Radyo Tiyatrosu: Seni Seviyorum Ophelia İmza Şevki | Macera

TRT Dinle www.youtube.com

Kısa Özet

Bu radyo tiyatrosu, gerçeklik ve düş arasındaki sınırları sorgulayan, karakterlerin içsel arayışlarını ve ilişkilerini karmaşık bir şekilde işleyen bir yapım. Ana karakterler, kendilerini beklenmedik bir boşlukta bulur ve bu sıra dışı durumda geçmişleriyle, arzularıyla ve pişmanlıklarıyla yüzleşirler. Tiyatro, aşk, yalnızlık, kimlik arayışı ve hayatın anlamı gibi temaları işlerken, karakterlerin birbirleriyle olan etkileşimleri ve yaşadıkları olaylar üzerinden derinlemesine bir insanlık portresi sunar.

  • Karakterlerin içsel çatışmaları ve arayışları
  • Gerçeklik ve düş arasındaki belirsizlik
  • Aşk, yalnızlık ve kimlik arayışı temaları
  • Beklenmedik olaylar karşısında insan doğası

Giriş

Radyo tiyatrosunun başlangıcında, yapım ekibi ve oyuncu kadrosu tanıtılır. Sema Göktaş'ın yazdığı, Erol Aksoy'un yönettiği ve çeşitli sanatçıların rol aldığı "Seni Seviyorum Ofelia. İmza Şevki" adlı oyunun İzmir radyosu tarafından yapıldığı belirtilir.

1. Bölüm: Yeni Bir İş ve Tuhaf Bir Yorgunluk

Hayriye, Cem'in yeni bir reklam kampanyasıyla ilgili heyecanını dile getirirken, Cem'in eşi Gül eczaneyi erken kapatır ve üzerinde tuhaf bir yorgunluk olduğunu söyler. Zeynep'in henüz gelmemesi üzerine Gül yemeği hazırlamaya giderken, Cem dalgın bir şekilde yeni işini düşünmektedir.

2. Bölüm: Şevki Bey'in Ortaya Çıkışı

Cem, evde otururken Şevki Bey adında tanımadığı birinin aniden ortaya çıkmasıyla şaşkına döner. Şevki Bey, vergi iadesi formu doldururken birden kendini burada bulduğunu iddia eder. Cem, Şevki Bey'i tanıyamaz ancak onu tanıdığı birine benzetir. Şevki Bey, Cem'in eski hocası olduğunu ve çok değiştiğini belirtir. Gül'ün de gelmesiyle dışarının bomboş olduğu fark edilir.

3. Bölüm: Paris'te Kayboluş

Su ve Ali, Paris'te gece yarısını geçtikten sonra yürümeye devam ederler. Su, Paris romantizmini yakalamaya çalışırken, Ali yorgunluktan ve açlıktan şikayet eder. Çevrelerinde ev kalmaması ve yolunu kaybetmeleri üzerine Su korkmaya başlar. Daha demin buralarda ağaçlar ve evlerin ışıkları varken şimdi yıldızlardan başka bir şeyin olmaması üzerine iyice korkarlar.

4. Bölüm: Üç Koldan Arayış

Cem, Gül ve Şevki Hoca, içinde bulundukları boşluktan kurtulmak için üç koldan ayrılmaya karar verirler. Gül yalnız çıkmaktan korkarken, Cem evde tek başına kalabileceğini söyler. Dikkate değer bir şey bulanın geri dönüp evde beklemesi kararlaştırılır ve Gül ile Şevki Hoca birlikte yola koyulurlar.

5. Bölüm: Ölüm Düşüncesi ve Soğukkanlılık

Gül ve Ali, yürürken nerede olduklarını ve hatta ölü olup olmadıklarını sorgularlar. Gül, ölüm için bir neden olmadığını düşünürken, Ali bunun sadece bir düşünce olabileceğini belirtir. Gül, Ali'nin soğukkanlılığına hayran kalırken, Ali aslında korkudan titrediğini ve Gül'den cesaret aldığını söyler.

6. Bölüm: Şevki Bey'in İçsel Monologu ve Ofelya ile Karşılaşması

Şevki Bey, bu yaştan sonra başına gelenlere şaşırır ve evde olmayı özler. Çocuklarını düşünür ve emekli aylığının cebinde olduğunu fark eder. Cem ve karısının ne yaptığını merak ederken, uzakta bir kadın sesi duyar. Kadının tuhaf giysileri ve yürüyüşü dikkatini çeker. Kadının şarkı söylediğini fark eder ve onun Ofelya olduğunu anlar.

7. Bölüm: Ofelya ile İletişim Kurma Çabası

Şevki Bey, Ofelya'nın sürekli aynı şarkıyı tekrarladığını fark eder ve onunla iletişim kurmaya çalışır. Ofelya'nın sesinin güzelliğine hayran kalır ve onu eve götürmeye karar verir. Ofelya'nın Hamlet'teki karakter olduğunu hatırlar ve onunla konuşmaya çalışır.

8. Bölüm: Gül ve Cem Arasında Gerginlik

Gül ve Cem, yürürken tartışmaya başlarlar. Gül, bu durumun saçma bir fikir olduğunu ve başlarına ne geleceğinin belli olmadığını söyler. Cem, Gül'ün sürekli kavga etmesinden bıkar ve onu bırakıp gidebileceğini söyler. Gül, Zeynep'i düşündüğünü dile getirirken, Cem bu duruma ne kadar çabuk son verirlerse kızlarına o kadar çabuk kavuşacaklarını belirtir.

9. Bölüm: Gül'ün Yalnız Kalma Korkusu

Ali ve Su, küçük bir dağ gördüklerini düşünürken, bunun dinozor büyüklüğünde bir kedi olduğunu fark ederler. Kedinin Gül'ün kedisi Boncuk olduğunu anlarlar ve korkarlar. Kedi konuşmaya başlar ve onlara tiyatro tarihi sınavı yapacağını söyler.

10. Bölüm: Dev Kedi Boncuk ile Tiyatro Sınavı

Ali ve Su, dev kedi Boncuk'tan kurtulmak için sözlü sınav teklif ederler. Boncuk, Elizabeth dönemi tragedyasının gelişimini sorar. Ali ve Su, bu soruyu geçmelerini isterler. Ali, Shakespeare deyince konuyu anlar ve özür diler. Su da Shakespeare'i anlamadığını söyler. Boncuk, İngiltere'nin 16. yüzyılını anlatmaya başlar.

11. Bölüm: Gül'ün Yalnızlığı ve Vicdanıyla Yüzleşmesi

Gül, Cem'in kendisini bırakıp gitmesine üzülür ve yolunu kaybettiğini fark eder. Birinin kendisini izlediğini hisseder ve vicdanıyla yüzleşir. Vicdanı, Gül'e hatalarını ve korkaklığını hatırlatır. Gül, eve dönmek istediğini söyler ancak vicdanı onu doğru yoldan saptırmaya çalışır.

12. Bölüm: Şevki Bey'in Yalnızlığı ve Ofelya'ya Duyduğu İlgi

Şevki Bey, Ofelya ile karşılaşır ve ona hayatını anlatır. Karısını kaybettiğinden beri yalnız olduğunu ve çocuklarının olduğunu söyler. Ofelya'nın sürekli aynı şarkıyı söylemesi üzerine onunla konuşmaya çalışır. Ofelya'nın dilinden konuşmak gerektiğini düşünür ve Hamlet'ten alıntılar yapar.

13. Bölüm: Cem'in Pişmanlığı ve Yalnızlığı

Cem, hala bir şey bulamamış ve Gül'ün eve dönmüş olabileceğini düşünür. Nerede olduklarını ve neden burada olduklarını sorgular. Şevki Hoca'nın bir şey bulmuş olabileceğini düşünür ve Gül'ün haklı olduğunu, ayrılmakla hata ettiklerini fark eder. Uzakta bir şarkı sesi duyar.

14. Bölüm: Boncuk'un Shakespeare Dersi

Boncuk, Shakespeare hakkında ders vermeye devam eder. Genç Shakespeare'in Londra'ya gelince tiyatronun kapısında at tutmakla işe başladığını anlatır. Ali ve Su, teneffüs isterler. Boncuk, süt ister. Ali ve Su, sütü nereden bulacaklarını düşünürler. Boncuk, oyunlarından söz etmelerini ister.

15. Bölüm: Cem'in İçsel Sorgulaması

Cem, bu durumun Tanrı'nın cezası mı yoksa armağanı mı olduğunu sorgular. Büyülü bir boşlukta kendisiyle yalnız kaldığını ve nedenini anlamadığını düşünür. Gündelik hesaplar, alışılmış hırslar ve sahtekarlıkların çekiciliğini sorgular. Önceki hayatına dönmeye çalışırken, sıradan bir reklam metni yazarı olarak hayattan ne beklediğini sorar.

16. Bölüm: Gül'ün Umutsuzluğu ve Vicdanıyla Yüzleşmesi

Gül, dayanamayacağını ve bu durumu hak etmediğini düşünür. Cem'in neden yanında olmadığını sorgular ve yalnız başına dolanıp durmaktan bıkar. Vicdanı, Gül'e yolunu kaybettiğini ve güçten düştüğünü söyler. Gül, vicdanına karşı çıkar ve evinin nerede olduğunu sorar.

17. Bölüm: Gül'ün Boncuk ile Karşılaşması

Boncuk, Ali ve Su'ya yiyecek bulacaklarından emin olup olmadıklarını sorar. Ali, dalga geçmekten başka çareleri olmadığını söyler. Uzakta birini görürler ve kurtulacaklarını düşünürler. Gelen kişinin Gül olduğunu fark ederler. Gül, Boncuk'u görünce bayılır.

18. Bölüm: Gül'ün Hikayesi ve Eve Dönüş Umudu

Gül, yürüye yürüye buraya geldiğini ve onları görmeseydi ne yapacağını bilmediğini söyler. Boncuk'un gözünün önünden çekilmesini ister. Ali, Gül'e Boncuk'a iyice bakmasını söyler. Gül, Boncuk'u tanır ve evden ne kadar uzaklaştığını bilmediğini belirtir. Ali, evden ümidi kesmelerini ve kayıp bir evi aramayı tercih ettiğini söyler.

19. Bölüm: Şevki Bey'in Ofelya'ya Duyduğu Aşk

Şevki Bey, Ofelya'yı değiştirmeye çalışmaktan vazgeçer ve onun bu haliyle ne kadar güzel olduğunu düşünür. Yüzüne baktıkça içinin ısındığını fark eder ve bu yaştan sonra delirdiğini düşünür. Çocuklarının ne diyeceğini sorgular ancak kimsenin olmadığını hatırlar. Ofelya'nın kendisine gönderildiğini düşünür ve ona aşık olduğunu fark eder.

20. Bölüm: Cem'in Yalnızlığı ve Pişmanlığı

Cem, hala bir şey görünmediğini ve neden o sesin peşinden gitmediğini sorgular. Bildiği yoldan ayrılmadığı için bir hiç olduğunu düşünür. Uzakta bir şarkı sesi duyar ve aramaya karar verir.

21. Bölüm: Şevki Bey'in Ofelya ile Mutluluğu

Şevki Bey, Ofelya'nın melekler gibi uyuduğunu ve hayatında hiç bu kadar mutlu olmadığını düşünür. Artık geri dönmek olmadığını ve yönünü şaşırdığını fark eder. Ofelya'nın sadece şarkı söylemesini yeterli bulur ve ona başka şeyler de öğretebileceğini düşünür.

22. Bölüm: Eve Yaklaşma Umudu ve Cem'in Gelişi

Boncuk, nerede bulunduklarını sorar. Ali, eve yaklaştıklarını düşünür. Gül, evde süt olup olmadığını sorar. Boncuk, uzakta bir ev görür. Ali, çok çabuk sevindiklerini söyler. Gül, evin önünde birinin olduğunu fark eder ve bunun Cem olduğunu anlar.

23. Bölüm: Cem'in Geri Dönüşü ve Yüzleşme

Cem, Paris'in kenar mahallelerinde dolaşırken arkalarını döndüklerini ve ne Paris ne de başka bir şeyin kaldığını söyler. Gül, onların da kapıyı boşluğa açtıklarını belirtir. Cem, sinirlerinin bozulduğunu ve boşlukta dolaştığını söyler. Ali, Cem'i gördüğüne sevinir ve Su ile konuştuklarını, döner dönmez onları arayacaklarını belirtir.

24. Bölüm: Cem'in İçsel Hesaplaşması ve Pişmanlıkları

Cem, olanları sorgulamaktan vazgeçtiğini ve bunun metafizik bir şey olduğunu düşünür. Uzakta şarkı sesleri duyduğunu ancak eve döndüğünü bildiği tek yolu bırakamadığını söyler. Hayatta hep nereye çıktığını bildiği küçük dar yollardan yürüdüğünü ve geniş bol ışıklı caddelerden ürktüğünü fark eder. 40 yaşında olduğunu, hiç bol parası olmadığını ve güzel kadınlarla birlikte olmadığını söyler.

25. Bölüm: Şevki Hoca'nın Unutulması ve Cem'in Arayışa Çıkması

Su, satranç oynamak ister. Gül, Boncuk'un uyuduğunu söyler. Ali, uyandığı zaman aç da olsa, tok da olsa mutlaka bir şeyler yiyeceğini belirtir. Şevki Hoca'yı unuttuklarını fark ederler. Cem, Şevki Hoca'yı aramaya karar verir.

26. Bölüm: Cem'in Şevki Hoca'yı Arayışı ve Ofelya'yı Bulması

Cem, Şevki Hoca'yı nasıl unuttuğunu sorgular ve kendisiyle fazlaca ilgilenince diğerlerini unuttuğunu fark eder. Şevki Hoca'nın ne tarafta olabileceğini düşünür ve bulmadan dönmemeye karar verir. Uzakta bir şarkı sesi duyar ve Şevki Hoca'yı aramaya başlar.

27. Bölüm: Şevki Hoca'nın Ofelya ile Mutluluğu ve Cem'in Şaşkınlığı

Cem, Şevki Hoca'yı bulur ancak yanında Ofelya vardır. Şevki Hoca, Ofelya'yı bırakıp kaçmaları gerektiğini söyler. Cem, Ofelya'nın kim olduğunu sorar ve onun kızı Zeynep olduğunu iddia eder. Şevki Hoca, Ofelya'nın Zeynep olmadığını söyler ve ona aşık olduğunu açıklar.

28. Bölüm: Gerçekliğin Sorgulanması ve Düşün İçinde Olma İhtimali

Cem, Şevki Hoca'nın sözlerine inanmakta zorlanır ve onunla tartışır. Şevki Hoca, Ofelya ile karşılaşmasının ve ona aşık olmasının rüya gibi bir şey olduğunu söyler. Cem, evde dev bir kedi olduğunu ve sinema yazarı dostuyla karısına tiyatro tarihini anlattığını hatırlar. Bütün bunların ancak düşlerde olabileceğini fark eder.

29. Bölüm: Zeynep'in Düşünde Olma İhtimali ve Yüzleşme

Cem, bu yaşadıklarının düşte geçtiğini ve kimin düşü olduğunu sorgular. Şevki Hoca, Zeynep'in düşünde olduklarını ve Cem'in onu çok anlattığını belirtir. Cem, Zeynep'in kendisini hayalinde canlandırdığını fark eder.

30. Bölüm: Gül ve Su Arasında Yüzleşme ve Boncuk'un Saldırısı

Cem, Su ile konuşmak istediğini ve ona haksızlık ettiğini söyler. Gül, Cem'i kıskandığını ve Su'yun güzel olduğunu belirtir. Boncuk uyanır ve yiyecek ister. Ali, nereden bulacaklarını sorar. Boncuk, ya bulacaklarını ya da onları yiyeceğini söyler.

31. Bölüm: Yok Oluş ve Kabullenme

Cem, Zeynep uyandığı zaman her şeyin biteceğini ve yok olacaklarını söyler. Şevki Hoca, sevgiyi bulduğunu ve Ofelya ile birlikte olmak istediğini belirtir. Cem, eve dönmeye karar verir. Şevki Hoca, Cem'e karısının yanına dönmesini ve birlikte olmasını tavsiye eder.

32. Bölüm: Şevki Hoca ve Ofelya'nın Ayrılışı ve Boncuk'un Saldırısı

Şevki Hoca, Ofelya ile birlikte kaçmaya karar verir. Cem, hiçbir yere kaçamayacaklarını söyler. Şevki Hoca, onunla beraber bir saat, bir dakika, bir saniye ne kadar ömürleri kalmışsa onunla geçirmek istediğini belirtir. Boncuk, hepsini yediğini ve doymadığını söyler. Cem, Boncuk'u engellemeye çalışır.

33. Bölüm: Uyanış ve Gerçekliğe Dönüş

Cem, Zeynep'e tiyatro tarihi sınavı için sorular sorar. Zeynep, annesiyle konuşuyormuş gibi davranır. Annesi, Zeynep'in geç kalmadığını ve kendisinin de çıkacağını söyler. Zeynep, Boncuk'u tiyatro tarihi sınavına götüreceğini ve uğur getireceğini belirtir.

Final

Sema Göktaş'ın yazdığı "Seni Seviyorum Ofelia İmza Şevki" adlı radyo tiyatrosunun sona erdiği belirtilir.

Summarize any YouTube video in seconds

Get summaries like this one for any video, in your language, with the free Summ app.

Download on the Apple Store
Get it on Google Play

Transkript

YouTube Transcript Generator

0:00 Radyo tiyatrosu. [Müzik] Seni seviyorum Ofelia. İmza Şevki. [Müzik] Yazan Sema Göktaş. [Müzik] Yöneten Erol Aksoy. [Müzik] Ses kayıt Ahmet Şenyüz. Efekt: Yücel Fırat. [Müzik]

0:50 Oyunda rol alan sanatçılar Cem Erdoğan Aydemir, Gül Hüly Savaş, Ali Ertan Dinçer, Su Hatice Ergök, Şevki Türker Tekin, Ofelyya Süheyla Gürkhan, Boncuk Mehmet Bükağaoğlu [Müzik] Bu bir İzmir radyosu yapımıdır. [Müzik] Hayrona bugün erkencisin. Yeni bir eş

1:36 aldığımı bir reklam kampanyası başlatmak istiyorlar. Bana geldiler. Uluslararası bir şirket. İşin iş desene. Sonunda özlediğin çıkışı yapacaksın. >> Belli olmaz. Reklam piyasasında bir sürü isim var. >> Yaparsın, yaparsın. Ben kocama güvenirim. Eczaneyi erken kapattım bugün. Of tuhaf bir yorgunluk var üzerimde. Zeynep gelmedi mi Cem? >> He ne dedin? >> Ah anlaşılan yeni iş seni iyice sardı. Gidip yemeği hazırlayayım. Ee, Zeynep de neredeyse gelir. [Müzik] >> Ne için bu kadar dalgınsın? >> He? Kimsiniz siz? Buraya nasıl girdiniz? >> Bilmem. Evde oturmuş vergi iadesi formu dolduruyordum. Birden kendimi burada

2:23 buldum. Say neredeyim? >> Benim evimdesiniz. Sizi tanımıyorum. Söylediklerinize de inanmıyorum. >> Emin misin? Tanımadığından emin misin? >> Evet, elbette. Ya hayır, bana tanıdığım birini hatırlatıyorsunuz ama ama kim kim olabilir? >> 951 Cem kafanı yorma çocuğum. Öğrencilerim beni unutsa da onları hiçbir zaman unutmam. >> Hocam Şevki Bey siz burada nasıl olur? >> Dedim ya oturmuş form dolduruyordum. Ne kadar değişmişsiniz hocam. Sesiniz, yüzünüz, boyunuz bile, boyunuz bile uzamış sanki ama hiç yaşlanmamışsınız.

3:09 >> Cem, Cem >> ne oluyor? >> Bu da kim? >> Gül karım yine hamam böceği görmüştür. Bir bakayım şuna. >> Cem dışarısı bomboş Cem. Bomboş. Kapının dışında hiçbir şey yok. Bomboş. Oh. Nedir bu başımıza gelen? Ne yapacağız Jim? Hiç hiçbir şey yok. [Müzik] Banyeler diye tutturdun. Tamam gittik. Kenar mahallelerini göreceğim dedin. O da tamam. Neden hala yürüyoruz? Çevrede ev mev

3:56 kalmadı. Vakit gece yarısını çoktan geçti. Geri dönelim. >> Anlamıyorsun. Paris romantizmini yeni yakalıyorum. Sana kalsa Efel'i gördük. Noturdamı gördük. Bitti değil mi? Ha bir de sen nehri var. Oysa benim için sidik kokulu Paris önemli olan. >> Yorgunluktan ayakta duracak halim kalmadı. Sözde doğruca kana gidip birkaç gün tatil yapacaktık. Zaten festivale iki gün kaldı. Nereden çıktı bu Paris? >> Alışveriş yapamadım diye bozuluyorsun değil mi? >> Ne ilgisi var? Yorgunum diyorum. Üstelik saatlerdir bir şey yemedik. Of artık yeter. >> Neden durdun? >> Yeter şuradan şuraya bir adım atmam. Geri dönelim. >> Pekala. Pekala. Kaba at seni getiren de

4:42 bırak karını evde otursun. Efendi efendi git filmlerini izle eleştirilerini yap. >> Gyor muyuz? >> Başka seçeneğin var mı? Hadi. >> Yarın daha erken çıkar. İstediğin kadar dolaşırız. Söz. Sana hiç yakınmayacağım. >> Su. >> Efendim? >> Şehir ne tarafta kaldı? >> Hiçbir şey görünmüyor. >> Bana mı soruyorsun? Ne zamandır dönelim diyorum. Al bakalım. Yolumuzu da kaybettik. Ne yapacağız şimdi? >> Daha demin buralarda ağaçlar vardı. İleride evlerin ışıkları seçiliyordu. Şimdi yıldızlardan başka su yıldızlar da yok olmuş. >> Anneciğim. Ay korkuyorum. Korkuyorum.

5:29 Bırakma beni. Sakın bırakma. >> Bağırma. Ne olduğunu anlayamıyorum. Yönümüz doğru. Bu taraftan geldik. >> A imdat. Kimse yok mu? Kurtarın bizi. >> Kaybolduk. Göz göre göre kaybolduk. Bomboş. Bomboş. Her taraf bomboş. Yardım edin. Yardım edin. Faydasız. Kimse yok. Ne üdüğü belirsiz bir şey. Bir boşluk bu. [Müzik] >> Çıkmasak olmaz mı? Hiç olmazsa biraz bekleyelim.

6:14 >> Saatlerce bekledik. Hiçbir şey değişmedi. >> Görünüşe bakılırsa değişeceği de yok. Baksanıza en ufak bir kıpırtı bir ses bile yok. >> Çıkıp birbirimizi kaybetmek de var. Yolumuzu nasıl bulacağız? Gelişi güzel yürüsek nasıl geri döneceğiz? >> Üçümüz üç koldan çıkar. Dümdüz yürürüz. >> Dost doğru yürürsek aynı şekilde geri dönebiliriz. >> Üç koldan mı? Ben kesinlikle yalnız çıkamam. >> İstersen sen evde oturup bizi bekle. >> O hiç olmaz Cem. Burada yapa yalnız korkudan ölürüm. >> En iyisi siz ikiniz çıkın. Ben tek başıma idare edebilirim. Dikkate değer bir şey bulan geri dönüp evde beklesin. >> Tamam. O halde çıkıyor muyuz? Hadi Gül. İyi şanslar hocam. [Müzik]

7:01 [Alkış] [Müzik] >> Of. Sence hala Paris'te miyiz? >> Bilmiyorum. Artık hiçbir şey bilmiyorum. Her yerde olabiliriz. Hatta kim bilir belki de ölmüşüzdür. >> Ölmemiz için bir neden yok ki. Öylece yürüyorduk. >> Birden ne olduğunu anlamadık. Ölüm değil bu. >> Sadece bir düşünce. Başka şeyler de olabilir. >> Mesela ne? Ne olabilir? >> Bak sen ne biliyorsan ben de onu biliyorum. >> Kendimi hiç de öyle gibi hissetmiyorum. Ali bizi ararlar mı dersin? >> Kim arayacak? Ararsalar bile nerede

7:48 arayacaklar? >> Bizden bir haber alamayınca merak ederler. Hiç olmazsa gazete. Sen yazı göndermeyince ne oldu bu adama demezler mi? >> Tabii. Sonra da yeni bir eleştirmem bulurlar. >> Of >> of. Biliyor musun artık ben de yoruldum. >> Öyleyse durup dinlenelim. >> Olmaz. Yorgunluktan öleceğimi bilsem bile durmam. Tehlikeli olabilir. Her şey olabilir. Of. Delirmek işten değil. Şuraya bak. Göz alabildiğine uzayıp giden bir boşluk. Böylesi hiç başıma gelmedi. >> Yine de çok soğukkanlısın her zamanki gibi. >> Sen öyle san. Senden cesaret alıyorum. >> Tam adamını buldun. Korkudan ürperiyorum. Her tarafım buz gibi. Kendimi tutmasam çığlık çığlığa

8:33 bağıracağım. Moral bozmak yok. Bak hiç değilse iki kişiyiz. Moralimizi, moralimizi de sağlam tuttuk mu kurtuluruz. Kurtulacağız. Kimi anlatsan inanmaz. Ay sarıl bana. Sarıl. Üşüyorum. [Müzik] Git git. Bitmiyor. Nereye varacak bu işin sonu? E insan bu işte. Güçsüz, kendini bilmez. Gene de çırpınır durur.

9:22 Oğlum Şevki, bu yaştan sonra başına gelenlere bak. Şimdi evde olsaydın ne yapacaktın? Gene hesapta açık çıkacaktı. Gene borçlanacaktın ama sıcacık yatak seni bekliyor olacaktı. Çocuklar ders çalışırken onları seyretmek de cabası. Çocuklar saybe çocukları unuttuk. Kim bilir ne haldedirler şimdi. Babaları bir gece ansızın uçuverdi. Olacak şey mi? Ama oldu. Emekli aylığımın hepsi de cebimde. Sabah

10:07 kimden para alacaklar? Ah sorumsuz Şevki 3 be kuruş masaya bıraksaydın hiç olmazsa ama uçacağım aklıma gelir miydi? Allah'tan Allah'tan korku yok içimde. Daha çok merak Cemle karısı ne yapıyor acaba? >> Nasıl hayırt ederim bir bakışta seveni sevmeyenden. Ah! O da ne? Biri şarkı söylüyor. Bir kadın. Bana mı öyle geldi yoksa? Külahından, tozlu çarıklarından, elindeki değnekten.

10:54 >> Yanılmamışım ama ne kadar tuhaf biri bu. Giysileri, yürüyüşü beni görmedi. Hey! Eyvah! Ne dediniz? Ama deneyeyim ne olur. Öldü güzel sultanım öldü. Öldüm gömüldü bile. Başında yemyeşil otlar büyüdü. >> Küçük hanım buraya bakın. Buradayım. Dinleyin. Kim olursanız olun sizinle karşılaştığıma çok sevindim. Beni duyuyor musunuz? Hey! Taşı dikildi bile.

11:41 >> Lütfen lütfen konuşun benimle konuşun. Ne söylediğinizi anlamıyorum. >> Nasıl hayırt ederim bir bakışta seveni sevmeyenden. >> Yararı yok. Beni dinlemiyor bile. Kolundan tutup eve götüreyim mi? Ay ne biçim şarkı bu? Fırıncının kızı baykuş olmuş diyorlar. Oh Tanrı korusun. İnsan ne olduğunu bilir ama ne olacağını bilemez. >> Nerede duydum ben bu sözleri? Fırıncının kızı Baykuş olmuşa. Aman ne saçma. İyi ama nerede duydum? Tiyatroda mı? Yok

12:29 canım. Aa dur yu. Okudum okudum. Hamlet de okudum. Hamlet. Hey yavrum işte bellek diye benimkine denir. Kaçar mı? Şıp diye çıkardım işte. Peki. Peki bu sözler kimindi? Dur dur. Şimdi hatırlayacağım. Genç bir kız vardı. Hamlet'in sevgilisi. Ofelia. Hey Ofelia. Tabii ya. Ofelia. Bu Ofelya. Ah >> nasıl ayırt ederim bir bakışta seveni sevmeyenden. >> Şarkıyı tekrarlıyor. Bana bir şey mi anlatmak istiyor?

13:15 Sesi de ne kadar güzel, yumuşacık, ipek gibi ama inanılır gibi değil. Bu olanları birine söylesem tozuttuğumu düşünür. Bana söyleseler ben de öyle düşünürdüm. İnsan başına gelmeden bilemiyor. E şimdi ne yapacağım? En iyisi eve götürmek. Ofelia. Ofel korkma. Gel gel elini ver. Ha şöyle gel seni götüreceğim. Şöyle ileri doğru. Bak işte oluyor. >> Nasıl hayırt ederim. Bir bakışta seveni sevmeyenden.

14:02 [Müzik] >> Ay çok hızlı yürüyorsun. Yetişemiyorum. >> Affedersin dalmışım. >> E bir yere yetişecek değiliz ya. Acelen ne? >> Tamamdır dalmışım dedim işte. >> Ay zaten saçma bir fikirdi. Başımıza ne geleceği belli olur mu? Durduk yerde tehlikeyi davet ediyoruz. Döndüğümüz zaman evimizi yerinde bulabilecek miyiz bakalım? >> Yeter. İstersen sen dön. Yalnızla dolaşabilirim. >> Aa, dön demek kolay tabii. Dönemeyeceğimi biliyorsun çünkü. >> Ne istiyorsun Gül? Bu koşullarda bile kavga etmeden duramıyorsun. Olup bitenler benim suçum mu? Ben de senin kadar çaresizim.

14:47 Kaderimizin peşine düştük, gidiyoruz işte. >> Ah! Ah! Kaderin peşine düşmüşüz. Sevsinler. Sen de burada bile yazarlığı elden bırakmıyorsun. Kader bizi faka bastırdı. Ayol faka bastırdı. Daha ne diyeyim? Kimin aklına gelirdi? Ben Zeynep'i düşünüyorum asıl. Kim bilir nasıldır, ne haldedir yavrum. >> İyi. Bu duruma ne kadar çabuk son verirsek kızına o kadar çabuk kavuşursun. >> Sanki sadece benim kızım. >> Bak Gül bu şekilde konuşmaya devam edersen seni bırakır giderim. Elimde değil. Dayanamıyorum. >> Aman benim bir şey dediğim yok. Hiç konuşmayayım mı yani? Of, havada bir acayip. Yarın nöbetçi bendim. >> Başka bir eczane bulurlar

15:33 >> ama haber vermem gerekirdi. Şimdi ceza da verirler. >> O zaman haber ver. >> E ne kızıyorsun? Zaten senin umrunda mı? Varsa yoksa reklam metinleri bana ne olursa olsun. Alemi kocası karısının üzerine titrersen işinin gül >> yalan mı? Büyük işi de kaptın ya artık hiç yanına varılmaz. >> Dayanamayacağım. Ben gidiyorum. Dümdüz geri dön. Gül eve dön. Dümdüz geri gidceksin. >> Cem buraya gel Cem korkuyorum. Cem cem >> geri dümdüz geri gideceksin. >> Dönemem korkuyorum. Bekle beni. Cem neredesin? T [Müzik]

16:18 [Alkış] [Müzik] Ali >> şuraya bak. >> Küçük bir dağ. >> Ay kıpırdıyor. Ay olamaz bak. Bak ayağa kalkıyor. >> Fakat fakat bu bir kedi. Dinozor büyüklüğünde bir kedi. O gözlerime inanamıyorum. Nasıl da geriniyor. Gerçek bir kedi. >> Ay hayal görüyoruz. >> İkimiz de mi? S. Benim gördüğümü sen de görüyor musun?

17:03 >> Pencerelerin arasında bir kitap var. Ay bu kadarı fazla. >> Aman tanrım okuyor. Ah ben bu kediyi tanıyorum. >> Sahi mi? Yok canım dalga mı geçiyorsun Su? Böyle bir şeyi ne gördüm ne de duydum. >> Vallahi tanıyorum. İyice bak sen de tanıyacaksın. Upuzun tüylü alnındaki beyaz lekeyi görüyor musun? Kurdelisi bile boynunda. Kırmızı. Hala çıkaramadın mı? >> Bu boncuk gülün kedisi. >> Gülün kedisi ya. Bir kez elimi tırmalamıştı. >> Saldırgan demek. Bu halde de bir pençe

17:49 darbesiyle öldürür bizi. Kaçalim su. O görmeden kaçalım. >> Ay nereye kaçacağız? >> Ne diyorsam onu yap. Çabuk çabuk. >> Ay eyvah çok geç. Buraya geliyor. Ay. Ne yapacağız? Selam çocuklar. Nerede kaldınız? Henüz aklım başımda. Delirmedim. Hayal de görmüyorum. Karım da yanımda. Ve bu kedi konuşuyor. >> Hadi tut beni Ali. Bayılacağım. >> Haydi çıkarın kağıtlarınızı. Mi? Soru bir. Miav. Ne kağıdı? Ne demek bu?

18:36 >> Numarayı bırakın. Miav. Bugün sınav yapacağımı unutmadım. >> Ne sınavı? >> Tiyatro tarihi sınavı. Kızmaya başlıyorum. >> Aman su bu devi kızdırmaya gelmez. İstediğini yapalım. >> Nasıl yapalım? Ne kağıt var ne kalem. >> Bak bir fikrim var. işe yarayabilir. E hocam biz e bizi bir sözlü olmak istiyoruz biz. Sözlü sınav. Bunu hangi öğrenci ister? Pekala. Bana göre hava hoş. Miav. Önce kim istiyor? >> E şey ben. Ben istiyorum.

19:23 >> Söyle bakalım. Miav. Elizabeth döneminde tragedyanın gelişimi nasıldı? >> İşte şimdi yandık. Hiçbir şey bilmiyorum. Sen biliyor musun? >> Ay ne gezer söylesene başka bir soru sorsun. >> Hocam hocam bu soruyu geçseniz. >> Nasıl geçeriz? Bu tiyatro tarihine saygısızlık olur. Miav. Koca Shakespeare'i nasıl atlarız? Miav. Shakespeare mi? Öyle desenize hocam. E birden Elizabeth dönemi deyince çıkaramadım. Yerine saygısız.

20:10 Bunu başkaları söyleyebilir ama bir tiyatro öğrencisi asla. [Alkış] >> Özür dilerim. Pek çalışamadım. >> Küçük hanım. Miav. Yoksa sen de mi çalışmadın? Eee, çalışamadım hocam. Ben zaten Shakespeare'i anlamamıştım. Neden baştan anlatmıyorsunuz? >> Hay aklına bin yaşa. >> Pekala. Önemli olan sizin bir şeyler öğrenmeniz. Miav. Dinleyin bakalım. Miav. İngiltere 16. yüzyıl. Miav. [Müzik]

21:02 Ah! Ne yaptım sanki ben? Of! Ne olursa olsun beni bırakmaması lazım. Ben onun karısıyım. Bunun hesabını sorarım. Evet." dümdüz demişti. "Neden hala ev görünmedi? Yolu mu kaybettim? Yook. Hayır. Dost doğru gidiyorum işte. Aman Allah'ım. Aman Allah'ım. Sanki biri beni izliyor. Yok canım. Hadi gül. Sana öyle geliyor. Biri beni gözetliyor ama kimse yok ki. Bana öyle geldi korkudan.

21:53 Kim o? Kim var orada? Yanlış yoldasın. Gül, neredesin? Seni göremiyorum. Kimsin? Yanlış yoldasın her zamanki gibi. [Alkış] Hayır, hayır değilim. Dümdüz eve dönüyorum. Bu yol senin yolun değil Gül. Bu yol evin yolu. Eve gidiyorum ben. Beni şaşırtmaya çalışıyorsun. Kim olursan o seni

22:38 dinlemeyeceğim. Beni tanımadın mı o gün? Benim ben tanımıyorum. Cem'le her kavga edişinde sana seslenirim. Gül sesim incecik çıkar. Çoğu zaman beni duymazsın bile. >> Tanımadın mı? Yalan. Yalan söylüyorsun. Hani Zeynep üniversiteye gireceği zaman hatırladın mı K? Uzun uzun konuşmuştum seninle. Onu seçiminde serbest bırakman için yalvarmıştım. Hatırladın mı Kür? Zeynep istediği okula girdi. Cemil sayesinde

23:26 sana kalsaydı şimdi ya tıptan ya da mühendisliklerden birindeydi. Öyle değil mi? Bütün bunları nereden biliyorsun? Kimsin sen? Bunu unutmuş olamazsın ama. H bir arkadaşın var senin. Su. Güzel su. Akıllı su. Entelektüel su. Onu seversin değil mi Gül? Yoksa yanılıyor muyum? Cem sudan hoşlanıyor. Gül bunu biliyor muydun? Yalan. Böyle bir şey olamaz. Cem beni seviyor. Öyleyse suyla neden kavga ettin Gül?

24:14 Onu evinizden uzaklaştırmak için mi? Suyu çok eskiden tanırım, severim. Ama son günlerde çok değişmişti. Daha çok Cem'le konuşuyordu sanki. Oysa Cem beni seviyor. Anladın mı? Kocam beni seviyor. Keşke buna inanabilsem. Gül. Buna inanabilsem. >> Defol git. Saçmalıklarını dinlemek istemiyorum. >> Yolunu değiştir Gül. Geri dön. Dönemezsin değil mi? Korkaksın, bencsin. Zavallısın gül, zavallı. Bunları sana ben söylüyorum.

24:59 Ben vicdanım. Dönemem. Eve çok yaklaşmış olmalıyım. Eve gitmek istiyorum. Burada yalnız ikimiz varız. Gül. Sen ve ben beni dinle. Sana doğru yolu gösteriyorum. Geri dön, geri dön. Ara sen de ara diğerleri gibi. Neden dönecekmişim? Aptallık bu. Hey! Neden cevap vermiyorsun? Aptal değilim ben. Duyuyor musun? Hey!

25:46 Kimse yok. Gitti. Şimdi ne yapacağım? Dönsem bile cemi bulamam ki. Şevki hocanın neresine? Ah Şevki Hoca ne tarafa gitti? Bunu bile bilmiyorum. Ah yalnız yörü ama neden? Neyi değiştirebilirim ya? Onlar onlar neyi değiştireceklerini sanıyorlar. Ben de arayacağım. Hiç de korkak değilim. Ve başıma bir şey gelirse beni kim kurtarır? A ne yöne yürüyordum ben? Oh! Ev ne tarafta kaldı. Aptal gül kayboldun.

26:35 [Müzik] Nasıl ayırt ederim bir bakışta seveni sevmeyenden? >> Biliyor musun Opelya? Daha tanışmadık bile. Yani sen beni tanımıyorsun. Ben Şevki emekli edebiyat öğretmeni. Emekli ve de dul. Karımı kaybedili 5 sene oluyor. İnanır mısın? O zamandan beri kimseye yan gözle bakmadın. Neden

27:20 bakayım? Boyumda çocuklarım var benim. Biri senin yaşında bir kız. O da senin gibi güzel. Günü gelince yuvadan uçacağını düşündükçe içim sızlar. Anlıyor musun? >> Nasıl ayırt ederim bir bakışta seveni sevmeyenden? >> Ne o? Neden hep aynı şarkıyı söylüyorsun? >> Külahından, tozlu çarıklarından, elindeki değnekten. >> Gene de bu lanet boşlukta şarkı söyleyen birini duymak güzel. Yalnızlık Allah'a mahsusmuş. Şimdi daha iyi anlıyorum. Buna ne dersin? >> Nasıl hayırt ederim bir bakışta seveni

28:08 sevmeyenden? >> Beni dinlemiyor. Ne yapsam? Ofelia yanlış anlama. Sesin çok güzel ama biz insanlar ara sırada konuşma ihtiyacını duyarız. Anlıyor musun? Kim bilir yalnızlığımızı unutmak için belki de. Şimdi senin konuşmanı istiyorum. Nasıl ayırt ederim bir bakışta seveni sevmeyenden? >> Yararı yok. Ona onun diliyle seslenmek lazım. Onun diliyle mi? Aa evet bu olabilir işte. Olmak ya da olmamak. İşte bütün mesele bu. Ne? Hani gerisi kahretsin. Hamleten

28:59 bütün bildiğim bu. Şöyle uzun bir tirat ezberleseydim ya. >> Fırıncının kızı baykuş olmuş diyorlar. Tanrı korusun. İnsan ne olduğunu bilir ama ne olacağını bilemez. >> Olmak ya da olmamak işte bütün mesele bu. [Müzik] Hala bir şey bulamadım. Gül ne yaptı acaba? Eve dönmüştür. Neredeyiz biz? Neden buradayız?

29:44 Bu soruları kim cevaplayacak? Bizden başka hiç kimse. Belki Şevki hoca bir şey bulmuştur. Belki de gül haklıydı. Ayrılmakla hata ettik. >> Öldü güzel sultanım öldü. Öldü gömüldü bile. >> Biri şarkı mı söylüyor? Çok yorgunum. >> Başındayem yeşil otlar büyüdü >> ama işte duyuyorum. >> Dekildi bile. >> Şu taraftan geliyor. Yo yo yok. Şu taraftan. Sultanım öldü. >> Sesi takip etsem mi? Öldü. >> O zaman da yolu kaybederim. >> Git gide uzaklaşıyor.

30:29 >> Ne olabilir bu? >> Saçmalıyorum. Yorgunluktan olacak. >> Olmadık şeyler duyarmış insan. >> Beni ilgilendiren sadece yolumun üzerindekiler mi? Başka ne yapabilirim? [Müzik] Miav. Genç Shakespeare Londra'ya gelince tiyatronun kapısında at tutmakla işe başlıyor. Derken oyuncu oluyor. Sonra da bildiğimiz baş yapıtları yazmaya başlıyor.

31:16 Miav. Neden beni dinlemiyorsunuz? Ders dediniz ders yapıyoruz işte. Mi? >> Eee, dinliyoruz ya hocam. Üstelik çok da iyi anlatıyorsunuz. >> Tabii iyi anlatacağım. Salak. Benim doçentlik tezim Shakespeare'di. >> Duydun mu? Bu kedi bir dokent. >> Duydum. Artık hiçbir şeye şaşmıyorum. >> Bu arada kraliçenin sarayına girme hakkını bile elde ediyor. Mi oyunlarıysa büyüklüklerinden habersiz art arda sahneleniyor. Miav. Tutacak tutmayacak endişesiyle. Miav. Çünkü dönemin seyircisi Shakespeare'in deyimiyle

32:03 ağızları sarımsak kokan beygir suratlı bir seyirci. Uçak oluyorsunuz ama. >> Teneffüs hocam yorulduk. Ara verelim. >> Ara verince acıkıyorum ya. >> Ne yaptın su? >> Of neredeyse uyuyacağım. >> Yanınızda süt var mı çocuklar? >> Al işte. Beğendin mi? >> Sütü nereden bulalım canım? Bizim bile yiyeceğimiz yok. >> E biraz da biraz da oyunlarından söz etsek hocam. Mesela hamle. >> Bırak şimdi hamleti. Çok açım. [Müzik]

32:55 Ne bu? Tanrının cezası mı yoksa armağanı mı? Büyülü bir boşlukta bizi kendimizle yalnız bıraktı. Neden? Olay aklımı aşıyor, kavrayamıyorum. Öyleyse, öyleyse kavramaya çalışma. Mümkün mü? İnsan mücadeleden vazgeçebilir mi? Ne yapmaya çalışıyorum? Gündelik hesaplar, alıştığımız hırg, o bayat sahtekarlıklar çok bu çekici. Niçin önceki hayatıma dönmeye çalışıyorum ben? Sıradan bir reklam metni yazarı Cem hayattan ne bekliyorum? Kendime bunu sormak için neden bu kadar bekledim? Gerçekte neye önem veriyorum

33:40 ben? İşime mi? Belki. Yoksa bu son iş beni niye sevindirsin? Aslında o işin nasıl geldiğini hiç mi hiç hatırlamıyorum. Garip. Sırtımı dönünce biri masama bırakıverdi sanki. Garip. Ya Gül ya Zeynep. Ne işim ne karım ne de kızım gerçekte hiçbiri önemli değil. Nasıl oluyor? Ne kadar gayri ciddi yaşıyorum. [Müzik] Dayanamayacağım. Ne olursa olsun bunu

34:26 hak etmedim. Ben dayanamayacağım. Neredesin Cem? Niçin yanımda değilsin? Ben sana ne yaptım? Yapa yalnız dolanıp duruyorum. Nereye kadar gideceğim? Daha dayanamıyorum. Devam etmek istemiyorum. Hiçbir anlamı yok. >> Nasılsın Gül? >> Yine mi sen? Hiç peşimi bırakmayacak mısın? >> Henüz değil. Zamanı gelince. Zamanı gelince gül. >> Senin yüzünden yolumu kaybettim. Git gide güçten düşüyorum. Sahime gül benim yüzümden mi? İyice düşün.

35:13 Düşün bakalım benim yüzümden mi? Dur gitme. Neredesin? Beni yalnız bırakma. Neredesin? Söyle bana. Söyle bana. Bu oğlanlar neçin oldu? Ha? Evim nerede? Kocam nerede? Söyle. [Müzik] [Alkış] [Müzik] Yiyecek bulacağımızdan emin misiniz? Mi? >> Elbette hocam. Hatta derler ki bu şimdi bulunduğumuz yerde bir zamanlar koca bir kent varmış. Günün birinde ardında en

36:00 ufak bir iz bırakmadan kayboluvermiş. >> Ne yapıyorsun Ali? >> Hiç iyiyim. Sen ne yapıyorsun? >> Ay onu demiyorum. Ne biçim bir şeyler söylüyorsun? >> Ne yapayım? Dalga geçmekten başka çaremiz var mı? Mia birini görüyorum. Bu tarafa doğru geliyorum. >> Oh sonunda sonunda kurtuluyoruz. Ali Ali duydun mu? >> Evet ben hiç umudumu kesmedim ki zaten. >> Hani nerede hocam? >> İşte mi? Sınavdan kaçan biri daha. Gösteririm ben ona. Gül >> Ali. >> Nereden çıktın sen?

36:47 >> Bu halin ne? >> Yoksa biz yürüye yürüye Türkiye'ye mi geldik? >> Ayi bırak bu saçmalıkları. Ali >> söylesene. Gül sen burada ne arıyorsun? >> Ay bayıldı. >> Tut tut. Ay çok kötü görünüyor. >> Bence boncuğu görünce bayıldı. [Müzik] Sonra yürüdüm. Yürüdüm. Yürüdüm. Ne kadar yürüdüğümü bilmiyorum. Sizi görmeseydim ne yapardım onu da bilmiyorum. Of! Nedir bu başımıza gelen

37:32 Lera? Eve dönmek istiyorum. Ay! Şu hayvanı söyleyeyim. Gözümün önünden çekilsin. Fena oluyorum. Yine bayılacağım. >> Ay tamam canım tamam sakin ol. >> Bence o hayvana iyice bak. Gün >> tuhaf. Arkadaşınızda sınav fobisi var. Miav. >> Tanıdın mı? >> Hayır. Kediye benziyor ama. Hatta hatta boncuğa benziyor ama çok büyük. Tam üstüne bastın boncuk. >> Aman daha neler. Doğru söylüyor. Gül bu. O inanmazsan kendisine sor. Alnındaki leke, kırmızı kurdelesi hepsi tamam. Of, neye inanacağımı şaşırdım. >> Biz de öyle. >> Tahminen evden ne kadar uzaklaştığını

38:17 söyleyebilir misin? G >> bilmem ki. Yönümü de kaybettim. >> Ama buraya yürüyerek geldin. Öyle değil mi? >> Ay evet. Tıpkı bizim gibi. Biz de Paris'ten buraya yürüdük. >> Ne demek istiyorsun? >> Çok açık. Evden ümidi keselim diyorum. Ne aradığımızı bilmeden aramaktansa kayıp bir evi aramayı tercih ederim. >> Pekala. Ben hazırım. >> Yürüyebilir misin Gül? >> Ha tabii tabii yürürüm. >> Nereye gidiyorsunuz? >> Yiyecek bulabileceğimiz bir yere gidiyoruz hocam. Kılavuzumuz sizsiniz. Hadi birimin ışığıyla aydınlatın yolumuzu. Bu taraftan bayanlar [Müzik]

39:13 nasıl ayırt ederim bir bakışta seveni sevmeyenden? >> Niçin onu değiştirmeye çalışıyorum? Bu haliyle ne kadar güzel. Yürüyüşü, bakışları. Yüzüne baktıkça içim ıpılık oluyor. Ne oğlum? Şevki kendine gel. Bu yaştan sonra delirdin mi sen? Çocukların ne der? Çocuklar mı? E onlar yok ki artık. Kimse yok. Hiç kimse. Burada sadece Opelyya var. Bir de ben o bana gönderildi. Hey

39:58 onu ben buldum. Benim o. Sevmeyip de ne yapacağım? Ne? Sevmek mi? Sevmek mi dedin Şevki? Yavaş ol bakalım. >> Gülahından tozlu çarıklarından, elindeki değnekten >> düşünüyorum da. Ofelya, bu felaket bir bakıma iyi oldu. Yani seninle karşılaştık. Yani mutlu bir tesadüf. Sen ne dersin? Bence ikimiz pekala arkadaş olabiliriz. Hatta arkadaşlıktan da öte. Ne demek istediğimi anlıyor musun? Üstelik bunu kimseye söylememiz gerekmez. Sonra sonra

40:45 da sen kabul edersen hiç geri dönmeyiz. Biliyor musun Opelya? İnsanoğlunun başına gelebilecek en büyük felaket yalnızlık. Evet çocuklarım var. Var ama ben 5 yıldır yalnızım. Yalnız anlıyor musun? Nasıl ayırt ederim bir bakışta seveni sevmeyenden? [Müzik] Hala bir şey görünmüyor. Hiçbir şey bulamadım. Neden o sesin peşinden gitmedim sanki? İşte sen busun Cem. Bildiğin yoldan

41:33 ayrılmazsın hiç. Böyle olduğu için de bir hiçsin sen. Bir hiçsin işte. Hepsi bu ya. Ya dederim bir bakışta seven sevmeyenden. Külahından tozlu çaraklarından elindeki değnekten işte işte yine duyuyorum. Şu taraftan hayır buradan geliyor. >> Niçin aramıyorum? Niçin? külahından tozlu çarıklarından elindeki değnekten [Müzik]

42:23 nasıl da uyuyor melekler gibi. Hayatımda hiç bu kadar mutlu olmamıştım. Uyu bebeğim. Artık geri dönmek yok. Zaten yönümü de iyice şaşırdım. Sen sadece şarkı söyle. Bir onu yap yeter. Gerekirse sana başka şeyler de öğretirim. Neden olmasın? Bunca yıllık öğretmen değil miyim? Canım benim bunca zamandır neredeydin sen? Dünya kadar şey var sana anlatmak istediğim. Uyu, uyu da dinlen.

43:10 [Müzik] Sizce? Sizce nerede bulunuyoruz hocam? >> Miav. Hangi açıdan? Mia! Türk tiyatrosunu soruyorsan miav! Bir şey söylemek için henüz çok erken. Miav! >> Hayır hayır. Konumumuzu soruyorum. Coğrafi konumumuzu. >> Bana yaklaştık gibi geliyor. >> Ay aman inşallah. >> Evde süt var mı gül? >> Sanmıyorum. Neden? >> Ay bu kötü işte. Boncuk duymasın. >> E boncuk bu halde zaten içeri giremez. >> Giremez ama ona yiyecek bulamazsak evi başımıza yıkar.

43:56 Çocuklar uzakta bir şey. Miav. Bir ev görüyorum. >> Demedim mi ben size? Şükürler olsun. >> Bu defa tamam. Bu defa kurtulduk. >> Evet. Ali. Ali niye sesin çıkmıyor? Öyle değil mi? Kurtulduk. Değil mi? >> Çok çabuk seviniyoruz. >> Ay ne demek istiyorsun? Sevinmeyelim mi yani? >> Gülü duymadın mı? Evde yiyecek yok diyor. >> Ay sen onu bana bırak. Ben idare ederim. Hele şu eve varalım. Karnımı doyurayım. Daha size neler anlatacağım. >> İşte işte bakın. Uzun zamandır bu kadar sevindiğimi hatırlamıyorum. Ne duruyoruz? Koşalım. Hadi. >> Gül. Gül. Evin önünde biri var. >> Hani? Hani nerede? >> Kapının önünde. Görüyor musun? He

44:43 kapının önünde biri oturuyor. >> Aman tanrım. Bu Cem. Cem cem. >> Hey. >> Ay bizi gördü. [Müzik] Demek Paris'in kenar mahallelerinde dolaşırken bir de arkanızı döndünüz. Ne Paris var ne de başka bir şey. >> Ya tıpkı sizin kapıyı boşluğa açışınız gibi. >> Biz hiç olmazsa kaybolmak için oralara kadar gitmedik. >> Senin sinirlerin bozulmuş. >> Yok hiç de değil. Sadece şu boşlukta dolaştım biraz. Yalnız sen de dene iyi geliyor.

45:29 >> Ne olursa olsun seni gördüğüme sevindim. Zaten suyla da konuşmuştuk. Döner dönmez sizi arayacaktık. >> İşe bak. Ünlü sinema yazarı Ali Dal, yanlış söyledim. Dalzade reklamcı Cem Eren'in evinde. Nereden nereye? Halbuki ne alakası var değil mi? >> Niçin böyle yapıyorsun? Dost değil miyiz? Tabii birbirimizi ziyaret edeceğiz. Kaderlerimiz bile ortak. Görmüyor musun >> acaba? Ortak mı gerçekten? Bir bakalım. Siz Paris'te kayboldunuz. Bizse mütevazı evimizde. >> Ay aman kedinin açlıktan gözü döndü. >> Ne oluyor? >> Boncuk pençesini mutfak penceresinden sokmaya çalışıyor. >> Bu kedi başımıza iş açacak. >> Biliyor musun? Olanları sorgulamaktan

46:16 vazgeçtim. >> Neden yargılamıyorum? Merak ettiğim için soruyorum. İlk anda paniğe kapılmadım desem yalan olur. Can havyle sağa sola koştum. Bu durumdan kurtulmanın yollarını aradım. >> Biz de öyle. Hiçbir neden yok. Bu bir doğa olayı değil. Metafizik bir şey. Öyleyse dedim kendi kendime boşuna uğraşıyorsun. He bu arada bu arada da duyduğum sesler de var tabii. >> Ne sesleri? >> Bilmiyorum. Uzakta bir yerlerde şarkı söylüyorlardı. >> Emin misin? Neden gidip bakmadın? >> Sorun da bu. Eve döndüğünü bildiğim bir tek yol vardı. O yolu bırakamadım. Anlıyor musun? >> Biraz. Bunda garip bir şey yok ki. Senin durumunda olan herkes aynı şeyi yapardı. Ben de. >> Ama benim durumumda olan sen değilsin.

47:01 Benim. >> Neden bu kadar üzerinde durduğunu anlamıyorum. >> Neden? Neden biliyor musun? Birden hayatta da böyle olduğunu fark ettim. Hep nereye çıktığını bildiğim küçük dar yollardan yürüdüm ben. Farkında olmadan koyunlarında bin bir serüven gizleyen geniş bol ışıklı caddelerden ürktüm. Sonuçta da 40 yaşındayım. Hiçbir zaman bol param olmadı. Hiçbir zaman güzel kadınlarla birlikte olmadım. >> Anlıyorum. >> Anlamıyorsun. Kaldır şu lanet olası nezaket duvarını. Beni nasıl anlayabilirsin sen? Senin de babanın da, babanın babasının da her zaman tonla parası oldu. Sorun para mı diyeceksin? Yo o da değil. Sorun şu: Kendimden hiç de hoşnut değilim. Fakat başka türlü olmak elimde değildi.

47:49 >> Yemekten önce kim benimle satranç oynamak ister? >> Tam zamanını buldun. Su >> ne var? Bir şey mi oldu? >> Şu koşullarda oturup satranç oynamak sadece senin aklına gelirdi herhalde. >> Ve geldi. Evet. Kim oynayacak? Pisi pisi ne yapıyor? >> Gülhan inni söyledi. O da uyudu. Her zaman böyle uyurmuş. >> Harika. Niçin daha önce akıl etmedi? >> Çok sevinme canım. Cem de biliyordur ya. Uyandığı zaman aç da olsa, tok da olsa mutlaka bir şeyler yermiş. Moral bozmak gibi olmasın ama aklıma kötü kötü şeyler geliyor. >> Hay Allah. Tüh. >> Kötü bir şey mi oldu? >> Daha ne olsun? Şevki hocayı unuttuk. >> O da kim? >> E Gül anlatmıştı ya canım. Cem'in liseden öğretmeniymiş. O da buradaymış.

48:35 >> Eee zavallı adamcağız. Çıkıp onu aramam lazım. Kim bilir başına ne işler geldi. Şimdiye kadar dönmedi. >> Deli misin? Kendimizi bu eve zor attık. Bekleyelim. Belki de birazdan gelir. >> Nasıl unuturum? Üstelik o benim misafirim sayılırdı. >> Yeter artık. Üzme kendini. Mutlaka gelir. Nereye gidecek? >> Ben gidiyorum. >> Dur Cem ona bir yararın dokunacak mı Cem? gitti. [Müzik] Nasıl yaptım bunu zavallı adam? Üstelik o yalnız gitmişti. Sözde kendimle

49:20 hesaplaştım. Demek böyle oluyor. İnsan kendisiyle fazlaca ilgilenince ister istemez diğerlerini unutuyor. Kimi hakkımda neler düşündü. Ne tarafta olabilir? Dur bakayım. Ne yöne yürümüştü? Hayır. Hayır. Böyle olmayacak. Çok geç kaldım. Bulamayacağım. Bulmadan dönmek yok. Dönemem. >> Nasıl hayırt ederim bir bakışta? Seveni sevmeyen >> yine o ses >> güllahından tozlu çarıklarından [Müzik] elindeki değnekte >> bu o Şevki hoca nerede ses nereden

50:08 geliyor hocam? Şevki hocam neredesiniz? Nasıl hayırt ederim bir bakışta seveni sevmeyenden? >> Hocam sevki hocam. >> Kim o? Biri beni çağırıyor. >> Hocam benim Cem >> uyan Ofelia uyan Melihim uyan. Bizi buldular kaçmalıyız. >> Beni tanımadınız mı? Ben Cem. Durun. Nereye gidiyorsunuz? Ben Cem. >> Çabuk ol. Çabuk ol. Burada bile rahat yok. Opelya, eteklerini topla yavrucuğum. Koşamıyorsun. Ay çok geç. Bize yetişti. >> Niçin kaçıyorsunuz hocam? Beni tanımadınız mı? Bu bayan da kim böyle?

50:56 Ah! Olamaz! Olamaz! Hayır >> ama oldu evlat. Bu Ofelya. >> Ne Oferely'sı? Hocam bu benim kızım Zeynep. >> Yok ya. Nereden belli? >> Saçmalamayın. Özür dilerim. Yani babalar genellikle kızlarını tanırlar. Öyle değil mi? >> Haklısın. İyi ama iyi ama o seni tanımadı ki. >> Zeynep beni tanımadın mı? Bize kızgın mısın yoksa? Hadi bebeğim olup bitenlerde bizim hiçbir suçumuz yok. Seni annene götüreceğim. Göreceksin nasıl sevinecek. >> Nasıl ayırt ederim bir bakışta seveni sevmeyen de. >> Bu şarkı da nereden çıktı Zeynep? Niçin konuşmuyorsun? >> Günahından tozlu çarıklarından,

51:43 elindeki değnekten >> konuşamaz. Çünkü şarkı söylemekten başka bir şey bilmiyor. >> Nasıl olur? Benim kızım bülbül gibi şakır. >> Bu Ofelia Cem Zeynep değil. >> Olamaz. Buna inanmamı beklemeyin. Ne olursa olsun onu eve götüreceğim. >> Dur bakalım. Ben buna izin veremem. >> Neden? Ne oluyorsunuz hocam? >> Söyledim. sana bu Ofelia ve ben ona aşık oldum. >> Bu sözleri bir başkası söyleseydi onu döverdim. O daha çocuk. Utanmıyor musunuz? Siz babam yaşındasınız. >> Evlat aşk bu. Aşkın ölçüsü olmaz. >> Susun. Söylediklerinizi duymak istemiyorum. Sizi ne kadar yanlış tanımışım meer. Baba Şevki hoca dırt

52:30 Şevki hoca kat zam paranın tekiymiş. Benimle böyle konuşmaktan seni men ederim. Bak şu kızın girişilerine, saç tuvaletine, çevremizdeki kadınlara benziyor mu? >> Bu bir şeyi kanıtlamaz ki. >> Nasıl kanıtlamaz? Senin kızının böyle giysileri var mıydı? Saçlarını böyle tarar mıydı? Ya söylediği şarkı. Bu şarkıyı daha önce duydun mu hiç? >> Aslında Zeynep'in saçları bu kadar uzun değil. Yo yo yok yo kesinlikle değil. Ama nasıl olur bu? O >> nasıl olduğunu ben de bilmiyorum Cem. Ofelia ile karşılaşmamız, ona aşık olmam rüya gibi, düş gibi bir şey bu. Ama gerçek ve ben hiç olmadığım

53:16 kadar mutluyum. Ondan ayrılamam. >> Ne dediniz hocam? >> Ayrılamam diyorum. İhtiyar çapkın desinler. Ne derlerse desinler. >> Daha önce daha önce söylediklerinizi soruyorum. >> Düş dedim. Böyle bir şeyi düşümde görsem inanmazdım ama oldu. Düş bu düş. Böyle şeyler ancak düşlerde olur. Siz söylediniz. Düş düş. >> Anlayamadım. >> Evde dev bir kedi mışıl mışıl uyuyor. Bundan önce de sinema yazarı dostumla karısına tiyatro tarihini anlatmış. Dostum bir festivali izlemek üzere birkaç gün önce Paris'e uçmuştu. Birden kendini bizim boşlukta buldu. Derken kızım karşıma Ofel kılığında çıkıyor.

54:04 Haklısınız. Haklısınız. Bütün bunlar ancak düşlerde olur. Bu bir düş. >> Yani bu yaşadıklarımız düşte mi geçiyor? >> Elbette. Başka türlü açıklamak mümkün değil. >> E diyelim ki öyle. Kimin düşü bu? >> Bilmiyorum. Düşünelim. İçimizden birinin olabilir. >> Yani içimizden biri şu anda uyuyor ve düşünde bizi görüyor. Evet. Evet. Tamı tamına böyle. Ama kim? >> Ben değilim. Çünkü senden başka kimseyi tanımıyorum. Onları nasıl düşümde görebilirim? >> Haklısınız. Bu durumda Ali ile Su da olamaz. Sizi hiç tanımıyorlar. >> Öyleyse belki de sensin ya da Gül. >> Sanmıyorum. Gül eczacı. Hamleti bile okumadığımdan eminim. Bana gelince Evet.

54:50 tiyatroyla ilgilenir ama çok uzaktan daha doğrusu kızım yani Zeynep tiyatro öğrencisi. Zeynep tiyatro öğrencisi. Anlıyor musunuz hocam? >> Hayır. >> Zeynep'in düşündeyiz. >> Kızım beni hiç tanımıyor ki. >> Ama ben sizden yüzlerce kez söz ettim. Anlıyor musunuz? Sizi ona çok anlattım. Durun durun. Hatırlıyor musunuz? Size çok değiştiğinizi söylemiştim. Hatta sizi tanıyamamıştım. >> Evet. Eee, bunu hatırlıyorum. >> Keşke bir ayna olsaydı da kendinizi görebilseydiniz. Eminim siz bile kendinizi tanıyamayacaktınız. >> Neden? >> Düşünün hocam. Sizi ona ben anlattım. Yani sizi tamamen hayalinde canlandırdı. >> Daha fazlasını öğrenmek istemiyorum.

55:36 >> Bu kadar zaten hepsi bu. Hepimiz Zeynep'in bilinçaltındayız. Uzun zamandır seninle konuşmak istiyordum Su. Galiba sana haksızlık ettim. >> Biliyorum. Bir daha yapma. Bu kadar kolay bağışlamam. >> Şakayı bırak. Seni deliler gibi kıskandığımı biliyor muydun? >> Evet. Kıskanmakta da haklısın. Göz var, izan var. >> Ah. Hem de kimden? Cem'den. Zavallının başının etini yemiştim. Niçin anlatıyorsun bunları? Hepsini biliyorum. >> Boncuk, boncuk uyanıyor. Eyvah. Kaçın.

56:21 Hadi kaçın. Yiyecek bir şeyler yok mu? Yok boncukum yok. Sana yine söyleyeyim mi? >> İstemez. Miav. Açlıktan ölüyorum. Miav. Yiyecek bulun. >> Ay nereden bulalım? Bulamayacağımızı sen de biliyorsun. >> Yavaş ol su kızdırma. Ya bulursunuz ya da sizi yerim. Çok açım. >> Korktuğum başıma geldi. Ama hocam bu sözler bir doçente hiç yakışmıyor. >> Önce kadınlar. Anneciğim. Ali ölmek istemiyorum. Ali

57:08 kurtar. [Müzik] Söylediklerin doğruysa Zeynep uyandığı zaman her şey bitecek. >> Maalesef öyle. O algılarıyla, duyumlarıyla bizi yarattı. Hepimiz gerçeklikle ilgiliyiz. Aklımız var, belleğimiz var, duygularımız var. Çünkü Zeynep hepsinin farkında. >> Ya ömrümüz düşle sınırlı ya. Sonra >> dedim ya uyanınca tamam yok olacağız ve

57:55 büyük bir olasılıkla gerçek benliklerimiz hiçbir şeyin farkında olmayacaklar. >> Anlıyorum. >> Zeynep ne hatırlayacak acaba? Belki sadece olayları. Ama ben sevgiyi buldum burada. Ofely'yı buldum. Yo Zeynep deme bana. Madem bu bir düş Ofelya ne de Zeynep. O benim sevgilim. >> Ben de neredeyse bütün hayatımı gözden geçirdim. Ama çıkarımlarımı gerçek Cem'e aktarma olanağı olmayacak hiçbir zaman. >> Ben gidiyorum Cem. Ofele'yi da götürüyorum. >> Nereye? Hiçbir yere kaçamazsınız hocam. Bana

58:41 inanmıyor musunuz? >> İnandığım için gidiyorum. Onunla beraber bir saat, bir dakika, bir saniye ne kadar ömrümüz kalmışsa onunla geçirmek istiyorum. Beni dinle. Eve karının yanına dön. Onunla birlikte ol. Anlıyor musun? Böylece yok oluşa kolay dayanabiliriz. Durma evlat, vakit geçirme. >> Ama dinleyin hocam. Zeynep nasıl hiç yoktan, ağrısız, acısız bizi buraya soktuysa aynı şekilde yok edecek. Hiçbir şeyin farkında olmayacağız bile. Bu gerçek bir yok oluş, bir ölüm değil. >> Nasıl olursa olsun o ve ben ne olursak olalım

59:27 son anlarda onunla birlikte olmak istiyorum. Cem anla beni. >> Pekala. Öyleyse ben de eve dönüyorum. Evdekilere de anlatacağım bütün bunları. >> İyi şanslar evlat. Düş de olsa bunca yıl sonra seni görmek güzeldi. >> Bu da >> boncuk sen nereden çıktın >> yoksa evde bir şey mi oldu? >> Hepsini yedim. Doymadım. Sizi de y >> ne yapıyorsun? Dur bırak kızı. Pis canavar. Al işte. Ben varım. Beni mende bul. Bırak onu.

1:00:16 [Müzik] Gel gel bakayım kucağıma. Oh canım söyle bakalım. Kral'daki ana olay dizisi nedir? Yan olay dizisi nedir? >> Aa, miş. Yutmam ben. Öyleyse Elizabeth döneminin üniversiteli yazarlarını anlat. Mesela Christopher Marl. >> A bak son defa soruyorum. Ha >> söyleim. >> Günaydın anne. >> Kiminle konuşuyordun sen? >> Hiç.

1:01:02 >> Bana boncukla konuşuyorsun gibi geldi de. Sen geç kalmadın mı? Ben de çıkıyordum zaten. >> Akşama geç kalma. Aa, boncuğu neden götürüyorsun? >> Tiyatro tarihi sınavı var bugün. Uğur getirir belki. Pek çalışamadım da. Anne, akşama görüşürüz. Nasıl hayırt dederim bir bakışta seveni sevmeyenden, köından suç arıklarından. [Müzik]

1:01:47 Sema Göktaş'ın yazdığı Seni seviyorum Ofelia İmza Şevki adlı oyunumuzu dinlediniz. [Müzik] Radyo tiyatrosu sona erdi.

Share

YouTube Video Özetleri