0:00 Bir ortama girdiğinizde kıyafetinizle ağırlanır, konuşmanızla uğurlanırsınız. Herhangi bir insanı etkilemek istiyorsanız, flört olabilir, iş görüşmesi olabilir, arkadaş ortamı olabilir, etkileyici olmak istiyorsanız, özgüvenli hissetmek ve akılda kalıcı bir insana dönüşmek istiyorsanız güzel konuşmak çok önemli. Bugün de güzel konuşmak hakkında bir video çekeceğim. Çünkü bana her zaman en çok gelen iltifatlardan birisi diksiyonum ve konuşma tarzımla ilgili. Aslında tabii ki de yanlış söylediğim kelimeler var. Ama benim bu konuda çok fazla çaba harcadığımı bilmenizi istiyorum. O yüzden de bugüne kadar yaptığım şeyleri paylaşmak istedim. Şimdi şöyle hafif kenara kaydım. Buraya madde madde ilerleyerek gideceğiz. İlk başta ben neden güzel konuşmaya kafayı takmıştım? Biraz bundan bahsedeyim size. Ben iç
0:46 mimarlık mezunuyum ve okuduğum okul tamamen sunum yapmak, kendinizi güzel ifade edebilmek ve projenizi çok güzel bir şekilde satabilmek, pazarlayabilmek üzerine kurulu bir bölüm. Jürilerimiz oluyor. Düzgün konuşmak çok önemli. Projeniz hakkında ne kadar çok şey bildiğiniz değil, projenizi ne kadar ikna edici bir şekilde satabiliyorsunuz. Bu önemli. belki benden çok daha iyi tasarım yapan birisi ben daha iyi anlattığım için benden daha düşük puan almıştır zamanında ki yüksek puanlar aldığım için de proje derslerinden buna güvenerek söylüyorum ve hocalarım da gerçekten sunumlarımı beğeniyordu. Çok yakışıklı biriyle karşılaşıyorsunuz ve ikiü kelimeden sonra çocuktan soğuduğunuzu hissediyorsunuz. Kesinlikle böyle bir şey yaşamışsınızdır. Benim başıma geldi. Gerçekten herkesin hakkında çok iyi biri dediği, gerçekten
1:32 oturaklı, davranışları labali olmayan ama konuştuğu anda gözümden düşen, yakışıklı olmasına rağmen soğuduğum bir çocuk olmuştu zamanında. Konuşma biçimimiz, konuşma şeklimiz, ses tonumuz ı gibi sürekli duraksayarak konuşma şeklimiz. En çok da karşımızdaki kişi de pozitif veya negatif yönde etki bırakıyor. Gerçekten kendinizi unutulmaz kılmak istiyorsanız pozitif anlamda güzel konuşma üzerine pratik yapmalısınız. Bu zor mu? Bence değil. Çok kolay bir şey. Şimdi size yaptığım birkaç tane şeyden bahsedeceğim. Üniversite hayatımda en çok yaptığım şeylerdi. Hatta benim en çok problem yaşadığım şey nefes kontrolüydü. Çünkü ben çok hızlı konuşan biriyim. Aynı zamanda da çok hızlı düşünen biriyim. Bu IQ'm çok yüksek olduğu için değil. Benim
2:18 beynimin çalışma prensibi bu şekilde. Çok fazla şey düşünürüm ve aynı anda çok fazla şey düşünüp hızlı konuşmaya çalışırım. Eskiden şu şekilde konuşuyordum. Ya biliyor musun işte şöyle bir şey olmuş bunu sana anlatmam lazım gibi böyle çok hızlı konuşuyordum. Bunu yavaşlatmak üzerine hem nefes kontrolü hem daha yavaş cümleler kurarak konuşmaya bu şekilde yavaş cümleler kurarak konuşmaya çalıştım. Böyle pratikler yapıyordum. Bir de tam tersi daha akıcı konuşabilmek için de çok hızlı pratikler yapıyordum. Düz bir metin açıyordum. Daha önce hiç görmediğim bir metin ve sürekli onu daha hızlı daha hızlı okumaya çalışıyordum. Bu da aynı şekilde ı ı yapmadan konuşabilmemi sağlıyor. Daha yavaş konuşmakta hem nefes kontrolü hem de daha akıcı ve bence nispeten seksi
3:05 birazcık da hanımefendi görünmeyi sağlıyor diyebiliriz aslında. Vurgular ve duraklamalar bunlar da bence konuşmadaki en önemli şeylerden birisi. İçerik üreticisinden direkt yola çıkayım. Özellikle bir tanesi çok fazla yuvarlayarak konuşuyor. Çok fazla. Ve bence bunun farkında değil. Mesela şöyle konuşuyor. Biliyor musunuz bugün ne oldu? Size bir şey, size bir şey anlatmam lazım. Bugün şöyle bir şey oldu gibi. Hani böyle şi şu şu. Hani bunu bu arada aşağılamak için söylemiyorum. Gerçekten kimseye karşı bir negatif duygum yok. Sadece insanların konuşma biçimine çok fazla dikkat eden biriyim. Ya çok üst perdeden ya da çok aşağıdan içeriye doğru konuşulması beni çok rahatsız ediyor. Kendim dikkat ettiğim için karşımdaki insanların da dikkat etmesini istiyorum
3:52 açıkçası. Bence her harfin çıktığını belli etmeliyiz. Tabii ki TDK'daki kurallara göre kelimeleri yuvarlamadan net söylemek. Ben cümlenin sonlarını yuvarlıyorum. Kelimelerin değil de mesela bir cümle bitiyor. Yeni bir cümleye başlayacağım. Orada arada yuvarlıyorum istemsizci. Buna da elimden geldiğince dikkat ediyorum. Aslında en çok yaptığım şeyden bahsedeceğim size. Kendi sesimi kaydetmek. Bir tane daha var çok fazla yaptığım şey. O da ayna karşısında sesli kitap okumak. Hem nasıl göründüğüme bakıyorum. Ağzım nasıl hareket ediyor konuşurken çok dudak kıpırdatmadan mı konuşuyorum? Yoksa olması gerektiği gibi ağzımı olabildiğince hareket ettirerek yuvarlayarak mı konuşuyorum? Buna dikkat ediyordum. Sesli kitap okuma ve ses kaydı yapmak çok etkili. Çünkü ben akıcı sunum yapmak zorunda olduğum bir bölümde
4:39 okuyordum. O yüzden de ım şey falan dememem gerekiyor. Siz bu ım duraksamasını yaptığınız anda hocanız araya girip sizi zorbalıyor. Bilerek yapıyor. Sen sonuna ne kadar hakimsin görmek için. Bir de açıkçası bu e ılar sizin çok özgüvensiz ve anlattığınız şeyi bilmiyorsunuz izlenimi veriyor karşı tarafa. O yüzden kekelemeden işte esler vermeden gereğinden fazla esler vermemelikten bahsediyorum. Bunları yapmadan konuşursanız gerçekten çok akıcı konuşmaya başlayacaksınız. Bunları yapmamanın da yolu birincisi kesinlikle ayna karşısında sesli kitap okumak ve dudak hareketlerinizi gözlemlemek. İkincisi de ses kaydı yapıp sesinizi dinlemek. Ne kadar akıcı cümleler kurabiliyorsunuz? Ne kadar nefes aralığı veriyorsunuz? Nerede es vermeniz
5:24 gerektiğini biliyor musunuz? Bilmiyor musunuz? Kendi sesinizi dinleyerek anlıyorsunuz. Bir de tabii ki bir Türk vatandaşı olarak tekerlemelerimizi çok seviyorum. Tekerlemelerle çalışmak çok keyifli oluyor. Aşırı zor. Ama eğer benim gibi böyle sürekli hızlı okuma alışkanlığınız varsa yani durup dururken böyle hızlı okuma pratikleri yapıyorsanız hızlı kitap okumaktan bahsetmiyorum. Hem hızlı okuyorum bu arada hem de sesli de hızlı okumayı geliştiren bir insanım. Bunu seviyorsanız tekerlemeleri çok seversiniz. Yoksa biraz zorlanabilirsiniz. Sevmeniz gerekiyor açıkçası bu işi birazcık. Şimdi gelelim başka metotlara. Bu metodu çok seviyorum. Şu an karnım aşırı tok. Yapabilir miyim bilmiyorum ama eee benim minimum 45-50 saniye yaptığımı söyleyebilirim. Çok derin bir nefes alıp
6:13 diye nefesimi vermeye başlayacağım ve saniye tutacağım. Şu şekilde bu şekilde yaparken bu arada aşırı uzun süre yapabiliyorum bunu. Gerçekten 50 saniyenin üstünde. Diliniz dişinizin arkasında olacak. Tıs. Dilinizle iteceksiniz. Bu hem çok yavaş nefes vermenizi sağlıyor hem de nefes kontrolü yapmanızı sağlıyor. O yüzden çok seviyorum. Çok güzel bir egzersiz bence. Aynı zamanda kaygınızı da gideriyor. Bilginiz olsun. Önemli bir görüşmeniz işte konuşma yapmanız gereken bir şey olduğunda bence bunu deneyin. Ben de bunu YouTube'dan görmüştüm bu arada. Çok yavaş incecik bir şekilde vereceksiniz ve inanılmaz keyifli. Nefes kontrolünde zorlanıyorsanız o stabiliteyi sağlamış oluyorsunuz. Çünkü eşit aralıkta çok az
6:59 bir şekilde, çok yavaş bir şekilde nefes veriyorsunuz. Çok keyifli oluyor bence. Bayağı da etkili bir yöntem. Bilginiz olsun. Şimdi direkt chati ptye yazdım ve bana bir metin çıkarmasını istedim. Hızlı okuma alıştırması yapmak istiyorum. Bana bir hikaye yazar mısın? Kısa bir paragraf demeniz yeterli. Güneş doğduğunda şehir uykudaydı. Sokak lambaları sürek bir şekilde yanıp sönüyor. Sabahın serin üzgünü boş caddelerde dolaşıyordu. Bir fırıncı kapısının önünde hamur yoğuruyor. Yanında duran küçük radyo hafif bir merot çalıyordu. Böyle alıştırmalar yapabilirsiniz. Ve tekerlemeler tabii ki de. Dans halkar, kartal kalkar, kartal kalkar, ders kalkar. Şu köşe yaz köşesi, şu köşe kış köşesi, ortadaki su şişesi. Bir beraber, bir berbere gel beraber bir beraber dükkan açalım demiş. Yani nasıl söylediğinizin hiçbir önemi yok bu arada. Yuvarlayabilirsiniz. Önemli olan burada hatalı bile olsa hızlı okumak. Ve bir ipucu her hata yaptığınız yerde en
7:45 başa dönün. Çok uzun bir metin okuyorsanız bile ben hata yaptığım yerden direkt en başa dönüyordum. Bir sayfayı hızlı okumaya çalışıyordum. Ben bu alaştırmayı çok seviyorum. Nefes kontrolünde çok iyi oluyor. Zihnimi kontrol etme üzerinde çok etkili oluyor. Konuşma zaten o aralıkları var ya işte bu rahatsız olduğumuz eee şey yapıyoruz ya onları yapmamanızı sağlıyor. Bak en çok etkili olan şey kesinlikle hızlı okuma yapmak. E ı demekten nefret ediyorsanız ve bunu düzeltemiyorsanız çok hızlı bir şekilde okuma alıştırmaları yapın. Bunu azaltacağınızın garantisini verebilirim. Ben üniversite hayatımda hiçbir zaman ı şey diyerek konuşan bir öğrenci olmadım. Videolarımda da öyle. Hiçbir zaman e ı demediğim için oraları kırpmıyorum zaten. Belki 10 dakika boyunca. Tabii ki
8:31 kelimelerde bazen dilimin sürtüğü yerler olabiliyor ama asla böyle aralara e ı gibi boşluklar sıkıştırmıyorum. Hiç böyle bir şeye ihtiyacım olmuyor açıkçası. Tabii ki kitap okumanın da faydası vardır diye düşünüyorum. Kelime haszniz arttıkça, çok kitap okudukça izlediğiniz ve dinlediğiniz şeyler ne kadar mantıklı ve sağlıklıysa, mental sağlığınız için faydalıysa konuşmanız da o şekilde güzel, pozitif yönde gelişiyor diyebilirim aslında. Bir de TDK'dan kelimelerin okunuşuna bakmamız gerekiyor. Eski kitaplar da okuyorum. Çok eski hani kelimelerin okunuşları, yazılışları değişmiş. Ben hala onları okuyorum. Ama aynı zamanda da mesela öyle değil diyoruz. Aslında bu kelime değil diye yazılıyor ama değil diye okunuyor. Öyle değil demememiz gerekiyor. Öyle değil dememiz gerekiyor.
9:16 Ama bunu elimden geldiğince doğru yapmaya çalışsam da benim de hata yaptığım yerler oluyor. Sonuçta ben bir spiker değilim. Diksiyon eğitimi de almadım. Sadece elimden geldiğince güzel ve doğru konuşmaya çalışıyorum. Diksiyon güzelleşirken, konuşma şekliniz güzelleşirken aynı zamanda duruşunuz da güzelleşmek zorunda. Eğer siz sürekli şu şekilde ya da işte böyle aşağı doğru bakarak çekingen konuşuyorsanız diksiyonunuz ne kadar güzel olursa olsun söylediğiniz şeye güvenmediğiniz hissi geçer karşı tarafa ve doğru telaffuzun çok da bir anlamı olmaz. O yüzden her zaman dik durmalısınız. Her zaman omuzlarınız yani böyle çok önde ya da çok arkada olmamalı. Dik olmalı. Omurganız dik olmalı ve karşıya bakarak
10:02 konuşmalısınız. Şöyle konuşmamaya çalışın. Ya işte bir şey olmuştu gibi bir duruşunuz olmamalı. Omurganız sanki bir sopa yutmuşçasına her zaman dik olmalı. Sunum yaparken de iş görüşmesine gittiğinizde kalabalık sosyal bir ortama girdiğinizde de flörtle buluşmaya çıktığınızda her zaman dik bir şekilde oturup konuşmalısınız. Çok fazla şöyle kapanmayın. Sürekli şuradan konuşmaya çalışıyorum. Sesimi birazcık kalınlaştırabilmek, olgunlaştırabilmek için. Aslında bu çok hatalı bir şey. Ses tellerim için de çok zararlı bir şey. Ve size bunun için bir teknik göstereceğim. Ben bunu yapmayı çok seviyorum. Şu an dersinde de zaten yapıyorduk. Şöyle ki e dudak kaslarınızı gevşetmek. İşte dedim ya bazı insanlar mesela şöyle konuşuyor. Daha az dudaklarını hareket ettirerek.
10:48 Bu mesela çok yanlış bir şey. Çok itici görünüyor bence. Ya da tam tersi gereğinden fazla böyle ağız hareketleri yaparak konuşmak. Benim çok fazla jest mimi kullanmam gibi düşünebilirim. Bunu kontrol edemiyorum. Bu bahsedeceğim egzersizin adı Lip Trail egzersizi. Sanırım böyle okunuyor. İnternette bir sürü bununla ilgili içerik bulabilirsiniz. Şu an dersi alıyorsanız yine aynı şekilde zaten bilginiz vardır diye düşünüyorum. Ben bu arada çok uzun süre şan dersi almadım. 34 ders gidebildim. Daha sonra ikinci burnum inatımı oldum ve hocadan memnun kalmayıp bırakmak zorunda kaldım. Bunu da belirtme sebebim hani yaşan eğitimi aldın sen o yüzden böyle konuşuyorsun gibi bir şey düşünmemeniz çok az gitti. O yüzden söylemek istedim. Dudak kasları için, ses telleri için, eee nefes kontrolü için yapabilirsiniz. İlk başta
11:34 bir ses çıkarmanıza gerek yok. Eğer zorlanırsanız şu iki yandan tutarak yapabilirsiniz. Böyle kesinlikle çok daha kolay oluyor. Şimdi kola haline göstereyim. Önce sadece nefes vereceğim. Bu nefes veriyor halim. Şimdi bir de sesle yapacağız. Şunu çıkarayım. Bir dakika. Önce nefes vererek yapacaksınız. Daha sonra da ses ekleyerek. Bu zamanla oturacak bir şey. İlk başta böyle gibi hani böyle yapamadığınız zamanlar olabilir. Benim pek yapamadığım zaman olmuyor. Çünkü artık dudağım buna çok alıştı. Çok fazla yapıyorum. Hatta
12:21 fark etmişsinizdir. Bilerek videonun ilerleyen kısımlarında yaptım ki videonun başındaki sesimle şimdiki ses açıklığımın arasındaki farkı görebilin diye. Kesinlikle şu an nefesim böyle mentoll bir şey içmiş gibi daha e ferah çıkıyor gibi hissediyorum. Sesim de aynı şekilde daha rahat çıkıyor gibi hissediyorum. Fark ettiniz mi? Tuttuğumda daha kolay yapıyorum. Bu buradaki kasları daha kolay kontrol etmemi sağlıyor. Eğer ilk başlarda yapamazsanız kenardan tutarak yapabilirsiniz bu şekilde. Başka yaptığım bir egzersiz var mı? Onu düşünüyorum şu an sesim için. Yok sanırım. Bence her şeyden bahsettim.
13:06 Zaten çoğunu biliyorsunuzdur ama benim özellikle yaptığım ve işe yarayan şeyleri söylemem sizin kafanızda da daha olumlu bir etki bırakmıştır diye düşünüyorum. Çünkü chattı Google'dan aratıp bunları bulabilirsiniz ama ne kadar işe yarıyor bilmiyorsanız birisi size deneyimlediği şeyi anlatmıyorsa açıkçası benim için çok da motive edici olmuyor ve yapmak içinden gelmiyor. Bir kanıta ihtiyaç duyuyorum her zaman. O yüzden böyle işe yarayan şeyleri gerçekten işe yarıyor. Bakın yapabilirsiniz diye örnek vererek anlatmaya ve göstermeye çalıştım. Umarım faydalı olmuştur. Güzel konuşmak bence bu hayattaki her şeyden daha önemli. Yabancı dil konuşmanız, kaç dil konuşmanız çok da önemli değil. Eğer tek bir dili bile düzgün bir şekilde konuşamıyorsanız, akıcı bir şekilde konuşamıyorsanız bence herkesin güzel konuşma üzerine
13:54 birazcık gitmesi gerekiyor. Sosyal fobinin de en büyük sebeplerinden birisi aslında akıcı konuşamamaktır. İnsanlar kendi diksiyonuna güvenmedikleri için genelde çok fazla sosyal kaygı yaşıyorlar. Bununla ilgili ayrı bir video da çekeceğim size. Akıcı konuşmak için aynı şekilde sosyal fobiniz de yenmeniz gerekiyor. Bunun için de yabancı insanlara merhaba, iyi akşamlar, nasılsınız? Ya da işte otobüste falan karşılaştığınız insanlarla sohbet ederek bunu geliştirebilirsiniz. Bununla ilgili zaten ayrı bir video paylaşacağım. Şimdi gelelim videonun kokusuna. Bugün size parfüm önereyim. Bayağıdır sanki parfüm önermiyorum videolarda. Bu parfüm tam bir date parfümü. Gerçekten seksi, yumuşak. Birazcık da ağır. Normalde ben çok ağır kokular sevmem ama bu çok yormuyor. Zaten çok baş ağrıtan baharatlı odunsu kokuları sevmiyorum. Bu
14:40 çiçeksi ama birazcık ağır. Çok akılda kalıcı bir koku. Siz de insanların aklında kalıcı bir kişilik oluşturmak istiyorsanız, gerçekten iz bırakmak istiyorsanız çok akıcı ve güzel konuşmaya önem vermelisiniz. Mesela eski zamanlarda İstanbul'da yaşayan insanların, İstanbul hanımefendisi dediğimiz, beyefendisi dediğimiz insanların videolarını açıp seyredin. O kadar güzel ve akıcı konuşuyorlar ki günümüzde kullandığımız çoğu kelimeyi kullanmıyorlar. Benim mesajlaşırken en çok kullandığım kelime falan kelimesi. Aslında çok anlamsız bir kelime ama bu benim artık dilime pelesenk olmuş. Bir yerde kendimi sesli bir şekilde ifade ederken o kelimeyi kullanmamaya çalışıyorum. Elimden geldiğince yapabiliyor muyum bilmiyorum. Çünkü çok fazla kullanıyorum. Ama İstanbul'da yaşayan eski insanların röportajlarını
15:26 dinlerseniz ne kadar akıcı ve akılda kalıcı konuştuklarını görürsünüz. O yüzden size de bu videoda hem akılda kalıcı bir koku önermek istedim hem de akılda kalıcı ipuçları vermek istedim. İnsanların aklında kalmak istiyorsanız güzel konuşmalısınız. Ne giydiğiniz, ne sürdüğünüz, ne makyaj yaptığınız, hangi marka giydiğiniz çok da önemli değil. Ne kadar yakışıklı veya güzel olduğunuz da önemli değil. Dediğim gibi tekrar söylüyorum bir ortama girdiğinizde kıyafetinizle, dış görünüşünüzle ağırlanır, konuşmanızla uğurlanırsınız. İnsanların aklında kalmak istiyorsanız güzel konuşmaya önem verin. Umarım küçük takipçilerim için de çok faydalı bir video olmuştur. Bir sonraki videoda görüşmek üzere. Benimle yeni tanıştıysan ve memnun olduysan abone olmayı unutma. Yeah.