekmiş. Basınç kuvvetinin birimi Newton. Artık bu ağırlık olur, kuvvet olur, tüm ağırlıkların toplamı olur. Fark etmez. Bana sorunun kendi söyleyecek ne olduğunu. Yüzey alanı metrekare Newton/ metrekare bizim için pascal birimini vermekte. Katılar ekstra başka herhangi bir kuvvet yoksa ağırlıklarından dolayı bulunduğu yatay

3:06 düzleme basınç uygular. üzerine etki eden başka bir kuvvet yoksa basınç kuvveti sadece bu katının ağırlığıdır. O yüzden bunu gade ederiz. Ve bunu da temas yüzey alanına bölerek bir katının başka bir kuvveti olmadığı takdirde ağırlığından dolayı basıncını tanımlamış oluruz. Bizim ilk bilmemiz gereken kısım şurası. Basınç kuvveti bölü yüzey alanı bana basıncı tanımlamakta. Basınç kuvvetini de o cismin ağırlığı temas yüzey alanına etki eden dik kuvveti bularak söyleriz dedik. Bir diğer bilgimiz ise katılar için dengedeki tüm katılar basınç kuvvetini aynen iletir. Ne demek istiyorum? Daha yeni şurada g demiştik. Başka bir kuvvet olmasın demiştik. Bu şartlarda basınç kuvveti gir. Üzerine bir cisim daha ekledim.

3:52 Gasç kuvvetim ne oldu? 2g kadar oldu. Bunun sebebi ne? Çünkü dengedeki katılar basınç kuvvetini aynen iletir. Ben bunun üstüne bir F daha ekledim. Temas yüzeyine etki eden toplam kuvvetim G bir de F mi oldu? Yani bu uyguladığım kuvvet katı tarafından aynen iletildi. Bu şartlarda da toplam basınç kuvvetim 2g + F kadar oldu diye yorumlarım. Şunu fark ediyorum ki basınç kuvveti deyince öğrencinin aklı bir gidiyor. Hocam bir F yazıyorsunuz, bir G yazıyorsunuz. Ben neyi diyeceğim anlayamıyorum. Basınç kuvveti neymiş? Bir katının temas yüzeyine baktın. Bir de bu temas yüzeyine etki eden o dik kuvvetin büyüklüğünü hesapladın. İşte bu senin için basınç kuvveti. Yani basınç kuvveti

4:37 temas yüzey alanımla alakalı değil. Ben eğer ki bu basınç kuvvetini temas yüzey alanına bölersem benim artık uyguladığım basıncı konuşabilirim dedim. İki tane bilgi vardı. Bunlardı. Hemen şuradaki alıştırmaları bir yorumlamak istiyorum. Aşağıdaki örneklerde basınç ve basınç kuvveti değişimini yorumla demiş. Birincisi iki ayağı üzerinde duran kişinin tek ayağı üzerinde durması. Şimdi ben iki ayağımın üzerine basıyorum. Bir de tek ayağımın üzerine basıyorum. Benim ağırlığım değişti mi? Çünkü başka herhangi bir kuvvet yok değil mi? Sadece ağırlığım var. Çünkü biliyorsun ki ağırlık da biz kuvvetti. Newton birimi. E o zaman hocam basınç kuvveti değişmedi hala. Bu arkadaşın ağırlığı neyse ona eşit. Ancak basınç ne oldu? P'yi F/ A diye tanımlarsak basınç kuvvetimiz değişmedi. Ancak benim temas yüzey alanım iki ayağımken şimdi tek

5:24 ayağım oldu. Yani yüzey alanımı azalttığım için yere uyguladığım basınç değerim artmış oldu. Eşit ağırlıktaki ördek ve tavuktan bataklık veya kumda ördeğin daha az ayak izi bırakması. Şimdi hocam eşit ağırlık dedin. Başka herhangi bir kuvvet yok. Demek ki bu ördek ve tavuğun basınç kuvvetleri aynı ikisi içinde ağırlıkları aynı olduğu için. Fakat tavuk ve ördekte bir fark var. Ördek ayakları perdeli. Normalde şöyle bir ayakla temas ettiğimi düşün. Bir de bu boşlukların da temas ettiğini düşün. Perdeli oldu mu? Benim temas yüzey alanım artmış oldu. Ördek olarak ördek için konuşalım. G değeri değişmedi. Yani basınç kuvveti dediğimiz değer değişmedi. Ancak temas yüzey alanı arttığı için ördeğin basıncı tavuğa göre

6:09 daha az. Bu yüzden de bataklıkta, çamurda batmadan yürüyebiliyor. Karakabılarının geniş tabanlı olması. Şimdi bir kar ayakkabısı giydim. Yine ben giydim. Ben bana ekstra bir ağırlık eklemedin. Başka bir kuvvet eklemedin. Karakkabısı ve beni hayal etmeni istiyorum. Basınç kuvvetimi sabit olarak aldım. Kar ayaklarının neden temas alanı daha büyük hocam? Çünkü F/ A'dan temas yüzey alanını artırırsanız daha az basınç uygularsınız. Daha az basınç demek sizin karda batmadan rahatça yürüyebilmeniz demek. Ekmeği ince yüzeyli bıçakla kesmek. Yani bu sefer temas yüzey alanını azalttım. Bu yüzden basıncı artırdım. Basınç arttığı için ben daha keskin bir bıçakla rahatça ekmeklerimi dilimleyebildim. Ağır

6:56 araçlarda geniş tabanlı tekerlek veya paletlerin kullanılması yani aynı karakılarının geniş tabanlı olması gibi. Yine yeniden temas yüzey alanımı artırdığın için basınç değerim azaldı. Ağır bir araç olduğundan aslında temas alanım küçük olsaydı daha çok baskı uygulayıp neredeyse asfaltı delebilirdim. Ne yaptım ben bu ağırlığın uyguladığı basıncı azaltmak adına temas alanımı da artırdım ki basıncı azaltabilmiş olayım. Asfalt ezicilerinin tekerleklerinin büyük silindir şeklinde olması. Şimdi asfalt eziciden bahsediyoruz. Rahat ezmek istiyoruz. Daha çok bastırabilmek istiyoruz. Neden silindir şeklinde de bir palet şeklinde değil? Çünkü silindirlerin temas yüzey alanı şuradaki o ince yüzeydir. Yani kesit alanı temas ettiği o yüzey alanı

7:44 çok küçüktür. Bu durumda daha fazla basınç uygular. daha fazla basınç uyguladığı için asfalt rahatça ezebilir. Kutup ayılarının buz üstünde yatarak ilerleyebilmesi. Bir kutup ayısı hayal bir dört ayağı üzerinde gidiyor olsun. Aynı kutup ayısı bir de full yüzeye yatmış olsun. Ne oldu? Basınç kuvveti değişti mi? Hayır hocam. Kutup ayısının ağırlığı değişmediği için basınç kuvveti aynı. Fakat temas yüzey alanını yattığında artırmış oldu. Artırdığı için de basıncı azaldı. Yani o buzların üzerinde giderken buzları kırmadan, buza çok fazla basınç uygulamadan rahatça ilerleyebildi. Veya bunu günlük hayatta biz kadınların giydiği topuklu ayakkabıdan hayal edebilirsin. Bir normal ayakkabıyla toprak yolda yürümek var. Bir de topuklu ayakkabıyla. Topuklu ayakkabıyla yürürken ne oluyor? Yere daha çok basınç uyguladığımız için daha

8:30 çok batıyoruz. Çünkü topuklu ayakkabının temas yüzey alanı daha küçük normal ayakkabılara göre. Bu yüzden de yeri uyguladığımız basınç daha fazla olmuş oluyor. Katılarda basınç kuvvetinin aynen iletildiğini bileceksin. Ekstra başka bir kuvvet yoksa basınç kuvvetimin ağırlığıma eşit olduğunu bileceksin. Bir de temas yüzey alanına oranladığında bu basınç kuvvetini benim basıncımı konuştuğumu bilmiş olacaksın. Şimdi bir tane daha örneğimiz var. Demiş ki basınç kuvveti kuvvet bölü yüzey alanıdır. Basıncı oluşturan kuvvete basınç kuvveti denir. Katılarda genel olarak basınç kuvveti onların ağırlığına eşittir. Ekstra bir kuvvet yoksa dedik. CM taban alanları A'ya 2A olan kesik konu biçimli oyuncağını yatay düzleme A alanlı yüzeyi üzerine şekildeki gibi koymuş. Bu durumda oyuncağın yatay düzlemin uyguladığı basınç kuvveti G ağırlık.

9:16 Basıncı P olduğuna göre Cem oyuncağı yatay düzleme 2A üzerine koysaydı G ve P nasıl değişirdi? Sen şimdi temas yüzeyini artırıp şöyle ters çevirdiğinde bu cismin ağırlığını değiştirdin mi? Hayır. E temas yüzeyine etki eden dik kuvvet değişti mi bu durumda? Hayır, bu durumda hocam bunu ters çevirdiğimde basınç kuvvetim değişmez. Peki P nasıl değişir? P'yi de G/ A diye konuşuyorsak G değerim değişmedi. Fakat ne yaptım? 2A'lık yüzeyin üstüne oturtturdum. Yani temas yüzey alanını artırdım. Bu yüzden uyguladığı basınç değeri azalmış oldu. Katılarda basıncı tam anlamıyla bu şekilde konuşuyoruz. Gelelim durgun sıvı basıncına. Şimdi biz maddelerin uyguladığı basınçlardan bahsettiğimiz için ki seninle katı, sıvı, gaz,

10:03 atmosfer basıncı, akışkan basıncı bu maddenin diğer formlarını konuşmaya çalışıyoruz. İlk olarak bir kabın içinde durgun halde bulunan sıvının kap tabanına uyguladığı basıncı konuşmak istiyoruz. Kap tabanına uygulanan basınç buradaki derinlikle sıvımın öz kütlesiyle ve yer çekimi ivmesiyle doğru orantılıdır. Yine Pascaldır birimi. Buradaki mantık eğer ki benim kabığım şöyle düzgün yükselen bir kapsa yani ağzı genişlemiyorsa, ağzı daralmıyorsa buradaki hikaye şu. Aynı katı gibi düşünüp g/ a'dan yola çıkarak g'yi kütle ile yer çekim ivmesini çarparak buluyoruz. M yerine de d yazıyoruz. Öz kütle çarpı o cismin hacmi xar g yazdık. A'ya böldük. V yerine de hacim yerine de

10:51 ne yazıyorum? Yüzey yalanıyla yüksekliğin çarpımını yazıyorum. Bu şartlarda a değerim sadeleşiyor ve HDG formülüne ulaşmış oluyorum. Bir sıvı bulunduğu kabın şeklini alıyordu ve sıvılar sıkıştırılamıyordu. Sıvılar bulundukları kabın şeklini aldıklarından ağırlıkları sebebiyle kap içinde temas ettiği tüm yüzeylere basınç uygulamakta. Bizim uyguladığımız basıncı hangi noktadaysak üzerindeki derinlik öz kütle ve gile çarparak bulabiliyoruz. HDG olarak ifade ediyoruz. Burada çok önemli bir bilgi var. Sıvı basıncı kabın şekline, kabın taban yüzeyinin büyüklüğüne, sıvının kütlesine, miktarına bağlı değildir. Ben hatta şu örneği vermeyi çok seviyorum. Elimde bir sürahi su olsun. Tamam mı? Bir sürahiyi böylece koymuş olayım. Bir de bu

11:37 sürahideki suyu çok ince up uzun bir boruya dökmüş olayım. Aynı miktarda sıvıdan bahsediyorum. Fakat benim bu ince boruyla yaptığım basınç çok daha fazla oluyor. Sebebi ne? Çünkü buradaki h değerim fazla. Bu yüzden bunun en alt noktasında uyguladığı basınç değeri fazla olmuş oluyor. Anlaştık mı? Sıvı basıncı kabın şekline, kabın taban yüzeyinin büyüklüğüne, sıvının kütlesine bağlı değil. Nelere bağlı hocam? derinliğine, H'a öz kütlesine ve yerekim iğmesine bağlı. Bunları iyi biliyor olmam lazım. Şimdi gelelim durgun sıvılarda basınç kuvvetini konuşmaya. Biz P'yi F/S diye tanımlamıştık ya, yani G/ A. Aslında S dediğim şey yine yüzey alanı. Sadece farklı harflerle ifade

12:22 edebildiğimiz durumlar. Burada bizim için önemli olan şey senin P'nin ne olduğunu bilmen. Şu noktada benim sıvı basıncım neydi? HDG'ydi. O zaman F'i yalnız bırakırsam yani sıvı basınç kuvvetini yalnız bırakırsam P ile S'yi çarp mı diyorsun bana? P'yi de HDG diye yazdıysan yani diyorsun ki sıvının basıncı ile yüzey alanını çarparak sıvı basınç kuvvetini bulabilirsin diyorsun. HDGS veya HDG x A olarak tanımlayabiliyoruz. Sıvı basınç kuvvetinde farklı bir durum söz konusu. Ağırlıkla ilişkilendirerek konuşuyoruz. Eğer benim kabım böyle düzgün bir kapsa, buradaki sıvının ağırlığı g ise kabın taban alanındaki herhangi bir noktadaki sıvı basınç kuvveti benim bu sıvımın ağırlığına eşit. Ancak ancak şuraya

13:09 geldiğimde kabğım ağzı daralan bir kapsa veya ağzı genişleyen bir kapsa içinde de gıvı olduğunu söylüyorsan bana benim HDGSle bulamadığım bir noktada içindeki ağırlıkla ilişki kurmamı istiyorsam eğer ağzı daralan bir kapsa buradaki sıvı basınç kuvveti içindeki sıvının ağırlığından daha fazla gelmiş oluyor. Azı genişleyen bir kapsam buradaki sıvı basınç kuvveti içerideki sıvının ağırlığından daha az gelmiş oluyor. Anlaştık mı? Yani hocam ben o zaman şuna bakacağım. Bir durgun sıvı basıncında basıncı konuşurken kabın şeklin hiç önemli değildi. HDG'ye bakacaktım. Eğer bana sıvı basınç kuvvetini soruyorsan HDG ile yüzey yalanımı çarparak bulabilirim. Eğer bu bilgiler bende yok

13:56 da ağırlıkla ilişki kurmamı istiyorsam işte bu noktada kabın şekli önemli. Düzgün bir kapsa ne dedik? Düzgün kapta basınç kuvvetim direkt ağırlığa eşit. Ağzı daralan bir kapsa şöyle verebilirim, böyle verebilirim. Benim içerideki ağırlığımdan daha az bir sıvı basınç kuvvetine maruz kalıyorum. Ağzı genişleyen bir kapsa benim içerideki ağırlığımdan daha az değerde bir sıvı basınç kuvvetine maruz kalıyorum demeni istiyoruz. Anlaştık mı? Hikaye bundan ibaret. Peki katılarda nasıldı basınç kuvveti? Direkt ağırlıksa ağırlık, ekstra bir kuvvet ekliyorsan o kuvvet. Hiç şekilden bağımsız bir şekilde konuşmuştuk. Niçin? Çünkü katılar basınç kuvvetini aynen iletiyorlardı. Bu bizim için önemli. Peki sıvılar neyi iletiyor hocam? İşte burada da seninle Pascal

14:42 prensibini konuşuyoruz. Sıvılar sıkıştırılamaz diye bahsetmiştim ya. İşte sıvıların sıkıştırılamaması sebebiyle Pascal diyor ki ya aslında bu sıvılar basıncı aynen iletiyor. Bak katılar basınç kuvvetini iletiyordu. Sıvılar basıncı her yöne aynen aynı büyüklükte iletmekteler. Biz bu sayede seninle farklı yerlerde yararlanabiliyoruz. Mesela şöyle arabayı kaldırabileceğimiz bir sistemde hidrolik sistemler, damperli kamyonlar, hidrolik frenler, hidrolik direksiyonlar hepsi sıvıyla alakalı. Sıvılar basıncı aynen ilettiği için şuradan uygulanan herhangi bir basınç aynen her noktaya iletilmiş oldu. Veya şurada pistona bir kuvvet uyguladım. Ne yaptım? Burada bu basıncı

15:28 her yerine iletmiş oldum. Ve bu sayede şuraya bir piston koyduğumda burada daha farklı ağırlıkları dengeleyip taşıyabildim. Yani Pascal prensibi bize şunu söyledi. Sıvılar basıncı her yöne aynen iletir. Damperli kamyonlar, araç, eşya, yük kaldırmada kullandığımız vinçler, araçların fren sistemleri, koskoca bir arabayı biz nasıl durdurabiliyoruz minnacı kuvvet uygulayarak? Çünkü hidrolik fren sistemi var. Benim o frene bastığımda uyguladığım kuvvet orada bir basınç oluşturuyor ve bu incecik borularla içinde sıvı olan borularla basınç her yöne aynen iletildiği için aracı tonluk aracı o disklere kadar iletip durdurabiliyorum. Şırıngalarda sıvıların basıncı aynen iletmesinden yararlanılmaktadır. Burada bir matematik

16:14 işlemi yapmayacaksın. öğretmenin sana şuradaki örnekleri sorabilir. Hangilerinde sıvıların basıncı aynen iletmesinden, Pascal prensibinden yararlanıyoruz diye sorabilir. Bu arada dersin sonunda bir de seninle simülasyonlar üzerinden bir özet yapacağım. Bir de kavram haritası üzerinden özet yapacağım. O yüzden eksiksiz dinlemeni, can kulağıyla dinlemeni istiyorum. Bir de böyle benim zaten öğrencilerim derslerimi dinliyor, soru çözümlerimi izliyor. O yüzden güzel notlar alıyor. Ancak bazılarınız sadece yazılılarda kanallara uğruyorsunuz. Sizden ricam lütfen bu videolar size bir katkı sağlıyorsa, bir yararını görüyorsanız, kanala abone değilseniz abone olarak izleyin. Videoları beğenerek, bizlere yorum yaparak bizleri desteklemeyi ihmal etmeyin. Çünkü bu yolculukta tek motivasyon kaynağımız sizlersiniz. Ben inanıyorum ki benim 9.

17:01 sınıf öğrencilerim bu yazılıda beni 700.000 yapacaklar. Benim hedefim bu yazılıdan sonra 700.000'e ulaşmış olmak. Bunu da sizlerle yapabilmek istiyorum. Hele ki bu simülasyonlar falan dedim ya. Önümüzdeki seneye de çok güzel hazırlıklar yapıyoruz öğretmenleriniz olarak. Ve fizik finitonun arkasında ciddi anlamda çabalayan bir web ekibimiz var. Yazılımla, simülasyonlarla uğraşıyorlar. Önümüzdeki sene sizlerin derslerini daha keyifli hale getirmek için şu kavramları hayali olmaktan çıkartıp simüle edebileceğiniz, gerçek hayatta nerede olduğunu görebileceğiniz, bu kavramları seveceğiniz şekilde öğretebilmek adına çabalıyoruz. O yüzden de desteklerinizi bekliyorum. Haberiniz olsun. Şimdi demiş ki sıvı basıncı kabın şekline, kabın taban yüzeyinin büyüklüğüne, sıvının kütlesine bağlı değildir. Biz zaten bunu öğrendik. İşte

17:47 bu yüzden şurada bileşik kapları görüyorsun. Bak kesit alanı değişiyor. Kiminin ağzı genişliyor, kiminin ağzı daralıyor, kimi böyle yamuk yumuk bir kap. Ama ben sana A, B, C, D noktalarındaki sıvı basınçlarını soruyorum. Sen de bana diyorsun ki, "Hocam, kabın şekline bağlı değildim. Sıvı miktarına bağlı değildim. Basınç neye bağlıydı? H'a bağlıydı." Bu noktalar aynı hizada, yatay hizada oldukları için üzerindeki sıvı miktarları aynı yükseklik olduğu için aynı sıvı olduğundan her noktadaki basıncım aynıdır. HDG'yi böylelikle tanımlayabiliriz. Mesela bu sıvıların basıncı aynen iletmesi veya bir sıvının kapı içinde dengede durmasından yola çıkarak U burularını konuşuyoruz. Şu formül lütfen gözünü korkutmasın. Hikaye şu. Eğer ben buraya sadece su koymuş olsaydım aynı yükseklikte olmasını

18:34 beklerdim. Niçin? Çünkü aynı sıvı aynı yükseklikte aynı basıncı sağlasın ve kabın içinde dengede dursun. Ben şimdi bu suyun üzerine bir miktar yağ eklemişim. Ne yapıyorum? Öyle bir yatay hiza çizmem lazım ki orada basıncı ve öz kütleyi konuşabiliyorum. İlk olarak bir sıvı neden kav içinde dengede durur? Bunu bir yorumlayalım. Basınç eşittir. Yani bir sıvının hareket halinde olabilmesi için, dengede olmaması için basınç farkı olması lazım. Demek ki burada ben şu noktada basıncı yazacağım. Sol taraftan yazdım. Suyun yüksekliği bu kadar. Sağ taraftan yazdım. Bir yağın yüksekliği var. Bir yağın uyguladığı basınç var. Bir de burada bir miktar sıvımın yüksekliği var. Yani hani dedik ya sıvılar basıncı aynen iletir. Burada yağın yaptığı basıncı bulurum. P yağ

19:19 derim. Üzerine bir de buradaki P suyun yaptığı basıncı bulurum. Bu da sol taraftaki suyun yaptığı basınca eşit olmalı. Çünkü bu üzerindeki yağın basıncı aynen suya eletildi. O da benim bu noktama kadar. Bu basıncı iletmiş oldum. Ben burada şöyle güzel bir yöntem kullanıyorum. Eğer benim sıvım aynı sıvıysa bana öyle bir yatay hiza çek ki altındaki sıvım aynı olsun. Bu yatay hizada bunu belirledikten sonra benim basınç dengemi yazabilirsin. Ne demek istiyorum? Buradaki basınçla buradaki basınç aynı olacak ya. Şuradaki suyun yüksekliğine bak. Buradaki yağın yüksekliğine bak. Neden yağın yüksekliği daha fazla hocam? Çünkü buradan H su, D su ve G diyelim. Buradan da h ya d yağ

20:05 çarp g olması lazım dengeyi yazabilmem için. Bu g yer çekim iğmesi ikisinde de aynı. Biliyorum ki yağın öz kütlesi yoğunluğu suya göre daha az olduğundan karşı tarafta diğer kolda daha yükseğe sahip olmalı ki H ve D''nin çarpımı buna eşit gelebilsin. Yani öz kütlem ne kadar azsa daha fazla yükseklikle aynı basınç değerine ulaşabilirim. Bunları da birazdan simülasyonla göstereceğim. Veya dedik ya Pascal prensibi sayesinde biz işte bu tonluk araçları kaldırabiliyoruz otomotiv sektöründe, sanayi sektöründe diye. Ne yapıyoruz aslında? Şuradan bir mini kuvvet uyguluyoruz. Bu uyguladığımız kuvvet buradaki katıya, pistona bir basınç uyguluyor. Ve bu basınç her yöne aynen aynı büyüklükte

20:51 iletildiğinden ben karşı tarafta bu aracı dengeleyebiliyorum. Buradaki mesela yüzey alanını artırdığımızı varsayalım. Tamam mı? Artıralım yüzey alanımızı. Daha büyük yüzey alanı olsun. Aynı basıncı sağlayabilmesi için buradaki arabanın ağırlığını artırmam gerekir. Yani buradan daha küçük bir kuvvetle karşı tarafta çok büyük ağırlıkları dengeleyebiliyorum. Çünkü artık katı basıncını da işin içine dahil ederek burada F/ var. Karşıda g/2 değerim var. Ben bunları dengeleyerek, sıvıların basıncı her yöne aynan iletmesinden, Pascal prensibinden yararlanarak bunları günlük hayatta kullanabiliyorum. Hocam burada hiçbir araç olmasaydı ne olurdu? Benim burada uyguladığım basınç aynen iletildiğinden

21:37 karşı taraftaki yüksekliğim artardı. Yani ben bir katı basıncı oluştururdum. Karşı tarafta da bunu sıvı basıncıyla dengeleyebilirdim. Arkadaşım burada öğretmenin sana yüzey alanlarıyla ilişki kurmanı isteyebilir. Diyebilir ki ben buradaki yüzey alanını artırırsam karşıdaki aracın ağırlığı nasıl olmalı? Daha büyük bir ağırlığı dengeleyebilirsin gibi. Veya buradaki yüzey alanını azaltırsam o zaman buradaki aracın da ağırlığı azalsın ki bunların oranı karşı taraftaki basınca eşit gelsin diye yorumlamanı isteyebilirler. Durgun sıvılarda basınç HDG ile ifade ediliyor. Kabı şeklinden, sıvının miktarından bağımsız, neresi daha derin, kimin öz kütlesi daha fazla? Bunlara bakıp yorumlaman isteniyor.

22:24 Neredeyse sayısal soru 0. MEB kitabı dahil olmak üzere söylüyorum. Bütün Happyopu bilmemiz gereken burasıydı. Belki bir sıvı basınç kuvvetinde karışıklık yaşayabilirsin. O da gerçekten bizim Marif Modelde önemli bir ayrıntı değil artık. Şimdi gelelim atmosfer basıncına. Atmosfer basıncı aslında bizim gaz basıncı diye konuşacağımız bir yer fakat kapalı kaplardaki gaz basıncını konuşmuyoruz. Diyoruz ki sadece atmosferi yorumlayalım. Atmosfer dediğin nedir? Zaten gazlardan oluşmuştur değil mi? Hava boşluk gibi görsen desem aslında burada bir sürü gaz molekülü var. İşte atmosferdeki bu gazlar hem ağırlıklarından hem de hareketlerinden dolayı temas ettikleri yüzeylere basınç uyguluyor. Biz buna açık hava basıncı veya atmosfer basıncı diyoruz. Burada bilmen gereken çok önemli bir isim var.

23:10 Ben kesinlikle bunu sorardım ki biliyorsun burada ara sıra sorular sorsam da bir sonraki dersimizde yazılı provamız olacak. Orada bakarsın bu soru karşına gelir. Atmosfer basıncında bilmen gereken isim Toriichelli. Torielli'nin barometre düzeneği. Barometre ne? Açık hava basıncını ölçmeye yarayan alet. Peki nasıl ölçtü? Tamam mı? İlk olarak elinde bir kılcal boru var. Bir ucu kapalı. İçinde cıva var. Sonra cıva dolu bir kap var. Bunun ağzını eliyle sıkıca kapatıyor. Ters döndürüyor. Cıva dolu kabın içine bırakıyor. Normalde bizim günlük hayat sezgilerimiz bu civanın hepsinin boşalmasını bekliyor. Fakat Toriichelli bir bakıyor civanın miktarı azalıyor. Azalıyor 76 cm de dengede duruyor. Diyor ki ya bu nasıl dengede durabilir? Neden

23:55 daha fazla akmıyor? Niye 60 değil? Neden 0 değil de 76? He diyor. Demek ki dışarıda bunu dengeleyen gazların basıncı var. Yani gaz basıncını durgun sıvı basıncıyla tanımlayabiliyor ve buradan yola çıkarak deniz seviyesinde 0 S sıcaklıkta atmosfer basıncının büyüklüğünü yani P0 diye ifade ettiğimiz şuradaki kısmı 76 cm civaya eşit olduğunu buluyor. H DG. G zaten bir sabit yer çekim iğmesi. D ne? D burada cıvayı kullandığımız için civanın öz kütlesi. H ne? 76 cm. Hocam neden torçelde cıvayı kullanmış da başka bir sıvıyı kullanmamış? Civa en yoğun

24:42 maddelerden. Öz kütlesi yoğunluğu en fazla olan maddelerden. Yani eğer başka bir sıvı kullansaydı bu sıvının öz kütlesi daha küçük olacaktı. Bu yüzden çok daha uzun bir boruya ihtiyaç duyacaktım. Yani bizim buradan seninle yapmamız gereken çıkarım atmosferde gazlar var. Bu gazların ağırlığından, hareketlerinden birbirine çarpışmasından dolayı uyguladığı bir basınç var. Bu basıncı Toriçeli barometre düzeneğiyle buldu. Deniz seviyesinde 0 Sig sıcaklıkta civanın yaptığı sıvı basıncına eşit olduğunu buldu. Bu cepte. Şimdi bu bizim atmosfer basıncımız değişiyor mu? Bunu konuşalım. Aynı sıvı basıncındaki gibi ne demiştik? Sıvı basıncında kabın şekli, sıvının miktarı bizim için önemli değil demiştik. O yüzden ne yapıyor Torçelli?

25:29 Farklı şekillerde borulardan yararlanıyor. Farklı eğimlerle, farklı pozisyonlarda tutuyor. İçi cıva dolu. O boruyu cıva dolu bir kaba bırakıyor ve hepsinin yüksekliğinin 76 cm olduğunu söylüyor. Bir ATM olarak ifade ediyoruz. P0 dediğimiz atmosfer basıncını. Bunu 76 cm civa olarak yani HDG olarak yazıyoruz. Hocam neden cıva yazdınız? HG. HG cıva demek. Niye buraya oturup da civanın öz kütlesini yazmadık? Onlar sayısal olarak çok daha büyük ifadeler olduğu için ve matematiksel bir işlem yapmayacağımız için civa cinsinden elimizde öz kütle civa var. Maddemiz civa. Bu da 76 cm yükseklikte olsun diye

26:14 böyle bir tanımlama yapıyoruz. Aslında hikaye HDG. Yine şimdi tamam artık ben ikna oldum. Elimdeki cıvayla ben deniz seviyesinde açık hava basıncını, atmosfer basıncını ölçtüğümde 76 cm yükseklikte olduğunu buluyorum. Aslında daha yeni Pascal'dan bahsetmiştik ya hani sıvıların basıncı aynen iletmesine Pascal prensibi demiştik. Pascal Toriçel'nin yaptığı bu deneyi merak ediyor. Aynı dönemde yaşıyorlar. diyor ki ya diyor ben dağın tepelerine çıksam ne olur diyor. Deniz seviyesinden yukarılara çıkıldıkça Toriichelli deney tüpündeki cıva yüksekliğinin azaldığını Pascal gözlemliyor. Ha diyor çünkü biliyorsun ki coğrafyadan deniz seviyesinden yukarıya çıktıkça atmosferdeki gaz miktarı azalıyor. Yani dışarıdaki bu basınç değerim azalıyor. E

26:59 bu basınç değerim azaldıkça P0'ı HDG olarak yorumlamıştık ya. Civa aynı civa, G aynı G. Dışarıdaki P0 değerim azalıyor çünkü gaz miktarı azaldı. Bu yüzden de Torichellen'in bu barometre düzeneğindeki H seviyen azalmış oluyor arkadaşım. Anlaştık mı? Deniz seviyesinden yukarılara çıkıldıkça açık hava basıncı, atmosfer basıncı ne oluyor? Azalıyor hocam. Çünkü hava miktarı azalıyor. Dolayısıyla civanın uygulamış olduğu sıvı basıncı da azalmalı. Yani H değeri azalmalı diyoruz. Bir diğer durum ise şu. Sıcaklık arttığında açık hava basıncının azalması. Yine deniz seviyesinde hayal edelim. 76 cm civaydı. 0 S derecede. Sıcaklık arttı. Tamam mı? Sıcaklık art molekülleri birbirinden uzaklaşmaya

27:45 başladı. Hayalet. Yani birbirinden uzaklaştı. Daha çok titreşerek uzaklaşmaya başladı. Yoğunluğu iyice azalmaya başladı. İşte bu yüzden daha sıcak havalarda aynı yükseklikte bana atmosferin uyguladığı basınç değeri azalmış olacak. Basınç değerinin azalması daha sıcak bir ortamda barometre düzeneğini gözlemlersen 76'dan daha küçük bir değerle dengelendiğini görürsün. Bu durumda atmosfer basıncını iki aşamada seninle inceliyoruz. Birincisi deniz seviyesinden yukarıya çıkmak. Deniz seviyesinden yukarıya çıktıkça etrafımızdaki miktar azaldığı için gaz miktarı HDG'deki H değerim azalır dedim. Bir diğeri bu sefer yüksekliğimi sabit tuttum. Derinliğimi sabit tuttum. Hala deniz seviyesindeyim. dağın tepesine çıkmadı. Deniz seviyesindeyim ve hava daha da

28:32 sıcaklığını artırmaya başladı. O zaman bu moleküller birbirinden uzaklaştığı için bana daha az baskı uyguladılar. Yani yine o HDG 76 cm civadaki o 76 cm azaldığını gözlemlemiş oldum. Anlaştık mı? Atmosfer basıncı durumu bundan ibaret. Büyük bir aslında gaz okyanusunun en dibindeyiz. Hani sıvılarda derinlik arttıkça basınç artıyor diye konuştuk ya. Deniz seviyeside gazı hayal et. Bir gaz okyanusunun en dibi gibi düşün. Deniz seviyesinde maksimum atmosfer basıncı dağ tepelerine doğru çıktıkça azalmakta. Hatta o kadar yüksek bir basınç var ki şuradaki bilgiyle anlayacaksın. Atmosferdeki havanın yetişkin bir insana uyguladığı basınç kuvveti yaklaşık 160.000 new'dır. Bu kuvvet 16 tonluk kütlenin ağırlığına eş değer bir

29:19 kuvvettir. Nasıl oluyor da peki biz ezilmiyoruz hocam? Değil mi? Yani neden bizi bastırmıyor bu atmosfer basıncı? Çünkü bizim de kanımız akışkan halde. Kanımız damarlara bir baskı uyguluyor. Dışarıdaki atmosfer basıncı da bu basınçla dengeleniyor. Vücuttaki kanın oluşturduğu sıvı basınç kuvveti yüksek miktardaki bu basınç kuvvetini dengelediği için biz bu atmosfer basıncı altında ezilmeden devam edebiliyoruz. Yolculuğumuza katı basıncını konuştuk. F/ A diye yorumladık. Basınç kuvveti önemliydi. Basınç kuvvetini aynen iletiyordu. Durgun sıvı basıncını konuştuk. HDG diye ifade ettik. sıvının, kabın şekline falan bağlı değildi basıncı konuşurken. Onun dışında atmosfer basıncını deniz seviyesinden yukarılara çıkmakla ve sıcaklık efektiyle yorumladık. Şimdi bunların hepsi konuşuldu. Katı, sıvı, gazları

30:05 konuştuk aslında. Bir de akışkan basıncı var. Sıvı ve gazlar hatta bazı katılar akışkanlık özelliğine sahiptir. Akışkan basıncı nedir? Akış halinde olan bu sıvı ve gazlar nasıl basınç uygular? Buna bakıyoruz. Bernolle diyor ki arkadaşım akışkanın hızının arttığı yerde uyguladığı yüzeydeki basınç değeri azalır. Bernolli bize akışkan dinamiğini, matematiğini buluyor. Bunlar neden hareket eder? Sıvı neden hareket eder? Gaz neden hareket eder? Bunu yorumluyor. Diyor ki, "Eğer hareket varsa yani hız varsa, hız arttıysa durgun haline göre bu cisimlerin uyguladığı basınç azalır" diyor. Biz bunu Bernolli ilkesi olarak konuşuyoruz. Bak, Pascal'ı konuştuk isim olarak. Sonra Torielli'yi konuştuk. Şimdi

30:51 Bernolli'yi konuşuyoruz. Bernolli neymiş? Akışkanın hızının arttığı yerde basıncının azaldığını söylemekteymiş. Bunu da kesit alanıyla ilişkilendiriyor. Ben genelde aklımda hortumun ucunu kapattığım o günleri hatırlıyorum. Orada kesit alanını daralttıkça su daha hızlı akıyordu. Süper. Dolayısıyla şurada kesit alanlarına baktığımda A2 değerinin A1'den daha küçük olduğunu gözlemledin. Kesit alanım daraldığında o su daha hızlı mı gidiyordu? O zaman şuradaki sıvımın akış hızı kesinlikle ilk baştaki duruma göre daha yüksek. Ne dedi Bernolli? Ne kadar hızlanırsan basıncın o kadar azalır dedi. Yani şu kısımda P2 değerim P1 değerime göre daha az bir basınca sahiptir dedim bu cepte. Şimdi

31:38 buradan sonra şuralarda da borular var. Su yüksekliklerini kıyaslamam isteniyor. Şimdi yukarıdaki boruda şurada artık seninle durgun sıvı basıncını konuşuyorum. Bak akışkan basıncı bitti. Sen akışkan basıncında bana şunu söyledin. Hareket varsa, hız varsa hocam basınç azaldı dedin. Bernolli ile birlikte ben şimdi sana buradan yararlanarak yukarıdaki o durgun borunun içindeki yükseklikleri konuşmanı istedim. Sen de dedin ki bak hocam ben burada basıncın daha az olduğunu söyledim ya. O zaman yukarısındaki HDG'den H2 değerimin daha küçük olması lazım ki diğer şu basınçla ilişkiyi kurmuş olabileyim. Anlaştık mı? Bernolli prensibi bundan ibaret. Bana bir akışkan verecek. Bu akışkanın hızının arttığı

32:23 yerde basıncının azaldığını yorumlamam istenecek arkadaşım. Ve her zaman her zaman akışkanlar yüksek basınçtan alçak basınca doğru hareket eder. Bunun da Bernolli prensibinde uygulamaları mevcuttur. İlk olarak şurayı daha yeni kesit alanlarıyla ilişkilendirdiğimiz gibi bir ilişkilendirip mantıken yorumlamaya çalışalım. Kesit alanım git gide daralıyor sağ tarafa doğru. Yüzey alanım azaldı. Yüzey alanım azaldıkça hortumu sıktığım günleri hatırladım. Ne oldu? Sağ tarafa doğru hızım arttı. Bernouli de dedi ki yahu sen eğer hızla hareket ediyorsan sen basıncın daha az durgun haline göre dedi. Kabul ettin mi? Süper. Dedin ki hocam bak buradaki basınç en küçük buradaki basınç en büyük. Bunu söyleyeyim dedin. Dışarıda da şurada da ne var? P0 var.

33:09 Atmosferimiz var değil mi? Şimdi arkadaşım bana şunu söyle. Ben burada P0 değerindeyim. Hiçbir değişiklik yok. Ne beni dağın tepelerine çıkarttın ne ortamın sıcaklığı değişiyor dedin. Hiçbir şey yok. Tamam mı? Eğer ben burada bir akışa sahip olmasaydım buradaki P0 değerim şuradaki sıvının ve şuradaki havanın yaptığı basınca eşit olacaktı. Doğru mu? Şimdi sen bana sağ tarafa doğru hareket ettiğim için buradaki basıncaldığını söyledin ya. Buradaki basıncın azalması, buradaki atmosfer basıncının bu sıvıyı daha çok iteklemesi anlamına geldi. O yüzden de sağ tarafa doğru gittikçe yukarıdaki havanın yapmış olduğu basıncı azalttığın için buradaki sıvı basıncı artarak dışarıdaki P0 değerini, atmosfer basıncı

33:55 değerini dengeledi diye yorum yaptırabilir öğretmenin. Çünkü şu şekli gördün mü? Hiç iç açıcı değil. Acabalar oluyor. Acaba yapabilecek miyim? Biraz gıcık bir soru mu denk geldi diye geriliyorsun. Ancak buradaki mantık şu. Bir akışkan söz konusuysa, bir hareket söz konusuysa oradaki basıncım daha az, oradaki basıncım daha azsa diğer başka denge durumlarım her neyse ona göre yorumlamam lazım. Mesela yukarıda durgun sıvı basıncıyla yorumladık. Buradaki basınç az olduğu için buradaki yüksekliğimiz az olsun dedik. Fakat buraya geldik. Buradaki basıncımız azaldı. Ancak burada bir sıvım var. Bir de dışarıda P0 değerim var. O zaman dedim buradaki P0 değişmiyor. Buradaki basınç hareket halinde olduğu için akışkanlığım azaldı. O zaman şuradaki H3 değerim daha fazla olsun ki P0'ımı

34:41 eşitleyebilsin diye yorumluyorum. O yüzden sorunun veya bu örneğin bana kökeni lazım. Ne var? Elimde başka hangi basınç kavramları var konuşabileceğim? Buna dikkat etmem lazım. Bernolli'de de yine hiçbir matematiksel işlem söz konusu değil. Bizden istedikleri ancak ve ancak bu örnekler olur. Sana der ki bir hikaye verir öğretmenin. Burada hangi ilkeden yararlanıldı? Bunu nasıl ifade edersin? Der ki, "Bana günlük hayattan Bernolli ile alakalı örnekler ver." der. Bernoli deyince aklına akışkan gelir. Akışkanlık varsa hareket vardır. Hareket varsa orada basınç azdır. Ve tüm maddeler, tüm akışkanlar yüksek basınçtan alçak basınca doğru hareket eder diye hatırlayıp örnekleri yorumlayabilirsin. Rüzgarlı havalarda şemsiyem neden ters

35:27 döner? Bak şimdi burada şemsiyemin içinde tamam mı? Şöyle tutuyorum. Burada durgun hava var. Şemsiyemin üstünde de hava hareket halinde. Hareket varsa basınç azalıyor muydu? Evet. Durgun haldeki basınç fazla mıydı? Evet. Ve her zaman akışkanlar yani sıvılar, gazlar yüksek basınçtan alçak basınca doğru mu hareket ediyordu? Yani şemsiyemin içindeki bu durgun basınç dışarıdaki alçak basınca doğru giderken şemsiyem ters döndü. Çatıların uçması veya perdelerin dışarı doğru uçması rüzgar lavalarda. Neden hocam? Bak şimdi rüzgar esiyor. Buradaki basınç az. Benim de evimin içinde durgun hava var. Durgun havanın basıncı daha yüksek. E akışkanlar da yüksek basınçtan alçak basınca doğru gidiyor. Hop çatım uçuyor. Veya pencereyi açtım. Dışarıda rüzgar var. Perde niye dışarı çıktı? Benim

36:13 odamda durgun hava var. Dışarıda hareketli hava var. Durgun havanın basıncı daha yüksek. Yüksek basınçtan alçak basınca doğru giderken hop benim perdem dışarıya savruldu. Büyük bir hızla yan yana geçen araçların birbirine yanaşması. Bak şimdi burada sanki hortumun ucu sıkılmış gibi düşün. Ben burada havayı sıkıştırıyorum. İki araç hızlıca yan yana geçerken havayı sıkıştırdığım için burada daha yüksek hızla hareket ediyor. Daha yüksek hız ne demekti? Buradaki basıncımın azalması demekti. E dışarıda da durgun hava var. Durgun havanın yüksek basıncı alçak basınca doğru giderken bu hızla geçen araçlar birbirlerine doğru yaklaşır. Veya aynı mantık metrolarda bir sarı şerit vardır. Senin çok yakın durmanı istemez. Çünkü orada hava sıkıştığı için

36:59 basınç azalır. Arkandaki durgun hava seni metroya doğru itekleyebilir endişesiyle. Veya gelelim pipetle su içme durumuna. Aslında şuradaki gibi bir durum söz konusu. Pipetle su içerken biz havayı orada vakumluyoruz ya hani biz sanki içerideki sıvıyı biz çekiyoruz gibi hissediyoruz. Asıl hikaye ne biliyor musun? Tam olarak şurası. Bak ben orada havayı emdiğimde pipetle buradaki basıncı azaltıyorum. hareket kazandırdım gibi düşün. Azalttığım için dışarıdaki basınç, atmosfer basıncı aslında o bu sıvıyı itekliyor alçak basınca gelmek için. Anlatabildim mi? Pipetle su içme durumu da bir Bernolli ilkesi ile açıklanan örnektir. Musluktan akan suyun kesidinin daralması. Ne dedik? Akışkanlar yüksek basınçtan alçak

37:46 basınca doğru gider. Alçak basınç demek hızın arttığı yer demekti. Burada hızım daha yavaş. Musluktan akan suan hortumun ucunu daraltmışım gibi daralan bir kesit alanına sahiptir. Sebebi yine Bernolli ilkesidir diyebiliriz. Çok güzel örnekler. Hepsi bence birer soru niteliğindeler. Şimdi gelelim manometreye. Manometre aslında hani dedim ya sana kapalı kaplarda biz gaz basıncını konuşmuyoruz. Artık sadece atmosfer basıncını konuşuyoruz diye manometreyle de kapalı kaptaki o gaz basıncını ölçüyor. Aynı zamanda manometre dediğimiz şey bizim günlük hayatta kullandığımız tansiyon aleti. Sağlıksız beslenmede damar çeperlerinde yağlanma olur. Yani kesit alanı daralır. Kesit alanı daraldığı için kan artık

38:32 burada daha hızlı akar. hortumdaki gibi daha hızlı aktığı için basıncı düşer. Bu da bizim aslında tansiyon durumumuzu belirler. Hani yüksek tansiyon, alçak tansiyon muhabbeti var ya işte tam olarak bizim kanımızın akış hızıyla basıncı konuştuğumuz şeylerdir. İşte bunlar da bizim için kalp krizi riskini artırmaktadır. Manometre senin karşına bir ölçüm aleti olarak çıkabilir. Bak ne demiştik? Toriçelli barometre olarak konuştuk. Açık hava basıncını ölçen aletti. Basınç ölçen aletti. Manometre neymiş? Kapalı kapıncı. Kapalı kaptaki gaz basıncını ölçen alet dedik. Onun dışında genel kültür olsun belki öğretmenin de ekstra puan verir bu tarz

39:18 bir soru sorar. Altimetre ve batimetre var. Bunlar da altimetre basınçla yükseklik ilişkisini kurduğumuz bir alet. Özellikle pilotlar kullanır. Batimetrede derinliği konuştuğumuz bir yer. Özellikle denizciler kullanır. Yani basınçla yükseklik veya derinlik ilişkisini konuştuğumuz ölçüm aletlerinin diğerleridir. Altimetre ve batimetre. Karşına çıkmayabilir ama bir ihtimal çıkarsa diye bahsettim. Akışkan basıncı da bundan ibaret. Katı, sıvı, atmosfer, akışkan basıncı. Tamam. Finito. Şimdi gelelim kaldırma kuvvetine. Mevk kitabını ayrıntılı incelediğimde şu yandaki kuvvetler bize hiç sorulmuyor. Diyor ki F2 ve F3 aynı. Şimdi sen şunu biliyorsun. Sıvının içindeysen, sıvı varsa sıvının

40:05 uyguladığı basıncı konuşabilirsin. Sıvının uyguladığı basınç kuvvetini konuşabilirsin. Doğru mu? İşte bu kaldırma kuvvetini şöyle tanımlıyoruz asla. Kaldırma kuvveti sıvı basınç kuvvetlerinin bileşkesi olarak yorumlanıyor. Sıvı basınç kuvvetini de HDGs diye tanımlamıştık hatırlarsam. Şu F1'i yazalım. Yani benim bu cismimin en üstündeki sıvı basınç kuvvetini yazalım. F1 HDGS dedim. Tamam mı? F4'ü yazalım. Ne kadarlık bir H var F4'te? H2 DGS kadar. Şimdi bu kuvvetlerin bileşkesine bakalım. Çünkü kuvvet vektörel bir büyüklüktü. Sen şu an F1 mi daha büyük, F4 mü daha büyük bana söyleyebilirsin hocam. Tabii ki F4 çünkü H değerim daha fazla. O zaman F4 - F1 diye yazarsın. Bak dgs'ler aynı ya o zaman. F4 - F1'i

40:53 H2 - H diye yazıp DG x S diye yazabilirsin. Bak buralar önemli değil. Burada önemli olan şey şu. H2'den H değerimi çıkarttığımda şuradaki yükseklik gelmiyor mu bana? Evet. Ben bir de bunu cismin yüksekliği olarak yazalım. Şuraya ne diyelim? H diyelim. Tamam mı? H dedim. DG x s. S de şuradaki yüzey alanı. Bunları çarptığımda yükseklik ve bu benim taban alanımı çarptığımda karşıma ne geliyor? Bu cismin batan hacmi geliyor. D x G. Buradaki D ne? D sıvı. Sıvının uyguladığı basınç kuvveti konuştuğumuz için. Ha aslında hikaye. Neden ben kaldırma kuvvetini bu ünitede gördüm? Çünkü ben durgun sıvıları konuştum. Akışkanları konuştum. Bu sıvıların bir basınç kuvveti uyguladığından bahsettim. Aslında kaldırma kuvveti de cisme etki

41:39 eden sıvı basınç kuvvetlerinin bileşkesi demekmiş. Buradan yararlanarak buldum. Birinci formül çıktı karşıma. Kaldırma kuvveti V. batan, D. Sıvı G. Ancak direkt bununla ilişkilendiremezsin. Başka bir değişkini daha konuşabiliyor olman lazım. İlk önce şuna bir bakalım. Kaldırma kuvveti ne demiş? Yeri değişen sıvının ağırlığına eşittir. Şimdi şöyle hayal edelim. Bir cismi sıvının içine bıraktım. Ne oldu? Batan hacim kadar sıvıda bir yer değişikliği oldu, değil mi? Yani benim batan hacmim sebep oldu sıvının yer değiştirmesine. Benim batan hacmimle V ile bu sıvının öz kütlesini çarparsam D ile V'nin çarpımı ne demekti? Ta eskilerden hatırlayacağım bir şey. Neydi? M demekti. Yani kütle

42:25 demekti. M yeri değişen sıvı diyelim. Tamam mı? Yani benden dolayı bir miktar sıvının yeri değişti ve bunu V batan D sıvı diye yorumladım. G ile de çarpınca bu neye eşit oldu? yeri değişen sıvının ağırlığına eşit olmuş oldu. Bunu da ta milattan önce 300'lerde Arşimet konuştu. Tabii o zamanlar öz kütle diye bir kavram yok. Kuvvet diye bir kavram yok. Ama dedi ki ya bence bu kaldırma kuvveti sıvının içinde bir şeyi bastırıyorum. Tası bastırıyorum. Bastırdıkça sıvının bana bir kuvvet uyguladığını fark ediyorum. İşte bu ilişkiyi sıvının ağırlığıyla ilişkilendirerek konuşmuş oldum. Bu kadar ayrıntıya girmiyoruz. Fakat şuradaki üç değer bizim için çok önemli. Özellikle kaldırma kuvveti ile alakalı çok güzel sorular var. PDF'ine

43:12 takip edip bütün soruları sen de rahatça çözeceksin. Şimdi birinci durum ben bir sıvının içindeysem üç ihtimal var. Ya yüzüyorumdur, ya askıda kalıyorumdur, ya batmışımdır. Doğru mu? Süper. Eğer ki yüzüyorsam aşağıya doğru bir ağırlığım var. Yukarıya doğru da sıvının bana uyguladığı bir kaldırma kuvveti var. Bir diğer konuşmam gereken şey benim kuvvet ilişkimdir. Yani derim ki yüzen bir cisim varsa o cismin ağırlığını biliyorsam kaldırma kuvvetini de çat diye cevaplarım. E hocam kaldırma kuvvetini daha yeni V batan D sıvı G diye konuşmadınız mı? Evet ama her soruda bana batan hacmi vermiyor. Her soruda bana sıvının öz kütlesini vermiyor. Bana diyor ki cismin ağırlığı 10g diyor. Bana kaldırma kuvvetini konuş diyor. Cisim yüzüyor mu? O zaman direkt bu 10g kaldırma kuvvetine eşit dememi istiyor. Anlaştık mı? Tamam. Şimdi

43:59 yoğunluğa bir bakalım. Sence cisim ve sıvı arasında nasıl bir yoğunluk ilişkisi vardır? E hocam ben yoğunluğu biliyorum. Yoğun maddeler altta duruyordu. Az yoğun maddeler üstte duruyordu. O zaman yukarıda duran kim? Cisim. O zaman kesinlikle cismin öz kütlesi sıvının öz kütlesinden daha küçüktür diye yorumladım. Gelelim askıda kalma durumuna. Yani tüm hacmim sıvımın içinde ve başka herhangi bir yere temas etmedim. Aynı yüzme durumunda olduğu gibi aşağı doğru cismin ağırlığı var. Yukarı doğru kaldırma kuvveti var. ve batan D sıvı G dışında sana ağırlık verirse, sana kütle verirse ve cisim askıda kalmışsa o ağırlık değerini çat diye kaldırma kuvvetine eşitlemeni bekliyoruz. Anlaştık mı? Yani ben ille v batan d sıvı g'den gitmek zorunda değilim. Bana ağırlıkla da bir ilişki

44:45 kurdurabilirler cepte. Gelelim öz kütle ilişkisine. Ne dedik? Öz kütlesi fazla olan aşağıda durmaya meyilli. Öz kütlesi az olan yukarıda durmaya meyilli. Ama bir bakıyorum bu arkadaş ne yüzüyor ne batıyor. Tüm hacmi sıvının içinde. Bu ne demek biliyor musun? O zaman öz kütle sıvının öz kütlesiyle aynı. Ya hocam şu yukarıda şu aşağıda gibi ya. Bak hiçbir şekilde yüzmüyor. Hiçbir şekilde batmıyor. Nereye koyduğumun bir önemi yok. Nerede olduğunun bir önemi yok. Askıda demek tüm hacim sıvının içinde yüzme ve batma yok demek. O zaman benim öz kütlem sıvının öz kütlesine eşittir. Son durum batma durumu. Şimdi batma durumunda ekstra bir durum söz konusu. Ben yine kaldırma kuvvetini V batan D sıvı G'den yorumlayabilirim. Fakat ağırlıkla ilişki kur derse aynı yüzme ve

45:31 askıda kalma gibi. Şimdi bir ağırlık var. Yukarı doğru kaldırma kuvveti var. Ancak bir de burada temas olduğu için ekstra bir kuvvet daha var dokunduğumdan dolayı. İşte bu yüzden diyoruz ki eğer bana ağırlığı verdin dedin ki bu arkadaşın ağırlığı 10 N. Kaldırma kuvveti kaçtır?" dedin ama ne V batanı verdin, ne D sıvıyı verdin, ne G'yi verdin. O zaman derim ki kesinlikle konuşabileceğim şey kaldırma kuvveti 10 N'dan daha küçüktür. Yukarıdakilerin de 10 N olduğunu söyleyelim. O zaman burada kaldırma kuvvetim 10 N. Burada kaldırma kuvvetim 10 N. Ağırlıkla direkt eşitti yüzenme askıda kalan cisimlerde. Ancak battıysam kesinlikle ve kesinlikle ağırlığımdan daha az bir kaldırma kuvvetine maruz kaldım. Beni kaldıramadı. yetmedi diye düşünmeni istiyoruz. Biri de öz kütle ilişkisini

46:18 kurdurabilir. Öz kütlede yoğun olduğu için dibe battı. O yüzden cismin öz kütlesi sıvının öz kütlesinden büyüktür hocam diye yorumlamanı bekliyoruz. Şimdi özellikle bunu bak şu soruyu cevaplarsan öğretmeninin soracağı her soruyu neredeyse cevaplayabilirsin. Ben bilerek buraya fazladan örnek koydum. Çünkü kaldırma kuvveti ile alakalı soru çözümü ister misiniz dedim. Maalesef çok kişi dersi dinlemedi bile. O yüzden de orada çözeceğim soruları size buraya eklemiş oldum. Ekstra isteyenler olursa da vallahi yorum yazacaksınız arkadaşlar. Kusura bakmayın. biraz beni sizin desteklemeniz lazım ki ya hocam ders istiyoruz demeniz lazım ki ben de vicdan azabı yaşayayım diyeyim ki ya evet çocuklar bekliyor bana ihtiyaçları var diyeyim ama her neyse şu soruyu cevaplayabilirsen kaldırma kuvveti okey bütün bu değişkenleri burada bence

47:05 kaldırma kuvvetinde sıkıntı şu ya ben kaldırma kuvvetini gile mi ilişkilendireyim ve batan d sıvı gile mi ilişkilendireyim yoksa öz kütleleri mi kıyaslayayım d cisim ve d sıvının ne yapacağımı bilmiyorum ya da tüm hacme mi bakayım Sadece batan hacmimin bakayım. Bir sürü değişken var gibi. Şimdi sana A, B, C seçenekleriyle bu pozisyonlardaki cisimlere etki eden kaldırma kuvvetlerini nasıl farklı yorumluyoruz anlatacağım. O yüzden lütfen uyuyorsan uyan. Tamam mı? Kendine gel. Şekilde ABC cisimlerinin sıvıdaki denge durumları verilmiş. Buna göre bu cisimlerin ağırlıkları eşitse cisimleri etki eden kaldırma kuvvetini sırala dedi. Tamam mı? Ağırlıklarına bakalım. Her birine G yazalım. Eşitmiş ya. Sen şimdi benden kaldırma kuvvetini istiyorsun. Bana da ağırlığını verdin. O

47:50 zaman F kaldırma ve G ilişkisini kurarım. Biliyorum ki yüzüyor şu arkadaş. Bu arkadaş askıda. Bu arkadaş battı. Yüzen ve askıda kalan cisimler için neydi? Kaldırma kuvveti başka bir kuvveti olmadığı için bu cisimlerin ağırlıklarına eşitti. Fakat bu C'de batma gerçekleştiğinden kaldırma kuvveti bu C'nin ağırlığından daha az bir değere eşitti. Hatırladın mı? Yukarıda ağırlıkla bu yüzme, askla kalma, batma durumunu ilişkilendirmiştik. Bu durumla eğer ağırlıklar eşitse A ve B'yi etki eden kaldırma kuvvetim eşit ve bunlar C'yi etki edenden büyüktür. Neden? Neden hocam? Mesela bunlara 10 N diyelim. Tamam mı? 10 N diyelim. Hepsinin değeri 10 N'sa bu cisim yüzüyorsa kaldırma

48:36 kuvveti de ona 10 N uygulamış olmalı ki yüzmeye devam etsin. Burada bu da 10 N olmalı ki askıda kalmaya devam etsin. Ancak burada temastan kaynaklı ekstra bir kuvvet daha vardı. Kesinlikle buradaki kaldırma kuvveti 10 ndonan az olsun ki havaya kalkmamış, askıda olmamış, yüzmemiş. Demek ki kaldırma kuvveti ağırlığından daha az diye bu şekilde sıraladım. Bak birinci kısım buydu. İkinci kısım ne diyor ki? batan hacimleri eşitse cisme etki eden kaldırma kuvvetlerini sırala. Bak şimdi bu sefer G ile değil de yani kütle değil ağırlık değil batan hacim dedi. Ben bunun batan hacmine V diyeyim. Buna V diyeyim. Buna V diyeyim. Kabul ettin mi? Çok güzel. Hepsinin batan hacmi aynıymış. Hepsi aynı sıvıda. E o zaman bana verilenlere göre yorumlarım.

49:23 kaldırma kuvveti. Madem V batan D sıvı G ise V batanlarının aynı olduğunu bana şurada söylediysen aynı sıvıdaysak G'lerimiz de aynıysa o zaman A'ya, B'ye ve C'ye yetki eden kaldırma kuvvetim eşit gelir dedim. Bak aynı soru, aynı şekil. Sorunun bana verdiğiyle cevabın nasıl değişiyor? İyi anla. Burası çok önemli. Geldim C'ye. Bence en tat dış kısmı. Hacimleri eşitse cisimleri etki eden kaldırma kuvvetlerini sırala dedi. Bak şimdi tüm hacimler aynıymış. Diyelim ki bu arkadaşın hacmi 5V kadar olsun. Bu arkadaşın hacmi de 5V. Tüm hacim aynı. Bunun hepsi 5V. Demek ki şuradaki batan hacim 5V'den daha küçük. Kesinlikle değil mi? Yüzüyorsun bir kısmın dışarıda. Kabul müsün? Evet. Artık o zaman gel. Biz seninle aynı B'deki gibi

50:09 artık bu arkadaşların batan hacimlerini biliyor muyuz? Bak FA için yazıyorum. Kesinlikle 5V DG'den daha az değil mi? batan hacmi 5V'den daha küçük olduğu için aynı D, aynı G dedim. FB ve FC'yi yazıyorum. Batan hacimler tüm hacimler sıvının içinde olduğu için V batan D sıvı G'den yararlanarak 5V DG'ye eşittir dedim. Bu durumda B ve C'ye etki eden kaldırma kuvvetlerim aynı ve A'yı etki edenden daha büyük. Neden? Çünkü hocam bana tüm hacimlerini verdin. Tüm hacimlerini verdiğin için ben batan hacimleri konuşabildim. O zaman kaldırma kuvvetini V batan D sıvı G ile ilişkilendiririm. Ama yok bana kütle verdin, ağırlık verdin. O zaman şurayla ilişkilendiririm. Neler bakarım? Neler?

50:56 Yüzüyor mu? Askıda mı yoksa battı mı? Bunlara bakarak kaldırma kuvveti ve ağırlık ilişkisini konuşabilirim. Sadece şunu söyleyebilirim. Bu A B C seçeneklerinde farklı yerlerle yorumladık ya. Tek bir şey var. Hepsi için geçerli. Desem ki sana bu cisimlerin yoğunluklarını bana sırala. Hocam batan kim? C. Askıda kalan B. Yüzen A. Kesinlikle durum bundan ibaret. C en yoğun madde ki battı. A en az yoğun madde ki yüzdü diye konuşabilirsin. Tüm seçenekler için A B C seçeneği için bu geçerlidir. Yani buradaki problem şu oluyor. Senin aklında kurduğun kavramla sana sorduğumuz kavram örtüşmüyor. O yüzden öğrenci olarak şu problemi

51:42 yaşıyorsun. Ya benim bu konuda kimi sorular doğru çıkıyor, kimileri doğru çıkmıyor. Hocam konuyu anlıyorum ama soruyu cevaplayamıyorum. Hocamın en temel sebebi şu soru arkadaşım. Bu soruyu anlarsan kaldırma kuvveti senin için çok basit olacak. Şimdi şuna bakalım. Şekilde verilen cisimlerin sıvıya batan hacimleri. Bak şurası V ise bu V bu V'ymiş. Eşitmiş. Bunları etki eden kaldırma kuvvetlerini yazdırabilir misin hocam? Şimdi ben batan hacimler var elimde. E kaldırma kuvveti V batan D sıvı G ise bu arkadaşların hepsi aynı sıvıdaysa ortam aynı. Yer çekim ivmesi aynı. E batan hacimleri de aynı. O zaman X'e, Y'ye, Z'ye etki eden aynı. Aynı B seçeneğinde, bir önceki soruda B seçeneğinde yaptığımız gibi bu soru bana böyle gelebilir. Şuna bakalım. ABC

52:27 cisimlerini etki eden kaldırma kuvvetleri eşitmiş. Olaya bak. Tamam. Diyor ki hangisi veya hangileri doğrudur? Şimdi kaldırma kuvvetleri eşitse diyorum ki kaldırma kuvvetini ağırlıkla ilişkilendirsem olmayacak. Çünkü C battı. Ağırlığı kıyaslayamayabilirim dedim. Ne yapayım? Aynı yukarıdakiler gibi buna V, buna V. Bunun da batan hacmine V diyeyim. Hepsi V D gelmiş olsun. Al sana eşitliği sağladım. Diyor ki öz kütleleri eşittir. Sana ne dedim? Öz kütle neydi? Sıvının içinde bulunduğum konumumu belirliyordu değil mi? E hocam C batmış. O zaman öz kütleler eşit değil. C'nin yoğunluğu en büyük sonra Bra 1 gitti. Batan hacimleri eşittir ki hocam kaldırma kuvvetini biz buradan konuştuk. Bak, batana hacimleri hepsinin V diye yazarsak kaldırma

53:13 kuvveti eşit gelir. Ağırlıkları eşittir dedi. Bak şimdi A ve B'yi ağırlık olarak kıyaslayabilirim. Derim ki ya bu 10 N'sa kaldırma kuvveti de 10 N. Bu 10 N'sa kaldırma kuvveti de 10 N. Doğru mu sen? Ama soruda bana diyorsun ki C'nin de kaldırma kuvveti 10 N. O zaman C kesinlikle GC 10 Nan büyük olmalı. Çünkü ne dedik? batan cisimlerde kaldırma kuvvetini ağırlıkla ilişkilendirirken kaldırma kuvveti ağırlığından daha az ki yukarı kaldıramadı diye yorumladık. O yüzden 3'ü de eledik. Sadece ikinci öncülümüz doğru gelmiş oldu. Umarım anlatabilmişimdir. Devam ediyorum bu soruyla. K ve L cisimleri şekillerdeki gibi dengede K'nın ağırlığı G ise L''nin ağırlığı kaç G'dir? Bak K ve G ile kaldırma kuvveti

53:58 ve G ile bir ilişki kurdurdu. kaldırma kuvveti ve ağırlıkla bir ilişki varsa yüzüyor maskıda mı batıyor mu buna bakacaktık. Doğru mu? Şu an şekil 1 ve şekil 2'de sistem yüzmekte. Yani bu arkadaşın aşağı doğru g ağırlığı varsa kaldırma kuvveti bu g'ye eşit. Şimdi ikinci tarafa gidiyorum. Bu arkadaşın ağırlığına g demiştik. Bir de bunun ağırlığı geldi. Yukarıya doğru olan kaldırma kuvveti de buna G + GL'ye eşit olmalı. Doğru mu? Toplam ağırlık neyse kaldırma kuvveti de 10a eşit olmalı ki cisim yüzdüğü için dengelenmiş olsun kuvvetlerimiz. Kabul. Şimdi peki hocam ben nasıl konuşacağım ki? Başka ne var ki burada? Şu var. Burada hacim bilgim de var. Bak sadece şekil 1 için yazalım seninle. Şekil 1de bu cisme etki eden

54:43 kaldırma kuvveti cismin ağırlığına eşit. Aynı zamanda kaldırma kuvvetini nasıl yazıyorduk? V batan D sıvı G. Kaç hacmi battı K'nın? 2 hacmi battı. 2V dedim. D x G dedim. Bunu referans olarak yazdım. Bildiğim iki formül var. Ya ağırlıkla ilişki kuracağım ya da batan hacimle. Yazdım. Şimdi gel bak bunu yazdır bana. Aşağı doğru G var. Buradaki yeni kaldırma kuvvetimiz G + GL'ye eşit. Ne kadar hacimde battı gerçekleşti? 4VDG. E hocam o zaman ben buraya 2VDG'ye G dediysem 4Vd bunun 2 katı mı? Evet. O zaman bu da bunun 2 katı olur. Yani buranın 2G olmasını beklerim. E bu G buradaysa L''nin ağırlığı da G olmalıdır derim. Ya da şöyle yaparım. Hazır mısın? Daha pratik. Tabii öğretmenim burada bu

55:30 işlemleri görmek isteyebilir. Ben şöyle diyorum. Burada iki hacim batmış. Bunun ağırlığına Gşsin. Bunun üstüne L''yi koydum. L ilk duruma göre iki hacim daha batırdı. Yani demek ki K ile aynı ağırlığa sahip olmalı ki aynı miktarda hacim batırmış olsun. Buradan yola çıkarak da ikisinin de ağırlığının eşit olduğunu, L''nin ağırlığının da G'ye eşit olduğunu söyleyebilirsin. Hemen buna bak. Yine bak. Tuhaf bir tipi var sorunun. Ama sistem yüzüyorsa, sistem askıdaysa hiçbir sıkıntın yok. Neden? Çünkü hocam yüzme ve askıda kalma durumu varsa kaldırma kuvvetim ağırlığıma eşit. Aynı zamanda bunu V batan D sıvı G olarak yazıyorum. Sadece batma durumunda ağırlıkla biraz farklı yorumlama yapıyoruz. Şimdi bakalım. A ve B cisimleri şekildeki gibi dengedeyse B cisminin hacmini söyledin. Bak arkadaşım

56:18 şuradaki toplam ağırlıkla buradaki toplam ağırlık aynı değil mi? Aynı. Yani kaldırma kuvveti G toplama eşit ve bu 2inci durumda da değişmedi. O zaman V batan D sıvı G değişmedi. Sıvım aynı G aynı. Buradaki batan hacim ne kadar? 4V. Burada batan hacimin 3V'si burada. Demek ki 1V'si de burada olmalı ki sistem aynı sistem. Sistem yüzü yok. Sistemin ağırlığı değişmedi. O zaman batan hacim de değişmedi diye yorum yapman lazım. Anlaştık mı? Çok güzel sorular. Umarım anlatabiliyorumdur. Anlamadığın yer varsa bana yorumlarda muhakkak belirtiyorsun. Bunu lütfen ihmal etme. Eksik bırakmadan devam edelim. Buradaki sorularda takıldığın yer olursa bana yaz ki yazılı provasında da bunlara değinmiş olayım. diyor ki cisim farklı sıvılar

57:04 içinde şekildeki gibi dengede olduğuna göre bu sefer bu sıvıların cisme uyguladığı kaldırma kuvvetini sırala. Bak bu sefer aynı olan bir şey var. Cisim aynı cisim. Bunun ağırlığı g sadece dx dz farklı. Şimdi buradan yola çıkarak diyorum ki ya ben istersem kaldırma kuvvetini ağırlıkla ilişkilendiririm. Başka türlü batan hacimle gitsem ve batan d sıvı g'den gitsem x y z sıvılarının öz kütlelerini bir konuşmam lazım. Ancak çarpımları aynı olacak mı bilmiyorum. Sadece bir şunu sorabilir öğretmenin farklı ekstra bir soru olması adına. Bu sıvıların öz kütlesini bana konuş der. Sen de şuraya gelir dersin ki hocam cismin öz kütlesi kesinlikle x'in öz kütlesinden daha az ki 100dü. Burada cismin öz kütlesi Y sıvısının öz kütlesine eşit olmalı ki

57:50 askıda. Burada cismin öz kütlesi kesinlikle Z sıvısından yoğun ki battı. E bunların hepsini yorumlamaya kalktığımda dx en yoğunu sonra dy sıvısı en az yoğunu da dz sıvısı diyebilirsin. Öz kütleleri sana sorabilir. Baktım ben cismim aynı cisim. Ağırlık aynı ağırlık. O zaman kaldırma kuvvetini yüzme askıda kalma ve batma durumlarına göre yorumlayayım. Buradaki F kaldırma başka bir kuvvet olmadığı için cismin kendi ağırlığına eşit. Buradaki F kaldırma yine başka herhangi bir kuvveti olmadığı için cismin ağırlığına eşit. Buradaki F kaldırma kesinlikle cismin ağırlığından küçük. Çünkü battı dedik. E bu durumda ilk ve ikinci kaplarda aynı kaldırma kuvvetine maruz kalmadı mı? Evet G. Fakat Z kabında G'den daha az bir

58:35 kaldırma kuvveti uygulandı ki yukarıya kalkamadı dedik. O zaman bunu da böyle yorumlamış olduk. Yani buradaki hikaye şu. Tek bir formül yok. Batan D sıvı G'yi bildim gitti diye bir durum söz konusu değil. Burada aynı zamanda bu yorumlama yeteneğini geliştiriyor olman lazım. Yüzme askıda kalmayı mı sormuş? Askıda kalma, yüzme, askıda kalma, batma durumuyla ilişkilendirip ağırlıkla mı ilişki kurmanı istemiş, batı ancle mi ilişki kurmanı istemiş. Bu çok önemli. Bir tane de şu soruyu eklemek istiyorum izninle. Elimde bir cisim var. Cisim yüzüyor suyun içinde. Ben bu suya artı tuz ekledim. Diyor ki cisme etki eden kaldırma kuvveti ve cismin batan hacmi nasıl değişir? Şimdi bu cisim suda yüzerken tuzlu suda ne yapar? Bunu konuşmam lazım. Tuzlu su daha yoğun bir

59:22 su demek. Suda yüzen daha yoğun suda haydi haydi yüzer. O zaman yüzme durumu değişti mi? Değişmedi hocam. Bu durumda yüzme durumu değişmediği için kaldırma kuvvetimiz de kesinlikle değişmedi. Hala yüzüyoruz. Ağırlığımız aynı ağırlık. Değişen bir şey olmadı ama sanki bir şey değişiyor gibi. Haklısın. Suda yüzen tuzlu suda haydi haydi yüzer dedik ya. V batan D sıvı G olarak yorumladığında bunun değişmemesi demek. G aynı G. Fakat artık sıvının yoğunluğu arttığı için cismin batan hacmi azaldı diye yorumlamanı isteriz. Yani kaldırma kuvvetin değişmedi fakat batan hacmin azaldı diye yorumlaman lazım. Yani ilk olarak benim kaldırma kuvveti sorularında baktığım şey cisim yüzüyor mu, askıda mı, battı mı? Ona göre ağırlıklı bir ilişki kurabilmek. Sonra V

1:00:09 batan D sıvı G'yi yorumlayabilmek diyebilirim. Şimdi sana burada bir kavram haritası hazırladım. Hızlıca bir buradan özetleyeceğiz ama önce bir simülasyonlarımıza bakalım. Şöyle göstermek istediğim bir iki ayrıntı var. Sonra gelip burayı yapıp bahsedip dersimizi bitirelim. Mesela seninle katı basıncını konuşmuştuk. Şuradan bir cisim aldım, bıraktım. Bak basınç kuvvetine başka herhangi bir ekstra kuvvet olmadığı için sadece ağırlığı G/ A'dan basıncı P kadar. Bunu yatay bir şekilde koyalım. Basınç kuvvetim değişti mi? Hayır hocam yine G kadar. Fakat yüzey iki katına çıktığı için basıncın ne oldu? Yarıya indi. Mesela gelip bunu bunun üstüne koyuyorum. Sana soruyorum. Basınç kuvvetim ne oldu hocam? Katılar basınç kuvvetini aynen iletir. Basınç

1:00:55 kuvvetim artık gg 2g oldu. Çünkü temas yüzeyini etki eden dik kuvvetti. 2G oldu. 2G'yi A'ya böldüm. 2P kadar basınç uyguladı. Bak ne oldu? Bu toprağı daha da bastırdı, daha da dibe girdi diye yorumlayabiliriz. Nitekim şuna ekleyelim üstüne. Buradaki basınç kuvveti yine 2G kadar. Başka bir kuvvet olmadığı için 2G'yi 2A'ya böldük. Basıncımız P kadar oldu. Yani arkadaşım ben burada bu g değerlerini ne kadar artırırsam basınç kuvvetim o kadar artar. Basınç kuvvetim arttığı için yere uyguladığım basınç değerim artmış olur. Eğer ben aynı miktarda G'yi daha geniş yüzey alanıyla koyarsam ne olur? basıncım daha da azalmış olur. Bu iki sistemde de toplam 4G basınç

1:01:42 kuvvetim aynı, temas yüzey alanım artarsa basıncım azaldı diye yorumlamam gerekir. Şimdi mesela şu U borusuna bakalım. Biraz su ekleyelim. Üstüne de daha yeni ne yapmıştık derste? Yağ koymuştuk. Yağın olduğu koldaki yükseklik daha fazlaydı. Bak şimdi neden daha fazla? Çünkü buradaki öz kütle az. En alt noktada basıncın aynı olduğu bu noktayı seçtim. Ne oldu? Benim burada denge durumum yazılmış oldu. Sol tarafta benim için su var. Yoğunluğu daha fazla. O yüzden yüksekliği daha az. Sağ tarafta yoğunluğu az olan yağ var. O yüzden yüksekliği daha fazla ki basıncı dengeleyebilsin. Buraya biz farklı sıvılar da ekledik ki mesela bir balla bir yağ arasında ilişkiyi kurabil.

1:02:29 bunların öz kütlelerinin oranınca h değerlerinin nasıl değiştiğini görebildiği aynı zamanda bileşik kaplardan bahsetmiştik. Bileşik kaplarda ne dedik? Kabın şeklinden bağımsız bir şekilde tüm kaplarda aynı sıvıda yüksekliklerim aynı olur dedik. Çünkü her bir noktada basıncım aynı, H değerim aynı, D değerim aynı, G değerim aynı diye konuştuk. Onun dışında şöyle bir vanalı sistemle Pascal prensibini konuşabiliriz. Mesela şuraya su ekledim. Aynı zamanda biliyorsun ki akışkanlar ne demiştik? Basıncın çok olduğu yerden az olduğu yere doğru gidiyor. Şimdi burada yüksek basınçtan bahsediyoruz. Burada herhangi bir sıvı basıncı yok. Ben bu vanayı açtığım andan itibaren ne

1:03:16 oldu hocam? Yüksek basınçtan alçak basınca doğru sıvı akmaya başladı. kabın şeklinden bağımsız aynı yükseklikte dengeye gelmiş oldular. Şimdi seninle bir de bu basınç kuvveti durumunu buradan tekrar edelim istiyorum. Bunlar aynı kaplar olsaydı benim buradaki su miktarlarım aynı olacaktı. Kabın tabanındaki sıvı basınç kuvvetim de bu ağırlığa eşit olacaktı. Şimdi sence hangi tarafta daha fazla miktarda suyum var? Hocam şuradaki hacim buna göre daha büyük. Yani buradaki ağırlığım daha fazla diye söylüyorsun. Doğru mu? E basınç kuvvetini konuşalım. HGS'ti. H'larım aynı, S'lerim aynı. E basınç kuvvetlerim aynı. Bu durumda benim

1:04:02 içerideki ağırlığımdan basınç kuvvetim daha az geldi. Buradaki ağırlığıma eşit gelmiş oldu. Anlatabildim mi? Ya da şöyle bir sistem yapalım mesela. Bak yine S'lerin aynı olduğunu düşünelim. Tamam mı? Taban alanlarım aynı. Şimdi açtığım bu boruyu. Ne oldu? Yine yükseklikler eşitlendi. Biri ağzı genişleyen bir kap, biri ağzı daralan bir kap. Su miktarlarına göre ağırlıkları konuştuğumda buradaki g değerim buradaki g değerine göre daha fazla. Ancak H'a baktım aynı. S'e baktım ikisinin de aynı olduğunu söyledim. Yani buradaki benim HGS değerimle buradaki HDGS değerim aynı. Sıvı basınç kuvvetlerim aynı geldi. Fakat içerisindeki ağırlıkla konuştuğumda kesinlikle buradaki ağırlığım buradaki

1:04:50 ağırlığıma göre daha büyüktü. Demek ki benim bu kabın tabanındaki sıvı basınç kuvvetim kabın içindeki ağırlığımdan daha az. Buradaki sıvı basınç kuvvetim içerideki ağırlıktan daha fazla diye yorumlayabilirim dedim. Burada hem Pascal prensibini konuşabiliriz hem akışkanların basıncının yüksek olduğu yerden alçık olduğu yere doğru geçtiğini söyleyebiliriz. Bir diğer Pascal

…

Share

YouTube Video Özetleri