0:00 Var. Bu işte bir Çapanoğlu >> var. Hatta bir değil üç kardeş var. Tarih Parodi Radyosu. Haziran 1920. Ankara iki Ateş arasında. >> Batıda Yunan ilerliyor. Doğuda Çapanoğulları Ankara'ya yürümeye hazırlanıyor. >> İşin garibi şu: Bu aile devlete yabancı değil. >> Devlet dediğin yapının içinden geliyor. Paşası var, valisi var. ayağını var. >> Sonra ne oluyor? >> Devlet el değiştirince eski nüfus yeni iradeye sığmıyor. >> Çapanoğulları Bozok'un mamalı Türkmenlerindendi. >> 18. yüzyılda Yozgat çevresinde öyle güçlendiler ki adları deyime karıştı.
0:48 >> Bu işin altından Çapanoğlu çıkar. >> Aynen o. TDK'nın yayımladığı bir çalışmada deyimin doğuşu rivayet olarak anlatılır. >> Bir memur bir işi soruşturur. Dosyanın altından aileden biri çıkar. >> Öteki memur da der ki fazla kurcalama. Altımdan çapan çıkar. >> Yani aile adı nüfuzun kısa yolu olmuş. >> Rivayet kısmı ayrı. Ailenin dücü ise tartışmasız. >> Yozgat'ın büyümesinde payları büyüktü. Medrese, cami, hamam, okul ve vakıf yaptılar. >> TDV maddeleri bunu açıkça yazar. Küçük kasabayı ticaret merkezine çevirdiler. >> Çapanoğlu Süleyman Bey 3. Selim'in Nizam-ı Cedit düzenini destekledi.
1:34 >> Rus cephesine asker gönderdi. Senebi ittifakı imzaladı. nüfuzu Ankara'dan Adana'ya kadar hissediliyordu. >> Kısacası Çapanoğulları Yozgat'ta yalnız konak sahibi değildi. Düpeedüz düzen sahibiydi. >> Öyle her devrin adamı da değillerdi. Çapanoğlu Ahmet Paşa merkezle çatıştı. >> 1765'te devlet hükmünü verdi. Ailenin gücünü bir süre dağıttı. Sonra oğulları yeniden yükseldi. Çünkü devletin Taşra'da askere ve düzene ihtiyacı vardı. >> Mustafa Bey eşkıyayı bastırdı. Süleyman Bey ise ailenin en parlak devrini kurdu. >> Bir ara Rus cephesine 4.000 askerle
2:20 gitti. >> Mısır'daki Fransız işgaline karşı da asker gönderdi. >> Bu yüzden Çapanoğladı bazen korku bazen güven demekti. >> Devletin yetişemediği yere yetişiyorlardı. Fakat güç büyüdükçe hesabı da büyüyordu. >> Sonra merkezi devlet güçlendi. Ayanların devri kapandı. >> Mahmut aileyi Yozgat yönetiminden uzak tuttu. >> Siyasi güç azaldı fakat servet, akrabalık ve itibar kaldı. >> Yani makam gitmişti. Makam alışkanlığı gitmemişti. >> 1920'de Ankara yeni bir meclis kurdu. >> İstanbul işgal altındaydı. Mustafa Kemal Paşa her ilden temsilci
3:06 istedi. >> Yozgat Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti çağrıyı kabul etti. >> Müftü Mehmet Hulusi Efendi destek verdi. Şehir temsilcilerini Ankara'ya gönderdi. >> Celal ve Edip Beyler karşı çıktı. >> Yeni meclisi padişaha baş kaldırı saydılar. >> Oysa padişah İngiliz baskısı altındaydı. İstanbul'un eli bağlıydı. Anadolu'nun serbest iradesi Ankara'da toplanıyordu. Çapğulları bunu kabul etmedi. >> Sebep yalnız padişah bağlılığı değildi. >> İttihatçı sandıkları kadroya güvensizlik vardı. Yerel nüfuzu kaybetme korkusu vardı. Yozgat'taki eski hesaplar da dosyaya girdi. >> Kılıç Ali'nin sert tutumu ve para talebi
3:52 kırılmayı hızlandırmış olabilir. >> Yani iş karışık. >> Elbette zaten var bu işte. Bir çapanoğlu diyoruz >> ama karışık sebep açık sonucu değiştirmiyoruz. >> Ankara'ya karşı silah toplamak siyasi itiraz değildi. İsyandı. >> Ankara önce söz gönderdi. Bir nasihat heyeti yola çıktı. Teklif pasitti. Milli Safa katılım. Bu işi büyütmeyin. >> Celal Bey kapıyı kapattı. >> Mustafa Kemal Paşa'nın neye hizmet ettiğini bilmediğini söyledi. >> Sonra tutuklama emri geldi. >> Fakat Ankara Vali Vekili Yahya Galip araya girdi. >> Celal Bey eski dostuydu. Evlerin önündeki nöbet çekildi.
4:38 >> Dosya kapanır gibi oldu. Kapanmadı. Celal, Edip ve Salih beyler 8 Haziran'da Yozgat'tan ayrıldı. >> Halip Bey de çevredeki isyancılara katıldı. >> Hostacı Nazım ve Aynacıoğulları gibi silahlı gruplarla birleştiler. >> Köy köy adam topladılar. Kendilerine halife ordusu dediler. >> Ankara yanglılarına da kongreci diyorlardı. >> İki kelimeyle memleketi ikiye böldüler. >> Hareket önce Yıldız Eli çevresinde tutuşmuştu. Postacı Nazım İstanbul fetvalarını dağıtıyordu. >> Nisan ve Mayıs boyunca askeri birliklere tusu kuruldu. Silah ve cephane ele geçirildi. >> Kılıç Ali Antep'ten yalnız 80 adamla Yozgat'a geldi. >> Karşısında yalnız birkaç eşkıya
5:25 bekliyordu. Meğer iş çoktan köylere yayılmıştı. >> Çapanoğullarına karşı olan yerel isimler de Kılıç Ali'nin kulağını doldurdu. Eski husumetler milli davanın içine karıştı. İşte düğüm burada sıkıldı. >> Bir tarafta gerçek güvenlik kaygısı vardı. Öte tarafta şahsi hesaplar. >> Ankara bu ikisini ayırmaya çalışırken silahlar çoktan ortaya çıkmıştı. Önce sorgun düştü. Ertesi gün Yozgat. >> Hükümet konağı işgal edildi. Hapishane açıldı. >> Silah ve cephane depoları boşaltıldı. Çeteler evlere yerleşti. >> Ziraat Bankası'ndan para alındı. >> Kendi kurdukları şehirde kendi
6:12 devletlerinin kasasını açtılar. >> Bankada daha büyük para vardı. Çoğunu makbut karşılığında bıraktılar. >> Bu ayrıntı olayı aklamaz. Fakat dümdüz yağma anlatısını da değiştirir. >> Kapanoğulları şehri yakıp geçmek istemiyordu. Şehrin hakimi olmak istiyordu. >> Asıl mesele buydu. Ankara hükmedecekti. Onlar değil. >> Celal Bey'in mektubunda hedef daha büyüktü. >> Kırşehir üzerinden Ankara'ya yürümekten söz ediliyordu. >> Yeni meclis daha iki aylıktı. Düzenli ordu henüz kurulmamıştı. >> Batıda Yunan baskısı arpıyordu. Doğuda isyan genişliyordu. >> Tokat, Zile, Çorum ve Akdam Madini hattı karıştı. Kırşehir yolu doğrudan
6:58 Ankara'ya uzanıyordu. >> Mustafa Kemal Paşa iç isyanların karargah duvarlarına dayandığını nutukta anlatır. >> İsmet Paşa'nın mecliste verdiği hesap daha serttir. >> Yaklaşık iki tümenlik kuvvet Yenihan ve Yozgat yüzünden içeride tutuldu. >> İki tüm Yunan'a çevrilecek namlu Türk'ün karşısına döndü. >> İç isyanın düşmana yardımı için gizli anlaşma gerekmez. Çepheden asker çekmesi yeter. >> Kısa bir ara. Kanalın altında bir katıl tuşu var. >> Büyük ayrıcalık satmıyoruz. Desteğiniz bize devam edecek ekonomik gücü veriyor. >> 27. üyemizin tamamı ekranda. Sağ olun. >> Katıl tuşu hemen altta. Şimdi Yozgat'a
7:45 dönüyoruz. >> Ankara Çerkez Etem'i çağırdı. Etem önce istemedi. Batı cephesini boşaltmaktan korkuyordu. >> Haksız değildi. Asıl düşman Yunan ordusuydu. >> Mustafa Kemal Paşa ısrar etti. Etem 800 atlıyla yola çıktı. >> Çolak İbrahim de kuvvet hazırladı. Refet Bey başka bir koldan ilerledi. >> Cemil Cahip Bey ve 5. Kafkas tümeni de sahadaydı. >> Yani işin içinde bir tek Ethem yoktu. >> İlk büyük darbeyi o vurdu. Fakat bölgeyi Milli Kuvvetler birlikte temizledi. >> Etemin birliklerini taşımak 5 gün sürdü. 90 yaylı araba hazırlandı. >> At, araba, top, asker ve cephane.
8:32 Hepsinin yönü batı olmalıydı. >> Fakat içerideki yangın yüzünden doğuya döndüler. >> 23 Haziran sabahı Yozgat önündeydiler. >> Öyleye kalmadan şehir geri alındı. Celal ve Edip Beyler çekildi. Alaca tarafında yeniden toplandılar. >> Etem bir ara sıkıştı. Parti pehlivan yetişti. >> Sonra konuştu. Arap seyfi ana direnç kırıldı. >> Mustafa Kemal Paşa başarıyı telegrafla kutladı. >> Telgrafın dili açıktı. Etem ve Cesur arkadaşları içtenlikle tebrik ediliyordu. >> O gün Etem Ankara'nın kurtarıcılarından biriydi. >> Ankara'nın doğu yolu açılmıştı. Fakat Etem'in gururu da büyümüştü. >> Onun sonunu önceki bölümde anlattık.
9:18 Burada hakkını teslim ediyoruz. Ana harekat bir hafta bile sürmedi >> fakat isyan tamamen bitmedi. >> Önceki Etem bölümünde bu kısmı hızlı geçmiştik. >> Yozgat ve Arap seyfideki ana kuvvet haziranda dağıldı. >> Küçük çeteler ise Eylül ve Ekim'de yeniden ortaya çıktı. >> Akda madeni basıldı. Zile ve çevresi yeniden karıştı. İkinci Kuvay-i Seyyare ve Düzenli birlikler aylarca takip yaptı. >> Son gruplar Aralık sonunda dağıldı. >> Doğru cümle şu: Ana isyan bir haftada kırıldı. >> Artı hareketlerin bitmesi 6 ayı buldu. >> Bu işin en ağır yütü Yozgat'ın sırtına kaldı. >> Oysa halkın çoğu isyancılara katılmadı. >> Yozgat daha önce milli mücadele için
10:05 miting yaptı. Para verdi, giyecek gönderdi, asker gönderdi. >> İstanbul'un işgalini protesto etti. Cephelere evlat yolladı. >> Sonra kendi şehrinde iki kuvvetin arasında kaldı. >> TÜBA çalışması iki ayrı yağmayı kayda geçiriyor. >> Önce isyancı çeteler şehre girdi. Sonra Etem'in adamları sertlik gösterdi. >> Çapanoğlu konağa yakıldı. Evler ve mallar yağmalandı. Yol boyunca alınan malların Ankara pazarıa satıldığına dair şikayetler geldi. Etem tarafı bunların isyancılara ait olduğunu savundu. >> Fakat şehirde kalan halk için kimin malı olduğu her zaman o kadar açık değildi.
10:51 Etem kendi divanını kurdu. 12 kişi hakkında hüküm verdi. >> Aralarında devlet görevlileri de vardı. Yargı hızlıydı. Ceza ağırdı. Sonradan mecliste tam da bu kararların hukukiliği tartışıldı. >> İsyanı bastırmak gerekliydi. Keyfi ceza gerekli değildi. >> Bu yüzden Yozgat mebusu Süleyman Sırrı Bey mecliste ayağa kalktı. >> Yozgat değil Çaparoğlu isyanı. Çaparoğlu. >> Bir şehrin adını birkaç kişinin suçuna yazmayın diyordu. >> Haklıydı. Yozgat isyanın sahibi değil mağduruydu. Etem isyanın büyümesinden Yahya Galib'i sorumlu tuttu. >> Haksız sayılmazdı. Tutuklama işini o
11:38 aksatmıştı. >> Fakat Etem bununla yetinmedi. >> Valinin Yozgat'a gönderilmesini istedi. Kendi divanında yargılayacaktı. >> Mustafa Kemal Paşa vermedi. >> Çünkü devlet memuru bir milis reisinin mahkemesine teslim edilemezdi. >> Etem kızdı. Ankara geri adım atmadı. >> Yozgat'ta isyan bitti. Ankara ile Etem arasındaki çatlak başladı. >> Ankara'nın sonraki tavrı da önemliydi. >> Aman diriyenlere süre tanındı. Kadınlar ve çocuklar topluca cezalandırılmadı. Muhtaç kalan isyancı ailelerine yardım kararı verildi. >> Bir isyancının yoksul kalan ailesine maaş yolu bile gösterildi. >> Bu küçük karar yeni yönetimin ne kurmaya
12:25 çalıştığını anlatır. >> Suçluya ceza verilir. Suçsuz çocuğa düşman muamelesi yapılmaz. Celal ve Edip Beyler 1921 affından yararlandı. >> İstanbul'da oturmaları istendi. Salih Bey serbest bırakıldı. Çünkü onun faal rolü görülmedi. Suç soyadına değil fiile bağlandı. >> Halip Bey yakalandı. Amasya İstiklal Mahkemesi hükmünü verdi. >> Yozgat Divan-ı Harbi'nin kararları da mecliste yeniden incelendi. >> Mahkeme kaldırıldı. Bazı eski hükümler yok sayıldı. >> Yeni devlet kusursuz değildi. Fakat milis hükmüyle devlet hukukunu ayırdı. >> Şimdi hesabı ayıralım.
13:12 Yozgat'ı büyüttü. Cami, medrese, vakıf ve ticaret bıraktı. >> Çapanoğlu cami bugün bile şehrin ortasında duruyor. >> Taş yerinde, vakıf kaydı yerinde. Hizmet inkar edilince tarih eksilir. >> Devlete asker ve yönetici verdi. Bu sayfa gerçektir. >> Celal, Edip ve Half Beyler milli mücadeleye karşı silaha sarıldı. Hükümet konağı işgal edildi. Ankara'ya yürümek konuşuldu. >> Silahlı çeteler toplandı. Cepheye gidecek kuvvet aylarca içeride oyalandı. >> İsyan inkar edilince de tarih bozulur. >> Bu sayfa gerçektir. >> Haksızlık görmüş olabilirler. Sert
13:57 muameleye uğramış olabilirler. >> Ama işgal gününde milli iradeye silah çevirmek yine de isyandır. >> Yunan ordusuyla anlaştıklarına dair sağlam delil yok. Fakat sonuç Yunan'ın işine yaradı. Cepheden iki tümen içeride kaldı. >> İç kavganın düşmana hizmeti bazen böyle olur. >> Düşmana bir şey vermene gerek kalmaz. Kendi gücünü eksiltirsin. >> Çapanoğullarının Yozgat'taki iki asırlık nüfusu bu isyanla sona erdi. >> Fakat yaptıkları eserler kaldı. Ailenin her ferdi de aynı hükmü taşımadı. Çünkü hizmet miras olabilir. Suç miras olmaz.
14:43 >> Yozgat ise meclise mebus gönderdi. Cepheye asker gönderdi. >> Bir şehrin adı birkaç isyancının arkasına saklanamaz. >> Bu yüzden meclisteki itiraz bugün hala yerindedir. >> Yozgat değil Çapanoğlu isyanı. >> Şimdi baştaki cümleye dönelim. Evet var bu işte bir çapanoğlu ama Yozgat yok.