Gönül almayı bilmeyen insanlar için kendinizi terk etmeyin.

Kısa Özet

Bu video, ilişkilerde "kendini terk etme" temasını ve gönül almanın önemini ele alıyor. Bizi üzen kişilerin hatalarını kabul etmelerine rağmen gönül alma çabası göstermemesi durumunda ne anlama geldiğini, duygusal sorumluluğun ilişkilerdeki rolünü ve kadınların ilişkilerde en çok neye ihtiyaç duyduğunu tartışıyor. Ayrıca, duygusal yükün paylaşılmaması durumunda bireylerin kendilerini nasıl terk ettiklerini ve bu durumla başa çıkmak için neler yapılabileceğini anlatıyor.

  • İlişkilerde duygusal sorumluluk almanın önemi
  • Gönül almanın, özür dilemenin ötesinde duygusal bağı onarma çabası olduğu
  • Kadınların ilişkilerde güvende hissetme ihtiyacı ve duygusal yükün paylaşılmasının önemi
  • Kendini terk etme davranışının farkına varılması ve bu durumla başa çıkma stratejileri

Giriş ve Konu Tanıtımı

Psikolog Tülay Kök, yayına başlarken yaşanan teknik aksaklıklar nedeniyle kısa bir gecikme yaşandığını belirtiyor. Ardından, bugünkü konunun "kendini terk etmek" olduğunu ve insanların bize kötü şeyler yapabileceğini, bizi terk edebileceğini ancak önemli olanın bizim kendimizi terk edip etmememiz olduğunu vurguluyor. Ayrıca, gönül alma meselesinin neden bu kadar önemli olduğunu ve bir önceki yayında bahsedilen "Sevme Sanatı" kitabındaki bizi üzen insanları nasıl sevebileceğimiz konusuna değiniyor.

Özür Dilemek ve Gönül Almak Arasındaki Fark

Bir izleyicinin sorusu üzerine, bir kişi hatasını kabul etse bile gönül almak için harekete geçmiyorsa bunun ne anlama geldiği tartışılıyor. Özür dilemenin zihinsel bir süreç olduğu, ancak ilişkilerde duygusal bağın onarılmasının daha önemli olduğu vurgulanıyor. Kuru bir özrün duygusal bağı tamir etmediği ve kişinin duygusal sorumluluk almadığı anlamına geldiği belirtiliyor. Gönül almanın, pişmanlığı hissettirmek ve karşı tarafı mutlu etmek için yapılan jestler, sürprizler olduğu ifade ediliyor.

Duygusal Sorumluluk ve İlişkideki Yük Dağılımı

Hatasını kabul ettiği halde gönül almayan bir kişinin, ilişkiyi onarmak için duygusal sorumluluk almadığı ve duygusal olgunluğunun yetersiz olduğu belirtiliyor. Bu durumun nedenleri arasında kişinin hatasından utanması, kibrine yedirememesi ve savunmaya geçmesi sayılıyor. İlişkideki yük dağılımının sadece maddi olmadığını, duygusal yükün de önemli olduğu vurgulanıyor. Kadınların genellikle ilişkinin duygusal yükünü taşıdığı ve eşlerinin bu yükü omuzlamasını beklediği ifade ediliyor.

Kadınların Beklentileri ve Sosyal Medyadaki Yanlış Yönlendirmeler

Kadınların aslında çok zor olmadıkları, sadece duygusal olarak anlaşılmak ve yüklerinin paylaşılmasını istedikleri belirtiliyor. Sosyal medyada kadınları mutlu etmenin yanlış anlaşıldığı ve duygusal sorumluluk almadan sadece maddi ihtiyaçları karşılamanın yeterli olmadığı vurgulanıyor. İlişkilerde duygusal boyutun ve yükün gözden kaçırılmaması gerektiği ifade ediliyor.

İlişkilerde Duygusal Yük ve Yalnızlık

Romantik ilişkilerde pek çok şeyin idare edildiği, ancak ilişkinin sadece bir kişinin emeğiyle yürüdüğü durumlarda yalnızlık hissinin ortaya çıktığı belirtiliyor. Duygusal emeğin maddiyatla ölçülemeyeceği ve kalabalıklar içindeki yalnızlığın yaşanabileceği ifade ediliyor. Eşin neden gönül almadığı sorusuna cevap olarak, duygusal olgunluğun yetersizliği ve kendi acısıyla ilgilenmekten partnerinin duygusal ihtiyacını görememesi gösteriliyor.

Yetersizlik Duygusu ve Suçlama

Eşin, partnerinin ihtiyaçlarını karşılamak yerine kendini yetersiz hissetmeyi seçtiği ve bu yetersizlik duygusunun faturasını partnere kestiği belirtiliyor. Partnerin en ufak bir şikayetinde bile paniğe kapıldığı ve suçlama yoluna gittiği ifade ediliyor. Bu durumun, partnerin mükemmellik pozuna zarar verdiği ve kendi ihtiyaçlarından bahsetmesini engellediği vurgulanıyor.

Duygusal Yükün Taşınması ve İlişkilerdeki Empati Eksikliği

Duygusal yükün sürekli olarak bir tarafın üzerinde kalması ve karşı tarafın hatasını telafi etmeyi öğrenememesi durumunda yaşanan sorunlar ele alınıyor. Empati yeteneği yüksek olan tarafın sürekli olarak ilişkinin duygusal yükünü taşıdığı ve bu durumun yorucu olduğu belirtiliyor. Dışarıda yaşanan bir haksızlık karşısında bile partnerin duyarsız kalması ve duyguyu ortaklaşa hissedememesi örneklerle açıklanıyor.

Hayatın Zorluklarıyla Başa Çıkma ve Destek Eksikliği

Hayatın içerisinde mücadele edilmesi gereken birçok durum olduğu ve partnerin sürekli olarak "olur öyle şeyler" diyerek destek olmaması durumunda yaşanan zorluklar anlatılıyor. Empati yeteneği yüksek olan tarafın sürekli olarak hayatın yükünü taşıdığı ve bu durumun sinir bozukluğuna, aşırı tepkilere neden olduğu ifade ediliyor.

Empati ve Duygusal Yükün Paylaşılması

Teyzesiyle yaşadığı bir olay üzerinden duygusal yükün paylaşılmasının önemi anlatılıyor. Başka birinin haksız talebi karşısında teyzesinin verdiği tepkiyi desteklemesi ve duygusal yükü paylaşması örneği veriliyor. İlişkilerde duygusal temizlik işinin genellikle kadına yıkıldığı ve bu durumun değiştirilmesi gerektiği vurgulanıyor.

Gönül Almayı Bilmeyen Eşlere Yaklaşım

Bir izleyicinin mesajı üzerinden, bazı erkeklerin nasıl gönül alacağını bilemediği ve Türk dizilerindeki gibi jestler beklediği durumlar ele alınıyor. Eşine gönül almayı öğreten bir izleyicinin deneyimi paylaşılıyor. Ancak, herkesin öğrenmeye açık olmadığı ve bu durumun genellenmemesi gerektiği vurgulanıyor. İlişkilerde bağın değerini bilmek ve bu bağı yıpratmamak gerektiği ifade ediliyor.

Güvenli Bağın Önemi ve Kendini Terk Etme

İlişkilerde güvenli bağın önemine değiniliyor. Çocuklarla ve partnerle aramızdaki bağın zedelenmemesi gerektiği, çünkü güvende hissetmenin en temel ihtiyaç olduğu vurgulanıyor. Güvende hissedilmeyen ilişkilerin savaş alanına dönüştüğü ve bu durumun fizyolojik sorunlara yol açtığı belirtiliyor. Sürekli olarak duygusal sorumluluğu taşıyan tarafın, diğerini memnun etmeye çalışırken kendini terk ettiği ifade ediliyor.

Kendine Dönmek ve İyileşmek

Bizi üzen, inciten ilişkilerle laf anlatmayı bırakıp kendimize dönmemiz gerektiği vurgulanıyor. Canımız yandığında, duygusal olarak kırıldığımızda kendimize şefkat göstermemiz ve içimizdeki yarayla ilgilenmemiz gerektiği belirtiliyor. Geçmişte yaşanan travmaların ve duygusal bağ kuramadığımız ilişkilerin izlerini taşıdığımız ve bu yaraları onarmamız gerektiği ifade ediliyor.

Kendine Şefkat ve Kanalı Kullanma Kılavuzu

Kendimize nasıl şefkat gösterebileceğimiz ve kendimizi nasıl terk etmeyeceğimiz anlatılıyor. Aynaya bakarak kendimizi sevmeye çalışmak, kendimiz için bir şeyler yapmak ve içimizdeki yarayla baş etmek için kendi elimizden tutmak gerektiği vurgulanıyor. Kanalın nasıl kullanılabileceği ve psikolojiyle ilgilenmek isteyenler için nasıl bir kaynak olduğu anlatılıyor. Oynatma listelerine bakmak, düzenli olarak videoları izlemek ve kendimize zaman vermek gerektiği ifade ediliyor.

Duygusal Olgunlaşma ve Nefes Egzersizleri

Duygusal olgunlaşma sürecinin inişli çıkışlı olduğu ve bu süreçte kendimize sahip çıkmamız gerektiği belirtiliyor. Duyguların bedenimize inmiş durumda olduğu ve bu duygularla başa çıkmak için nefes egzersizleri yapmanın önemi vurgulanıyor. Nefes egzersizleri yaparak aklımızı başımıza getirebileceğimiz ve kanın beynimize geri gitmesini sağlayabileceğimiz ifade ediliyor.

Erkeklerin Duygusal Yaraları ve Annelerin Rolü

Erkeklerin duygusal yaralarını nasıl iyileştirebileceği ve annelerin bu konudaki rolü ele alınıyor. Erkeklerin anneleriyle olan ilişkilerine bakmaları ve içlerinde bulundukları aile ortamını değerlendirmeleri gerektiği belirtiliyor. Annelerin aşırı korumacı tavırlarının ve erkek çocuklarının kalbinin kırılmasından korkmalarının erkeklerin duygusal gelişimini olumsuz etkilediği vurgulanıyor.

Baba Figürünün Önemi ve Ergenlikten Çıkamamış Erkekler

Babasız erkekler için baba figürünün önemi ve bu figürün nasıl yerine konulabileceği anlatılıyor. Annenin aşırı düşkünlüğünün ve korumasının erkek çocuklarına zarar verdiği ve onların hayatla mücadele etmelerini engellediği ifade ediliyor. Ergenlikten çıkamamış, duygusal olgunluğu olmayan erkeklerin sorunları ele alınıyor.

Yarım Kalan Aşklar ve Kabullenme

Yarım kalan aşklarla ilgili bir soru üzerine, ilişkinin bitirilmesi durumunda bunu kabullenmek ve yolumuza bakmak gerektiği vurgulanıyor. Odağımızı diğer kişide tuttuğumuz sürece enerjimizin oraya gittiği ve bunun yazık olduğu ifade ediliyor. Gönül bağı kurmak istemeyen birinin gönlünü almaya çalışmanın da doğru olmadığı belirtiliyor.

Duygusal Yük ve Bedenimizdeki Sinyaller

Üzerimize binen duygusal yüke dikkat etmemiz gerektiği ve bunun bedenimizde çeşitli sinyallerle kendini gösterdiği anlatılıyor. Boyun ağrısı, omuz ağrısı, baş ağrısı, diş sıkma, sırt ağrıları gibi belirtilerin duygusal yükün fazla olduğunun işareti olabileceği ifade ediliyor.

Summarize any YouTube video in seconds

Get summaries like this one for any video, in your language, with the free Summ app.

Download on the Apple Store
Get it on Google Play

Transkript

YouTube Transcript Generator

0:00 Arkadaşlar şimdi geldi mi? Şu an başladı mı acaba? Ben deminden beri kendi kendime anlatıyormuşum. Başladık zannediyorum. E gecikti filan diye yorumlara bakınca merhabalar. Acaba şu an yayında mıyız? Hala yayında mıyız? Eee şu anda Allah çok ilginç. Bekleniyor mu yazıyor şu an? Hala şimdi nasıl? Evet. Başladık mı? Geldi mi diyeyim? Allah Allah. Geldi değil mi? Tamam. Hoş geldiniz. Sefalar getirdiniz. Ben eee arkadaşlar 5-6 dakikadır başladığımı zannediyorum. Oh be nihayet 5-6

0:48 dakikadır başladığımı zannediyorum. Meğersem başlamamışız. Hoş geldiniz. Sefalar getirdiniz. Evet bir tuşa basmayı unutmuşum. Hoş geldiniz arkadaşlar. Hoş geldiniz. Bekletmiş oldum. Ben baştan alayım o zaman. Şimdi eee bugün konumuz kendini terk etmek. Evet, insanlar bize kötü şeyler yapabilir, bizi terk edebilir ama önemli olan bizim kendimizi terk edip terk etmememiz ve gönül alma meselesinden bahsedeceğiz. Gönül almak neden bu kadar önemli? Bir önceki yayınımızı hatırlarsanız Sevme Sanatı kitabının son yayınıydı. O bizi üzen, inciten insanları nasıl sevebiliriz? E konusunu konuşmuştuk. Mümkün müdür yani biri bizi incitirken hala onu sevebilir miyiz? Evet, sevebiliriz. Çünkü düşünün sizi üzen insan çocuğunuz oluyor bazen. Çocuğunuzu sevmemeniz mümkün mü? Sizi üzen insan anneniz oluyor. Seviyorsunuz

1:34 ama zaten öyle olmuyor mu? Yani sizi en çok üzen, inciten insanlar sizi zaten sevdiğini bildiğiniz, sizin de sevdiğiniz insanlar. Şimdi eee sevmek meselesi gönül almak ve kendini terk etmek. Bunu konuşacağız arkadaşlar. Şimdi oradaki yorumlardan bir tanesini eğer Instagram'da takip ediyorsanız beni cevaplamıştık. Şimdi gelelim soruya. Eee, bizi üzen kişinin insan olduğunu, hata yapabileceğini bilsek de ondan gönlümüzü almasını bekliyorsak, hatasını kabul etmesine rağmen, bak burası çok önemli. Hatasını kabul etmesine rağmen gönül almak için harekete geçmiyorsa bu neyi gösterir? Arkadaşlar şimdi biri hatasını kabul etti. Siz onu dediniz ki, "Bak bu beni üzdü, kırdı, incitti filan dediniz ve çok güzel anlattınız. Çünkü hiç anlatmayacağız. Tabii ki anlatacağız.

2:19 Yani biri bizi üzen bir şey yaptıysa bizi üzdüğünden haberi olması gerekiyor. Yoksa tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış. Elbette söyleyeceğim ben beni inciten şeyi. Eee, şimdi o da diyelim ki dedi ki, "Aa, evet haklısın e aşkım, canım, yavrum, kızım çok haklısın." Eee, yani özür dilerim dedi. Şimdi özür dilerim dedi. Eee, fakat şimdi bu beni tatmin etmiyor olabilir. Yani bu şimdi sizi ya evet özür dilerim dedi. Çünkü özür dilemek ya da bir insanın hatasını fark ettiği için özür dilemesi zihinsel bir süreçtir. Yani eee, farkındalığı vardır. Hani aklında evet hata yaptım diyordur. Fakat ilişki de ilişki dediğimiz şey özellikle romantik ilişki, karı koca ilişkisi, sevgili ilişkisi, anne çocuk ilişkisi de buna dahil ama özellikle romantik ilişkilerde bir insanla hayatı paylaşıyorsanız, tamam mı? bir geminin içinde yürüyorsanız

3:07 önemli olan şey eee ya bu bir şirket toplantısı değil ki sonuç olarak önemli olan şey duygusal bağın devam etmesi ve kişinin kuru kuru özür diliyorum demesi, duygusal bağı onarması, aramızdaki bağla ilgili, aramızdaki duygusal bağla bağ ile ilgili sorumluluk aldı anlamına gelmiyor yani. Evet. Özür dilerim. Şimdi eee çünkü sizi bir sonraki adımda şöyle manipüle edebilirler, şöyle söyleyebilirler. Özür diliyorum, diliyorum, diliyorum ama sana yetmiyor. Özür dilemem seni kesmiyor. Çünkü senin derdin özür falan değil. Senin derdin beni ayakların altına almak, tepinmek. Sen beni ezmek istiyorsun gibi manipülasyonlara da maruz kalabilirsiniz. Ve şöyle düşünebilirsiniz. Evet ya özür diledi daha ne yapsın? Bakın orada özür dilemenin eyleminin bize yetmemesinin

3:53 sebebi bu zihinsel faaliyet. Ama ben kalbimle seviyorum. İlişkiyi kalbimle yönetiyorum. romantik ilişkiler söz konusu olduğunda benim kalbim kırılıyor. Yani burası bir şirket toplantısı değil. Özellikle romantik ilişkiler için söylüyorum ki iş hayatında bile bazen çok duygusal düşünebiliyoruz. Yani bu %100 bir eee işle ilgili bir eee hani plazada bile çalışıyorsanız başka beklentileriniz olabilir. Eee şimdi ne gerekiyor? Özür diledi. Hatasını fark etti ama o gönül bağı kopmaya başladı ya. O gönül bağı zayıfladı ya ve ilişkide iki tarafında duygusal olarak sorumluluk alması gerekiyor ya. Bunu onarmak için benim gönlümü alması gerekiyor. Şimdi gönül almak ne demek? Gönül almak demek o pişmanlığı benim o kişinin gözünde

4:40 hissetmem ve o kişinin beni mutlu etmek için bana yaptığı küçük sürprizler olabilir, jestler olabilir. Eee hani hoşuma giden bir şeyi gidip almış olabilir. Benim sevdiğim bir tatlıyı ya da çok uzun zamandır istediğim kalemimi bana getirmek. Bakın çok büyük hediyelerden, jestlerden falan bahsetmiyorum. Çok uzun zamandır yapmayı istediğim bir şeyi yapar. Almayı istediğim kalem. Bayağıdır ben bunu istiyorumdur. Bunu gider alır gelir. Hani kafasına göre bir şey yapmasından bahsetmiyorum. Bayağıdır hani yapmak istediğim, ertelediğim bir şeyi bana sunar ve bilirim. Hani burada yaptığı şey de önemli değildir. Bakın ne yaptığı da önemli değildir. Çiçek alıp gelmesi değildir. Benim istediğim çiçeği almasıdır. Yani kalbiyle o bağı onarmaya çalışmasıdır. Eee gönül almak budur zaten. Biri sizin gönlünüzü almaya çalışıyorsa bir bakışı size getirdiği

5:28 bir fincan kahve bir bardak su. Siz orada bunu hissedersiniz. Yani ne bileyim ayağınıza masaj yapar istediğiniz işte bir şey koşar. Yani o gün onu işte bir onarıyordur. Yani onarma girişimi gönül almak kalbin kalp kalp kalbe kalpten kalbe olan bağı onarma girişimidir. Özür dilemekse akıllı olarak işte çok üzgünüm yani kusura bakma falan işte ben hatalıyım. Eee o yüzden de bir insanın hatasını fark etmesinin eğer gereğini yapmıyorsa o insana o hatayı telafi etmek için hiçbir anlamı yok. Dolayısıyla siz de böyle nankör filan gibi hissetmeyin kendinizi. Arkadaşımız sormuş. Bu neyi eee gösterir? Birincisi arkadaşlar bu kişinin o ilişkiyi onarmak için yani ilişkinizi onarmak için sorumluluk

6:14 almadığını gösterir. Eee duygusal sorumluluktan bahsediyorum. Çünkü böyle bir duygusal olgunluğu yoktur. Peki neden böyle olur? Çünkü yaptığı hatadan utanıyordur. Yaptığı hata eee onun kibrine sığmıyordur. Yani kibir vardır orada. Tamam mı? yani savunmaya geçiyordur. Eee ve bu da hatayı düzeltmesine engel olur. Bu bunu gösterir. Yani kişi hatalıyım dediği halde gönül almak için harekete geçmiyorsa, sizi mutlu edecek bir şey yapmıyorsa, eee siz rahatlamıyorsanız bakın gerçek bir özür içinde gönül almayı da barındırıyorsa sizin omuzlarınızdan bir yük gider. Bu yükü tanımlayamazsınız. Bu bir gönül ferahlığıdır. Sizi üzen kişi sizin üzüntünüzü o da hissettiğinde sizi

6:59 üzdüğü için üzüldüğünde gerçekten sizinle bağı varsa ve eee ben nasıl hata yaptım egolarıyla boğulmuyorsa ben nasıl hata yapabilirim? Hani eee yaptığı hatadan dolayı utanan küçük bir çocuk gibi davranıyorsa o ilişkinin duygusal yükü tamamen sizin üzerinizdedir. İlişkideki yük dağılımı sadece maddi dünyayla sınırlı değildir. İlişki Evet. Ev işleri ile ilgili görev dağılımı sizin üzerinizde. Bunu belki tahammül edebilirsiniz. Hani dersiniz ki ya ben yapıvereyim ne olacak? Maddi yük maalesef yani son yıllarda özellikle son 20 yılda daha çok kadının omuzlarına binmiş durumda. Yani genel olarak ortalamada evin geçimiyle ilgili. Hadi onu da dersiniz ama bir de bunun üzerine ilişkinin duygusal yükü yani mesela eee ilişkiye yeterli katkı yapamıyordur

7:45 eşiniz bir manada ama der ki yani çok üzgünüm. E çocuklarla da tamamen sen ilgilenmek zorundasın ya da yani üzgünüm annemi falan ya da benim kardeşimi hep idare ediyorsun farkındayım ve bunun seni ne kadar yorduğunu görüyorum. Bakın eşinizin kelime haznesi buna yetmiyor olabilir. Bunu kelimelerle ifade etmesi de gerekmez ama ben bilirim. Benim yükümü görüyordur ve benim yükümü omuzluyordur. Duygusal yükümü omuzluyordur. Aslında kadınların en çok istediği şey bu. Bir kadını işte diyorlar ya anlamıyoruz işte kadınlar çok zor ama hiç zor değil aslında kadınlar. beni dinleyen az sayıda erkek takipçime bunu söylemek isterim. Hiç zor değil ya. Hiç o kadar zor değil. Yani kadınlar aslında size bas hani şunu istiyorum, bunu istiyorum diye söylüyor ama maalesef ve maalesef sosyal medyada çok kötü içerikler var. Mesela şöyle söyleyen bir uzman e geçinen uzman

8:32 olduğu uzmandır büyük ihtimalle insanlar var. İşte bir kadının 10 dediğinin 9unu yapın bir sene içinde sizi terk eder filan diyen insanlar görüyorum böyle. Ne demek ya? Yani kadını mutlu edersen kadın seni terk eder filan diyor. O başka bir şey. O başka bir şey. Yine burada duygusal sorumluluğu almadan eee annesine yaranmaya çalışan küçük bir çocuk gibi sen kadını eee böyle ezbere yine gönül bağı kurmadan, duygusal sorumluluk almadan sadece kadının maddi ihtiyaçlarına bakıp duygusal tarafını görmezden gelirsen kadın seni terk eder. Ama hani sen kadını mutlu etmeye çalıştığın için kadınlar seni terk etmiyorlar. Ya da bir çocuğu sen mutlu etmeye çalıştığın için çocuk şımarmıyor. Bu iş böyle yürümüyor arkadaşlar. Çok doğru anlatılması lazım. Yani maddi dünya var. Yani o işin ruhsallık boyutunu gözden kaçırmamamız lazım.

9:18 İlişkilerde bir de duygusal boyut vardır. İlişkilerin duygusal yükü vardır. Bir romantik ilişkide pek çok şeyi idare edersiniz. eşinizi, eşinizin annesini, kayın validenizi, işte görümceniz, eee, eşinizin iş arkadaşları, çocukluk arkadaşları vesairesi vesairesi eşinin iş, eşinizin iş problemleri, eee, hayatın getirdiği problemler varsa çocuklarınızla ilgili problemler ve bir de sizin kendi tabii ki de kendi, eee, sorunlarınız, kendi geçmişinizden getirdiğiniz yani eee, ilişki bazen bu baş neyi gösterir sorusunun cevabı bu. Hani karşımızdaki kişi hatalıyım dediği halde gönül almıyorsa bu neyi gösterir? İlişkinin sadece bir kişinin emveyiyle yürüdüğü bir noktaya gelmiş olduğunuzu

10:04 da gösteriyor olabilir. Artık bu ilişki sadece sizin emeğinizle yürüyordur. Yani sizin duygusal emeğinizle yürüyordur. Sadece siz kürek çekiyorsunuzdur. E belki para kazanmıyorsunuz. Bütün parayı eşiniz getiriyor. Fark etmez. Bakın, duygusal emek, duygusal yükün maddiyatla ölçemezsiniz bunu. Hani çok yorgun hissediyorsunuz ve diyor ki insanlar ne yapıyorsun sen? Ne yapıyorsun? E duygusal yük. Yalnız hissediyorsun kendini. Kalabalıklar içindeki yalnızlık. Eee, peki neden gönül almıyor eşim? Neden gönül almıyor? Eee, yani fark ediyor, hatalıyım diyor, anlıyor falan. Neden gönül almıyor? Ne dedik? Eee, çünkü e duygusal olgunluğu yeterli değil. kendini hata yapmış küçük bir çocuk gibi hissediyor. Ve o hata yapmış olmanın egosu, kibri, hata yapmış olmanın eee acısı, kendi acısını aşıp

10:52 senin acınla ilgilenemiyor. Yani kendi o kadar kırılgan ki çünkü küçük bir çocuk gibi. Ben nasıl hata yaptım? Ben o o ben hata yaptım. Eee yani eşimi üzdüm. Demek ki yanlış yaptım. Ben yanlış yaptım. Yanlış yaptım. Ben nasıl yanlış yaptım? Ve eee onu e yani sizin duygusal ihtiyacınızı göremiyor. O kendi ihtiyacına takıldı kaldı ya. Takıldı kaldı oraya. kendi ihtiyacın takıldı kaldı. Yani ben ve sizi ve sizi öfkeleniyor. E bir de sizi suçluyor, üste çıkıyor. Çünkü siz onun eksik tarafıyla onu yüzleştirmiş oluyorsunuz. Yani diyor ki ben sana yetemiyorum ama yetmek için hiçbir şey yapmadın ki zaten. Yani bana yetmek için bir şey yapmıyorsun. Hani beni bana yetebilirsin. Yani şuradan kahveyi alsan gelsen hadi gel yürüyelim desen filan. E bana yetecek zaten hani böyle bir bir şey ya hani hani benim sevdiğim filmi hadi gel izleyelim filan desen ve onun

11:38 üzerine biz konuşabilsek aslında e hani olabilecek hiçbir çaba harcamadan o yetersizlik duygusunun çocukluktan getirdiği yetersizlik duygusunun bütün faturasını da size kesiyor ve siz ben buna üzüldüm dediğiniz anda o ben eee eşimi üzen bir insan mı oldum? Onun şeyi çiziliyor yani. Ne oldu? Siz onun façasını bozdunuz mu denir. Ne denir? Yani siz onu o mükemmellik pozuna zarar verdiniz. Diyor ki yani bana zarar verdi. Yani ben çok iyi bir eşim. Ve diyor ki bana bana sürekli iyi bir eş olduğumu hissettir. Bana kendi ihtiyaçlarından bahsetme. Ve maalesef ve maalesef Instagram'da karşıma çıkan, YouTube'da karşıma çıkan, eee, işte erkeğe böyle eksik hissettirmemelisin. Y erkeğe eksik hissettirmemeliyim. Tamam da e ben de varım ya. Hani benim

12:23 varlığımdan, benim ihtiyaçlarımdan yani benim herhangi bir çok basit ihtiyacımdan. Bakın bu arada böyle çok anormal ihtiyaçları olan böyle şımarık filan e kadınlar da var. Ondan bahsetmiyorum. Yani bir açık havada çıkıp ya bir yürüsek mi? Bir pazar günü şöyle bir hava mı alsak? Eee ya şu diziyi mi izlesek beraber? Ne yapsak? birazcık hani böyle bir şeyler yapmak istiyorsunuz. Böyle hep beraber ailecek ya da işte evli değilseniz, sevgilinizle hani bir birlikte biraz zaman mı geçirsek yani çok basit insani ihtiyaçlarınız karşısında bile eee bunun için bir şey yapmak yerine kendini yetersiz hissetmeyi seçen Evet. o yetersizlik duygusu var ve ben var olduğumda, ben en ufak bir ihtiyacımı söylediğimde ya da en ufak bir şikayet ettiğimde karşımdaki insanın paniğe kapılmasına eee sebep oluyorsam anlatabiliyor muyum?

13:10 Eee, burası çok önemli. Eee, ve sonra ne oluyor? Tabii ki yani bir şekilde o duygusal yük sende kalıyor. Diyor ki insanlar ya çok iyi birisi. İyi birisi çünkü yani bu çoğu zaman iyi birisi karşınızdaki. Eee, ne oluyor? Yumuşuyorsunuz. Problemler çözülmeden yani yüksüz sizin üzerinizde kalıyor ve karşı taraf hiçbir zaman hatasını telafi etmeyi öğrenemiyor. Hem k ve bu onun kendi duygusal kapasitesiyle ilgili, onun duygusal olgunluğunun eksik olmasıyla ilgili. E yani görüyor ama dediğim gibi o paça bozuluyor ya. O istemiyor yani. Sen diyor beni diyor yaraladın diyor. Yani sen beni bozdun diyor. Yani benim ihtiyaçlarım yani ben kendim bir de şöyle mi yapsak? En ufak bir eee fikrimi

13:55 beyan ettiğimde diyor ki işte benim bu evde yerim yok. Sen buraya beni sığdırmıyorsun. Hani sadece böyle basit istekleriniz karşısında e aşırı tepki gösterebilir eşiniz. Siz de gösterebilirsiniz. ter kim gösteriyorsa şimdi eee yani şöyle düşünüyor. Bir o bu gönül almamasının sebebi de diyor ki ya nasıl olsa yumuşar. Çünkü öyle oluyor. Hani siz öfkeleniyorsunuz, sinirleniyorsunuz, sinirleniyorsunuz sonra yumuşuyorsunuz zaten. O da diyor ki bunu öğrenmişim. Diyor ki benim eşim sinirlenir, söylenir falan filan böyle şikayet eder. Duymuyor zaten. Hani siz diyorsunuz ki hani 100 kere 1000 kere 10.000 kere konuştuğunuz bir şey var. Hani bunu böyle yapalım dediğiniz bir şey var. eee ve o sadece kırılıyor, inciniyor. Hani egosu inciniyor tabii ki. Eee ve hatayı

14:41 düzeltmesine engel oluyor onun bu duygusal yetersizliği. Eee daha önce hep öyle olduğu için, daha önce hep yumuşadığınız için yani o diğeri pasif kalsa da eee ilişki yürüdüğü için diğeri gönül almayı hiçbir zaman öğrenemiyor. Eee ve gönlünüzün alınmadığı bir ilişkide giderek daha yalnız hissediyorsunuz. Aradaki duygusal bağ kopuyor arkadaşlar. Bakın duygusal bağ kopuyor. Yani her akşam aynı odada televizyon seyretseniz de her pazar aynı arabada siz bir yere gitseniz de o duygusal bağın olmayışı sizi seyreden başka arabalar tarafından anlaşılıyor. O çiftler var ya çoğu insanı da çoğu genç kızı da evlenmekten soğutan çiftler böyle çiftler böyle o pazar günü

15:27 bakıyorsunuz kahvaltıcıda, alışveriş merkezinde bir yerde karşınıza çıkıyor bunlar. oyun parklarında ama evet beraberler. Evet çoluk çocuklar ama bağ yok. O bağ yok. Yani o kadar yok ki o bağ böyle bakıyorsunuz diyorsunuz ki yani eğer evlenmediyseniz ay diyorsunuz ya ben asla evlenmeyeceğim ya. Evlilik böyle bir şeyse eee ben evlenmeyeceğim. Şimdi bu buna dayandığınızda çok ağır bir yükün altında kalıyorsunuz ve bu yükü kimseye anlatamazsınız. Yani bu çok ağır bir yüktür ve derler ki size yani kocan seni her pazar çocuklarını ve koca kocan seni ve çocuklarını her pazar alıyor ve senin istediğin yere götürüyor. Eee daha ne istiyorsun? annenden anlayış göremezsin. Boşanmaya kalksan mahkemede hakimden anlayış

16:13 göremezsin. E arkadaşlarından anlayış göremezsin. Eee çünkü görünürde eee yani duygusal olgunluğu olmayan birisiyle yani sen de zaten hep istiyorsun tatmin olmayan birisin. Bakın gerçekten böyle şeyler de var. Zorba kadınlar da var. Yok demiyorum. Burada anlattığım şey aman ha o kadınlar bu videoları kötüye kullanmasın isterim. Hani öyle insanların kadınlar ya da erkekler ayırmayalım. Böyle insanların bu tür anlattığım içerikleri kötüye kullanmasını istemem. Mesela eee dün akşam bayağı bir sizin mesajlarınızı okudum. Instagram'dan gelen yorumlara da baktım. Bakabildiğim kadar bakıyorum arkadaşlar. Bazen oturuyorum böyle 2-3 saat. Dün ona zaman ayırdım. Bir arkadaşımız şöyle söylemiş. Eski eşim bir keresinde kırıldığımı ifade ettiğimde eee kırıldığımı ifade

17:00 ettiğimde hiçbir şey yapmıyorsun. dediğinde şey demiş eşi ona. Eee, "Ne değişecek? Özür dilesem affedecek misin?" demiş. Bu yüzden artık eski eşim." diyor. Eee, yani hiçbir şey hissetmiyor çünkü. Yani karşı taraf sizin hissettiğiniz duyguyla ilgili bakın yani sizin duygusal durumunuzla ilgili hiçbir şey hissetmiyor. Hani bazen çünkü ama bakın sevgi dolu, şefkat dolu bir insan böyle size bakar. Siz böyle diyelim ki balkonda oturmuşsunuz. Böyle dışarı bakıyorsunuz. Böyle çayınızı içiyorsunuz filan. Böyle düşüncelisiniz. Orada size bakar ve orada böyle gelir. Eee, ya bu sadece filmlerde olmaz. Mümkün yani böyle bir şey. Ve sizin orada, eee, bir şey düşündüğünüzü, düşünceli olduğunuzu e görür. Der ki, "Yani bu benim karım, benim sevgilim, işte benim arkadaşım.

17:47 Eee, ya böyle otur yanınıza ne oldu filan der. Orada anlarsınız. Eee, sizin duygunuzla bağ kurmuştur. Eee, şimdi genel olarak yani genelde şöyle oluyor. Siz böyle insanların duygusal acılarıyla bağlantı kuran, empatiye teli yüksek bir insansanız orada ihale size kalıyor. İlişkinin de duygusal yükünü hep siz taşıyorsunuz. Mesela çocuklarla ilgili bir problem oluyor diyelim ki. Eee, ve kadın kendi başına boğuşmaya başlıyor. Eee, çünkü çocuklarla ilgili ya da aileden başka birinin bir sağlık sorunu var. Eee, buradaki duygusal yükle baş etmek, o acıyı ortaklaşa hissetmek zor. Ya da dışarıda bir olay oluyor. Diyelim ki eee, karı koca ya da sevgilinizle ya da

18:33 bir arkadaşınızla da olabilir. Sevdiğiniz bir insanla dışarıda bir yere gittiniz. Bir kişi duygusal olarak daha hassas. Antenleri böyle daha açık, daha fazla hissediyor. Eee, ve bir haksızlığa uğradı. Haksızlığa uğradı. Biri size haksızlık yaptı orada. Hani ikinize de haksızlık yaptı ve eee siz orada başlıyorsunuz ya pardon da hani eee hani edepsize haddini bildirmek de edeptendir ya. Siz orada eee o edepsize haddini bildiriyorsunuz. Pardon da filan diyorsunuz. Yanınızdaki kişi de diyor ki size ne oldu? Oradaki bütün enerjiyi sen aldın. Ya biraz abartılı tepki veriyorsun. Boş ver ne olacak? Gül geç. Keyfime bak. Kimse bizim tadımızı kaçırmasın filan diyor. Diyorsunuz ki arkadaşınıza, eşinize, "Ya olur mu? Baksana bize hani ne yaptı filan diye." Aslında şunu istiyorsunuz. Burada bir şey oldu ve bunu ikimiz de hissedersek

19:20 %50'sini ben hissedeyim, %50'sini sen hisset. Bu duygunun hızlıca aşalım. Bakın sizinle beraber ortaklaşa, burada söylediğim şey çok önemli. Sizinle beraber o duyguyu ortaklaşa hissetmediği gibi, siz böyle hissettiğiniz için sizi suçluyor. Bir de bazen eve usta gelir, bir iş yaptırırsınız ve o iş yapılmamıştır. Usta bunu tamir etmez, verdiği sözü tutmaz. Hani hayat içerisinde mücadele edilmesi gereken durumlar vardır. Yani sokağa çıktığınız anda, başka insanlarla temasa geçtiğiniz anda bakın arkadaşlar, bir evin yürümesi için ne kadar çok şey gerek yok farkında mısınız? Ya bir sürü şeyle mücadele ediyorsunuz. Yani temizlik yapan biri olur evde tamire gelen biri olur çamaşır makinesi bozulur, servise gider. Bir şey söylerseniz bozuk gelir, yanlış gelir.

20:07 Öğretmen çocuğa bir şey yapar falan filan. Hani hayat içerisinde boğuştuğumuz bir sürü şey var. Ve sizin hayat arkadaşınız ya da eğer belki anne babanızla yaşıyorsanız anne babanız size sürekli e diyor ki e ya olur öyle şeyler çok alınma işte kendi içine dön bak işte senin içinde acaba nereye karşılık geliyor dalga geçer gibi bir de eee böyle bilge bilge yukarıdan hani aşmış geçmiş de halbuki eee böylece ne oluyor taraflardan biri yani empati yeteneği yüksek duygusal olarak o ilişkide o hayatın yükünü taşıyan taraf sinirleri bozuk aşırı tepki veren öfkel her şeyle uğraşan çünkü O yükü onun yerine taşıyan biri yok arkadaşlar. O yükü onun yerine taşıyan birisi yok. Şimdi biz geçen eee pazar günü teyzemle Kaleçi'e gittik. Kale içinde de Kara Alioğlu Parkı diye bir yer var. Müthiş bir manzarası var.

20:53 Şöyle bir balkon gibi düşünün. Bir seyir terası gibi düşünün. Pazar günü kalabalık. Biz de böyle közde mısırımızı aldık. Böyle eğildik. Orada bir yer bulduk kendimize. Manzaraya bakıyoruz. Orada şeye kale içine bakıyoruz. Teyzem bana göre duygusal olarak daha eee yani ben çok duygusal olarak yük taşıyan biriyim. Teyzem benden de daha çok taşıyan birisi tabii bu arada. Yaşça da benden büyük olduğu için. Ondan sonra orada duruyoruz yani biz iki kadın. Hani herkes çok çombalak yani. Ve başka yerler de var. Bir eee yeni evli olduğunu zannediyorum. Genç bir arkadaşımız yani tanıdığı böyle giyinmiş, süslenmiş. Hotör çekecek Antalya'ya. İlk defa geldiğini tahmin ediyorum. Eee çünkü artık anlıyorsunuz hani orada turist olan da gerçekte orada yaşayanın verdiği pozlar filan farklı oluyor. Eee bize şöyle baktı. bizi kestirdi gözüne yani. Orada tabii yani yüzlerce demeyeyim de 80 100 kişinin

21:40 olduğu bir yer. Antalya Karahalioğlu Parkı. Antalya'ya gelirseniz mutlaka gelin görün. Eee şey dedi, "Çekilebilir misiniz?" dedi. Şöyle ben çekildim. Boşta bulundum yani. Şey, eğraf çekilecek. Arkada böyle şey o Hıdırlık bir yer var. İşte böyle görünecek. Hani hiçbir manzara var. Palezler filan. E ben de böyle boşta bulundum anlamadım. E teyzem bir tepki verdi. Hani fotoğrafınızda çıkmamamız için. Yani bana diyor ki sen buradan çekil. Yani sen buradan çekil. Eee yani ben burada fotoğraf çekileceğim. Senin de burada çıkmanı arkada görünmeni istemiyorum. Ama bu kadar insan arasında eee biz tabii iki kadın olduğumuz için belki de bilemiyorum. hani böyle çok haksiz bir talepte bulundu. Eee, yani

22:26 başka boşlu yerler de var ama tam olarak bizim bulunduğumuz yerde o fotoğrafa çekilmek istiyor. Bilmiyorum bu yayını belki izler bir yerde. Sarı elbiseli arkadaş. E, şimdi dedim ki şu anda e teyzemin verdiği tepki eee, çok haklı bir tepki. Eee, içimden bir an o duygusal yükü taşıdı ya. Şöyle yapmak geldi. Ya teyze boş ver takma ya. Bizim de tadımızı kaçırmasın. Ne olur öyle genç insanlar falan. Dedim ki sakın sakın yani çünkü burada ikimize bir yapılan çünk orada çoluklu çocuklu filan aileler onlara demiyor yani. Sen ya arkadaşlar zaten orada fotoğraf çekiliyorsan arkada birinin çıkmama ihtimali yok. Böyle yerlere gittiğinizde böyle turistik yerlere gittiğinizde arka fonu tamamen boşaltabilen var mı ya? Boşalır mı arka fonu? Y o kadar hadsiz bir istek ki. Eee neyse çekildi fotoğrafını. Sonra sinirli

23:12 sinirli teşekkür ederim yaptı böyle hani. Çünkü teyzem orada biraz somurdandı. E dedi ki ya bu dedi bu Creti dedi ki teyzem ya ben dedi böyle hiç dedi böyle biri olamadım hayatım boyunca yani bu dedi cesareti nasıl bulabiliyorlar nereden alabiliyorlar hani böyle bir şey söyleme cesaretini falan v dedim teyze ben de çok sinirlendim hemen orada dedim ki o kadar yıkılıveresim var ki aslında hani teyzeme yıkılı versem aman teyze boş ver desem teyzem daha daha delirse ha ne oldu yükü paylaştık 30 saniye içinde mesele çözüldü teyzemle yükü paylaştığımda vallahi dedim bilmiyorum dedim işte yeni evli kocasına mı dayalı çünkü kocası da ne yapıyorsun filan demiyor yani orada. Hanım ya olmaz böyle yere evli olduğunu tahmin ediyorum da nişanlı hani burada insanlara insanlardan böyle bir şey istenmez yani bu kadar kalabalık bir yerde eee yani

24:00 artık Photoshop'la arkadan kaldıracaksın görünmesini. Teyzem dedi ki ben önce sen de mi fotoğraf çektirmek istiyorsun anlamadım. Hani biz böyle anlayamadık yani olayı. Neyse yani demek istediğim şey eee biz de yapıyor olabiliriz. Yani o kadar meyilliyiz ki bunu yapmaya. Fakat karı koca ilişkisinde bu duygusal temizlik işi de nasıl bunu başka bir videomuzda da söylemiştim. Hep söyleyeceğim. Söylemekten yorulmayacağım. Nasıl temizlik işi hep kadına yıkılan bir şey. Bu duygusal temizlik işi de arkadaşlar maalesef hani kadına yıkılan bir şey. Kadın kadını olduğunda da bu işler eee mutlaka biri daha empatik oluyor. Yani mutlaka biri daha meyilli oluyor. Eee peki ben böyle davransaydım teyzem ne yapmalıydı? E vallahi benle bir daha gezmeye falan gitmemeliydi. Yani orada geri çekilip enerjisini korumalıydı. Yani orada geri çekilip konuyu değiştirip hadi dönelim

24:46 yeter bu kadar bir kızım filan deyip böyle devam etmeliydi yani böyle. Arkadaşlar bu arada katkılarınızı görüyorum. Teşekkür ederim. Pelin, Nuray, e, Penyes, Armağan. Arkadaşlar çok sağ olun katkılarınız için. Çok teşekkür ederim. Yorumlarınıza daha bakamadım. Eee, evet. Şimdi, eee, bir tane daha mesaj vardı. Ha bir tane daha burada önemli bir arkadaşımızın mesajı da şöyleydi. Tüy Hanım, bazı erkekler de istese dahi nasıl yapacağını bilemediği için gönül alamıyor. Türk dizi ya da filmlerindeki gibi jest beklentileri devam ettikçe de kadınlar üzülüyor. Bakın burada söyleyeceğim şey de çok önemli. Lütfen buraya da dikkatle dinlemenizi isteyeceğim. Eee Türk dizi ya da filmlerindeki gibi jest beklentileri devam ettikçe de kadınlar üzülüyor. Eee Türk erkeklerinin duygusal zekaları

25:33 yeterince gelişmemiş sanırım. Ben eşime gönül almayı öğrettim. Bilmiyordu gerçekten. Bir hata yaptığında sadece oturup o hatayı yaptığına üzülüyordu. Ama duygusal zekası sorunu çözmeye yetmiyordu. Şimdi arkadaşımızın tespitleri doğru. Evet. Eee yani duygusal zekası sorunu çözmeye yetmiyor diyor. Eee ilişkiler emek istiyor. Bilmediğini kabullenip ona öyle anlarda neye ihtiyacım olduğunu ne yaparsa daha iyi hissedebileceğimi izah ettim. birlikte film izlerken etkilendiğim davranışları açıkça ifade ettim ve çok şükür artık gönül almayı bilen bir eşim var. Eşimin ailesindeki herkes de böyle yetiştirilme şekilleriyle alakalı diye düşünüyorum. Çok şükür değişimi açıktı. Emeğim zayi olmadı ve biz ilerledik. Şimdi arkadaşlar bakın, eee, bu bazen

26:22 olabiliyor. Yani eşiniz bilmiyor ama ba o bağın değerini biliyor. Yani diyor ki hayatta bakın aslında bir anlasak bir ilişkideki hani hayatta bağ gerçek bağlar kadar değerli bir şey yok. En büyük hazine bu. Samimi bağlar, hayat yaşamaya değer kılan şey. Samimiyet oynatma listesinde bunu anlattım. Çok önemli bir şey. Çok önemli. Ve bu bağı asla yıpratmamak lazım. Bazı erkekler bunu anlıyor ve öğreniyor ama bunların sayısı çok az. Şimdi biri size böyle söylediğinde sakın ha bu arkadaşımız şanslıymış. Eee eşiyle arasındaki bağa değer veren birisiyle evliymiş. Öğrenmeye açıkmış. Ama şimdi böyle olduğunda ve birisi bunu söylediğinde şöyle düşünüyorsunuz. Ha o öğretmiş. Ne

27:07 yaptı da öğretti acaba? Bakın bu öğretenin mahareti değil. Karşınızdaki kişi öğrenmeye açıksa siz bunu bir kere söylediğinizde anlıyor zaten. Ama anlamıyorsa anlamıyorsa anlamıyorsa anlamayacaktır. Anlamıyorsa anlamayacaktır. Hani eee burada bu mesajda bu arkadaşımızın kendi kişisel şansı mı diyelim ya da işte ona yani ilişkide bağ karşısındaki kişi eee bağa değer veren birisi o kadar. Ama bunları sakın genellemeyin. Çünkü bu zaten suçlu duygular altında ezilen kadını daha da ezmek anlamına gel. Ama senin de beklentin çok. O yüzden yayının başından beri onu anlatmaya çalışım. Senin de beklentin. Filmlerdeki gibi beklentin var. Hayır, filmlerdeki gibi beklentiniz yok ama neyi beklediğinizi bilelim. Siz aranızdaki duygusal bağa değer

27:53 veriyorsunuz. Sizin istediğiniz şey bağın zedelenmemesi. Bağ, güvenli bağ. Yani bağ, bağın sağlam olması lazım. Çocuk yetiştirirken de böyle çocuğumuzla aramızdaki bağın zedelenmemesi lazım. Bazen bir konuda dediğimizi yaptırtmak için, o günü kurtarabilmek için sadece o gün ödevini yapsın, o gün erken kalksın filan diye aram ya da o yemeği yesin diye bağız edeliyoruz arkadaşlar. Bağ sağlam kalsın. Geri kalan her şey çözülür. Ama bağ zedelendiğinde bakın aramızdaki bağ iyi olsun. İnsanlar özellikle kadınlar her şeye dayanıyorlar. Yeter ki bağ sağlam olsun. Çünkü güvende hissetmek en temel ihtiyaç. Çocuklar aynı şekilde kadınlar da o ilişkide kendini güvende hissetmiyorsa sürekli eee y artık güvende hissetmediğinizde kortizol seviyeleriniz yükseliyor. Sürekli

28:39 streslisiniz sürekli savaş kaç. O ilişki artık sizin için bir mayın tarlası. Mayın tarlası artık bir savaş alanı. Cephede gibi hissediyorsunuz. Oysa ki ilişki sizin güvende hissetmeniz gereken yer. Bir çocuk eve geldiğini annesinin yanında güvende hissetmeli. E çünkü dışarıda o çocuk okulda mücadele ediyor. Dışarıda arkadaşlarıyla ergenlik döneminde akran zorbalıyla mücadele ediyor. Bizler hayatta işimiz var, gücümüz var. Hani normal hayatta insanlarla mücadele ediyoruz. Eve geldiğimde koşa koşa eşimin yanında olmak istiyorum. O bağ güvenli olmalı. Orada biliyorum anladığımı, anlaşıldığımı. Yani karşılıklı iki taraf da o bağa yatırım yapmak istiyorsa iki taraf da bakın o ilişkinin kıymetini ilişkinin demeyeyim yani birbirinin de değil o aradaki hani ben, sen ve o bağlantı buna kıymet veriyorsa o zaman

29:26 oluyor. Eee ama eee ben bunu öğretirim. Öğretemezsiniz. Karşınızdaki kişi duygusal olarak tembelse zaten siz taşıyorsanız elektriğin bile en kısa yolu tercih ettiği bu dünyada taraflardan biri sürekli olarak duygusal sorumluluğu taşıyorsa diğeri o sorumluluğu almıyor arkadaşlar. Ve bunun sonucu olarak o daha çok duygusal sorumluluk taşıyan kişi diğerine o yükü paylaşmaya çalışırken bunu da sen taşır mısın? Bunu da sen taşır lütfen bunu taşır mısın diye onun peşinde koşarken ne oluyor? Kendinizi terk ediyorsunuz. Kendini terk etmek denen şey böyle başlıyor arkadaşlar. Biz biri bizi üzdü, biri bizi incitti, canımızı sıktı. Benim canım acıdı. Ne oldu? Yükünü almadı o. Ve bu hayatın yüküyle ben tek başıma

30:12 mücadele ediyorum. Ve şu an yaşadığım şey gerçek. Beni incitti. Eee yani ben orada ihtiyacımı söylemiştim. İhtiyacımdan dolayı hatta beni suçladı. Kendi yetersizliğiyle yüzleşmediği için eee ve asla zaten bir kadına yeteceğini düşünmediği için. Çünkü annesi belki onu tembihledi. Dedi ki, "Kadınlar şöyledir. Kadınlar senin paranı yer. Kadınlar seni üzer filan. Kafasında bir takım kayıtlar var. Yani bir şekilde uğraşmıyor, değmez diyor. Öyle öğrenmiş, öyle düşünüyor. Hal böyle olunca da arkadaşlar bir yudum suyumu içeyim. Hal böyle olunca da eee siz çok yalnız kalıyorsunuz ve eee o acıyan taraflarınızla, ihtiyaçlarınızla ilgilenmek yerine kendinizi burada bir

30:59 tarafa bırakıyorsunuz ve eee o kişiye laf anlatmaya çalışıyorsunuz. Ve hala benim en çok aldığım soru sayısı azaldı ama peki bunu ona nasıl anlatabilirim? Yani Türkçe biliyorsun, o da Türkçe biliyor. Sen bunu ona söylersin. Eee, neye ihtiyacın olduğunu da söylersin. Ne yapmasını istediğini de söylersin. Ama sana şöyle gelebilir. Senin desteklerin bitmiyor diye geliyorsa ne yapacaksın? Eee, ya hayat sen de filmlerde gördüğün gibi olsun istiyorsun ki. Çünkü kendi hemcinslerinden bile böyle bir eleştiri alabilirsin. Eee, yani kızım sen de böyle hep annenden bile böyle bir eleştiri alabilirsin. Senin bitmek bilmiyor ki ihtiyaçlarını. Şimdi zaten o duygusal bağ olmadığında, eee, çocuklar da kendini güvende hissetmediğinde, insanlar da ilişkide

31:45 kendilerini güvende hissetmediklerinde hep maddi şeyler istiyorlar. İhtiyaçlarınız bilmiyor, bitmiyor. Diyorsunuz ki, eee, şuraya bir Ford Mmanto yaptıralım. Ford Mmanto yaptı. Diyorsunuz ki ya televizyon alalım çocukların odasına bir şey yapalım. Ben yeni telefon alacağım. Yani bir arayışınız var ve onu maddi dünyada arıyorsunuz. şeyde de böyle o çocukla gönül bağı kurmadığımızda da çocuğa sürekli daha fazla maddiyat, daha fazla maddiyat, daha fazla hediye, daha fazla oyuncak, daha iyi okula göndermek şeklinde tek ihtiyacı olan bakın bu bağlar olsun. İnsanlar kendilerini ilişkilerde güvenli hissetsinler. Eee bütün dünyayla, bütün dünyayı karşınıza alıp savaşırsınız ki vallah zor değil ki. Yeter ki eee hani eve döndüğümde orada beni kucaklayacak insanlar olduğunu bileyim. Yoksa insanın

32:32 yapamayacağı bir şey yok. Fakat bir tarafta evde savaş alanı, dışarıda savaş alanı o zaman ne oluyor? Siz metabolik olarak çöküyorsunuz. Fizyolojiniz çöküyor. O zaman sıkıntılar başlıyor. O zaman bağışıklık sistemi hastalıkları başlıyor. Çünkü orada gerginsin, burada gerginsin. Artık hani bu sizi üzen, yoran, tüketen ilişkilerle e laf anlatmayı bırakıp şimdi anlatmazsak ne olacak? Şimdi ne olacak? Kimse bilemez. Akışına bıraktığınızda bunun da pazarlığını tabii yapmayacağız diye konuşmuştuk. Belki o kişi anlayacak gelecek. Belki gelmeyecek. Belki inceldiği yerden koplayacak. Onu da zaman gösterecek bize. Denemeden bilemeyiz. Bizim yapmamız gereken şey, hım, demek ben bununla tek başıma mücadele ediyorum. Yani çünkü bakın tek başına en azından biliyorsunuz. Yani orada biri eee yani sokağa çıktığınızda

33:19 ve haksızlığa uğradığınızda ben burada bir kişiyim onu biliyorsun zaten. Ve şimdi ben ona göre bir tepki veririm ama iki kişiysem, üç kişiysem ve herkes ya bırak kızım bırak oğlum deyip hiç kimse bununla ilgilenmiyorsa ya da olur ya böyle boş ver. Çünkü biliyor yani orada eee işte o aleti tamir etmeden size getirdiklerinde çünkü biliyor ki siz dayanamayıp onu geri gönderip uğraşacaksınız. servis arayacaksınız. Diyeceksiniz ki işte ne yapayım falan. Konuşacaksınız. Yani müşteri hizmetlerini arayacaksınız. Sizin çözeceğinizi biliyorlar. Eee ki bunu bakın bunu aramak zor değil. E yeter ki karşınızdaki kişi ya çok can sıkıcı bir durum ama yani ben şu an uğraşmak istemiyorum. Sen arar mısın? Hani o duygusal sorumluluğu paylaştıktan sonra siz zaten o müşteri hizmetlerini arayabilirsiniz. O servisi bir daha arayabilirsiniz. Onu arabaya koyup

34:04 götürebilirsiniz, getirebilirsiniz. Bunu yapabilirsiniz. O zor değil. Yeter ki sizin ne kadar yorulduğunuzu, burada yıprandığınızı gören, izleyen ve duygusal yükü paylaşan e biri olsun hayatınızda. Tabii ki maddi yük, banka hesapları, kredi kartları bunu görebiliyorsunuz. Eee, fiziksel dünyada işte eşiniz, arkadaşınız poşetleri taşıyor. Bu da görülebiliyor ama duygusal yükün somut olarak gözlenememesi burada sıkıntıyı yaratıyor sanki yani. Çünkü görülmediği için de görülmüyor ama var yani. Var. Görülmese de var. Nerede görülüyor? Hormonlarınızda görülüyor. Stres seviyenize e baktırırsınız. Bu kan şekerinizi bozuyor, anksiyete yapıyor. Eee güneş gören bir memlekette yaşasanız da eee işte maalesef stresli olduğunuz

34:51 için D vitamini seviyeniz düşük çıkıyor falan. Bu görülüyor aslında. Meryem Asla çok teşekkür ederim arkadaşlar. Eee bu yayın sadece beni anlatıyor. Arkadaşımız Semra teşekkür ederim Sena. Sağ ol. Eee çok önemli bir sorum var. Ebru Palta. Evet. Sorunu bakalım. E bu kadar. A teşekkür ederim. Sağ ol. [Müzik] Trafikte çok sinirleniyorum ama yanımda oturan aynı sizin dediğiniz gibi aman canım sıkılması modunda oluyor. Çünkü senin canın ikinizin yerine de sıkılıyor ve orada can sıkıcı bir şey var ve onun da canı sıkılıp birlikte bunu konuşup ama tabii şöyle diyebilir eşiniz, arkadaşınız, yanınızdaki kişi kimse ya sen sinirlendin ben daha da seni gaza getirmemek için bir şey söylemiyorum. Hayır değil arkadaşlar. İkimiz bir gaza geleceğiz bir köpüreceğiz. Sonu aramızda o duyguyu iki kişi işleyeceğiz. Yani iki

35:38 kişi iş yapıyoruz. Hani evde de öyle olmaz mı? Ben süpüreyim sen camları sil dersin. İki kişi birden işe girişirsin. Yani bir haksızlığa uğradığında iki kişi birden o işe girişmesi gerekiyor. Trafikte haksızlığa uğradın. Ya boş ver takma kafana diyor ya. Ya iyi de adam bizi öldürüyordu ya. Hatalı sorgulama yaptı burada. Baksana yani sinirlenmemek. O da sinirlense bakın sorun bitecek zaten o da sinirlense. Niye ben tek başıma sinirleniyorum? Tek başıma sinirleniyorum. E sinirlenmek de iş ya. sinirlenmekte metabolizmamı yoruyor ya adam hiç yormuyor kendini diyor. Hiç üzmeyen insanlar var. Hiç canını sıkmıyor. Biri benim yerime sinirlenir zaten. Yani benim bedenimde olsun bütün değişiklikler. Yani ben ben savaşayım, ben kaçayım, ben donayım gerekirse.

36:29 Evet, Sevilay. Evet, oluyor öyle şeyler. masaya bir kadın çocuğunu koydu. Sonra da geldi kendi oturdu. Evet. Ben hep buraya oturuyorum. Yani sanki tapulu yeri gibi. Trafikte yapılan haksızlıklar. Bu trafik meselesi. Evet. Duygusal yükü taşıyan genelde benim ama her araba yolculuğunda sürekli sinirlenen h e şöyle tezel. Eee, şimdi eşin araba kullanırken sinirleniyor ve orada aynı şekilde onu paylaşman lazım. Çünkü araba kullanmak özellikle uzun yolda ciddi bir yük ve sorumluluk. Eee, ve e yan koltukta oturan da eee, yani o işi yapan kişinin stresini, sorumluluğunu biraz paylaşmalı. Eee, yani sinirlendiğinde ya

37:14 evet ya hani karşı taraf karşı tarafı tutmayın. Yani orada şey demeyin. Eee, ya araba kullanan kimse yani kadın da kullanıyor. Şimdi kadınlar da kullanıyor araba uzun yollarda kim kullanıyorsa o arabayı kullanan kişinin yükünü yan taraf alacak. Sinirlenirse hakikaten ha adama bak ha üstümüze mi geldi o falan diye böyle. Halbuki öyle değil. Eşiniz abartıyor ya da arkadaşınız abartıyor. Hiç öyle bir şey yok. Belli ki yoruldu falan. Orada deyin ki ya bir tuvalete mi girsek? Ben sıkıştım çünkü ona ayrı mola ver. Yoruldun filan demek. E de çünkü yorulmadın falan diyecektir. Yorulmadığını kanıtlayacak ya. Özellikle erkek kullanıyorsa kadınlar daha çok kanıtlamaya çalışıyor gerçi. Hayır bak ben 3 saat aralıksız araba kullanabilirim. Kadınlarda daha büyük böyle bir kendi ispat çabası olabiliyor. Eee ya bir kahve mi içsek yolda bir dursak benzinlikte dursak filan diye böyle söyleyip o kişinin bir mola

38:00 almasını ya da hadi değişelim biraz da ben kullanayım filan eee diyebilirsiniz. Eee yani yoruluyor çünkü insanlar. Yorulduklarında da daha sinirli oluyorlar. Yorgun oldukları zamanda. İzmir'e selamlar, sevgiler. Arkadaşlar böyle mesajlarınıza bakayım. Eee, yayın bu sefer donmadı değil mi? Ne kadar güzel böyle arkadaşlar. E, bu Hayat Bilgisi kitap kulübümüzün içeriği değildi. Çehov'a daha başlamadık. Çehov yanımda. Dün Telegram grubundan bir soru sormuştum. Nasıl katılacağız şeye, kitap kulübüne diye soranlar oluyor. Instagram profilimde linki var. eee Hayat Bilgisi Kitap Kulübü diye oynatma listemiz var. Oralarda link var. Telegram grubumuza mutlaka katılın. Formu doldurup

38:46 gönderdikten sonra orada Telegram linki var. Telegram linkine mutlaka tıklayın. Instagram profilimde. Oradan ben size yazıyorum. Balıkesir annemin memleketi. Balıkesir'e de sevgiler. Benim çok sevdiğim bir yer. Evet. Eee, bazen Lili şöyle oluyor. Şimdi karşımızdaki kişi çok sinirlendiğinde onu sakinleştirmeye eee çalışmak onun daha da sinirlenmesine sebep oluyor. Orada o sinirli ve onun sinirini eee bakın gazı gaz vermek gibi değil. E hani orada o duygusal enerjiyi almak ya çok sinirli çünkü hani bazen hiçbir şey söylemeden yani tutmak dokunmak çünkü sinirliyse bir insan muhtemelen bir bir korku da var aşağıda hani bir takım

39:32 karşılanmamış ihtiyaçlar var onun yanında olmak yani ki psikolojik ilk yardım kitabında biraz bunu anlatmaya çalıştım eee arkadaşlar erkeğe acırsan acınacak hale gelirsin. Kimseye acımayın yani. Acımak kimseye acımayın yani. Biz e kendimize bakalım yani. Evet. Eee, hayır hayır daha 2026'yı listesi belli olmadı. Elif kitap listesi yani kitap kulübü eee katılın. Bu eee dediğim gibi hayat bilgisi, herkes için psikoloji eee oynatma listemiz için yaptığımız eee bir yayındı. Kıymetli arkadaşlarım eee değiştirmemiz tabii İran mümkün değil. Kendimizi bile değiştirmek bu kadar zorken yani kimseyi

40:17 değiştiremeyiz. Eee, fakat birine laf anlatmaya çalışırken kendimize kendimizi terk etmeyelim. Canımız yandı. Tamam mı? Ya benim canım yanıyor. Klasik örnek olacak ama bir daha bir daha verelim. Benim canım yandı. E yani işte bir elimi kestim ya. Şimdi elimi kestim. Elimi kestim ve elim kanıyor. Şimdi ne yapıyorum? İlk elimi yaktım. Elimi yaktım. Elimi kestim mutfakta. Şimdi döndüm diyorum ki ya sen beni burada lafa tuttuğun için çocuğuma, eşime diyorum ki ya siz beni uğraştırıyorsunuz. Yani şurada yemek yapıyorum kızıyorum ben. Tamam mı? deyip şimdi ne yapmam lazım? Tamam. E ya ben sana işte bu bıçakları bile dedim. İşte bu kör bıçaklar yüzünden elimi kestim ya da e bu bıçakları çok bilemişsin. Çok niye bu kadar keskin bu bıçaklar falan bir şekilde diyelim ki işte eee ne yaptım? Diğerine laf anlatmaya çalışıyorum. Çok basit bir mevzuda bile

41:03 ama bakın bir gerçek var. Benim elim kesildi. Benim parmağım kanıyor. Yapmam gereken şey eee elim ne kadar kesildi bilmiyorum. Elime baskı kanayan yerimi bastırmam ve elimi eğer çok kanadıysa şöyle kalp hız birazcık yukarıda tutmam. Benim bunu yapmam lazım. acıyen yerim var. Duygusal anlamda da böyle. Eee, ben kırıldım ve tamam kırıldığımı söyleyeyim ama o anda kırgınlık var. Kırgınlık varsa kırgınlık var. Şu an kırıldım. Eee, içeri dönmem lazım. Benim geri çekilmem lazım. Ve birkaç derin nefes alıp çünkü içimde bir şey böyle daha çok konuşmak istiyor, daha çok anlatmak istiyor, ikna etmek istiyor. Bütün dünya onun beni ne kadar kırdığını görsün istiyorum. Eee, orada mümkün mertebe geri çekilin. Ortamı değiştirin. Aynı

41:48 evdesin, başka odaya gidin. Dışarıdasınız kalkın bir lavaboya gidin. Arabadasanız işte bir deyin ki tuvalet ihtiyacım var. Mekanı değiştirin, ortamı değiştirin ve eee zaman ayırın. 5 dakika bile olsa nefes alıp verin. Elinizi kalbinize koyun. Hissetmeye çalışın. Bir gerilim vardır vücudunuzda. Yani hissettiğiniz acıyla doğru orantılı bir gerilim vardır. Dişlerimi mi sıkıyorum? Boynumu mu kasmışım? Omuzlarımı mı sıkıştırmışım? Ben bir şey hissediyorum. Kalbim mi çarpıyor? Midemde böyle asit mi fazlalaştı? Bir şey oldu çünkü bana o sırada. Oraya bakıp benim orasıyla bir eee bağlantı kurup şunu demem lazım. Ya görüyorum seni. Yani şu anda bunu hissediyorsun. eee ve tetiklendin. Bu kişi seni tetikledi. Yani bu kişi seni

42:34 tetikliyor. Ama bu kişi seni tetiklese bile tamam o kişinin yaptığı kesinlikle yanlış. Ama benim içimde benim sarmam gereken bir yara var ve benim şu an o yaraya odaklanmam lazım. Ben küçük bir çocukken, ben küçük bir çocukken eee kırıldığımda, incindiğimde işte öfkelendiğimde falan öfkelenemiyordum. Çünkü işte kız çocukları öfkelenmez diyorlardı belki. ya da erkek çocukları da olsam işte korkuyordu. Öfkemi ifade edemiyordum. Üzüldüğümü ifade edemiyordum ve bunları bastırmak zorundaydım. Eee çünkü söylediğimde de dalga geçiyordu annem diyelim ki yani haha buna mı bozuldun? Ay mı alıngansın? Yani evde benim duygum alay konusuydu ya da hiç benim duyguma sıra gelmedi. Evde hasta biri vardı belki ya da evde problemli bir abla abi biri vardı vesaire. Hani bir sebepten kimse benim

43:19 duygumla ilgilenmedi. E şimdi eee yine aynı değersizliği bana aynı değersizliği hissettiren, aynı yalnızlığı hissettiren yani evde hiç benim bağ kurabileceğim biri yoktu. Öyle evlerde büyümüş olabiliriz. Hiçbir duygusal bağ kuramadığınız. Yani bakıyorsun ablana güveniyorsun. Aa ilk şeyde seni satıyor. Güvenine ihanet ediyor. Gidiyor seni annene ispiyonluyor. Mesela hani hikaye bu ya. Abine güveniyorsun. Bir başka kıza aşık oluyor. Gidiyor en güvendiğin dediğini şey yapıyor. Baban, baba nasıl sırtında yiyorsun? Aa, baban annenden tarafa çıkıyor. Çünkü işte anneni seviyor ve sen orada öteki kullanılmış şey hissediyorsun filan. Böyle o bağ kurmaya çalışıyorsun. Eee, ve bütün bunların acısı tabii içeride bir yerde duruyor. Ve hayat içerisinde aslında karşımıza çıkan herkes ilişkide

44:04 bulunduğumuz ve bizim karşımıza çıkan herkes bize bu yarayı hatırlatmakla görevli. Yani o bize bu yarayı hatırlatacak. Çünkü ben yaralıyım ve bu yarayı sarmadan bu dünyadan göçemem. Benim bu yarayı iyileştirmem lazım. Yani bizim amacımız bu yaralarla bu yaraları fark etmemiz. Eee ve onarmam lazım. Yani içime dönmem, kendime dönmem. Yalnız kalmayı gerekirse becerebilmemiz lazım. Eee ama bizim iyileşmeyi bekleyen yaralarımızdan daha önemli bir şey yok. Biz kafayı sürekli bizi yaralayanlara taktığımızda yine ilgisiz bıraktım kendimi. Yani annem beni nasıl ilgisiz bıraktıysa ben de sürekli ben de annem de bir şeylerle meşgul olduğu için muhtemelen annemin de bir takım dertleri vardı. İşte belki çalışması gerekiyordu. Belki babam onu dövüyordu. Bilmiyorum. Annemin de bir takım dertleri vardı. Dur sen. Sus kızım

44:51 sen sus oğlum sen bir dur şimdi sen diyordu. Benimle ilgilenmiyordu. E şimdi ben de gidip yine eee birilerine bir şey anlatmaya çalışırken ben yine kendi içimdeki çocuğu yalnız bırakıyorum. Yine ben birilerinin bir zaman bana yaptığını ben kendime yapmaya devam ediyorum. Ben de ilgilenmiyorum kendimle. Çünkü kimse benimle ilgilenmemiş. Ben de bilmiyorum kendimle ilgilenmek nasıl olur? Kendimle ilgilenmek şöyle olur arkadaşlar. Hani kendimi nasıl terk etmem? Kendimi şöyle terk etmem. Canım acıdığında eee ne yaparım? E yani giderim kendime sıcak bir çay yaparım. Sıcak bir şeyler içmek bana iyi gelir. Mesela giderim kendime bir işte kek pişiririm. Kimse yemiyordur tahinli kek ama ben tahinli seviyorum ya. Tahin yapacağım ben bu keki diyorumdur. Kendim için. E kimse yer. Evdeki ev halkı yer yemez. Bunu düşünmeden kendim için bir şey yapıyorumdur. O ne der bu ne

45:38 deriyorumdur. Yani bu yarayla baş etmek için kendi elimden tutuyorumdur. Kendi elimden tutuyorumdur. Eee bu kolay bir şey değil. Bu alışkın olduğumuz bir şey de değil. Aynada gözlerime bakıyorumdur. Diyorumdur ki Sar sabah günaydın Tülay. Bugün seni sevmeye çalışacağım. Ya bugün seni sevmek için elimden geleni yapacağım. Ertesi gün. Evet ya seviyorum galiba seni. Evet aynaya bak. Aynaya bakacağım. Hayatta olan şeyler olması gerektiği için oluyor. Hiçbir şey eee lüzumsuz olmuyor. Yani başımıza gelen her şey bir sebepten oluyor. Eee olması gerekiyor. Eee benim istediğim bir şey olmuyorsa aslında bu da benim içimde işte bu şemalarla ilgili yani istediğim ve elde

46:23 edemediğim şeyler orada bakmam gereken, ilgilenmem gereken yerleri. Yani bu son 3-4 dakikada söyledim aslında şu ana kadar bütün anlattığımız e bütün mavi odada konuştuğumuz şeyler. Bu kanalı nasıl kullanabilirsiniz noktası hani nasıl dinleyeceğim? Yeni gelen arkadaşlarım var biliyorum arkadaşlar. Bu kanal böyle hani izledim geçtim gibi bir şey değil. Ben psikolojiyle ilgileneceğim, kendi psikolojimle ilgileneceğim diyorsanız eğer bu kanalda ihtiyacınız olan her şey var. Her şey var arkadaşlar. Bizim eee böyle katıl butonu var. Katıla basın. Orada mavi oda, sarı odalar ilişkilerle ilgili kırmızı oda. İsterseniz gönülden destek e olun. Buralarda oynatma listeleri var. Onun dışında mesela sınırlar eğitimi var böyle. E bütün videolarda bakın bütün kanalların vardır. Oynatma listeleri bölümü ilgili konularla ilgili başlık

47:08 başlık ama böyle baştan başlayıp notunuzu, defterinizi falan alıp ya ben bu işle ilgileneceğim ya öğreneceğim ben bu işi. Çünkü sevmenin bile öğrenilmesi gereken bir dünyada tabii ki psikoloji insan anlaşılması gereken bir varlık. Anlamamız lazım kendimizi. Kendimizi tanımamız anlamamız. Bu insan nasıl bir şeymiş? İnsan nasıl bir şeymiş? eee bizim öğrenmemiz gerekiyor. Bizler doğadaki diğer canlılardan farklı olarak onlar bilerek dünyaya geliyorlar arkadaşlar. Bir balık yüzmeyi biliyor. Bir at doğuyor. Hemen ertesi gün kalkıp eee yürümeye başlıyor. Ve ne ertesi gün kalkıyorlar hemen değil mi onlar? Yani eee insan öyle değil. Ve eee bunlar biliyorlar arkadaşlar. İç güdüsel olarak bir tavuk nasıl yumurtlaması gerektiğini, nasıl civciv çıkarması gerektiğini hiç kimse ona anlatmıyor.

47:54 Yani böyle civciv çıkaracak, şöyle alacaksın, bunları altına böyle çevireceksin. Onu biliyor. E bir kuş o yuvayı nasıl yapacağını kırlangıç biliyor. Biz bilmiyoruz. Biz öğreneceğiz. Bizim e bizim öğrenmemiz gerekiyor arkadaşlar. Bizim öğrenmemiz gerekiyor. Evet. Eee gül kendimize sahip çıkmamız gerekiyor. Evet. Yara iyileşir, izi kalır. Eee keşke kantronya burada da işe yarasa. Aynen. İzi kalıyor. O zaman da bileceğiz ki bu tür insanlar çünkü bu yaralar bizim sinir sistemimizde kayıtlı. Hatta eee hissettiğimiz duygular arkadaşlar bütün hissettiğimiz duygular öfke, kıskançlık, pişmanlık, acı. Bu duygular bizim bedenimize inmiş durumda ve bu duyguları bizim bedenimizden e bedenimiz bizim bilinçaltımız oluyor çünkü. Yani o duygu orada eee mesela şöyle oluyor. Biz

48:42 bunlarla böyle uğraşmadığımızda benim bedenim öfkenin zihni haline geliyor. Hani benim bedenim öfkenin eee zihni oluyor. Eee ve bir noktadan sonra zaten tetikleniyorum, öfkeleniyorum ve sonra her şey üst üste gibi geliyor ya artık. Çünkü o duygumu haklı çıkaracak şeyleri dış dünyada bulmak zorundayım. Benim sinirimi bozacak. Çünkü benim kimyasallarım artık benim bedenim öfke olmuş. Benim vücut dilim, benim çenem kasılmış falan. Ben artık öfkeyim ya. Ben yürüyen öfke olarak dolaşıyorum. Yürüyen acı, yürüyen pişmanlık olarak. Bu yüzden de nefes egzersizleri hayati derecede önemli. Aklımızı başımıza getirmek için, anlatabiliyor muyum? Aklımızı başımıza getirmek için, eee, kanın beynimize geri gitmesi için bizim sürekli bu nefes egzersizlerini yapmamız lazım. Eee, yapalım. Her videonun

49:29 sonunda yapalım arkadaşlar. Nefes egzersizleri yapın. Meditasyon videoları da var burada şeyler var. Eee, bunlar da var. Benim kaydettiğim topraklama meditasyonu filan yine bizim kanalımızda var arkadaşlar. Yasemin teşekkür ederim. Ay ay Bates moteli sormayın sormayın. Bates motel ben 4. sezonu bitirdim. 5. sezonu niye çektiler anlamadım çok ağladım ya. Oy çok kötüydü söylemeyeyim izlemek isteyenler. Bates Motel çok iyi dizi. Eee Norma ne diyelim? Kendi etti, kendi buldu gibi bir şey. Söylemeyeyim. Ah Normacığım, Normacığım yani. E oğlunuz varsa izleyin. Oğlunuz varsa mutlaka izleyin. Her eee

50:15 oğlu olan her kadının izlemesi lazım. Eee yani bence herkes izleyebilir. Yiyorsa yüreğiniz de yetiyorsa tabii. Biraz izlemesi zordu. Zeynep teşekkür ederim. izliyor musun? Yani ben 4. sezonu bitirdim. İlk defa bir dizi de bu kadar hızlı gitti. Normalde bir bölümden fazla izlemiyorum dizileri izleyemiyorum ama burada bayağıdır en son Breaking Bad'te böyle olmuştum. E yani yoruyor beni çok izleyemiyorum ama burada e otursam hepsini bitireceğim. Belgin Karakaya. Aha sizden de razı olsun hocam. Biz erkekler bu duygusal yarayı

51:01 nasıl iyileştiririz? Bir şeyler söyler misiniz? Ya da bir videonuz var mı? Bir içerik hazırlıyorum. Bir henüz bitiremedim. Eee, erkeklilere söyleyeceğim şey şu. Ne güzel. Az sayıda erkek takipçimizden bir soru geldi. Teşekkür ederim. Eee, annenizle olan ilişkinize bakacaksınız. İçinde bulunduğunuz evde size bu yetersizlik duygusunu, bu egoyu aşılayan aile ortamınıza bakacaksınız. Yeterlisiniz. eee ve dış dünyada savaşmanızdan korkan, başaramayacağınızdan, yapamayacağınızdan, üzüleceğinizden korkan bir anneniz vardır. Aşırı korumacı bir anneniz vardır. Eee ve size sürekli şey demiştir. Yapamazsın oğlum. Hayat zor demiştir. Kolay değil. Demiştir. Sonra sizi uyarmak için kızlar sizi üzmesin diye kızlarla ilgili size tavsiyede bulunmuştur. Demiştir ki kızlar paranı yer. Kızlar kullanır atar. E bir kadın,

51:49 bir anne erkek çocuğunun kalbinin kırılmasından çok korktuğunda, onun ezilmesinden çok korktuğunda, bir erkek çocuk zamanında annenin diyarından babanın diyarına geçemediğinde yani hayatın acımasız taraflarıyla yüzleşmediğinde anne böyle sürekli o yapma hani böyle çocuk zorlama çocuğu, psikolojisini bozacaksın filan çok katısın böyle. Bunu hangi videoda anlattım? Anlattık bunu da baştı ben hatırlayamıyorum arkadaşlar. Bu canlı yayınlarda biraz karışıklık oldu. Organize edemediğimi düşündüm. Sanki hep böyle beraber gidiyormuşuz gibi geldi. Eee, anne baba, baba oğul ilişkileri, eee, anne oğul ilişkileri gibi videolarımız var kanalda. Ben dün yine organize etmeye çalışırken, YouTube kanalında dolaşırken gördüm. Eee, mavi odada da var. Herkes açık tarafta da var. Eee, bulursunuz hani aratırsanız

52:36 Tülay Kök işte anne oğul, baba oğul vesaire. Bu annenin aşırı merhameti ve sürekli çocuğu korumaya çalışması. Norma'da Bats motel'de bunu yapıyor. Eee yani ve eee çocuk acıları hatırlarsa baş edemez zannediyoruz. Oğlan çocuğu baş edemez. Ya baş edemez mi? Yani o baş edilebilecek şekilde Allah onu yaratmış. Niye baş edemesin? Ama o çok korumacı bir anne. Oğluna çok düşkün bir anne. Eee aman işte böyle hatırlarsa travmaları baş edemez. Eee işte kocasıyla didişir işte sen bu çocuğa falan böyle. E diyeceksin ki yaparım ben. Ve erkekler çıkacaklar hayatla mücadele edecekler. Hayatla çarpışacaklar. Hayatla mücadele vermeyen erkek. Çünkü o küskün, kırılgan işte o prenses erkek diyorlar ya şimdi. O da

53:21 çok ağır bir item ya. Bu prenses erkek sevmiyorum ben. Sevme sanatı son yayınında mı söylemiştim? Anne kız ile ilgili videomuz olması lazım. Yani çok var. Mesela annemize anlatmamamız gereken şeyler diye bir başlığımız var. Eee, evet ya çok zedeliyor yani bir erkek çocuğuna annenin aşırı düşkünlüğü, aşırı koruması eee perişan ediyor ya ortalığı. Yani o oğlana da çok zarar. Babasız erkekler için de ayrı yani babasız erkekler için annelere söylediğim hani baba yoktur ayrılmış olabilirsiniz ya da baba işlev göstermiyordur. E baba yerine aileden biri varsa dede olur bir amca dayı olur.

54:07 Yoksa böyle birtım işte öğretmenini erkek seçmek birtım işte böyle etkinliklerde özel ders aldırıyorsanız onu erkek seçmek bir böyle eee daha baskın karakterli bir basket hocası olur, voleybol hocası olur. Bilemiyorum bir spora göndermek orada. Yani o erkek dünyasına gittiğinde de eee ay hakkımı yediler çocuğunun işte çocuğunuz baş edebilir yani sürekli ayim çocuğumu eziyorlar filan diye böyle anneler kendi travmalarını çocuğa aktarıyorlar filan. Evet. Ergenlikten çıkamamış erkek yani duygusal olgunluğu olmayan erkek diyelim. Yani böyle hakaret etmeyelim. Ağır oluyor böyle eee şey ağır kelimeler kullanmayalım. Bu ağır kelimeler kullanmanın çünkü erkeklere de bir faydası yok. E yani duygusal olgunluğu olmayan Peter Pan sendromu deyin. Adına

54:53 ne derseniz deyin ama öyle erkek çocuğu anneye çok düşkün oluyor ama bir noktada o bağın kopması gerekiyor arkadaşlar. Anne oğul arasındaki bağın kopması lazım. Hani çocuk düşkün olur çünkü hayat zor. Hayat zor olduğu için hayat mücadele gerektirdiği için eee tabii ama oğlan çocuğunun o mücadeleyi vermesi lazım. Başınız sağ olsun Müberra. Evet. Evet. Duyguların kontrol edilmesi lazım. Duyguların kontrol edilmemesi. Evet. Eee yani baba vefat ettiyse baba yoksa, eee babanın yerine geçecek başka

55:39 modeller bulunabilir. Eee yani orada önemli olan baba temsili. Yani annenin diyarından babanın diyarına ona hayatı öğretecek eee bir işe verilebilir. İşte bir şimdi kalmadı da hani yazın bir çırak olarak filan yani hep kıyamıyoruz ya. Bu kıyamamak perişan ediyor. Erkekten soru yarım kalan aşkı aklımızdan atmalı mıyız yoksa yüzleşip denemeli miyiz? Yarım kalan aşk. Yani eğer eee yani bir taraflardan bir tanesi ilişkiyi bitirdiyse bunu kabul etmek, bunun verdiği acıya dayanmak ve yolumuza bakmak zorundayız. Bu yarım kalan şey bir aşk acısı da olabilir. Terk edilmiş olabiliriz. Kadın erkek aslında fark etmez. Eee odağımız diğer kişide olduğu sürece enerjimiz

56:26 oluk oluk oraya gidiyor. Dikkatimiz neredeyse enerjimiz oraya gidiyor. Yazık oluyor. Eee hani bitmiş. Eee onu geri kazanmak için yapabileceğin bir şey var mı? Yani belki de bazen kadınlar şunu diyor çünkü hani bakalım beni kazanmak için eee bir şey yapacak mı? Onu kazanmak için, geri kazanmak için elinden geleni yap ama hani o istemediğini net bir şekilde söylediyse mesela seni sildiyse, engellediyse filan da orada işine eee bakmak lazım. Eee çünkü eee hiçbir şekilde gönül bağı kurmak istemeyen birinin ben gönlünü alacağım diye de eee o kişiyi de yıpratmamak lazım. Tabii burada bu soruların cevabını benim verebilmem mümkün değil. böyle daha bireysel ilişkiyi tanıyan falan birisinin e yani bir bireysel e terapide bunlar açığa çıkabiliyor yani şu anda. Çünkü bilmiyorum ben ilişkinizin durumunu.

57:16 Eee baba ile ayrısınız. Erkek ergen erkek çocuk kettumsa hani sizinle bağı koparmaya çalışıyor olabilir. Eee baba ile dengesiz bir ilişkileri var. İşte orada dediğim gibi orada e çocuğun dış dünyadaki durumu önemli. Yani dış dünyada arkadaş çevresi girişken mi? Eee sorunlarını çözüyor mu? Hani eee belki de sizden korumaya çalışıyor. Kendisini size anlatmıyor. Ben çözeceğim diyor falan. Bilemiyoruz. Oysa anne sadece şefkatiyle var olacak. Onun yerine sorunu çözmeyecek. Ama bu konuyu çok severken ayrılanlar. Ha severken ayrılanlar. E yani ayrılık varsa tabii orada yani mecburiyet vardır. Şehit Ali Şükrü Bey inan ki e yani sen seviyorsun. Onun da seni

58:02 sevdiğinden eminsen, o da beni seviyor diyorsan ne gerekiyorsa yap. Çünkü erkek bir şey yapmalı burada. Yani demeli ki eğer bir hatan varsa özür dilerim. Çok pişmanlıım. O pişmanlığını hissettir. Eee evet rüyalarımızı yazmak, günlük yazmak. Bu çok iyi geliyor. Rüyalarımızı yazalım böyle arkadaşlar. Çok teşekkür ederim. Güzel bir yayın oldu. Mesajlarınıza sonra dönüp bakacağım. Tekrardan o mesajlarınızdan yeni içerikleri oluşturuyorum zaten. Burada olduğunuz için, destekleriniz için, katkılarınız için çok teşekkür ederim. Eee, kitap kulübümüze de gelin beklerim. Telegram'a gelin. Oradan haberleşiyoruz. Orada eee sizinle o kitabı okuyan insanlarla da mesajlaşabiliyorsunuz. Yani birbirinize

58:48 de bir şey söyleyebilirsiniz. Farklı açılımlar, o kitabı okurken görmediğiniz yerler, okumakta zorlandığınız kitapları okuyabilir hale geliyorsunuz. Zor olmuyor. Eee en güzel tarafı da bu. Bir kitabı eee bu aynı anda aynı kitabı bu kadar çok insanın okuması o kitapla o kitaba o enerjimizin yoğunlaşması o kitapla ilgili daha önce okuduğunuz bir kitap da olabilir. Farklı açılımlar olmasını sağlıyor. Dediğim gibi Instagram profilinde linki var. Google Forms'tan bir form dolduruyorsunuz. Orada Telegram linki var. Telegram kanalına da gelin. Ben böyle mümkün olduğu kadar videoların altına da koymaya çalışıyorum. Eee, bekleriz efendim. Eee, kanalı kullanma kılavuzu dediğim gibi oynatma listelerine lütfen bakın. Bildirimlerinizi açın. Eee, son zamanlarda evet canlı yayınlarda biraz

59:35 sıralama karıştı. Karışmış olabilir ama izleyin. Hani her içerikte, her başlığa çok ben şunu diyorum bizim kanalda. Çok başlığa bakmayın. Videoları böyle düzenli olarak izlediğinizde e o kendinizdeki açılımları fark edeceksiniz zaten. Değişimleri fark edeceksiniz. Terapi alın ya da almayın. Eee çünkü terapi pahalı bir şey. Burada amacımız o zaten. Terapi çok pahalı bir şey arkadaşlar. Eee danışmanlık ücretleri ya da her psikolojik hizmetler. Ama burada böyle hakikaten kendinizi verip takip ederseniz psikoloji konusunda hiç kitabınız da yok. Kitap da almıyorsunuz. Kitaplar da pahalı diyelim ki. Eee, burada yani takip edin göreceksiniz. Kendinize biraz zaman verin. İlk 3 ay bakın 3 ayda ilk değişimleri fark edersiniz. Daha sonra işte bir 6 ayda bayağı bayağı.

1:00:21 Bu yol tabii hani anladım bitti kenara koyulacak bir şey değil. Bu yol beraber yürünmesi gereken bir yol. Hani bu yola girdiğinizde zaten orada kalıyorsunuz. Hani evet ya artık hani böyle bir şey var ve ben bununla ilgileniyorum. İlgilenmeyi bıraktığınız anda başa dönersiniz. Tam başa dönmezsiniz ama böyle bir düşüş olur. Eee, bu duygusal olgunlaşma, duygusal büyüme süreci de böyle böyle bir süreç değil. Hani buradan başlıyor böyle değil. İnişli çıkışlı. İnişli çıkışlı. O düşmeler bize diyor ki, "Hadi bakalım bak ilgilenmek lazım. Çünkü biraz ara veriyorsunuz filan." eee başa en başa dönmezsiniz hiçbir zaman. Ama böyle inişler çıkışlar normal. Eee 5 yıldır, 6 yıldır burada beraber olduğumuz arkadaşlarımız var. E geç kalmadınız. Bir yerinden başlayın.

1:01:06 Eee yani kendimize yani biz dengemiz bozulduğunda biz kendi elimizden tutmazsak bunu bizim yerimize hiç kimse yapmayacak. Çünkü zamanında yapmadılar. E üzüldük, ağladık, paniğe kapıldık. Okulda öğretmen kızdı falan. Eve geldi. Anne öğretmen. Annenin çok işi vardı. Artık bir süre sonra eee bunu söylemekten bile vazgeçiyorsun. Yani okulda arkadaşın seni zorbalıyor. Anlatamıyorsun artık. Çünkü zaten biliyorsun ilgilenmeyecekler artık şu an. Ha biri dengemi bozdu. Evet ya çünkü çocukken de bozulmuştu dengem. Bu kendimi dengeye getirmek benim işin. Benim işim. Kimse bunu benim yerime e yapmıyor. Dengemi bozan insanlardan enerjimi çekeceğim. Enerjimi çekeceğim. Dengemi çekeceğim. Eee fakat o bağ önemliyse de onu onarmam

1:01:53 lazım. E fakat dediğim gibi işte hep aynı taraf onarmamalı. Hani bir ben onarmalıyım hep ama hep ben mi onarıyorum? Orada arkadaşlar lütfen dikkat edin. Üzerinize binen duygusal yüke dikkat edin. Bunu da nerede anlarsınız? Boynunuz ağrır, omuzlarınız ağrır, başınız ağrır, dişinizi sıkarsınız. Eee, stresi bedeninizde hissedersiniz. Böyle gerginlik vardır. Sırtın, sırt ağrıları, skolun s skolyozunuz vardır. O üstünüze binen yük o kadar fazladır ki bunlara da lütfen dikkat edin. Kıymetli arkadaşlarım, iyi ki varsınız. Sağ olun. Bütün güzel mesajlarınız için, destekleriniz için, katkılarınız için sağ olun, var olun arkadaşlar. Yayını bitiriyorum.

Share

YouTube Video Özetleri